Navaratri’nin altıncı günü kutlamaları, Shri Kundalini, Shakti ve Shri Jesus

Hinduja Auditorium, Mumbai (India)

Tavsiye  (Hintçe) “Shri Kundalini Shakti ve Shri Jesus Christ”. Hinduja Oditoryumu, Bombay (Hindistan), 27 Eylül 1979.

“Shri Kundalini Shakti ve Shri Jesus Christ” konusu çok çekici ve ilginçtir. Bu, sıradan insanlar arasında tamamen yeni bir konudur çünkü daha önce hiç kimse, Jesus Christ ve Shri Kundalini Shakti arasında herhangi bir bağlantı kurulmaya çalışılmamıştır. Virata’da, azizler çeşitli ülkelerde ve dillerde, din ağacında çiçek olarak açtılar. Bu güzel çiçekler arasındaki ilişkiyi bilen sadece Virata’dır. Gittikleri her yerde, bu çiçekler dinin tatlı kokusunu yayarlar. Ancak bu azizlerin çevresindeki insanlar bile, bu kokunun önemini kavramadılar. Bu nedenle, sıradan insanların, bir aziz ile Ezeli Anne olan Adi-Shakti arasındaki ilişkiyi anlamalarını beklemek beyhudedir.

Sizinle konuştuğum uçağa gelebilseydiniz, Benim bakış açımı deneyimleyebilir veya anlayabilirdiniz. Çünkü şu anda, siz söylediklerimin gerçek olup olmadığını anlamak için gereken donanıma sahip değilsiniz. Başka bir deyişle, henüz gerçeğin ne olduğunu anlamak için donanımlı değilsiniz. Özün anlamını anlayana kadar, bu fiziksel beden kusurlu kalacak ve gerçeği doğrulayamayacaktı. Ama fiziksel enstrüman gerçeğe bağlandı zaman, siz Gerçeği doğrulayabilirsiniz. Bu nedenle de, sizin önce Sahaja Yoga’yı kabul etmeniz ve aydınlanma almanız gerekir. Aydınlanmadan sonra, Chaitanya’nın titreşimleri ellerinizden akmaya başlar. Belli bir konu eğer doğruysa, o zaman serin vibrasyon dalgaları avuç içlerine doğru akmaya başlar, fakat aynı şekilde, eğer doğru değilse o zaman sıcak vibrasyonlar hissedilir. Bu şekilde, siz herhangi belli bir konunun doğru olup olmadığını bileceksiniz.

Hıristiyanlar, Lord Jesus Christ hakkında ne biliyorsa, bu İncil’e dayanır. Bu kitap çok esrarengizdir. İncil o kadar derin ve engindir ki, birçok insan orada somutlaşmış olan Hakikat’in gizli anlamını anlayamadı. İncil, “Ben size alev dilleri olarak geleceğim” diyor. İsrail halkı bunu, “Rab enkarne olduğunda, ateş alevlerini yayar ve bu nedenle siz O’na şahit olamayacaksınız” şeklindeki bir anlam ile açıkladı. Bunun asıl anlamı ise, “Siz Bana Sahasrara Çakrada tanıklık edersiniz.”, demektir. İncil’de, Kundalini Shakti ve Sahasrara’ya dair pek çok referans bulacaksınız ama burada sadece kısa bir referans vermek mümkündür.

Jesus Christ, “Bana karşı olmayanlar, Benimle birliktedir” dedi. Bu ifade, “Bana karşı olmayanlar, Bana aittir” anlamına gelir. Eğer Hıristiyanların, bu kişileri tanımlamaları istenirse, Hıristiyanların bu kişiler hakkında bilgisi yoktur.

Jesus Christ’ta iki büyük güç bir araya geldi. İlk güç, Onun orijinal gücü olarak tanınan Shri Ganesha’nın gücüdür ve diğeri ise, Shri Kartikeya’nın gücüdür. Bu nedenle, Jesus Christ’in enkarnasyonu tamamıyla “Brahman Tattva” veya “Aumkar” dır. Jesus Christ’in babası olan Shri Krishna, doğumundan önce Jesus Christ’e bazı lütuflar bahşetmiştir. Bu lütuflardan birisi şudur, “Sen [Jesus Christ], benimkinden daha yüksek bir seviyede olacaksın”. Bunun anlamı şöyle açıklanabilir, Shri Krishna’nın seviyesi, boynumuzda bulunan Vishuddhi Çakra iken, Jesus Christ’ın seviyesi ise optik talamus [pineal ve hipofiz bezleri] çaprazında bulunan Agnya Çakradadır.  Shri Krishna tarafından bahşedilen ikinci lütuf ise, “Sen [Jesus Christ], tüm evrenin desteği olacaksın” idi. Üçüncü lütuf ise, “Bana Puja’da yapılan tüm sunumların on altıda birini alan ilk kişi Sen olacaksın” idi. Shri Krishna bu şekilde bir kaç lütufta bulunduktan sonra, Shri Jesus Christ’in yeryüzünde enkarne olmasına izin verdi. Eğer Markandeya Purana’yı okursanız, bu şeyleri daha iyi anlardınız. Purana’nın yazarı olan Shri Markandeya, çok sayıdaki daha süptil noktayı güzelce açıkladı.

Aynı Purana’da, Shri Maha Vishnu’nun bir grafik tarifi var. [Bkz. Nirmala Yoga Vol. 18 (Kasım-Aralık. 83), sayfa 26.] Meditasyon sırasında bu açıklamayı dinlerseniz, tarif edilenin yanlızca Jesus Christ olduğunu fark edersiniz.

Şimdi, eğer ‘Christ’ kelimesinin etimolojisini incelerseniz, kelimenin bozuk bir form olarak ‘Krishna’ kelimesinden kaynaklandığını bulursunuz. Gerçek şu ki, Jesus Christ’ın babası Shri Krishna’dır. İşte bu yüzden Ona “Christ” adı verilmiştir.  Onun ismi olan “Jesus” adının da ortaya çıkma şekli çok ilginçtir. Shri Krishna’nın annesi olan Shri Yashoda Mata’ya, “Yesu” olarak hitap edilmiştir.  Bugün bile, Kuzey Hindistan’da “Yeshu”’ adı verilen birine böyle seslenilmediği  ve ona  “Jesu” dendiğini fark ettik. Bu nedenle, Yashoda’dan hareket ederek, “Yeshu” ’kelimesinin ortaya çıktığını ve daha sonra bunun “Jesu” kelimesi olduğunu ve nihayetinde  ‘Jesus Christ’  haline geldiği açıktır.

Jesus Christ ne zaman Babası hakkında hikâyeler anlattıysa, O aslında Shri Krishna hakkında konuşuyordu, O Virata’dan bahsediyordu. Her ne kadar Shri Krishna, Jesus Christ’ın Dünya’da yaşadığı dönemde reenkarne olmamasına rağmen Onun Öğretileri, arayış içinde olanların, Virata Purusha’yı veya Yüce Tanrı’yı nasıl bilebilecekleri konusuna odaklandı. Jesus Christ’in Annesi, Tanrıça Maha Lakshmi’nin Kendisiydi. Meryem Ana, Tanrıça Mahalakshmi’den başkası değildir. O, Adi Shakti’dir, Ezeli Annedir. Bu nedenle, Jesus Christ Annesine  “Kutsal Ruh” olarak hitap ediyordu.

Jesus Christ, 11 tane yıkıcı güç olan Ekadasha Rudra’ların tüm güçlerine sahiptir. Bu güçlerin başımızda, kafatası etrafına yerleştirilmiş olan kendi merkezleri vardır. Kalki’nin enkarnasyonu gerçekleştiği zaman, bu on bir gücün hepsi, yıkım işini gerçekleştirirler. Bu on bir güçten birisi Shri Hanumana, diğeri ise Shri Bhairava’dır. İncil’de bu iki güç sırasıyla Saint Gabriel (Cebrail) ve Saint Michael (Mikail) olarak adlandırılmıştır. Aydınlanmadan sonra Sahaja Yoga’da, bu güçlere Sanskritçe, Marathi ve hatta İngilizce olarak hitap ederek onları uyandırabilirsiniz. “Pingala Nadi” olarak bilinen sağ tarafımızda bulunan Nadi, Shri Hanumana’nın gücü ile harekete geçirilir. Bu Nadi’nin içinde ne zaman ki, herhangi bir baskı ya da daralma olursa, Shri Hanumana’nın mantrası söylenerek, nadi anında rahatlatılır. Benzer şekilde, Saint Michael’ın adını söyleyerek bile, İda Nadi’de bir rahatlama yaşanacaktır. İda-Nadi sol tarafımızdadır ve Saint Michael veya Shri Bhairava’nın gücünü tezahür ettirir. Açıktır ki, isimlerinin mantrasını söylemek, İda Nadi’ oluşan herhangi bir sıkıntı veya daralmayı ortadan kaldırır.

Bahsedilen bu meseleler, Sahaja Yoga’da aydınlanma aldıktan sonra herhangi bir kişi tarafından doğrulanabilir. Benim bütün bunları size anlatmamın amacı, Hindu, Müslüman veya Hıristiyan olarak gruplaştıktan sonra, kendinize karşı savaşmanın saçma olduğu hususunda sizi etkilemektir. Eğer bütün bunların arkasındaki prensibi görebilseydiniz, bütün bu azizlerin aynı din ağacı üzerinde bulunan birçok çiçek gibi olduğunu, tek ve aynı olan aynı güç nedeniyle birbirleriyle bağlantılı olduklarını fark edersiniz.

Belki de, Sahaja Yoga’da Kundalini’nin uyanmasının, arayanın Agnya Çakrasının durumuna bağlı olduğunu bilmek sizi şaşırtacaktır. Bu çağda, birçok kişi yüksek oranda şişirilmiş ego içinde [Ahamkara] bulunur. Öyle ki, çünkü onların çoğu son derece egosantrik bir yaşam sürüyor. Egoist tutumu hesaba katan insan, kendi gerçek dininde başarısız olur. İnsan yanıltılır ve bu nedenle insan ego büyümesini tamamlayan, sürekli olarak çalışma, düşünmek vb. şeylerle meşgul olmak durumda kalır. Jesus Christ, egodan özgür kalmayı güvence altına almak için,bize çok büyük bir yardımdır.

Peygamber olarak Muhammed, Kundalininin uyanışı ve kişinin kendisini şeytani güçlerden korumasının yolları hakkında yazmıştır.  Yani Jesus Christ’da, silahların yanı sıra içimizdeki güçleri çok net bir şekilde anlatmıştır.

Bu silahlardan ilki “affetmektir”. Shri Ganesha prensibini  “Proksha” (Görünenin ötesinde) formunda işleten kişi, kendisini insan ilkesinde,  affetmek biçiminde tezahür ettirir. Aslında affetmek çok güçlü bir silahtır. İnsanı egoya karşı korur. Eğer bir kişi sizi incitirse ya da başınızı belaya sokarsa ya da size hakaret ederse, o zaman aklınız bu meseleleri düşünmekle meşgul olur ve bu sizi rahatsız eder. Siz sürekli olarak böyle bir adam hakkında düşünmeye devam edersiniz ve bu olayları tekrar tekrar hatırlayarak kendinizi sıkıntıya soktunuz. Bu tür sıkıntıların üstesinden gelmek için, biz bu türdeki herkesin, o kişiyi ve onların hepsini affetmesini tavsiye ederiz. Affetmek, Jesus Christ’ten aldığımız çok güçlü bir silahtır. Bu kişinin, başkalarının neden olduğu sıkıntılardan kurtulmasını sağlar.

Daha önce size, Jesus Chris’in bazı güçlere sahip olduğunu ve Ekadasha Rudra’ların güçlerinin Ona bahşedildiğini söylemiştim. O halde nasıl çarmıha gerildi ve Kendisini bu korkunç olaydan nasıl kurtaramadı? Jesus Christ, çeşitli güçleriyle, bir anda rakiplerini tamamen imha etmiş olabilirdi. Annesi Mary, kendisi Ezeli Anne olan Adi Shakti’den başka bir şey değildi. O da oğluna yapılan zülme dayanamadı. Ve yine de bu oldu. Belki de Tanrı bir tiyatro sahnelemek istemişti. Gerçekten bahsetmek, Jesus Christ mutluluğun ya da acının ötesindeydi ve O dramayı kusursuz ve hatasız bir şekilde sahneye koymak zorunda kaldı. O’nu çarmıha gerenler ne kadar da aptaldılar! Jesus Christ bir eşeğe bindi ve bu sayede o günlerde insanlar arasındaki aptallığın kökü kurutulabildi.  Eğer başınız ağrıyorsa,  sizi sıkıntıya sokan herkesi affetmek için Jesus Christ’e dua ederseniz, herhangi bir ilaç yardımı almadan baş ağrınız iyileşir. Bununla birlikte, böyle bir şeyin olabilmesinden önce, sizin Sahaja Yoga’yı kabul ederek Kundalininizi uyandırmanız ve aydınlanmanızı almanız gerekir. Bunun nedeni, içinizdeki İsa prensibi olan Agnya Çakranın yalnızca Sahaja Yoga’da Kundalini’nin uyanmasından sonra aktif hale gelmesidir, aksi halde bu olmaz. Agnya Çakra çok süptildir. Hekimler de bunu fark edemiyorlar. Bu çakrada çok süptil bir kapı vardır. Bu yüzden Jesus Christ, “Ben kapıyım” dedi. Jesus Christ bu kapıdan geçişi kolaylaştırmak için enkarne oldu ve onun içinden geçen ilk kişi Kendisi idi.

İnsanlar egolarından dolayı Jesus Christ’ı çarmıha gerdiler. Kimi insanlar,  Tanrı’nın yeryüzünde bir enkarnasyon olarak görünebileceği fikrini idrak edemediler. Entelektüel gururları bu fikri kabul edemedi ve ego yüzünden Hakikati reddettiler. Jesus Christ’ın çarmıha gerilmesine yol açan kötü eylem neydi? Aksine, O birçok insanı rahatsızlıklarından kurtardı. O Gerçeği vaaz etti ve halka birçok iyi şey öğretti. Onlara çok kültürlü bir yaşam sürdürmenin yolunu gösterdi. O her zaman Sevgiyi vaaz etti. Buna rağmen, insanlar O’na işkence ettiler. Ama bu insanlar onlara pis, çürümüş şeyler öğreten ve onları bir aptal durumuna düşürenlerin önünde eğilirlerdi. Ne kadar büyük bir aptallık! Bugünlerde herhangi bir Tom, Dick veya Harry, Guru olur, insanları soyar, onlardan para sızdırır. Bu kişiler çok saygı görürler.  Aksine, eğer iyi bir kişi Gerçeğin yanında durursa, gerçek yolu göstermek isterse, insanlar yalnızca onu dinlememekle kalmaz, ona saldırırlar. Böylesine aptal insanları eğitmek için Yüce Tanrı, sevgili Oğlu Jesus Christ’ı bu dünyaya gönderdi ama insanlar O’nu çarmıha gerdiler. Aynı şeyi defalarca yapıyorlar. Okursanız, Tanrı ne zaman enkarne olursa ya da herhangi bir Bilge ya da Aziz,  bu dünyada doğduğunda, insanların onlara zarar verdiğini ve onlara işkence yaptığını göreceksiniz. İnsanlar onlardan öğrenmek yerine, onlara karşı aptalca davrandılar. Maharashtra’nın büyük azizleri olan Shri Gyaneshwara ve Shri Tukarama içinde, aynı hikâyeyi göreceğiz. Guru Nanaka için ve Muhammed peygambere de benzer bir muamele yapıldı. İnsan her zaman Hakikat’ten kaçar ve gerçek olmayanı kucaklamaya çalışır

Ne zaman Tanrı’nın bir enkarnasyonu varsa veya bir Aziz doğarsa ve böyle bir kişinin bir enkarnasyon olup olmadığına veya onun dindar bir Aziz olup olmadığına dair bir soru sorarsanız, eğer cevap olumlu ise, bir Sahaja Yogi avucundaki serin esintiyi derhal hisseder.

Kişinin hayatındaki geçmiş olaylar, egonun güçlenmesi ile sonuçlanır. Mesela bir kişi, şu, şu filancanın öğrencisi olmakla övünmektedir. Adam kendisi ile yüzleşen gerçek kanıtların farkında değil. Açıkçası, güçlenen ego nedeniyle, Benliğin [Sva]’nın gerçek anlamını gözden kaçırıyor. Bu nedenle “Benliğin” in anlamını anlamak gerekir. Ganj nehri belli bir yerden akıyor, siz ise başka bir yere gittiniz ve Ganj’ın o yerden aktığını ve aslında sizin Ganj’ın üzerinde oturduğunu söylediğinizi varsayalım, bu çok saçma olacaktır. Bu nedenle, yalnızca önünüzde fiilen veya maddi olarak mevcut olanları kabul edin. Jesus Christ’ın durumunda, koşullar benzerdi. Jesus Christ Kundalini’yi uyandırmaya çalıştı, büyük zorluklarla ancak yirmi bir kişiye aydınlanma verebildi. Fakat Sahaja Yoga’da binlercesi aydınlanma aldı. Christ çok daha fazla sayıda kişiye aydınlanma verebilirdi ama müritleri Onun yalnızca hasta insanları tedavi edebileceğini ve onlar için başka bir anlam ifade etmediğini düşünüyordu. Birçok durumda Jesus Christ su yüzeyinde yürümeyi gösterdi. Bu olabildi çünkü O’nun Kendisi Pranava [Omkara] idi.

Bütün bunlara rağmen, insanlar Christ’ın Tanrı’nın oğlu olduğunu anlayamadılar. Sahaja Yoga’da, çok sayıda arayış içindeki kişi Aydınlanma aldı ve hastalıklardan kurtuldular. Dolayısıyla insan, egonun çok süptil olduğunu anlamalıdır. Size anlatmak istediğim bir diğer şey ise, egonuzla kavga etmeniz hakkında. Bu yapılması doğru bir şey değildir. Ego, sizin onunla mücadele etmenizden hiçbir şekilde etkilenmez. O sizin kendi benliğiniz tarafından emilmelidir. Dikkatiniz Kundalini’ye odaklandığında, Kundalini  Brahmarandra’nızı deler ve bundan dolayı Virata ile birleşir, bu egonun emildiği aşamadır. Esas Ego, VIRATA SHAKTI’nin Ego’sudur. Aslında VIRATA, gerçek Ego’dur. Siz kendinizi egodan kurtaramazsınız. Ne yaparsınız? Yaptığım şey Ego [Aham Karoti, Sah Ahamkara]. Siz sadece kendinize, yaptığınız şeyin gerçekte ne olduğunu sorarsınız? Siz ölü maddenin şeklini değiştirmek dışında hiçbir şey yapamazsınız. Siz bir çiçeği meyveye dönüştürebilir misiniz? Burun, yüz, bu güzel insan vücudu ile donatılmıştınız, bu nasıl oldu? Biz bu insan formuna, amipten gelerek ulaştık. Bu nasıl olmuş olabilir? Kuşkusuz bu güzel insan biçimine sahip olmamızı sağlayan Yüce Tanrı’nın lütfüdür. Bunu O’na geri ödeyebilir miyiz? Siz buna benzer herhangi bir şey yapabilir misiniz? İnsan tüp bebek üretmeyi başardıktan sonra, egosu belirgin bir şekilde şişmişti. Burada gerçekten konuşursak, insan herhangi bir canlı organizma yaratmadı. İki bitkinin melezlenmesi durumunda olduğu gibi, burada bu şey, yaşayan iki insan hücresi birleştirerek yapılmıştır. Ama bu, ego balonunu ne kadar da şişirdi! Sonra, insan aya ulaştı, egosunda ne kadar şişme oldu? Christ ile kıyaslandığında egomuz nedir? Güneşi, ayı, yıldızları ve tüm bu evreni kim yarattı? Aslında egomuz sahtedir! O sahtedir. Gerçek Ego, VIRATA PURUSHA’nın Ego’sudur. Çünkü her şeyi yapan Virata’dır.

Her şeyi tek başına yapanın Virata Purusha olduğunu bilmelisiniz. Bu nedenle, siz her şeyin Virata tarafından yapılmasına izin verin. Siz sadece tıpkı bir makine gibisiniz. Bir mikrofonun karşısında konuştuğumu varsayalım ve sesim size mikrofonun içinden taşınır, o zaman mikrofon yalnızca bir sakshi veya bir tanık olur. Konuşmayı yapan Benim ve güç mikrofon vasıtası ile akıyor.

Aynı şekilde, siz sadece Kadir-i Mutlak Tanrının bir aracısınız. Sizi Virata meydana getirdi, bu nedenle bırakın Virata’nın gücü içinizden aksın ve Benliğin anlamını anlayın. Benliğin anlamını açıklamak için, Jesus Christ Agnya Çakrada oturduğu yerle, bu dünyada enkarne oldu. Agnya Çakra çok karmaşıktır ve Omkara veya Pranava’nın süptil prensibinin yeridir. Aslında Jesus Christ, Pranava’dır,  Aumkar’dır. Kundalini ve İsa Mesih arasındaki bağlantı, ay ve ay ışığı ya da güneş ve güneş ışığı arasındaki bağlantı ile aynıdır.

Gauri Ana olan Kundalini, Kendi irade gücü, tapasya ve asil işleri tarafından Shri Ganesha’yı yarattı. Shri Ganesha, Kendisini enkarnasyon için hazırladı, Jesus Christ doğmuştu.

Dünyada, insanın tatmin edici bir açıklama bulamadığı birçok şey var. Bir tohumun nasıl filizlendiğini hiç düşündünüz mü? Nasıl nefes alıyorsunuz? Nasıl hareket ediyorsunuz? Beyninizdeki güç nereden geliyor? Bu dünyaya nasıl geldiniz? Böyle bir sürü şey var. Herhangi bir insan bunları tatmin edici bir şekilde açıklayabilir mi? Dünyanın çekim kuvveti olduğunu söylüyoruz. Ama bu güç nereden geldi? Bazı şeylerin çözülmeye ihtiyacı var. Bunun nedeni bizim bir illüzyonun etkisi altında olmamızdır. Sizler bu yanılsamadan henüz çıkmadınız. İllüzyonunuz havaya uçurulmalıdır, aksi takdirde güçlenip, daha da güçlenecek. İnsanın ruhsal gelişimi için kendi yanılsamalarını yıkması gerekir. Evrimin her aşamasında, enkarnasyonlar ortaya çıkmıştır. Hepiniz biliyorsunuz, Shri Vishnu, Shri Rama olarak enkarne oldu ve ormanlarda dolaştı. İdeal bir kralın hayatını göstermek için güzel bir tiyatro sahneledi. Benzer şekilde Shri Krishna’nın hayatı ve Jesus Christ’ın hayatı da aynıydı.

İsa Mesih’in yaşamını incelerken, bir şey belirgin bir şekilde fark edilir, bu da o zamanlardaki insanların aptallığıdır. Bu aptallık yüzünden bu muhteşem kişilik çarmıha gerildi. Ve aptallığın büyüklüğü! İnsanlardan bir hırsızın veyahut Jesus’un serbest bırakılması için seçim yapmaya dair görüşlerini belirtmeleri istendiğinde, Yahudiler hırsızın serbest bırakılmasını ve Jesus Christ’in çarmıha gerilmesini istediler.

Bugün bu insanların durumunu biliyoruz! Onların işlediği günah, birçok yaşam boyu temizlenmeyecek.  Ve şimdi bile bu insanlar, kendi egolarına sarılırlar. Erdemli bir iş yaptıklarını düşünüyorlar. Şimdi bile, eğer bu insanlar Tanrının affını isterse, “Ah Tanrım! Sizin Kutsal ilkenizi çarmıha gerdiğimiz için bizi bağışlayın. Kutsal ilkenizi yok ettiğimiz için bizi affedin ”, derler, ve Tanrı derhal onları affedecektir. Fakat insan özür dilemeyi çok zor bulur.  İnsan çok sayıda kötü eylemde bulundu. Dünya üzerinde, Azizlere ibadet eden kaç kişi bulunabilir? Shri Kabir veya Guru Nanaka örneğini ele alalım. İnsanlar her adımda onlara zulmettiler. Bu dünyada insanlar, azizlere zarar vermek ve işkence etmek dışında hiçbir şey vermediler. Ama şimdi size söylüyorum, bu koşullar değişti. Satya Yuga başladı. Deneyebilirsiniz, ama şimdi herhangi bir azize zulmetme veya işkence yapma hususunda başarılı olamazsınız. Bu, Jesus Christ’in Kendisinden kaynaklanmaktadır. Jesus Christ, bu dünyada böyle kötü insanların acı çekmesine neden olacak güçlü bir gücü harekete geçirdi. Onlar cezalandırılırlardı. Jesus Christ’in Ekadasha Rudraları saldırıya hazır. Artık herhangi bir azize işkence yapacak olanlar tamamen mahvolacaklar. Herhangi bir azize işkence etmek büyük bir günahtır. Siz bunu, Jesus Christ örneğinden anlamaya çalışın.

Bundan sonra böyle bir aptallık yapmayın, aksi takdirde tamamen mahvolabilirsiniz. Eğer İsa’nın yaşamından büyük bir ders öğrenilecekse, o zaman Yüce olanın sizi içine aldığı konumdan memnun kalmalısınız. Jesus, misyonunu değiştirmedi, O şahsını bir Sanyasi olarak kabul ederek, kendisini toplumdan ayırmadı. Aksine kimi vesilelerle bazı evlilik törenlerine katıldı ve ayarlamalar yaptı. İncil, Onun bir düğün sırasında içme suyunu, taze üzüm suyuna dönüştürdüğünü söylüyor. Şimdi, insan Jesus Christ’ın sudan şarap yaptığı bu tek olayı, Onun şarap içtiğini önermek için kullanıyor. İbranice ‘de’ şarap ‘kelimesinin’ taze üzümlerin saf suyu ‘anlamına geldiğini fark edersiniz. Bu ‘alkol’ anlamına gelmez.

Jesus Christ, Agnya Çakrayı açmak ve egomuzu çözmek için enkarne oldu. Benim işim, sizin Kundalini gücünüzü uyandırmaktır, bu sayede Kundalini, Sahasrara çakranızı delebilir. Bu iş kolektif niteliktedir; Bu yüzden Ben bunu yapmalıyım. Birinde ve hepsinde, size Jesus Christ’ten, Guru Nanaka, Kral Janaka’dan ve bir dizi başka enkarnasyondan ve onların kolektivite ile olan ilişkilerinden bahsetmek istiyorum. Benzer şekilde, sizinle de Shri Rama’nın, Shri Krishna’nın, vesairenin  enkarnasyonlarından ve ayrıca Shri Shiva’dan da bahsetmek istiyorum çünkü bu Tanrıların ve Deity’lerin tüm güçleri içimizdedir. Şimdi, kolektif bilincin tezahür etmesinin zamanı geldi.

Bu Kali Yuga’da, Tanrı’yı arayan herkes O’nu bulacaktır ve milyonlarca insan bunu yapabilecek. Sahaja Yoga Son Yargıdır. Bu İncil’de açıklanmıştır. Ancak Sahaja Yoga’ya geldikten sonra yargılanırsınız. Ama bunun için Sahaja Yoga’ya geldikten sonra kendinizi tamamen teslim etmeniz gerekiyor. Bunu aldıktan sonra, ki bu her şey demektir, onun içinde oturmak, yerleşmek ve dengelenmek önemlidir. Birçok insan Bana, “Mataji, ne zaman istikrarlı oluruz?” diye soruyor. Cevap çok basittir. Bir teknede yelken açtığınızı varsayalım. O zaman teknenin ne zaman istikrarlı olacağını biliyorsunuz. Yani bisiklet sürerken de, sallanmadığınız zaman dengede ve istikrarlı olduğunuzu biliyorsunuz. Yani Sahaja Yogada da istikrarımız anlaşıldı. Bu konudaki yargılama, bireyin kendisi tarafından yapılacaktır. Bu sadece düşüncesiz farkındalık konumu oturtulduğunda, siz Sahaja Yoga’da istikrar kazandığınızda mümkündür.

Kundalini gücü Agnya Çakradan geçmediği sürece, düşüncesiz farkındalık aşamasına ulaşılmaz. Bu, arayış içindekinin düşüncesiz farkındalık yolundaki ilk adımıdır. Kundalini, Agnya Çakrayı geçer geçmez, düşüncesiz farkındalık oluşur.  Bu Agnya Çakranın üzerindeki süptil kapıyı açmakta etkili olan Jesus Christ’in gücüdür. Bu amaçla Jesus Christ’in bestelediği Lordun Duasını ezberlemelisiniz. Bu kapıdan geçtikten sonra, Kundalini gücü beynin limbik alanına girer. Kundalini’nin, aynı zamanda Tanrı’nın Krallığı olarak da adlandırılan bu alana girmesinden sonra, düşüncesiz farkındalık durumu ortaya çıkar. Beynin limbik bölgesinde, yedi ana Çakrayı aktive eden çakralar ve ayrıca vücuttaki ikincil çakralar bulunur.

Şimdi, Agnya Çakranın bozulmasının sebeplerine göz atalım. Bu bozulmanın temel nedenlerinden birisi gözlerinizdir. Çok önemli oldukları için gözlere çok dikkat etmelisiniz. Sonra Agnya Çakra, yetkisi olmayan bir Guru’nun önünde eğilerek ya da bu Gurunun ayaklarında, birisinin kafasına dokunmakla da bozulur. Jesus Christ, işte bu yüzden bir kişinin, her insanın veya her yerin önünde kafasını eğmemesini söylemiştir, çünkü bunu yaparak, bilmeden kazandığınız her şeyi kaybettiniz, başınızı sadece yetkili bir kişinin önünde eğmelisiniz, ki bu kişi Tanrı’nın bir enkarnasyonudur. Yanlış yerlerin önünde eğilmeyin. Bu çok önemlidir. Başınızı yanlış bir kişinin veya yerin önünde eğerseniz, Agnya Çakranız sıkışacaktır. Sahaja Yoga’da bugünlerde birçok kişinin Agnya çakralarını bozduğunu fark ettim. Bunun nedeni, bu insanların daha önce yanlış bir Guru izlemiş olması veya onların önünde eğilmesi ya da yanlış yerlere kafalarına dokundurmalarıdır. Göz hastalıklarının birçoğu bu tür yanlış uygulamalardan kaynaklanmaktadır. Agnya Çakrayı düzgün bir şekilde tutabilmek için, kişi daima kutsal yazıları ve kutsal metinleri okumalıdır. Kişi asla kutsal olmayan yazını okumamalıdır. Birçok insan “Bu ne fark eder ki? der.

Mesleğimizden dolayı, uygun olmayan bazı şeyler yapmak zorundayız. ”Ama sonra, böyle kutsal olmayan faaliyetler yaparak gözler bozuluyor. İnsanların neden yanlış işler yapmaya meylettiklerini hiçbir zaman anlayamadım. Herhangi bir iffetsiz ve pis adama bakarak bile,  Agnya Çakra sıkışmaya meyledebilir.  Jesus Christ, kesin bir şekilde, “Zina yapmayacaksınız” dedi. Ama Ben size söyleyeyim, “Zina yapan gözleriniz olmayacak”. Böylece, bu yine gözlere geliyor. Gözleriniz kutsal değilse, sizin göz sıkıntılarınız vardır ve gözleriniz zayıflar. Bu, eğer siz gözlük kullanmak zorunda kalırsanız, bu sizin kutsal olmayan veya uygunsuz bir insan olduğunuz anlamına gelmez. İleri yaşta gözlük kullanmak zorunda olmanız, yaşamın bir yasasıdır. Gözler bozulmuştur çünkü siz onları sabit tutmazsınız ve onlar her zaman bir yerden başka bir yere giderler.  Bu yüzden de, bazı insanların dikkatleri sürekli olarak bir nesneden diğerine kayar. Bu insanlar, böyle bir eylemin gözleri bozduğunun farkında bile değildirler.

Agnya Çakranın diğer bir bozulma nedeni ise, çalışma şeklinizde yatmaktadır. Eğer fazla çalışırsanız, iş bilinçli olursunuz. Yaptığınız iş iyi olabilir, ama o zaman bile iş normal seviyeden fazla ise, fazla okuma, fazla üzerine düşme veya fazla düşünme, Agnya Çakrayı bozacaktır. Sebebi, sizin fazla çalışırken, Tanrıyı unutmanızdır. Böyle bir çalışma sırasında, Tanrı bilinci sizde dengede değildir.

Kundalini Gerçektir. O kutsaldır. Onun içinde ikiyüzlülük yoktur. Bu bir dükkândan satın alınabilecek bir şey değildir. Bu mutlak Gerçektir. Vama marg’ı ya da yanlış yolu takip ettiğiniz sürece Gerçeği tanıyamazsanız. Gerçekle birleşeceğiniz zaman, onun içine çekileceğiniz zaman, ancak o zaman kendinizin ancak Yüce Tanrı’nın, Kutsal Baba’nın bir aracı olduğunuzu, Tanrı’nın gücünün aktığı, bütün evreni kaplayan ve oradaki tüm hareketi yönlendiren Tanrının sevgisinin gücünün sayesinde kendinizin araç olduğunuzu anlarsınız. Bu güç size ancak Jesus Christ vasıtası ile, Onun çarmıha gerilmesiyle sizin için mümkün kılınmıştır. Christ adına ne büyük bir fedakârlık! Agnya Çakramızın açılmış olması Onun sayesindedir.  Herhangi bir kişinin eğer Agnya çakrası açılmazsa, Kundalini yükselmez, çünkü Agnya çakra sıkışık olarak kaldığı sürece Mooladhara Çakrada sıkışık kalmaya devam eder. Eğer bir kişinin Agnya Çakrası çok sıkışıksa, ne kadar çaba sarf ederse etsin, Kundalini gücü yükselmez. Agnya Çakradaki catchi ortadan kaldırmak için, biz Kumkum uyguluyoruz. Bunun, diğer sorunları olduğu kadar, ego sorunlarını da azaltma etkisine vardır. Kumkum, Agnya Çakra üstündeki alına uygulandığı zaman, çakra açılır ve Kundalini yükselir. Bu, Jesus Christ ve Kundalini Gücü arasındaki bu kadar yakın bir bağlantıdır. Mooladhara’da bulunan ve Shri Kundalini’nin iffetini koruyan Shri Ganesha, içinden Kundalini’nin geçmesi için Agnya Çakranın kapısını da açıyor.

Agnya Çakrayı iyi bir şekilde tutmak için ne yapmamız gerekiyor? Yollar çoktur. Her eylemdeki aşırılık, toplumu bozar ve bu nedenle herhangi bir yaşam yürüyüşü sırasında aşırılık olması uygun değildir ve bundan kaçınılmalıdır. Dengeyi korumak gözlerimizin dinlenmesini sağlar. Sahaja Yoga’da bunun için çok sayıda çözüm vardır, ama öncelikle aydınlanma alınması mutlaka gereklidir. Ardından, Agnya Çakranın sağlıklı kalmasına yardımcı olan, gözler için birçok egzersiz var. Bunlardan biri, kendi egonuzu izlemek ve kendinizi  “Evet efendim, plan ne  ve siz nereye gitmeyi teklif ediyorsunuz?” şeklinde düşünmektir. Bu sanki kendi görüntünüzü bir aynada gözlemliyormuş gibi, nasıl kendinizle konuşabileceğinizdir.  Eğer bunu yaparsanız, ego nedeniyle gözlerde olan baskı en aza inecektir.

Çok önemli olan diğer bir alan, başın gerisinde, tamamen alnın arkasında kalan kısımdır. Boyun başladığı yerin yaklaşık sekiz parmak [yaklaşık 5 inç] kadar üstündeki ve Shri Maha Ganesha’nın alanı olarak bilinen bu bölgededir. Shri Ganesha,  Mahaganesha olarak enkarne oldu ve bu Jesus Christ ile aynı enkarnasyondur.  Shri Christ’in mekânı, alnın merkezindedir ve Ekadasha Rudraların krallığı ile çevrilidir. Jesus Christ, bu krallığın efendisidir. Ekadasha Rudralar, Shri Maha Ganesha ‘yı da ihtiva eder, aynı zamanda Shri Shadanan’ı (altı yüzlü Lord).  Kundalini’yi uyandırdıktan sonra gözlerinizi açarsanız, görüşünüzün biraz soluk veya bulanık olduğunu göreceksiniz. Bu böyledir çünkü Kundalini uyandığı zaman, gözlerinizde göz bebekleri büyür ve serinler. Bu, parasempatik sinir sisteminin etkisiyle gerçekleşir. Sadece Shri Jesus Christ’i düşünmek ya da O’nun üzerine düşünmek ya da meditasyon yapmak Agnya Çakrayı rahatlatacaktır. Aynı zamanda, yalnızca sözleşmelerin veya geleneklerin ve O’ndan sonra oluşturulan hilafet çizgisinin izlenmesinin, İsa Mesih’in tefekkür edilmesi anlamına gelmediği unutulmamalıdır.

Şimdi size bazı ebedi gerçekleri anlatacağım. Bunların başta geleni şudur, herhangi bir kadına kötü niyetle bakmak büyük bir günahtır. Yol kenarlarında durup, kadınlara kötü niyetlerle bakan birkaç kişi tarafından işlenen muazzam günahın derecesini fark edebilirsiniz. Jesus Christ bu konuyu 2000 yıl önce anlattı. Ama O bunu, bu kadar açıkça söylemedi. İşte bu yüzden Benim size bu kötü alışkanlığı hatırlatmam gerekiyor. Jesus Christ bu konudan bahsetti ve O çarmıha gerildi. İsa sadece, bunun yapılmaması gerektiğini söyledi çünkü bu pistir. O, bu eylemin kötü sonuçlarını anlatmadı. Bu alışkanlık, zihni gece ve gündüz kötü düşüncelere dalmış olacağı için insanın bir canavar gibi davranmasına yol açar. Yoga bilimimizde, zihnin kontrol edilmesi ve doğru yolda tutulması gerektiği bildirilmiştir. Tüm dikkati O’na odaklanarak Tanrı’ya yaklaşmalısınız.

Bizler Yoga’dan yapıldık. Bizimkisi Yoga ülkesidir. Bizler egoist değiliz, öyle de olmak istemiyoruz. Bu topraklarda Yogiler olarak yaşamak istiyoruz. Bütün dünyanın saygı göstererek bu ülkenin [Hindistan] önünde eğileceği bir gün gelecektir.  O zaman insanlar Jesus Christ’ın kim olduğunu ve nereden geldiğini bilirdi! Bu kutsal topraklara gösterilen saygıyla, o zaman Ona ibadet edilirdi. Hindistan’da, bugün bile, kadınların iffeti korunmakta ve onlara saygıyla davranılmaktadır. Ülkemizin her yerinde anneye büyük bir saygı duyarız. Başka ülkelerden insanlar bu toprakları ziyaret ettikleri zaman, gerçek Hıristiyanlığın bu ülkede büyük bir adanma ile uygulandığını, ama Hıristiyan dinine inandığını iddia eden ülkelerde bunun uygulanmadığını bilirler.

Jesus Christ, “Yeniden doğmalıyız” dedi. Ülkemizde bu sürece “Dwija” veya “ikinci kez doğmak” diyoruz. Herhangi bir insanın ikinci doğumu ancak Kundalini gücünün uyanması ile mümkündür. Kundalini uyanmadığı sürece, ikinci doğum elde edilmeyecek ve yeniden doğuş olmadığı sürece Tanrı’yı ​​tanıyamayacağız. Aydınlanmadan sonra İncil’i okudunuz. Jesus Christ’in Sahaja Yoganın öneminden başka bir şey anlatmadığını bilmek sizi şaşırtacaktır. Her şey küçük detaylarla açıklandı. İç görüsü olmayanlar, meseleleri yanlış tanıtıyor.

Gerçekte, “Vaftiz etmek”, “Kundalini gücünün uyanışı” anlamına gelir; böylece o yükseldikten sonra Sahasrarayı delip geçer,  Tanrı’nın her tarafa yayılan gücü ile Kundalini gücünün birlikteliği vardır. Bu, aslında Kundalini gücünün son işidir. Ama din adamları bunun hakkında hiçbir şey bilmiyorlar. Aksine, boşuna, yapmaya yetkili bile olmadıkları bir şeyi yapmaya çalışıyorlar. Yoksa siz, bu din adamlarını her türlü şefkat eylemi ile ilintili bulacaktınız: hayvanlara şefkat, fakirlere hizmet, hastalara hizmet vb. Siz “Mataji, bunların hepsi asil işler” derdiniz. Evet, bunlar kesinlikle asil işler ama o zaman, bu Tanrı’nın işi değildir. Yoksullara para vererek hizmet etmek, Tanrı’nın işi değildir. Tanrı’nın asıl işi, insanların Tanrı’nın Krallığına girmelerine yardımcı olmak ve onların Tanrı ile birleşmelerini sağlamaktır. Hayatlarını barış, refah, mutluluk, güzellik ve zarafetle doldurmak, gerçekte Tanrı’nın işidir. Tanrı, hırsızlık yapan, ya da yalan söyleyen ya da yoksulluk yüzünden etrafta dolaşan kişilerin ayaklarını yakalayamayacak. Bu tür kişilere yardım etmek bir şefkat eylemidir ve bu herhangi bir kişi tarafından yapılabilir. Din yayma çalışmalarına katılan bazı Hıristiyanları fark edersiniz.  Onlar Adivasilerin [Yerli Halk] bulunduğu uzak bir köşeye giderlerdi. Orada Adivasi halkına hizmet için bazı işler yapacak ve sonra tüm Adivasileri Hıristiyanlığa döndüreceklerdir. Fakat bir şey açıkça belirtilmelidir, Tanrı’nın işi bu değildir. Tanrı’nın işi ebedidir.

Sahaja Yoga’da hastalar Kundalinileri uyandığı zaman iyileşirler. Sahaja Yogada, biz hiç bir sahte iyilik çalışması yapmayız. Eğer biz herhangi bir hastaneye gidersek, 25-30 hastayı kolayca iyileştirebiliriz. Kundalini’nin uyanışıyla birlikte onlar otomatik olarak iyileşirler, çünkü içimizde Sevginin gücü vardır. Kundalini’nin uyanmasından dolayı, bu sevginin gücü onların bedenlerinde akmaya başlar ve bu aynı güç onları iyileştirir. Jesus Christ, O’nun içinden akan aynı sevgi gücü ile çoğunu iyileştirdi. Jesus Christ maddi şeylerle kimseye yardım etmedi. Bunları incelikle anlamamız gerekiyor. Geçmişin hatalarını tekrar etmeyin. Siz  aydınlanma aldınız.  Bu sizin ilk görevinizdir. Aydınlanmadan sonra güçleriniz uyandı. Bu uyanmış güç, tedavi edilemez olarak kabul edilen kanser gibi hastalıkları iyileştirdi. Aslında siz herhangi bir hastalığı tedavi edebilirsiniz. Kanser gibi hastalıklar sadece Sahaja Yoga’da tedavi edilebilirler. Fakat iyileşenler tekrar eski yollarına ve alışkanlıklarına dönerler. Artık Tanrı’yı ​​aramakta değiller. Bu tür insanlar Tanrı’yı ​​sadece kimi hastalıklardan kurtulmak istedikleri zaman hatırlarlar. Yoksa aksi halde Tanrı’yı ​​aramanın gerekli olduğunu düşünmezler. Öyleyse neden Tanrı, Tanrı’nın ışığı olmak istemeyenlere özen göstersin ki? Bu kişiler, tedavi olsunlar ya da olmasınlar, onlar ışığı bu dünyaya yaymazlar. Tanrı, sadece ışığı tüm dünyaya yayacak olan lambaları yakardı. Tanrı neden aptal insanları tedavi etsin ki? Tanrı, işini yapmak istemeyenlere veya O’nu aramak istemeyenlere neden yardım etsin? Yoksulluğu azaltmak işi veya sosyal çalışmalar, bunlar Tanrı’nın işi ile karıştırılmamalıdır.

Bazı insanlar, Tanrı ile ilişkiyi en düşük seviyeye indirgiyorlar. Bir yerde, bir reklam panosunda gördüm: “Shri Sai Nath Bidi”. Tanrının ismini bu kadar pis bir şekilde kullanmak, doğrudan hakarettir. Bütün küçük ve sıradan şeyleri Tanrı’yla ilişkilendirerek, siz büyük günahlar işlersiniz. Bunu bilmelisiniz. “Sai Nath Bidi” veya “Lakshmi Hing”, bunun gibi reklamlar, bu Tanrı’ya bir hakarettir. Bu insanlar bunu yaparak ne kazanıyor? Bazı insanlar, “Anne, bu bizi iyi yapacak” diyorlar. Bu ifade ile onlar, daha fazla para kazanacaklarını kastettiler. Eğer bir işletme modaya  bu şekilde taşınırsa, bu gün yarın mutlaka başlarını belaya sokarlar. Bu, Tanrı’nın aşağılanmasıdır.

Jesus Christ bütün insanlığı korumaya ve kurtarmaya geldi. O belli bir mezhebin kişisel mülkü değildi. Kendisi, Aumkar enkarnase idi. O Pranava idi ve Gerçek idi. Diğer enkarnasyonların bedenleri “toprak prensibinden”, İsa’nın bedeni ise “ruh prensibinden” yapılmıştı. İşte bu yüzden O ölümden sonra dirildi. Ve ancak bu yeniden dirilme sayesinde müritleri, Onun Tanrı’nın Kendisinden başka bir şey olmadığını bilebildiler. Sonrasında onlar trompet çalmaya, ismini anmaya başladılar, O’nun hakkında konuşmalar yapmaya başladılar. En önemli şey, Tanrı’nın enkarne olmasıdır. Eğer insanların O’nu tanıyıp, ruhsal gelişimi ve mutluluğu güvenceye almaları gerekliyse, bu ruhu aydınlatır, her yere mutluluk ve keyif yayardı.  

Hepiniz Tanrının Yogasını elde edin.

Çok çok kutsamalar.