Tüm Hakiki Dinler Ruh Odaklıdır

Istanbul, Mövenpick Hotel Istanbul (Turkey)

1994-07-01 All Genuine Religions Are Spirit Oriented, Istanbul, Turkey, 76' Chapters: Talk, Self-Realization
Download video - mkv format (standard quality): Download video - mpg format (full quality): Watch on Youtube: Watch and download video - mp4 format on Vimeo: View on Youku: Listen on Soundcloud: Transcribe/Translate oTranscribeUpload subtitles

Feedback
Share
Upload transcript or translation for this talk

Public Program, Istanbul, Türkiye, 1994-07-01

Gerçeği arayanları selamlıyorum, …. da bizler  her şeyden önce gerçeğin ne olduğunu bilmeliyiz.  Bizler onu değiştiremeyiz. Onu tarif edemeyiz. Bu böyledir, böyle oldu ve böyle olacaktır. Tek şey şu ki, ruh olduğunuz zaman biz bunu merkezi sinir sistemimizde hissedebiliriz. Tüm kutsal kitaplarda yeniden doğacağınız, Veli olmanız gerektiği  söylenmiştir ve Kuran’da söylenmiştir, Kundalini, Tanrı’nın yükselişidir. Babam Kuran’ı Hintçe’ye tercüme etti ve bazen her dinde birçok yanlış anlamalar var. Çünkü herhangi bir din  eğer para odaklı veya güç odaklı bir hale gelirse gücünü kaybeder ancak tüm dinler ruh odaklıdır.

Büyük bir önderiniz Atatürk vardı, aydınlanmış bir ruh olan Mustafa Kemal Paşa. Ve Ben 12 yaşındayken onun hayatını okudum, çok etkilendim ama insanlar bazen onu anlamıyorlar. Gerçek Sufiler olan tüm evliyalar ve Sufiler için nelerden neşe duyduklarını açıklamak çok zordur. Hindistan’da bir azizimiz vardı Kabir, o Müslümandı ve o ben herkese kör olduklarını nasıl açıklayayım dedi. Ve bu körlük var çünkü genel bir cehalet var. Bu cehalet, bu Kundalini uyanışı ile ortadan kaldırılabilir.

Şimdi gerçek şu ki siz bu beden, bu zihin, bu akıl, bu ego, bu şartlanmalar değilsiniz, sizler saf ruhsunuz. Ve ikinci gerçek de, Tanrısal sevginin her yeri kaplayan bir gücü olduğudur. Bu ruh olarak adlandırılıyor. Yani sizin bununla yeniden bağlantı kurmanız gerekiyor. Bu bağlantıya sahip olmadıkça kendinizi anlayamazsınız. Sizdeki  bu merkezler, onlar evrim sürecinde içimizde nerede yaratıldıklarını size anlattılar.

Yüce Allah en büyük yaratıcıdır. Ve Onun bizi hassas bir şekilde yaratmasından anlamamız gereken tek şey, son aşamaya geçmemiz gerektiğidir. Şaşırtıcı bir şekilde Türkiye’de o kadar çok Sufi var ki. Sufi kelimesi saftan gelir. “Saf” temiz demektir. Benim adım da bu. Peki biz nasıl “saf” oluruz. Bizim fiziksel problemlerimiz var, duygusal problemlerimiz var, sosyal problemlerimiz var, politik problemlerimiz var, her tür problemimiz var. Şimdi bu problemler sizde oluşuyor çünkü enerji merkezlerinizde problemler var ama kundalini yükseldiği zaman bu merkezlerin içinden geçer.

Kundalini sizin kendi annenizdir, sizin kendi şahsi annenizdir. Senelerdir sizinle birlikte ama insanlar bunu bilmiyordu. tabii ki Yunanlılar biliyordu. Ve bu çalışma Hindistan’da da çok az insan tarafından yapıldı. Yani bu modern zamanlarda bunun olacağı zaten öngörülmüştü, yani kitlesel bir aydınlanma olacağı söylenmişti. Bunun için ödeme yapamazsınız. Bu sizin kendi gücünüzdür. Bu bir potansiyeldir. Beynimizi de kalbimizi de çok kısıtlı şekilde  kullanırız ama bunun gerçekleşmesinden sonra bu merkezleri bilirsiniz.

Dünyanın tüm sorunları çoğunlukla insandan kaynaklanmaktadır ve insanoğullarının sorunları da bu merkezlerden kaynaklanmaktadır. Bir şekilde siz bu merkezleri uygun bir hale sokabilirsiniz, o zaman hayat farklı olabilir. Şimdi, bizim büyük ve küresel olduğunu düşündüğümüz bu sorunlar, bir hiçtir.

İnsanlar Bana barışı soruyor. Şimdi Sahaja Yoga uygulayan yaklaşık 65 ulus var. Özellikle Rusya, onlar Tanrı’yı ​​bile duymamışlar ama bunun gibi bazı bağları yok. Çok zekiler ve temiz bir koltuk gibiler.

Demokratik ülkelerde bunun bir demonokrasi (şeytanın yönetimi) olmasına şaşırdım. Mesela ben Amerika’ya gittiğimde kocan Bana her şeyi burada bırakmanı söylüyor, takı yok, hiçbir şey yok. En büyük demokrasiyi şiddet dolu olarak hayal edebiliyor musunuz? Ve baştan sona batı kültüründe gördüğüm şey bu. İngiltere’de de aynı, ebeveynler kendi çocuklarını öldürüyorlar. Çocukların %75’i ebeveynleri yüzünden öldü.  Buna inanabiliyor musunuz? Kendilerine nasıl daha yüksek ırklar diyebilirler bilmiyorum. Daha yüksek ırklar öldürmez, Bana göre bu da çok aptalca.

Şimdi şu Elizabeth (Taylor) Hanım’ı alın çıkar, sekiz kez evlendi, çok uğursuz biri ve sonra kendisinden 20 yaş küçük bir çocukla evlendi. Ve 4.000 kişi onun balayına gidişini izlemeye gidiyor. Helikopterler var, on tane helikopter onun fotoğrafını çekmek için etrafta dolanıyor ve bir kısmı da otoğrafını çekmek için paraşütle yere iniyor. Onlar insanların ve ağaçların üzerine düşerler. Hintliler belki daha fakir ama çok daha akıllı, bu saçmalığı bir Hintli kabul etmeyecektir.

Eğer aptallığın ulaştığı uç noktaya bakarsanız, müziklerine bile şaşıracaksınız şimdi bu beyin hücrelerini öldürüyor  diyorlar. Hayatımın diğer kısmında bir sürü çok bilgili insanla tanıştım ve aralarında konuştukları şeyler saçmalık. Uyuşturucudan bahsediyorlar hanımlar, bu uyuşturucuyu deneyin, şimdi pazarda çok ucuz.

Ve sizi uyarmalıyım, onların aptal kültürüne kapılmayın. Şimdi en azından, bence 10, 20 yıl geridesiniz çünkü ileri ülkelerde artık kadınlar çıplak, erkekler de çıplak görünüyorlar. Ve bütün pazarları böyle aşağıya doğru çöktü. İşlerini kaybettiler, mallarını kaybettiler. Büyük bir kargaşaları var. Onlarda utanma yok, hiçbir şey yok. Ve ahlaki yaşam hakkında hiçbir fikirleri yoktur. Ahlak olmazsa, bir toplum biter.

Onlar bu aptal Freud’u takip ettiler. Ona karşı olduğumu söylediğimde Benimle pek de aynı fikirde değiller. Şimdi onlar biliyorlar. O Freud, Freud’un arkadaşları diye bir kitap okudum. Bir diğeri ise Freudyen İmparatorluğun Düşüşü idi.  Freudyen ilkenin temeli, senin kendi annenle kötü bir ilişkinin olmasıdır. Allah’a şükür bu Hindistan’a gelmedi. Aksi halde [NET DUYULMUYOR] olurlardı.

Bizler bu saçmalığa dayanamayız. İçinde bilgelik yok, böyle korkunç bir şey ve sonra siz buna inanıyor musunuz? “Pak” demeniz gibi, onlar pak değiller, saf değiller, kesinlikle. Ve eğer onlar akılda birleşirlerse, eğer kolektif olurlarsa, korkunç bir şeye yönelirler. Alkol, uyuşturucu, [NET DUYULMUYOR] Michael Jackson şeylerine giriyorlar yani.

Bu yüzden hissettiğim şey, Türkler geride durmalı ve bu çılgın dünyada neler olduğunu görmelidir. Ülkeniz için yiyecek ithal etmenize de şaşırdım, yani Hintliler bunu yapmaz. Türkler hakkında bildiklerim, onların çok vatanseverler olduklarıdır, Türkler hakkında bildiğim şey bu.  Yanlışınızdan dönersiniz, her şeyden önce Sahaja Yoga ile bundan geri döneceksiniz.

Kendinize güven duyacağınız bir öz bilgiye sahip olacaksınız. Kalbinizde huzur olacak, böylece huzurlu insanlar olacak ve ruhunuzun kutsamalarının tadını çıkaracaksınız. Ruhun ışığı ile kendi (çakra) merkezlerinizi parmak uçlarınızda hissedebilirsiniz. Başkalarının merkezlerini de parmak uçlarınızda hissedebilirsiniz. Hangi ırktan olursanız olun, hangi ülkeden gelirseniz gelin, evrensel bir varlık olursunuz. Burada otururken herhangi bir vibrasyonu hissedebilirsiniz, çünkü bilgisayarınız, düşünen, anlayan, işbirliği yapan, koordine eden, bu her yeri kaplayan güçle bağlantıdadır. Bu çok etkilidir. Her şeyin üzerinde o sever. Bu şefkattir, o sizi affeder, her anınızla ilgilenir. Bu şekilde Tanrı’nın krallığına girersiniz. “Cennet” hakkında ne yazıldıysa, bu gerçektir. Ve neşe duyduğunuzu hissettiğiniz şey budur.

Eğer siz böyleyseniz, kendi içinizde bu kadar kuvvetliyseniz, neden ona ulaşmıyorsunuz. Onlar şu, bu  guruya ne dersin, şuna ne dersin derler, neden siz kendi kendinizin gurusu, kendi kendinizin efendisi olmuyorsunuz. Para almadığımız için onlar bize çok karşılar.

Buna sahip olmak sizin hakkınızdır. Ve bir kez aldığınızda, kendinize hayret edeceksiniz. Diyelim ki siz sanatçısınız, çok daha büyük bir sanatçı olursunuz. Hindistan’dan “Hamzat Ali” ismini mutlaka duymuşsunuzdur ve ayrıca tabla (Bir tür vurmalı çalgı) çalan bir çok insanımız ve tüm bu insanlar var.

Onların hepsi Sahaja Yogi ve ancak Sahaja Yoga’dan sonra onlar bu derece ünlü oldular.

Birçok hastalık Sahaja Yoga ile tedavi edilir, bir sürü hastalık, tek kuruş ödemeden. Teşhis, teşhis ve doktorların elinden  geçmenize gerek yok. Kendi gücünüz sizi iyileştirir.

Şimdi Hindistan’da 3, sanırım şimdi Sahaja Yoga’dan sonra MD’lerini almış 4 doktor var. Kanser, Sahaja Yoga’da kesinlikle tedavi edildi, pek çok hastalık, çünkü bu çakralar varlığımızın temelleridir. Onları nasıl düzelteceğini bilirseniz, iyileşir ve tedavi edebilirsiniz. Başkalarına yardım edebilirsiniz.

Şimdi, her zaman bu şekilde sallanan dikkatimiz, masum bir hale gelir. Ve böyle bir insan, ne zaman dikkatini koyarsa, bu  iyileştirir. Bu huzur verir, neşe verir. Hiçbir şeyden vazgeçmek zorunda değilsiniz. Sanyasi veya bunun gibi bir şey olmaya gerek yok, size uymayan ne varsa, siz kendiniz vazgeçersiniz.

Size, elimde bir yılan tutuyormuşum diye bir örnek veriyorum ve diyelim ki Ben çok inatçıyım. Yani biri Bana derse ve Ben karanlıktayım. Birisi Bana elinde bir yılan var diyor, Ben “hayır, bu bir ip” diyorum. O yılan Beni ısırıncaya kadar, Ben  bunun bir ip olduğunu söyleyeceğim, ama biraz ışık görür görmez ondan uzaklaşırım, çünkü sizin için neyin yıkıcı olduğunu, sizin için neyin yapıcı olduğunu daha iyi anlarsınız.

Bu size her şekilde yardım eder. Başlarda bazı hippilerimiz vardı, şimdi onlar çok zengin insanlar. Yani finansal sorunlar da çözülebilir. Pek çok kişi Tanrıya ibadet ediyoruz, bunu yapıyoruz, biz çok namaz kıldık, yine de saf olarak kaldık derler ya da bazıları da, biz her türlü ahlaksızlığı yapıyoruz ve camiye de gideriz, bunun ne faydası var. Bizler kendimizi kontrol edemeyiz derler ama aydınlanma aldıktan sonra gerçekten en doğru kişi olursunuz. Kimsenin size bir şey söylemesine gerek yoktur, otomatikman böyle olursunuz ama bir Sahaja Yogi  olmak için arzunuz, saf bir arzunuz olmalıdır.

Sahaj, “seninle doğmuş olan” demektir. Yogi, “Tanrısal olanla bağlantısı olan kişi” anlamına gelir. Daha da ne kadar çok güce sahip olduğunuzu şaşırabilirsiniz. Başkalarının kundalinisini yükseltebilirsiniz. Onlara aydınlanma verebilirsiniz. Yapabilirsiniz, yani başlarına pek çok şey geliyor demek istiyorum. Ben onlarda ne kadar yetenek olduğuna şaşırdım. Onlar hep, “Anne, bunu siz yaptınız” derler, hayır, hayır, hayır o sizin kendi annenizdir, kendi Kundalininizdir.

Şimdi başınıza gelen çok şey var. İnsanlar gördükleri mucizeleri Bana yazmaya başladılar. Bu yüzden onları, sen bunları  yazsan iyi olur diyerek, çok zeki bir Sahaja Yogi’ye gönderdim. Bir ay geçmeden Bana telefon etti, mucizeler o  kadar çok geldi ki, hangisini yazsam bilemiyorum, dedi.

O zaman siz Tanrının var olduğunu anlarsınız, aksi takdirde  Allah’a inanıp inanmamak körlüktür. İnsanlar,siz nasıl Tanrı var dersiniz diyeceklerdir, siz kanıtlayamazsınız ama biz yapabiliriz. Hepsinin üzerinde önce siz neşe okyanusunda yüzmeye başlarsınız. Dengenizi, tatminlerinizi geliştiriyorsunuz ve sadece kendinizden neşe duyarsınız. Enerji dolusunuz, bakın Ben 70 yaşındayım, Benden daha yaşlı hiç kimseyi göremiyorum. O kadar rahat ki, zorlama yok, stres yok, hiçbir şey yok.

Neşe eşsizdir, Bu mutluluk ve mutsuzluk değildir. Ve Egonuz olduğunda, o şiştiğinde mutlu hissedersiniz. O delindiğinde mutsuz hissedersiniz ama neşe, siz her şeyden neşe  duyarsınız. Aptal insanlardan da, delilerden de ve Tanrısal olandan da neşe duyarsınız, ve o zaman da şefkat olan, aşırı bir şefkat olan kendine güvenden, kendine saygıdan neşe duyar, aynı zamanda dinamik olursunuz. Siz busunuz ve neden böyle olmayasınız.

Küçük bir konuşmada bunu ne kadar yapabilirim bilemiyorum ama sadece İngilizce olarak 4 bin – 5 bin konuşma yapmış  olmalıyım. Ama aynı zamanda bu budur, bu da bu otel diye bir işaret olması gibi, bunun hepsi bir zihinsel akrobatlık ama siz içeri girmek zorundasınız, sadece okumanın bir faydası yoktur, sabahtan akşama kadar sadece bir okumakla kalanlar hiçbir yere varamadılar. Ne olduğunu takip etmeli ve çok basit olan bu şeyin içine girmelisiniz.  Bunun özellikle  Müslümanlarda çok iyi çalıştığını gördüm. Kapalı Çarşı’da birisine aydınlanma verdik. Sahip olmanız gereken tek şey, saf arzudur. Bizde “Arzu” deriz, burada pek çok kelime Hintçe’ye benziyor. Şimdi, “sahile” gelmeliyiz, diyoruz.

Çok sorun yaşadık ama çözümü var inanın ki  bu seansı yapabildik.

Şimdi size söylemem gereken bir şey var, Ben sizi maneviyat için zorlayamam. Kalpten istemeniz gerekir. Sakıncası yoksa ayakkabılarınızı çıkarabilirsiniz, bunu çok faydası olur. Bu çok basittir.

Üç koşul olduğunu söylemek zorundayım.

Birincisi, hiçbir şey için kendinizi suçlu hissetmemenizdir. Çünkü insanları, Tanrım ben bunu nasıl elde edeceğim, çünkü ben bu günahı, şu günahı işledim gibi bir ruh halinde buluyorum. Sizin için günah yok. Bu yüzden lütfen kendinizi  tamamen affedin, çünkü modern yaşamda, bu bir moda. Demek istediğim, eğer yanlış bir şey yaptıysak, bu geçmişte kaldı. Bununla yüzleşmelisiniz ama bunu yanınızda taşımayın. Yani geçmiş geçmiştir, bitmiş. Gelecek ise mevcut değil. Gerçek olan, şu andır. Düşündüğümüz zaman, ya geçmişi ya da geleceği düşünüyoruz. Peki ya şu an. Eğer şu anda iseniz, herhangi bir düşünceniz yoktur ve bu, maneviyatın harekete geçtiği zamandır.

Yani ikinci şart, sizler herkesi affetmelisiniz. Bunu düşünmenize gerek yok, bu bir baş ağrısı. Affetsenizde, affetmesenizde, ne yaparsınız? Ama affetmediğiniz zaman, yanlış ele oynuyorsunuz ve hiçbir şey için, kendinize işkence ediyorsunuz. Yani bu bir  masaldır. Ve size bir güzel üzen kişi çok mutlu ve siz onun adına kendinize eziyet ediyorsunuz. O yüzden lütfen bu masaldan bir vazgeçin. Ve Ben, bunu düşünmeyin bile diyorum. Bu iki koşul çok önemlidir.

Eğer kendinizi suçlu hissediyorsanız, o zaman burada, bu merkezde, sol tarafta catch edersiniz. Bu catch sizde Spondilopati’ye, anjin’e yol açar.

Üçüncüsü, buranın açılması çok önemlidir çünkü kundalini buranın içinden geçmek zorundadır. Bu yüzden lütfen kendinizi hiçbir şey için suçlamayın, lütfen kendinizi suçlu hissetmeyin. Yanlış bir şey yapmış olsaydınız, hapiste olabilirdiniz ya da başka nasıl olabilirdi ki? O yüzden şimdi kendinizi suçlu hissetmeyin. Bence [NET DUYULMUYOR, daha doğrusu] lütfen kendinizi suçlu hissetmeyin. Bunu hepinizde hissedebiliyorum, bu nedenle buna değmeyen bir şey için kendinizi hasta hissediyorsunuz.

Şimdi üçüncü koşul ise, kendi aydınlanmanızı alacağınızdan kesinlikle emin olmanızdır, sadece tamamen emin olun.

Şimdi yapacağımız şey merkezlerimizi beslemektir, kendi merkezlerimizi, bunu nasıl yaptığımızı size göstereceğiz. Önce  izleyin.

Yani ilk önce sol ellerimizi şöyle Bana doğru tutun. Tıpkı namaz gibi, size anlatıyorum, sol elinizi Bana doğru uzatın. Şimdi bu sizin aydınlanmanızı almayı istediğinize dair sembolik bir şeydir, çünkü bu arzunun gücüdür. Şimdi, işte bu yüzden sol taraf arzunun gücü, sağ taraf ise eylemin gücüdür. Her ikisini birbirinden ayrı tutuyoruz. Kucağınızda tutarak rahatça oturabilirsiniz. Bu her yerde çalışıyor. Şimdi merkezlerimizi beslemek için sağ elimizi kullanıyoruz. Ne yazık ki bu şimdi bu klima çalışıyor. Ve siz her yeri kaplayan bu gücün serin esintisini hissetmeye başladığınızda, insanlar şüphe de ederler.  Bence kapatmak daha iyi olur. Onu kapatın.

Şimdi, ilk olarak elimizi kalbimize koyuyoruz. Yani kalpte Allahın tecellisi olarak ruh vardır. Şimdi, siz ruh olduğunuz zaman, ruhun ışığında, arzunuzu  biliyorsunuz.

Yani bir Üstad olduğunuzu bilirsiniz. Yani siz sol tarafta, karnınızın üst kısmında, burası sizin üstadlığınızın merkezidir, bir aziz olarak  üstadlık.

Daha sonra sol tarafta karnımızın alt kısmına iniyoruz. Şimdi bu merkez, hayır bu tarafta, hepimiz sol tarafta çalışıyoruz. Burası saf bilginin merkezidir, Tanrısal yasaların bilgisidir.

Sonra elimizi yine sol tarafta, karnımızın üst kısmına alıyoruz. Size üstadlığınızdan bahsettiğim merkez burası. Bu büyük Nebiler tarafından, aynı zaman da Muhammed tarafından yaratılmıştır, tüm  üstadlar tarafından.

Sonra onu Ruh’un bulunduğu yere, kalbinize alırsınız.

Sonra elinizi boynunuzun ve omzunuzun birleştiği noktaya getirip, başınızı sağa doğru çevirin. Size bu merkezden bahsetmiştim. Suçlu hissettiğinizde catch edersiniz, şimdi bile bu orada var.

Pekala, şimdi sağ elinizi bu şekilde alnınıza koyun. Burada genel olarak, bunu düşünmeden herkesi affetmelisiniz. Lütfen başınızı yere doğru eğin.

Şimdi sağ elinizi başınızın arkasına almalı ve başınızı mümkün olduğunca geriye doğru itmelisiniz. Şimdi, bu merkezi geri doğru itin. Suçluluk duymadan, hatalarınızı saymadan, sadece kendi memnuniyetiniz için, İlahi güçten siz af dilemelisiniz.

Şimdi elinizi tamamen gerin, avuç içi, burası son merkezdir. Bu yüzden avucunuzun ortasını başınızın üstüne koyarsınız. Şimdi parmaklarınızı geriye doğru itin, bu çok önemli ve lütfen başınızı yere doğru eğin. Şimdi kafa derinizi yedi kez yavaşça saat yönünde hareket ettirin, parmaklarınızı geriye doğru gerdirin. Bakın, sadece elinizi hareket ettirmeyin,  kafanıza bastırın. Tüm yapmanız gereken budur.

Şimdi, lütfen tekrar ayaklarınızı birbirinden ayrı tutun. Elinizi namazda yaptığımız gibi bu şekilde tutun. Ve sağ elinizi kalbinizin üzerine koyun ve şimdi gözlerinizi kapatın. Gözleriniz için ihtiyacınız olmacağı için gözlüğünüzü çıkarmalısınız.  Bana bir soru sormanızı istemek durumundayım. Bu çok temel bir soru. Bana, Anne diyebilirsiniz ya da Shri Mataji diyebilirsiniz, nasıl isterseniz.

Kalbinizde bu soruyu üç kez sorun, “Anne, ben Ruh muyum?” Bu soruyu üç kez sorun. Ruh olduğunuzda,  kendi kendinizin rehberi, kendi kendinizin efendisi olduğunuzu zaten söylemiştim.

Şimdi lütfen sağ elinizi karnınızın üst kısmında, sol tarafta tutun. Burada diğer bir çok temel soruyu soruyorsunuz, “Anne, ben kendi kendimin efendisi miyim?” üç kere. Size Tanrısal bilgiyi zorla kabul ettiremeyeceğimi söylemeliyim. Bunu siz istemelisiniz.

Şimdi lütfen sağ elinizi karnınızın alt kısmına götürün ve bastırın. Ve burada soruyu altı kez soruyorsunuz çünkü bu merkezin altı tane taç yaprağı var, “Anne, lütfen bana saf bilgi verin”. Siz saf bilgiyi ister istemez, bu kundalini, anneniz,  tohumdaki bir sürgün gibi yükselmeye başlar. O halde artık kendinize olan güveninizle üst merkezlerinizi beslemeniz gerekiyor.

Bu yüzden lütfen sağ elinizi sol tarafta, karnınızın üst kısmına alın ve buraya bastırın. Burada 10 kez tam bir kendine güven içinde “Anne, ben kendi kendimin öğretmeniyim” demelisiniz, 10 kez. Size zaten en başta söyledim, siz bu beden, bu zihin, bu ego, bu şartlanmalar değil,  siz saf Ruhsunuz.

Şimdi lütfen sağ elinizi kalbinizin üzerine yükseltin ve tam bir kendine güven içinde 12 kez, “Anne, ben saf Ruhum” deyin. Suçluluk duymamanız gerektiğini size daha önce söylemiştim. Bu her yeri kaplayan güç, bilgi okyanusudur; sevgi ve barış okyanusudur ama hepsinden önemlisi bağışlama okyanusudur. Yaptığınız hatalar her ne olursa olsun, şefkatin gücüyle kolayca çözülür. Yani siz teslim ediyorsunuz, bu İslam’dır (teslimiyet), bu sevgi gücüne teslim ediyorsunuz.

Şimdi sağ elinizi boynunuzun ve omzunuzun birleştiği noktaya getirin ve başınızı sağ tarafınıza doğru çevirin. Burada 16 defa “Anne, ben suçlu değilim” demeniz gerekiyor. Affetsenizde, affetmesenizde zaten hiçbir şey yapmadığınızı size  söylemiştim. Ama affetmezseniz, yanlış ele oynar ve kendinizi perişan edersiniz. Bu merkez çok yapıcı bir merkezdir. Ve hepsini affetmezseniz bu merkez açılmayacaktır. Affetmeyerek kendisine eziyet eden sizsiniz. Ve şu anda eğer affetmezseniz, bu merkez açılmayacaktır. Ayrıca bu fırsatı, bu büyük aydınlanma alma şansını da kaçıracaksınız.

Lütfen elinizi alnınızın üstüne koyun ve lütfen başınızı yere doğru eğin. Burada kaç kere söylediğinizin önemi yok, yürekten, “Anne ben genel olarak herkesi affediyorum” demelisiniz. Kalpten söyleyin.

Şimdi, lütfen sağ elinizi başınızın arka kısmına koyun ve başınızı geriye doğru itin. Burada kendinizi suçlu hissetmeden, hatalarınızı saymadan, sadece kendi hoşnutluğunuz için tekrar kalbinizden, “Ey İlâhi kudret, bilerek veya bilmeyerek bir hata yaptıysam lütfen beni bağışlayın” demelisiniz.

Şimdi son merkez, lütfen avucunuzu gerin ve çocukluğunuzda yumuşak bir kemik olan bıngıldak kemiği bölgesine, avucunuzun orta kısmını koyun. Burada yine aydınlanma almanız için Ben sizi zorlayamam. Lütfen başınızı eğin. Lütfen başınızı eğin.  Şimdi kafatası derinizi 7 kez yavaşça hareket ettirin ve  “Anne, lütfen bana aydınlanma verin” deyin.

(Shri Mataji mikrofona üflüyor)

Şimdi, lütfen ellerinizi indirin, lütfen her iki elinizi de Bana doğru uzatın ve düşünmeden Beni izleyin. Düşünmeyebilirsiniz, düşünce yok, siz şu andasınız.

Şimdi lütfen sol elinizi Bana doğru tutun, sağ elinizi de ve düşüncesiz farkındalık içinde olup olmadığınıza bakın. Şimdi lütfen sağ elinizi bana doğru uzatın ve başınızı eğin, soğuk veya sıcak bir esinti var mı diye kendiniz bakın, örneğin bıngıldak kemiği bölgenizden, başınızın merkezine gelen vibrasyonlar gibi, elinizi başınızın üzerine koymayın, lütfen elinizi başınızın üstüne koymayın, kafanızdan daha yukarıya. Ve bazı insanlar onu ellerini yakınlaştırdıklarında, bazıları ise uzaklaştırdıklarında hisseder.

Şimdi lütfen sol elinizi başınızın üzerine getirin, tekrar başınızı eğin ve çocukluğunuzda yumuşak bir kemik olan bıngıldak kemiği bölgesinden serin veya sıcak bir esinti gelip gelmediğine kendiniz bakın. Lütfen elinizi hareket ettirin.

Eğer sıcaksa affetmiyorsunuz demektir.  Şu an bile affetmelisiniz. Sıcaktan sonra serinlemeye başlayacaktır.

Bir kez daha sol elle, başınızı eğin, kendiniz bakın,  sol elinizle serin esinti gelip gelmediğine bakın.

Şimdi ellerinizi gökyüzüne doğru kaldırın, gözlerinizi  açın ve kalbinizden 3 kez sorun.

“Anne bu ruhun serin esintisi mi?” ya da bir soru sorun, “Anne, Tanrısal sevginin her yeri kaplayan gücü bu mu?” Bizim dilimizde “Bu Paramchaitanya mı?” diyoruz.

Şimdi ellerinizi indirin lütfen, ellerinizi böyle tutun. Klimayı kapatmışlar. Ellerinde, parmak uçlarında, avuç içlerinde veya bıngıldak bölgesinde serin esinti veya sıcak esinti hisseden herkes, lütfen her iki elinizi de havaya kaldırın, serin veya sıcak esinti. Hepiniz aldınız,

Tanrı sizleri korusun.

Yani, hepiniz aldınız.  Belki bir veya iki kişi (alamadı), onlar da alabilirler. Kendinizi son derece huzurlu hissedeceksiniz. Ve neşe köpürmeye başlayacak. Şimdi, ruhu ilk kez hissettiğinizi bilin ama bunu siz çalıştırmalısınız, Kundalinin yükselişini, bu bağlantıyı sabit hale getirmek için onlar sizin için devam programları düzenlediklerinde, en azından birkaç gün için.  Yani aydınlanmaya saygı duymalısınız. Hiçbir şey ödemek zorunda değilsiniz ama elbette kendinize biraz zaman ayırmanız gerekiyor. Ve bunu bir kez oturttuktan sonra, sizler üstadlar olacaksınız.

Çok teşekkürler.