Shri Durga Puja, Viyana 1982

Vienna (Austria)

Feedback
Share

Shri Durga Puja. Viyana (Avusturya), 26 Eylül 1982.

Hepiniz bandhan vermelisiniz. Pujadan önce iyidir bu.

Bugün bu Avusturya ülkesinde, bu Pujayı yaptığımız ilk gün. Bu ülke, farklı karışıklıklarla dolu olan tarihi bir ülke, bunlar sayesinde yaşamda pek çok ders aldı. Ancak insanlar öyledirler ki, felaketlerin kendi hataları ile olan bağlantısını kurmazlar. O yüzden de aynı hataları tekrar tekrar yapmaya devam ederler.

Viyana ziyareti gecikmişti ve Ben Machindranath’ın (Machindranath, Sahaja Yogi bir bebek) doğum gününü kutlamamız gereken bir  günde geldim. Bugün, onun yaşamının bir senesini tamamlamış olması hepiniz için çok hayırlıdır. Ben onu bütün çiçeklerle, en seçkin çiçeklerle, güzellik ve mutlulukla kutsuyorum, ailesini, bütün akrabalarını ve ailesini. İlk kez yaptığımız o kadar çok şey var ki. Diyebilirim ki, Viyana’ya Ben  ilk defa geldim, Avusturya’ya ve bir çocuğun doğum gününe de ilk defa geldim, onun birinci yaşgününe.

Ve bir Ashtami`de, bu o gün, ayın sekizinci günü ve büyüyen ay günü, shuklapakshi, ilk kez Tanrıça’nın tüm silahlarına ibadet edilecek. Bu harika bir fikirdi çünkü sadece şeytanları öldürmek için değil, aynı zamanda iyileri korumak için de olan ve her zaman çalışmakta olan bu silahlara daha önce hiç ibadet edilmedi ve bugün insanlar onların öneminin ve özelliklerinin farkına varırsa, o zaman atom bombasının getirdiği bir çok problem ve tüm bu şeyler,  bu silahların doğru yöne yönlendirilmesi ile, onların iyilerin değilde,  şeytani güçlerin yok edilmesi için kullanılması ile ve bunun yanı sıra insan yaşamının korunması, insan yaşamının geliştirilmesi için kullanılması ile çözülebilir. Aynı silahlar yanlış yönde de kullanılabilir ama iyi yönde değerlendirildikleri takdirde Tanrı’nın işi için kullanılmaya adanabilirler.

Görünüşe göre yok edici bir enstrüman olan bütün bu şeyler, insanoğlu tarafından yaratıldı ama insanoğlu, bilgeliğini kullanırsa, bilinç dışının harekete geçmesi ile onlara gelen bütün bu yeni buluşların Tanrı’nın işi için olduğunu görecektir. Bütün bilimsel araştırmalar,yapılan şeylerin hepsi, ürettiğiniz bütün bu aletler Tanrı’nın işinde kullanmak içindir. Diyebiliriz ki, bir şekilde insanoğlu, Tanrı`nın işine ait mekanizmanın gelişmesi için enstrümanlar olarak, sosyal olarak, ekonomik, politik kurumlar şeklinde metodlar yaratmaya çalıştı.

Bilinçaltı insanoğlu aracılığıyla işledi. Şayet tüm bu kurumlar, cehennemi aktivitelerde bulunmazlar ve faaliyetlerini doğru şekilde yürütürse hepsi Tanrı’nın işini tamamlamak için birleşebilirler. Doğu’da olduğu gibi, insanlar Tanrı’nın insanoğlunun bu güzel bedenini yarattığına ve Tanrı’nın yarattığı güzelliği geliştirmek için, Tanrı’nın yarattığı güzelliği övmek için, Tanrı’nın yarattığı güzelliğe saygı göstermek için güzel artistik  kıyafetler yaratmanın insanlar için olduğuna inanırlar. İşte yaşamın bir çok alanlarında, insan aktivitelerinde olan şey bu ve eğer bilgeliklerini kullansalardı, hepsinde bu böyle olmalıydı.

Daha evvel tartıştığım bilgi meselesinin anlaşılması çok önemli. Bir zamanlar bilgi yasaklanmıştı, Adem ve Havva gibi, insanlar için bunu anlamak çok büyük bir problem oldu. Tanrı, kusursuz olan göksel varlıklardan ayrı olarak,  ilk kez insanları yarattığında,   insanoğlunun kendi popülasyonları içinde, kendi farkındalıkları içinde, kendi masumiyetleri içinde büyüyüp büyüyemeyeceklerini görmek istedi, onlar aydınlanacaklardı. Ama bu bir deneme idi ve o zaman insanlar Tanrı’yı başarısızlığa  uğrattılar çünkü onlar kaba gelişmelerini veya kaba motivasyonlarını dinlediler. İşte bu şekilde başarısız oldular ve masumiyetlerini kaybettiler. Masumiyetin kaybı işlenen ilk günahtır ve bu günah insanlar için farklı bir hal aldı. Şimdi, o bilgi, Benim bahsettiğim gerçek bilgi değildir. Bu avidya idi, sahte-yapay bilgi, “Ben bir şeyim”, “Yapan benim” şeklindeki bilgi egodur. Hayvan konumuna kadar ego yoktu ve sonra ego büyümeye başladı. Bunun orjinal günahın başlangıcı olduğunu söyleyebiliriz, ki bu, “ben bir şeylerim, ben bir şeyler yapıyorum, bunu yapabilecek olan benim” şeklindedir. (Tamam mı?)

 

(Açıklama Notu: Orjinal Günah, Hristiyan terminolojisinde, Adem`in işlediği ilk günah olarak tarif edilir. Bilgi ağacının meyvesini yemesidir. Gelen tüm bilgi ile birlikte cinselliği de fark etmiştir. Bu sayede bu günahın sonucu olarak bizler Adem in soyundan geliyoruz. Hristiyan teolojisine gore, Orjinal Günah, İnsanın cennetten kovulmasına yol açmıştır)

Bunun üzerine Tanrı dedi ki “Görelim öyleyse, küçük cesaretlerini görelim ve bırakalım kendileri karar versinler”.

Planlar değişti. Kişinin, bu insanlara yardım etmek, yol göstermek, onları dengeye sokmak ve bu dengeyi korumaları için, dharmayı anlamalarını sağlamak için dünyada  enkarnasyonlarımız olması lazım diye düşünmesi gerekirdi. Ama her seferinde bu “ben” dengeyi kabul etmeyi red etti.

Bu “ben”, gerçeklikten çok uzağa gider. Bugün de, Sahaja Yogaya geldiğimiz zaman, insanları görüyorum, hızlı büyümüyorlar. Bu “ben” yüzünden soruları var, şüpheleri var, problemleri var. Bu orjinal günah yüzünden insanlar çok hızlı büyüyemezler.

Bu “ben tekim, ben özgürüm. Neden bu?, Neden şu?”. Soru soracak olan sen kimsin? Seni kim yarattı? Kendini, kendin mi yarattın?

İnsan olmak için ne yaptın? Neden Tanrı’ya karşı bu tür egoist davranışlar var?

Tanrı neden bizi yarattı? Neden bu şey?

Sen kimsin ki soru soracak olan? Ama bu böyle, sorgulama devam ediyor ve bu tür insanlar Sahaja Yoga için çok tehlikelidir. Eğer Puja’ya gelmeleri gerekirse Ben endişelenirim, Puja’ya bir şey olacağından değil ama bizler, onları tamamıyla kaybedebiliriz. Bu tür egoist, aptal insanlar kaybolurlar. Benim Anne olarak onlara karşı basit bir şevkatim ve sevgim var, üzülüyorum çünkü onlar kurtulabilirlerdi. Ama bu sorgulayan akılları onları boğabilir. İnsanların yarattığı esas orjinal günah budur.

Bunun dışında hayvan konumundan bu konuma geldiğimiz içinde problemlerimiz vardı. O yüzden içinizde hayvani vahşi şartlanmalar var.

Sonrada tarihte aynı bu Sayın “Ben”, tarafından yaratılan diğer şartlanmalara gittik, kurumlar yaratan, dinler organize eden, örneğin Hıristiyanlığı ele alın.

İsa egonuzu kırmak için buraya geldi.

Ama tam tersi insanlar bununla bir ego inşa ettiler. Şimdi Sahaja Yoganın, bir Hıristiyan Sahaja Yogası veya bir Hindu Sahaja Yogası olduğuna inanan bazı Sahaja Yogiler var. Hala bununla oyanıyorlar, bununla oyanıyorlar, bu bir Hıristiyan Sahaja Yoga. Hıristiyanlar için o Hıristiyan Sahaja Yogası  olmalı, Hindular için o Hindu Sahaja Yogası  olmalı ve Müslümanlar için bu bir Müslüman Sahaja Yogasıdır, o İslamla bağlantılı olmalıdır, kendi şartlanmalarından kurtulamazlar. Bu yüzden bunun bağlantılı olmalıdır. Orada her şeyi açıklanmalıdır. Bundan kurtulamazlar, gördünüz mü. Bu Katolik Sahaja Yogası da olabilir veya Protestan Sahaja Yogası. Bundan daha da derin olabilir.

Bunun gibi, bakın, bu devam eder. Yani siz Sahaja Yogayı kendi kategorinize çekiyorsunuz, kendi küçük bardaklarınıza. Ama bu sadece bunun tersidir. Sahaja Yoga okyanustur, evrensel bir şeydir, o bir Maha-Yoga’dır. Hıristiyanlar için, Hindular için, Müslümanlar için demek değildir. Onlar gibi insanlar içindir. Hıristiyan, Hindu ve Müslüman olan hayvanlarınız oldu mu? Bütün bunlar sadece orjinal günahtan kaynaklanıyor, yani bizler bir şeyiz, bizler Hıristiyanız, biz Hinduyuz, biz Müslümanız. Sahaja Yogada, kişi anlamalıdır ki, anlamanız gerekir ki bütün nehirler, ister Ganj nehri, ister Yamuna nehri veya Thames nehri veya Danube nehri olsun, her nehir, onların hepsi  aynı okyanusa akar ve okyanus olurlar. Derler ki,  bütün nehirler Ganj nehrine aktığı zaman, onlara “Surasari” deriz, yani Tanrıların nehri demektir. Artık kimse onları, oralardaki kollarının farklı isimleriyle adlandırmıyor. Aynı şekilde Sahaja Yoga okyanustur. Onu adlandıramazsınız. Onun kimliğini başka şeylerle bulmaya çalışmayın. Eğer bunu yapmaya başlarsanız, o zaman aklınız o küçük bardak olmaya başlar. İlaveten, şayet organize olmuş bazı dinlerden geliyorsanız, şunu anlamanız çok önemlidir ki, organize dinler bardağınızı daha da bile sertleştirir, okyanus içinde çözünmez. Eğer organize olmamış bir din ise, o zaman topraktan yapılma bardağınız bu okyanus içinde çözünebilir.

Ama eğer o katı ise, güzel bir porselen, – Meissen – imkanı yoktur. O zaman bütün bu şartlanmalara yapışıp kaldınız demektir, tüm bu katılık ve o zaman bu çok zordur. Her zaman İsa’yı getirmek zorundasınız veya Muhammed’i getirmek zorundasınız Zoroasteri getirmek zorundasınız veya orada size yol gösterecek olan birini. Şimdi sizin rehberiniz sınırsız olan ruhunuzdur. O yüzden onlardan birini getirmenize gerek yok. Hepsi içinizde, sizin bir parçanız. Ama tek bir kişiye yapışıp kalmak büyümediğinizin bir işaretidir.

Biliyorsunuz ki, siz hepinizsiniz. İçinizde uyanmış olan Shri Krishna’nız var, içinizde İsa var, içinizde Ganesha var, içinizde Brahmadeva var ve içinizde Muhammed var. Bunların hepsine sahipsiniz. Musa, her biri içinizde, O yüzden nasıl tek bir kişi ile kendinizi tanımlayabilirsiniz? Bunun nedeni hala şartlanmalarınız var ve onu kendi şartlanmalarınıza sürüklemek istiyorsunuz. O yüzden onu,  şartlanma olmayan bir pozisyona getirin. Kendi şartlanmalarımızın fazlası ile kendi tarzımızda çalıştığını görebiliriz çünkü insanlar olarak, bizlerin kapalı bir hizip oluşturma adetimiz var, yeter ki bizim olsun, ilk olarak kendimizi “Ben”, “Ben XYZyim” diyerek kapatırız. Sonra şöyle diyerek bir araya toplanabiliriz,  “Biz, deyin ki, çatal bıçak kullananlarız”. Çatal bıçağı sadece şu biçimde kullanan insanlar orada olacaktır, bu biçimde kullananlar başka bir şekilde olabilirler. Bakın, bu böyle devam eder, bu insanları her tür aptallıkları bir araya gelmelidir. Tamam, istediğiniz şekilde kullanın, hiçbir şey değişmez. Aynı yemekleri yersiniz, aynı şekilde sindirilir, aynı şekilde işler. Ancak dışarısı söz konusu olduğunda, insanların faaliyetlerine gelince, çatalı ve kaşığı farklı biçimde tutarlar, biri ellerini, diğeri parmaklarını kullanacaktır ve bazıları bilemiyorum, hançerlerini kullanabilir. Bilmiyorum hangi sınırlara dek ilerleyeceklerini nasıl idare ediyorlar. İşte bu odur. Bir şey yaparken, herhangi bir şey yaparken, o zaman sadece insanlar bunu kapalı bir çember yaparlar,  “biz şöyle yaparız, onlar böyle yaparlar”,  bu  nasıl- bir başka kurumun veya insanları metodu.

Gruplaşma her şeyin en kötüsüdür ve doğanın yasalarına aykırıdır. Görünüşünüz açısından bir birey olabilirsiniz, saç renginiz açısından veya göz renginiz açısından, Tanrı sizi o şekilde yarattı. Ama yarattığınız diğer tüm şeyler ölü. Yarattığınız tüm bir araya gelme metodlarının kesinlikle hiçbir değeri yok. Onlar sadece efsane. İçinde hiçbir gerçek yok, ilgilenmeye değecek hiçbir şey olmayacak. Bu sadece bir efsane!

Onun için kişi anlamalıdır ki, Hıristiyan Sahaja Yoga olan bir Sahaja yoga veya Protestan Sahaja Yoga olan veya Katolik Sahaja Yoga gibi bir Sahaja Yoga yok. Bunu, insanların kolektiviteden konuştukları çok süptil bir noktada görüyorum ki, kolektif olmadığımızı da insanlar anlamıyorlar çünkü bir çok yaftamız var, bakın, bizlere yapışmış olan, kendi yaptıklarımıza dair şartlanmalarımız gibi. İsviçre’de olabilir, Avusturya’da olabilir veya Roma’da olabilir veya Hindistan’da olabilir, her yerde. Bu şartlanmalardan kurtulmamız lazım. Şunu bilmeliyiz ki , bizler Tanrı tarafından yaratılmış olan insanlarız ve içimizde  gerçek olan ne varsa, Onun tarafından yaratılmıştır. Bu bizlerin olması gereken tek şeydir ve geri kalan tüm şartlanmaları bırakmaya çalışmalıyız.  Her şey tamamlayıcıdır. Bu yerden bir şeyler öğrenmelisiniz, bu yerden bir şeyler öğrenmelisiniz. Her yerden öğrenilecek bir şeyler vardır. Kimi insanlar tarafından bir şeylerin daha yüksek veya daha alçakmış gibi değerlendirileceği hiç bir şey yoktur.  Ama şüphe yok ki, nerede bu ego daha fazla geliştiyse, bu orjinal günah daha fazla gelişti, bu tür insanların daha fazla şartlanma geliştirmiş olması ihtimali var. Doğal olarak şartlanma daha fazladır. Veya onların din hakkında, Tanrı hakkında tüm bu hareketlenmedikleri yerlerde ve buna yapıştıkları yerlerde, diyebilirsiniz ki, Afrika gibi ve tüm bu yerlerde bu şartlanmalar olabilir, şartlanmalar Adibhautik adı verilen başka güçler sebebi ile olabilir, bu Tanrı`nın yarattığı şeylerden yaratılanlar anlamına gelir. Tıpkı, onlar eğer mehtap görürlerse, mehtaptan korkarlar. Eğer ağaç görürlerse ağaçtan korkarlar. Doğa hakkındaki bir tür efsanevi fikirler. Bakın, hep bildiğiniz gibi iki stil vardır. Biri, doğa hakkında efsanevi fikirler yarattıkları yer, doğanın efsanevi tarafı ki bu, Adibhautik tir ve Adidaivik sizlerin üretebileceği efsanevi fikirlerdir, sen Tanrısın, siz Devalarsın ve sizler bunu yaratmak istersiniz. “ben şuyum, ben buyum.”

Çalışmakta olan iki tür şartlanma vardır ve modern zamanlarda bu her iki tarafta da böyle bir karışıklık var. Nerede hareket ettiklerini bilmiyorum. Mesela geçen gün Viyana`da bir mezarlığa yaklaşıyordum ve şaşırdım bu bir mezarlıktı ama sağ Swadishthana catch vardı.

Ben de şunu dedim: “Herhalde bütün bhootslar harekete geçti şimdi çünkü bir mezarlıkta nasıl sağ swadistan olur, anlayamıyorum”. Bu böyle izah edilebilir çünkü şimdi bütün bhootlar harekete geçtiler veya tekrar doğdular, bakın.  Yüzlerce kere ölmüş olmalılar, mezar ardına mezar meydana getirmiş olmalılar ve sadece boş mezarlar var ve şimdi onlar aktifler. Veya belki de bhutalar kendileri aktifler, artık orada değiller, hepsi oradan kayboldular. Bu olabilir.

O yüzden şimdi, kendi anlayışımızla değil veya ne düşündüğümüzle veya bu beynin vasıtası ile ne anladığımızla değil, vibrasyonlarımızla yargılamalıyız. Sorular sorarak veya çok fazla konuşarak Sahaja Yoga’yı anlayamazsınız. Sahaja Yoga için vibrasyonları alabileceğiniz, vibrasyonları hissedebileceğiniz, onlarla tam olarak bir uyum için olmak zorunda olduğunuz süper konumda bir aklınız olmalı. Eğer hala bu egonun yaftası varsa, hala Sahaja Yogayı çok fazla sorguluyorsanız ve kendinizin bir sonu olmadığını düşünüyorsanız, böyle bir kişinin pujalara katılmaması daha iyidir, puja’ya girmesin.  Kendi için daha iyi olur.

Şüpheleri olan birisinin Puja’ya girmeyecek olması kendisi için iyidir çünkü Puja sadece, vikalpanın olmadığı, aklınızda şüphe olmadığı ve aklın Nirvikalpa adı verilen konuma ulaşmış olduğu, buna erişmiş olan kişiler içindir. Eğer hala aklınızda şüpheler varsa, aklınız hala çok kuvvetlidir ve bu sizi aşağıya çekecektir.

O zaman Puja’dan evvel de aklınıza sessiz olmasını söyleyin, Ona şimdi konuşmamasını söyleyin. Ona şunu deyin: “Şimdi sessiz kalman daha iyi olur, şimdi benim yükselmem lazım ve Tanrı’nın kutsamalarısını almam lazım. Bu yüzden sadece sessiz kal ve eğer sen sessiz kalamazsan, o zaman ben yükselemem.“

Ben size bir çok kez söyledim, o bir eşek gibidir, akıl sadece bir eşek gibidir. Eğer bir  eşeğin ardından giderseniz, sizi tekmeler, Size, sen kötü bir adamsın, sen en kötü adamsın diyecektir, tüm bu kendine acıma üstünüze gelecektir. Şayet eşekle ilerlerseniz, o size doğru kulaklarını uzatır ve bir ego gibi onu tutarsınız, gördünüz mü, İstediğiniz her yere gidebilirsiniz, ne isterseniz yapabilirsiniz, “Bunda yanlış olan ne var ki”. Bu sizi kontrol etmeyecektir. Eğer eşeğin üstüne oturursanız, nasıl halledeceğinizi görmek için sizinle hala oynayacaktır. Bu yüzden eğer bakışlarınızla veya dikkatinizle veya herhangibir yerde veya dilinizle veya duyularınızla aklın oraya buraya gitmesine izin verirseniz, diyecektir ki, tamam, kenardaki otları yiyecektir, hareket etmeyecektir. Otları yemeye bu tarafa gidecektir, şu tarafa.

Gregoire: Bu aşamada, Siz konuşurken, ingilizce anlamayanlar için hızlıca Fransızcaya tercüme etmeli miyim?

Shri Mataji: Oh, her şeyi tercüme etmek istiyorsun?

Gregoire: İki dakikada yapabilirim.

Shri Mataji: Sanırım daha sonra, Gregoire, sonra tercüme edebilirsen daha iyi olacak, çünkü akış şimdi daha iyi, tamam mı?

İşte bu eşek. eşek çimen yemek ister. Biliyor ki onun çimen yemesine siz aldırmıyorsunuz. Tamam, etrafta dolaşır, çimen yer, her türlü pisliği yer, o her ne ise. Her ne yemesine izin verirseniz, yemeğe devam eder, her türlü pisliği, her türlü pis düşünceleri, her tür pis düşünceleri, sorgulamadan her tür şeyi, görüyormusunuz. Sadece Sahaja Yogada, buraya gelirler ve soru sorarlar ama pislik ve pasak yemek zorunda oldukları, kutsal olmayan her tür şeyi yaptıkları, günah olan şeyleri yaptıkları zaman değil, o zaman asla soru sormazlar. O zaman “Bunda ne var ki?” diyeceklerdir. Ama Sahaja Yogaya gelince soru soracaklar.  Sahaja Yoga kutsalın en kutsalıdır, en yücenin yücesidir. Sadece bu kapılar size açıktır, işte bu şekilde onu alabilirsiniz, aksi mümkün değildir, tüm insanların buna erişmesi yasakalnmıştır.

Benim ayaklarımı yıkayan su ambrosia`dır, “tirtha`dır”, eski günlerde bu su doktorlara bile yasaklanmıştı, Vaidya`lara izin verilmezdi ve bunun için savaşmaları lazımdı. Sadece Tanrıların bu suyu içmesine izin verilmişti. Sadece Tanrıların bu suyu içmesine izin verilmişti.

Bu gün Tanrıların pozisyonuna yerleştirildiniz. Ama bunu yapabilecek ehliyette misiniz? Bunu hak ediyor musunuz? Veya hala sorguluyor musunuz? Hala problemleriniz var? O zaman bunun size yasaklanması daha iyi. “Ambrosia”yı alabilmeniz çok nadir bir şeydir. Bu Devi Pranaya Bhajwatana`nın içindedir, şayet okursanız, onların bunu almaları yasaklanmıştı. İşte ne olduğu budur,  akıl bir eşek gibi gider. Ama şayet eşek kimin binici olduğunu biliyorsa, kimin yolu bildiğini, o zaman aklını nasıl kontrol edeceğini bilir ve nereye çalışması gerektiğini bilir. Aynı eşek, aynı enstrüman, aynı kurum, sizde olan aynı şey sizi çok rahat bir şekilde oraya daha hızlı ulaştırır. O zaman bu gün aklınıza, zihinle oynamanın artık yettiğini söyleyin. Şimdi bizler Tanrı’nın krallığında olmak istiyoruz. Aklınıza söyleyin, tamamen, aklınıza söyleyin. Bu önemli. Bu sizi her türlü şeye götüren akıldır, size her türlü pisliği, kiri verdi ve her şeyi. Bu yüzden sadece aklınıza söyleyin.

Tanrı sizi korusun !

Şimdi bugünün teması, içimizdeki masumiyetimize ulaşmak zorunda olduğumuzu söylemeli ve Virata’nın masumiyetini hissetmeliyiz. Ganesha Virata meselesi için, diyebiliriz ki, Virata Ganesha, ki orada, Virata’da, masumiyeti hissetmeliyiz, böylece bizler masum olduk. Günahlarımız yıkandı, masumiyetimiz tarafından temizlendik ve “ben- lik” sizlerde yok oldu. Orjinal günah bizlerden akıp gitti ve Swadishthan günahı bizden temizlendi ve bizler, Tanrı’nın onurlu çocuğu olan ve bu yaratılışın mükafatı olan bu güzel varlık olduk.

Tanrı sizi korusun!

Şimdi tercüme edebilirsin, Gregoire. Tamam. Tercüme edebilirsin. Biliyorum uzun ama bazen akış korunmazsa gibi hissediyorum.

Gregoire: Özür dilerim, Anne, Araya girmemeliydim.

Shri Mataji: Hayır, Tamam, Tamam.

Shri Mataji: Tekrar çalabilirsin ve bu arka planda onu alçak düzeyde tutabilirsin – böylece spontan olarak bir şeyler söylemeye devam edebilirsin. Bu uygun olacak mı? Tekrar çalmak? Bu sana uygun bir …

Gregoire: Ben sadece üç dakika Fransızca için ve üç dakikada İtalyanca için düşünüyordum, çok özet şekilde.

Shri Mataji: Yapabilirsin?

Gregoire: Yapabilirim, evet.

Shri Mataji: Tamam. [Gregoire, tercüme etmeye devam eder]

Shri Mataji: Bir çok insan bana sorar, daha önce de, “Anne, biz neden böyle olduk? Neden Tanrı bizi tüm bu hataları yapmaksızın kendimizin farkında olacağımız şekilde yaratmadı? Ve neden bizler tüm bu acımasız çevrimin içine girmeliyiz?”

O zaman, Ben, Tanrıya itaat etmediğinizi, orjinal günahı işlediğinizi söylemek istemedim.  Aksi halde şeyler farklı bir yolla çalışmış olacaktı, bu kadar uzun şekilde olmayacaktı. Çünkü onlara bunu söylersen, o zaman onlara başka bir şey olur, sol kanal olurlar ve orjinal günah nedeni ile suçlu hissetmeye başlıyorlar, bakın. Bu nedenle bizler egodan bunun orjinal günah tarafına sıçramak zorundayız. Ama eğer bu kısımdan kaçınırsanız, başlangıçta, size verilmiş olan bu özgürlük olmaksızın, evrim olamazdı. Gördünüz mü? Çünkü ilk test edilen özgürlükdü. Size bir özgürlük verilmişti, yaşamak için güzel bir yeriniz oldu,  Eden (cennet) bahçesinde Tanrı’nın tam koruması altında yaşadınız, diyebilirsiniz ki, güzellik içinde, … orada her şey muhteşemdi, Orada hiçbir şey eksik değildi. Ama buna rağmen, insanoğlu, özgürlüğünün olduğu zaman, sadece bu özgürlük test edilecekti, derhal kaba olan bu şeyleri aldılar. İşte o zaman bu şekilde Tanrı tüm planları değiştirmek zorunda kaldı çünkü sahip oldukları bütün kutsamalara rağmen yaşamda,  aşağı seviyede olan şeyler onları cezb ediyordu. Bütün düşmanlık ve diyebiliriz ki, tüm hayvani duygular, diyebiliriz ki, insan oğlu için hala cezb edicidir ve en şaşırtıcı olan buydu. Bu şeylerin olduğu zamanda, doğal olarak özgürlüğün kendisi gelişme-düzelme testine girmeliydi. Ve bu test, insanoğlunun meydana gelmiş olan tüm yaratılışı idi. Ama onlara, bir problem yaratmış olanın sadece orjinal günah olduğu şeklinde, bütün bunları onlara anlattığın zaman, onlar “Oh, Tanrım, orjinal günahı neden yarattın ki?“ gibi hissederler. Bu yüzden evrimsel süreciniz için, bunun kaçınılmaz olduğunu, özgürlüğünüzün test edilmesi gerektiğini söylemek daha iyi çünkü eğer supreme -en yüksek özgürlüğün içine girmeniz gerekiyorsa, ilk önce buna dayanıp dayanamayacağınızı bilmek zorundasınız. Ve bunu görerek, … bu nedenle insanoğlu için bunun içinde büyümek, insanoğlunun hiçbir şeye dayanamayacağını anlamak yıllar sürdü, O özgürlüğe dayanamaz, paraya dayanamaz, mevkiye dayanamaz, konfora dayanamaz, hiçbir şeye dayanamaz.

İşte şimdi  Sahaja Yoga’da dahi gördüğümüz şey bu. Onlar rahata kavuştukları zaman  sadece oturuyorlar. Maddi zenginliğin her hangi bir kutsamasına eriştiklerinde, tekrar daha önce olduğu gibi olacak, aynısı, Eden bahçesi size geri geliyor ve o size geri gelmeye başlayınca, siz tekrar aynı konuma dönüyorsunuz. Bu iyi değil. Şimdi şunu anlamalısınız ki, yüksek seviyede olmalısınız, bu sayede tüm bunları vakıf olmak zorundasınız. Hiçbir şey önemli değil, hiçbir şey önemli değil, sadece ruh önemlidir. Sadece o zaman bundan kurtulabilirsiniz…. Bu aynı zamanda sizi yoldan çıkaran bir şey olarak da hareket edebilir.

Size gelen tüm kutsamalar yoldan çıkan şeylerdir. Bu yüzden hazırlıklı olmalısınız. Hiçbir şey Ruhunuzdan daha önemli değildir, bakın.  Biz ruha ulaşmak için her tür şey için hazırlandık. Hangi kutsamaları veya herhangi bir şey elde edeceğimize aldırmıyoruz ama  istediğimiz şey, hiçbir şeyin peşinde koşmayan, maddi şeylerin peşinde koşmayan ruhun özgürlüğüdür.  Böylece siz, lambanın kendisi ile ilgilenmeksizin, ışık veren bir lamba gibi olursunuz. Lamba altından da olabilir gümüştende veya başka bir maddeden, o yanabilir, ışık, çamurdan yapılmış bile olsa. İşte Sahaja Yogiler tarafından ulaşılması gereken şey, anlaşılması gereken budur çünkü bu çok istikrarsız bir konum ve Ben burada insanların tekrar aşağıya sürüklendiklerini görüyorum.

Şimdi, bu nedenle bizler kendimizi mütevazileştirmeliyiz, şunu söylemek, “Anne, bu güne dek hiç bir şey bilmiyorum, Ben bilmeliyim.” Çünkü bu sizin bilmediğiniz kökün bilgisi. Bu sizin için yeni bir bilgi. Bununla ilgili neyi sorgulayabilirsiniz ki, hiçbir şey bilmiyorsunuz. Sizin kökün bilgisini bilmeniz lazım, o yüzden kendinizi mütevazileştirin ve ancak o zaman bu yeni büyümenin kutsamalarını alabilirsiniz. Bu içsel olan büyümedir, içerden, Antar Yoga. Alçak gönüllü olmadığınız sürece bu çalışmayacaktır. Alçak gönüllü olmalısınız, çünkü siz soru sormaya başlar başlamaz, soruyu soran egodur. Bu yüzden onun içinde büyümek için alçak gönüllü olun ve köklerin bilgisi ile ileri gidin.

Şaşırtıcıdır ki Hindistan’da sadece gerçekten aranan bilgi olmuştur ve insanlar çok  derinlere gittiler.  İşte bu yüzden onların her biri Hindistan’a gelmeliydi. İsa bile insanların bunu nasıl aradıklarını bilmek için, onlara yardım etmek için, destek olmak için Hindistan’a geldi. O yüzden, (ulaşmanın) daha fazla mümkün olduğu bölgede kökün  bilgisinin tamamlanması önemlidir.  Köklerin  bozulmadığı yerde bunu yapmak daha kolaydır ve işte insanların bunu araştırdıkları ülke hangisi idi, Hindistan.

Ama onlar tekrar büyümeye başladıkları zaman, aptal ve budala oldular ve onları gördüğümüz zaman, onları görülür, onlar dışardalar. Ama kahinlerin – peygamberlerin Hindistanda ne kadar olağan üstü bir iş yaptıklarını görmeyiz, olağan üstü. Demek istiyorum ki, onlardan birini alın ve bu size Sahaja Yoga hakkında tam bir fikir verme hususunda yeterli olacaktır.

Basit bir kişiyi alın, çok sade birisi, Sai Nath, ki o, bakın, çok sade ama nasıl olağan üstü bir bilgi okyanusuna sahipti. Eğitilmiş falan bir şey değildi. Hiç kimse nerede doğduğunu bilmez, ne olduğunu, nereden geldiğini, nerede yaşadığını ve bu yaşa nasıl geldiğini bilmez.  Kimse Onun geçmişini bilmez veya Adi Sankaracharya`yı ele alın veya Kabira`yı alabilirsiniz veya herhangi birini. Örneğin, Machindranath`ı alın.  Eğer Machindranath hakkında okursanız, bilmeyeceksiniz, onun  verdiğinin bir tür gizemli bilgi olduğunu düşüneceksiniz. Onların yaptıkları olağan üstü bir iş. Onlar bütün sola ve sağa gittiler ve her şeyi yaptılar, her tür deneyimi. Onların NavNath lar hakkında, Dokuz Natha hakkında ve  Machindra’nın hayatı hakkında yazdıkları kitaplara bakarsanız, Machindranath öyle derinlere gitti ki ve o kadınların hükümdar oldukları yerler hakkında da çok şey buldu. Sanırım bu Belgian sarayı olmalı (Belçika?), kadınların hükümdar ve kocaların sadece lahana gibi oldukları bu yerde bulunmuş olmalı. Şu, bu ve onun keşfettiği her tür şey ve sonra ne oldu ve o nasıl bunu tedavi etmeye çalıştı.

Bu başka yönde bir hareket, bakın, kökün istikametinde. İşte bu köklerin nasıl ilerlediği ve orada, burada böylesi korkunç ağaçların nasıl yükseldiği ve nasıl çalıştığıdır. Onların işlerini anlamak sembolik bir şey gibidir. Bu güne dek onların yaptıkları işin büyüklüğünü görmeye muktedir olamayan insan aklı için, sizler gerçekten çok derin ve çok içine nüfuz eden bir yapıda olmalısınız. Görmek mümkün değildir. Adi Shankaracharya’nın tarif edişine veya hatta Markandeya’nın Annenizi tarif edişine bakarsanız, küçük küçük şeyleri nasıl da görebildiği fevkaladedir. Nereden, hangi açılardan. Annenin her bir küçük kısmını bir çocuğun görebileceği gibi görebildi, bakın, kesinlikle Anneye yakın. Bu masumiyetin tam ve mükemmel olduğu anlamına gelir. Aksi halde onların gördüğü bu noktaları göremezsiniz, Annenin bu üç katmanı gibi tüm bu küçük şeyleri. Herhangi biri nasıl görebilir ama çocuk annelerin bu üç katmanının orada olduğunu, onun bedeninde üç katmanı bulunduğunu görebilir. Sadece bir çocuk görebilir. Bu olağanüstüdür. Sizlere anlatıyorum, bu olağanüstüdür, bu masumiyet, onların nüfuz edişleri ve cesaretleri. Bu içe işleyiş içeridinde büyümek gerçek bir cesaret gerektirir.

Bu yüzden masumiyet kişinin her şeyden önce ilk olarak ulaşması gereken şeydir ama bu İsa vasıtası ile veya Ganesha vasıtası ileymiş gibi olmamalıdır, buna sahip olacak olan  siz olmalısınız. Bu demektir ki, siz, siz masumiyetsiniz. Bunu söylemek zorunda değilsiniz, birisi vasıtası ile gelmek zorunda değilsiniz. Siz busunuz, siz sadece doğrudan sahip olabilirsiniz. Aydınlamamış insanlar için, aptal insanlar için, doğrudan ulaşamayan insanlar için bu bir iştir –ticarettir. Siz hepiniz doğrudan ona ulaşabilirsiniz. Bu sizin kutsamanızdır, tüm bu doğrudan ulaşabilecekleriniz en yüce şeydir. Ama sizlerin çok süptil olabileceğiniz, çok sukshma olabileceğiniz masumiyet konumuna ulaşmalısınız çünkü masumiyet, Yaşam Ağacının bilgisini, köklerin bilgisini bilmek için tüm alanlara  gireceğiniz en süptil şeydir. Bu  egoist saçmasapan insanlar için değildir. Onlar rakshasa oldular, size söyleyeyim, onlar rakshasalar.

Bu yüzden bizler onların yolundan gitmeyeceğiz, bizler aksi istikametteki yoldan gitmeliyiz. Kendi içimizde alçakgönüllü olmalıyız ve masumiyetinizi uyandırmaya çalışın, bu hemen kutsal masumiyettir, içinizdeki pavitra masumiyettir. Şaşıracaksınız ki, Sanskritçede masumiyet için bir kelime yoktur.

Çünkü onlar için kutsal olan, kutlu olan her ne ise, her şey onun içindedir. Masumiyet için ayrıca bir kelime yoktur çünkü bunun gibi hava içinde var olan bir masumiyet olacağını onlar düşünemezler.  Bu içerde olan bir şey olmalıdır, bakın, o her zaman içinde sadece bunun gibi içinde su bulunan bir tür fincan gibidir. Bu yüzden onlar düşünemezler, suyun böyle havada asılı olduğunu düşünemezler, bakın. Onun bir fincana sahip olması gerek. Bu nedenle, “hayırlı zaman”, “hayırlı kişi” veya  “hayırlı şey” diyeceklerdir. Her şey içindedir, konteyner – (içine yük konulan kap), bir konteyner gibi. Masumiyet sahibi olabilecek olan konteynerdir.

Şimdi, hayırlı olmak. Tekrar, hayırlı, bu bir sıfattır. Bu katı bir masumiyettir gibi söylenilebilecek bir şey yoktur, shubha. Shubhanın kendisi bir sıfattır, masumiyet için bir isim yoktur. Masumiyet olabilir ama masumiyetin kendisi onlar için mevcut değildir çünkü o her yerde mevcuttur, bu masumiyettir. O öylesine daha geniş bir fikirdir ki. O, Virat Ganesha`nın daha geniş olan tasavvurudur.  O tüm Virata`nın içinde olduğu zaman, nasıl Onu masumiyet olarak indirgersiniz. Çok daha süptildir, bir isim haline getirmek için çok süptildir. Bir şey için çok süptildir ve bizler bu süptillik olmalıyız.

Tanrı hepinizi kutsasın!  Tanrı hepinizi kutsasın!

(Şimdi, Puja protokolü başladı. Aşağıdakiler, Puja protokolü sırasında Shri Mataji’nin yapmış olduğu bir kaç açıklamadır.)

Ayaklarımı yıkamaya başlayabilirsiniz. İlk olarak, ne yapabiliriz, Ayaklarımı yıkamamış olanlar ellerini kaldırsınlar – şimdiye dek. … O yıkadı mı (Sahaja Yogi:Herkes yıkadı) Herkes yıkadı. O yıkamadı? Tamam, gel.

İlk önce böyle. Pujaya başladığınız zaman onu kaldırabilirsin. Bu gün, sanırım herşeyden önce, Pujamı yapmak isteyenler, herşeyden önce Ayaklarımı yıkamaya karar verdiler. Ve sonra siz Ayaklarımı yıkayabilirsiniz.

Pujayı yapmak isteyenler kimler? Sen. Ve kim? Karın. Haydi ilk olarak Ganesha puja için Machindranath`ı alalım.  Başka kim? O puja yaptı, bu bayan? Bir tane oradan alabiliriz, o İsviçre`den, diğeri Roma`dan, iki kişi. Bu size yardım edecek. Tamam. Bırakın buraya gelsin, İsviçre`den.

Guido`yu alabiliriz, ….dan, Guido, yere oturabilirmisin? Yere oturabilecekmisin? Oturabileceksin? Tamam. İki kişimiz olacak. Tamam? Şimdi burada yardım etmelisiniz. Tüm bu şeyleri dışarı çıkartın, şimdi (…)

Haydi gel. İlk yapman gereken şey kendi ayaklarını yıkaman. Sonra Benim Ayaklarımı yıkayacaksın ve geri dön. Hepiniz tek tek gidebilirsiniz. Tamam?

Saatini çıkarman daha iyi. Adın nedir? (Sahaja Yogi:Giovanni) Çok iyi. Tanrı seni kutsasın. Şimdi vibrasyonlarına bak. Ellerinle, bak. Tamam, iyi. Tanrı seni kutsasın.

Ona biraz su verin.  Bu suyu orada olabilir, yıkamak için. (…) O buna konabilir veya başka bir şeyiniz var mı, bir sürahi veya bir şeyler. Veya bunu olduğu gibi dışarı alabilirmiyiz.

Eğer yapabilirseniz. (…) Bunu dışarı çıkarabilirsiniz ve orada dökün. Onlardan bahçeye dökmelerini isteyin. Sonra herhangi biri gidip onu bahçeye dökebilir ve onu yıkayıp getirin. Sen onu yıkayıp getir.

Machindranath, sen buraya gel. Buraya gel. Çalışman gerek. (…) Şimdi iyi, Şimdi işte bu. O işini yaptı. (…) Yakına gel, Ayaklarımı ovala. Ah, iyi. Tamam. Şimdi bitti, bu tamam, bunu yaptı. Onu alın.

Onlar neşe duyarlar, bundan neşe duyarlar. Ah, evet. Şimdi Kundalini nerede? Tamam, şimdi bırakın gitsin, buradan alın. Şimdi yapabileceğiniz şey, Ayağımı su ile yıkamak veya biraz daha su alın (çünkü) Machindranath zaten onu döktü. Bunu herkesin Sahasrarasına koyabilirsiniz. Bunu herkesin Sahasrarasına koyun. Şimdi Ayağımı yıkayın. Ellerinizi ovuşturun sonra benimkini, bu şekilde ovun. Elleriniz ovuşturulmalıdır. Solunuzu ovun çünkü … sol kanal, solunuzu daha fazla ovuşturun.

(Mantraların ezberden okunması başladı)

(Shri Vishnu`nun isimlerinin ezberden okunmasına başlandı)

Bunlar yirmibir isim, evriminizin, dharmanızın görünümü olan Shri Vishnu`nun yirmibir ismi. İlki yaşatma-besleme ve sonra evrim. Bu içinizdeki Babadır. Bu yüzden sizler ilk önce hepiniz,  kendi evriminizi arıyorsunuz. Biz yirmibir güce dua ediyoruz, Tanrının bu Baba görünümü olan yirmibir güce dua ediyoruz. Yirmibir güç. Bunlar içimizdeki evrimin yirmibir gücünü temsil eden yirmibir isim. Sushumna kanalı yirmibir güce sahiptir. Fransızcaya tercüme edebilirsiniz, daha iyi.

Vishnu, Vishnu, Bu Vishnu gücüdür veya diyebiliriz ki, Narayana, Vishnu, Baba.

Bu sağ kanalınızı yükseltmek içindir çünkü aktivite şimdi devam ediyor. (Gayatri Mantra okundu sonra)

(Devi Mahatmya dan Shri Durga için mantraların ezberden okunması)

Krita Yuga. Bu Krita Yugadır. Krita, ne zaman nerede etkili olacak, ne zaman nerede etkisi olacak demektir. İş yapılacak. Bu Yugadır, onun yapılacağı zamandır. Krita Yuga. Bu Kali Yuga ile Satya Yuga arasındaki özel bir zamandır. Krita Yuga şeylerin yapılacağı zamandır, iş yapılacak. Yeniden Diriliş zamanı elleriniz konuşacak. İşte olay bu. Bakın. Bunu tercüme edin. Krita Yuga. Kri, yapmak anlamına gelir.

(Machindranath`ya) Buraya gel, otur. Puja yapman lazım. Yakına gel, buraya gel. Bu tarafa gel. Puja yapman lazım. Tamam mı.

Anne çocuğu yere bırakır. Tamam,  Çicekler için heyecanlandı, bu çocuk.

Ganesha Atharva Sheersha

Twam bhoomi rapo… Anne açıklama yapmak için Atharva Sheershayı durdurdu.

Bakın, svatojayte, prensip anlamına gelir, tüm evrendeki prensibi uyandırısınız, evrenin prensibi ve Pratye, siz aynı zamanda bunun deneyimini de verirsiniz anlamına gelir, bu sayede O prensibi üretendir ve aynı zamanda size bunun tecrübesini de verir. (İtalyancaya tercüme) Pratye, pratye kanıtlayan deneyimdir, sizin mevcudiyetinizi kanıtlar, bakın. Siz kendi pratyenizi kazanırsınız, bu sizin mevcut olduğunuzu kanıtlayan kendi deneyiminizi kazanırsınız anlamına gelir.

(Yogi Ganesha Atharva Sheershanın tercümesini okuyor)

Shri Mataji: Tercüme, birisi okumalı. Gregoire, Sanskritçesini okuyabilir misin. Böylece o başladığı zaman, bu Brahma Twan, bu nedir? (SY: Twam Brahma, twam Vishnus, twam Rudras…) O, Rudra olarak adlandırılır, bakın? Sadashiva olarak değil, bakın, çünkü Rudra konumunda, çünkü O her şeyin Tattwa`sıdır. O Tattwadır. O prensiptir. Rudra.. (Ekadasha Rudra ya işaret eder)

(Shri Ganesha`ya duanın Tanrısal Özünü -Divine Essence okurlar)

Shri Mataji: Bu, “Sen insanın içindeki Tanrı” olmalı. Bu daha iyi olacak. İnsan içindeki Tanrı. O bir insan değil ama her ihtimalde, Onu nasıl çağırabilirsiniz.

(Shri Mataji, Mangala sutra ister.)

Shri Mataji to Machindranath: Haydi Mangala Sutrayı o taksın.  O bir … Shri Ganesha Mangala Sutra verme gücüne sahiptir. Bana bunu tak. Yakına gel. Teşekkürler.

(Açıklama: Mangala sutra Sanskritçe bir kelimedir ve Mangal, kutsal, hayırlı  anlamına gelir. Sutra, ise ip demektir ve kutsal bir kolyedir. Üzerinde bu kolye bulunan bayanın evli olduğunu gösterir.  Mangala sutra` ya önem verilmesi ilk olarak  Adi Shankara nın ünlü kitabı  Soundarya Lahari de görülmüştür.  Karı – koca arasındaki kopmaz bağı gösterir. Mangala sutra`nın evliliği  her tür kötülükten koruduğuna inanılır.  Üzerindeki üç düğüm, ilki kadının kocasına itaat edeceğini, ikincisi kocasının ana babasına itaat edeceğini ve üçüncüsü kadının Tanrı olan saygısını sembolize eder. )

En yüce hakka sahipsiniz. (Mangala Sutra yı gösterir). O ters tarafa çevirdi. Bu tarzda kullanılması evliliğin ilk yılı dolduktan sonra yapılır – bakın, bu doğru. İşte o bu şekilde koydu. Sadece evli kadınlar. Evli kadınlar bunu yapmalıdır. Tamam mı? Tüm evli kadınlar ve sonra kanya (evli olmayan kadınlar) başka bir şeyler yapmalılar. Hepiniz, her seferinde iki alalım yoksa olmayacak. Kargaşa yaratabilirsiniz, zarar olmasın. Bütün evli kadınlar için bekleyin. Siz yakına gelin. Haydi. Tüm mücevherlerimi getirmedim.

Shri Mataji: Bu iyi. Tanrı hepinizi kutsasın. Akhanda saubhAgnya. Bu tüm evli kadınlara verilen kutsamadır, bırakın saubhAgnya`nız bütün yaşamınız boyunca hiç bir mani olmadan sürsün. Tanrı sizi kutsasın.   

Shri Mataji: Şimdi kumkum için. Sizler gelebilirsiniz ve evlenmiş kızlar su ile gelebilirler.

(Shri Mataji elleri ile bir şeyleri ovalıyor  ve bizler göremiyoruz, video sadece üst kısmı gösteriyor, sonra O dedi ki)

Shri Mataji: Herkes için biraz ayırın ve dolaştırın. Bunu ellerine koyabilirler. Onlar için iyi bu. Guido, sen dolaştır ve herkesin eline ver, böylece onlar küçük küçük ovalarlar, böylece …

Gregoire, sen hazırladığın isimleri oku, senin isimlerin nerede?

(Gregoire sorar,  “Shri Shiva içinmi yoksa Shri Mahakali için mi?”)

Shri Mataji: Evet….Shri Shiva… Tüm bunlar sadece Onun neşe duyması için,  değil mi?

yogi: Om Twameva Sakshat Shri Nav Jerusalemeshwara –

Shri Mataji: Tekrar!

yogi: Om Twameva Sakshat Shri Nav Jerusalemeshwara – O, New Jerusalem`in Lordudur.

(Om Twameva Sakshat Shri Adi Nirmalatma) – O, Shri Mataji`nin ezeli özüdür.

(Om Twameva Sakshat Shri Sahaja Yogi Priya) – O, Sahaja yogileri sever

Shri Mataji: Bu O, Sahaja yogiler tarafından sevilendir anlamına gelir.

Yogi: Bu başka bir isim, başka bir isim var, Anne, bunun için, Sahaja Yogi Vatsala,

Shri Mataji: Sahaja Yogi Vatsala.

Yogi: Priya Bhakta, O, müridlerinin gözdesidir.

Shri Mataji: Priya Bhakta; Priya, ilktir ama eğer onu sona koyarsanız, bakın – Bhakta Priya, O bhaktalarını sever anlamına gelir, bakın, Bhakta Priya. Ama varsayalım siz onu O sevilendir şeklinde koydunuz, çünkü Priya, nereye koyduğunuz, sonra Benim ismim, bu yüzden Ben sevilenim. Onu Premi ile değiştirebiilirsiniz, daha iyi olur. Ona Premi koyarsanız o zaman tamam olacak.

Siz koyabilirsiniz. Priya – Gregoire – Sahaja Yogi Priya, olacak. Bu tamam, ama eğer bunu ‘Priyaa’ olarak koyarsanız, o zaman derhal anlam diğer tarafa gider çünkü siz hitap ediyorsunuz, bunu siz Bana doğru yapıyorsunuz. Ben şu deity oldum, gördünüz mü? Sanskritçe inanılmaz, orada buradaki küçük değişiklik böyle bir şey yapıyor çünkü her, her ünsüzün bir anlamı var, her ünlünün bir anlamı var. Düşünebiliyor musunuz her ünsüz ve her ünlünün bir anlamı var ve bir mantrası var çünkü bu bir devanandra. Bu sadece Devalar tarafından anlaşıldı, devanand, devalar tarafından yaratıldı. Bu yüzden tüm bu şeyleri bir araya getirdiğinizde tüm bunların böylesi inanılmaz bir etkisi var.

Sahaja yogi: Ben sizin için bazı isimler okuyacağım You Shri Mataji?

Shri Mataji: Tamam.

(daha çok isim, hepsi Nirmala ile başlıyor)

Shri Mataji: Güzel.
Bu fotograftakı aynı tarak-sorguç, ışık olarak göründü, bunu gördünüz mü? Sadece bir alev gibi, bu tarak. Bu fotografı gördünüz mü? senin, evet, senin albumünde.
Yağ, Amla, Amla yağı? (Saç için. Bir Yogi başka bir işimle yogi cevap verir).

(Anne, khus parfümü ister)

Shri Mataji: Ben biraz Khus gördüm, Gregoire, senin banyonda. Biraz khus gördüm, bu  khus parfümüdür. Khus. Ben bir tane gördüm, o “Athar” olmalı, Hindistandan çünkü bakın bu da “Mogra”…

Burada insanların kullandıkları türdeki parfümler çok tehlikeli, özelliklede bu ‘Tabac’, bu tütünden başka bir şey değil. Görüyorsunuz kimi insanlar buna bağımlı oluyorlar çünkü bu bir bağımlılık.

Evet, bu tamam, bu tamam. Bu hina – Üzerinde ‘hina’ olarak mı yazılı? “Khus, aynı şey. Sadece aynı. Bu tamam. Sadece aynı.

Siz tüm Sahaja Yogiler sürebilirsiniz, bu khus parfümü. O tüm Vishuddhinizi temizler, özellikle de sağ vishuddhi. Eğer hina nız varsa en iyisi budur çünkü sağ vishuddhinizi çok temizler,  ama bu hızlı insanlar, ısınmışlar, karaciğer hastaları için iyidir.

(Sahaja yogi mantra söylüyor)

Shri Mataji: Ben kılıcı tutarken o bunu yapsın. Kılıcı bu elde tutacağım (Hintçe)

(Sahaja Yogi, Lalita Sahasranama`yı okumak için soruyor)

Shri Mataji: 108 İsim. 108 ismin kopyaları var mı bizde? (Sy: Hayır) Ama siz tercüme edebilirsiniz.

Yogi:  Bunu seçen benim karım, ben masumum. (Sarileri, Shri Mataji`ye gösteriyor)

Shri Mataji: O (erkek) seçti ve suçu onun üzerine atıyor. Hanımlar bunun için oradalar, suçu üstlenmek için.

(Shri Mataji, yoginilerin sariyi nasıl katlayacaklarını ve Onun arkasına nasıl koyacaklarını açıklıyor)

Onu diğer türlü açmalısınız, bunun gibi, diğer türlü açın, bunun gibi, yarım şekilde – yarım açın, gördünüz mü? İşte bu şekilde almalısınız, evet, bu tarafa katlayın. (…) Şimdi. Onu daire şekline getirmelisiniz, problem bu.

Shri Krishna`nın zamanında yaptıkları şekli budur (ön tarafta pallu)

Saçımı geriden alın, saçımı dışarı çıkartın.

Modern saatlere sahip olmayın. Ama Ben zamana inanmıyorum!

(garland sunuldu)

En iyi kombinasyon yeşil, portakal ve sarı.

(Portakal renkli bir taç sunuldu)

Çiçeklerin başın üstünde/çevresinde olması en iyisidir. Öyle söylerler.

Güzelliğin işareti, sizin artık hiçbir kusura tolerans göstermemenizdir. Bu [taç] çok güzel. Bu yüzden her şeyi buna uygun – buna göre yapmalısınız, yapılacaktır. Çok iyi yapıldı.

Tanrı sizleri kutsasın.

Bütün bir fotograf da çekmeye çalış.

(Silahlar Shri Durga`ya verildi. Shri Mataji, kılıcı aldı ama topuzu almadı)

Buna ihtiyacım yok. (Sonra Conch istedi)

Okuyabilirsin…

(Aarti) Ayağa kalk, o aşağı gitmeli.

Tanrı hepinizi kutsasın, lendinize bir bandhan verin.

(Yogiler, Jagadambe der)

Lord’un duasını okuyun.

Shri Mataji: Bir kez daha.

Shri Mataji: Bir kez daha.