Guru Puja ve Havan, Lodge Hill, 1983

(England)


Send Feedback
Share

Guru Puja, “Guru prensibini uyandırmak”. Lodge Hill (İngiltere), 24 Temmuz 1983.

Bugün Guru Puja yapmak için burada toplandık.

Sizin Guru’nuz önce bir Anne, daha sonra bir Guru’dur ve bunun Bana daha çok faydası oldu.

Daha önce de pek çok Guru Pujamız oldu, daha ziyade İngiltere’de ve Anne, Guru Puja’yı neden bir şekilde Londra’da yapıyor diye merak ediyor olmalısınız?

Zaman öyle bir şekilde akıyor ki, Guru Puja zamanı, Ben burada oluyorum, Londra’da olmalıyım. İngiltere’de kaç yıl Guru Puja yaptınız. Eğer Ritambhara Pragnya ile uyum içinde ise, her şey olur. O zaman Anne’nin Guru Puja için burada, İngiltre’de olmasının bir anlamı olmak zorundadır.

Adi Guru Dattatreya’nın Tamasa Nehri kıyıları boyunca, Anne’ye ibadet ettiği Purana’larda belirtilmiştir. Tamasa, sizin Thames nehrinizle aynıdır. Adi Guru Dattatreya geldi ve burada ibadet etti. Shiva’nın ülkesinde veya ruhun bu yüce ülkesinde, Stonehenge’de görülen Druid’ler ve bütün bu şeyler o zaman meydana gelmiştir.

O halde, insanların kalbindeki Ruh burada ikamet eder ve Sahastrara ise, Sadashiva’nın yaşadığı yer olan Kailash’ın bulunduğu yer olan Himalaya’lardadır. Guru Pujayı burada bu kadar çok yapmamızın büyük sırrı budur. Bu gün bunu doruğa taşımanın ve Anne’nizin 60’ıncı doğum gününde, bu özel Guru Pujayı yapmanın, özel, çok çok özel bir anlamı var çünkü bu Guru Sashthi’dir, Guru’nuzun 60 yılı bugün kutlandı ve işte nedenle bu çok büyük bir fırsattır, Ritambhara Pragnya etkisi altında hepiniz yeniden bir araya geldiniz.

Yani tüm bunlar oldu, doğanın kendi armağanı olarak size verdiği tüm bu şeyler meydana geldi ve her şey çok iyi çalıştı çünkü bu Tanrı’nın arzusu idi ve Tanrı’nın tasarımıydı.

Yani Thames Nehri, biz ona Thames diyoruz, İngilizlerin her şeyi İngilizleştirmek için bir metodu var. Bombay için yaptıkları gibi. Mumbai; Bombay’di, Calcutta gibi, diğer bütün kelimelerde de bu böyleydi. Varanasi, Benaras yapıldı, “Thames” nehri aslında “Tamasa” idi. Şimdi kişi Tamasa adından dolayı, burasının uzun zamandır sol kanalın bulunduğu yer olan Tamo Guna`nın ikametgahı olduğunu bilmelidir.

İnsanlar çok saygıdeğerlerdi, sol kanal insanlar, duygusal tipte insanlar ve Yagnya’lara ve tüm bu şeylere gitmek yerine, daha çok Tanrı’ya ibadet etti onlar. Dattatreya burada yaşadı ve Thames nehri kıyılarında meditasyon yaptı. İşte bu yüzden buradaki Guru Puja’nın, Guru Prensibinizi uyandırmak için bizlere büyük bir arka plan oluşturması lazımdır.

Her şeyin köklerine inmemiz lazım, bu sayede bunun önemini anlayabiliriz. Kökleri ve bunun arkasındaki gelenekleri bilmediğiniz sürece, hiç bir pujanın derinliğini, ağırlığını, yoğunluğunu anlayamazsınız.

Bugün yine Guru Puja yapmak için burada toplandık. Nedeni şu ki, geçen sefer söylediğim gibi içimizde Guru Prensibimiz var ve Ben içimizde ifade bulan, içimizdeki farklı tiplerdeki özleri tarif eden on emri, detaylandırarak size verdim. Guru Puja’nın özü, içimizde uyanmalıdır, işte bu yüzden de bu programı burada yapıyoruz.

Şimdi, şu önemlidir, dharmayı içimizde oturtmalıyız. Yükselişi, dharma olmaksızın elde edemezsiniz. Daha önce size söylediğim gibi varlığınızın temizliği, Dharma’yı dindar bir şekilde takip etmenize bağlıdır.

Musa`nın zamanında bu başarılı oldu ve aydınlanmış Ruhlar için bütün kural ve kaideler yaratıldı. Ama kitaplardan birinde okuduğuma göre, bu kitap çok iyiydi çünkü, eğer bunun değiştirilmesi gerektiğini Ben söylemiş olsaydım, insanlar inanmayacaklardı.

[Bir çocuk yüksek sesle ağlıyor] Sanırım konuşma sırasında çocuklar burada bulunmamalılar. Onları dışarı çıkarmak daha iyi olacak, gürültü yapanlarını konuşmadan sonra onları geri getirebilirsiniz. Sessiz olanlar sorun değil ama bu gürültü yapanların dışarıda bulunmaları daha iyi. Eğer gürültü yapacaklarsa onların dışarıda veya kapının yakınında bulunmaları daha iyi, böylece gürültü yaptıkları zaman onları dışarı çıkabilirsiniz. Bu sayede rahatsızlık olmaz. Puja sırasında sorun değil, kapı girişinde veya çıkabileceğiniz bir yerde siz durabilirsiniz.

Aslında insanlara verilen yasalar ve kurallar, bunları anlayabilecek olan Aydınlanmış Ruhlar içindi. Ama Musa insanların nasıl olduklarını keşfettiği zaman, kuralları çok katı şekilde değiştirmiş olmalı çünkü kişinin, hali hazırda oldukları şekilleri düşünülünce insanlara karşı çok katı olması gerekir. Onlar korkmaktan başka bir şeyden anlamıyorlar. Eğer sizin elinizde bir sopa varsa, o zaman onları hizaya getirebilirsiniz. Bu sopa olmadan insanlar sizi dinlemeyeceklerdir. Ancak korku varsa onlar intizamlı olurlar. Şimdi eğer bugün liderleri veya başbakanları ya da devlet başkanları olan milletlerin durumuna bakarsanız, bu kişiler son derece katı, çok baskıcı ve çok kuru insanlardır ve insanlar normalde böyle kişileri severler. Hitler bile, kendisinin bu mizacı nedeni ile başarılı oldu.

Yani şimdiye dek aydınlanmasını almamış insanlara karşı bir Guru’nun karakteri, çok sert bir tabiatta olmuştur. Normalde bir Guru – iyi bir Guru, bir Sat Guru –insanlarla fazla konuşmayı sevmez. Onlar insanlara taş atarlar veya onlar aydınlanmasını almamış kişilerle konuşmaktan hoşlanmazlar. Ama eğer bu insanlar aydınlanmalarını almışlarsa o zaman bu Gurular, kendilerini görmek isteyen bu insanlara karşı tavırlarını değiştirirler. Tanrı’nın protokolü içinde, aydınlanmasını almış bir kişi ile, aydınlanmasını almamış kişinin arasında muazzam bir fark vardır. Bir adam belki bir kraldır veya herhangi bir şeydir, bu kişiden gidip dışarıda oturması istenecektir. Sizin hangi pozisyondan hoşlandığınızla bunun bir alakası yoktur. Bu kişi aydınlanmış bir Ruh olduğu ve posses olmadığı sürece, bu kişi en yüksek mertebenin verildiği insandır. Ama eğer possesseniz (negatif güçler tarafından ele geçirilmişseniz) o zaman Guru size şunu söyleyecektir, “Buradan çık, önce sizi ele geçiren negativiteden kurtul, sonra gel.”

Bütün bu katı kurallar vardı, şöyle şöyle olan kişiler öldürülmeli, böyle kişilerin elleri kesilmeli, ayaklarının kesilmeli, hatta, hatta onların gözleri tamamen oyulmalı şeklinde bir cezaya çarptırılmalılar diye!

Bunlar yapıldı çünkü o kişiler aydınlanmış ruh değildiler. Bence bu Musa’nın gerçekleştirdiği büyük bir şeydi. O şimdilerde “Şeriat” olarak bilinen farklı türden bir yasaya başvurdu, işte Müslümanlar’ın takip ettiği şey budur. Bir bakıma bu iyi sanırım, çünkü şimdi normal insanlar böyle bir kuralı gerçekten hak ediyorlar. Ama bu Aydınlanmış bir Ruh ile,   Aydınlanmamış Ruh arasındaki ayrımı yapamayacak kadar fanatikçe olmamalıdır.

Şimdi, eğer kendinize karşı katı davranırsanız, içinizdeki Guru uyanacaktır. Bu çok önemli bir noktadır. Kendinize karşı “katı” olmadığınız müddetçe guru içinizde uyanmayacaktır. Tembel teneke insanlar, hiç bir şeyi feda edemeyenler, rahatlarına çok düşkün olanlar, asla guru olamazlar, Benden alın. Onlar çok iyi idareciler olabilirler, herhangi bir şey yapabilirler ama asla bir guru olamazlar. Bir guru, yaşaması gereken şekildeki hayatı, yaşamak üzere gönüllü olmalıdır. Taş üstünde yatabilmeli, her şartta uyuyabilmelidir. Öğrencileri bunu ona zorlayacağı için değil, bu şey ancak onun kendi kendisini ayarlayabileceği şekilde kendi tabiatı olmalıdır. Konfor bir guruyu yavaşlatamaz. Guru prensiplerinin uyanmasını isteyenler, konfor aramamanız gerektiğini bilmelisiniz.

Böyle bir şey için bile, dün dans edenleri gördünüz. Kişinin, gerçek bir tapasya yapması lazımdır.

Şiddetli bir tapasya yapmanız lazımdır. Dans etmek gibi bir şeyi bile, bununla ilgili bir “çile çekme” sürecinden geçmeksizin öğrenemezsiniz. Yani bir gurunun çile çekmesinin gerekmesi önemlidir. Bir Sahaja Yoginin çile çekmesi gerekmez ama bir Guru Sahaja Yogi, bunu yapmalıdır. Bizim çileleriniz olmalıdır ve çile, sahip olduğunuz her hangi türdeki bir arzu olabilir. Deyin ki, varsayalım, siz yemeye çok düşkünsünüz. Siz sadece yemek istediğiniz yemeği yemeyin. Eğer tatlı yiyecekleri çok seviyorsanız, o zaman çok acı olan bir şeyleri yiyin, yüzsekiz kat acısı arttırılmış . Eğer bir şekilde çok baharatlı şeylere düşkünseniz, Hintlilerde bazen olduğu gibi, o zaman tuzu olmayan çok yavan bir yemeği yiyin. Dilinize, kendisi gibi davranmasını öğretin. Yiyeceklere dikkatini koymak bir guruya yakışmaz. Ben bazı Sahaja Yogiler gördüm, yemek varken gayet iyiler, konsantrasyonları çok iyi ama iş programa gelince, hiç konsantrasyonları kalmıyor. Bu üzücü bir şey. Böyle kişiler guru olamazlar.

Aşçı olabilirler, iyi aşçı olabilirler veya yemeklerin tadına bakan kişiler olabilirler, onlara bu daha yakışır. Ama eğer guru olacaklarsa dillerini ve arzularını kontrol etmeyi bilmeliler.

Demek istiyorum ki, böyle kişiler için oruç tutmak iyi bir şeydir. Oruç çok iyidir. Onlar “Öğlen ne yiyeceğiz?”, “Akşam yemeğinde ne var?” diye her zaman merak ederler. Böyle kişiler guru prensiplerini uyandıramazlar ne de onlar guru olabilirler. O halde, lütfen dikkatli olun.

Bir gurunun kendi dili üzerinde kontrolü olmak zorundadır. Ne zaman kızacağını, ne zaman yumuşak olacağını bilmek zorundadır. Neyi, ne zaman, ne kadar söyleyeceğini bilmek zorundadır. İşte bu nedenle, birçok guru konuşmayarak daha etkili olmuştur. Başkalarına yardım edebileceğiniz en iyi yol, sessizliktir. Ama iş Sahaja Yoga’yı açıklamaya geldiği zaman konuşmalısınız. Ama bazı insanlarda gördüm, sıra saçma sapan şeylere geldiği zaman konuşmak konusunda çok sanatkardırlar ama konu Sahaja Yogaya gelince, Sahaja Yoga hakkında hiç bir şey bilmiyorlar. Onun için, eğer Sahaja Yoga ustası olmanız lazımsa, eğer guru olmalıysanız, sadece konuşmakta değil, davranışlarınızda, her şeyde guru olmalısınız. Ve Karamat da, bilmiyorum, eğer karizmatik kelimesini mi kullanıyorsunuz, onlar buna karizmatik diyorlar veya siz buna, “nasıl yapacağını bilen kişi” diyebilirsiniz. Kundalini’yi nasıl yükselteceğinizi, onu nasıl Sahastrara’ya koyacağınızı, Sahastrara’yı nasıl kıracağınızı, tüm bu şeyleri bilmelisiniz, bilginizi nasıl harcayacağınızı, Sanskritçe buna “BiniYoga” denir.

Bir kişide guru prensibi, bir şeye kendisi ulaştığı zaman uyanır. Yarı-pişmiş bir gurunun ortalıkta dolaşıp, bir guru olarak konuştuğunu düşünün. Nihayetinde o, bir öğrenci olup çıkacaktır. O halde siz, kendi kendinizin efendisi olmalısınız ama guru prensibi size geldiği zaman, siz bunu başkalarına vermelisiniz. Bu bir başkalarına verme meselesidir, yani, başkalarına verebilmek için daha yüksek bir seviyede olmalısınız. Çok daha yüksek bir seviyede olmalısınız. Eğer paraya bağımlıysanız, yemeye bağımlıysanız, hayatın dünyevi şeylerine bağımlıysanız, veremezsiniz. Şimdi, daha yüksek olan bu konuma erişilebilir, Ben’de bu doğaldır ama sizde elde edilebilir. Bu hiç bir bağımlığına sahip olmamanızdır, hiç bir kural ve kaideye sahip olmamanızdır. Bu sizin “yiyecek için endişe etmeyeceğim, oruç tutmalıyım, şudur, budur” demeniz gibidir. Bu, yediğiniz zaman yemediğiniz şeklinde, nihayete erer. Kişinin sahip olmanız gereken haldir. Yemeğinizi yiyorsunuz ve “Öğlen yemeğini yediniz mi?” diye size soruyorlar, “Bilmiyorum” Öğlen yemeğinizi yiyecekmisiniz? “Bilmiyorum”. Bedenin problemlerine karşı tamamen kayıtsız şekilde. Nerede uyudunuz? “Bilmiyorum”, Ne yediniz? Ne alacaksınız? “Bilmiyorum”.

Bu konuma, “Ateeta” konumu adı verilir, sizin ötesine geçtiğiniz konum. Ve her ne yaparsanız yapın, dikkatinizi vermeden ve yapılması gerektiği için yaparsınız. Otomatiktir. Hiç bir şey önemli değildir ama Ateeta olmadan önce, siz kendinize “Hiç bir şey önemli değil”, demelisiniz. Bakın, “aveer” derler, bir arzu gücü, bu başvurmanız gereken bir tür dramadır. “Oh, hiç bir şey önemli değil. Bu halı önemli değil. Ben beton üstünde yatmaya çalışmalıyım.”

İlk olarak bunu yapmanız lazım ama bir süre sonra şu olur, betonda mı, yoksa portatif bir karyolada mı yattığınızı hatırlamazsınız. “Nerede uyudum? Bilmiyorum”.

Bu Ateeta konumudur . Ve bu konum pek çok Sahaja Yogi tarafından şimdi, elde edilmelidir. Sizin, ötesine geçtiğiniz bir konum. Diyelim ki, önünüzde kızmanız gereken bir kişi var. “Tamam, bana sol ver, sağ, sol, sağ, hoş bir şekilde” ve sonra, bir an sonra gülümsüyorsunuz. “O kişiye kızdınız mı?”, “Bilmiyorum, ben kızdım mı?” Buddha gibi, bir keresinde O bir köyde bir şeyler söylemiş ve orada ayağa kalkıp Buddha’ya bir sürü şey söyleyen korkunç bir adam vardı. Buddha bir sonraki köye gittiği zaman o adam “Oh, ben böyle bir şey yapmamalıydım” diye hissetti, belki de sol Vishuddhi! Bu yüzden geri gitti ve “Özür dilerim Efendim, size böyle şeyler söyledim, söylememem gerekiyordu, sizin Aydınlanmış olan olduğunuzu bilmiyordum, böyle oldu, lütfen beni affedin”, dedi. Buddha, “Ne zaman, ne zaman söyledin?” demiş. Adam “Evvelki köyde” diye cevap vermiş. Buddha, “Oh, öbür köyde olan her şeyi orada, önceki köyde bıraktım, ben hatırlamıyorum”, demiş. Elde etmeniz gereken Ateeta konumu budur. Yani, onu hissetmemek bile önemli değildir. Bu özdeşleşmeler tümüyle üzerinizden akıp gittiğinde, o zaman siz şeyleri Akarma konumunda yapıyorsunuz. Mesela Güneş gibi, o parlar ama kendisi parladığını bilmez. Bu sayede vibrasyonlar akarken, siz onların aktığını bilmezsiniz. Halihazırda bu sizde çalışmaya başladı. Siz şaşırıyorsunuz, ellerinizi yükseltiyorsunuz ve Kundalini de yükseliyor. Aslında Kundalini’yi yükselttiğinizi bilmiyorsunuz. Onu nasıl yükseltiyorsunuz? Bunu bilmiyorsunuz. İşte bu. Bu durum sizde Ateeta’yı başlattı bile ama bunu hayatın “her” yönünde, “her şeyde” bunu elde etmeniz lazım, öteye geçmelisiniz. Ve bunu başarabilirseniz, ulaşabileceğiniz en yüksek konum budur.

Şimdi Enkarnasyonların durumu çok farklıdır, bu başka türlüdür. Her şey başka türlüdür. Onların hiç bir tapasya yapmaları gerekmez, aç kalmaları gerekmez, kendi kendilerine söylemeleri gerekmez. Her ne yaparlarsa yapsınlar Punya’dır. Onların punya toplamaları da gerekmez. Birisini öldürürlerse, bu Dharma’dır. Birisine vururlarsa, bu Dharma’dır. Yaptıkları hiç bir şey yanlış değildir. Onlar mutlaktır, tertemizlerdir. Birini aldatırlarsa, kandırırlarsa, bu mükemmel şekilde uygundur. Çünkü daha yüksek bir amaç için, daha küçük amaçları feda etmelisiniz.

Gündelik hayatımızda da, bu mazur görülebilir, bakın, ülkenizi savunduğunuz zaman, size karşı olan bir düşman vardır, eğer ülkenizi savunmanız gerekiyorsa, siz onu katledebilirsiniz. Onu aldatabilirsiniz. Diplomatik olarak, onu aptal yerine koyabilirsiniz. Bunlara izin vardır. Neden? Çünkü daha yüksek amaç için küçük amaçları bırakmalısınız. Ama bir Enkarnasyon için, bu her zaman yüksek amaçtır. O hiç bir şekilde küçük amaçları umursamaz. Onun beklemesi, düşünmesi, mantığına vurması veya kendini terbiye etmesi veya bir tiyatro yapması, hiç bir şey gerekmez. Her şey olur.

Hareket bile, her bir hareket, bir Enkarnasyonun her hareketinin içinde, iyi olan için bir dalgacık vardır. Hiç bir şey yoktur ki, böylesi bir an bile yoktur ki, dünyanın iyiliği için olmasın. Yani Enkarnasyon olmak çok farklı bir şeydir. Bu ulaşılacak bir şey değildir, bu olunması gerekendir. Şimdi, örneğin Enkarnasyon “Bhoddha”dır, neşe duyandır. O her şeyden neşe duyandır. Pek çok kişi, deyin ki, yaratıyor, Türkiye’den bir halımız var burada. Bu halılar bir zamanlar Türk insanları tarafından meydana getirilmiş, bir süre önce, bir Enkarnasyon’un görmesi için. Yani, Ritambhara Pragnya bunu öyle bir şekle getirir ki, Ben onu en azından görür veya ona sahip olurum. Bu sayede onların ruhları kutsanacaktır, bu sayede onlar iyi hissedeceklerdir.

Michelangelo gibi, o eserini papalar için yapmadı, bunu size Ben söyleyebilirim. Ve bütün oraya giden beş para etmez kişiler için değil. Ne de Blake tüm eserlerini, oraya gidip çıplak artistleri görmek isteyenler için yapmadı. Hepsi Enkarnasyonun görmesi için yapıldı. İşte bu sayede onlar en fazla şekilde kutsandılar. Çünkü onlar ötesindeler. Hiç bir şey onlara dokunmaz, hiç bir şey önemli değildir. Ama bu aklen değildir veya kendilerini eğitmelerinin sonucunda değildir. Otomatik olarak böyledir.

Mesela Shri Krishna’nın onaltıbin kadınla evlenmesi gerekmişti. Bu tek-eşlilik devrinde, siz bunu düşünebiliyor musunuz? O yüz defa kovuşturma ile karşılaşırdı. Buna neden olan şey şu ki, Shri Krishna’nın onaltıbin gücü vardı ve bu onaltıbin gücü ile birlikte bu dünya üzerinde doğması gerekiyordu. Ve beş element onun kraliçeleri oldular. Onun, tüm bunları etrafında tutmak için buna bir açıklama getirmesi gerekiyordu. Nasıl ki şimdi Benim aydınlanma verdiğim Sahaja Yogilerim var, böylece Ben otomatikman sizin Anne’nizim, bu oturtulmuş oldu. Ama O’nun durumunda, kendisinin bu onaltıbin gücü ile evlenmekten başka çaresi yoktu ve bu yüzden de evlendi ama O asla evlenmedi. Bütün hayatı boyunca bekar kaldı çünkü O Yogeshwara’dır ve O bir Brahmachari’dir, kim onunla evlenebilir ki?

Yani, Onlar için tüm bu dünyevi şeyler sadece bir drama’dır, hiç bir anlamı yoktur. Bu sadece bir dramadır. Enkarnasyon olmayan bir kişi, enkarnasyon olmaya çalışmamalıdır. Bu bir insanın hakkı değildir. Sokakta duran bir polis memuru gibi, o elini sağa, sola koyarsa biz bunu takip ediyoruz, ama bir deliye git ve orada dur derseniz, o kişi tutuklanacaktır. Dolayısıyla, normal insanlar için, siz bir guru olsanız bile, onların sizin ayaklarınıza dokunmasına izin vermemelisiniz. Sadece bir Enkarnasyonun ayaklarına dokunulmalıdır ve başka hiç kimsenin ayaklarını dokunulmamalıdır. Tabii, bazıları şöyle, bizim Hindistan’da sahip olduğumuz gibi babanın ayaklarına dokunma geleneği var ama, çünkü baba, sizdeki Baba’yı temsil eder veya Anne’yi. İşte bu yüzden ama semboliktir bu. Ama gerçekte kendinizi bir Enkarnasyondan başka hiç kimseye teslim etmeyin. Ayrıca her hangi bir sanatta veya bir şekilde bir ustanız varsa, onun ayaklarına dokunmalısınız. Onun adını anarken bile kulaklarınızı çekmelisiniz. Ama insan olan, hiç kimse sizi kendi ayaklarına dokundurtmamalıdır. Özellikle Sahaja Yogiler bunu yapmamalılar. Hiç kimse, hiç kimseden ayaklarına dokunmasını istememelidir. Yaşlı bir kimse olarak bunu isteyebilirsiniz, bu farklı bir nokta ama bir Guru olarak bunu isteyemezsiniz. Bu çok tehlikeli bir şeydir. Bir kez buna başladınız mı, pek çoklarına neler olduğunu gördünüz, Sahaja Yoga’dan sadece gittiler.

Yani içinizde Guru Prensibini tam olarak geliştirmeniz için önce tamamen“kendinizi” geliştirmek zorundasınız. Şimdi, Guru prensibi için kendinizi nasıl geliştirmeniz gerekiyor, kişi bunu görmek zorundadır. Size daha önce anlattığım gibi içimizde on adet prensibe sahibiz ve bu on prensibi öyle bir şekilde geliştirmeliyiz ki, bizler diğerlerinden ayrı durmalıyız. Dün size anlattım, Dyandarna Samadhi yaptığımız zaman ve Ritambhara Pragnya’nın kutsamalarını aldığımızda, o zaman bütün her şeyi Desha veya Bhoomi denen farklı alanlara koyarsınız. Bunları mantralar kanalıyla nasıl harcadığınız, bir başka noktadır. Bunu mantralar ile temizleyin. Bunu dikkatinizle temizleyin. Hangi çakranın temizleneceğini her gün bilmelisiniz. Kendinizle ilgili olarak, problemin nerede olduğunu bilmelisiniz, nasıl temizleyeceğini, nasıl temizlemeniz gerektiğini bilmelisiniz. Hazıra konmayın. Pek çok kişi, deyin ki, sol kanal problemleri olanlar, onlar sadece limon ve biber getireceklerdir ve Anne bu işi halletti diye düşünürler. Ben, işi sadece geçici olarak halledebilirim ama bir boşluk (vakum) varsa siz tekrar içinize çekilirsiniz.

Bakın. İçinizdeki bu boşluk, daha fazlasına sahip olmak için tekrar acıktığını hisseser. Yani, bu vakumu oradan çıkarmak sizin işinizdir ve bunun için dindar bir şekilde bütün hatalarınızın dışına çıkmanız lazımdır.

Hepiniz için en önemli şey budur.

Ve bütün dikkatinizi bu farklı Desha’lara koyun, onların adlandırdıkları şekilde buna milletler de denir. Ve bunu bir kez temizlediniz mi, o aydınlanır, ışıkla dolar, o zaman ona Pradesh diyebilirsiniz, yani “bu Desha aydınlanmış” anlamına gelir. Bu bir kez elde edildiğinde, o zaman siz bir noktaya ulaştınız demektir, siz guru olabilirsiniz. Ama hala bir Sat Guru değilsiniz. Sat Guru olmak için, Ateeta konumuna ulaşmalısınız.

Ateeta konumu öyle bir şeydir ki, iyi birisi olmayan bir adam karşınızda titrer. Yalancı bir adam, başkalarını kandırmış olan birisi, dilini kaybeder. Zina yapan gözleri olan bir adam, kendisine hakim olmayan bir adam, kadınlar veya erkekler söz konusu olduğunda aklına hakim olamayan bir kişinin gözlerinde titremeler olacaktır. Bazıları titreyecektir. Posess olanlar çok fazla titreyeceklerdir. Bir Sat Gurunun ışığı karşısında, hepsi açığa çıkacaklardır. Buna ulaştığınız zaman, sizin onlarla savaşmanız gerekmez. Onlar kendileri açığa çıkacaklardır, sizin bunun için bir şey yapmanız gerekmez. Bir gün Bana, bir ailenin içinde çok posess olmuş bir hizmetçinin, bayan hizmetçinin olduğu söylenmişti. Bu yüzden Ben onlara, “ondan kurtulun” dedim. Havaalanına gidiyordum, yolumun üzerinde olan bu evde durdum ve tam o sırada bu bayan hizmetçi içeri girdi. Orada akan büyük bir batak vardı, demek istiyorum ki batak değil ama açık su yolu gibi bir şey. Ve o Beni gördü ve bunun içine düştü. “Aman Tanrım!” dedim. Şoföre arabayı biraz ileriye almasını söyledim. Ve o içine düştü. Böyle şeyler oluyor! Bir gün uçakla yolculuk ediyordum ve Fransa`da bir beyefendi zıplamaya başladı. Bu yüzden bir Sahaja Yogi ona “siz TM’den misiniz? diye sordu. Nereden bildiniz, diye cevap verdi. Onlarda “biz biliriz” dediler. Ben arkama yaslandım. Bu olabilir, hepsi olabilirler, bir gün gelip onlar zıplamaya başlayabilirler veya bir pilot sıçramaya başlayabilir. Bu Benim için büyük bir problem. [Anne ve Yogiler güldüler.]

Işıklar bile. Herhangi bir kiliseye girdiğinizde birdenbire bütün ışıkların yükseldiğini görürsünüz. Büyük davetlerde bile, Ben orada oturduğum zaman, aniden herkes gelip oturur ve onlardaki tüm bhootlar oraya gelir, zıplamaya başlarlar, insanlar da ne oluyor diye, yangın mı çıktı, ne oldu diye bakmaya başlarlar. Bu türden pek çok şey olabilir. Bir savaşta çok posess olmuş bir beyefendi vardı, biz bir gemiye gidiyorduk. Öncesinde üstünden atlamamız gereken küçük bir platform vardı. Platform şöyle, şöyle gitmeye başladı, adamcağız ne yapacağını bilemedi. O bunun neden böyle olduğunu anlamadı. Yani bu konuma ulaştığınız zaman, tartışmanız veya bir şeyler yapmanız gerekmez. Gözünüzü kaldırdığınız zaman bile, bu olur ve o kişi problem içine girer veya onlar bazı ego merkezli insanlar olabilir, onlar eriyeceklerdir.

Önce bir gurunun dramasını yapmamız lazımdır. Basit bir şekilde giyinin, çok yumuşak bir şekilde davranın, çünkü onları cezp etmeniz lazım, “Gelin, gelin, gelin”, bu reklamdır. Reklam departmanı! Ve bir kez bu yapıldı mı, bu tiyatro oynandı mı, kısa zamanda olan ortaya çıkabilir. O zaman onlar sizin iyi olmadığınızı anlayacaklar! Siz sadece bir oyun yazarısınız. Bu bir kez yapıldığında, o zaman çok zekice, gerçek kendinizi onların önüne çıkarabilirsiniz. Dolayısıyla, ilk olarak onlara ağır bir işveren olduğunuzu göstermemelisiniz. Asla. Önce bütün tatlı kalitelerinizi kullanın. Karşımdakiler ne kadar zor iseler, Ben de onlara karşı, o derecede yumuşak davranırım. Sonra içeri girerler, ondan sonra da onları mengeneye koyup tedavi edebilirsiniz. İlk önce onları hazırlayın. Her şeyden önce bazen çok korkmuş oluyorlar, çok sinirliler, çok üzgünler. Bazen çok egolular. O halde nazik olun. Zaman içinde sizin yanınızda da kalırlar, o zaman onlara vursanız bile bu onlar için sorun olmaz. İşte bunun böyle olması lazım, çok zekice. Ve Benim kendi Guruluğumu nasıl idare ettiğime bakarsanız, siz de bunu yapabilirsiniz.

Ama Guru için anahtarı sabırdır. Tam bir sabır ve Her şeye Gücü Yeten Tanrı’ya olan tam bağlılık. İşte anahtar budur. Tam bir sabır. İlk önce onlara, bu şöyle olmalıdır dersiniz ama onlar kabul etmeyeceklerdir, tartışacaklardır. Nasıl, neden? Şudur, budur. Tamam o zaman, bildiğinizi yapın. Sonra morarmış bir gözle veya yumruk yemiş bir burunla geri gelirler, sonra siz onlara “tamam, ben iyileştiririm”, dersiniz. Yatıştırırsınız ve sonra onlara anlatırsınız. Yani bilgelik, Yogeshwara Yeshoda’nın ayırt etme gücüdür. İnsanlarla nasıl ilgileneceğiniz çok önemlidir. Neden Vishwara dedim, çünkü Guru konumunda, bunu siz kolektif düzeyde vermelisiniz. Bireysel düzey sona erer ve bir kez Guru olmaya başladınız mı siz kolektif olana atlarsınız.

Yani, geçen gün Modi’ye (eski bir yogi) açıkladığım tüm bu metodlarla, Void’deki problemlerinizin on tanesini anlayabilirsiniz ve bunu bir kez çözerseniz, Vishuddhi’nin onaltı problemini çözdünüz demektir. Ve onaltı problem bir kez aşıldığı zaman, Agnya’ya gelirsiniz. Ve Agnya çakrada ’da fedakarlığı hissetmeksizin, öyle muazzam bir fedakarlık var ki, orada bekliyor. Ve bu Ateeta konumunda neyi feda edebildiğinizi görmelisiniz çünkü hiç bir şeyi feda etmiyorsunuz. Her şey zaten feda edilmiştir. Orada feda edilecek ne var? Ve böyle bir konuma, sizlerin sıradan insanlar olmadığınızı fark ederek, aydınlanmış ruhlar olduğunuzu fark ederek ulaşılmalıdır. Ve sizler sıradan, olağan türde kurallara ve düzenlemelere sahip olamazsınız. Yaman Yamar gibi, Nirmal olanlar sizin için ve Yama diğerleri içindir. Hiç bir şey. Mutlak Gerçekler orada sizinle birlikte olacaklar. Çok fazla ve sizler onlar ifade etmelisiniz, bütün bu gerçeklerin güçleri vardır. İçinizde olan her gerçek yerleşmiştir.

Sizin bir şey yapmanız gerekmez, onlar kendi kendilerine işlerler. O halde, her şeyden önce çakralarınızı düzeltmek zorundasınız. Çakralara üzerine, dikkatinizi koymalısınız. Samadhi konumundan sonra, onları uygun şekilde açmaya başlayacaksınız, onları temizleyeceksiniz, kötü olan çakraların hangileri olduğunu bileceksiniz. Ben bazı kişiler gördüm, çok az sayıda kötü çakraları var ve pek çoğu iyi çakralar ama onlar sadece iyi çakraların keyfini çıkaracak ve kötü olanlar için hiç endişe etmeyeceklerdir. Kötü çakralarınıza dikkat koyun. Onları temizleyin, temizleyin. Bütün dikkatinizi buna koyun. Tanrı’nın dikkatine koyun, ibadet ettiğiniz Deity’nin dikkatine koyun. Kendi içinizde Onların gücünün tam bir tezahürünü elde edeceksiniz. O halde bütün çakraları temizleyin, bütün pradesha’lar yerleşmeli, pradeshaların yerleşmesinden sonra kolektif bir düzeyde, diğerleriyle iletişiminizi yerleştirmelisiniz. Sonra, Agnya çakra, tümüyle Ruh olduğunuz bir konumdur.

Bu, Sahaja Yoga’da yapılacak en kolay olan şeydir ve Ben size nedenini anlatmıştım çünkü sizler öyle şanslı insanlarsınız ki. En kolay olanın en kolayı Sahaja Yoga`dır. Sahaja Yoga’nın özü, yapılacak en kolay şeydir. Ve işte bu yüzden, bu en kolay yöntemden, sizin için, kesinlikle sizin için kolaylaştırılmış olan bu yöntemden tam olarak yararlanmalısınız. Bu sizler için Guru Puja’nın kutsamasıdır, hepiniz gelecek yıla kadar gurular haline gelmelisiniz. Sadece kendinizi adamalısınız ve bugün bunu söyleyin, kalbinizden, Bana söz verin, kalbinizden, “Anne, biz olmaya çalışmayacağız, bizler olacağız”. İki kere, “olacağız, olacağız” demelisiniz.

[UZUN BİR SESSİZLİK]

Şimdi, her şeyin sonunda, 60’ıncı yılımı bitirdiğimi sizlere söylemek istiyorum ve artık daha fazla doğum günü kutlaması yok. Bu sonuncusu. Lütfen bunu aklınızda tutun. 60’ıncı doğum günüm çok hayırlı diye, siz her ne gönderdiyseniz kabul ettim, bundan sonra 60’ıncı doğum günüm artık daha fazla kutlanmayacak! [Yogiler gülüyor ve alkışlıyorlar.]

Şimdi siz 60’ıncı doğum günümde bütün Avrupalılar olarak Bana bir hediye vermeyi düşündünüz, Ben bunu kabul ettim. Ama biten 60’ıncı Doğum günüm için artık bu tarz planlar yapılmamalı. Size çok açıklıkca söylüyorum. Tamam mı? Yani bundan sonra hiç kimse artık Benim 60’ıncı Doğum günümü kutlamayacak, umarım bu sizler için açıktır. [Anne gülüyor]

Yani, Gurunun ve Anne’nin protokolü Sahaja Yoga’da daha çok deneyimleyerek anlaşıldı. Ama bu, sizler olayın diğer yüzünü deneyimleyesiniz diye yoldan çıkın anlamına gelmez. Protokolcü olarak, daha ve daha fazla, göreceksiniz ki, sizler daha fazla yardım alacaksınız. Nakum gibi, bir gün ona bunu söyledim, size bunu anlatacaktır. Belçika’ya gitmek isteyen iki hanım vardı. Onlara yarın gideceksiniz dedim – ama hanımlar hayır bugün gidiyoruz dediler. Nakum dedi ki “Anne size yarın gideceğinizi söyledi, onun için her ne varsa, siz yarın gidin.” Onlar, “hayır, biz bugün gidiyoruz” dediler. Anne bize nasıl olur da yarın gideceğimizi söyleyebilir?”

[konuşmanın bir kısmı bandımızda eksik]…

Anne bunu söyledi, önemli değil. Yanlış gidebilir, önemli değil. O her ne söylerse, itaat edelim ve görelim. Ancak deneyimleyerek, siz bunu bileceksiniz. Ama sadece başlangıçta, siz diyeceksiniz ki, “hayır, biz bunu ve şunu yapmayacağız. Bu iyi değil.” Yani protokol uygulanması en basitin en basiti olan şeydir. Yani Sahaja Yoga’nın özü budur – basitin de basiti protokoldur. Eğer protokolü anlarsanız, hiç bir şey yapmanız gerekmez, bununla otomatik olarak büyüyeceksiniz. Ama eğer protokolde zayıfsanız, işte bu şekilde büyümezsiniz. Asıl nokta şu ki, Sahaja Yoga’da en iyi büyüme, protokolü bilmektir, bunu diğerlerine sorabilirsiniz, deneyimli olanlara sorabilirsiniz veya siz eğer kendi deneyiminize sahip olmak isterseniz, buna sahip olabilirsiniz. Ama bazı insanlar diğer yönde bunu denerler, mesela Bana karşı cevap vererek veya “deneyelim bakalım, görelim neler olacak” gibi her tür şeyi söyleyerek.

Sonra gidip boyunlarını kırarlar ve iyileşmek için Bana gelirler, yani bu olmamalı. Deneyim daha iyi olmak yönünde olmalıdır ve işte bu şekilde, siz eğer başkalarına sorabilirseniz, onların tavsiyelerini dinlerseniz, bu insanlar normalden daha çok yükseliyorlar, “protokol nedir?” Ve buna dikkatinizi buna koyun. Kendi protokolünüzü nasıl geliştirebilirsiniz? Protokolü takip etmek için ne yapmalıyız? Ne hata yapıyoruz? Nerede hatalıyız? Çünkü bu gün Sahaja Yoga’nın özü protokoldür ve bu en basiti olmalıdır. Yapılacak en basit şey olmalıdır. Ve bir kez protokolü öğrendiniz mi, yani “Eğer Anne söylediyse, eğer bunu kast etti ise, o zaman tamam.” Ama bazı insanlar öyle komik ki, atıfta bulunmak için Beni kullanıyorlar: -“Anne dedi ki herkes oruç tutmak zorunda.” Ben bir kişiye, senin oruç tutman daha iyi olur demiştim. Bunun üzerine ertesi gün zayıf bir adam, bitkin düşmüş bir halde gelir. Ben ona, “Ne oldu?” dedim.

Belli bir kişiye bir şey söylediğim zaman, onlar bunu herkese yayıyorlar çünkü “Neden ben tek başıma oruç tutayım?, herkes oruç tutsun” diye düşünüyorlar. [Anne ve Yogiler güldüler.]

Sözlerimden devamlı alıntı yapmaları büyük bir problem. Hiç kimse başkaları için Benden alıntı yapamaz, bu önemli bir şey. Başkalarına neler söylemeniz lazımsa, belki de siz altına Benim imzamı koyarak duyuru tahtasına asın, böylesi daha iyi.

Genel için, özel için, Ben her ne söylersem, siz bunu özel durum için yapmalısınız, en azından bu kadarcık ayırt etme gücünüz olmalı. Ve bunu deneyin, Çok yardım göreceksiniz.

Ne kadar çok yardım aldığınıza şaşıracaksınız. Çünkü her şey sizin daha iyi olmanız için ve eğer protokolün özünü anlarsanız özel bir lütuftur bu.

Yani, sizi Anne’ye hiç bir şeyin teslim edilmeyeceğini anlamaya başlayacağınız o noktaya götürüyorum, bu öyleki, çünkü O hiç bir şey almaz. Hiç bir şey O’na gitmez, bu sadece istenmeyen her şeyi bırakarak sizin kendinizi teslim etmenizdir. Bu kişinin kabul etmesi gereken, sizi çok güzelleştiren bir süreçtir. Hepiniz o kadar çok yukarı geldiniz ki ve çok daha ileri gitmelisiniz. Eminim ki sizler devam edeceksiniz ve bugün söz verdiğiniz gibi, gelecek yıla kadar sizler büyük Gurular haline geleceksiniz.

Yani, bu günkü pujanın prosedürü nedir bilmiyorum. Prosedür her ne ise, başlayalım.

ANNE PUJAYI ORGANIZE ETMEK İÇİN HİNTÇE KONUŞUYOR.

Öyleyse, ilk olarak Shri Vishnu`nun yirmibir ismi çünkü bu sürdürülebilirlik içindir. Sonra da Ganesha Puja, Ganesha`nın Pujası. Sonra üçüncü şey olarak, sonra Sankalpa. Sankalpa, adanmış bir yemindir, bu pujada ne yaptığınıza dair, bu hepiniz tarafından söylenecek. Sonra Ganesha Puja. Ganesha Pujadan sonra, Guru Puja yapacaksınız ve Guru Pujadan sonra, Guru Pujadan sonra, Devi Puja yapıyor olacağız. Devi Pujadan sonra, Havanımız için dışarı çıkacağız ve bundan sonra eğer merak etmediyseniz söyleyeyim, öğlen yemeği. [Yogiler güldüler.]

Yani şimdi, tüm dikkatinizi Pujaya koyun.

………………………………………………………………………………………………………………………………..

Hayırlılık ve Batıl İnanç

Shri Mataji: “Hayırlılık ancak siz aydınlanma aldıktan sonra bilinen bir şeydir, ondan önce hayırlı olmayı bilmezsiniz. Vibrasyonlar maksimum olduğu zaman herhangi bir şeyi yapmak için en hayırlı zamandır. Neyin hayırlı olduğunu ancak vibrasyonlar aracılığıyla bilebilirsiniz, değil mi? Bizim ülkemizde (Hindistan) çok aydınlanmış Ruhlar vardı bildiğiniz gibi ve onlar her ne söyledilerse insanlar itaat ettiler, kabul ettiler. Astroloji filan bile aydınlanmış Ruh olan kişiler tarafından yazılmıştı. Dolayısıyla böyle bir etkisi var. O halde “Gerçek hayırlılıktır.” Ve hayırlılık daha ziyade atmosferi vibrasyonlarla dolu bir ülkede yaşayan insanlar tarafından daha iyi anlaşılır. Batıl inanç aydınlanmış olmayan ama sadece insanları korkutmak isteyen kişiler tarafından gelir, yani batıl inanış. Ama aydınlanmış bir Ruhtan gelen her şey gerçekten hayırlılık, uğurluluktur. Tamam mı?

Ayın Evreleri

Ayın onbeş evresi vardır bildiğiniz gibi ve onaltıncısı da bütündür. Onaltıncı evrede olduğu zaman bütün bir evredir. Yani onbeş evre vardır ve insanların gerçekte yaşadığı 15 farkındalık basamağı vardır. Ve onaltıncısı tamdır, gerçekten tam anlamıyla Şahit haline geldiğiniz zaman. Yani aydınlanmanızı aldığınızda ondördüncüyü geçersiniz. Yani onaltıncıya ulaşıncaya kadar ay hiç bir zaman tam değildir, sonra onaltıncı noktada tam evresindedir, o nedenle Shri Krishna bütündür, çünkü onun 16 evresi vardır. Bütün çakraların iki evresi vardır, sol ve sağ. Yedi kere iki ondört. Onbeş Ruh’tur ve onaltı Tanrı’dır, o mutlaktır ve asla değişmez. Aynı kalır, aşılamaz, üstündedir. O insanlar tarafından ulaşılmayan bir evredir. Yani Sahaja Yoga’ya gelmekle siz 12 ile 14 arasında hareket ediyorsunuz. Büyüme ne kadar hızlılaşmış, bir düşünün.

Sonra, ilk evre ile ikinci evre, maddenin yaratıldığı zamandır. O, maddenin ilk kurulduğu zaman – Ganesha’nın. Ve o zamanki bütün engeller kapsanmıştır. Shri Ganesha’nın gücü-masumiyet. Her çakrada oranın engellerinin nasıl temizlendiğini biliyorsunuz. Sol taraf ay olduğu için, o evreler de size ayın kutsamalarını verir. Şimdi, ayın kutsamaları sol taraflıdır, biliyorsunuz. Ve bu sol taraflı kutsamalar hayırlılık ile olur. Bu, pozitif tarafıdır. Bir yanı pozitif tarafıdır, siz bununla hayırlılık, uğurluluk elde edersiniz. Hayırlılık sizin elinizde değildir. Sizin elinizde değildir. O ötesindedir. O halde hayırlılığı bütün evrelerde bir kutsama olarak alıyorsunuz.

Ve bunlardan duyduğunuz 14 tip neşe var- şu anda size bunların adlarını saymama gerek yok. Ama diyebilirsiniz ki sonunda, Niranand denen bir neşe duyarsınız, Nirananda. Nira benim adım biliyorsunuz, adımın kısa şekli Nira. Neşe o kadar çok ki, “tümüyle neşe”, başka hiç bir şey olmaksızın. “Salt neşe”. Neşenin en saf hali. Sahastrara’da bunu alırsınız. Sonra bu neşe genişler, iyileşmez. O neşeye kadar durum iyileşir, oradan sonra genişler ve bu nedenle Ay sistemine göre her ne yapılırsa kişi bunu Ruhani bir bakış açısıyla yapar. Yani güneşten aldığınız gibi bir tüketici ikramiyesi almazsınız! Örneğin bir şeyi bir zamanda alıp sonra satarak büyük kar elde edebilirsiniz. Materiyal kazanç, bu sağ taraflıdır. Ama siz Ruhani kazanç alıyorsunuz, onun için bütün Ruhani şeylerin aya göre yapılması gerekir. Şimdi beni takip edebiliyor musunuz? Bu çok büyük bir soru, bir gün size bunun hakkında uzun bir konşma yaparım. Ama sanırım anladınız.”

Neden bir aydınlık bir de karanlık evre vardır?

“Shukla Paksha, ayın arttığı zamandır, Krishna Paksha da azaldığı zaman. Azaldığı sırada hayırlı değildir. “Hayırlılık”ın bir “Neden”i yoktur. Gazın içinden neden ışık çıkıyor, açıklayabilir misiniz? Çünkü ışıktır. Ama neden? Ay büyümekteyken o zaman daha çok hayırlılık vardır. Çünkü o Ruh’u temsil etmektedir! Ruh’un yansıması ne kadar çok gelirse o zaman arttığı taraftadır. Küçüldüğü sırada düşüş döneminde demektir. O zaman hayırlı değildir. Yani Shukla Paksha ve Krishna Paksha vardır.”