Christmas Puja, Annenin Kültürü

Ganapatipule (India)

1996-12-25 Christmas Puja: The Mother’s Culture, 61' Download subtitles: EN,ES,TRView subtitles: Add subtitles:
Download video (standard quality): Download video (full quality): View and download on Vimeo: Listen on Soundcloud: Download audio:
Transcribe/Translate/Verify using oTranscribe


Feedback
Share

Christmas Puja. Ganapatipule (Hindistan), 25 Aralık 1996.

Bugün, Jesus Christ’ın doğumunu kutluyoruz. Jesus Christ’ın doğumu çok semboliktir, çünkü O öyle bir şekilde doğdu ki, fakirlerin en fakiri bile ahırda doğmazdı. Ve O kuru otlardan yapılmış bir yatağın üzerine konuldu. O insanlara, kendisi bir enkarnasyon olan veya çok gelişmiş bir ruh olan bir insanın, bedenin rahatlığına aldırmadığını göstermek için dünyaya geldi. Onun mesajı çok büyük ve çok derindi, ama mücadele vermeleri gereken savaş için hazır olmayan öğrencileri vardı. Bu, bazen Sahaja Yoga’da da olan bir şeydir. Onun sadece müritleri vardı, bizim de Sahaja Yogi tiplerimiz var ve hepsi, onlar kendilerini İsa’ya adamaya çalışsalar da, tuzağa düştüler, bazılarını dünyevi isteklerin ya da kendi arzularının tuzağına düştüler. İsa’nın sevgi ve bağışlama mesajı, bugün bile hala aynıdır. Herkes tarafından vaaz ediliyor, bütün azizler tarafından, bütün enkarnasyonlar tarafından, tüm peygamberler tarafından. Onların hepsi sevgi ve affetme üzerine konuştular. Eğer buna meydan okunduysa veya insanlar, “bu işe yaramayacak” diye hissettiklerinde, onlardan İsa’nın söylediklerine inanmaları istendi. Ama o insanlar o günlerde basit kişilerdi, bu yüzden de onlar Ona itaat ettiler. Bazıları kesin olarak çok iyiydi, bazıları yarı pişmişti ve birazı da şüphe duyan insanlardı. O, Agnya çakramızı bizim için hazırlamak üzere bu dünyaya geldi ve Onun tüm çabalarına rağmen, kişiler bunu çok fazla buluyorlar ve Hıristiyanlığı takip eden insanlar ise, en kötü Agnya tipine sahipler. En kötü tipte olanlar! Son derece öfkeliler, her şeyi son derece planlayan tipte, fütüristik insanlar.

Demek istiyorum ki, sağ kanalda bulunan tüm sıkıntılar, Hıristiyan olduğunu iddia eden ülkelerde görüldü. Gnostikler olan ilk Hıristiyanlar bile, ‘gne’, ‘gne’ Sanskritçede  ‘bilmek’ anlamına gelir, ama onlar bilgiye sahip olsalar dahi, yeni başlayanlar da, kendilerinin Hıristiyan dininden sorumlu olduğu düşünülen insanlar tarafından baskı gördüler ve onlara işkence edildi. Ve birçok Hıristiyan, bu sözde Hıristiyan rahipler ve Hıristiyan kiliseleri tarafından topluca katledildiler ve bu hala devam ediyor. Batıda gördüğümüz şey, bu kiliselerin insanların zihinleri üzerindeki büyük etkisidir. Aksi halde onların entelektüel olmaları gerekir, aksi takdirde onların analitik olmaları gerekir, aksi halde onların çok zeki bir şey olması gerekir. Ama iş tapınaklara ve kiliselere geldiği zaman, iş dine gelince, Hristiyanlık söz konusu olduğunda, onların beyinlerinin bir tür hipnotizma tarafından bloke edildiğini, tamamen engellendiğini düşünüyorum. Bu insanlarda çok yanlış olan bir şeyin olabileceğini düşünüyorum, onlar sadece düşünemiyorlar. İtalya’da yaşarken, bu Katolik kilisesinin nasıl çalıştığını ve rahiplerin ne yaptığını ve ülkemizde olandan çok daha fazla miktarda, her türlü skandalın olduğunu gördüm ya da Ben şok oldum! Paranın kötü kullanımı, kadınları taciz etmek ve çocuk sahibi olmak – yani demek istediğim şu ki, rahip olması gerekenler her türden pis alışkanlıklara sahipler. Onlara ‘babalar’, ‘anneler’, ‘kız kardeşler’, ‘erkek kardeşler’ deniyordu. Ve bu Benim için, gerçek bir şoktu – İsa’nın adıyla böyle şeyler yapıldığını bilmiyordum. İsa’nın doğumuyla göstermeye çalıştığı şey nedir: Londra’da bulunan büyük bir hastanede çok rahat, harikulade bir doğum yapmaya gerek yoktur, hayır!

Doğumunun sadeliği, tüm Hıristiyanları son derece basit ve hiçbir şekilde para odaklı olmayan bir hale getirmeliydi. Onlar para için her tarafa gittiler, dünyanın her yerinden çok insanı ezdiler, Brezilya’ya, Şili’ye veya Arjantin’e gittiğinizde, yerli halktan tek bir kişiyi bulamıyorsunuz ve onlara karşı çok kaba davranıyorlar. Bu insanların bu kadar saldırgan olmaları inanılmaz. Protestanların bulunduğu İngiltere’de bile, onların aralarında aynı şeyi görüyorum. Sabahtan akşama kadar “teşekkür ederim, teşekkür ederim” demeye devam etmek zorundasınız, aksi takdirde işiniz bitti. Irkçılık. İsa’nın ırkı neydi? Güzel bir adam mıydı? Hayır! Beyaz bir insan mıydı? Hiç bir şekilde değildi! Rengi neydi? Hintliler gibi kahverengiydi. Batılılara bu ırkçılık nereden geliyor? Sadece anlamıyorum. Bunun İsa ile ilgisi yok ya da eğer bu gerçek Hıristiyanlık ise. Her nereye gidersiniz gidin, şaşarsınız, inançlı, temiz kalpli insanlar bu kiliseler tarafından nasıl da kötüye kullanıldılar. Bu insanlar oy için kullanıldılar, onlar para için, her şey için kullanıldılar. – öyle bir aşırılığa varana dek bu gitti ki, kilisenin kendisi milyarlarca sahte para bastı. Böyle bir otokrasi, böyle bir kontrol, onlar öyle bir otoriteye sahipler ki, her ne yaparlarsa yapsınlar, papanın yanılmazdır, onun yaptığı her şey iyidir. Günah fikri yok, cehennem fikri yok, saflık ve masumiyetten başka bir şey olmayan İsa fikri yoktur. İsa bir avcı olup, tapınağın önünde satış yapan herkese vurdu çünkü Tanrı satılamaz. Onlar Tanrıyı satmıyor, sadece mal satıyorlardı ama İsa siz tapınağa saygı gösterin dedi, tapınağa saygı göstermekten bahsetti.

Hıristiyanların yaptığı diğer bir harika şey ise, İsa’yı öldürülmesinden dolayı Yahudileri suçlamaktır. Bu olağanüstü! Bütün suçu başkalarına yükleyin, bu bugün bile Hıristiyanların uzmanlığıdır, başkalarına karşı sizi yaptığınız yanlışın suçunu diğerlerine yüklemek, bu çok yaygındır. Kendilerine Hıristiyan diyen bu ülkelerde çok net şekilde gördüğünüz şey budur. Yahudileri suçladılar. Her şeyden önce, o zaman Yahudi olanlar daha sonra Hintli olabilirlerdi. Tamam, onlar reenkarnasyona inanmıyorlar. Yani, Ben orada olan aynı Yahudilerin yeniden doğduğunu söylemek istiyorum. Üçüncüsü, Yahudiler İsa’yı asla öldürmediler, asla, çünkü kalabalıkta siz nasıl karar verebilirsiniz? Karar veren ve emri veren yargıç, o bir Romalı idi. Yani Roma imparatorluğu, Onun ölümünün sorumluluğunu almak istemedi, bu yüzden de onlar, İsa’yı Yahudilerin öldürdüğünü söylediler. Bay Hitler bu yüzden onların peşine düştü ve onlara gerçektende işkence etti, bu gerçekten çok daha fazla, birisi bunun nasıl olabileceğini anlayamaz bile – Hitler Katolik dinine inanıyordu, küçük, ufacık çocukları gaz odasında nasıl öldürebildi? Ama şimdi işkence gören bu aynı insanlar (İsrailliler), çok öfkeli oluyorlar ve şimdi de onlar Filistinlilere karşılar ve Filistinliler tek başlarına Müslümanlar ve Müslümanlar her yerde yıkım uyguluyorlar. Böylece, tarihin içinden geçip İsa’nın yaşamına baktığınızda, birinden diğerine, ondan diğerine, o birinden diğerine geçen bir öfke görürsünüz. Eğer birisi birini tokatlarsa, diğer kişi tokat atanı öldürmeye çalışır. Yani din bu bölünmeyi yarattı; insanlar Tanrı adına, din adına sadece birbirlerini öldürüyorlar.

Şaşırırsınız ki Sahaja Yoga’da bile, insanların Benim adımı kullandığını ve kimi hipnotik gruplara girmeye çalıştığını gördüm. Anlayamıyorum. Benim adımı kullanarak, fotoğrafımı kullanarak! Bu yüzden sizin başınıza bunun gelmemesine dikkat edin. İsa’nın, Tanrısal Sevginin Enkarnasyonunun, adını kullanarak tüm bu şiddet, nefret, alavere dalavere işlerini yapıyorlar, demek istiyorum ki, bunlar çok aşağılık insanlar. Ve bu birinden diğerine geçer, oradan bir başkasına geçer. Aynı şey Sahaja Yoga’da da olur. Birine siz artık kendisinin lider olmadığını, bir başkasının lider olduğunu söylerseniz, o kişi derhal sinirlenir, Sahajın onun için hangi iyilikleri yaptığını unutur, bunu sadece unutup gider. Ona liderliğin başka birine geçmesi gerektiğini söylersem, bitti! O zaman, ona hangi iyilikler yapılmış olursa olsun, Sahaja Yoga onun için her ne yapmış olursa olsun, sadece Sahaj ona yardım ettiği için kendisi hayatta. Yani bu liderlik insanların kafasına girer. Sahaja Yoga sizlerden liderler çıkarmak için burada değil, asla. Sadece kolaylık sağlamak için liderlerimiz var ve eğer onlar bunu rahatsız edici bir hale gelirlerse bunu değiştirmek zorundayız, hepsi bu, bu kadar basit. Ama yine de Ben hala bu otorite fikrinin çok büyük bir şey olduğunu gördüm ve onlar sağda solda bunu kullanmaya başladılar, her yerde bu oluyor, pratikte her ülkede bu oldu ve çok üzücü olan bu şey hala oluyor. Bu asla Benim çabalarımın meyvelerini vermeyecek. Çabalarım bölmek değil, bölünmeye fırsat vermeden, bütünü sentezlemektir. Tek şey şudur, yanlış olan her ne ise, kutsal olmayan her ne ise, bunu sizin dikkatinize getirmektir. Bakın, bir ev hanımı olarak, pirinci temizlediğimiz zaman, pirincin içinde bazı beyaz taşlar var, biz onları çıkarıyoruz. Pirinci o taşla beraber pişirmiyoruz, değil mi?

Ve böyle taşlar ayıklanmalık zorundadır. Yani kimileri tıpkı bir taş gibidir. Siz onları değiştiremezsiniz. Namadeva, onların yaşadıkları sırada yemeğimizin üzerine konup, midemizi bulandırarak bizi rahatsız eden bir sinek gibi olduklarını söyledi ve yanlışlıkla biz sineği yutarsak, sinek ölür ama bizi yine de rahatsız eder. Bunların hepsi rakshasalar, demeliyim. Onlar Sahaja Yoga’yı asla anlayamazlar ve bizi sürekli olarak rahatsız etmeye çalışırlar. Fakat Sahaja Yoga’ya ulaşan insanlar ne yapmalılar. Onlarda bu tür yöntemlere mi başvurmalılar? Ben asla hiç kimseyi hiç bir şey için suçlamadım. İnsanlar Bana, “Anne şu kişi, Sahaja Yoga’ya hiç para vermediği için bütün parasını kaybetti” diyorlar. Ben asla “o kişi biraz para bağışlamalıydı!” demem, Ben asla bağış istemem, asla para istemem. Her seferinde, bu yeterli derim. Gerek yok. İhtiyacım olduğunda bile, hiç kimseden bana tek bir kuruş vermesini istemedim, çünkü Bende bu problemin olmadığını biliyorum. İsa’nın hayatından kişi bunu anlamalıdır. Onun hiç bir problemi yoktu. Korkusuzdu. O kendisinin Tanrı’nın oğlu olduğunu biliyordu. Hiçbir şekilde bir problemi yoktu. O her şeyle, çarmıha gerilmesiyle bile yüzleşti. Ve sanırım, insanlar Onun çarmıha gerilmesini sevdiler mi, nedir? Haç taşıyorlar. Tabii ki bu dönüştürülmüş Swastika sembolü şüphesiz ama yine de. O hayatını feda etmek zorunda kaldı. O hayatını bütün insanlık için feda etti sadece beyaz ya da siyah, kahverengi ya da mavi için değil, hayatını hepimiz için feda etti ve bu sayede bizler agnyamızı geçebildik.

Kınamamız gereken başkaları değildir, kendimiziz. Sahaja Yogiler olarak nereye gittiğimizi gördüğümüzde, buna kendimizin çarmıha gerilmesi diyebiliriz. Bana bazı insanlar tarafından büyülenip gelen kimi Sahaja Yogiler olduğu söylendi. Sahaja Yogiler nasıl büyülenebilirlerdi ki? Bu mümkün mü? Onlar asla dua etmiyor olmalılar, meditasyon yapmıyor olabilirler. Bunun içine nasıl girebilirler? Ve şimdi af diliyorlar. Ben onları affediyorum ama bu onların iyi olacağı anlamına gelmez. Onları artık düzeltemeyiz. İyi olanların yanına bozuk elmalar koymuyoruz, değil mi? Bu bilgelik değildir. Onlar zaten bozulmuşlar ve Ben söyleyene kadar dışarıda kalmalılar. Herhangi bir merkeze devam etmemeliler, pujaya gelmemeliler. Kendilerini temizlemelerine izin verilmelidir. Çürük bir elma düzelemezse de, onlar onu alabilirler. Şunu anlamalılar ki, onlar Sahaja Yogi değildiler. Eğer bir Sahaja Yogi büyülenebilirse, o zaman Sahaja Yoga yapmanın ne faydası var ki. Kundalininizi yükseltmenin ne yararı var? Bu onların çok zayıf Sahaja Yogiler oldukları anlamına gelir. Şaşırtıcı bir şekilde, batıda bu tür bir fenomen görmedim, bu çok şaşırtıcı! Batılı Sahaja Yogiler, her neyseler, onlar büyük Sahaja Yogiler, orada bulunan iyi insanların sayısını göz önüne alırsanız, bunu söylemek zorundayım. Onlar bu sözde Hıristiyanlıktan vazgeçtiler, tüm bu saçmalıkları, içki içmeyi, uyuşturucuları, zamparalığı bıraktılar, her şeyi bıraktılar. Ve tekrar içmeye ve hatta sigara içmeye bile başlayan tek bir kişiyle bile tanışmadım. Bu Hindistan olan, sizin Yoga bhoomi’niz. Bu burada nasıl olabildi? Özellikle Maharashtra’da.

Sanıyorum ki, bazı şeytani insanlar sürekli olarak bu Maharashtra’da doğuyorlar çünkü onlar azizlerin her birine nasıl işkence ettiler? Bu nasıl olur? Benim asla söylemediğim bir şeyleri söyleyen birisi tarafından,  nasıl olup bu kadar kandırıldılar? Bu durum çok düşük seviyede olan türde insanları işaret eder, çok düşük. Ve onlar her zaman bu Maharashtra’da doğuyor olmalılar, Ben eminim ve bugün de hala doğuyorlar. İsa’nın doğduğu zaman olduğu gibi, Ben bu sevinçli zamanda bunun hakkında konuşmayı hiç istemedim. Evet, bu sevinilecek bir şey çünkü O bir Kurtarıcı olarak geldi. Güneşin altında, imkân dâhilinde olan ne varsa, her şeyi yaptı. Bizim için sorun değil ama Ona ne oldu, biz Ona ne verdik? Birçok Sahaja Yogi aynı şekilde talep etmeye devam ediyor, Anne biz sizinle buluşamıyoruz bile, sizinle el bile sıkışamayız, ayaklarınıza bile kapanamayız. Bunu yapamayız, şunu yapamayız. Bu Beni şaşırtıyor. “Bunu yapmak zorundasınız, şunu yapmak zorundasınız.” Her zaman Bana ders veriyorlar. Sizler ne yapmalısınız? Yapmanız gereken, meditasyon yapmak ve bu Paramchaitanya’nın Benim gücüm olduğuna ve içinizde hissettiğiniz Benim bu gücüme inanmaktır. Siz Benden ne kadar uzak olursanız, o kadar iyi olursunuz. Kesinlikle, bazı Sahaja Yogilerin talepkar doğalarını anlayamıyorum. Asla gerçekleşmeyecek olan bir şey olan Jagruti’lerini (Kundalini’nin uyanışı) elde ettiler. Eğer İsa isteseydi, onların hepsini öldürecek ve çok iyi bir şekilde yaşayacaktı, ama bence onların her yerde olan aptallıktan bıkmış olmalı. O zaman, bizler böyle büyük bir Enkarnasyonun dünyaya geldiğini anlamalıyız. Elbette ki, O aydınlanma veremedi. Düşünün, insanlar O’nu çarmıha germek üzereydi, nasıl aydınlanma verebilirdi? Diyelim ki birisi hançerle Bana doğru geliyor, Ben onlara aydınlanma verebilir miyim? Her şey yolunda.

Kimse onları dinlemedi, onlardan hiç biri, hiç bir şey düşünmedi ama siz öyle değilsiniz! Sizler aydınlanmanızı aldınız. Sizler yeniden doğdunuz. Sizler harika insanlarsınız. Potansiyeliniz orada. Bunu şimdi kullanmak yerine, siz ne yapıyorsunuz? Sahaja Yoga’ya gerçekten kaç kişi katıldı? İç gözlem. Onların kendi işleri var, kendi şeyleri var, var – Kaç kişi gerçekten Sahaja Yogaya katıldı? Onun sadece on iki tane öğrencisi vardı, bir ya da ikisi hariç, hepsi aydınlanma almadan adanmışlardı, tamamen Hıristiyanlık işine adanmışlardı ve bu yayıldı çünkü onların bütün her şey hakkında fazlaca bir fikirleri yoktu. Onlarda olan Hıristiyanlar sadece din değiştirmiş, işe yaramaz insanlardı ve Ben şöyle derdim, eğer onlar İsa’nın doğumuna herhangi bir yargı getirmedilerse, kişi bunu anlayabilir.  Peki ya size ne demeli? İki kez doğmuş olanlar, aydınlanmalarını almış olanlar, tüm bu güçlerle bu denli donanmış olanlar, bütün bu güçle bağlantıda olanlar, Tanrısal Sevginin gücüne siz ne diyebilirsiniz? Bütün güçlerinizden yararlanılabilir, bnlar bilinebilir. Bu çalışmaya başlamış dinamik bir makine gibidir. Birkaç tekerlek hareket ediyor, ama tekerlerin arkasında birçok tekerlek daha var ve siz pek çok şey yapabilirsiniz. Bu kadar aptal olan bu Hıristiyanları suçlayamam çünkü sonuçta onlar asla uyanışlarını elde edemediler. Sadece bazı rahipler biraz su getirip başlarına döker ve onları vaftiz eder, bitti.

Peki, size ne demeli? Ben sizler için yaşadım çünkü olgunlaştığınızı görmek istedim. Annenin fikri budur. Olgun olan birçok kişi var, bunu size söylemezdim ama sonuçta hala bir çoğu olgunlaşmak zorunda. Bu, sizin büyük konuşmalar yapmak veya kitap yazmak ya da herhangi bir şey yapmak durumunda olduğunu anlamına gelmez. Ama kendi içinizde olgunlaşmalısınız. Kendi kişiliğiniz, Tanrısal sevginin kokusu içinde çiçek açmalıdır. Benimle  İsa ile arasındaki fark budur. O dedi ki, “Baba Ben yeterince yaptım, Hayır, Hayır, yeter artık! Bu aptal insanlarla….” Ben değil, Ben dünyanın neye benzediğini biliyordum. Ben bu dünyaya ne olduğunu biliyordum. Dünya bugün çok daha kötü, çünkü her şeyden önce, bu gün bütün dinler aralarında savaşıyorlar. Bütün politikacılar birbirleriyle bu yolsuzlukta yarışarak, çok kötü bir şekilde yolsuzluk yapmaya çalışıyorlar. Hiç kimse doğruluk, dürüstlük hissiyatına sahip değil. Herkes reklamla, gazetelerle, medya ile, şununla, bununla, bugünün en yozlaştırıcı etkisi ile uğraşıyor. Tüm bu geçmişle, biliyorum ki yıl itibariyle, Sahaja Yoga tüm dünyada çok büyük bir şey olarak ortaya çıkacak… (alkışlar) – Cümleyi tamamlamama izin vermediniz – eğer sizler gerçek Sahaja Yogiler haline gelirseniz. Hepiniz. Burada Bana katılan hepiniz. Bu grup bile, eğer gerçek Sahaja Yogiler olursa. Ben sizinle şahsi olarak bir araya gelemesem bile, bu önemli değildir. Eğer sizin yerinize gidemesem bile, bu önemli değil. Bu önemli değil, hiçbir şeyin önemi yok. O var olmadığında da, İsa’nın müritleri çalıştılar. Yani bu önemli değil, önemli olan, sizlerin bu dünyanın kurtuluşundan, bu dünyanın birleşmesinden, insanlara barış, sevinç ve mutluluk getirmekten sorumlu insanlar olmanızdır. Tam şimdi, Ben gelirken, insanlar şalları yaydılar.

Bu Bana İsa’nın geldiği zamanı hatırlattı, onun memnun etmek palmiye yaprakları getirdiler ve yürüdüğü yere şallarını yaydılar ve O nereye gidiyordu? İdam sehpasına. Çarmıh’a gidiyordu, ölümüne gidiyordu. Bana olan sevginizi gösterdiğiniz zaman, Sahaja Yoga’nın bütün çalışmalarını sevmeniz gerektiğini bilmelisiniz. İşe yarayacak olan şey, Benimle kişisel bir ilişki değildir. Hıristiyanlığın etkisi altındaki bütün bu batı ülkeleri batacaklar, bunu göreceksiniz. Zaten batıyorlar çünkü ahlak yok. Ekonomik durgunluk var, her tür sorun var, çocukları sallanıyor, içki içiyorlar, sigara içiyorlar, her türlü şeyi yapıyorlar. Üzerimizdeki etkileri dahi, bizi yozlaştırıyor. Eğer bakarsanız bu başından sonuna kadar bir deccal aktivitesi. Deccal etkinliğinden başka bir şey değil bu. Deccal kimdir? Onlar onu deccal olarak tarif ediyorlar ve bu adamın Deccal olduğunu söylüyorlar. Mesele bu değil. İçimizde İsa’nın saflığına ve sevgisine karşı olan tüm bu şeyleri kabul eden bir deccal var. Her şeyden önce sizin kendi aranızda bu. Nereye gidiyor o? Otur! Çocuklarınıza biraz görgü öğretmelisiniz. İhmal ettiğiniz için bu kız boğulmuştu. Baba, neredeydi o? Bilmiyorum. Bir çocuğu nasıl böyle bırakılabildiğinizi anlayamıyorum. Çocuklarınızı disipline etmek önemlidir. Bir komşunuz varsa, siz ona sahipsiniz demektir. O sizin nereye gittiğinizi, ne yaptığınızı bulmaya çalışacaktır. Onun sizi izlemek için bir dürbünü olacaktır ve herhangi bir şekilde gürültü yapıyorsunuz işiniz bitiktir, şarkı söyleseniz bile, işiniz bitti demektir.

Bu açıdan, Hintliler daha iyidirler. Onlarda bu gürültü sıkıntısı yoktur. Bizde bu yok. Hintliler gürültüde yaşayabilirler. Hintlilerin neden gürültüye bu kadar uyum sağlayabilir olduklarını öğrenmek istedim. Gürültüye aldırmıyorlar. Bunun sebebini buldum, batıdaki insanlar stres ve gerilim altındalar, işte bu yüzden de dayanamıyorlar. Ama Hindistan’da insanlar stres ve gerginliğin ne olduğunu bilmiyorlar. Bu burada hala gelişmedi, nereye kadar bilmiyorum. Bu hastalık gelmedi. Onların gürültüden çok korkmalarının nedeni bu olabilir. Buraya köylerden insanlar gelecek. Onlar istasyonda uyuyacaklardır, hiçbir şey olmaz. Trenler geliyor , gidiyor, onlar güzelce uyuyorlar. Batıda düşünün, Allah’a şükür, İtalya’da komşularımız biraz uzaktalar, biraz sorun yaşadık. Ama İngiltere’de, ashramımızı bir yerden başka bir yere taşımaya devam etmek zorunda kaldık, muhteşem komşular yüzünden oradan oraya kaçmamız gerekti, komşularımızdan birisi Bay Peace (anlamı Huzur)isminde birisiydi. Ona bu adı kimin verdiğini bilmiyorum. Hayatta olan böyle çelişkiler var işte. Böylesi korkunç tezatlar. Onların komşularını nasıl seveceklerini, bunu nasıl öğrenecekler bilmiyorum ama Hintliler bilirler. Bir şekilde onların bu problemi yoktur, fazla değil. Bazen vardır ama çok değil. Ama diyelim ki bir müzik varsa, tüm komşular buna katılacaktır, çay getirecek, şunu bunu getirecek ve müziğin tadını çıkaracaklardır. Ama orada kolektivite çok küçük sanırım, onlar kendilerine nasıl Hıristiyan diyebiliyorlar anlayamıyorum. Sadece kiliseye giderler, iyi giyimli şekilde ve Belediye Başkanımız Bana, zor bela on beş dakika kadar orada oturabildiklerini söyledi. “Saatlere bakmaya başlıyoruz. On beş dakika.

Ve yarım saat sonra, hepimiz hapishaneden kaçarız. Bu insanlar sizin yanınızda nasıl saatlerce oturuyorlar” dedi. Ona dedim ki, Ben onları büyülemiş olmalıyım. Yani demek istiyorum ki, onlar içki içmedikleri sürece, o kadar kolektif değiller, kolektif olamazlar. Zehirlenmedikleri sürece, birbirleriyle konuşamazlar. Sürekli olarak yorgunlar. Onların güya Hıristiyan olmaları lazım. Çok yorgunlar, onları filmlerde ya da herhangi bir yerde görürsünüz, gelip otururlar “hah!”. Ne oldu? Genç insanlar bunlar. Her zaman Agnya’dan gelen bir düşünme, düşünmek, düşünmek. Bu İsa karşıtı aktiviteden kaynaklanıyor! İsa karşıtı etkinlik, düşünmek, düşünmek, düşünmek. Yarın ne yapmalıyız? Neyin yapılması lazım ve bütün bu şeyler. Biz yine de bu tür dinin sona ereceğini ummalıyız. Böyle olan bütün bu dinlerin bitmesi gerekir. Şimdi gitmek zorundalar, bu çok fazla, siz onları destekleyemezsiniz. Din karşıtı bir tabiatla o kadar fazla dolular ki, onlara tahammül edemezsiniz. İslam, Hinduizm, Hıristiyanlık, Sihizm, Budizm, Jainizm’i bitirmek daha iyi. İsa hangi dine mensuptu? Ben bilmiyorum. Siz Sahaj olan, evrensel din olan, saf din olan, içinizde doğan bir dine mensupsunuz. Başka hiçbir dine mensup değilsiniz çünkü onda din yok. Umarım zamanla, tüm bu dinler bu dünyadan kaçıp gidecektir. (alkışlar). Hepsi olmayan bir şey için savaşıyor, nedensiz yere birbirlerini öldürüyorlar. Onlar istiyorlar, onlar savaşmak istiyorlar, onlar savaşmayı seviyorlar. Neden Kuran’ı suçluyorsunuz, neden İncil’i suçluyorsunuz, neden İsa’yı suçluyorsunuz, neden birini suçluyorsunuz? Savaşmayı onlar istiyorlar. Onlar bölücü nitelikteler.

Ayrı uluslara, ayrı cemaatlere sahip olmak, bunları ayırmayı istiyorlar. Bir kez ayırmaya başladığınızda siz Deccalsınız. Kesinlikle. Sahaja Yoga’da, Ben şunu söylüyorum, sizler tek bir şahsiyetsiniz, sizler ayrı bir ülke, ayrı bir örgüt, ayrı bir şu değilsiniz, Benim kendi fikrimde bu yok. Mevcut değil. Bunu asla düşünmedim. Hepimiz bir Babanın ve bir Annenin çocuklarıyız. Ayrı olduğumuzu düşünmekle bir işimiz yok. Şimdi bile, grupların çok kolay meydana geldiğini gördüm. Nasıl? Gruplar oluşturulur. Sanıyorum Ben Maharashtralıların bir arada oturduklarını gördüm. (Anne çok kısa Marathi konuşuyor.) Sonra da Kuzey Hintlilerden oluşan bir grubumuz var. Hintliler oldukça ayrılıkçılar, size söylüyorum, mizaç olarak. Kuzey Hintlilerin de ayrı ayrı fikirleri var. “Indore’a gelmelisiniz.” Neden? Bulunduğumuz yer Hindistan’ın bir parçası değil mi? Delhi’ye gelemezler mi? “Kanpur’a gelmek zorundasınız, Allahabad’a gelmelisiniz, Indore’a gelmelisiniz.” Her köye, her yere gitmelisiniz. Neden? Bugün Delhi’de doğdun, yarın korkunç bir yerde doğacaksın, o zaman, “Bu yer benim. Bu benim evim … siz evime gelmelisiniz.” Bu da başka bir baş ağrısı. “Evime gelmelisiniz.” Benim, benim, benim, benim. Bunu yapmaya bir kez buna başladığınızda, siz bittiniz, artık İsa’ya ait değilsiniz, artık değilsiniz. Bu çok, çok yaygın bir program – bugün bile, etrafınıza bakarsanız, kendi ülkenizden insanlar olmak zorunda. Sadece etrafınıza bakın, başka insanlarla mı oturuyorsunuz? Ötekisi kim? Sahaja Yoga’da diğer kişi kim?

Hepimiz biriz, eğer Beni ve İsa’yı gerçekten seviyorsanız bu bütünlüğü öğrenmeliyiz. Bütün bu gruplaşma ve tüm bunlar Sahaja Yogiler arasında şimdi sona ermek zorunda. Hepimiz tek bir şahsiyetiz, hepimiz yaşayan tek bir bedeniz. Hepimiz yaşayan tek bir organizmayız. Bizler birbirimizden ayrı olduğumuzu söyleyemeyiz. Bu el vücuttan ayrılabilir mi, var olabilir mi? Bir kez bu davranışı bırakmaya başladığınızda şaşıracaksınız, bundan gerçek bir keyif alacaksınız. Ama siz benim, benim diye bütün bu fikirlere bir kez sahip olunca, Sahaja Yogadan keyif bile alamazsınız. Hiç kimseden keyif alamazsınız – “benim karım, benim çocuklarım, benim evim”, bu benim, şu benim. Bu uyanış içinize girmelidir. “Ben bu ülkeye mensup değilim.” Gördüğünüz gibi, birçok kız ve erkek “biz Hintli ile evlilik yapacağız” diye Bana yazmışlardır. Sadece kadının yaşı bile çok büyük. Sadece bu bile! Şimdi Ben ona Hindistan’dan bir kocayı nereden bulacağım, bu kişi dul ya da bunun gibi birisi olmalı. Bir Hintli ile yapılan evlilik olmalı! Bunun üstesinden gelebilir misiniz? Böyle insanlarla, onlarla evlilik yapmak imkânsızdır. Ben size tercih sunuyorum, tamam, sizin de bir tercihiniz var. Benim de bir seçeneğim var – seni evlendiremem! Bu da benim seçimim! Nerede evlenmek istediğini söyleme özgürlüğüne sahipsin – tamam evlen. Ama Ben söz konusu olduğum zaman, Ben seni bu şekilde evlendiremem. Senin için nerede iyi bir eşleşme varsa, orada evlenmelisin. Birçok Hintli kız, Hintli erkeklerle evlendiler ve çok fazla acı çektiler, inanamazsınız! (Hintçe konuşuyor). Onlar artık Sahaja Yoga’da değiller! Bir Hindustani’nin, bir Hindustani ile olan bir evliliğini bile organize edemedik – bu mümkün değil.

Divine’ın arzusu bu değil. Neden kendi topluluğunuz içinde bir yerlerde aynı şeyleri bulamıyorsunuz. Hindistan’da olduğu gibi, bu çok özeldir. Bu çok çok özeldir. Kızım evlendiğinde olduğu gibi, onlar “Hayır! Damat bir Shrivastava değil dediler, eğer o bir Shrivastava olsa bile, aynı Shrivastava değil. Eğer damat aynı Shrivastava olsa bile, onun şeyleri farklı” demek istedim. Ben “bu şimdi bitecek”, dedim çünkü bütün büyüklerim hayattaydı ve onlar arkamdaydılar. Ben de, “bu kişi Shrivastava olsun ya da Shrivastava olmasın, onları evlendireeceğim ve bitti!” dedim. Kocam da aynı fikirdeydi. Torunlarım için de aynı şey geçerli. Eğer Shrivastava, alırsanız, iyi ve güzel, aksi takdirde unutun gitsin. Maharashtralılarda da aynı. Hıristiyan olan Maharashtralılarda aynıdırlar, hayret edersiniz, Hıristiyanlar! Şimdi onlar bizim Dalit Hıristiyanları olduğumuzu söylüyorlar, yani bu alt kasttan gelen insanların Hıristiyanlığa geçmeleri anlamına geliyor. Şimdi yeni bir kast var, bu geldi. Siz bir kez Hıristiyan olduktan sonra bağlı olduğunuz kast da nedir? Siz Hıristiyansınız, bu öyle değil. Onlar Dalit ve diğerleri ise daha yüksek Hıristiyanlar. Onlar Dalit’lerle evlenmezler ve Dalit de yüksek birisi ile evlenmeyecektir. Sizin İsa’yı takip eden, düzenli olarak kiliseye giden, iyi giyimli Hıristiyanlar olmanız gerekiyordu. Uygun bir kıyafetiniz olmasa bile, onlar İngilizler gibi bir takım elbise giymelidir, ödünç kıyafet almalı ve kiliseye öyle gitmelidir çünkü Hintli Hıristiyanlara göre İsa İngiltere’de doğmuştur. (kahkahalar) Gerçekten, buna inanmazsınız. Bir takım elbise ve kravat takmadıkça, Kiliseye gidemezsiniz. Bir dhoti ile kiliseye giden birisini hayal edebiliyor musunuz? (yoğun kahkahalar) İmkânsız bir durum bu. Benim zamanımda bile, Tanrı’ya şükür bir Hıristiyan’la evlenmedim, ama kendi kız kardeşlerim ve onların hepsi sari değil de, peçe giymek zorunda kaldılar, bol elbiseler giydiler ve peçe taktılar.

Gelinliği hayal edebiliyor musunuz? Biz Hintli kadınlar, sari olmadan yapamayız. Ama onlar bunu yapmaya zorlandılar. Pek çok kadın İngiliz tarzı evlendi. Hıristiyan olan Japonların bile Avustralya’ya gelip bu İngiliz gelinleri gibi giyinip evlenmelerine şaşırdım – çünkü onlar Hıristiyanlar. Bu, onların İsa’nın İngiltere’de doğduğuna inandıklarını gösteriyor ya da nedir bu? Aslında, Hıristiyanların herhangi bir kıyafet için endişe etmelerine gerek yok. Böyle giyinmelisiniz, kaşığın burada olmalıdır, çatalın da burada durmalı gibi bütün bu saçmalık Batı’dan geliyor. İsa çatalla ve kaşıkla mı yemek yedi? O yemlikte doğdu. Bu insanların Hıristiyan olduklarını anlamak imkânsızdır. Kaşıklar ve çatallar için çok endişe ediyorlar ve akşam yemeği için sizin evinize geliyorlar, hangi firmadan aldığınızı görmek için tabağı kaldırıyorlar. Bu çok önemlidir! Onlar böylesine aptal insanlar! Size onların kendilerine Hıristiyan dediklerini söylüyorum. İsa yemlikte doğdu ve onlar saçma sapan şeyler hakkında çok özenliler. Biliyorsunuz, kişi Onun doğumunun büyüklüğünü anlamalıdır, O bununla, orada bağlı duran ineklerin yanında doğduğunu ve buzağıların orada olduğunu gösterdi. Yemlikte doğdu. Sadece yurtdışındaki Hıristiyanlar değil, aynı zamanda Hindistan’da da onlar aynılar – hiçbir zaman bir Hıristiyan meydana getiremezsiniz. Bir Pazar sabahı onlara bakın. Bu açıdan babam buna karşıydı – kendisi kurta giyerdi, çünkü İsa kurta giyiyordu. O takım elbise giymedi, değil mi? Ve onlar çok yüzeyseller. Onlardan öğrenecek hiç bir şey yoktur. Onlar buraya üstünde “Saville Row” [yazılı bir etiket] koyarlar, (Londra, Mayfair’de pahalı giyim mağazalarının bulunduğu bir cadde), bu takım elbisenin üstüne konacaktır !! Böylesine aptal insanlar, size anlatıyorum ve Hintlilerde sağda solda onları takip ediyor, anlayamıyorum. Onlar İsa karşıtıdırlar.

Bu noktalarda onları takip etmeyin. Hintlilerde en azından belli bir saygınlık duygusu var. Eğer sizde biraz varsa, neden bir Mayıs gününde bu sıcakta, burada bir takım elbise giyesiniz ki? Bizler Sahaja Yogileriz. Bizler sıradan bir insanın sıradan bir elbisesini giymeliyiz. Paramchaitanya dışında kimi etkileyeceğiz? Kıyafetleri, nasıl yaşadıkları konusunda son derece yüzeysel, son derece titizdirler ve bu gerçekten korkunç. Ben bunu gördüm ve bu yüzden sizleri uyarmam gerektiğini düşünüyorum. Bu kültürü almayın, bu İsa karşıtı kültürdür. Kesinlikle her yönden İsa karşıtıdır. Her bakımdan İsa’ya çok fazla hakaret ettiler. Sizler artık İsa’yı aşağılamamalısınız. Basit bir şekilde yaşarsınız. Yani şimdi, demek istiyorum ki, bu sari, onlar Benim için büyük bir çanta gibi olan bu şeyi giymeye Beni zorladılar ama ne yapayım. Dün de Beni zorladılar, bugün de Beni zorladılar. Bütün bu şeyleri giymem gerekiyor çünkü ben Adi Shakti’yim. Eğer Ben İsa olsaydım daha iyi olurdu. O Benden çok daha özgürdü! Şimdi, tüm bunlarla beraber neyi bilmeliyiz, mesaj nedir? İsa’nın mesajı nedir? Siz maneviyatınızı, bir Sahaja Yogi’nin asaletinin ne olduğunu bildiğiniz, kendi Tanrısallığınızı geliştirin.

Söylemem gereken şu ki O sizin en büyük ağabeyinizdir. Onun yaşam tarzını izlemelisiniz. Kesinlikle hiçbir şeyden korkmayın, herhangi bir iş için endişelenmeyin, hiçbir şey için, herhangi bir iş için endişe etmeyin, kesinlikle tüm endişelerden arının. Birçok örneğimiz var, Onun hayatından güzel örnekler, ama Hıristiyanları gördüğümüz zaman, bizler bunu İsa’nın yaşamının bir ifadesi olarak yansıtmaya çalışıyoruz ve işte hata yaptığımız yer burası. Onlar, hiçbir şekilde İsa değiller, hiçbir şekilde İsa’yı takip etmiyorlar. Yani Sahaja Yogiler olarak bizim farklı bir kültürümüz var. Ahlaka saygı duyduğumuz bir kültürümüz var. Onurumuz var, kendi kişiliğimiz var. Bizler korkusuzuz, yalan söylemiyoruz, hile yapmıyoruz ve asla büyülenmiyoruz. Öyleyse bizler buna sahip olmalıyız, şimdi biz buna  “Annenin kültürü” diyebiliriz ki, bu her şekilde gösterişsizdir ve hiçbir şekilde yapay şeylere yönelmez. Şimdi siz “Annenin kültüründe” olduğunuzu anladığınız zaman her şey değişecek, tüm kavram değişecek, tüm düşünce değişecektir. Şimdi Beni zorladılar, bu yüzden bunu giyiyorum, tamam. Giymemi istiyorsunuz, tamam giyeceğim. Ama normalde Bana bırakırsanız Ben ne giyerim, bunu biliyorsunuz. Sır zaten ortaya çıktı! Eğer Bana hediye vermek istiyorsanız, verin, Ben sizden asla hediye istemedim, hiçbir şey istemedim! Tepemde bu hediyeleri zorla vermek! Pekâlâ, sizin neşenizin hatırına, bunu aldınız. Ne yapalım? Ama Maharashtralılardan istemem gereken bir şey var. Artık Bana vermeyecekler, artık tekrar vermeyecekler, bu onların Oti (karnın alt kısmını veya omuzu örten örtü)dediği şey. Benim Oti’m aşırı dolu. Kesinlikle, kimse Bana oti vermek zorunda değil. Eğer biri evlenirse, birinin çocuğu varsa, birinin bir şeyi varsa, onlar oti getirirler.

Bana herhangi bir oti vermenize gerek yok, tapınağa gidebilirsiniz, oti’niz orada tekrar satılıyor ve tekrar satılıyor ve Gujaratili satıcılar arasında satılıyor, pujari olan brahminler para kazanıyorlar. Yani artık oti yok, hiç kimse Bana hiçbir şey vermeyecek. Bir Noel gününde, tek bir şey söylemeliyim – biz İsa’ya ne verdik. Ve ikinci soru olarak, biz Anneye ne vereceğiz. Bu çok önemlidir. Ben sizden hiçbir şey istemiyorum, hiçbir şey. Ben kendimden tamamen memnunum. İstediğim şey şudur, bu da sizin kendinizi Sahaja Yoga’ya, gerçeğe ve sevgiye adamanızdır. Ben çok mutlu olacağım ve aynı zamanda şöyle konuşmayın, ne diyorsunuz, İsa onlara “homurdanan ruhlar” dedi – orada burada konuşarak, biri orada bir şey söyleyecek. Bütün bunları Ben hiç bir şekilde sevmiyorum. Ben bunu sevmiyorum ve bu yapılmamalıdır. Eğer böyle yaparsanız, düşeceksiniz, çok kötü şekilde düşeceksiniz. Bu son yargıdır. Ya cennete gideceksiniz ya da cehenneme. Bu zaten böyle çalışıyor. Şimdi bakalım. Siz neredesiniz? Bu yüzden Anneniz olarak size tekrar ve tekrar söylemeliyim, sizi düzeltmeliyim ve bunun son yargı olduğunu hatırlayın, bunu söylemeliyim ve lütfen, artık İsa karşıtı etkinliklerde bulunmayın. Siz kendinizi, kendi içinizde yargılayabilirsiniz – her ne yapıyorsanız yapın bu iyi değil ve bunun için en iyi şey kendinizi Sahaja Yoga’ya adamanızdır. Ama Sahaja Yoga’dan para kazanmak için değil. Sahaja Yoga’da siyaset yapmak değil. Sahaja Yoga’yı iri, kocaman, büyük bir ağaç haline getirin, bu işe yarayacaktır. Bunun işe yarayacağını Ben biliyorum. Potansiyeliniz var. Bu yüzden buradasınız.

Tanrı hepinizi kutsasın

En pahalı sari’ye inanıyorlar: Benim halimi görüyorsunuz.

H.H. Shri Mataji Nirmala Devi