Christmas Puja

Ganapatipule (India)

2000-12-25 Christmas Puja Talk, Ganapatipule, India, 38' Download subtitles: EN,IT,PTView subtitles: Add subtitles:
Download video (standard quality): View and download on Vimeo: View on Youku: Download audio:
Transcribe/Translate/Verify using oTranscribe


Feedback
Share

Christmas Puja, Ganapatipule (Hindistan), 25 Aralık 2000

Üzgünüm, Hintçe konuşmam gerekliydi, çünkü burada bulunan insanların çoğu yalnızca Hintçe anlıyorlar. Yurtdışındayken, her zaman İngilizce konuşuyorum, İngilizceden başka bir şey yok ve o zamanda Ben, bir süre biraz değişiklik yapmak istiyorum. Shri Jesus Christ’in büyük gelişi ile ilgili olarak bu gün, onlara İsa’nın bu dünyaya çok büyük bir görevle geldiğini söyledim, bunun en büyük görevlerden birini olduğunu söyleyeceğim, çünkü O, çok sıkışmış ve daha önce çözülememiş olan Agnya Çakrayı açmak istedi. Bunun için, hayatını feda etmek zorunda kaldı. Bu büyük Agnya, ancak bu fedakârlık sayesinde, açılabildi. O bunun farkındaydı. Bir şekilde kendisinin bu fedakârlığı kabul etmesi gerektiğini, bunun olması gerektiğini biliyordu. Olduğu şekli ile O, Tanrısal bir kişilikti, bunu bu şeklide yapmakla ilgili bir sorunu yoktu. Ama bunun, şu veya bu şekilde Agnya Çakrayı açabilecek diğer bir yol olabileceğini düşündü. Ama yaşamını feda etmeliydi ve bu fedakârlıkta içinde bize şunu gösterdi, eğer sizin sıradan, yüzeysel yaşamın üstüne çıkmanız gerekiyorsa, bir şekilde fedakârlık yapmalısınız. Neyi feda etmek? Altı düşmanınızın hepsini feda edin. Fakat Kundalini’nin uyanışıyla birlikte, bu altı düşmanın tamamı sizden ayrılmış durumdalar. Bu sizin Kundalininizin nasıl yükseldiğine bağlıdır. Eğer Kundalini mükemmel bir şekilde yükselmişse, ilk denemede tamamen aydınlanan insanlar gördüm. Tabii ki bunlardan çok az sayıda var, ama varlar; birçoğunuzun küçük problemleri varken, birçoğunuz için bu problem, Agnya Çakra sorunudur. Agnya Çakranın bunun üzerinde bu kadar çalışmasını nasıl sağlarız, biz bunu bir reaksiyon olarak düşünürüz, dışarıdaki herhangi bir şeye tepki olarak düşünürüz, her şeye tepki veririz. Burada bulunan bütün bu lambalara bakarken, “bunların hepsini nereden almışlar? Bunun maliyeti ne kadar olmalı? Yıl boyunca bunlar nerede muhafaza edilirler?” diyerek Ben reaksiyon gösterebilirim, – Her tür şeye tepki verebilirim.

Bu reaksiyon, şartlanmalarımızdan veya egomuzdan gelir. Egoist insanlar son derece hassastır. Onlara verirseniz, deyin ki, onların çokda onurlu olmadığını düşündükleri bir şeyi onlara verirsiniz, onlar kendilerini incinmiş hissedebilirler. Herhangi bir şey için kendilerini incinmiş hissedebilirler, çünkü kendilerinin özel bir şey olduğuna, kendilerinin daha yüksek insanlar olduklarına, kişinin onlardan biriyle beraberken dikkatli davranması gerektiği konusunda, bir bilinçleri vardır. Ve eğer onları herhangi bir şekilde aşağılayan birisi ile karşılaşırlarsa, kesinlikle rahatsız olurlar. Bu egodan geliyor. Ego, bu Agnya hareketinin bir parçasıdır, ikincisi ise şartlanmalarınızdır. Şimdi sizin bir şartlanmanız var: deyin ki siz bir Hintlisiniz, şimdi şartlanma şudur, sizinle tanışmaya gelen bir kişinin, sizin akrabanız olduğunu farz ederek, o kişinin sizin ayağınıza dokunması gerekir. Ve eğer bu kişi sizin ayaklarınıza dokunmuyorsa, o zaman sinirlenirsiniz. Şartlandığınız bunun gibi herhangi bir şey, size hakaret edildiği veya bir şekilde size saygı gösterilmediğine dair sizde bir düşünce uyandırır ve o zaman da, kendinizi kötü hissedersiniz. Egonun diğer reaksiyonları ise şöyledir: Dediğim gibi: Ben bu lambaları görüyorum ve “Neden bende bunlardan yok?” diyebilirim. Ya da bende lamba varsa “Neden bunu birisine vereceğim ki?” diyebilirim. Ego reaksiyonları vardır veya şartlanma reaksiyonları vardır. Bu reaksiyonların her ikisi de bitecekti ve bu, İsa’nın yaşamını feda etmesi ile gerçekleştirildi. İsa’nın kendisi Tanrısal bir kişiydi ve Tanrısal bir kişi, deniz gibidir çünkü O sıfır noktasında durur, O en düşük olan noktada kalır; O bu işlerin hepsini bu noktada durarak yapar. O bulutlar meydana getirecektir, yağmur yağdıracaktır ve tüm nehirler arkadayken, denize doğru akacaklardır çünkü deniz aşağıda bir noktada kalır. Yani alçakgönüllülük, bu Sahaja Yoganın kriterlerinden birisidir. Alçakgönüllü olmayan birisine, Sahaja Yogi denemez.

Çok sinirlenen, bazen bağırmaya, sinirlenmeye ve yanlış davranmaya başlayan Sahaja Yogiler bile gördüm. Bu onun henüz bir Sahaja Yogi olmadığının işaretidir, onun hala olgunlaşması gerekiyor. Yani bir insanın bu alçakgönüllülüğü, size daha bir durağan hal verecektir, diyeceğim şu, sizin tepki göstermeyeceğiniz daha sakin bir konum, tepki vermeyeceksiniz. Her hangi bir şeye bakarsanız, siz tepki gösterirsiniz. Ama bu konumda o zaman siz tepki göstermezsiniz, sadece izlersiniz ve işte bu yeni şahit konum, sizde bu şekilde oluşur. Şahit olduğunuz zaman, sadece izlersiniz, sadece izlersiniz, tepki göstermeyerek, bu konuda düşünmeyerek, ama siz şu andasınızdır ve şu anda izliyor, izliyor ve bundan gerçektende keyif alıyorsunuz. Tüm yaratılışın keyfi, düşünürken zihninizde değildir. Düşünmediğiniz zaman, tüm bu yaratımın güzelliğinin tadını çıkarışınız sizde yansır ve bu, size büyük neşe ve huzur verir. Yani kişi bizim tepki göstermememiz gerektiğini öğrenmelidir. Bugünün sorunu, bütün insanların tepki vermede çok iyi olmalarıdır. Tepki, günümüz yaşamının temel bir ilkesidir. Herhangi bir gazete görüyorsunuz, herhangi bir kitabı görüyorsunuz, herhangi bir kişiyle tanışıyorsunuz, Ben onların tepki vermekte uzman olduklarını görüyorum. Tepki verirler ve tepki verince ne olur, onlar bir şeyin özünü asla elde edemezler. Öz, sizin ancak şahit konumu ile ulaşabileceğiniz bir şeydir. Bu bizim, İsa’nın çarmıha gerilmesinden, doğumundan, Onun çok mütevazı bir ailede, çok fakir bir ailede, çok olumsuz koşullarda doğmasından dolayı, öğrendiğimiz şeydir. Bunun nedeni, tüm bu dışsal şeylerin ve tüm bu dışsal zaferlerin, sizi büyük kılmadığını göstermekti. Büyüklük içseldir ve bu büyüklük orada olduğunda, siz o zaman hiçbir şeyi umursamazsınız, çünkü kendi içinizde o kadar zenginleşirsiniz ki, başka şeylerle uğraşmazsınız, bu şeyleri düşünmezsiniz ve kendi görkemli hayatınız içinde yaşarsınız.

Onun hayatında gördüğümüz şey şudur, O çok görkemli bir insandı. Yoksa siz fakir bir adamla, söyleyin ve yoksulluğunu hisseden biriyle tanışırsanız, o sizinle dilenci gibi bir tarzla konuşur. Zengin bir ailede dünyaya gelen biri varsa, o sizinle çok dışa dönük, söylemeliyim ki, çok dışa dönük, dışa dönük bir tabiat sergileyerek konuşacaktır. Fakat Tanrısal olan bir kişiye, bütün bu şeyler dokunmaz. Onun için zenginler veya zengin olmayanlar, pozisyonu olanlar veya gücü olmayanlar, bunların hepsi aynıdır ve bu olduğunda, o zaman siz kendinizin Sahaja Yogiler olduğunuzu düşünmelisiniz. Ganapatipule’ye gelen insanları gördüm – şimdi onlar çok değiştiler. Ama başlangıçta “Suyumuz yok, bu tesisimiz yok, çok soğuk ya da çok sıcak” derlerdi – ne olursa olsun. Sürekli olarak sanki tatildelermiş gibi konuşurlardı. Bu çok farklı bir şeydir. Siz şahit konumunuzu geliştirmek için buradasınız. Gökyüzünü gördünüz mü, ne kadar güzel, ne kadar turuncu, mavi, her tür renk vardı orada. Renk otomatik olarak oluşur ve siz tadını çıkarıyorsunuz. Sonsuza kadar böyle kalmasına, karanlık olduğunda bunun kaybolmasına da aldırmıyorsunuz. Sadece izliyorsunuz, gökyüzünü sadece izliyorsunuz. Ne gelirse, o yer alır. Bu yüzden de, bu çok güzel ve çok neşe vericidir. Yani olan başka bir şey ise, siz bu spiritüel konumdayken, neşe verirsiniz, huzur verirsiniz, şefkatli olursunuz ve birbirinizi seversiniz. Egonun bütün bu sorunları sadece yok olur. Ego, sanırım sizin en büyük düşmanınız ve hayatının tüm servetini ve güzelliğini gerçekten engelleyen şey bu. Yani eğer siz, sadece bu egoyu görebilirsiniz, onun nasıl çalıştığını görürseniz, bundan sadece keyif alacaksınız. Bu onun oynadığı bir dramadır – tamam, hadi bu dramaya sahip olalım!

Dramayı görebilirsiniz ve sonra, aniden onun içinde olmadığınıza, onu izlediğinize şaşıracaksınız. Egodan ayrıldığınız zaman, onun sizi nasıl baştan çıkarmaya çalıştığını görebilirsiniz. Bunlar bugünün problemleri ve bu yüzden de, İsa’ya çok ihtiyacımız var. Günümüzün sorunu, insanların egoistleşerek kendilerine, başkalarına ve bütün dünyaya ne kadar zarar verdiklerini anlamamalarıdır. Eğer anlayabilselerdi, size söyleyeyim, bundan vaz geçerlerdi. Fakat sorun şu ki, onlar kendi nefretlerinden keyif alıyorlar, bu tür bir anlamsızlıktan zevk alıyorlar ya da böyle çok düşük seviyeli yaşamdan, derdim. Hepiniz Sahaja Yogi iken, yapmanız gereken şey, “Neden bu ego kafamın içine giriyor? Ben ne yaptım? Ben kimim?” sorularını anlamaktır. Bir kez bu tür sorular sormaya devam ettiğiniz zaman, ego ortadan kalkacaktır. Egosu olan insanlarla da ilgilenmek, Benim için büyük bir sorun çünkü Ben onlara “senin egon var” diyemem. Onlara bunu söylersem, hepsi kaçarlar. Onlara “Pekâlâ, çok iyisiniz, çok iyisiniz” derim, o zaman da ego şişer. Sonrasında “Anne bize çok iyi olduğumuzu söyledi” derler. Bu çok sorunludur. İnsanoğlunun egosuyla nasıl başa çıkacağımı bilemiyorum. Onlarda olduğunu biliyorum ama bununla nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum. Eğer siz kendinizde neyin yanlış olduğunu anlarsanız, sanırım sadece siz, bununla başa çıkabilirsiniz. Bu sizin probleminizi çözmenin çok iyi bir yolu ve bu Benim de problemim. Vizyonum, tek bir yaşam için bence çok iyi. Ben küresel bir aydınlanma istiyorum, dünyanın her yerinde insanların aydınlanma almasını istiyorum. Bu çok olağan üstü … Sahaj kültürde egodan kurtulmak için uygun bir eğitim aldık. Siz kendiniz iç gözlem yapabilirsiniz. Neden böyle davrandığınızı kendiniz görebilirsiniz.

Sahaja Yogilerin yapabileceği iç gözlem, başkaları tarafından yapılamaz, çünkü onlar kendi içlerine girebilirler, kendileri için kendilerini görebilirler, başkalarını izleyebilirler. Ve bununla, bu Bay Ego’nun kafanızın içinde ne yaptığını görmeyi deneyebilirler. Tabii ki, bütün egoizm problemleri ortadan kaldırmak için İsa’nın mantrasının en iyisi olduğunu biliyoruz ve bunun çok yardımı oluyor. Ama aynı zamanda bu mantrayı söylerken, kendinizde çok mütevazı bir konumda olmalısınız. “Ben neyim, sonuçta ben kimim? Bir sürü yıldıza bakın, çok güzel şeylere bakın ve ben kimim? Ben ne yaptım? Neden bu kadar egoist olmam gerekiyor? Neden kendimin harika bir şey olduğumu düşünmeliyim? ”Ve diğer insanlar da sizi şımartıyorlar, çünkü sizden faydalanmak istiyorlar. Bu şekilde sizi şişirirler, “Bu çok güzel, siz çok harikasınız” derler ve siz buna sadece âşık olursunuz ve kaybolursunuz. Sağanak yağmurun içine fırlayıp atlamış gibisinizdir ve sanırım, büyük egoist insanlardan oluşan sel benzeri bir akışın içinde gibisinizdir. Ve bugün, bu modern zamanlarda, eğer etrafınızdakileri bakarsanız, herkes kesinlikle egolarının bilincindedir, çok bilinçliler ve onların gazetelerde ya da bazı dergilerde ortaya atlama biçimlerine, Ben hayret ettim. Ben orada olmaktan utanırdım, çünkü bu egonuzun çok fazla bir şekilde ifade edilmesidir, başka bir şey yok. Başlattıkları her türlü şeyde, onlarda ego rekabeti var, çok miktarda rekabet var. Bir de bu güzellik yarışmaları var, sonra başka bir yarışma, Mister için, Mister Hindistan diyebilirsiniz, Mister bu, şu. Bütün bu şeyler aslında insana ego verir ve diğerleri de bu tür yarışmaların peşinde koşarlar. “Neden ben bu değilim? Ben böyle olmalıyım. ”Yani bu çok duygusuzlaştırıcı ve kişinin başarılı olmasının yolunun bu olduğunu düşünmeniz, kesinlikle aklınızı kör eder. Bu başarı ne kadar sürer? Kısa sürede yok olur.

Ancak Sahaja Yoga’da başarı, sonsuza dek sürecek ve herkes bunu hatırlayacaktır. Bu tür mütevazı bir doğaya sahip olan kişi, nesiller boyunca hatırlanacaktr. Hiç egoist olan birisinin heykelini görmedim.  Aksine, onda biraz ego varsa onlar bunu onu eleştirmek için kullanırlardı, “o çok egoist bir adamdı”. Ve günümüzde bu imkânsız, egosu olan herhangi bir kimse, hiç kimsenin böyle bir kişi hakkında herhangi bir şarkı söyleyeceğini ya da onun adına herhangi bir heykel dikeceğini sanmıyorum.   Yani kalplerin kalbinde bizler alçakgönüllü insanları seviyoruz ve başkalarının bizi sevmesini istiyorsak, bizler de çok alçakgönüllü olmalıyız.   Yapay değil, ama gerçekten, bunu anlayarak: “Biz neyiz? Neden gurur duymalıyız, neden başkalarına hükmetmeye ve başkalarını rahatsız etmeye çalışmalıyız?”.   Eğer bunu anlarsanız, büyük İsa Mesih’in enkarnasyonunu tamamen temize çıkardınız demektir. Ve Onun gösterdiği pek çok kalite var. Ama bizim için en iyi olanı, hayatını feda ederek Onun egoyu geçmesidir, bu en büyük mesajdır ve bu yüzden, bizim anlamamız gerekir.   Ama kendilerini arayanlar en egoist olanlardır. İngiltere’de, İngiliz halkının son derece egoist olmasına şaşırmıştım.

Ya da Batıda, diğer ülkelere de bunu gördüm, onlar çok egoistler.   Hintlilerle karşılaştırıldığında onlar da hiç tevazu yok, onlar çok, çok egoist insanlar. Neden? Çünkü onlar İsa’yı takip ediyorlar, hayal edebiliyor musunuz? İsa’yı böyle mi takip ediyoruz?   Kendilerine Hıristiyan diyenler ve kendilerine İsa’nın çok büyük hayranları diyenler, hayatlarında bu alçakgönüllülüğü, merhameti, sevgiyi göstermelidir. Bu böyle değildir. Özellikle Batı ülkelerinden gelen insanlar, sizler Sahaj kültürü öğrenmek zorundasınız. Sahaj kültürde nasıl konuşuyoruz, nasıl yaşıyoruz, nasıl iletişim kuruyoruz, bu çok farklı bir şeydir. Ve sonra hayatınızda Sahaj kültürü bir kez başlattığınızda, birbirinizle nasıl bir ilişki kurduğunuza, her şeyle nasıl bu kadar iyi ilgilendiğinize hayret edeceksiniz, başka insanlar da şaşıracaklar.   Bu dünyada Sahaja Yogiler olarak yaşamak için en iyi yol budur, ego yok, şartlanma yok, hiçbir şey yok.   Tüm bu korkunç özelliklerden tamamen özgürsünüz. Ve sonra, insanların size nasıl güveneceklerine, sizi nasıl seveceklerine şaşıracaksınız.   Hepinize çok mutlu bir Noel diliyorum.   Ve aynı zamanda İsa’nın ve Onun hayatının mesajını da hatırlayın.

Tanrı sizi korusun.

  1. H. Shri Mataji Nirmala Devi