Public Program

Istanbul (Turkey)

1989-05-27 Public Program Hotel Hilton Istanbul Turkey DP Opt, 63'
Download video (standard quality): Watch on Youtube: Watch and download on Vimeo: Listen on Soundcloud: Transcribe/Translate oTranscribeUpload subtitles

Feedback
Share

Public Program Hilton Hotel, İstanbul, Türkiye.  27.05.1989

Bu sabah İstanbul’u, bu güzel yeri çevreleyen güzel denizi ve her yerde  çok güzel olan bu tabiatı gördüm ama sorun sadece insanlarda. Eğer ormana giderseniz ormanın çok, çok temiz bir yer olduğunu göreceksiniz. Kaplanlar var. Başka hayvanlar da var ama kesinlikle temizdir ve hiçbir yerde kötü koku ya da herhangi bir şey yoktur ama eğer bir kaç insan gider ve orada yaşarsa, bunu hemen anlarsınız. Bu kadar yüce ve bu kadar güzel olan mutlak varlığımıza henüz kavuşamamış olmamızın sebebi biziz.

Bildiğiniz üzere, bizler hayvanlardan çok daha çok evrimleştik. Bir köpekten herhangi bir pis patikadan yürüyüp  geçmesini isterseniz, bunu çok kolay bir şekilde yapabileceğini görebilirsiniz, sorun değildir. Ve bilirsiniz, bir at bile aynı şeyi yapar ama insanoğulları yapamaz. Onlar pisliğe ve çamura tahammül edemezler. Yani bizler geliştik. İnsan olduğumuz bir konuma evrimleştik. Ama yine de her neye inanırsak inanalım, hangi inanca sahip olursak olalım, yine de güçlü insanlar olmadığımızı çünkü yanlış şeylere çok kolayca geçit verdiğimizi söyleyebilirim.

Şimdi, bu söylendi, Muhammed Sahib, kişinin içki içmemesi gerektiğini söyledi. Bu bizim iyiliğimiz içindi çünkü bu insan farkındalığımıza aykırıdır ama Ben içki içen insanları suçlamıyorum çünkü onlar aziz değiller. Diyelim ki eğer ortalıktaysalar hiç içmezler, onları gördüm ama Londra’ya gelirlerse herhangi bir İskoç’tan çok daha fazla içerler çünkü bizler mutlak doğamıza henüz ulaşamadık. Herhangi bir şeyin kölesi olabiliriz. Köleliğe inanmayabiliriz. Örneğin Batı’da görüyorum, insanlar artık özgür yaşadıklarını düşünüyorlar ama değiller. Şimdi, uyuşturucu tuzağına düşüyorlar ve on iki yaşında bir çocuğun bile uyuşturucu kullandığını göreceksiniz. İngiltere’deki en kötüsü, Londra’da da her hafta iki çocuğun  ebeveynleri tarafından öldürüldüğünü duydum. Peki bu savaşın bittiğine dair, ne tür bir ilerleme kaydettik? Başka bir savaşa mı hazırlanıyorsunuz? Bunun dışında, ne zaman baksanız, hiçkimsenin kesinlikle doğru olan bir şeyler yaptığını hissetmiyorsunuz. Bugün birisi sizin harika bir arkadaşınız olacak, yarın ise o kişi sizin en büyük düşmanınız olacaktır. Yani, hepimizin tek bir kişiliğin parçası olduğumuz anlayışı var, makro kozmosun mikro kozmosa dönüşmesi ortada yok.

Hâlâ çok bireyciyiz ve köleliğe son derece meyilliyiz. Şimdi, örneğin bir girişimci bir moda başlatıyor, deyin ki yarın başınıza küçük bir konserve kutusu koyup, saçınızı buna tutturabilirsiniz. Bütün bayanlar bunu yapmaya başlayacaktır. Başlattıkları her moda, işe yarıyor. Örneğin Londra’da insanlar saçlarını kırmızı, sarı, tüm renklerde boyuyorlardı, buna [……..] diyorlar. Şimdi bitti. Bu bitti çünkü artık bu onları kör ediyor. Yani günümüz insanı, modern zamanlarda yeni olan her şeyi denemek istiyor. Bu bizim modern trendimiz ve onlara neden böyle yaptıklarını sorarsanız, “bunda yanlış olan ne  var ki?” derler. Ben bir gün Meksika büyükelçisiyle yemek yedim ve Bana, Freud’u neden sevmediğini ve neden Jung’u sevdiğimi sordu. Çünkü AIDS’i Freud ortaya çıkardı ve Jung ise gelenekçi, dedim. Keşiflerini çok [değerli geleneksel] bir şeye dayandırdı. Kendi fikirlerini ortaya koymadı ama neyin bununla alakalı olduğunu görmek için dünyayı dolaştı. Peki ya Freud? O ortaya bazı yeni fikirler attı.  Yani, “ben yeni bir şey yapmak istiyorum” dedi, çünkü kendisi çok modern bir adamdı. O zaman, madem biz hep yemeği yedik, şimdi neden masayı yemeyelim dedim. Bu da yeni bir şey. Mutlak mantıktan yoksun olmamız bizim için yanlış bir şey. Şimdi,  mutlak mantık bu modern zamanlarda kayboldu,  en yoğun şekliyle ve insanların kafası karıştı.

Muhammed Sahib aleyhine bir şeyler söylediği için Rashneed’e çok kızdım. Muhammed Sahib hakkında hiçbir şey bilmediği için, kendisinin bununla bir alakası yoktu. Bu para kazanmanın çok güzel bir yolu, hepsi bu. Çünkü modern zamanlarda böyle bir adam yalan söyleyebilir ama onun eğitimi neydi ki? Onun anlayışı neydi? O ruhani bir adam değil. Onun [anlaşılmıyor] bir özelliği yok. Muhammed Sahib gibi Ezeli bir Üstadın, böylesine büyük bir enkarnasyonunu o dünyaya nasıl anlatabilir ki? Bu nedenle, kişi bu modern zamanlarda bizi yanıltmaya çalışan, bizi spiritüel, gerçek spiritüel yaşamdan ve gerçek manevi liderlerden uzaklaştırmaya çalışan birçok insan olduğunun farkına varmalıdır.

Dün size Hindistan’daki ve tüm dünyadaki sahte gurular hakkında oldukça fazla şey anlattım ve ayrıca dikkatli olmanız hususunda da uyardım, çünkü bu modern zamanlarda oldukça hüsrana uğradık ve bizler gerçeği arıyoruz. Ve böyle bir pazar ortada olduğunda, insanlar sizden nasıl para kazanacakları konusunda eksiksiz bir fikre sahip olurlar. Kendi aydınlanmanızı elde edene kadar kimin sahte, kimin gerçek olduğunu öğrenemezsiniz çünkü o zaman sadece parmaklarınız konuşur, eller konuşur [anlaşılmıyor] ve buna şahit olur ve ayaklarınız size karşı şahitlik edecektir, en azından siz kendiniz Tanrısal bir bilgisayar gibi olursunuz.

Kuran çok derin bir bilgidir, çok derindir. Babam Kuran’ı Hintçe’ye çevirdi çünkü kendisi on dört tane dil biliyordu ve Bana onların tercüme etmekle bunu anlayamadıklarını söyledi. Kendilerinin idrak etmesi gerekir, yoksa Kuran’ı anlayamazlar. Bu [anlaşılmıyor] Tanrı ile, Ruh ile, her yeri kaplayan güç ile doğrudan bağlantıdır, yani siz bu güce sahipsiniz. Yani sizler güçlü ve bilgili olursunuz. Tüm bu bilgi zaten içinizdedir. Tüm bu Tanrısal sevgi kalbinizdedir ve tüm bu ilahi dikkat karaciğerinizdedir. Jung’un dediği gibi,  son atılım sizin yapmanız gereken tek şeydir.

Yıllar önce İngiltere’de William Blake adında bir şair vardı ve tüm İngilizler onun kaçık bir adam olduğunu düşündüler, kendisi bu modern zamanlardan bahsetti. İnsanlar, zayıflıklarını destekleyecek olan ve onları daha zayıf, daha zayıf ve daha da zayıf bırakacak olan ve onları mahvedecek birini severler. Ama tüm güç sizin ruhunuzdadır.  Tüm bu anlayış sizin içinizdedir. Sonuçta, en yüksek olan, evrimin özü olan sizsiniz. Yüce Allah, peygamberler ve [anlaşılmıyor, azizler] dışında hiç kimse sizden daha üstün değildir. Şimdi anlamalıyız ki, zamanı geldi, Kıyam (ayağa kalkmak, doğrulmak), Kıyam Kuran’da anlatılıyor, Kıyam yeniden diriliş zamanıdır. Ruh, Ruh olduğumuz bu aşamaya yükselmeliyiz. Bu, herkesten çok Kuran okuyan insanlar içindir, çünkü Muhammed Sahib elimizdekilerin en büyüğüdür.

Bu yüzden aydınlanmanızı almalısınız. Bu size Muhammed Sahib’e, öğretilerine ve yaşamına daha fazla inanmanızı sağlayacak ve onu çok daha fazla anlayacaksınız. Onun neden bu kadar çok evlilik yapmak zorunda kaldığını, neden bu kadar çok karısı olduğunu anlayacaksınız. Onun doğasının ne olduğunu anlayacaksınız. Onun Tanrısal doğası neydi?. Muhammed Sahib olmadan önce kimdi? Çok alçakgönüllüydü ve kendisinden hiç bahsetmezdi ve tüm hayatı boyunca insanlar onunla sadece kavga ettiler. Modern zamanlarda, Tanrı’ya şükür, insanların artık savaşacak başka kılıçları kalmadı ama insanlar daha akıllılar. Onlar arayış içinde olanlar. Onlar dürüsttürler ve onlar gerçeği arayanlardır. Sahaja Yoga böyle insanlar için meydana getirilmiştir, anlamsız veya size kimi şartlanmalar yükleyen insanlar için değildir.

Aslında geçen gün şaşırdım. Sahaja Yoga’da bulunan en iyi kızlara ve oğlanlara bakıyordum. Hepsinin kendi üniversitelerinde en iyiler olmalarına şaşırdım, bu da gerekirse bir zeka zirvesi olduğu anlamına geliyor. Zeka kendi kendine öğretmez, çeşitliliği görür ve bunun sizin iyiliğiniz için olduğunu anlar. Bunun önemi, kendinizi tanımanız ve hayatınızın anlamının ne olduğunu bilmenizdir. Hepsi sizin içinizdedir. Bu sizindir. Bu Benim üzerinde çok bir şey  yapacağım bir şey değil. Elde edeceğiniz şey sizin kendi gücünüzdür. Bu sizin kendi gücünüzdür. Açığa çıkması gereken  kendi malınız diyebiliriz. Sonuç olarak, sağlığınız tam olarak iyileşebilir. Zihinsel olarak çok rahatlamış hisseder ve içinizdeki huzuru hissedersiniz. Bu dönüşüm yeni bir tür ırk yaratır. Onlar bütün dinlerin masumiyetini anlayanlardır ve kendilerinin öz bilgisine sahip oldukları için kendilerine saygı duyarlar; onların kendilerine saygıları vardır. Ve kendine saygısı olan, başkalarına da saygı duyar ama bu bir eğitim ya da bir tür dışa dönük davranış şekli değildir. Bu içinizden gelir ve hepinizde çalışması gerekir, çalışmalıdır.

Sanırım şimdi aydınlanma deneyimini yapmalıyız çünkü dün Ben çok mutluydum, bir beyefendi bir yogi hakkında bir yanlış anlaşılma olduğunu söyledi ve bu yüzden sorular sordular. Ve bir yoginin bedeninde [bıçaklar?] olan bir kişi olduğunu düşündü. Bu böyle değil. Dışsal bir şey değildir. Siz çok normal bir hayat sürmelisiniz. Olduğunuz gibi, evlenmelisiniz ve güzel çocuklarınız olmalı, siz çok dürüst, güzel, dostane ve sevgi dolu bir yaşam sürersiniz. 

Tanrı sizleri kutsasın.

Öyleyse şimdi deneyime geçebilir miyiz?

Fotoğrafımı çekmeden önce lütfen izin isteyiniz. Tamam mı? İzin istemedi, yani bu çocukların onun önce Benim iznimi  alması gerektiğine dair ona itirazları var. Her şey yolunda. Hayır, hayır şimdi yapacaklar. Sorun değil, Ben aldırmıyorum, umursamıyorum. Her şey yolunda.

Şimdi  gazeteci olduğunuz için, sizin tamamen şahit olmanız, önyargılı olmamanız gerekiyor ve adil olmalısınız. Görüyorsunuz, her ülkede onlar çok fazla şey ortaya koyuyorlar. Gençler çok tehlikeli şeylere maruz kalıyor ve hiçbir şey onları koruyamıyor. Bir miktar asker ya da sizi oraya koymak, toplumlarımıza sızan bu tehlikeli şeyleri her yerde durduramaz. Dolayısıyla bu gençlerin buna dayanabilecek şekilde doğması gerekiyor. Onlara yardım edilmeli ve Ben bu yüzden seyahat ediyorum ve onlara ne yapılması gerektiğini anlatıyorum.

Şimdi en azından yüzde ellisi, eskiden uyuşturucu bağımlısı olan binlerce Sahaja Yogimiz var. Hepsi bıraktılar. Şimdi dokunmuyorlar. Şimdi bunu istemiyorlar. Tıpkı köpeğin pis bir patikadan ilerleyebilmesi gibi, biz de farkına varmadığımız zaman, günah olan bir şeyi kabul edebiliriz, bu bizim için yıkıcıdır ama bir kez bunun farkına vardığınızda, onun bir pislik olduğunu düşünürsünüz. Bu bir pislik ve siz bunu sadece kabul etmiyorsunuz. Bu konuda kendinizi sadece baştan çıkmış hissetmiyorsunuz. Bu yüzden, lütfen sizlerden rica ediyorum, genç gazetecilerden ve biliyorum bazen gazeteciler çok ilginç bir şeyler yapmaya çalışıyorlar ama sizler deneyin, yardımı olacak bir şeyler yapmaya çalışın.

Bildiğiniz gibi kocam Uluslararası Denizcilik Örgütü Genel Sekreteri ve birçok kez [anlaşılmıyor] oldu. Dün Bana Türk insanının çok kabiliyetli olduğunu söyledi, bu onların yetenekli, çok yetenekli oldukları anlamına gelir ve kendisi bundan çok etkilendi. Kocam, bu  insanları dönüştürme işime o kadar şaşırıyor ki. Tabii ki kendisi çok dindar bir adam ama her zaman Sen bir [audia gibi geliyor] der, Benim için bir endişe anlamına gelir. Kocam …….derdi bu bir endişe demektir. Sen her tür ayartmanın ötesindesin ama başkalarını şöyle böyle yapamazsın, bunu Sana söyleyebilirim, neyi denersen dene olmaz ama şimdi kendisi, özgürleşmenin her şey olduğunu açıkça söyledi. Ve dedi ki, Dürüstlüğüm şimdi beni, insanlığı bunun kurtaracağını söylemeye zorluyor, dedi. “Sen bu insanları melekler haline getiriyorsun” dedi. Gerçekten çok zor bir [anlaşılmıyor] kocam son derece dürüst ve çok cesurdur, ama şimdi bunu görme şekli ise, bu. Ve dürüstlükle ilerleyen, bütün milletlerin kardeşliği içinde ilerleyen gazetecileri gördü. Tüm uluslara saygılı, bütün dinlere saygılı ve cesur peygamberler. Hepsi bu bilgide, bu öz bilgide [anlaşılmıyor – üzerimize inecek] olacaktır. Teşekkürler.

Dün size söylediğim gibi şimdi ayakkabılarımızı çıkarmamız gerekiyor çünkü her şeyden önce ayaklarımızı sıkabilir ve ikincisi, Toprak Anne’nin yardımını almak güzeldir. Siz de deneyin. Siz de deneyin çünkü büyük, dinamik bir gazeteci olabilirsiniz.

Soru: Bu bey, deneyim sırasında fotoğraf çekip çekemeyeceğini merak ediyor mu?

Shri Mataji: Hayır bu sadece rahatsız edici, bunun toplu halde yapıldığını görüyorsunuz. Bu, kitlesel aydınlanma olacak ve o anda rahatsız edemezsiniz. Üzgünüm lütfen rahatsız etmeyin. Bu hiç medenice değil, medeni değil. En iyisi, aydınlanmanızı almanız, fotoğrafınızı daha sonra, öncesinde ve sonrasında çekmenizdir. Ve çok huzurlu hissedersiniz.  Deyin ki, Ben 67 yaşındayım ve sürekli seyahat ediyorum. [anlaşılmıyor, dün gece zar zor uyudum] Bütün gün orada burada yürümüş gibiydim. [anlaşılmıyor]. Tamam.

Çok basit. Bu sizin. Bu konuda bir şey yapmanız gerekmiyor. Bir grup insan var, onlar neden bu kadar çok gülüyorlar? Bilemiyorum. Gülecek bir şey yok. Tabii ki Ben ciddi de olabilirim ama kişinin bir bilim insanı gibi açık fikirli olması gerekir. Dilerseniz ayakta durmak yerine içeri girebilirsiniz, oturabileceğiniz bir alan var. Lütfen çok ciddi bir şekilde öne gelin. Oturmalısınız. Rahat olmalısınız. Şimdi. Hiçbir şekilde aşırıya kaçmanıza gerek yok. [anlaşılmıyor] aynı zamanda kolay anlamına gelir. Aksine, başlangıçta çok hoş bir şekilde yerleşmelisiniz. Suçluluk duymamalısınız. Ne de olsa biz insanız ve hata yaptıysak da, bu önemli değil. Bizler Tanrı değiliz.  Bilirsiniz Tanrı hata yapmaz. Bu yüzden kesinlikle kendimizi bağışlamalı ve [anlaşılmıyor, kendimizi çocuklar gibi sevmeliyiz].

Çok basit. Önce gözleriniz açıkken size anlatacağım, sonra gözlerinizi ne zaman kapatmanız gerektiğini size söylerim. Avusturya’dan Marcus size gösterecek. O [anlaşılmıyor-bir Sih] Hindistan’a gitti ve [anlaşılmıyor]. Yani lütfen sol elinizi Bana doğru uzatın, bu sizin aydınlanmayı arzu ettiğiniz anlamına gelir, hepsi bu. Şimdi yönlendirmek için sağ eli kullanmanız gerekiyor. Kucağınızda tutabilirsiniz. Her şey yolunda. Sanki acıyacakmış gibi böyle tutmanıza gerek yok. Aşağı indirebilir misiniz? Ayağa kalkın lütfen. Şimdi sol el Bana doğru [anlaşılmıyor, kollar birbirinden ayrı] Bunda iki farklı güç var. Beni duyabiliyor musunuz? Şimdi güçlerden biri arzunun gücü, diğeri ise eylemin gücüdür. Şimdi sol elinizi Bana doğru uzatın, yani aydınlanma alma arzunuz var. Tamam. Yani sol elimizi bu şekilde tutuyor ve sağ elimizi farklı merkezlerimizin üzerine koyuyoruz. Sadece sol tarafta çalışıyoruz. Bu yüzden önce onu, Ruh’un bulunduğu yere, kalbimize koyuyoruz. Sonra sağ elimizi karnımızın üst kısmına koyuyoruz. Bu bizim üstadlığımızın merkezidir. Kendi üstadları tarafından yaratılmıştır. Şimdi sağ elimizi karnımızın alt kısmına koyuyoruz.

Burası, merkezi sinir sistemimizde tezahür eden ve bize Tanrısal kanunların bilgisini veren saf bilginin merkezidir. Şimdi sağ elimizi karnımızın üst kısmına yükseltiyoruz. Sonra tekrar kalbin üzerine koyuyoruz. Ardından boynunuzun ve omzunuzun birleştiği yere yükseltiyor ve başımızı sağa doğru çeviriyoruz. Burada, kendinizi suçlu hissettiğiniz zaman  bu merkez tıkanacaktır. Bu çok tehlikeli bir şeydir çünkü size anjina, kalp hastalıkları ve ayrıca spondilit gibi rahatsızlıklar verir. Şimdi yükseltiyoruz ve elimizi alnımızın üstüne koyuyoruz ve alnımızın her iki tarafından sertçe bastırıyoruz. Burası affetmenin merkezidir. Daha kolay olsun diye başımızı böyle eğiyoruz. Şimdi elimizi başımızın arkasına koyuyoruz ve başımızı elimizin üzerine bırakıyoruz. Burası, suçluluk hissetmeden af dilemenin merkezidir. Şimdi lütfen elinizi gerin ve avucunuzun ortası, çocukluğunuzda yumuşak bir kemik olan bıngıldak kemiğinizin üzerine koyun. Parmaklarınızı geriye doğru gerin. Elinizle sertçe bastırın ve kafa derinizi saat yönünde yedi kez hareket ettirin. Yavaşça. Hep birlikte yapmamız gereken tek şey bu.

Şimdi gözlerinizi kapatmalısınız. Gözlüğünüzü de çıkarabilirsiniz ve lütfen Ben söyleyene kadar gözlerinizi açmayın. Tamam. Şimdi gözlerinizi kapatın ve sağ elinizi kalbinizin üzerine koyun. Şimdi burada Bana çok temel bir soru sormalısınız, Anne ben ruh muyum? Lütfen bunu kalbinizden sorun. Şimdi eğer siz ruh iseniz ve başka bir şey değilseniz, o zaman kendinizin efendisi sizsiniz. Bu yüzden lütfen bu elinizi sol tarafta, karnınızın alt kısmından, üst kısmına alın ve burada sertçe bastırın. Şimdi burada Bana yine bir soru sormalısınız. Anne ben kendi kendimin efendisi miyim? Bu soruyu üç kez sorun. Şimdi itiraf etmeliyim ki, Ben özgürlüğünüzün önüne geçemem. Özgürlüğünüze saygı duyuyorum ve sizi saf bilgi için zorlayamam. Sağ elinizi karnınızın alt kısmına koyun ve bastırın. Burada kendi özgürlüğünüz içinde kendiniz söylemelisiniz, Anne lütfen bana saf bilgi verin. Lütfen altı kez söyleyin çünkü bu merkezin altı tane yaprağı var.

Şimdi kundalininizin yükselmeye başladığını söylediğiniz zaman ve kendinize duyduğunuz güven içinde, daha yüksek merkezlerinizi açmalısınız. Yani sağ elinizi karnınızın üst kısmına koyun. Şimdi burada tam bir kendine güven içinde on kere bunu söylemelisiniz. Anne ben kendimin efendisiyim. Şimdi kişi, sizinle ilgili en önemli gerçeğin, ruh olduğunuz olduğunun farkına varmalıdır. Siz bu beden değilsiniz. Siz bu zihin değilsiniz. Siz bu hayaller ve duygular değilsiniz. Siz şartlanmalarınız değilsiniz. Siz egonuz değilsiniz, siz saf ruhsunuz. Bu yüzden lütfen sağ elinizi kalbinizin üzerine koyun ve burada tam bir kendine güven içinde on iki kez “Anne Ben Ruhum” deyin.

Artık kişi, Tanrısal olanın, saadetin ve neşenin gücü olduğunu bilmelidir. Bu sevginin gücüdür, ama hepsinden öte, bağışlamanın gücüdür ve bu büyük bağışlama gücünün çözemeyeceği hangi hatalar yapabilirsiniz ki. Şimdi sağ elinizi boynunuzun ve omzunuzun birleştiği noktaya yükseltin ve başınızı sağa doğru çevirin. Burada tam bir kendine güven içinde “Anne ben suçlu değilim” deyin. Lütfen bunu on altı kez söyleyin. Lütfen yüreğinizden söyleyin. İnanın bana, suçlu değilsiniz. Bırakın kundalininiz yargılasın. Bırakın sizi Tanrı yargılasın. Kendinizi siz yargılamayın. Şimdi sağ elinizi alnınıza koyun ve sol elinizi Bana doğru tutun, başınızı yere doğru indirin. Elinizle şakaklardan her iki taraftan bastırın. Burada Anne, ben herkesi affediyorum demelisiniz. Bazıları bunun çok zor olduğunu söyleyebilir ama affetseniz de, affetmeseniz de, hiçbir şey yapmıyorsunuz. Bu yüzden lütfen yanlış ele oynamayın ve tüm kalbinizle “Anne ben herkesi affediyorum” deyin. Şimdi elinizi başınızın arkasına koyun ve başınızı geriye doğru itin. Şimdi burada hatalarınızı saymadan, suçluluk duymadan, sadece kendi  tatmininiz için ey Allah’ım, eğer bir hatam olduysa lütfen beni bağışlayın deyin.  Şimdi elinizi gerin, avucunuzun ortasını başınızın üzerine koyun ve sertçe bastırın. Lütfen parmaklarınızı geriye doğru gerin ve başınızı öne eğin. Şimdi saat yönünde çok yavaş bir şekilde, saç derinizi yedi kez hareket ettirin. Burada yine, hepinizi aydınlanma almanız için zorlayamam. Yani yedi kez “Anne lütfen bana aydınlanmamı ver” demelisiniz.

Şimdi ellerinizi indir ve Beni izleyin. Düşünceler olmadan Beni izleyebilirsiniz. Düşünmeden Beni izleyebilirsiniz. Şimdi sağ elinizi Bana doğru uzatın ve başınızı eğin ve başınızın üzerinden serin bir esinti gelip gelmediğine bakın. Bazı insanlar sıcak hissederler. Fark etmez, düzelteceğiz. Şimdi sol elinizi Bana doğru uzatın ve sağ elinizi, serin bir esinti gelip gelmediğini görmek için başınızın üzerine koyun. Şimdi bir kez daha sağ elinizi koyun ve sol elinizi koyun ve başınızı eğin. Şimdi ellerinizi geri itin ve bir soru sorun, “Anne bu Kutsal Ruh’un serin esintisi mi?” “Anne bu Tanrı’nın sevgisinin gücü mü?” Bu soruyu üç kez sorun. “Her yeri kaplayan ruh, bu mu?” diye sorabilirsiniz. Ellerinizi indirin lütfen. Serin esintiyi ellerinde veya başında, serin veya sıcak esinti hisseden herkes, lütfen her iki elini de kaldırsın. Her iki elinizi de. Hissedebiliyor musunuz? Sadece başınızın üzerinde hissedin. Bazıları [anlaşılmıyor]

Sahaja Yogi:  Sıcak hissediyor.

Sıcak olduğunu biliyordum. Sol elinizi karaciğerin bu tarafına koyun. Daha karaciğer tarafında. Şimdi serinleyecek. Karaciğerinden kaynaklanıyor. Serin esintiyi hissedenleri tekrar görebilir miyim? Serin esintiyi hissedenler her iki elini. Bu gerçek. Sizler gerçekten harikasınız. Çoğunuz hissetti.

Tanrı sizleri korusun.

Hissetmeyenler de hissedebilirler. Bu tarafa gelin, orada hallederiz. Şimdi aldınız mı? Şimdi hissediyor musunuz? Serinliği  hissediyor musunuz? Soldan sağa aktarın.  Çok fazla sol kanal. Çok fazla düşünme.