Shri Vishnumaya Puja, Suçluluk duymayı bırakın

Shawnee on Delaware (United States)

Feedback
Share

Shri Vishnumaya Puja. Shawnee, Pensilvanya (Amerika), 20 Eylül  1992.

Bugün, bir Vishnumaya Puja yapmaya karar verdik. Bu bağlamda, kişi Vishnumaya’nın kim olduğunu ve O’nun ne olduğunu bilmelidir – siz buna mitolojik diyebilirsiniz [Shri Mataji nazikçe güler] – ama bu tarihsel bir ilişkidir. Size Amerika’nın Shri Krishna’nın ülkesi olduğunu söylemiştim ve O, Yama (Ölüm Tanrısı) olduğu kadar, Kubera’dır. Çünkü O Kubera’dır, (burada) insanlar kendi servetlerine sahipler, onlar zengin insanlar, paraları var, başka yerlerde olduğundan daha fazla, ama dengeye sahip olmanız gerektiğini ve Shri Krishna’nın gücünün Mahalakshmi’nin olduğunu hatırlamıyorsanız, yani Mahalakshmi Prensibi öyledir ki, O arayışın önemli olduğu yerlerdedir. Shri  Lakshmi, Onun gücü olduğu zaman,  Vishnu Prensibi oradadır. Lakshmi belli bir noktaya geldikten sonra, yeni bir farkındalığa ya da orta yola, Mahalakshmi ilkesinin başladığı yerde siz, ruhu aramak olan yeni bir tür arayışın içine atlarsınız. O kadardır ki, tabii ki, bu Amerika’da başladı, Mahalakshmi Prensibi, ama insanlar bunu bilmiyordu, onların arayışları için hangi yoldan gideceklerini bilme hususunda sağduyuları yoktu ve pek çok kişi sahte  reklamlardan, her tür vaatlerden, iddialardan, bu gibi şeylerden etkilendiler ve Ben uzun bir zaman sonra, arayışın şimdi sonuçlarını gösterdiği anda, buraya geri döndüm ve dünyanın her tarafından insanlar buraya gelmeye çalışacaktır çünkü burada onlar için bir Pazar vardı ve pazarlamaya alışkın olan bu insanların  içine düşecekleri  bir şekilde, onlara yönelik pazarlama faaliyeti başlayacaktır. Buraya geldim, sanırım ilk gelende Bendim, onları uyardım ve bu tür işleri yapacak insanların isimlerini onlara söyledim. Ayrıca onlara son yaşamlarında ne olduklarını, ne tür bir şey yaptıklarını, ne tür bir çalışma yaptıklarını, negatif güçlerinin neler olduğunu ve onları nasıl manipüle etmeye çalıştıklarını söyledim. Ama hiç kimse Beni dinlemeyecekti. Çünkü bu insanlar Amerikalıların zayıflıklarını buldular, eğer onları şımartabilirseniz, onların egolarını şişirebilirseniz ve bunun çok önemli bir şey olduğunu, sizin bir şeyler yapmanız gerektiğini onlara anlatırsanız, – ah- bu çok yüzeysel ama size anlattığım gibi, onların kalkıp, “siz 1 metre yerden yükselip havada uçabilirsiniz” demeleri olağanüstü görünüyor.

Ve Amerikalılar bunu aldılar. Tüm bu saçma fikirleri aldılar, onlar bunu aldılar çünkü bunun yeni bir şey olduğunu, farklı bir şey olduğunu düşündüler ve Beni dinlemeyeceklerdi çünkü Ben onlara para almayacağımı söyledim. Bana çok net bir şekilde, “eğer para alamazsanız kimse sizi anlayamayacaktır” diye söylediler. Ben de onlara, siz bu kadar paha biçilmez olan için Bana ne kadar ödeyeceksiniz dedim? Bana ne kadar para ödeyeceksiniz? ”Ve onların cevapları yoktu. Yani hala para odaklı olan bu insanlar, bizim gerçeği aramanız gerekiyorsa, bunun için ödeme yapamayacağınızı anlamak için gerekli olan Mahalakshmi Prensibi içlerinde yoktu. Her çeşit, her türden sahte guru ile, bütün bu yüzeysel şeylerle yüzleşme döngülerinin hepsinden nasıl  geçmek zorunda kaldıklarını anlayamadılar lar. Sonuçta şimdi, sanırım, ilk yıl her şeyin çok iyi gittiğini hissediyordum, ama  Vishuddhinin çakralarından biri, bildiğiniz gibi, çok önemlidir, Sol Vishuddhi. Ve Sol Vishuddhi merkezdir, eğer o catch ederse, anjin olursunuz, spondilite yakalanırsınız ve ayrıca tembel organlarınızda olur. Yani Sol Vishuddhi, Batılı insanlarda bir tür moda olmuştur, belki de sizin itirafta bulunma  zorunluluğu taşıdığınız Hristiyanlıktan dolayı, siz bir günahkâr olduğunuzu ve bir günahkar olarak doğduğunuzu, orjinal bir günahkar olduğunuzu ve bütün her şeyi söylemelisiniz. Yani, sizler günahkar olarak damgalanmış olduğunuzdan dolayı, görüyorsunuz, sizler her zaman suçluluk hissettiniz ve bu suçluluk Sol Vishuddhi’de bina edildi. Bence bu, bugün bile Amerika’daki insanların çok küçük şeyler yüzünden bile, aşırı suçluluk duymalarının onların en büyük dezavantajlarından biri olduğunu düşünüyorum çünkü kendilerine güvenmiyorlar. Onlar öncelikle “Biz çok genç bir milletiz. Aslında bizim bir geleneğimiz yok – ”, diye düşünürler.

Küstah görünebilirler, çok şov yapıyor gibi görünebilirler, ama temelde onlar içlerinde “bizim hiç geleneğimiz olmadı. Biz çok genç bir milletiz”, şeklinde hissederler. Onlar ”İngilizlerin çok fazla entellektüel olduğunu veya Fransızların çok sofistike olduğunu düşünüyorlar ve onlar “biz böyle değiliz, onlarla karşılaştırınca, biz ilkeliz” derler. Bu tür garip fikirleri var. Ve bu yüzden de, görüyorsunuz, onlar telafi etmeye çalışıyorlar. Bunu telafi etmek için izledikleri yol ise her tür şeye yol açtı ve bu durum onlarda büyük bir Sol Vishuddhi oluşturdu. İşte bu yüzden Amerikalılar çok fazla Sol Vishuddhi sorunu yaşıyorlar. Her şeyden önce, bu merkez, hatalarınızla yüzleşmek istemediğiniz zaman catch eder. “Ben bu hatayı yaptım, tamam, tamamladım, onu yaptım, artık yapmayacağım ve ben bunu neden yaptım ve neden oldu bu, sadece bununla yüzleşin.” Onlar bunu yapmak istemiyorlar. Biz bunu yaptık diye ya da ben bunu buraya koyacağım diye kendilerini suçlu hissedeceklerdir. [Shri Mataji elini boynuna yakın şekilde sol omzuna koyar] Çok kara suçluluk bulutları gibi, onlar yığmaya devam ederler. Sonra gökgürültüsü olan, aslında yağmur için bir katalizör olan, buna böyle diyebiliriz, bu kara bulutların birbirine sürtünmesinden açığa çıkan elektriğin boşalması olan bu Vishnumaya, yağmur için katalizördur. Bu tür insanlar üzerinde bu çalışmaya başlar, onlar aniden bir şok ile karşılaşırlar ve  son derece hassas insanlar olurlar. Gergin olurlar ve bu gerginlik onların “Neden gerginiz? Sorun ne? ” diye düşünmelerine yol açabilir. Suçluluklarının ortaya çıkması, Vishnumaya Gücü sayesinde olur.

Şimdi size çok ilginç olan Vishnumaya’nın kökeninden de bahsetmek zorundayım. Vishnumaya, Shri Krishna’nın doğumundan sonra doğmuş olan, Shri Krishna’nın kız kardeşi idi. Aslında Vishnumaya  Onun kendi kız kardeşi değildi, O Nanda’nın (Shri Krishna’yı evlatlık olarak alan adam) kızıydı.

Ve Shri Krishna alınıp, Nand ve Yeshoda’nın himayesine verildiğinde, onlar O’nun yerineKamsa’ya  kendi kızlarını verdiler ve Shri Krishna’nın babası Vishnumaya’yı [şatoya] geri getirdi. Bu sayede Kamsa sekizinci çocuğu sormak için geldiği zaman – amca – hepiniz hikayeyi biliyorsunuz -, onlar “çocuk bu” dediler. Kamsa, “ama bu bir erkek değil” dedi. Bu bir kız. ”Çocuğu eline aldı, şöyle yaptı ve onu gökyüzüne fırlattı. Ve Vishnumaya oraya (gökyüzüne) gitti ve orada şunu duyurdu: “Shri Krishna zaten enkarne oldu, O yaşıyor ve senin katilin O’dur.”  Yani O, ilan edendir. O enkarnasyonların duyurucusudur. O, sizin başınıza gelecek olan iyi bir şeyi duyurandır. Ayrıca O, ruhsal olarak iyi olmayan şeyleri yakabilen kişidir. Mahabharata zamanında Vishnumaya,  Draupadi olarak doğmuştu ve Draupadi, Shri Rama’nın kız kardeşiydi ve o zaman, Mahabharata’da bildiğiniz gibi – hepiniz Mahabharata  hikayesini bildiğinize göre, bunu söylememe gerek yok – Duryodhana (Kör kral Dhritarashtra ve kraliçe  Gandhari’nin 100 oğlunun yani Kaurava’ların en büyüğü), Onun giysilerini çıkarmaya çalıştı. O zaman Vishnumaya, Krishna’yı çağırdı. O önce “Kri” dedi. Dişlerini bu şekilde tutmuştu [Shri Mataji kendi sari’sini dişleriyle tutuyor]. O bunu söyleyene kadar, yani “Krish” diyene dek [sari ] oradaydı. Çünkü şunu düşünüyordu ki, eğer “shna” deseydi,  bu şey (sari) düşecek ve vücudu ortaya çıkacaktı. O “Krishna” der demez, şey düştü ve Shri Krishna,  o anda olanca yolu kat edip Dwarika’dan oraya geldi ve Tulsida,  (Goswami Tulsidas, Hinduizmin Vaishnava mezhebine mensup olan şair ve aziz) bunu Hint dilinde çok güzel bir şekilde tarif etti: “Dwarika bana Shabad gayo [mesaj Dwarika’ya ulaştı]” . Dwarika’da büyük bir gümbürtü vardı, buna böyle diyebilirsiniz veya ne diyebilirsiniz, bilmiyorum. “Shor bhayo, shor bhayo bhare [kargaşaya yol açtı; shora: gürültü, bhare: doldurmak] – muazzam, ne diyorsunuz – gökgürültüsü, böyle adlandırabilirsiniz, çünkü gök gürültüsünden sorumlu olan Oydu. “Shor bhayo bhare, Shankha (konç) Çakra (disk) Gada Padma (silah) Garuda le sidhare” Shankar ile, disk ile, Garuda ile, Padma ile, bunların hepsiyle. Shri Krishna, bütün silahlarıyla Garuda’nın üzerine binerek geldi. Garuda’nın üzerinde Ona yardım etmeye geldi.

Sarileri O’na vermeye başladı ve Duryodhana elbette ki onları aldı – bunu Dushansana (Kaurava Prensi, ikinci doğan oğul) yaptı – O tamamen tükenmişti ve yere düştü. Yani şimdi burada, Vishnumaya bakire olandır. O sadece Bakire de değildir, beş Pandava ile evlenmesinin de gösterdiği gibi, beş elementin hepsinde O mevcuttur ve Ondaki bu bekâret gücü, dharmayı yönetip yok edecek olan bu korkunç Kauravaların tehlikelerini ifşa etti. Yani O ayağa kalktı ve “Sen savaşmak zorundasın” diyen de Oydu. Ne olursa olsun, Sen dharma için savaşmalısın ”ve Krishna her zaman Onu destekledi. Bir erkek kardeş olarak Shri Krishna, Onu destekledi, bu yüzden erkek kardeş ile kız kardeş arasındaki ilişki Hindistan’da çok önemlidir. Ayrıca bu Sahaja Yogilerde de olmalıdır çünkü bizim rakhi bandhanımız var. Ayrıca bhaiya duju olarak adlandırdığınız şeye de sahipsiniz. Sizde, Diwali günü erkek kardeşe bir raki bağladığımız, “bhaiya duj” da (Diwali sırasında kutlanan, rakhi bandhan benzeri bir kutlama) var. Şimdi bu rakhi Vishnumaya’nın, erkek kardeşini koruyan gücünden başka bir şey değildir. Aslında, orada erkek kardeş onu korudu ve şimdi de, kız kardeşin sevgisi erkek kardeşi koruyor. Bu yüzden erkek ve kız kardeş arasındaki ilişki, diğer ilişkilerden çok daha önemlidir çünkü çok saf, çok koruyucu, çok sevgi doludur ve aynı zamanda onlar eşit yaştadırlar. Örneğin, ebeveyn ve çocuklar arasında bu olamaz, büyükanne ve büyükbabalar ile çocuklar arasında kesin bir dengesizlik olabilir. Fakat kız ve erkek kardeşler arasında, onlar aynı yaş grubundadırlar, aynı anlayıştadırlar ve bu ilişki Vishnumaya tarafından sürdürülür.

Bu Rakhi Bandhan’a veya erkek kardeş ile kız kardeş arasındaki bu ilişkiye nasıl saygı gösterildiğine dair Hindistan’da, size anlatmam gereken çok iyi bir hadise var. Demek istiyorum ki, buna hiç kimse inanmayacaktır  çünkü saygı duyulan bir ilişkinin olmadığı bu ülkelerde, bizler bunu anlamayacağız. Büyük İskender Hindistan’a geldiğinde ülkemizin büyük kısmını fethetti. Ama onu mağlup eden ve hapse atan bir kral Porus (Bu günkü Pencap bölgesinde hüküm süren bir kral) vardı. İskender, Hintli bir bayanla evlenmişti. Yani o gün, bu Rakhi Purnima bir gündü. Bu hanım bir tabağa bir rakhi (ip bilezik) koydu, üstünü kapattı ve bunu kral Porus’ya gönderdi. Bunun üzerine krala “size bir rakhi geldi”,  dediler. Kral, “Pekala, rakhiyi bağlayın”,  dedi. Bunun kimin rakhisi olduğunu bilmiyordu ve rakhiyi bağladı. “Bu kimin rakhisi?” dedi. “Sizin  kız kardeşinizin” dediler. Kral, “benim kız kardeşim kim?” dedi.  “O, Kral İskender’in karısı”, dediler. Kral, “Aman Tanrım! Böyle bir şeyi ben nasıl yapabilirim? O benim kayınbiraderim”, dedi. Hemen zindana gitti ve İskenderin önünde yere kapandı. “Özür dilerim” dedi. Her neyse ben – ”. Bu zarifliktir, anlıyorsunuz. “Nasıl böyle olabilirim-  nasıl seni tutuklayacak kadar aptal olabilirim?” dedi. İskender şaşırmıştı. Bu tepkiyi anlayamadı. “Neler oluyor?” dedi ve kral “Şimdi beni affetmenizi rica ediyorum ve lütfen dışarı çıkın” dedi. Büyük bir debdebe ve gösterişle, kız kardeşi için takılar ve diğer her şeyle birlikte, kayın biraderini eve gönderdi. Şimdi İskender bunu anlayamadı. İçeri girdi ve karısı gülümsüyordu. “Ne oluyor? Nasıl buradayım ben? ” dedi. Karısı, “biliyor musun, ben seni bir iplikle kurtardım”, dedi. Ona bir rakhi gösterdi. “Bu iplikle mi beni kurtardın mı? Nasıl?” dedi.

Karısı da, “Bugünün ne olduğunu biliyor musun? Bu gün, bir kız kardeşin, bir erkek kardeşe bunu bağlayabildiği gündür ve erkek kardeş de, kız kardeş ne isterse yapmalıdır. Bu yüzden, bende dedim ki,  bu Porus’a, krala bunu gönderdim ve oda seni serbest bıraktı. İskender, “Bu Hintliler ne tür insanlar? Bir ip parçası üzerine, benim gibi bir düşmanı serbest bırakıyorlar. Bu insanları ben nasıl yönetebilirim? Beni istedikleri zaman dışarı atarlar, çok sembolik onlar”, dedi. “Tamam, ben üzgünüm”, dedi. Bardai adında bir adamı çağırttı, Chanda Bardai, onu getirtti – bu kişi onun maiyetindeki bir şairdi ve ona dedi ki: “Şimdi, sen şiir yaz çünkü Hintliler çok süptil insanlar ve benim gibi böyle korkunç bir düşmanı yalnızca bir iplik karşılığında nasıl bıraktıklarını anlayamıyorum?” Böylesi bir güven, bir erkek kardeşin kız kardeş için böylesi bir anlayış ve kız kardeşin de güvende olması gerekir. Şimdi, daha derinlere inip biz kendimizi görünce, Vishuddhi sorunlarımızı, Batı’da bizim kendimizi her zaman suçlu hissetmemizi ve hatalarımızdan kurtulmaya çalışmamızı. Onlar küçük, küçük şeyler için kendilerini suçlu hissediyorlar, çünkü Batıda -Batılı yaşamındaki normlar çok serttir, eğer bir kaşığı öbür tarafa koyarsanız,  bittiniz. Yani ne fark eder ki? Bu taraftanda kaşığı alabilir ve yiyebilirsiniz. Biraz kahve dökerseniz, suçluluk hayatınız boyunca sürecektir. Sonuçta kahve dökülecektir. [büyük gülüşmeler] Eğer sıcaksa, bu olabilir, kimi kazalar olabilir. Ve suçluluk işi o kadar büyük ki, hiç kimse kendini düzeltmez, o kişi sadece kendisini suçlu, suçlu, suçlu ve suçlu hissetmeye devam eder. Ve hayatın bütün inceliklerini kaçırmaya başlarsınız. Sahaja Yoga’da, özellikle de suçlu hissetmek, bütün sol tarafınızın catch ettiği anlamına gelir. Vibrasyonları doğru şekilde hissedemezsiniz çünkü bu suçluluğunuzun üzerinde oturduğu servikal sinirdir ve bu onu sadece sıkıştırıyor, sol tarafı hissedemezsiniz.

Bir tür korkunç bir hastalığa yakalanana dek, sol tarafta catch etmeye başlar, ancak sonrasında bunu  fark edersiniz. Bu Vishnumaya’nın daha süptil olan yanıdır, O gerçeği bilir. O parladığı zaman, Onun üzerinden her şeyi görebilirsiniz. Kısa bir süre için bile, O karanlıkta her şeyi ifşa eder. Aynı şekilde, Vishnumaya sizde harekete geçtiği zaman, gerçeği size ifşa eder. Fakat sol Vishuddhi ile çok fazla ileri gittiğinizi varsayalım, o zaman O, sadece ortadan kaybolur. Sizi düzeltmek, herhangi bir şekilde yardımcı olmak veya size göstermek üzere  orada değildir. O zaman hiçbir şey hissetmezsiniz. Sol tarafta hissizleşirsiniz, sol tarafta kesinlikle hissizleşirsiniz ve sol taraf, biliyorsunuz, her tür sol kanal hastalıkların göstergesidir. Bu, Hindistan’a kıyasla sol kanal hastalıkları Batı’da maksimum sayıda görmemizin nedenlerinden biridir. Sol kanal hastalıklar sol Vishuddhi’den gelirken, Hint hastalıkları sağ kanaldan gelir. Yani suçlu hissetmenin kendisi yanlıştır ve suçluluk bir efsanedir. Şimdi bir şey için kendini suçlu hissediyorsunuz. Suçluluk duygusunun yararı nedir? Bu sadece bir efsanedir. Üzerinizde taşıdığınız boş bir şeydir. Suçluluk hissetmenin bir faydası yoktur. Yanlış bir şey yaptığınızı düşünüyorsanız, sadece yüzleşin onunla. Ben bunu yanlış yaptım ve bir daha yapmayacağım. Ama suçlu hissediyorsanız, görüyorsunuz, bu orada depolanmış bir şey gibidir ve sonra siz yine aynı hatayı yapıyorsunuz. Yine aynı hatayı yapıyor ve bağışıklık kazanıyorsunuz, gelişiminize karşı bağışıklık kazanıyorsunuz. O zaman bunun yanlış olduğunu bile hissetmiyorsunuz, bilirsiniz. İnsanlar yanlış bile olduğunu düşünmeden, yanlış şeyler yaparlar. Bu bilinç bile veya bu uyanıklık bile bitti diyebilirsiniz. Sonra “Sorun ne ki?” diye düşünüyorsunuz. Bu herşey için çok iyi bir cevaptır, “Sorun ne?” Bu bir ayyaş gibidir, o içmeye başlar.

İlk olarak “Oh, ben yapmamalıydım” diye hisseder. Sonrasında,  biraz daha fazlasına başlar, sonra biraz daha fazla, biraz daha fazla. Nihayetinde, “Sorun ne ki? Eğer içiyorsam bu mükemmel” der. Bu türden her hangi bir şey sol Vishuddhi ile başlar çünkü biz hata ile yüzleşmeyiz. Bunun geleneğinizin çok yeni olmasından ya da herhangi bir şeyden dolayı meydana geldiği doğru değildir. Çünkü burası Krishna’nın yeri, özellikle de Amerikalılar için hatalarıyla yüzleşmek ve “Tamam, ben bu hatayı yaptım ve artık bunu yapmayacağım” şeklinde itiraf etmek çok önemlidir. Yani onlar itiraf etmedikleri için, bu kibirli davranışı sergilediler. Bu kibrin altında çok suçlu olan biri olduğunu biliyorum. Onlar, aslında, burada çok kolektifler, ayrıca,  bu anlamda çok kolektifler, onlar Vietnam, Kore için ve her şey için endişeleneceklerdir. Dünyada herhangi bir şey olursa, onlar endişe ederler. Birleşmiş Milletleri ve her tür şeyi başlatan onlardır, görüyorsunuz. Herşey oradadır. Ancak bütün bunlara rağmen, bu suçluluk işi onları çok duyarsız hale getiriyor, gerçek olan şeylere karşı çok duyarsız kılıyor. Negatif olan her şeyle, negatif olarak yüzleşmeyecekleri şeylerle, yüzleşmeliler. Kendileri demokratik bir ülke olmalarına rağmen, despotik bir ülkeyi destekleyeceklerdir. Buna benzer her şey, sadece politikada değil, aynı zamanda gündelik yaşamda da. O zaman her şey böyle bir yaşam tarzı haline gelir. Bu, bir yaşam tarzı olur. Her şey kolektif olur. Hiç kimse gelip size, bunun sizin yanlış yaptığımız bir şey olduğunu bile söyleyemez ve biz bunu durdurmalıyız. Eğer biri kalkıp onlara bunu söylerse, onlar bu kişinin deli olduğunu, iyi olmadığını söylerler.

Freud’a göre, Freud’un birçok kişi tarafından kınandığını ve insanların bazı belgeler verdiğini söyledim, her şey oldu, ama hiç kimse onların söylediklerini dinlemeyecekti. Aynı şey Sahaja Yoga’da da oldu. Beni dinlemiyorlardı çünkü onlar gerçeğe karşı bir bağışıklık geliştirdiler. Her şeyde, gerçek olan her ne varsa, onlar ona karşı bir bağışıklık kazanıyorlar. Yüzleşmek istemiyorlar. “Bu benim için çok fazla, benim için çok fazla.” Bu tür bir tavır içinde başka bir şey yapmak zorunda kaldılar ve sağ tarafa gittiler. Bununla, her türlü makineyi, bilimi, bütün bunları, her şeyi geliştirdiler. Ancak bilim kesin değildir. O size bütünlüğü veremez. Gerçekliği veremez. Yani Vishnumaya kendi gücünü gösterir. O insanların korktuğu birçok şeyi yapıyor. O herhangi bir elementin içine girebilir. O sızabilir. Diyelim ki O, bir su elementinin içine giriyor, bir tayfun yaratabilir. Her türlü felaketi yaratabilir. Toprak Ana’nın içine girebilir ve bir deprem yaratabilir. Her şeyi yapabilir çünkü Onun herhangi bir şeyin içine girme gücü vardır. Onun Toprak Ana’nın içine çok kolay girebildiğini biliyorsunuz. O suyun içine kolayca girebilir ve içine girdiğinde, katalizör olur. Ve bugün sizin Amerika’da karşılaştığınız tüm bu sorunlar, Vishnumaya yüzündendir, sol Vishuddhi yüzündendir. Bugünkü programın Vishnumaya için ayarlanmış olmasından dolayı mutluyum, çünkü bu Sahaja Yogilerin kullanabilmesi gereken güçtür ve ibadet edebilmesi gerekir, O hepinizi orada görür ve O size bakar ve sizin hayatınızı korur ve sizinle ilgilenir.

Şimdi en zor şey Amerika’daki insanları, paranın her şey olmadığı konusunda ikna etmektir. Herhangi bir miktarda paranız olabilir, herhangi bir miktarda sözüm ona zevkleriniz olabilir, her şeyiniz olabilir, ama yine de asla tatmin olamaz, asla kendinizle huzurlu olamaz ve huzur üretemezsiniz. Para gerçeğin yerini alamaz. O sadece oradadır. Şimdi sorun şu ki, insanlar bu paraya o kadar bağımlı hale geliyorlar ki tüm değer sistemleri baş aşağı gitmeye başladı. Burada, fuhuş için kendi kız kardeşini ele geçiren biri ile tanıştığımda şaşırmıştım. Bunun üzerine ona dedim ki, “nedir bu? Ne yapıyorsun sen?”  Oda Bana “bunun nesi yanlış? Para alacağız” dedi. Yani ne kadar para kazanabilirse, onlar bunu hoş görüyorlar. Dolayısıyla, temel olan ve insanlığın temeli olan iffet yoktur. Sonuç olarak, Vishnumaya’nın bekâretine hakaret ettiğinizde, o zaman Maya – bu, şu anlama gelir – O’nun oyunu sizin AIDS kapmanızdır, tedavi edilemez olan ve gizli hastalıklar olarak adlandırabileceğiniz her türlü başka hastalığı kaparsınız. Çünkü O bakiredir ve çünkü O bekârete saygı duyuyor. Ve buna karşı çıkanlar için, bu bekâretin sadece kadınlar için olduğu anlamına gelmez, bu aynı zamanda erkekler içindir, çünkü herkesin burada sol Vishuddhisi var. Buradaki düşünce, bekâretin yalnızca sadece kadınlar için kullanılan kelime olduğu yönündedir. Böyle değildir. Kendi bekâretlerine saygı duymayan erkekler için bile, onların iffetleri Vishnumaya tarafından farklı şekillerde saldırıya uğrar. Los Angeles’in, ürettiği filmler, ürettiği şeyler yüzünden her zaman tehlikede olmasına şaşırmadım. Tabii ki, şu anda Los Angeles’ta Sahaja Yoga’nın çok iyi bir şekilde kurulmasıyla bir şeyler engellenebilir, ama yine de bu çok tehlikelidir. En güçlü Shaktilerden birisi Vishnumayadır,  çünkü O illüzyonu oynar. Mayayı da O yaratıyor.

Ayrıca O Maya’yı kırar ve her şeyi yakabilir. Ormanınız şimdi yanıyor. Altmış beş hektarlık bir alan yanıyor. Bunu kim yaptı? Bu Vishnumaya’dan başkası değildir. Hiç kimsesin bunun için kibrit kutusu almasına gerek yok. O her şeyi yakabilir ve Onun yakması size sanki bir elektrik akımı varmış hissi verir, sanki elektrik akımı ile yanmış gibi. Bu çok doğrudur, pek çok durumda bunu gördüm. Bana, sol Vishuddhi problemleriyle gelenler, “Buradan biraz elektrik akımı geldiğini düşünüyoruz” dediler. Bu sanki bir elektrik şoku yanması gibidir. Bu Vishnumaya’nın işidir ve düzeltici olan O’dur. O düzeltir. Kendinizi suçlu hissetmeyin. Sorunlarınızla ​​yüzleşin. Hatalarımızı suçluluk adına gizlediğimizde, kamufle etmeye çalıştığımızda, bireysel düzeyde, kolektif düzeyde, ulusal düzeyde, uluslararası düzeyde bunu ortaya çıkarandır. Çünkü O her şeye nüfuz edebilir ve Onun bu nüfuz edişi, Ona bu süptillikleri verir. Ama insanlar felaketlerle, kendi hataları arasında ilişki kuramazlar. Yapamazlar. Böyle bir felaketin neden gerçekleştiğini, ne olduğunu anlamıyorlar. Yaklaşan büyük bir tayfun vardı, bir noktaya kadar geldi ve aniden Kauai’ye döndü. Şimdi bunun nedeni neydi, gidip Kauai’yi vurması? Kauai’de bir Shiva Swayambusu var, bu bir gerçek. İnsanlar ondan para kazanıyor, oldukça fazla para kazanıyor ve insanları aldatıyorlar. Shiva adına devam eden büyük iş piyasası var. Yani tayfun Kauai’yi vurdu, Hawaii’yi değil, Kauai kadar geldi ve aniden döndü ve kimse bunu anlayamadı. Yani, doğadan gelen tüm bu gökgürültüsü, her şey,  bu deprem ya da toprak kayması ya da sel ya da tayfun olabilir, her şey Vishnumaya’nın işidir ya da tüm doğal felaketlerin Vishnumaya tarafından meydana getirildiğini söyleyebiliriz. Onun bunu yapacak gücü vardır.

Onların insanları şok edebilmelerinin tek yolu budur, ancak tüm bu şok edici şeylere rağmen, insanlar bu felaketleri yaptıkları hatalarla ilişkilendirmeliler, onlar yüzleşmeyerek, bunları güzelce burada tuttular. Bazı Hintli öğrencilerden,  Amerika’ya geldikleri zaman kimi oğlanların onlardan uyuşturucu kullanmalarını ve diğer her şeyi yapmalarını istediklerini duydum. Yani onlar bunu yapmazlardı. Onlar “sizler iyilik timsalisiniz” dediler, Onlara bunu söylediler. Bilirsiniz, onların kafasına sadece bunu pompaladılar, “Bunu yapmalısınız. Siz korkaksınız. Siz bunu yapamazsınız”, dediler. Ve bütün bu şeyleri. Bu yüzden bazıları “Tamam, deneyeceğiz” dediler. Ama onları şaşırtan şey, onlar bunun yanlış olduğunu bilirken, bunu onlara söyleyenlerin asla bunun yanlış olduğunu düşünmemeleriydi. Onlar büyük şehitler ya da kurtarıcılar olduklarını ve özgürlüklerini elde ettiklerini düşündüler. Bunu anlayamadılar. Övündükleri bu tür özgürlükler, çok yıkıcıydı. Onlar bunun yıkıcı olduğunu asla anlamadılar. Böylece sol Vishuddhi bir kez tamamen sıkıştıktan sonra, burada bizim Hamsa çakra dediğimiz çakranın sağduyusunu tamamen kaybedersiniz ve sonrasında neyin yıkıcı, neyin yapıcı olduğunu bilmezsiniz. Eğer sol Vishuddhiniz kötüyse, çoğunlukla yıkıcı olan şeyi kabul etmeye başlarsınız. Kaçış. “Ne olmuş yani. Bunun nesi yanlış?” İşte şiddet bu şekilde ortaya çıktı. Her türlü aldatma, yolsuzluk böyle geldi. “Nesi yanlış?” Çünkü yanlış bir şey yaparsanız, onu oraya koyarsınız. Bitti. Depolandı. Tekrar, siz her şeyi yapar, oraya koyarsınız ve tüm yıkıcı eylemlere karşı tam olarak bağışıklık kazanana dek, bunu yapmaya devam edersiniz. Bundan kurtulmak için ne yapmalı. Yanlış bir şey olduğunu hissetmediğiniz bu korkunç durumdan kurtulmak için olması gereken şey, sadece Sahaja Yoga’yı doğru bir şekilde almaktır. Her şeyden önce, kendinizle yüzleşmelisiniz. Eğer kendinizle yüzleşmeye başlarsanız, bir hata yaptığınızı anlayacaksınız. “Yani yaptığım hata bu, dersiniz.

Önemli değil. Bu konuda kendimi suçlu hissetmeyeceğim. Eğer bunu yapmak zorunda kalırsam da, yapmayacağım ve her ne olduysa oldu, ben olanlar için suçlu değilim. Bu geçmiş. Bitti. ”Kendinize olan bu inançla, kesinlikle sol Vishuddhinizden kurtulabilirsiniz. Sorun şu ki, Ben size bir şey söylesem bile, sizin bu konuda da suçluluk duymaya başlamanızdan endişe ediyorum. Yani, düzeltmeniz için size bir şey söylüyorum, o zamanda siz, “Ah, ben – Anne diyor ki, görüyorsunuz,  ben bunu yaptım ve” diyerek suçlu hissetmeye başlıyorsunuz, bunu yaptınız. Şu anda size ne söylüyorsam, bunu bir daha asla yapmayın. Ve bununla yüzleşin. Her ne yaptıysanız bitti, gitti ve tamamen affedildi, aksi takdirde Vishnumaya devralacaktır. Bu çok önemlidir çünkü bir tarafı leela’dır, bu bir oyundur ve bütün dünya güzeldir. Diğer taraf ise suçluluk duygusudur. Bu yüzden biz, sadece suçluluk hissederek, tüm problemlerimizi çözdüğümüzü düşünüyor ve bu tarafta, kendimizden neşe duyuyoruz ve bu, suçluluk kısmı, bu tıpkı bizim oraya koyduğumuz bir çöp deposu gibidir. Ama biz bu çöpün yanlış olduğunu asla düşünmüyoruz, bu bize oluyor. İşte Vishnumaya’nın yakması gereken şey bu çöptür, o zaman Onun kendi tarzı ile, kendi Maya yolları ile çalışır ve pek çok şey olur. Bir bayan vardı ve o çok sağ kanaldı. O herkese hükmetmeye alışkındı ama kimse ona bunu söylemeye cesaret edemedi, çünkü ona bunu söylerseniz sizin üzerinize yürürdü. Bu yüzden hiç kimse onda neyin yanlış olduğunu ona söylemek istemedi. Onlar, “Tamam. Varsın olsun” dediler. Ama Ben ona söyledim,“ bak sen çok sağ kanalsın. Herkese baskı yapıyorsun. Herkes senden korkuyor.” O,“ Hayır Anne, ben böyle biri değilim” dedi. Bende ona dedim ki,“ Tamam, Ben sana söylüyorum. Bana inansan iyi edersin ya da gerçekten başın belaya girer”. Ve tam o gün, kendisi merdivenlerden aşağıya iniyordu ve yukarıdan aşağıya düştü ve bütün sağ tarafı. Bana geldi, “Anne, bakın.” Onun sağ eli kırıktı. “Sağ bacağım kırıldı. Bu kırıldı. Şu kırıldı” dedi. Bende dedim ki, “O zaman ne olduğunu biliyorsun.”  O, “şimdi bunun neden olduğunu biliyorum” dedi. O zaman Ben onu iyileştirdim. O iyiydi. Ama size anlatmaya çalıştığım şey, onun beni dinlemeyeceğiydi. Yani sağ kanal insanlar her şeyi buraya koymak gibi özel bir kapasiteye sahiptirler. Bu yüzden bunun her zaman egonun yan ürünü olduğunu söylerim.

Hükmetmeye çalışan, öfkeli olmaya çalışanlar, herkesi kontrol etmeye çalışıyorlar, bunu oraya koyuyorlar ve sonra, her şey onlara karşı çalışıyor. Bu çok ciddi bir şekilde anlaşılmalıdır, suçlu hissetmek, kendinize zarar vermeniz değil, başkalarına zarar vermenizdir. Aynı zamanda Vishnumaya başka iki şeye daha, çok üzülür. Bunlardan birisi sigara içmektir. Eğer çok fazla sigara içiyorsanız, Vishnumaya çok kızar. O zaman kansere neden olan O’dur. Boğazınızı bozabilir, demek istiyorum ki, her tür kulak, burun, boğaz problemi sigara içmekle beraber ortaya çıkabilir çünkü o sigara içilmesini sevmez. O – bir kez, iki kez, üç kez – ama siz bir kez sigara içmeye başlağınızda ve bir süre sonra, “Ah, bunda yanlış olan ne var ki?” Onlar, böyle böyle seksen üç yaşında bir adam var ve hala sigara içiyor, diye alıntı yapacaklardır. Bakın, böyle alıntılar yaparak, onların bunun gibi idealleri var. Sonra bir de kimi sinema kahramanlarınız var. “Şöyle, şöyle bir adam, bakın, karısını öldürdü, bakın, o böyle devam ediyor. ”Yani biz de öldürmeliyiz. Ayrıca sigara da içmeliyiz. Yani kendilerini yok eden bütün bu idealler, bizim ideallerimiz haline gelir ve onların nasıl yok edildiklerini bilmeden bizde tam olarak onların yaptıklarını yapmaya başlar ve biz de yok oluruz. Yani Vishnumaya’nın güçleri hakkındaki bu anlayış orada bizimle birlikte olmalıdır. Eğer hatalarımızı yapmaya devam etmeye ve onları buraya koymaya çalışırsak, olacak ilk şey bizim her tür hastalığa karşı savunmasız hale gelmemizdir. Bununla birlikte eğer sigara içiyorsanız, boğaz kanserine karşı çok savunmasız durumda olabilirsiniz. İnsanların bilmediği başka bir şey de mantralardır. Eğer herhangi bir mantrayı söylemeye devam ederseniz – yani Hindistan’da her gün, sabahları kalkıp, yüzlerce kez mantra söyleyecek insanlar var, bazıları bunu en az üç yüz kez, beş yüz kez söylüyorlar. Ölçmeye devam ediyorlar, mantra, mantra, mantra, mantra, bu şekilde.

O, mantrikadır (Büyü yapan). Mantraya güç veren O’dur.   Eğer bu Tanrısal Güç ile bağlantıda değilseniz, o zaman bir kısa devre oluşur ve eğer bu mantrayı söylemeye devam ederseniz, boyuna ait her tür sorun gelişir, boyun kanseri.  Mide de gelişir, midedeki problemler çünkü bu Krishna’dır ve Vishnu da aynıdır. Virata problemi de geliştirebilirsiniz. Çünkü siz bunun gibi bir mantra söylüyorsunuz,  bakın, bir telefon, eğer bu bağlantıda değilse, ben onu kullanmaya devam ederim, telefon kullanım dışı kalacaktır. Aynı şekilde, Tanrısal olanla bağlantı kurmadan önce söylenen yanlış mantralar kullanıyorsanız, o zaman bunlar bu şekilde sol Vishuddhinizi bozabilirler. Hindistan’da kullandıkları tarz budur. Diyelim ki, siz Hindistan’da bir iş adamısınız. Şimdi, büyük bir iş adamı, bir sürü para kazandınız, bunun içinde kendinizi suçlu hissedersiniz çünkü bunu siz kötü yollarla, her türlü karaborsa ve bu tür şeylerle elde ettiniz. Bu yüzden onlar Vishnu’nun büyük bir tapınağını kuracaklardır, Vishuddhinin değil, Shri Vishnu’nun çok büyük bir tapnağını inşa edecekler ve çok dindar insanlar olduklarına dair çevrelerinde bir algı yaratacaklardır. Veya hayrat yapacaklardır, bunun anlamı onlar insanlara yiyecek dağıtacaklar demektir veya insanlara bir şeyler dağıtacaklar ve onlar kendilerini tatmin olmuş hissedeceklerdir. Burada, herhangi bir miktarda günah, herhangi bir oranda saçmalık yapmaya devam edersiniz, sonra Shri Vishnu’nun çok mutlu olacağını ve onları cezalandırmayacağını düşünerek bu paradan Shri Vishnu’ya küçük bir katkı yaparsınız. Ama O Kubera’dır, siz Ona ne verebilirsiniz ki. O Kubera’dır. Size bütün parayı O veriyor. O her şeyi yapar. Öyleyse, kendisi servetin Tanrısı olan Kubera’ya siz nasıl bir şey verebilirsiniz. Bu Hindistan’daki çok yaygın olan bir düşüncedir, sanki bir bhudan varmış [arazi bağışlama] gibi.

Çok yozlaşmış, çok kötü bir insan olan birini biliyordum, yani o gerçektende çok, çok kötü bir adamdı ve fakir çiftçilerden çok fazla miktarda toprak almıştı. Bu yüzden o, Mahatma Gandhi’ye bir arazi verdi ve bu topraklar,  bu bhudan toprakları iyi değildi, bilirsiniz, Ben onun bunu neden verdiğini düşünüyorum. Bu topraklar o kadar kötüydü ki, oraya kaktüs bile ekemezdiniz ve o herkese, ben bhudan olarak o kadar çok toprak verdim ki, ben bhudan’a çok fazla toprak verdim, derdi.  Yani, bütün araziyi yoksullardan alıp, onları kandırmak ve sonra da bu tür bir cömertlik yaparak, bir şekilde kendini haklı çıkarmaya çalışmak. Yani bu insanların sahip olmak istediği başka bir kaçış, canınız ne isterse yapın ve sonrada cömert olun. Hatalarınızın üstünü bu şekilde zarifçe örtmeniz çok yanıltıcı olabilir. Vishnumaya’da bu çalışmaz. O sizin içinizi dışınızı bilir ve eğer Ona bu numaraları yapmayı denerseniz, O kendi güçlerini gösterecektir. Tüm sol kanal sorunlarının Vishnumaya gücü yüzünden meydana geldiğini söyleyebilirim. O sizi ifşa ettiği gibi, size ışık verdiği gibi, sizi düzelttiği gibi, sizi cezalandırır da. Vishnumaya’nın tüm bu güçleri ile bugün Onun özel pujasını kutladığımız için çok minnettar olmalıyız çünkü bence Batı’nın, özellikle de Amerikalıların suçlu hissetmesi lanetlerden birisidir. Bu yüzden bugün hepinizi kalbinizden söz vermelisiniz, mantra şudur,  – şimdi belki de O İngilizce olarak da anlar – diyebilirsiniz ki, “Anne, ben hiç suçlu değilim.” Hepsi bu. Bu söylenirse, O çok mutlu olacaktır. “Ben hiç suçlu değilim. Ben kendimi suçlu hissetmeyeceğim. Bir kez suçlu hissetmeyi bıraktığınızda, yanlış şeyler yapmayacaksınız çünkü, yani siz bunu nasıl başaracaksınız.

Çünkü siz yapmıyorsunuz, siz suçluluk olarak onu oraya koyamazsınız, bu yüzdende yanlış bir şey yapmanın ne yararı var ki. Eğer yanlış yaparsanız, bu kafanıza gelir, siz onu sol Vishuddhinize koyamazsınız, bu yüzden de yanlış bir şey yapmayacaksınız. Hemen şunu anlayacaksınız ki, eğer yanlış yapmam gerekirse, benim onunla yüzleşmem gerekiyor. Ancak burada, sizin yanlış yaptığınız şeyler için suçluluğunuzu koyabileceğiniz bir alan varsa, o zaman siz bunu çok da fazla umursamıyorsunuz. Diyelim ki birisinin küçük bir evi var, depolayacak yeri yok, sonra bir kişi ona bir şeyler getiriyor. “Hayır, hayır, hayır, burada yer yok. Ben zaten çok doluyum. ” Bu böyledir.  Yani yapılacak en iyi şey, ne pahasına olursa olsun suçluluk duymamaktır. Ben suçluluk duymayacağım. Eğer hata yaptıysam, tamam, hatayı kabul ettiğimi itiraf edecek ve hiçbir şekilde suçluluk duymayacağım. Onunla yüzleşeceğim. Şaşıracaksınız. Yanlış şeyler yapmayı bırakacaksınız. Kesinlikle duracaksınız çünkü boş yer kalmadı. Bu yüzden bugün Vishnumaya’nın şeyini yapmak çok önemli ve eminim ki Amerika turundan çok mutlu. Bu kez Ben gerçekten mutluyum çünkü birçok yerde çok iyi çalıştığını düşünüyorum ve eğer işe yaramadıysa da, kişi suçlu hissetmemeli, sorunla yüzleşmelidir, bu neden işe yaramadı, sorun Sahaja Yogilerden kaynaklanıyor, başka hiç kimseden değil. Bunun için kimseyi suçlamamalısınız. Sadece kendiniz görün, hangi hataları yapmış olmalısınız. Küçük ya da büyük bir hata olabilir. Her ne ise, bununla yüzleşin. “Hata yaptım” demenin bir zararı yoktur. Ama eğer “üzgünüm” derseniz, bu oraya gider, derhal gider. Hayır, “Ben bir hata yaptım.” Bunu kabul etmek, çok zarif, çok güzeldir ve kendi iyiliğiniz için çok şefkatli olmaktır.  Sahaja Yoga’da bu, tüm Batılılar için en büyük mantralardan biridir. Onlar bütün ağaçlara, etrafınızdaki tüm doğaya her zaman “ben suçlu değilim” demeliler. Ekolojik probleminiz düzelecektir çünkü o zaman ekolojinizi bozmak için yanlış şeyler yapmayacaksınız. Dikkatli olursunuz çünkü onu bozarsınız ve kendinizi suçlu hissedersiniz, “Ah, bunu yapmamalıydım. Ah, yapmamalıyım. ”

Ama siz ilk başta bunu neden yaptınız. Yani şimdi, bir dahaki sefere bunu yapmayacaksınız. Eğer onlarla yüzleşir ve cesurca düzeltirseniz, sorunlarımızın çoğu çözülecektir. Bu Sahaja Yogiler için mümkündür çünkü siz öz varlığınızdan ayrıldınız, ondan uzaktasınız. Bedeninizi görebilir, zihninizi görebilir, egonuzu görebilir, tüm  bunları görebilir ve onları nasıl düzelteceğinizi de bilirsiniz. Siz bu değilsiniz, biliyorsunuz, siz ruhsunuz ve ruhun ışığıyla bütün bunları düzeltebilirsiniz. Ancak bu suçluluk, sizi düzeltmekten veya daha iyi bir şey yapmanıza veya aklınıza herhangi bir yapıcı şey getirmenize tamamen engel olan bir şeydir. Bu tüm Batı dünyası için olduğu kadar, Amerika içinde birçok sorunu çözecektir. Hintliler de aynı şekilde, onlarda biraz cömert oldukları takdirde hatalarından kurtulabileceklerini düşünmemeliler. Bakın, onların yüzleşmeleri gerekiyor. Bu farklı bir tarzdır. Hintliler çok zekiler, bilirsiniz, onlar nasıl mazeretler ve kaçışları bulacaklarını biliyorlar. Ama sonuçta, bu Vishnumaya’dır. O size kaçış olmadığını gösterecektir, sadece bununla yüzleşin. Kendinizi kınamanıza gerek yok, hiçbir şekilde kendinizi aşağılamanıza veya değersiz hissetmenize gerek yok, ama ruh olarak üstün olmak, anlıyorum. Dediğim gibi, “Tamam, Nirmala, şimdi Seni çok iyi görüyorum, Sen bunu yaptın.” Kendinizi,  kendinizden ayırın. Ayna karşısında konuşabilirsiniz. Nehre gidip orada konuşabilir ya da bir okyanusa gidebilir ve onlara “Bakın, ben bu hatayı yaptım ve şimdi artık ben bunu yapmayacağım” diyebilirsiniz. Bütün bu elementlere söz verebilirsiniz. Bir kez bu sözleri verdikten sonra, Vishnumaya mesajı alacak ve sizi rahatsız etmek için bu unsurlardan hiçbirine girmeyecektir.

Yani gitmeli ve okyanusa şunu demelisiniz, “Tamam, onlar her ne yaptılarsa, Amerika suçlu değil”. Böyle söylesin. Eğer siz tamam derseniz, başka insanlar değil, çünkü Ben size genetiğinizin değiştiğini söyledim. Siz farklı insanlarsınız. Siz her ne derseniz, Vishnumaya her zaman inanacaktır ve her şey çok iyi çalışacaktır. Ama bu özel bir zaman, daha önce de söylediğim gibi, biz buna Krita Yuga diyoruz, Kali Yuga ve Satya Yuga arasında dönem,  bu zaman o kadar önemli ki, yaptığımız hatalar ne olursa olsun, bunun bedelini ödemek zorundayız. Bir karmaphala [geçmiş eylemlerin sonuçları]. Sadece buraya koymakla hallolmayacaktır. Bu yüzden kişi aydınlanma almalı, genetiğini tamamen değiştirmelidir ve sonra gidip doğaya şöyle diyebilirsiniz: “Tamam, şimdi biz suçlu değiliz. Biz aydınlanmamızı aldık.” Ve bu işe yarayacaktır, eminim. Bu ülkenin felaketlerinden birçoğu,  siz Sahaja Yogiler tarafından önlenebilir.

Tanrı sizi kutsasın!