Prag’da İlk Public Program 1991

Štvanice, Prague (Czech Republic)


Feedback
Share

Public Program. Yapılan İlk Program, Prag (Çek Cumhuriyeti), 17 Ağustos1991.

Gerçeği arayan herkesi selamlıyorum. Size en başta şunu söylemeliyim ki, gerçek ne ise, odur.   Onu kavramsallaştıramaz veya değiştiremeyiz. Bu insan bilinci ile ne yazık ki, gerçeği bilemeyiz de. Bizlerin ruh olmasının gerektiği şeklindeki, bu gerçeği bilmek için bizlerin birer süptil varlık olmamız gerekir. Bunun için de kişinin, bunun evrimsel bir yaşayan süreçtir olduğunu anlaması gerekir. Bunun için ödeme yapamayacağınız, sizi ruh haline getiren içimizde yaşayan bir oluştur. Siz herhangi bir çaba gösteremezsiniz ama bu sadece çalışır çünkü sizler gerçeği arayan kişilersiniz.

Size her ne söylüyorsam, bir bilim adamının açık aklı ile bunu dinlemelisiniz. Eğer bunun gerçek olduğu kanıtlanırsa, dürüst insanlar olarak kabullenmelisiniz çünkü bu sizin iyiliğiniz için ve tüm dünyanın hayrı içindir. Burada güzel çiçekleri görüyoruz ama onları bize bahşedilmiş şeyler olarak kabul ediyoruz. Onların küçük bir tohumdan meydana geldiklerini düşünmüyoruz bile. Gözlerimize bakın, nasıl bir mikro-kamera bu ama biz bunu da bahşedilmiş bir şey olarak alıyoruz. Öyleyse kişi, bu yaşayan işi yapan bir gücün var olduğunu anlamalıdır.

Yani ilk gerçek şu ki, siz bu beden, bu akıl, bu ego ya da bu şartlanmalar değilsiniz, siz saf ruhsunuz. İkinci gerçek ise şudur, yaşayan tüm işleri yapan Tanrısal sevgisinin sübtil bir gücü vardır. Biz amipten bu konuma sadece bu güç vasıtasıyla geldik ve gerçeği bilmek için, atmamız gereken çok küçük bir adım daha var.

Bizler mutlak gerçeği bilmiyoruz. Bu yüzden birbirimizle çekişiyor, birbirimizle kavga ediyoruz ve  savaşlarımız var. Ama eğer hepimiz gerçeği bilirsek, o gerçek sadece birdir. Hepinizin Benim burada oturduğumu görebilmesi gibi, siz hepiniz Benim burada oturduğumu biliyorsunuz, bu konuda bir anlaşmazlık yok. Ama ruh olduğunuzda, o zaman daha önce hiç hissetmediğiniz bu her yanı saran gücü hissedebilirsiniz. Bunu parmak uçlarınızda hissedersiniz ve buna ilaveten başınızdan çıkan Kutsal Ruhun serin esintisini de hissedersiniz.

İncil`de Kadir-i Mutlak Tanrı, Baba Tanrı olarak vardır ve bizim Oğul Tanrımız da var. Ve Teslis içinde  üçüncüsü Kutsal Ruh`tur. Ama Anne yok iken, nasıl Baba ve Oğul sahibi olabilirsiniz? Kadınlar “ikinci sınıf vatandaş” olarak sayılırlar çünkü O (Anne) Son Akşam Yemeği yenilirken oniki havarinin masasında yoktu. Peki o zaman, kendisi de o akşam yemeği sofrasında oturmayan Paul nasıl orada yer alıyor? Ama insanlar İsa`nın Annesini bir Tanrıça olarak hissedebildiler bu yüzden de Ona Madonna adını (Meryem) verdiler. Ve Onu Tanrıça olarak istemeyenlerin, kalkıp Polonya`ya giderek Ona, Siyah Madonna olarak ibadet etmelerini anlayamıyorum.

Bu kişiler aynı şekilde her dinde sorunlar yarattılar çünkü dini kendi istedikleri gibi organize etmek istediler. Bu yüzdende insanlar “Tanrı yok” sonucuna vardılar çünkü biri kişi hangi dini izlerlerse izlesin, günah işleyebilir. Dolayısıyla onlar Tanrı`ya olan inançlarını yitirdiler. Ama ruh olduğunuz zaman Yüce Tanrının var olduğunu bileceksiniz ve Onun sevgisini , Onun her yanı saran yaşayan Gücünü bileceksiniz. Tanrının var olduğu ve Onun sevgi gücünün var olduğu, Sahaja Yoga ile kanıtlanabilir. İster körü körüne Tanrıya inanın, ister inanmayın bu aynıdır. Birçok kişi Bana gelip “Anne biz Tanrıya dua ediyoruz ve bize hiçbir şey olmuyor. Biz de aynı Tanrıya inanmayan insanlar gibiyiz” diyorlar. Nedeni şu, sizler Tanrı ile bağlantıda değilsiniz. Eğer bu makine ana terminale bağlı değilse, çalışmayacaktır. Eğer telefonunuz bağlı değilse, çalışmayacaktır.

Yani, ilk şey her yanı kaplayan bu Güce bağlanmanızdır. Ve hepiniz içinizde bu Tanrısallığa sahipsiniz. Hepiniz aydınlanmanızı alabilir ve bu her yanı kaplayan Güce bağlanabilirsiniz. Bu konuda hiç çekingen olmamalısınız. Bu çok basittir. “Sahaja”, sizinle doğmuş olan demektir ve bu bağlantıyı, yogayı hiç bir güçlükle karşılaşmadan almak hepinizin hakkıdır. Bunun bir sonucu olarak tüm fiziksel, zihinsel ve duygusal sorunlarınız çözülebilir. Hatta maddi sorunlarınız bile çözülebilir. İlk olarak neşe okyanusu olan Tanrının Krallığına girersiniz. Başınıza gelecek olan şey budur. Bu okuyarak, eğitim görerek ya da herhangi bir şey yaparak ulaşamayacağınız son derece basit bir şeydir. Bu zihinsel bir eylem değil, yaşayan bir oluştur.

Bugün sanırım Kundaliniyi ve içinizdeki gücü (varlığını) işittiniz. Yarın sizlere ruhun doğasını anlatacağım. Bu kadar kısa sürede, köklerin bu bilgisi hakkında tam bir fikir vermek zor. Ben bu konu üzerine sadece İngilizce olarak en az dörtbin seminer vermiş olmalıyım. Yani burada olduğu gibi, bir düğme ile yakabileceğimiz çok sayıda lamba var ama eğer Ben size elektrik ve onun tarihini anlatmak, onun buraya Prag`a nasıl geldiğini anlatmak zorunda olsam, sıkılırsınız. Sadece bir düğme ışığı yakabilir çünkü her şey içinde inşa edilmiştir. Aynı şekilde bütün herşey sizin içinize yerleştirilmiştir. Öyleyse önce aydınlanma almak ve sübtil konuları ise daha sonra öğrenmek daha iyi.

Ancak her durumda kısa bir süre için Bana soru sormanızı istiyorum. Tek ricam, Bana konu ile ilgisi olmayan sorular sormayın. Buraya sizden bir şey almaya gelmediğimi anlamaya çalışın lütfen. Ben buraya size ait olanı size vermek için geldim. Bana soru sorabilirsiniz.

(Bunu yukarıdan kaldırabilir misiniz, öndeki? Bunların hepsini şuradan kaldırın. Bütün bunları ön taraftan kaldırabilirsiniz çünkü insanlar Beni göremiyorlar. Bunu şimdi yapın… Baba,- çok soğuk ama tamam. Gözlüklerimi takacağım. Tamam, sadece gözlüklerimi takacağım. Gözlükler)

(Yüksek sesle)

[Yogini soruyu tercüme ediyor: “Siz Viyana`da bana yardım etmiştiniz – onun kulakları ile ilgili olarak”. Ama o kadar da iyi işitemiyor.]

Pekala bu farklı. Tekrar bir bakacağım. Meditasyon yaptın mı? Tamam, tekrar bakacağız. Peki oturun, biz bir daha bakacağız. Seni yarın göreceğiz.

Soruları yok mu? Harika insanlar!

[Soru]

Ben size en başta söyledim, çekinmeyin ve kendinizi yargılamayın. Soru, onlar hazır değiller ise şeklindeydi. Senin Kundalinin, seninle ilgili olan her şeyi bilir. O senin annendir, senin şahsi annendir ve o sana ikinci doğumunu vermek için çok isteklidir.

[Soru: Kundaliniyi uyandırmak için uzun süre meditasyon yapmamız gerek. Uzun süre meditasyon yapmak ne anlama geliyor? ]

Siz geçmiş yaşamda zaten bunu yaptınız, her şeyi. İşte bu nedenle buradasınız. Burada oluşunuz kaderinizdi.

[Soru: Dünyanın geleceğini nasıl görüyorsunuz? ]

Neyin?

[Yogini: Dünyanın, üzerinde yaşadığımız dünyanın, onun geleceğini? ]

Prag`da mı?

[Yogini: İnsanlığın geleceğini nasıl görüyorsunuz? ]

Harika!

[Soru: Bu günlerde dünyada çok sayıda savaş ve çok fazla şiddet var. Ve benim sorum şu, neşe gelmeden önce neyin gelmesi gerekiyor? ]

Şimdi bakın problemleri yaratan insanlar yüzünden bu savaşlar var. Eğer insanları dönüştürebilirseniz bu problemler otomatik olarak çözümlenecektir. Eğer belirli sayıda insan değişirse, onlar bunu tetikleyeceklerdir. Halihazırda transforme olmuş binlerce kişi var ve dönüştüğünüz zaman sizlerde başkalarını da dönüştürebilirsiniz.

[Çingenelerle ilgili bir soru.]

Herhangi bir ırk, bunlar ister çingene olsunlar veya başka bir ırk, dönüşümlerine erişebilirler. Bunun ırkınızla, milliyetinizle ya da dininizle hiç bir ilgisi yok, hiç ilgisi yok. Bu yaradılıştan gelen, içsel olan bir şey. Siz bir insan olduğunuz sürece, bu çalışacaktır. Bunun en iyi tarafı, sözüm ona kötü karmaların da hepsi temizlenir gider. Hayvanlar değil, sadece insanlar kötü karma yaratığını düşünürler.

[Hz. İsa hakkında duyulamayan bir soru.]

Tabii ki, tabii ki.

Ama İsa, “bize karşı olmayanlar bizimle birliktedirler” demiştir. Bütün bu enkarnasyonlar ve peygamberler birbirleri ile ilişkilidir. Biz onları birbirlerinden ayrı olarak görürüz ve bu insanlar arasında nefret yaratır. (Orada bir tane daha var.)

[Soru : İsa Mesih`in bize yardım etmek için, bizim günahlarımız için öldürüldüğüne inanıyor musunuz?]

Evet. O bizler için acı çekti. Bunu yapmak zorunda idi ama gerçekte enkarnasyonlar asla acı çekmezler. O bunu yapmak zorunda idi, Ben size bunu daha sonra anlatacağım çünkü Onun içinden geçmesi gereken Agnya merkezi, optik kaizma böyle kapalıydı. Dolayısıyla bu nedenle O çarmıha gerilmek zorundaydı. O`nun mesajı çarmıha gerilişi değil, diriliştir, diriliştir ama şimdi bizim acı çekmemize gerek yok. Bu nedenle sizin acı çekmeniz gerektiğini söyleyenler kesinlikle yanlışlar. Biz İsa`dan daha fazla mı acı çekeceğiz?

[Soru : Aydınlanma almak istemeyen insanlara, bunu almaları için nasıl yardım edebiliriz? ]

Edemezsiniz. Onlar alamazlar. Siz bunu zorlayamazsınız. Kundalini saf arzunun gücüdür. Eğer saf arzunuz yoksa Ben sizin özgürlüğünüzü çiğneyemem. Toprak Ana`ya ekilebilecek kadar iyi bir tohum şeklinde bir şahsiyetin olması lazım. Ama arzu duymak zorundasınız, aksi halde bu işe yarayamaz. Bir tohumu filizlenmesi için zorlayamazsınız. Şimdi, şu beyefendinin bir sorusu var.

[Soru]

Pekala bu güzel bir soru: Diğerlerinin Kundalisini yükselterek ve bunun yanısıra kendi konumunuzu da oturtarak, siz doğru bir insan olursunuz ve bir başkası da doğru bir insan olur. Onlar gerçekten aziz gibi insanlar haline gelirler. Onlar şehvet ve hırs olmaksızın, huzurludurlar. Neticede bu dünya insanlar tarafından meydana getirildi ve eğer insanoğlu dönüşürse, bu dünya da dönüşecektir.

[Soru]

Ne söylediğinizi bilmiyorum, takip edemiyorum. Siz Benim için endişelenmemelisiniz. Ben size Kendimle ilgili hiç bir şey anlatmayacağım. İsa, Tanrı`nın Oğlu olduğunu söyledi, ki öyle idi ama bunu söyleyince Onu çarmıha gerdiler. İnsanlar aydınlanmış ruh olmadıkları sürece, gerçeği duymak istemezler. Dolayısıyla Ben çarmıha gerilmek istemiyorum; Ben hala görevimi yapmak zorundayım. Ve Ben bunun için para alamazsınız dedim diye, bütün bu insanlar, din üzerinden iş yapanlar ve bütün bu sahte guru kampanyası üzerinden iş yapanların hepsi, Bana karşılar. Dinler de ticaret yaptılar, bu günlerde bütün dinler bir ticaret yaptılar ve bu yüzden onlar Benden hoşlanmazlar. Tanrı üzerinden para kazanamazsınız.

Şimdi sanırım, Aydınlanma kısmını yapacağız. Bunun için her kim olursa olsun, hiç kimseyi bu konuda zorlayamayacağımı tekrar söylemeliyim. Sadece bunu isteyenler ve arzu edenler salonda olmalılar. Aksi halde salondan ayrılmaları gerekiyor. (Eğer kalkarsanız, her şey sallanmaya başlar, hatta …. anlayamam. Bu taraftan gelirmisiniz, işitemiyorum …… Bunu mu istediniz? Bakın bir kere, yukarıya geldiğiniz zaman bile, bu titrer. Onlara ayağa kalktıkları zaman, bu titrer. Bırakın titresin…. Her şey titremeye başladı…. ) Bunu istemeyenler burada oturmamalılar, lütfen.

Yani size en başından tekrar söylemeliyim, hepiniz aydınlanmanızı alacağınıza tamamen güvenin. İkincisi şey de şu ki, anlamanız gereken üç adet koşul var. İlk koşul geçmişi unutmanız gerektiğidir ve hiç bir şekilde kendinizi suçlu hissetmeyeceksiniz. Ne de olsa siz insansınız ve herhangi bir hata yaptıysanız, sorun değil bu, siz Tanrı değilsiniz. Suçluluk duymak bir çeşit zihinsel işkencedir. Ayrıca suçluluk duyduğunuz zaman, buradaki bu merkez sol tarafta tıkanır ve kendinize fiziksel olarak da işkence edersiniz. Çünkü bu merkez tıkandığı zaman anjin, spondilit olursunuz ve tüm bu hastalıklara yakalanırsınız. O zaman suçluluk duymanın ne faydası var? Lütfen kendinizi suçlu hissetmeyin. Ben, kendinizi suçlu hissetmeyin dediğim zaman pek çok kişi kalkıp gidiyor çünkü onlar suçluluk duyup hastalanmak istiyorlar.

Üçüncü koşul olarak, genel anlamda herkesi affetmelisiniz. Kimi insanlar bunun çok zor olduğunu söylerler fakat siz affetseniz de, affetmeseniz de hiç bir şey yapmıyorsunuz. Tekrar, affetmediğinizde, o zaman bir hiç için kendinize eziyet ediyorsunuz. O yüzden affetmeniz gereken kişileri bile düşünmemelisiniz. Sadece “ben herkesi affediyorum” deyin ve derhal kendinizi daha iyi hissedersiniz. O kadar basit.

Şimdi, Toprak Anneden yardım alabilmek için ayakkabılarınızı çıkartmalısınız, hepsi bu. Lütfen sol ve sağ ayaklarınızı birbirinden ayrı tutun. Sadece beş ya da on dakikalığına, hepsi bu. Onun size anlattığı gibi iki tane güç var sol ve sağ.

(Sonra, sonra, meditasyondan sonra, tamam mı? iyi, bırakın bir tane alsın. Tamam, şimdi ona izin verin. Hepsi bu. Oturun, oturun. )

O yüzden sol tarafınızı bir yana, sağ tarafınızı da diğer yana koyun. Sol taraf arzu gücünüzü temsil eder ve sağ taraf da eylem gücünüzü. O yüzden lütfen sol elinizi sol tarafa, sol dizinizin üzerine koyun ve sağ tarafı da (sağ elinizi) sol taraftaki enerji merkezlerimizi beslemek için kullanacağız. Önce size sol tarafta bulunan farklı enerji merkezlerinize nasıl dokunmanız ve onları nasıl beslemeniz gerektiğini göstereceğiz. O yüzden lütfen önce (buraya) bakın ve sonra gözlerimizi kapatmamız gerekecek.

Sağ elinizi kalbinizin üstüne koyun. Burası Kadir-i Mutlak Tanrı`nın Ruh olarak yansımasının bulunduğu merkezdir ve Kundalini de Kutsal Ruh`un, Ezeli Anne`nin yansımasıdır. Şimdi lütfen sağ elinizi karnınızın (sol taraf) üst kısmına koyun. Burası ustalığınızın merkezidir. Ruh olduğunuz zaman, kendi kendinizin rehberi haline gelirsiniz. Şimdi sağ elinizi sol tarafta, karnınızın alt kısmına (kasık kısmına) koyun. Burası bizim, kendisi ile Tanrısal işi yaptığımız saf bilginin merkezidir. Sonra elinizi sol tarafta, karnınızın üst tarafına götürün. Şimdi de, elinizi boynunuz ile omzunuz arasındaki yere koyun ve başınızı kendi sağınıza doğru çevirin. Suçluluk hissettiğiniz zaman bu merkezde catch edersiniz. Şimdi lütfen elinizi alnınızın ortasına koyun ve mümkün olduğunca başınızı öne doğru eğin. Burası herkesi affetmeniz gereken merkezdir.

Şimdi lütfen sağ elinizi başınızın arkasına koyun ve başınızı geriye doğru itin. Burası suçluluk hissetmeden, hatalarınızı saymaksızın, kendi huzurunuz için sizin söylemenizin gerekli olduğu, Tanrısal güçten af dilemeniz gereken merkezdir. Şimdi avuç içinizi germelisiniz. Avucunuzun ortasını, çocukken yumuşak bir kemik olan bıngıldak kemiği bölgesine koyun. Şimdi parmaklarınızı geriye doğru itin ve başınızı olabildiğince öne doğru eğin. Bu şekilde kafa derinizde iyi bir baskı oluşur, parmaklarınızı geriye doğru gerin. Başınızı öne eğin. Şimdi başınızın derisini saat yönünde yavaşça yedi kez hareket ettirin. Başınızı öne eğin. Şimdilik, yapmanız gereken sadece bu.

Şimdi lütfen ayaklarınızı birbirinden ayırın ve sol elinizi bana doğru uzatın. Çok fazla öne ya da arkaya doğru eğilmeyin, rahat bir şekilde oturun. Lütfen sağ elinizi kalbinizin üstüne koyun. Sol eliniz dizinizde ve Bana doğru açık olsun. Şimdi lütfen gözlerinizi kapatın. Burada Bana üç kere çok temel bir soru sormalısınız. Bana “Anne” ya da “Shri Mataji” diyebilirsiniz. “Anne ben saf Ruhmuyum?” (Yüksek sesle)

Eğer siz ruhsanız, kendi kendinizin rehberi, kendinizin efendisi olursunuz. O yüzden lütfen sağ elinizi sol tarafta karnınızın üst kısmına koyun. Sadece sol tarafta çalışıyoruz. Burada başka bir soru sormalısınız. “Anne ben kendi kendimin efendisimiyim?” Bu soruyu üç kere sorun. Halihazırda saf bilgi için sizi zorlayamayacağımı söyledim çünkü özgürlüğünüze saygı duyuyorum. Bunu siz istemelisiniz.

Şimdi lütfen sağ elinizi karnınızın alt kısmına (kasık bölgesi) koyun ve iyice bastırın. Burada altı kez tekrarlamalısınız çünkü bu merkezinin altı taç yaprağı var, “Anne lütfen bana saf bilgiyi ver”. Altı kez. Saf bilgiyi istediğiniz anda Kundalini yükselmeye başlar.

O yüzden daha yukarıdaki enerji merkezlerini kendimize olan güvenimiz ile beslemeliyiz. Şimdi sağ elinizi sol tarafta karnınızın üst tarafına koyun. Burada kendinize tam bir güvenle on kere “Anne ben kendi kendimin efendisiyim” deyin.

Halihazırda söylediğim gibi, sizler bu beden, bu akıl, bu ego ya da bu şartlanmalar değilsiniz, sizler saf Ruhsunuz. O yüzden şimdi sağ elinizi kalbinizin üstüne koyun ve burada tam bir güvenle şunu söyleyin, 10 – 12 kere, “Anne ben saf Ruhum.” On – oniki kere.

Bu her yanı saran güç, şefkatin ve sevginin gücüdür. Bu mutlak bilginin okyanusudur. (Yüksek sesle, yüksek) Fakat tüm bunların üzerinde, bu affetme okyanusudur ve her ne hata yaparsanız yapın, bu okyanus onu kolayca yok edebilir. O yüzden lütfen kendinizi affedin ve elinizi omzunuz ile boynunuzun birleştiği yere koyun ve başınızı kendi sağınıza doğru çevirin. Burada tam bir güvenle 16 kere “Anne ben hiçbir şey için suçlu değilim”, deyin.

Size zaten söylemiş olduğum gibi, affetseniz de affetmeseniz de aslında hiç bir şey yapmıyorsunuz. Fakat affetmediğiniz zaman yanlış tarafa alet oluyorsunuz. O yüzden şimdi lütfen sağ elinizi alnınızın üstüne koyun ve başınızı mümkün olduğunca öne doğru eğin. Burada tam bir güvenle ve kalbinizden şunu söyleyin,  sayısı önemli değil. “Anne, ben genel olarak herkesi affediyorum.” Şimdi lütfen sağ elinizi başınızın arkasına koyun ve başınızı mümkün olduğunca geriye doğru itin. Burada kendinizi suçlu hissetmeden ve hatalarınızı saymadan, sadece kendi huzurunuz için, sayısı önemli değil ama kalbinizden “Tanrım herhangi bir hata yaptıysam lütfen beni affet” demelisiniz.

Şimdi elinizi iyice gerin, avucunuzu tamamen gerin ve avucunuzun ortasını başınızın üstüne koyun. Parmaklarınızı geriye doğru itin. Lütfen başınızı öne doğru eğin. Ben burada yine özgürlüğünüzü çiğneyemem. Aydınlanmanızı siz istemelisiniz. O yüzden başınızın derisini saat yönünde yedi kez yavaşça çevirin ve”Anne lütfen bana aydınlanmamı ver” deyin, yedi kere.

[Shri Mataji mikrophona üflüyor.]

Lütfen ellerinizi indirin. Lütfen her iki elinizi bu şekilde Bana doğru uzatın. Şimdi sağ elinizi bu şekilde Bana doğru uzatın. Lütfen sağ elinizi Bana doğru uzatın ve başınızı öne eğin ve sol elinizle kendiniz bakın, başınızdan sıcak ya da serin bir esinti çıkıyor mu? (Daha yüksek sesle, daha yüksek sesle, daha yüksek). Eğer sıcaklık varsa bu affetmediniz demektir. O yüzden lütfen affedin ve suçlu hissetmeyin.

Şimdi sol eliniz Bana doğru, ama başınızı öne doğru eğin, öne doğru eğin. Şimdi lütfen sol elinizle, başınızdan çıkan serin bir esinti olup olmadığını ya da sıcak bir esinti olup olmadığını kontrol edin. Elinizi başınızın üstüne değdirmeyin – yukarısında tutun. Bazen esintiyi yukarıda hissersiniz. Lütfen tekrar sağ elinizle kontrol edin. Başınızı öne eğin ve tekrar sol elinizle tekrar bakın.

Şimdi her iki elinizi de gökyüzüne doğru kaldırın, bu şekilde. (Daha yüksek sesle, daha yüksek). Başınızı geriye itin ve bu sorulardan herhangi birisini üç kere sorun “Anne, bu Kutsal Ruh`un serin esintisi mi?” ya da “Anne, bu Tanrısal sevginin gücü mü?” ya da “Anne,  bu Paramachaitanya mı?” Bu sorulardan herhangi birini üç kere sorun, herhangi birini üç kere.

Şimdi ellerinizi indirin. Ellerinizi bu şekilde Bana doğru uzatın. Gözlerinizi açın. Düşünmeden Beni seyredin. Parmak uçlarınızda, ellerinizde ya da bıngıldak kemiği bölgesinde serin ya da sıcak bir esinti hissedenler, lütfen iki elinizi de kaldırın

Prag! Şimdi hepiniz aziz oldunuz. Hepinizin önünde eğiliyorum! Bir aziz gibi olan yaşamlarınız başladı. Yarın tekrar gelip, size ruhu anlatacağım. Tanrı sizi kutsasın. Lütfen arkadaşlarınıza haber verin ve onları da çağırın çünkü Ben sadece yarın burada olacağım. Serin ya da sıcak esinti hissetmiş olanlar, yarın iyice gelişecekler ve hiçbir şey hissetmeyenler de hissedecekler.

Tanrı hepinizi kutsasın.

(Aynı zamanda onlara bunun hakkında konuşmamalarını söyleyin. Bu aklınızın ötesinde. Sessiz olmak. Bunu tartışmayın. )