Sahaja Kültürü

Bergenfield Ashram, New Jersey (United States)

Feedback
Share

Sahaja Kültür ve Ego, Yogilerle Konuşma, New Jersey Ashramı, Amerika, 26.10.1985.

[Tamam. Yani, oldukça sıcak. Pekâlâ, istediğiniz gibi. Bu güzel çiçeği nerede tutacağım?

(Belirsiz konuşma) Hangi çiçekler, ha?

Yogi: “Evet”

Güzel! Şimdi. Mendilimi çantamdan alırsan iyi olur. Ve gözlüklerimi.

Bugün size Sahaja Kültürü anlatarak konuşma yapmayı düşünüyordum. Şimdi bizler dharma içinde, Vishwa Dharma içinde şekillendik ama bunun bir kültürü olmalı. Şimdiye dek bütün dinlerde, din ve kültürün bir birleşimi yoktur. Hiçbir dinde bu yoktur. Bu yüzden her yerde farklı kültürler görürsünüz. Diyelim ki Hindistan’da Hindu dinini takip eden insanlar, onlar farklı yerlerde farklı kültürlere sahipler. Bu insanlar Lucknow’da (Uttar Pradesh’in başkenti)yaşıyorlar veya deyin ki, U.P.’de (Uttar Pradesh) ve kendilerinin Müslüman bir kültürleri olduğunu söylüyorlar, daha İslami bir tarz. Hepsi tek bir tabaktan yemek yiyeceklerdir, normalde Güneyli bir Hintlinin yapmayacağı her türlü şeyi yapacaklardır, Güneyli Hintlilerin, Maharashtralılardan farklı bir kültürü var. Dolayısıyla, kültürün önemli olduğu Hindu dini gibi bir dinde dahi, farklılıklar görüyoruz. Yani kültürler, komşu kültürlerden veya çevredeki kültürlerden etkilenir ve insanlar bu şekilde kaybolurlar. Vishwa Dharma gibi, siz böyle bir din kurduğunuzda, bu diğer dinlere benzemez. Bu içimizde olan, gerçek dindir ve bu hakikat bize geliyor çünkü şimdi biz Ruhla biriz. Yani Sahaja Kültürden bahsettiğimizde, bu Ruhun kültürüdür. Şimdi, kültür nedir? Öncelikle kültürün ne olduğuna bakalım. Yani kültür, bizim başkalarıyla birlikte sahip olduğumuz davranış kalıbıdır. Başkalarıyla birlikte sahip olmamız gereken ortak bir davranış biçimidir. Örneğin İngiliz dilinde olduğu gibi, “Teşekkürler” diyeceğiz. Biri cinayet işlese bile, siz ona “Teşekkür ederim” diyebilirsiniz ya da cinayet işleyen bir kişiye siz “üzgünüm” diyebilirsiniz. Telefonda, duyamayacağınız bir şey söylerlerse, onlara “üzgünüm?” diyebilirsiniz. Her seferinde “üzgünüm”.

“Üzgünüm” sanki çok kolay kullanılan bir sözcük. Demek istediğim, eğer üzgünseniz, yani siz bunun için neden üzgünsünüz ki? “Üzgünüm?” Telefonda ilk önceleri, “affınıza sığınırım?” derlerdi, bu mantıklıydı; ama şimdi A’dan Z’ye herkesin “üzgünüm?” dediğini görüyorum, demek istiyorum ki, bunun bir anlamı yok çünkü neden üzgünsünüz ki? “Üzgünüm” diyorlar, her şey için üzgünler. Ya da İngiliz dilinde,  konuştuğumuz zaman “korkarım ki” diyebiliriz. Görüyorsunuz, bu çok yaygın, “korkarım ki”. Neden korkuyorsunuz? Bütün dünya sizden korkuyor. Yani sözünü ettiğimiz şey, işte kültür budur, böylesi herhangi bir kültür yapay hale geliyor, spontan değildir, hakikatten kaynaklanmıyor. Hiçbir anlamı yok; bazen de anlamsızdır, belli kültürlere bağlı kalmak kesinlikle anlamsızdır. Yani Ruh’un kültürü değişmez. Evrenseldir ve o diğer kültürlerden daha yüksektir. Bunun dışında, o bütün kültürlerin hepsinin özlerini bütünleştirir. Yani o ruhtan doğar, şimdi, ruhun iki tarafı vardır. Sizin gördüğünüz bir tarafıdır, diğeri ise sizin görmediğiniz bir taraftır, ay gibi. Gördüğünüz taraf, diğer insanlarla, diğer Sahaja Yogilerle, diğer insanlarla, kesinlikle siz olmayan diğer topluluklarla, dışarıda olandır. Görmediğiniz diğer taraf ise, Yüce Tanrıyla, Annenizle olan ilişkidir. Diğer taraf iyi değilse, dışarıdaki davranışlar tarafı yapay bir hale gelebilir, çarpık olabilir ve Sahaj olmayabilir. Yani bu, diğer kültürlerden farklı bir yoldur. Başka bir kültürü tanımak için neye gidiyoruz? Onların nasıl konuştuklarına, dillerinin ne olduğuna, nasıl konuştuklarına, nasıl davrandıklarına bakarız: Bütün bu dışsal şeyleri alırız. Eğer İngilizce öğrenmek istiyorsak “teşekkür ederim” demeyi bilmek zorundayız, “teşekkür ederim”, “lütfen”, bunların hepsini bilmek zorundayız.

Ama Sahaja kültürünü bilmek istiyorsanız, siz Annenizi tanımalısınız ve Yüce Tanrı’yı ​​tanımalısınız. Ve Anneniz ile Yüce Tanrı arasındaki ilişki kesinlikle mükemmel olmalıdır. O zaman sorun yoktur ama eğer bu, ilişki, iyi değilse, yapay bir Sahaj kültüre sahip olamazsınız. Bu kesin olan bir şeydir. Yapay Sahaj kültür iyi değildir. Hindistan’ın temellerinde, ruhun kültürüne sahip olduğunu söyleyebilirim, Hindistan buna sahiptir; çünkü Hindistan’daki gelenek ve göreneklerde, insanlar asırlardır gerçeği arıyorlar. Azizler nedeniyle spiritüellik onlara bahşedilmiştir. Onlar arayış içinde oldukları için özel olarak kutsanmışlardır, maddi şeylerin arayışı değil. Özellikle Maharashtra’da şunu söylemeliyiz, çünkü Kundalini her zaman bir mıknatıs gibi oradadır. İnsanlar çekiliyorlar çünkü Shri Ganesha bir mıknatıs olarak, onlar Tanrı’ya ve ruha doğru çekildiler. Yani onlar bir model oluşturuyorlar, ama bunda da yine çok fazla yapaylık var, bu da büyüdü. Kabul etmeliyiz ki, çok, çok fazla yapaylık var, sahtelik, saçmalık da bunun içinde büyüdü çünkü din bunların eline düştü, spiritüel din, iğrenç ellere düştü, din bu aydınlanmış ruh olmayan korkunç, sözde Brahminlerin eline düştü. Yani bütün kültür o kadar saçma bir hale geldi ki bazen nereye bakacağınızı bilmiyorsunuz.

Ancak kültüre sahip olmak, kültür her şeyden önce meditasyon yoluyla, kendinizle yüzleşerek geliştirilir. Her şeyden önce kendinizle, Anneniz ve Yüce Tanrı hakkında ne hissettiğinizle yüzleşmelisiniz. Her şeyden önce, Annenizden ne kadar özgürlük aldınız? Ne kadarı size bahşedildi, ne kadarını siz Annenizden bahşedilmiş olarak aldınız? O bir Mahamaya’dır. İlk “M” yi bile anlamak zordur. O zaman siz ne zaman özgürlük elde etmeye başladınız, sürekli olarak ona baskı yapıyorsunuz, her zaman Onun dikkatini çekmeye çalışıyorsunuz, O’nun zamanı alıyor, ya da Ona on bir sayfalık mektuplar yazıyorsunuz, bütün bu şeyler bunun bir tarafıdır. Diğer bir taraf ise, Annenize karşı tamamen kayıtsız kalmaktır. Yani bu kalbiniz vasıtasıyla bilinmelidir. Siz Benimle konuşmak zorunda değilsiniz. Ben kimin kalbinin attığını biliyorum. Belki de sizin gerçekten ne olduğunuzu bilen tek kişi Benim. Siz kendinizi bilmiyor da olabilirsiniz. Ben size söylemeyebilirim ama birazını söyleyebilmiş olabileceğimin dışında, sizi tüm detaylarla tanıyorum çünkü bir şeyleri size söyleyemeyecek kadar hoşgörülüyüm, yine Sahaj kültür nedeniyle, Sahaj kültür nedeniyle, Ben her şeyi yüzünüze söyleyemem. Düzeltiyorum, düzeltmeye çalışıyorum, düzeltiyorum; bu mümkün değilse, o zaman da size söylüyorum. O zaman, bunda siz, ne kadar tapınılmaya değer olduğunuzu görmelisiniz. Bazı insanlar Benimle daha çok vakit geçirmelerine rağmen, onlar Benimle kalırlar, Benimle olmak isterler, bu da ancak teslim olduklarını hissettikleri zaman olur. Yani bu kafa karışıklığı olmamalıdır, eğer birisi Benimle daha fazla zaman geçiriyorsa, bunun için kendinizi suçlamamalısınız, her şey yolunda ama sizin ne kadar teslim olduğunuz esas meseledir.  Şimdi, eğer teslim olmuşsanız, bir insanda teslim oluşu nasıl görürsünüz.

Bakın, bunun bir tarafı var ve diğer tarafı ise ifade ediştir. Diyelim ki, teslim olmuş birisi var, o Benimle pek fazla konuşmaz, konuşmaz, dinler, konuşmaz. Sağduyulu, o kişi dinler. Çok iyi insanlar bile, Ben konuşurken, bunun olduğunu gördüm, onlar aralara kendi kelimelerini sıkıştıracaklardır. Onlar çok iyi insanlar, bunu söylemeliyim, yani teslimiyet tam değil. Sonra zaman, onlar zamanın çok farkındadırlar. Zamanı kim yaptı? Ama o kişi doğrudan gelip Bana söylemeyip, başka birine, “Git ve Anneye şu zamanda gitmesi gerektiğini söyle”, der. Ben her şeyi biliyorum, kimin kime söylediğini, kimin kime gittiğini, kimin birisine söylediğini, kimin zamana bağlı olduğunu biliyorum. Ve o zamanda, ona aldırmıyorum. Ne zaman ulaşacağımı, hayırlı zamanın ne olduğunu, bunun nasıl sonuçlanacağını biliyorum. Teslimiyet bu noktaya varmalıdır, endişelenmemelisiniz. Dumahl’ın, çok büyük bir şekilde teslim olmuş birisi olduğunu söyleyebilirim. Oraya gittiğim sırada çok yorgundum ve o Bana, “Anne, eğer isterseniz dinlenebilirsiniz”, dedi. Bende, “Evet, dinlenmek istiyorum” dedim. Bunun üzerine, Beni yalnız bıraktı.

Gerçekten çok yorgundum çünkü çok uzun bir yolculuk yaptım sonra şudur, budur ve sonra oraya kadar aşağılara indim. “Uzanıp uyuyacağım” diye düşündüm. Tabii ki, her şeyin doğru zamanda yapılması gerektiğini bildiğim için aşağı indim. Ve bir köyde, bir yerde Benim resepsiyonum vardı ve hepsi orada Beni bekliyorlardı. Ve Ben uyuyordum; Dumahl Beni uyandırmayacaktı, Beni uyandırmayacaktı. “Her şey yoluna girecek. Onlara Annenin ne zaman geleceğini söyleyin” dedi. Yani, güneş vardı, hepsi ağacın altında oturuyorlardı, güneş kavurucu derecede sıcaktı. Ağacın altında güzelce kestiriyorlardı falan. Bütün köylüler geldiler, herkes geldi, her şey yoluna girdi. Ve kalktığımda saat beş buçuk civarındaydı, sonra Bana, “Anne, size programı söylemedim”, dedi. Bana asla söylemez. Eğer ben yazılı bir talimat alsaydım, tamam, ama “Siz uyuyordunuz, Sizi rahatsız etmek istemedim” dedi. “Program nedir?” dedim. “Program saat üçteydi” dedi. Bende, “Saat şimdi üç. Neden Bana söylemedin? Beni neden uyandırmadın?” dedim. O da “siz uyanmıştınız, uyanık olduğunuzu biliyordum Anne. Sorun değil”, dedi. Biz de saat altıda başladık. Güneş batmıştı. O zamana dek güzel ışıklar, havai fişekleri ve her şeyi ayarladılar ve tüm telaş bitti, çok iyi bir şekilde yhazırlanmışlardı. Ve uzak köylerden insanlar da gelmişlerdi ve onları da çok iyi bir şekilde organize etmişlerdi ve müsait zamanları vardı, geç geldiğim ve güneş orada olmadığı için çok mutluydular, kavurucu bir sıcak vardı.

Saat yedi gibi vardığımızda, gece oldu ve ışıkları yaktılar ve Diwali gibi her yere astılar ve her şeyi aldılar, her şeyi yapmak için yeterli zamanları vardı. Sonra Dumahl, “Biliyordum, Anne, siz uyanıktınız ve yönetiyordunuz” dedi. Eğer biri bunu anlarsa, o zaman Beni organize etmeye çalışmayacaksınız. Bana sadece “Bu saatte ayrılmalıyız” diyebilirsiniz ama gitmek gerekmiyorsa, ne yaparsanız yapın, ayrılmayacağım. Kendi tatlı yöntemimle; Beni asla inatçı birisi olarak görmeyeceksinizdir ama Ben öyleyim çünkü doğru olanın ne olduğunu, doğru olanı ve bu şekilde yapılması gerektiğini biliyorum. Ama aksine çok sakin olurum, rahatsız olmam. Sizi asla organize etmem, sizi asla acele ettirmem, sizi üzecek hiçbir şey yapmam. Ruh asla üzülmez, asla heyecanlanmaz, asla acele etmez ve bu asla sizin  “go-go” işi (çok enerjik, çok hızlı)dediğiniz şey değildir. Şimdi olduğu gibi, havaalanına gitmemiz gerekiyor. Herkesin bir uçak gibi olduğunu görürsünüz – döner, döner, döner ve dönerler. Ne oldu? “Ah, gitmek zorunda mıydık? …. yapardık ..” “Gitmeliyiz, tamam? Ne olmuş yani?” Bütün mesele şu ki, tüm bu heyecanlar ve tüm bunlar bize, biz dışarıda olduğumuz için geliyor. Ama eğer ruhunuzla biriyseniz, kesinlikle sakin olursunuz, kesinlikle sakinsinizdir, “Pekâlâ, gitmeliyiz, tamam, oraya ulaşacağız. Önemli değil.” Geçen gün bir şeyler için alışverişe gitmek zorunda kaldık, Hintli bayanlar için bazı sariler almaya çalışıyordum.

Kaybolduk. Onları hiç rahatsız etmedim. Dönüyor, dönüyor ve dönüp duruyorlardı. Sonra Danny fark etti ve “Sanırım tüm bu yerlerde vibrasyon bırakmak zorunda kaldık” dedi. “Doğru” dedim. Ve yaklaşık iki saat boyunca dolaştık sanırım. Başka biri olsa “nedir bu? Yeri bulamıyorsunuz, sizin sorununuz ne?” derdi. Sakince. Mağazaya doğru zamanda vardık, her şeyi doğru zamanda aldık, her şeyi yaptık, doğru zamanda da geri geldik. Her şey birinci sınıftı, hiçbir şey ters gitmedi. “Aman Tanrım, budur, şudur.” Neden zamandan tasarruf ediyorsunuz? Neden zamandan tasarruf ediyorsunuz? Bu yüzden şu anı kaçırıyoruz ve bu, ruhun asla gözden kaçırmadığı bir şeydir. O her zaman, şu andadır. Gerçek budur. Şimdi, Batı’da insanlar çok fütüristliktir, son derece gelecek odaklıdır ve onların fütüristiklikleri bazen onları kimi noktalara götürüyor, örneğin trenle bir yere gitmek zorunda kalırlarsa, doğru istasyona varmak yerine, daha ileride bulunan bir istasyona gideceklerdir. Ve sonra yine, daha da ileride olana varacaklar. Tren onlara asla ulaşmayacaktır. Onlarda bu tür bir mizaç var. Bu yüzden kişi buna benzer bir şeyi, seni düzelten bir şeyi planlamamalıdır.

Ama şu anda, Ben size bu zamanda gitmemiz gerektiğini söyleyecek olursam, tamam, şimdi bitti artık. Şu anda söyledim, bu kaydedildi ve bitti. Tamam? Yani bu hafızaya girdi. Artık endişelenecek bir şey yok. Şimdi, şu an, ne yapıyoruz? Çok sakin bir şekilde, şahit konumunda kalın. Kendinize karşı şahit konumunda kalın, şimdi kendinize şahit olun. “Aklım nereye gidiyor?” Şimdi yemek pişirmesi gereken biri, “Oh, ben bunu almalıyım, şunu almalıyım” diye düşünüyor olmalı. “Bunu yapmak zorundayım” demeye başladığınız zaman, asla bu şekilde yapamayacaksınızdır ama siz “Pekâlâ, ben şimdi meditasyondayım” deyin. Her an, “ben meditasyondayım”, deyin. Her şey, madde dahi size doğru yürüyecek ve doğru yerde, doğru şeyleri alacaksınız. Doğru yerde, doğru insanlarla tanışacaksınız. Geçen gün sadece etrafta dolaşıp, yürüyorduk. Orada kimi gördük? Carolyn. Sadece ortaya çıkıverdi. İşte orada, yani onunla tanıştım. “Christine de, hemen yan kapıda” dedi. “Hadi gidelim” dedim ve aşağı indiği zaman onun yüzündeki neşeyi görmeliydiniz ve Beni gördü. Benim için, onun için güzel bir deneyim, çok mutluydu. Sonra birlikte gittik. Yani saatinize bu kadar çok şey bağladığınızda, bu sizin ruhunuza bağlı olmadığınız anlamına gelir. Yani bir Sahaja Yogi, eğer saate bakarsa, o zaman bir Sahaja Yogi değildir ama bunun bir diğer tarafı olarak, Sahaja Yogilerin asla olmaları gereken yerde zamanında bulunmamaları da olabilir. İngiltere’de bu çok yaygındır. Kapıyı açmak için her zaman ilk önce Ben ulaşırım. Ve bazen de temizlemek için.

Şimdi, hafife almak, sizin dediğiniz gibi, hafife almak, Sahaja Yoga böyle değildir. Sizler uyanık, uyanık ve kesinlikle tetikte olmalısınız. Eğer uyanıksanız, derhal “benim şu zamanda gitmem gerekiyor. Bunu yapmalıyım. Bu şeyi şimdi almalıyım”, şeklinde bileceksiniz. Eğer bir şeyi kaçırmanız gerekiyorsa, onu kaçırmanız gerekir. İşte olay budur. Öyleyse, “Jai sei rakhahu tase merhaba rahun” demeleri gibi, yazılmış olan güzel bir şey var – “Beni tutma şeklin, benim olduğum halimdir ve ben mutlu olacağım.” Bu nedenle, kendinize ve ruhunuza karşı tatmin olmak önemlidir çünkü ego planlayacaktır, “Ah, oraya gideceğiz, Anne için şunu almak zorundayız, diyelim papatyalar alacağız”, biz karar veririz. “Papatya olmak zorundadır”, papatya bulamazsanız, hayal kırıklığına uğrarsınız. Neden olmasın? Bunların hepsi Benim çiçeklerim, papatya olsun ya da olmasın, çok güzel görünüyorlar. Ne alırsanız alın, onu alın. İstenen şey buydu. Biliyorsunuz, Tanrısal olan sizin için her şeyi hallediyor. Başka bir şey almanız gerektiğinde, onu alsanız iyi olur. Yanlışlıkla bile, Ben elimi bir kitap ya da başka bir şeyin, bazı şeylerin üzerine koyarsam, hemen onu açarım ve bu kitabın neden dikkatimi çektiğini görürüm; neden bu adam dikkatimi çekti; bu neden oluyor. Ve hemen bir bağlantı olduğunu, bir şeyin yapılması gerektiğini, bir şeyin söylenmesi gerektiğini, bir şeyin çözülmesi gerektiğini anlarım. Dolayısıyla, ruh kültürü ile iç içe olan bir kişi için Sahaj kültür, sakinliği ve rahat tavırlarıyla diğerlerini etkiliyor. Rahatlama hiçbir şekilde uyuşukluk anlamına gelmez.

Bu tembellik anlamına gelmez. Tembellik rahatlamaya karşıdır. Rahatlamış bir kişi uyuşuk olamaz. “Rahat”, uyanık olan, sakin olan bir kişi anlamına gelir. İnsanlar için bu iki şey imkânsızlıktır, çünkü eğer uyanıklarsa, uyanıklarsa o zaman sakin değillerdir. Eğer mutsuzlarsa, üzgünlerse, o zaman çok, çok sakin olduklarını düşünürler. Yani bu hatırlanması gereken şeylerden birisidir, kendinize karşı her zaman şahit konumunda olmalısınız. Kendinizi suçlamak değil, şahit olmak. Şimdi “şahit” kelimesinin “bağımsız” anlamına geldiğini söyledim. Şimdi bununla ne olur, siz kendinizi kınamaya başladığınızda, iyi olan her noktayı kaçırırsınız. Örneğin, ani bir yüksekliğe ulaşılmasıyla ilgili bazı deneyimleriniz var. Tamam? Bu noktada onu yakalamalı, bunu tutmalı, bunu yapmaya devam etmelisiniz, ama geri dönebileceğinizi de unutmayın, hayır. Ve sonra daha yüksek bir anın daha gelmesini bekleyin, onu tutun. İşte Himalayalara böyle tırmanırsınız. Ama “Ah Anne. Şimdi her şey yolunda, ama sonra kimbilir ne olacak?” gibi değil, o zaman aşağı inersiniz, çünkü güçlerinizin ne olduğunu bilerek, kendinizle yüzleşmek zorundasınız. Artık bir ruhsunuz, artık sıradan bir insan değilsiniz, bu yüzden kendinizi suçlamak, kendinizi aşağılamak veya herhangi bir şekilde mutsuz hissetmek gibi bir işiniz yok. Kesinlikle hayır.

Geçmiş geçmiştir. Bir an önce, her ne olduysa, bu bitti. “Şimdi yükseleceğim. Şimdi yükseleceğim.” Yani Sahaja kültürüne sahip bir kişi sadece spontan değil, aynı zamanda esinlenen, esinlenen bir kişiliktir. O türden biri, ilham verici bir vizyon sahibidir, o zaman da diğer insanlar böyle bir kişiden etkilenirler, “Bakın, ilham alan, ilham veren, diğerlerinden çok farklı bir şekilde konuşan bir adam var.” Söylediği şey yeni, besleyici yeni bir şey. Böyle bir kişilik – geçen gün olduğu gibi, görüyorsunuz, pek çok insanın konferanslarını duyduk ve Yeni Zelanda Başbakanı geldiğinde, C.P. Bana, “Şimdi geri dönelim çünkü biraz çay falan içeriz.” dedi. “Hayır, bu adamı dinle. O aydınlanmış bir ruh”, dedim. “Gerçekten mi?” dedi. “Evet, onu dinle” dedim. Önce herkes, “bu kişi Yeni Zelanda’da oturuyor, o kadar küçük bir memlekette, ne anlatacak ki?” dedi. Görüyorsunuz, hareketleniyorlardı, bir, iki dakika içinde herkesin dikkatini çekti, görüyorsunuz ve her şeyi çok güzel bir şekilde coşturuyordu ve bütün meselelerden çok farklı, çok yeni ve çok daha iyi bir şekilde bahsediyordu. C.P. hayret etti. “Bunu nasıl biliyorsun?” dedi. “Biliyorum, çünkü Yeni Zelanda’dayken Ben onlara, onun aydınlanmış bir ruh olduğunu söyledim”, dedim. Ve bizim başbakanımız da aydınlanmış bir ruhtur. Başbakanımız konuşmasını bitirdikten sonra, iki veya üç konuşmayı dinledikten sonra kalkıp gitmesine şaşıracaksınız; ama o zaman döndü ve bu Avustralyalıya gitti. [Shri Mataji, Yeni Zelanda demek istemiş olabilir]

Başbakan, sadece kendisi, kalkıp onun yanına gitti ve onu tebrik etti, tebrik etti. Tebrik etti ve ona çok yakınlık gösteren bir şeyler söyledi. Ve adam yine neşeyle uçtu. Hepsinin orada olduğunu görüyoruz ve sonra uzaklaştı. Neden? Çünkü aydınlanmış bir ruh, başka bir aydınlanmış ruhu anlar ve herkes şaşkına döndü: Neden bu adama tek başına kalkıp gitti ve onu tebrik etti? Dolayısıyla, Başbakanımızın temsil ettiği Hindistan gibi böylesine büyük bir ülke, Yeni Zelanda gibi, Hindistan ile kıyaslandığında hiçbir şey olmayan küçücük bir ülkeye kadar gidiyor ve tebrik ediyor. Ve bu gelişmiş bir ülke, bu gelişmekte olan bir ülke ve bu insanların anlamadığı bir şey. Ve her ikisi de el sıkışarak, bütün bu neşe dolu atmosferi yarattılar. Bu, sizin aydınlanmış bir ruhu, aydınlanmış bir ruhun asaletini tanıdığınız Sahaja kültürüdür. Yani, konu başkalarıyla ilişki kurmaya geldiğinde, en önde gelen Sahaja Yogilerdir ama Ben insanların çoğunun, başkalarıyla daha uyumlu olduklarını ama Sahaja Yogilerle daha az uyumlu olduklarını gördüm. Her zaman Sahaja Yogileri eleştirmeye çalışıyorlar ve Ben onları test ediyorum. Bazen “Pekâlâ. Bu adamın çok iyi olduğunu sanmıyorum” diyorum ve hepsi bu ama diğer kişi arkasını dönüp şefkat gösterdiği zaman ve “Hayır anne, sanırım bu işe yarayacak” dedikleri zamanda, bu hoşuma gider. Bunu sevdim. Ya da bazen, “Oh, bırakın onlar gitsinler. Onlara vermek için yeterince yiyecek yok galiba ama bu sorun değil”, diyorum. Onlarsa, “hayır, Anne, biz onlar için yemek yaptık”, derler.

Yani Sahaj’ın kültürü, vermektir. Verin, verin ve verin ve asla bir ödül istemeyin. Asla “benim almam gereken nedir” diye düşünmeyin. Sonuçta, siz herhangi bir kişinin alabileceği en yüksek şeye sahipsiniz. Bir insanın maneviyatta elde edebileceği üç zirveye, hepinizin çok kısa sürede sahip olduğunuzu söylerler. Bunlar Salokya, Samipya ve Sanidya olarak adlandırılır. Salokya, sizin Tanrı’yı ​​görebilmenizdir. Siz buna sahipsiniz. Samipya, Tanrı ile yakın olmaktır. Sanidya beraberliktir, beraberliktir. Siz bunların üçünün hepsine sahipsiniz. Tek bir enkarnasyonda, buna sahipsiniz. Tanrılar daha önce enkarne olduklarında, kimse onların Tanrı olduklarını bilmiyordu. Yani onlar bile aldılar, onlar asla bilmediler. Çok az kişi onları biliyordu. Ama İsa, Tanrı’nın Oğlu olduğunu söylediği zaman bile, kim, kaç kişi ona inandı? Onu çarmıha gerdiler. Çünkü onlar aydınlanmış ruhlar değildiler ama Ben size farkındalık vererek, Ben size bu üç kutsamayı tek seferde alma kapasitesini verdim. Sizin dilinizi konuşuyorum, sizin tarzınızı konuşuyorum, sizin tarzınızla yaşıyorum ve siz Beni anlıyorsunuz. Sorun yok. Ama diğer Tanrılarla, düşünün eğer Ben bugün Mahakali olsaydım, ne olurdu.  Orada baş aşağı asılı durarak, Beni diğer şekilde görürdünüz.

Ne olurdu bilmiyorum – ya da onlardan herhangi birisine. Yani, bir azizin vaat ettiği üç kutsama, siz bunların hepsine sahipsiniz ama onlara sahip olduğunuzu anlamıyorsunuz. Bunu hafife alıyorsunuz. Shraddha (İnanç)yok. Bu deneyimle, muazzam bir inanç olmalıdır. İnanç, aramızda, Benimle sizin aranızda olan bir şeydir. Arada olan şey neşe okyanusudur diyebiliriz? Ben size her ne yayarsam, bu shraddha’dır ve siz bunun içinde sırılsıklam olduğunuzda, bu shraddha’nın neşesi her şeyi çok Sahaj kılar ama bunun için kalplerinizi açmalısınız. Gizemli, dar görüşlü, kıskanç, kendisini diğerlerinden ayıran bir Sahaja Yogi, iyi değildir. Kalbinizi açın. Eşyalarınızı verin, önemli değil. Maddenin tek bir değeri vardır, bu da sizin Sahaj kültürle iletişimde olmanızdır. Küçük şeyler, bakın, sizin sahip olduğunuz güzel bir şey olduğunu görüyorum ve Kendi Mahamayam içinde hareket ederek, “Oh, bu çok güzel” diyorum. Ve o zaman onlar, “Anne, bunu bize siz verdiniz” diyorlar. “Ah Üzgünüm.” Ve sonra kendimden çok utanıyorum, bu Sahaj kültür değil ama neşe o kadar fazla ki, duramıyorum ve bazen, “Oh, ben – bu çok güzel,” diyorum. “Bize siz verdiniz Anne” diyorlar.  Ve tüm bu uyum ve tüm bu hissiyat; bu konuda biraz utangaç hissediyorum ve hepsi çok güzel, çok dramatik; çok dramatik, çok şiirsel. Ancak o noktada kendimden utanıyorum. Elbette insan olmak için bazen kendinizden utanmalısınız, aksi takdirde drama tamamlanmayacaktır.

Yani her şey çok güzel ve çok eğlenceli ama başkalarına ve kendinize karşı gösterdiğiniz bir nezaket olmalıdır. Şimdi, eğer siz mutsuz ve ciddi olursanız, kendinize ve başkalarına karşı da çok kaba olursunuz. Ciddi olan birisi, ciddi bir suratla oturuyorsa, o kişinin bir Sahaja Yogi olmadığını bilin. Onlar her zaman kahkaha ve neşe ile coşuyor olmalılar. Ben sanırım beş saniyeden fazla ciddi olamam. Bilemiyorum, deniyorum, çünkü konuşmaların insanların kalbine girmesi için ciddi olması gerek ama bu olmaz ve sinirlendiğimde bile gözlerim Bana ihanet ederler ve gözlerde bir kahkaha parıltısı olduğunu görebilirsiniz. İşte, bir insan böyle olmalıdır ve sizler, başkalarının ne diyeceği hususunda endişe etmeyin. Bakın, insanların böyle asık suratlı olduğu kültür, insanların saçma sapan oldukları kültürlerle aynıdır. Şimdi, Amerikan kültürünün anlamsız, aptalca olduğunu söyleyebilmemiz gibi, bilirsiniz, diyelim ki Başbakanınız yarın, sırf sizi eğlendirmek için sari giymeye başlarsa Ben buna şaşırmayacağım. Onlarla her şey mümkündür, sırf sizi eğlendirmek için, görüyorsunuz – ucuz popülerlik için. Anlamsız, aptalca bir şey yapacaklardır ama farz edelim ki, bilirsiniz, bir İngiliz, yaşlı bir muhafazakâr kişiliktir, o zaman bir hanımefendi, sanki bir erkek gibi çizgili, çok resmi bir elbise giyebilir ve şunu, bunu yapabilir, çok kısa sürede çok ciddi bir yüz takınabilir ama bunların her ikisi de saçmadır, hiçbir anlamı yoktur. Doğal olmalısınız ve doğal olan her şey her zaman neşeyle doludur. Ve bir mesaj. Ve bir mesaj. Bu çiçekler Benim gelişimin mesajıdır, üzerlerine kocaman yazın.

Yani Sahaj kültür insanı olan bir kişi bu mesajı başkalarına yaymalıdır, insanlar “Ah, bu bir adam. O bir Sahaja arkadaş”, diye görmelidir. Bunu açıkça görebilirsiniz. Ciddiyet yoktur, mutsuzluk yok, hiçbir şey yoktur. Sizi üzebilecek bir şey söylediğimi varsayın, onu unutun gitsin. Eğer bunu unutamazsanız, o zaman Beni dinlemediniz demektir. Ancak “unutmak”, sizin buna uygun hareket etmediğiniz anlamına gelmez. “Bunun göre hareket etmek”, nasıl düşeceğinizi değil, kendinizle nasıl yüzleşmeniz, nasıl yükseldiğinizi ve ne kadar ileri gitmeniz gerektiğini kendinizin görmesi anlamına gelir. Yani her zaman, size konuşmamda anlattığım gibi,  her iki taraf için de hareket etmektir, bir tarafta kendinizi Benimle ilişki içinde ve diğerindeyse, başkalarıyla ilişki içinde göreceksiniz. Bir Sahaja Yogi için, sizin bir sarayda ya da sokakta olmanız önemli olmamalıdır. İlk Sahaja Yogilerle ilk karşılaşmamızda – şimdi burada oturan, hayatta kalmış olan sadece bir tanesi var – onlar dayanamıyorlardı, onlar için Hindistan’ın güzel atmosferinde olmak zordu. Sebep şuydu, onlar analiz ediyorlardı: onların iyi banyoları, duşları yoktu, ama siz bütün gökyüzüne sahipsiniz, bütün dağlara sahipsiniz, bütün ağaçlara sahipsiniz, bütün akarsulara sahipsiniz ama siz, içinde kıpırdayamayacağınız kadar küçük bir duşunuz olsun istiyorsunuz. Sadece bir düşünce, sadece bir konfor fikri. Bana sorarsanız, Hindistan’da sahip olduklarımızla karşılaştırıldığında sizin hiçbir konforunuz yok. Hiç bir konfor yok. Demek istiyorum ki, herhangi bir Hintli kıza gelip burada kalmasını söyleyin, ağlayacaktır.

Hatta sanırım burada cumhurbaşkanının bile, belki, belki de, başkanın kendi kap kaçağını, eşyalarını yıkaması gerekiyor. Ne konfor. İş bölümü yok. Şimdi ülkemizde hizmetkârlarımız var ama “hizmetçiler” bizim onları başka bir şeyle aldatmamız anlamına gelmez. Onlarda bizim yediğimizle aynı yemeği yerler. Bizim yaşadığımız gibi yaşarlar ama farklı tür işler yapıyorlar çünkü onlar Başkan olabilmek için gereken zihinsel kapasiteye sahip değiller. Başkan, daha başka işler yapıyor. Sizin hiçbir konforunuz yok, siz bunu Benden alıyorsunuz. Yiyecek meselesi, siz her şeyi işlenmiş gıda olarak alırsınız. Düşünün, işlenmiş gıdalardan dolayı herhangi bir zaman kansere yakalanmış olabilirsiniz. Sizin uzmanlığınız nedir o zaman? Anlamaya çalışın. Ne tür bir yiyecek: taze değildir, nasıl işlendiğini, nasıl korunduğunu, nereden geldiğini Tanrı bilir. Birden Londra’da “Bu tür yiyecekleri yemeyin” dediler, “çünkü bulaşmış olan bir şey var.” Yani herkes aceleyle kilere koşuyor, çünkü bizim bütün bu şeyleri depolamamız gerekiyor, ihtiyacınız olduğunda alamazsınız…. “Ah orada”; o zaman onları atmaya başlıyorsunuz. Bu delice bir yarış çünkü insanlar “Bugün ne yediğimizi Tanrı bilir, doğru mu, değil mi?” diye düşünüyor. Yani gıda açısından sıfırsınız. En iyisi köylerde ya da ormanlarda yaşamak, taze meyveleri almak, onları bir nehrin akan temiz sularında yıkamak, güzelce yemek ve oturup güneşin tadını çıkarmaktır. Ruhun konforu, kaybettiğimiz şeydir ve ruhun konforunu arayanlar Sahaja Yogilerdir, aksini değil.

Ruhun konforu vermekle gelir. Diyelim ki, Ben sizden biraz para ödünç aldım, size geri ödeyene kadar rahat olmayacağım. Daha da ileri gidersek, sizin bir şeye kapıldığınızı varsayalım, bazı problemleriniz var. Bir şekilde bir yerlerde Bana yaklaşmanızı ve sizin üzerinizde çalışıp, sizi temizleme işini halledeceğim, bitti. Acı çekmeme, ıstırap çekmeme, şuna, buna rağmen, O zamana dek rahat olmayacağım. Buraya gelir gelmez sol Nabhi böyle oluyordu, devam ediyordu, düzeltildi. Onu kendime aldım, onu içime çektim. Yani onlar maceraperestler. “Ah, dokunmayacağım, catch ediyorum, o catch ediyor.” Bitti. Ama eğer şimdi siz bu tür bir ruha sahipseniz, ancak merhamet işe yarayabilir, aksi takdirde siz bunu yapamazsınız. Bu sempati olur. Örneğin bir kişi var, Bay A. veya Genç Bayan A. veya Bayan A.  her neyse. Demek istediğim, Ben sadece sıradan bir kişiden bahsediyorum ve bu kişi catch ediyor. Diyebilirim ki bir aşramda, o kişinin çekip gitmesi gerekiyor ama bütün ashramitiler (ashramda yaşayanlar)o kişiden catch edecek ve o kişi asla iyi olmayacaktır. Bununla ilgili çok güzel bir fıkra var. Bir bayan vardı, kendisini ufaltmak istiyordu, oklava gibi bir makine vardı. “Eğer oklavayla üzerinizden geçerseniz küçülürsünüz” dediler. Zavallı şey, makineyi getirdi ve kendi üzerinde yuvarlamaya başladı. Kendisi küçüleceğine, oklavanın şişmanladığını fark etti. Aynı şey Sahaja yogada da var. Sahaja Yogiler başkalarını düzeltmek yerine, onlar kendileri kirlenirler. İşte bu yüzden “Aşrama kimse gelmeyecek” dedim.

Çünkü siz sempati duyuyorsunuz. O kişiyi, kendi aranızda düzeltebileceğiniz bir şekilde düzeltmeye çalışmayın, Annenizin yaptığı gibi onu kendi içinize çekin ve bunu yapın. Binlercesi, binlercesi ve binlercesi için Ben bunu yapıyorum; siz bir veya iki kişi için yapmalısınız, bu sayede asla rahatsız olmazsınız. İşte bu şekilde güçlü olursunuz. Onlardan uzak durarak, onlardan kaçarak veya kendinizi kınayarak ya da ” biz teknede kendimizi kurtarmalıyız” diyerek değil. Hayır. Macera boyunca. “Bakalım ne olacak”. Tamara, “Beni hiçbir şey catch edemez Anne, nedir ki bu?” diyordu. “Ama seni kim catch edecek ki? Catch edenler kendilerine zarar verecek” dedim. Yani nedir bu, Bhairava oturtulacaktır. Sidha kala mane Bhairav ​​’- Shri Ganesha’yı oturtmanızın gerekmesi gibi, sağ tarafta da Bhairava ve Hanumana’yı oturtmanız gerekir. Eğer bu üç Deity’yi içinizde oturtursanız, bu dünyadaki hiçbir şey, hiçbir şey sizi catch edemez. Bir süre catch edeceksiniz ama şimdi Benim gördüğüm şey, bu aşrama geldim, herkesin sol Nabhi’si catch etti. Herkesin sol Agnya’sı catch etti. O zamanda Ben acı çekiyorum. Herkes. Demek istiyorum ki, Ben sizi bedenimin içine aldım, bunu biliyor musunuz? Sizler Benim bedenimin bir parçasısınız, sizler Benim bedenimdeki hücrelersiniz. Ve siz catch ettiğiniz zaman, Ben de catch ederim; catch etmek değil ama gerçekten acı çekiyorum, ama temizliyorum. Aynı şekilde Ben size güçler verdim. Sahip olduğum her gücü size verdim ama onu geliştirmeli ve maceracı olmalısınız. Ama tam tersine, bir kez bir aşramımız olunca, herkes oraya yerleşir, “Ah, şimdi, burası çok rahat, çok ucuz.” Çok ekonomik, ilk konfor budur. Şaşırtıcıdır ki, Batılı bir insan için ekonomik olması çok önemlidir ve varlıklı insanların para biriktirmeyi fakir insanlardan daha çok düşünmesi de şaşırtıcıdır.

Ve İngilizce içinde son söz, diğerleri aleyhine olsa da, pound tasarruf edin. Bunun tam tersine, eğer Hindistan’a giderseniz, onlar sizi evlerine davet ederler, bundan çok mutlu olacaklardır. Ellerinde ne varsa size verecek ve “Ye, ye, ye” diye, sizi zorlayacaklardır. Vermekten çok mutlu olacaklardır ama İngiltere’de bu çok tehlikeli, görüyorsunuz. Bazen aşramda Benim için bile yiyecekleri olmayabilir. Gerçekten. Ve onlara bunu söylerseniz, “Biliyorum. Biliyorum” derler. Bilirsiniz. Bitti. O halde buna ne dersiniz? Bunu zaten biliyorlar, şimdi ne yapmalı? Biliyorlar. Böylece zenginlikle birlikte, cimrilik ve paraya yönelimde büyür. Hindistan’da da, diğerlerinden biraz daha fazla para kazanan insanların, çok para odaklı olduklarını gördüm. Para her şey olur, para güç olur, para onların hayatı olur. Sahaja Yogi parayı önemsemez. Para sadece .. Annemizin ayaklarının tozudur. Para nedir ki, servet nedir ki? Ve böyle yaptıkları zaman, para sorunları çözülür. Eğer sizin bir para sorununuz varsa, bir problem olduğunu bilin. Eğer para konusunda çok titizseniz, Ben bir bakıma öyleyim, çünkü birine vermem gerekirse, bunu onu hatırlatırım ama Bana “bu adama çok ödemelisiniz, şu adama çok vermelisiniz”, demeye çok hevesli olan insanlar olduğunu gördüm, Bu yanlıştır. Bu sizin gözeteceğiniz bir şey değil. Bana, “bu adama ya da şu adama ödeme yapmalısınız”, demek çok, çok yanlıştır.

Bu önemli değildir. Eğer ödemezsem bile ona para veririm. Yani Benimle ilişki içinde, Bana, “Ona çok para ödemelisiniz, bu kadar para ödenmeli, onun Size borcu bu”, gibi bir şey söylememelisiniz, bu tür hiçbir şey söylememelisiniz. Bırakın o kişi kendisi gelip Bana söylesin. Neden siz söylüyorsunuz?  Eğer bu tür bir mesajı Bana verirseniz, kaybolursunuz ya da gelip Bana bir başkası “Anne, zaman doldu, gitmemiz gerekiyor” derse, birisi sizi acele ettiriyordur. Birisi Beni acele ettirirse, ona “Anne’yi acele ettirmeyin”, deyin. Kundalininizin sadece kendi kundalininizle değil, onu çalıştıran bir şeyle yükseldiğini bilmek zorundasınız. Çok muazzam bir şey, büyük bir organizasyondur. Siz bunu göremiyorsunuz, bu mikroskobiktir. Bilmelisiniz, Hiç kimsenin böyle aydınlanma almadığını bilmek zorundasınız, aldılar mı? Binlerce kişi aydınlanma alıyor, neler oluyor? Buna dair bir şeyler olmalı… Şimdi böyle bir organizasyon için nasıl bir şeyler dersiniz? Bundan hoşlanmıyorlar. Bunu biliyorlar. Aslında onlar bilenler, İngiliz değiller. Onlar ne yapılacağını biliyorlar. Yani Benimle olan ilişkiniz, sizin kültürünüz olarak hareket eder. Yani bu bir Anne kültü’dür, buna siz Anne’nin kültürü diyebilirsiniz. Annemize nasılda bağlıyız. İnsanları gördüm, eğer birileri onlara karşı kaba davranırsa çok sinirlenirler ama birisi Bana kaba davranırsa buna kızmazlar, bunun tam tersi olmalıdır.

Şimdi size bir örnek vereceğim. Bu Merv Griffin garipti ve her iki profesyonelimiz de çok öfkeliydiler. Bu doğaldı ve çok…  demek istiyorum ki, bu hoşuma gitti ama Ben onları sakinleştirdim. Ve Worlikar, elbette bu işin en tepesindeydi ama diğer adam bunu yapmazdı. İddialarda bulunuyordu. Ben sadece izliyordum. Demek istediğim şu ki, eğer biri bunu onun annesine söyleseydi … Orada birisi daha var ve o Beni karşılamaya havaalanına almaya hiç gelmedi. Bunun üzerine Worlikar ona, “eğer kendi annen gelseydi, karşılamaya gitmez miydin?” dedi. O zaman kişi bir açıklama yapılabilir, “Ah, ama bizim Annemiz Adi Shakti. Kendi annemse değil, o umutsuz.” Bu şey böyle değildir. Saygınızı göstermek, sevginizi göstermek için karşılamaya gitmelisiniz; Onun çıkarı için değil, kendi çıkarınız için, kendi çıkarınız için. Bu ilişki sizin kendi çıkarınız içindir. Diyelim ki eğer siz petrol bulursanız, bu sizin kazancınız mıdır yoksa petrolün mü kazancıdır? Eğer kaynağa ulaşırsanız, bu kaynağın bir şey kazanması mıdır, yoksa sizin bir şey kazanmanız mıdır? Mantık, basit mantık. Yani bu kültürde, bilirsiniz, siz gerçekten gelişiyorsunuz ve son derece mutlu, neşeli bir insan oluyorsunuz. Ve böyle bir kişinin ifadesi o kadar farklıdır ki, çünkü size söylediğim gibi, böyle bir kişi, yukarı çıkar ve başkalarının sorunlarını, toplumun çöküşünü görür, dünyanın tüm sorunlarını görür. Sadece bu da değil, çözümleri de bilir. Irkçılık yapan bu sıradan insanlar gibi değiliz, bu .. diğer hastalıklar, onların ne tür hastalıkları olduğunu bilmiyorum, Ben de unutuyorum. Irkçılık şimdi, başka bir aptalca saçmalık, biliyorsunuz. Irkçılık nedir?

Tanrı birisinin rengini böyle, birisinin rengini de şöyle yarattı ve aynı ırkçılar, kalkıp kendi yüzlerini bronzlaştırmaya çalışıyorlar. Yani bu kültürümüz içinde yüzeysel şeylerden hiç rahatsız değiliz. Rahatsız olduğumuz şey, iç temizliğimiz, iç güzelliğimizdir ama bu sizin de, bu ilkel insanlar gibi hareket etmeniz gerektiği anlamına gelmez, hayır. Ama iç güzellik varsa, o zaman dış güzellik de gelir. Beni asla kirli şeyler giymiş halde göremezsiniz. Beni sarisiz asla göremezsiniz, uyurken bile sari giyiyorum çünkü geceleri de çalışmak zorundayım, peki diğer dünyaya sabahlığımla nasıl gidebilirim? Bu yüzden Sahaja Yogi olan bir kişi, son derece düzenli ve temiz olmalıdır, ancak bu başkalarına söylenmemelidir, kişinin kendisi böyle olmalıdır. Çok önemli şeylerden birisi budur çünkü diğerleri sizi görecek, bunlar akıl hastası gibi insanlar, size kim inanır? Yani bir etki Annedendir, siz kaynaktan alıyorsunuz, ne için? Sizdeki bu aydınlanmış kalitede olmak için ve bu sayede başkaları sizi harika biri olarak görür ve size hayran olur, taparlar. Bu, şimdi, sizin kişiliğinizin nasıl olması gerektiğine karar verene dek geldik ama şimdi, siz başkalarıyla ilgilenirken, onların Sahaja Yogiler tarafından tesadüfen yaratılmış insanlar değil, Tanrı tarafından yaratılmış insanlar olduklarını bilin. Ve onlar yarının Sahaja Yogileri olacaklar, onlar sizden daha yüksek Sahaja Yogiler olabilirler. Bu yüzden başkalarıyla da ilgilenirken, onlarla nazikçe konuşun. Onlara karşı nazik olun. Elbette gurulara karşıyız, tarikatlara, tüm bu insanlara karşıyız. Ama kişi gelir gelmez, ona sizz “Oh, sen bir bhoot’sun” derseniz, kişi doğru olanı yapıp, dönüp, uzaklaşacaktır.

Yani bu güç size, kaba olmanız veya başkalarına karşı kibirli davranmanız için verilmedi, verilmedi. Şimdi, böyle olan tüm bu insanlar düşüyor, sakinleşiyorlar çünkü faydası olanın sizin şefkatli, nazik, sağlam tavrınız olduğunu görüyorlar. Ancak Sahaja Yoga’dan sonra tüm bu nitelikleri birleştirebilirsiniz. Kararlı olacaksınız, uyanık olacaksınız, nazik ve şefkatli olacaksınız, gülümseyeceksiniz ama başkalarıyla dalga geçmeyeceksiniz. O zaman onların başkalarına karşı verdikleri tepkinin ne olduğunu görmek üzere, uyanık bir kişilik oluyorsunuz: bunun görülmesi çok önemlidir. Yani şimdi siz başkalarına karşı şahit konumunda olmaya başlıyorsunuz. Başkalarına karşı tepkiniz nedir? Birçok kez gördüm, yeni bir Sahaja Yogi geliyor. Kişi bir şeyler söylemeye çalışıyor ve bir kız oradan kıkırdamaya ya da gülmeye başlıyor, o sırada hiç kimse böyle davranmamalıdır çünkü kişi “onlar beni aptal yerine koyuyorlar veya benim aptal bir insan olduğumu veya bende yanlış bir şey olduğunu düşünüyorlar” diye düşünebilir. O kişi kendi bilincinde olacaktır ve Ben o kişiye aydınlanma veremeyeceğim ama eğer karşımda birisi oturuyor ve Ben o kişiye yardım etmeye çalışıyorsam, bunun bu beyefendinin hayatının çok önemli bir anı olduğunu bilin. Biz aldık, ne olmuş yani? Birisini çekip çıkartırken, birine yardım ederken, gülüyor muyuz? 

Bu işi yapmak için çok ilgili ve çok ciddi olmanız gereken bir zamandır. Burnun kendi yerinde, gözlerinde kendi yerinde olması gibi, her niteliğin ve ruh halinin de, kendine ait bir yeri vardır. Aynı şekilde sahip olduğumuz tüm bu ruh hallerinin de kendi ait yerleri vardır ve modern toplumda kaybolan şey budur. Bu yüzden birine yardım etmeye çalıştığımda, siz o kişi için endişelenmelisiniz. Bu bize Kaynaktan nasıl geliyor? Benim için ne kadar endişelisiniz? Susadığımı varsayalım, sizde susayacaksınızdır. Hemen “Anne, Size biraz su getireyim” diyeceksiniz ama Bana sormayabilirsiniz bile, sadece buraya getirip, suyu orada tutarsınız ya da Benim için biraz çay yapar ya da Bana göz kulak olursunuz. Bunu yapın ya da şunu yapın. Küçük, küçük şeylerde sizin izlemeniz gerekir. Endişe etmek, bir şey söylemek, bir şey sormak değildir. Siz sormazsınız. Anneye sorma, sadece yap. İşte böyle, bunu yapmaya başladığınızda, başkalarına ne yaptığınızı anlayacaksınız. Bu yüzden başkaları üzerindeki yansımanız, sizin hakkınızda nasıl düşündükleri de çok önemlidir ve uyanık olmalısınız. Aniden bir şey söylersiniz ve herkes kaybolur. Onların henüz Sahaja Yogi olmadıklarını bilmelisiniz, onlar Sahaja’ya getirilecekler, bu yüzden onları çok dikkatli bir şekilde etrafta gezdirmelisiniz. O zaman Sahaja Yogilerle, kendi aranızda nasıl davrandığınızı, başkalarının görmesi on derece önemlidir. Birbirimizin arkadaşlığına değer vermeliyiz, buna değer vermeliyiz. Bir yerlerde bazı Sahaja Yogilerle buluşmak, “Ah, birini görmek, biriyle telefonda konuşmak ne büyük bir zevktir.”

Ama çok dar görüşlü, çok bencil, açgözlü ve bazen de çok sınırlı olduğumuz için demeliyim ya da kesinlikle geçmişimize sarıldığımız için, biz bunu yapamayız, o neşeyi hissetmiyoruz, başka bir Sahaja Yogi’ye karşı hayranlık duyamayız, biz başka bir Sahaja Yogiden hoşlanmayız, onun arkadaşlığına değer veremeyiz. Bunun anlamı, bu parmağın bu parmağı hissetmemesidir. Bu sanki ilerlemekte olan, ona ne diyorsunuz, cüzzam gibidir. Sinirler tükendi. Sinir uçları orada değiller. Başka Sahaja Yogilerin sevincini hissedemezsiniz. Ve bu yalnızca kişisel çıkar alanlarınızı aşarsanız mümkündür. İnsanlar başlangıçta Sahaja Yogaya geldiklerinde, onların kişisel çıkarları vardır, örneğin birinin bir şey satmaya çalışması gibi, yani onlar bunu Sahaja Yogilere satmak isterlerdi veya bir şeyi düzenliyorlar ve Sahaja Yogilerin bunu yapmasını istiyorlar. Bakın, kişisel çıkar, Sahaja Yogileri kendi amaçları için kullanmak. Bunun bir sonucu olarak, bazı insanların çok dar görüşlü olduklarını gördüm, kimse onlara yardım etmez, onlar tarafından hiçbir iş yapılmıyor; Telefon varsa kimse “Ben bakarım” demez. Bu Amerikan kalitesi, onlar “ben bakarım” diyeceklerdir. Bu iyi bir şey olarak kabul edilir. İngiltere’de değil, hepsi sessizce oturacaklardır. Yemeği yediklerinde bile, şimdi para ödemek zorundalar, onlar bu tarafa doğru bakacaklardır ve bazı zavallı Hintli öğrenciler, hepsinin parasını ödeyecektir. “Bakmayacağım”, “Şimdi sen öde”, derler. Şimdi normaller. Bu çok düşük seviyeli, son derece düşük seviyeli bir davranıştır. Başkalarına değer vermeniz, başkalarına hediyeler vermeniz, kişinin öğrenmesi gereken bir şeydir bu.

“Oraya gidiyorsun;” Oh, şimdi… “; Geçen gün bir bayanla tanıştığım zaman olduğu gibi, Benim zümrüt yüzüklerimden birini beğenmişti. Bu Benim aile yüzüğüm, bu yüzden ondan vazgeçemem, bilirsiniz, C.P.’ye sormam gerekecek ve o bundan hoşlanmayabilir, çünkü bunun üzerinde Benim hiçbir hakkım yok, onu çocuklarıma vermek zorundayım, tamam mı? Ama bir yerlerde güzel bir zümrüt buldum, bu yüzden yanımda tuttum. Geçen gün buna ona verdiğim zaman çok etkilenmişti. “Yüzüğümü beğendin ama yüzüğümü sana veremedim, bu yüzden de ..” dedim.  Bana, “Yani ben senin yüzüğünü alabilir miydim mi?”, demek istiyorsunuz dedi. “Seni buna zorlardım, ama sana veremedim, bu yüzden de düşündüm ki, bir yerde bunu gördüm, bu nedenle bunu senin için aldım” dedim. “Ne kadar düşüncelisiniz” dedi, ama bunların hepsi kafamın içindedir. Ben, ne zaman bir fırsat bulsam, bilirsiniz, yani birisi “Oh, bunu beğendim” dese, bunu aklınızda tutun. Bir dahaki sefere bir çiçek bile olsa, onların arkadaşlığına değer vermelisiniz, çünkü sizi, ruhunuzu anlayan ve ruhu olan birinin olması, harika bir şeydir. Harika bir şeydir. Birbirinize nasıl kaba davranabilirsiniz? Beni en fazla inciten şey budur. Ve Bana vermeniz gereken ilk şey ve en önemli şey, birbirini seven, kafa dengi, güzel, sevgi dolu bir gruptur.  Kişisel düşüncelerinizin ötesinde, sizin gerçekten sevmeniz, eğer bu başarılırsa, demek istiyorum ki, tabii ki, Sahaja Yoga’da şu anda para kazanmaya çalışan pek fazla insan yok ama onlar kendilerini için konfor yaratmaya çalışıyorlar.

En iyi odaya, onlar sahip olmak zorundalar, en iyi yere onlar sahip olmalılar, sahip olmak zorundalar … “Bunu almadım, almalıyım, şunu, bunu.” Diğerlerinden daha fazlasını yapmaya çalışın. Bazen insanların sizden faydalandığını biliyorum, ama çok yakında onlar Sahaja Yogadan çıkacaklar. Bu yüzden cömert olun, çok cömert olun. Ve cömertlik sizin kendi Sahaja Yogi kardeşlerinizden başlamalıdır. Sahaja Yoga kültüründe, sinirlerimiz vasıtasıyla coşan tam bir emilim göstermeliyiz, iffet duygusunda. Beğenseniz de beğenmeseniz de bu bir zorunluluktur. Saf olmayan ilişkilerde, herhangi bir başka kişi için beslenen bir kötü niyet olmamalıdır. Kesinlikle saf ilişkiler olmalıdır, zinacı olmayan, saflığı bozan şeyler olmayan saf gözler olmalıdır. Temiz gözler Sahaja Yoganın temelidir. Sağda solda gezmeyen temiz gözler, çünkü gözleriniz çok güçlüdür. Ne kadar güçlü olduklarını bilmiyorsunuz. Öyleyse bunu bu şekilde yapmalı, bunu tatbik etmelisiniz, dikkatinizi içe ve Sahasraraya doğru getirin. Yapabilirsiniz. Gözlerinizle emiyorsunuz. Bana shraddha (inanç)ile, neşeyle baksanız bile, onu sadece içine çekiyorsunuz, Benim imajımı, Sahasrara’nıza koyun, kalbinize koyun, bunu yapabilirsiniz. Bu çok sevinç vericidir. Bunu Sahasrara’ya koyduğunuzda, o zaman bilgiyi alırsınız. Onu kalbinize koyduğunuzda, neşeyi alırsınız ve onu karaciğerinize koyduğunuzda, aksiyonun gücünü elde edersiniz. Fotoğraftan da bunu yapabilirsiniz, içinize çekebilir, hareket ettirebilirsiniz ama bu sizin, başkalarına karşı tamamen kendine güvenli, nazik şekilde davranma şeklinizde gösterilir; kibir yoktur. Ve boyun, ne o kadar yukarıda, ne de böyle, çok ağırbaşlı bir şekilde merkezde.

Yani Sahaj kültürde, çünkü ruh haysiyettir, ihtişamdır, Tanrı’nın ihtişamıdır, kendinizi yargılamalısınız. “Ruhuma saygı göstermeyen bir şey mi söyledim? Şerefli olmayan bir şey mi yaptım?” Ben oradayken Bana yüzlerce soru sormaya devam eden insanları da gördüğüm gibi, “havlu beyaz mı olmalı? Yeşil havlu mu? Bunu yapmalı mıyım, şunu yapmalı mıyım?” Neden? Çünkü biz seçimlerle yaşamıyoruz. Elimizde ne varsa onunla yaşıyoruz ve bunda haysiyet var. Eğer seçimler yapmaya başlarsanız, bu aptalcadır. Bir grup Sahaja Yogi, yemek yiyecekler, “Ne alırsınız?” Karar vermeleri kırk beş dakika sürecektir, eğer bir restorana giderseniz, çünkü ilk olarak, “Biz bunun için ödeme yapıyoruz” bilinciyle, birisi bunu alacak, birileri de şunu alacaktır. Zavallı garson kaçıp gidecektir ama neden farklı olmalıyız ki? Bu aynı şeydir. Annemizin sahip olduğu şey, her neyse onu alacağız, bitti ama böyle değilse de, en azından herkesin aldığı şey her ne ise, onu isteyin, “Neden ayrı bir şey olsun?” Sahaja Yoga’da seçimler yoktur, bu kelimeyi çok açık bir şekilde hatırlayın. Bunun seçimleri, şunun seçimleri, benim hoşuma gitmedi, benim de hoşuma gitti. Bu iyi değil, şu iyi değil. Çünkü bizim vibrasyonel düzeyde her şeye ihtiyacımız olduğu için, o zaman da seçim geliyor. Mesela, vibrasyonlar iyi değilse bunu söylemeyeceğiz ama o şeyi de almayacağız. Ama bu yeşil mi, kırmızı mı yoksa sarı veya beyaz mı meselesi yok. Ve işte sizi aptal yerine koydukları da mesele bu. Bir isim koyacaklar, Cartier (Fransız mücevher ve saat markası), bitti.

İnsanlar bu Cartier için, ne kadar istenirse ödeyeceklerdir. Sıradan bir şey, özel bir şey değil ama şu egoyu görüyorsunuz, “Bende Cartier var, daha fazla para verdiğimi, aptal olduğumu göstermek için buna daha fazla para ödedim.” Bu kadar ucuz bir şeye daha fazla ödeme yapmak; oynadıkları şey bu – bunu unutmayın. Öyleyse, Sahaj bir kişiliğiniz olduğunda, kendi haysiyetinize sahip olduğunuzu anlamalısınız. Bu şeyler size haysiyet vermez. Siz onlara saygınlık veriyorsunuz ama bu sizin yarın kalkıp bir palyaço gibi buraya gelmeniz ya da burnunuza bir palyaço burnu takmış halde çıkıp gelmeniz anlamına gelmez. Elbette ki, Ben her zaman diğer noktayı görmek zorundayım çünkü bu o tarafa kayar. Haysiyetli olduğunuzda, her zaman haysiyetli bir şeyler giyeceksiniz. Haysiyetli olan her şeyi yapacaksınız. Otomatik olarak haysiyetli bir hale gelirsiniz. Bu yapay bir şey değildir. Yani Annenizde gördüğünüz gibi, haysiyet gelir. Puja’da Bana ne verirseniz verin onu alıyorum, tamam, ama aksi takdirde siz Bana başka bir şey veremezsiniz. Eğer Bana bir şey verirseniz, bir şekilde onu geri veririm. Bir şekilde geri vereceğim. Para odaklı bir insan onurlu olamaz çünkü onu bir dilenci gibi görürsünüz. Bakın, eğer para yönelimi çok fazlaysa, o seviyeye gelir, bilirsiniz, orada haysiyet olamaz. Güç odaklı bir adam, aptaldır. Aptal gibi görünür, yani biz aptal olamayız. Tamam. Bu yüzden, biz güç odaklı da olamayız.

Romantik ya da aşk odaklı olan kişi, aptal bir adamdır, aptal bir adam gibi davranır. Onlar sokakta sürekli olarak birbirlerini öpmeye devam ediyorlar. “Nereye gidiyorsunuz?” “Boşanma davasına, ama son olarak biraz daha öpüşmeyi düşünüyoruz.” Önemli olan öz saygıdır. Benlik sizin ruhunuzdur. Ruhun saygısı size bu onuru vermelidir ama siz mahremiyet içinde kocanıza karşı hoş görülüsünüz, karınıza karşı hoş görülüsünüz. Halka açık yerlerde değil, mahremiyette ona karşı nasıl hoş görülü olunacağını öğrenmelisiniz. Bu korkunç. Özellikle de Hindistan’da. İnsanların bu romantizmle falan etrafta dolaştıkları söylendi. Bu yüzden lütfen, tüm bu romantik şeyleri Hindistan’da yapmayın, bu Benim için çok utanç verici, çok utanç verici. Yani biz Annemizi utandıran şeyler yapamayız. “Bu Annemi utandıracak, bunu yapamayız” diyerek, bunu bir kez bilmeye başladığınızda zaman, siz otomatik olarak yardım ediliyorsunuz. Yani, bu Benimle ilgili olduğu zaman, hemen, “Anne benim için ne düşünecek? Anneye karşı gösterdiğim davranış şekli bu mu?” O şey, siz sanki o tabiatı kazanmışsınız gibi, içinizde çalışan bir şey olarak hemen ödülünü alacaksınız. Sahaja kültür, bir Sahaja tabiatıdır, siz bunu otomatik olarak yapacaksınız. Bu şekilde konuşacaksınız, bu şekilde bahsedeceksiniz, bu şekilde yaşayacaksınız. Demek istediğim şey, Beni hiç tanımayan insanların uzaklardan gelen bir telefon görüşmesinde veya bir telefonda, Beni tanıdıklarını gördüm. Özel bir şey olduğumu biliyorlar; eğer yeterince hassaslarsa.

Fotoğrafımdan, oturma şeklimden, konuşma şeklimden hemen herkes sorar. Geçen gün kocamla buluşmaya gittiğimde herkes “Bu bayan kim?”, “Bu bayan kim?”, “Bu bayan kim?” diye soruyordu. Şahsiyette bir şey var. Herkesle güzelce konuşurum, çok tatlıyım. Bizler köle gibi olamayız ve hiç kimseyi köleleştiremeyiz. Bizler sevgiyle muamele etmeliyiz, insanlara sevgiyle muamele etmeliyiz çünkü onlar biziz. Kimseyi küçümsememek, kimseye gülmemek. Sahaj kültürde bir uzman olmalısınız: bilirkişi. Uzmanlık, sizin Annenize olan bağlılığınız sayesinde gelir. Uzmanlık: Hepiniz bir uzman olmalısınız ve size sertifikayı kim verecek, bu sadece Annenizdir – başka kim? Ben böyle söylemeyebilirim ama egonuz değil, ruhunuz bunu söyleyecektir. Bu kadar kısa sürede mümkün olan her ne ise, bu o kadar büyük bir konu ki, kültür; bunu yapamazsınız ama sizinle konuştum, size çok analitik bir şekilde değil, Ben size çok sentezlenmiş bir şekilde söylemezdim. Bu yüzden size, her şeyin birçok sentezini verdim. “Analitik” olarak şimdi bu bir, bu da iki, üç, dört, beş – kısa keselim – iki, üç, dört, beş, bunun gibi. Bu böyle değildir ve siz işte insanlarla böyle konuşmalısınız. Bir, bu böyledir; iki, şu da böyledir; üç, bu ise böyledir; bitti. Sizler Sahaja Yogilersiniz. Konuşmalarınızda, böyle konuşursanız bitti. Ama bir şey söylemeden ya da bir şey yapmadan önce, insanlara onları nereye yönlendirdiğinize dair onlara küçük bir fikir verin, böylece onlar kaygılanmasınlar, dikkat dağılmasın.

Dediğim gibi, küçük bir fikir verin ya da konuşurken onları önemli bir noktaya getirin ki, onlar cümlenin bu noktaya gelmesini beklesinler ama bütün cümlenin böyle görünmesini sağlayın, cümle belli bir noktaya doğru gitsin, bu yüzden her zaman bir Sahaja Yogi, konuştukları şeyde bir noktaya değinmelidir sadece gevezelik etmek, sadece laf söylemek değil,. Söylemek istediğiniz mesele nedir? Ne yaparlarsa yapsınlar, bundan ne elde edeceklerini bilmeliler. Şimdi, evlilik. “Evlilikle ne elde edeceğiz?” Bir aile, ev, herkesin var, bir eşeğin bile evi var. Bunda bu kadar harika olan nedir? Aydınlanmış ruhların doğacağı bir aile birimi elde edeceğiz, onlara uygun bir şekilde bakacağız ve sonra o birimi, güzellik içinde pırıl pırıl parlayan bir elmas gibi, bu dünyaya yayacağız, bütün dünyaya ışık tutan bir aile ortamı. Öyleyse kişinin hayatı anlamsız olmamalı, konuşma anlamsız olmamalı ve her an, yavaş ve istikrarlı bir şekilde vizyonlarınızın ve hayallerinizin başarılarıyla doldurulmalıdır, bu hiç de zor değildir. Ego ve süperego’dan kurtulabilirseniz, bitti, hepsi bu – bu kadar basit.

Tanrı hepinizi kutsasın.

Mm .. güzel .. güzel .. rahatladı, Ha? Rahatladı. Şahit. Sanırım herkes dışarı çıktı, sanırım. Ve daha fazlası yok… Son olarak söylemem gereken bir şey daha var, daha önce de söylediğim gibi, burada da söylemediğim gibi, hiç kimse bunu bhoot yaptı demeyecek, çünkü böyle bir kişi Sahaja Yoga’ya değil, bhoot klanına gönderilecektir. Sorumluluğunuzu bhootlara yüklemeyin, siz ya bir bhoot’sunuz ya da bir Sahaja Yogi, ikisinden birisisiniz, her ikisi birden olamazsınız.