Türkiye’deki İlk Public Program – Birinci Gün

Istanbul, Emirgan Korusu (Turkey)

1989-05-26 How to live in complete joy and peace? Istanbul, Turkey, version 0, 88'
Download video (standard quality): Download video (full quality): View and download on Vimeo: View on Youku: Listen on Soundcloud: Transcribe/Translate oTranscribe

1989-05-26 How to live in complete joy and peace? Istanbul, Turkey, version 1, 79'
Download video (standard quality): View and download on Vimeo: View on Youku: Transcribe/Translate oTranscribe

Feedback
Share

Türkiye’deki İlk Public Program (İstanbul) Emirgan Korusu, 25.06.1989

Gerçeği arayanların önünde eğiliyorum.

Birisi konuşmamı tercüme edebilir mi?

Gregoire: Onların zaten meditasyonda olduklarını görebiliyorum.

Gerçeği arayanların önünde eğiliyorum, dedim.

Şimdi, gerçeğin kavramsallaştırılamayacağını anlamalıyız. Gerçek oradadır ve  her zaman (anlaşılmıyor) ..dır. Bizler onu düzenleyemeyiz ve gerçeği arayanlar, bunu bildikten sonra, bir bilim adamı gibi zihinlerini açık tutmalılar. Ve bizim size söylediğimiz şey, bu her ne ise, bir hipotez olarak değerlendirilmelidir. Ve eğer doğruluğu kanıtlarsa, söylenen doğruysa, dürüst insanlar olarak onu kabul etmelisiniz.

Gerçek hakkında uzun zamandır konuşulmaktadır. Sokrat bundan bahsetti ve öldürüldü. Sonra İsa geldi, bundan bahsetti, öldürüldü. Sonra Peygamber Muhammet Sahip geldi ve O da bir şekilde öldürüldü ama insan bilinci bugün çok daha iyi. Ve bizler gerçeğin, akli projeksiyonlarımızın ötesinde olması gerektiğini anlıyoruz. Barıştan bahseden ve herhangi bir demokrasi, kapitalizm veya komünizm teorilerinden söz eden veya İslam, Hinduizm, Hristiyanlık gibi herhangi bir dinden söz eden insanları gördüğümüzde, hepsi aynı. Onları bağlayan bir güç yok, herhangi bir kişi günah işleyebilir.

Öyleyse nerede yanıldık? Tüm bu peygamberler, azizler ve enkarnasyonlar kesinlikle gerçeği söylediler ama biz nerede yanlış yaptık? Hepsinde ortak olan bir şey var, onlar dediler ki, sizler sonsuz olanı görmek zorundasınız. Ve göz önüne alınan şeyler de, kendi ölçüleri ve kendi sınırlamaları içinde kullanılmalıdır. Bütün dinlerin özü budur ama daha sonraları, bunu görmediğimiz için yanlış yaptık ve geçici olan şeyler içinde kaybolduk.

Bu büyük dinleri ve büyük felsefeleri başlatanlarda, yanlış olan hiçbir şey yoktu ama bizler esas meseleyi kaçırdık. Ancak, insan bilinci bugün artık bunu bu kadar net görebildiği konuma ulaştı, bize verilen sözlerin yerine getirilmesi gerekiyor.

Çevremizde ruh olduğu, her yeri saran bir güç olduğu söylenir. Çiçekler, meyveler, ağaçlar ve insanlar gibi gördüğünüz bütün yaşamakta olan şeyler  mucizelerdir. Bunların hepsi halledildi. Tüm bunlar, her yeri kaplayan bu süptil güç aracılığıyla çözümlendi ama şimdiye dek, bizler bu kadar büyük bir gücü, kitlesel olarak hiç hissetmedik. Birkaç aziz buna inandıysa da, başka hiç kimse inanmadı. Ama şimdi, özel bir çiçek açma zamanı geldi ve bu çiçek açma döneminde  herhangi bir zorlukla karşılaşmadan biz gerçeği bulacağız. Bu yaşayan bir süreç olduğu için, yapılması en kolay şey olmalı bu, siz tohumun Toprak Ananın içinde, kendiliğinden filizlendiğini gördünüz. Aynı şekilde, size anlattığım içimizdeki bu güç Kuran’da Al Assas (Esas- Kaynak) olarak tanımlanmaktadır. İncil’de ise kutsal ruh  olarak. Ve Spirütüel Kutsal yazılarda, Adi Shakti, Ezeli Anne, Athena olarak tarif edilir. 

Bu güç Kutsal kemik anlamına gelen Sakrum adı verilen, bu üçgen kemiğin içinde bulunur. Bu, içimizde saf arzumuz olarak bulunmakta olan Tanrı’nın arzusunun gücüdür. Ve o kendiliğinden yükselerek, bıngıldak kemiğimizi delip geçer. Yani aslında siz kendi vaftizinizin gerçekleşmesine, bunun gerçekleşmesine kavuşursunuz. Bu sadece yapay bir sertifika da değildir. Her şeyi kapsayan güçle bir kez bağlantı kurduğunuzda, bir aziz olursunuz ya da Veli (Müslüman azizi) ya da aydınlanmış bir ruh olursunuz.

Bunun sonucunda, her insanda bir dönüşüm gerçekleşmeye başlar. Ve bu dönüşüm benzersizdir. Böylesi bir kişi otomatik olarak saflaşır. Böyle birisine siz, yapma, yapma demek zorunda değilsiniz, o (kendiliğinden) yanlış olan şeyleri sadece yapmaz. Çok dinamik ama çok da şefkatli olur ve tam bir neşe ve huzur içinde yaşar. Bunların hepsi sizin hakkınızdır, insan olarak bu sahip olmak hakkınızdır. İçimizdeki ihtişam budur. Sadece enstrümanımızın ana kaynağa bağlanması gerekir. Ayrıca fiziksel, zihinsel, duygusal bozukluklar da, bu güç ile tamamen düzeltilir. Ve formu olmayan bu enerjiyi etrafınızda hissetmeye başlarsınız. Bu yüzden, aydınlanmanızı alın, o zaman dikkatiniz de aydınlanır.

Şimdi, kaç ayrı ülkeden buraya gelmişler bilmiyorum ama, sizlerle tanışmak için İstanbul’a gelen insanlar var burada. Batılı ülkelerin halklarından olan birisi için bu ne kadar da zordu, tek bir Hintçe kelime  veya Hint dilindeki başka bir lisanı telaffuz etmemiş olanlar için, özellikle de İngiliz, Fransızlar için, onlar artık Sanskritçeyi telaffuz edebiliyorlar. Ve sonra hepsi Arapça şarkı söyleyecekler. Çünkü onlar evrensel bir varlık haline geldiler. Ve işte bu, bizim ruh olan bu evrensel varlıkta dokunmamız gereken şeydir.

Şimdi bizde Yahudiler var, İsa’ya ibadet edenler var, Muhammed Sahip’e ibadet eden insanlarımız var. Çünkü onlar gerçekle olan deneyimleri sayesinde, bu kişilerin enkarnasyon olduğunu anladılar. Tüm bu büyük enkarnasyon ve peygamberler, bize denge kazandırmak ve bizi kötülüklerden kurtarmak için farklı zamanlarda, aynı hayat ağacının üzerinde dünyaya geldiler ama biz çiçekleri kopardık ve bu benim, şu benim diyor ve sonra bu ölü çiçeklerle savaşıyoruz.

Bu nedenle, dürüst olan ve gerçeği arayan tüm insanlar için, aydınlanmalarını almaları ve haklarındaki mutlak gerçeği görmeleri önemlidir. Onlar asla birbirleri hakkında kötü konuşmadılar ama sadece bizler, cehaletimiz içinde bunu yapıyoruz.

Yani, bu ışık içimize girmelidir. Elimizde bir yılan tuttuğumuzu, etrafın karanlık olduğunu ve gözlerinizinde açık olmadığını varsayalım. Birisi elinizde bir yılan olduğunu size söylerse, ona inanmazsınız ama ışığı alır ve gözleriniz açılırsa, o yılanın (var olduğuna) hemen kendiniz inanacaksınız.

Yani, bir kişi o kadar güçlü ve özgür olur ki, hiçbir kötü alışkanlık ona hükmedemez. Siz kendi  kendinizin efendisi olun ve kendinizi, siz yönetin. Benim size, bunu yapma, şunu yapma dememe gerek yok.

Bu günkü gecikme için özür dilerim ama biliyorsunuz, trafik sorunları ve her türden şey vardı. Çok beklenmedik bir şeydi. Umarım geç geldiğim için Beni mazur görürsünüz. Yarın, tabii ki çok daha erken burada olacağım ve size Sahaja Yoga hakkında çok daha fazla şey açıklayacağım.

Sahaja kelimesinde; Saha,  “ile” anlamına gelir, ja ise “doğmak” demektir. Yoga, İlahi olanla,  Ruh ile birleşmek anlamına gelir. Öyleyse, hangi ırka mensup olurlarsa olsunlar, tüm insanlar bu aşamaya ulaşma hakkına sahiptir.

Tanrı hepinizi kutsasın.

Eğer Bana soru sormak isterseniz, cevap vermekten çok mutlu olacağım.

İzleyici: Bir soru sormak istiyorum. Tarih boyunca bazı sözler söyleyen önemli şahsiyetlerin öldürüldüklerini kendileri az önce ifade ettiler.

Sokrat’tan misal verdi. Sokrat, söylediği sözlerden dolayı öldürüldü, dedi. Hazreti İsa Aleyhisselâm (Allah’ın selâmı üzerine olsun demektir) öldürüldüğünü söyledi, ki ben buna da iştirak etmiyorum ama, Hazreti Muhammed Aleyhisselâm’ın hangi sözlerinden dolayı öldürüldüğünü merak ediyorum.

Tercüman: Bu beyefendi, bir dakika önce, sizin önemli dini şahsiyetlerin öldürüldüğünü iddia ettiğinizi söylüyor. Çünkü onların (anlaşılmıyor).

Sokrat’ın öldürüldüğünü söylediniz ve bir bakıma İsa öldürüldü, ancak Peygamber Muhammed’e gelince, bu bey özel olarak Onun öldürülmesi hususunda (anlaşılmıyor) sizinle aynı fikirde değil.

Tercüman :Bir dakika lütfen.

Bir Yogi: Niçin öldürülmüşlerdir.

Shri Mataji: Hayır. Sizin gördüğünüz anlamda öldürülmesi gerekiyordu, her neyi tavsiye etmeye çalışsa ve her ne yapmaya çalışırsa çalışsın, insanlar onu dinlemeyeceklerdi ve Onun hayatı boyunca gerçekten de, çok fazla mücadele etmesi gerekti. .

İzleyici: Fiili bir öldürme olayı yok demek ki,

Tercüman: Beyefendi, bu durumda öldürülme meselesinde fiziksel bir taraf  olmadığını söylüyor.

Shri Mataji: Hayır. Öyle değil. Bu kısım önemli değil. Önemli olan şey Onun kurmak istediği şeyin ne olduğudur? Yaşamı boyunca, bu çok zordu. Çünkü insanlar çok cahildiler.

İzleyici: Teşekkür ederim.

İzleyici: Yoga da mı, yoksa uykuda mı insan beyni daha fazla çalışır, bunun arasında bir fark var mı? ………..(anlaşılmıyor)

Tercüman: Beyefendi, uyku sırasında mı yoksa yoga bölümü sırasında enerjinin mi çalıştığını merak ediyor.

Shri Mataji: Ne olur?

Tercüman: Uyku sırasında mı veya bir yoga kısmı sırasında mı enerji bunu halleder?

Bir Yogi: Enerji, uyku sırasında mı yoksa yoga kısmı sırasında mı uyanır?

Shri Mataji: Hayır, uyku sırasında değil, yoga kısmında. Bu büyük peygamberlerin neden dünyaya geldiği anlaşılmalıdır çünkü onların  bize yardım etmeleri gerekiyordu. Aynı şekilde,  ancak aydınlanan kişi, başka bir kişiyi aydınlatabilir. Aydınlanan bir ışığın, aydınlatabilmesi gibi ama bu kişi aydınlanmış olmalıdır, bu Tanrı’dan gelen yetkidir. O kişi aydınlanmalıdır. Körler, kör insanlar ışık veremezler.

İzleyici: Buddha kendi öz benliğini bulup, gerçek bir mistik haline gelmiş midir? Buna katılıyor mu kendileri?

Tercüman: Buddha mı?

İzleyici: Evet, kendi öz benliğini bulup, gerçek bir mistikliğe erişmiş midir?

Tercüman: Beyefendi, Buddha’nın kendi aydınlanmasını kendisinin mi fark edip   (anlaşılmıyor), mistisizm konumuna ulaşıp ulaşmadığını merak ediyor.

Shri Mataji: Evet, o bunu yaptı. Tek bir istisnai durum, O Ruh’u kanıtladı.

Aslında, Onun üzerinde çalışan Tanrı’nın lütfu idi ve o çok, çok çaresizdi. Ve eğer buna ulaşamasaydı, intihar edeceği bir konuma gelmişti.

Ve aydınlandığınız zaman, sizler başkalarını da aydınlatabilirsiniz. Hepiniz, başkalarını aydınlatmak için (gereken) tüm güçlere sahipsiniz. Gerçekte bunu Benim çok fazla yapmamam gibi. Bütün söyleyebileceğim şu ki, burada oturanların hepsi bunu yapabilirler.

Eğer sizin kapasiteniz buysa, bugün sizin gücünüz budur. Neden buna sahip olmayalım. Bunun için ödeme yapamazsınız. Bununla ilgili hiçbir şey yapamazsınız. Zahmetsizce bunu alırsınız. Neden sahip olmayasınız?.

Bu kadar basit. Bugün Çarşı’ya gittik. Ve bize bir şeyler satan Ermeni bir çocuk vardı. Sonra Bana “siz kimsiniz” dedi? Bende, buraya aydınlanma vermeye geldim dedim.

“Şimdi, Bana verebilir misiniz” dedi? “Evet” dedim. Sadece ellerini Bana doğru uzattı ve “oooo, serin esintiyi hissediyorum” dedi. Bu yüzden Bana teşekkür etmek istedi. Bende, bu senin, Ben ne yaptım ki? Neden Bana teşekkür ediyorsun? dedim. Bu sahip olduğunuz şey, bu sizin içinizde bina edilmiş. Tamam,  yarın sende bunu başkalarına yapacaksın.

İzleyici: Yoga sadece bu dünyadaki huzuru sağlamak için midir? Öbür dünya ile ilgili düşünceleri nedir acaba hanımefendinin?

Tercüman: Hanımefendi, bir yoganın  sahip olduğunuz …..  (ANLAŞILMIYOR), güçleriyle,  Sahaja Yoga’nın öbür dünya hakkında .

Birileri: Üzgünüm, anlamadık.

Tercüman: Bayan, sözde öteki dünyada olup bitenler hakkında herhangi bir fikriniz olup olmadığını bilmek istiyor.
Shri Mataji: Bakın, Ben kendimden bahsetmemeye karar verdim. Bunun nedenim şu, şimdi bakın, çünkü hepsi konuştular ve sık sık, İsa’nın yaptığı gibi. O,  “Ben Tanrı’nın oğluyum” dedi ve söylediği her şey gerçekti, o zaman insanlar  onlara ne yaptılar ama şüphe yok ki, Ben bir şey olmalıyım. Bir şeyler biliyor olmalıyım ama daha iyi olan şey şudur, siz kendinizi bilirsin, o zaman da  siz Beni daha iyi tanırsınız.

İzleyici: Herkesin bu işi başarması mümkün müdür?

Tercüman: Beyefendi, bunu herkesin yapıp yapamayacağını merak ediyor.

Shri Mataji: Evet, tabii ki. Aydınlanmış olan herhangi bir kişi yapabilir.

İzleyici: Bir dakika, ben bir şeyler söylemek istiyorum. Bütün konuşmalarınızdan ve katılımcıların sorularından, bu toplantının diğer dinleri dışlar gibi bir hava verdiğini, böyle anladığımı düşünüyorum. Bunun böyle olup olmadığını hanım efendinin açıklamasını rica ediyorum.

Tercüman: Beyefendinin bir fikri var. Sizi yanlış anlıyor da olabilir. Sizin uygulamalarınız bir şekilde diğer tüm dinleri dışlıyor. Bir anlamda onları diskalifiye ediyorer. Bu doğru mu? Sahaja Yoga, bir anlamda dünyadaki diğer tüm büyük dinleri yetersiz mi buluyor?

Shri Mataji: Elbette. Kanıtlıyor. Elbette, gerçeği kanıtlıyor. Elbette. Elbette.

Bütün dinler doğrudur. Buna şüphe yok ama bizler hatalar yaptık. Söylemek istediğim nokta bu.

İzleyici: Ben bunu açıklamak istemiştim. Dinlerin hepsinin doğru olduğunu, hepsinin gerçeği ifade ettiğini, fakat bizlerin bunları anlamakta bazı hatalara düştüğümüzü, dolayısıyla şimdi sizin açıklamanızla, bu işi düzeltmeye çabaladığınızı addetmeliyim. Açıklamanız üzerinden. Bu şekilde mi addetmeliyim. Yani diğer dinlerin hepsi bir kargaşa içinde, ………………….  Fakat biz bundan dolayısıyla şimdi ….. yoga gibi açıklamalar buluyorlar

Tercüman:  Evet

İzleyici: Bize biraz yaşam ağacından bahsedebilir mi?  Söylerseniz olabilir.

Tercüman: Beyler, sizden onlara hayat ağacından biraz daha bahsetmenizi istiyor.

Shri Mataji: Yarın kesinlikle bunu  yapacağım. Her şeyi açıklayacağım. Bu kök bilginin sırrı olmayacak. Bu, köklerin bilgisidir, sadece hissetmek için süptil olmalıyız.

Her şeyi, her şeyi ama bu bilgi sevgidir, şefkattir.

İzleyici: Sahaja Yogayı diğer yöntemlerden ayıran en önemli özellik nedir? Bir açıklama yapmasını istiyorum. İsterseniz ……..

Tercüman: Beyler, Sahaja Yoga’yı diğer tüm meditasyon sistemlerinden tam olarak ayıran şeyin,  ne olduğunu bilmek istiyorlar.

Shri Mataji: Diğer yogalar?

Tercüman: (ANLAŞILMIYOR) diyor.

Shri Mataji: Bakın. Bir şekilde, diğer tüm yogalar aslında Sahaja Yoganın ayrılmaz bir parçasıdır. Eğer Hatha Yoga derseniz, bunda da,  siz her şeyden önce şunu, bunu, ve hepsini temizlemelisiniz ve sonrasında siz aydınlanmanızı almanız gereken bir noktaya ulaşırsınız.

Tamam. Şimdi ikincisi, Raja Yoga ve bütün bunların  vaaz ettikleri her şeyin yapay olduğunu söyleyebilirsiniz.

Raja Yoga’da olduğu şekliyle, onlar dilinizi geriye almanız ve karnınızı sıkılaştırmanız gerektiğini söylerler ama kundalini yükseldiğinde, bu otomatik olarak gerçekleşir. Bunu siz yapmak zorunda değilsiniz.

Arabanızın çalışmaya başladığı zaman olduğu gibi, tüm makine otomatik olarak hareket etmeye başlar. Ama farz edelim ki, siz sadece elinizi direksiyonda tuttunuz ve direksiyonu hareket ettirmeye başladınız, araba hareket etmeyecektir.

O halde, kişi yoganın şu anlama geldiğini anlaması gerekir; Tanrısal Olanla Bir olmak.

Şimdi, fark şu ki, modern zamanlarda hiç kimsenin Himalayalara gidip, orada saatlerce oturup, kendini temizlemeye vakti yok. Bu yüzden Ben bir yöntem buldum, bununla ilk önce kundalininiz yükseltilir.

Ve çoğunuz, Ben buna şaşırdım, siz o anı düzeltmek için aydınlanma alıyorsunuz.

Ama farz edelim ki, birisi onu düzeltmedi, o zaman da onlar, bu küçük ışıkta neyin yanlış olduğunu görebilir ve kendilerini düzeltirler. Benim onlara söylememe gerek yoktur. Bu sayede siz, kendi kendinizin efendisi olursunuz.

İzleyici: Transandantal Meditasyon yönteminde, insanlar belli bir bilince ulaştığında, yerden bir kaç santim yada bir kaç bir şey yükselme oluyor. 

Tercüman: Beyefendinin bildiği kadarıyla Transandantal Meditasyonda, kendinizi yerden bir miktar yükseltiyorsunuz.

Shri Mataji: Hayır. Hepsi bu, doğru değil. Bu bir yalan.

Görüyorsunuz, öncelikle şunu bilmelisiniz ki sizden din adına, yoga adına, herhangi bir şey adına para alan birisi, sahte bir gurudur.

Dolandırıcı bile olsalar umurumda değil, sadece sizi aldatmakla kalmıyorlar, sadece sizi kandırmakla kalmıyor, aynı zamanda kundalininize de zarar veriyor ve sizin aydınlanma alma şansınızı mahvediyorlar. Sadece dün bile bize bu TM’den gelen yaklaşık 4 veya 5 kişi vardı. Bu zavallı şeyler her kimlerse, keşiş gibi olmuşlar. Ayrıca mantıksal olarak da, mantıken de, vücudu yerden kaldırıp ve hareket ettirmenin nesi var, bunu anlamalıyız. Bunun anlamı nedir ki? Bunun avantajı nedir? Yürümek için iki bacağımız var. Neye ihtiyaç var? Bu aptalca. Bütün bu tür garip şeyler, eğer onlar size böyle söylerlerse, onlara neden inanasınız ki? Hiçbir kutsal yazı bundan bahsetmedi. Bazı temelleri olmalı.

İzleyici: Özür dilerim, arkadaşımızın sorusu , Hindistan’da bir yoga var, Maharishi Maharishi diye, bunun öğrencileri bunu yapıyorlar ama sayın yogi, bu sahte diyor.

Shri Mataji: (ANLAŞILMIYOR) Onunla bir ilgim yok Benim.

Gidip onun banka hesabına bakın. Hepsi bu.

Lütfen dikkatli olun. Lütfen dikkatli olun. Üzgünüm. Onlar Hintli, biliyorum. Biliyorum, onlar Hintliler. Bunun için çok üzgünüm. Bu yüzden, gerçeği size anlatmak için buradayım. Ben de uyarmak isterim. 1970 yılında onlardan çok açık bir şekilde bahsetmiştim. Çok açık bir şekilde ama insanlar yine de, insanların onu nasıl kabul ettiklerini bilmiyorum. O, insanlara kendisine ödeme yaptırabileceğini söylüyor, yani bu insanlar, ben ona ödeme yapmayı düşünüyorum diyerek mutlular.  Arayış içinde olan binlercesi  mahvoldu.

İzleyici: Kısacası, sahtekar mı demek istiyor?

Shri Mataji: Tamam, şimdi tek bir soru daha, başka yok. Tamam mı? (ANLAŞILMIYOR, Haydi yapalım.). Çünkü geç oluyor.

İzleyici: Ben bu tekniği, bahsedilen tekniği uygulayanlardan birisiyim, bu parayı aldılar ancak ben bu teknikten son derece memnunum. O güne dek, son derece stresli bir yaşantım vardı. Fevkalade olumlu etkileri oldu.

Tercüman: Neyse,

Shri Mataji: Çok hızlı.

Tercüman: Hanımefendi, şuraya geliyor, kendisi bu Sahaja Yoga tekniğini kullandığını ama bunun için ödeme yaptığını söyledi.

Shri Mataji: Gerçekten mi?

Tercüman: Ve bir taraftan da, bundan dolayı çok mutlu.

Tercüman: Yanlış tercüme oldu. Aa, üzgünüm, hata yaptım, üzgünüm.

Shri Mataji: Şaşırdım.

Tercüman: Bayan transandantal meditasyondan bahsediyor.

Shri Mataji: Tabii ki, biliyorum.

Tercüman: Ancak kendisi kesinlikle mutlu olduğunu iddia ediyor. Demek istiyorum ki, kendisindeki tüm stresten kurtulabildiğini söylüyor.

Shri Mataji: Pekala. O zaman sorun değil. Eğer öyle düşünüyorsa, ama size şu kadarını söyleyebilirim ki, lütfen bir sorununuz olduğu zaman dönüp Bana geri gelmeyin.

Üstelik görüyorsunuz. Bu hanımın hangi gücü var? Neyi öğrendi? Herhangi bir kişiye  aydınlanma verebilir mi? Mesele budur. Ödeme karşılığında hangi büyük dönüşümleri (ANLAŞILMIYOR) keşfetti.

Bakın, mantralar, bu beyefendi mantra veriyor çünkü siz Sanskritçe bilmiyorsunuz. (ANLAŞILMIYOR) bu mantralardan birisi de,  tinga, pinga, inga. Bunlar Sanskritçe değil. Bu adam Sanskritçe bilmiyor. Tinga demek, tinga, sizin birisine böyle bir şey göstermeniz demektir. Kendi dilinizde buna siz ne diyorsunuz?

Tercüman: Başparmak.

Bu tinga. Mantra budur, o verir ve böyle aptalca mantralar verdiği için sizden 300 pound ücret alır. Ve verdiği mantranın bir diğeri ise, akrebin iğnesi anlamına gelen inga’dır.

Ve pinga, siz posses edildiğinizde, bu şekilde dönüp duruyorsunuz demektir. Bakın, bu da pinga . Üzgünüm. Ben, Benim hiç bir şekilde onunla bir alakam yok.

İzleyici: Ben sorumu sormamıştım.

Tercüman: Özür dilerim.

İzleyici: Sadece kendi deneyimimi söyledim. Sormak istediğim şu, o dernekte öğretilen teknik, veda bilimine dayanan, milattan önce 2 bin yılından beri uygulanan, bir kastın özel bir meditasyon yöntemi. Bu yöntemi parayla uyguladığınızda doğru mu oluyor, yanlış mı?

Tercüman: Şimdi, hanımefendi (ANLAŞILMIYOR), aslında başka bir şeye dayanarak bunu söylüyor. Tamam, parasını ben ödedim, diyor ama benim iddia ettiğim gibi, bu hanım belli bir gruba gidiyor. Onlar sadece onlar transandantal (aşkın) meditasyon meditasyon yapıyorlar ve görünüşe göre öğretilerinin bin yıllık Veda’ya dayandığını iddia ediyorlar. Ve bayan bundan oldukça memnun. Neye baktığını merak ediyorum (ANLAŞILMIYOR).

Shri Mataji: Bakın. Eğer gelip Beni ziyaret ederseniz, size hikayenin tamamını anlatabilirim. Onlar zıplamaya başladıkları bir şeye başladılar. Aynı zamanda,  Benim  iyileştirdiğim bir beyefendiden gelen bir mektup aldım. Onlar İskoçya’da kursa başladılar. Adamın adı Bay Pitapirs ve kendisinin karısı. Kendisi bir dükün torunuydu. Ve 3’ü  de iflas etti ve sara hastası oldular. Onları tedavi etmek için kendi evimde ağırlamam gerekti ve onlardan bir mektup aldım. Yani demek istediğim şu ki, onlar herhangi bir guruya giderler, bırakın gitsinler ama sonra dönüp Bana geri gelmeyin çünkü onlar için başım ağrıyor. Ben size mektubunu göndereceğim. Görebilirsiniz. Şimdi, bu zavallı adam, iflas etti ve Güney Afrika’ya gitti.

Ve kendisinin duvardan geçebileceğini, havaya zıplayabileceğini söylediğini Bana anlatıldı, ve sonra, her şey yalan çünkü o bunun içine çok fazla para koyuyor.

İzleyici: Dernekte de, parantez içinde söylüyorum, böyle bir şey var demiyorlar.

Shri Mataji: Tamam, biz artık daha fazla bu TM yi istemiyoruz.  Şimdi yapalım, şimdi aydınlanma kısmını yapalım. Bu daha iyi. Bunu yapalım lütfen.

İzleyici: Pardon, bakar mısınız? Bu yoga sistemini, bu uygulamayı nasıl yapacağız, nasıl öğreneceğiz.

Tercüman: Yarın göstereceğiz

Tercüman: Yarın. Şimdi çok geç oldu.

İzleyici: Yarın yapamayız, çok kalabalık olur.

Tercüman: Bu bey yarınki seansın çok kalabalık olacağından ve yapamayacaklarından dolayı endişe ediyor (ANLAŞILMIYOR).

Shri Mataji: Aydınlanma alın. Öyleyse aydınlanma alalım, söylediğim neydi, sizler  gerçek arayış içinde olanlarsınız. Bu çok basittir. Çok basit. Peki. Şimdi, sadece toprağın gücünü kullanmamız gerektiğini düşünün ve bu yüzden de ayakkabılarımızı çıkarmamız gerekiyor. Hepsi bu. Ayakkabılarımızı çıkarın.

Herhangi bir ibadeti yaparken ayakkabıları çıkardığımız gibi. Ellerimizi namaz için, namaz için açıyoruz. Muhammed Sahibin size söylediği şey, tamamen Kundalininin uyanışıydı. Hepsi buydu. Güven, her şeyde.

Şimdi. Şimdi gözlerinizi kapatmadan önce sol tarafta bulunan merkezlerinize nasıl rehberlik edeceğinizi anlatacağım. Halledeceğiz. Bu çok basit.

Birileri yanıma gelebilir mi (ANLAŞILMIYOR)

İlk olarak, sol elinizi sembolik olarak Bana doğru açın. Bu, arzunun gücüdür. Yani siz aydınlanmanızı almak istiyorsunuz.

Şimdi böyle, sol el bu şekilde Bana doğru, basittir bu ve sağ el kalbinizin üzerinde çünkü kalpte sizin ruhunuz var.

Sol bana doğru, sol, sol, sol el bana doğru.

Sağ, sağ el kalbin üzerinde.

Sağ, sağ.

Pekala, şimdi, sonra burası ruhun bulunduğu merkezdir.

Şimdi elinizi sol tarafta, karnınızın üst kısmına koymalısınız.

Ve sonra sağ elinizi yine sol tarafta karnınızın alt kısmına koymalısınız.

Şimdi, karnınızın üst kısmı sizin kendi kendinizin efendisi olmanızın merkezidir. Kendi kendinizin efendisi. (ANLAŞILMIYOR)

Şimdi, karnınızın alt kısmında, sol tarafta, merkezi sinir sisteminiz aracılığıyla tezahür eden saf bilginin merkezi vardır.

Şimdi, elinizi yine kendi kendinizin efendisi olmanızın merkezi olan,  sol tarafta karnınızın üst kısmına koyun.

Şimdi, sağ elinizi tekrar, ruh olan kalbin üzerine koyun.

Şimdi boynunuzla omzunuz arasındaki orta noktada, elinizi buraya koyup, başınızı sağa doğru çevirin.

Şimdi, bu merkez, kendimizi suçlu hissettiğimizde tıkanır.

Kendinize karşı çok anlayışlı olmalısınız, ne de olsa siz bir insansınız ve hata yaparsınız, sonuçta Tanrı değilsiniz.

Şimdi, elinizi alnınıza koyun ve kuvvetlice bastırın.

Burası affetmenin merkezidir.

Şimdi sağ elinizi başınızın arka tarafına koyun ve başınızı geriye doğru itin.

Kendinizi suçlu hissetmeden, af dilemenin merkezi burasıdır.

Şimdi elinizi gerin ve elinizin orta kısmını, el ayasını başınızın üstüne koyun, başınızı eğin, parmaklarınızı geriye doğru gerdirin ve elinizle, kafa derinizi yedi kez yavaşça (saat yönünde) hareket ettirin, çünkü beyninizde yedi merkeze ait, yedi tane yer var.

Pekala, parmaklarınızı geriye doğru gerdirin.

Şimdi, bunu sadece gözlerimizi kapatarak yapmalıyız. Gözlüklerinizi çıkarabilirsiniz. Dik oturmalısınız. Bacaklarınız birbirinden ayrı olsun. Kambur ya da çok fazla zorlanacak  bir şekilde değil, doğal, normal, dik bir şekilde oturun.

Şimdi lütfen gözlerinizi kapatın ve Ben söyleyene kadar açmayın.

Şimdi lütfen sol elinizi bana doğru tutun.

Ve sağ el, kalpte olsun.

Lütfen gözlerinizi kapatın.

Burada bunu söyleyerek,  Bana 3 kez bir soru sormalısınız.  

Bu çok önemli bir sorudur. Anne ben ruh muyum?

3 kere.

Eğer siz ruhsanız, siz kendinizin rehberisiniz, siz kendinizin efendinizsiniz. O yüzden lütfen, sağ elinizi karnınızın üst kısmına koyun ve sol tarafınıza sertçe bastırın ve Bana bir soru sorun.

Burada Bana bir soru sorun, yine 3 kez. Anne, ben kendi kendimin efendisi miyim? Size uygun gelen her ne ise, siz Bana Anne veya Shri Mataji deyin.

Şimdi elinizi karnınızın alt kısmına doğru indirin ve sertçe bastırın.

Burada Ben özgürlüğünüze saygı göstermeliyim ve sizi saf bilgi için zorlayamam. Bu yüzden Benden kendi iradenizle istemelisiniz.

Lütfen 6 kez tekrarlayın. Anne, lütfen bana saf bilgi ver.

Şimdi, bu soruyu sorduğunuz zaman, Kundalini’nin bu gücü yükselmeye başlar.

Şimdi elinizi sol tarafta, karnınızın üst kısmına yükseltin ve sertçe bastırın.

Kundalini yükselirken, özgüvenimizle, merkezlerimizin açılmasına yardım etmeliyiz.

Şimdi, burada 10 kez tekrarlamalısınız çünkü bu merkezin 10 tane taç yaprağı var.

Tam bir kendine güven içinde söyleyin, Anne, ben kendi efendisiyim. Bunu 10 kez tekrarlayın.

Bu merkez kendi peygamberleri tarafından yaratılmıştır.

Şimdi, kişi şunu bilmelidir ki, bizler bu beden değiliz. Biz bu akıl değiliz. Biz ego değiliz. Biz şartlanmalarımız değiliz, biz saf ruhuz.

Şimdi elinizi kalbinizin üzerine götürün ve tam bir kendine güven içinde, kendinize dair en önemli gerçeği tekrarlayın, , “Anne, ben ruhum”. 12 kez söyleyin.

Şimdi sağ elinizi boynunuzla omuzunuzun birleştiği noktaya yükseltin. Kişi Tanrısal olanın, mutluluk ve neşe gücü olduğunu bilmelidir ama tüm bunların üzerinde, her şeyden önce bağışlama gücüdür.

Yani yapmış olduğunuz sözüm ona hata denilen şeyler, her ne olursa olsunlar, siz bu gücün içinde tamamen eridiniz.

Lütfen, yüzünüzü sağa doğru çevirin. Sembolik olarak şunu söyleyin, Anne, ben suçlu değilim. Bunu 16 kez söyleyin.

Şimdi, sağ elinizi alnınıza doğru yükseltin ve sertçe bastırın.

Başınızı eğebilirsiniz.

Burası affetme merkezidir. Herkesi affedin. Bu yüzden, lütfen tam bir kendine güven içinde bunu söyleyin,  Anne, ben herkesi affediyorum.

Birçok insan affetmenin zor olduğunu söyler ama affetseniz de affetmeseniz de bu  hikayedir ama affetmezseniz siz yanlış ele oynarsınız.

Bu yüzden lütfen kalbinizden söyleyin Anne, ben herkesi affediyorum.

Şimdi, sağ elinizi başınızın arka tarafına koyun ve başınızın eliniz üzerinde dinlenmesine izin verin. Burada, kendinizi suçlu hissetmeden, kendi iyiliğiniz için hatalarınızı  saymadan, lütfen, Ey Tanrım, eğer yanlış bir şey yaptıysam, lütfen beni affet deyin. Kalbinizden.

Şimdi avucunuzu gerin ve avucunuzun orta kısmını başınızın üstüne koyun.

Çocukluğunuzda yumuşak olan kemiğin üzerine.

Parmaklarınızı geri doğru gerin.

Şimdi yine, sizi aydınlanma almaya zorlayamam.

Şimdi başınızı eğin ve elinizle kafa derinize bastırarak, saç derinizi saat yönünde 7 kez hareket ettirin.

Anne lütfen bana aydınlanma verin. Lütfen, kafa derinizi 7 kez hareket ettirin.

Şimdi ellerinizi indirin. Her iki elinizi de Bana doğru uzatın ve yavaşça gözlerimizi açalım.

Şimdi bakın, eğer düşüncesizseniz, bunu söyleyebilirsiniz, eğer herhangi bir düşünce varsa,  Şimdi başınızı eğin ve sağ elinizi Bana doğru uzatın.

Ve sol elinizle başınızdan çıkan serin esinti hissetmeye çalışın.

Şimdi, ve tekrar başınızı öne doğru eğin ve sol elinizi Bana doğru uzatın.

Ve sağ elinizle, başınızdan dışarıya soğuk bir esinti geliyor mu diye kontrol edin, sıcak da olabilir.

Şimdi, sağ elinizi tekrar Bana doğru uzatın ve sol elinizle sizden çıkan serin bir esinti olup olmadığına bakın.

Şimdi ellerinizi yukarı kaldırın, bu şekilde, gökyüzüne doğru, başınızı geriye doğru itin ve bir soru sorun.

Tanrı’nın her yeri kaplayan gücü bu mu?

Ruh bu mu?

Sevginin gücü bu mu?

Şimdi ellerinizi indirin.

Hepiniz kendinizi çok rahatlamış hissedeceksiniz.

Şimdi, başları üzerinde ve ellerinde serin esintiyi hissedenler, bu şekilde, siz başkalarının da elinde de, yanınızdaki kişinin başı üzerinde de hissedebilirsiniz.

Burada da, burada. (ANLAŞILMIYOR)

Hepiniz hissettiniz, biliyorum.

O halde elinizi kaldırın, bakalım, her iki elinizi de.

Hissedenler (ANLAŞILMIYOR) ellerini kaldırsınlar.

Tanrı hepinizi kutsasın.

Çoğunuz bunu hissettiniz.

Yarın yine buraya gelin.

Ve biz bunu tam olarak oturtacağız.

Çok sevinçli, çok mutlu hissedeceksiniz.

Yarın (ANLAŞILMIYOR).

Umarım arkadaşlarınızı getirirsiniz.

Çok rahatlamış hissediyorsunuz, çok mutlu.

Özellikle, Müslümanları gördüm, onlar çok hızlı alıyorlar

Aldınız, aldığınızı biliyorum.

Peki. O halde lütfen yarın gelin ve bunu tartışmayın. Çünkü bu, sizin düşüncenizin ötesindedir.

İzleyici: Toplantı yarın saat kaçta?

Tercüman: Toplantı yarın kaçta?

Altı buçuk

Shri Mataji: Bugün çok (ANLAŞILMIYOR) olacağım. Yarın umarım trafik sıkışıklığı olmaz.

Tercüman: Sakıncası yoksa beyefendi soru sormak istiyor

Shri Mataji: Lütfen gelin. Lütfen gelin. Buraya gelebilirsiniz.

İzleyici: Herkes dinlesin diye soruyorum.

Tamam, tamam.

İzleyici: Öncelikle, kendisini İstanbul’da gördüğümüz için mutluyuz. Kendilerine hoş geldin diyorum. Daha önce sorulan sorularda, hakikaten bazı kavramların yanlış anlaşıldığı, bunlarında yanlış bilinmesinden ötürü kaynaklandığını, Türkiye’de yanlış bilinmesinden ötürü olduğunu ifade edeyim.

Shri Mataji: Sorun değil ama birinin cevap vermesi gerekiyor.

İzleyici: İlk kez böyle bir toplantıya iştirak ediyoruz gerçekten.   Sufi olarak malumatımız vardı ama

Tercüman: Onların böyle bir toplantıya ilk kez katıldıklarını, söylüyor.

Shri Mataji: Hayır hayır. Sorun değil. Bak ben bir anneyim. Yani sorun değil. Çocuklar soru sormalıdır.

İzleyici: Bizde, Türkiye de yoga dedikleri zaman, belki kendileri bilirler, meşhur bir Yogi Kazım var. Cambazhanelerde falan vücuduna şiş falan batırır. Yogi deyince, herkes böyle bir şey bekliyor gibi bir imaj var Türkiye de.

Shri Mataji: Hayır, sertlik yok.

İzleyici: Bu sebepten, Yoga metoduyla ilgili dediğiniz zaman, yerleşik bir ön yargı bu tür çağrışımlar yaptırıyor. Esasında bunun böyle olmadığını biz hanımefendiden dinleyip de, görünce anladık ama bunu herkese böyle çok açık olarak anlatmak lazım. Bu imajı silmek lazım.

Tercüman: bu bey, şimdi (ANLAŞILMIYOR, biz aydınlandık) ve bu yanılgıdan dolayı, burada bizim şaşırtıcı bir şey beklememiz basit tabii. Şimdi doğru çizgilerin nerede olduğunu anladık (ANLAŞILMIYOR), diyor.

İzleyici: Yani, her dinde her sistemdeki tüccarlar gibi bunlarda yoganın tüccarları oldukları için, o bakımdan yani, kendilerinin bu şekilde anlaşılmadığı hususunda müsterih olmalarını istirham ediyorum. Teşekkür ederim.

Tercüman: Beyefendi diyor ki, (ANLAŞILMIYOR) Şimdi emin olmalıyız, biz biliyoruz, gerçek ışık hatlarının ne olduğunu biliyoruz (ANLAŞILMIYOR) ve size teşekkür ediyoruz.

Shri Mataji: Görüyorsunuz, Sahaja Yoga’da hiçbir acı çekme yok. Sahaja Yoga’da çilecilik yoktur.

Sahaja Yoga’da materyalist yaşam yoktur.

Tanrı bu dünyayı sizin için zevk almanız için yarattı ama doğru bir şekilde.

O sizin Babanız. Ve Babaların en büyüğü.

Ve size mutsuz olmanız için neden rehberlik etsin.

Aslında, o sizin Onun krallığına girmeniz, sevgisinin ve kutsamasının tadını çıkarmanız için can atıyor.

Çok teşekkür ederim.

Güzel. Çok güzel insanlar.

Siz iyisiniz. Şimdi gülün, tadını çıkarın.

Sorun şu ki, burada Sahaja Yogi olarak bulunan hiç kimse yoktu. Şans eseri, kocası buraya  nakledilen bir hanımefendimiz var.

Bakın, buraya daha erken gelebilirdim. Ben başka bir ülke olduğum için. 18 yıldır çalışıyorum ama Türkiye’de hiç kimse yoktu. Bu yüzden birinin burada olmasını beklemek zorunda kaldım.

Buraya nakil olan bir bayan var.

Tanrı sizleri korusun.

Teşekkür ederim.

Teşekkür ederim çocuğum

Tanrı sizi korusun, efendim.

Gözlerine bakın. Şimdi, onun gözlerine bakın. Gözlerine bakın.

Bakın.

Yarın görüşmek dileğiyle.

İnşallah.

Yarın sizi görmeyi umuyorum hanımefendi.

Teşekkür ederim. İyi misiniz?

Merhaba, serin esintiyi hissettiniz mi?

Çok naziksiniz. Çok teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim. Çok naziksiniz. Çok naziksiniz.

İyi misiniz?

İzleyici: Lütfen sorar mısın, manası nedir? Çok merak ettim. Ama bir farkı vardır herhalde. Lütfen sorar mısınız?

Teşekkür ederim, çok teşekkür ederim.

İzleyici: Beyefendi, serin esinti yerine ısı hissettiğiniz zaman, tam olarak neyin farklı olduğunu bilmek istiyor.

Shri Mataji: Hala hissediyorsunuz. Vücutta her zaman biraz ısı ve şimdi burada görebileceğinizi söylediler. Burada daha yumuşak olduğunu görüyorsanız, burada. Ve bunun içinden tüm ısı çıkıyor. Isının dışarı çıkmasına izin verin. Ve ısı dışarı çıkacak. Ve daha iyi hissedeceksiniz. Çünkü vücutta, sistemdeki ısı (ANLAŞILMIYOR) birlikte gidecek dediler. Ve (ANLAŞILMIYOR) bu karaciğere bağlı.

Ve ayrıca affetmesi gerekiyor. Bağışlaması gerekiyor. Bence tamamen affetmedi. Bu yüzden lütfen affet. Lütfen affet. Affet, affet. Şimdi bak. Affetmiyorsun Bağışlamadı.

İzleyici: Evet, evet teşekkürler.

Shri Mataji: Affetmedi.

İzleyici: Sizi görmek güzel.

Shri Mataji: Teşekkür ederim. Gözlerine bak, ışıldıyor.

Güzel. İyi misin?

Merhaba, sizlerin, gençlerin bunu üstlenmesi gerekiyor. Tamam mı? Bu dil için üzgünüm, bilmiyorum.

Gençler şimdi anlamalı ve ortaya çıkarmalı.

Yarın yine görüşürüz. Arkadaşınızı getirin.