Shri Hanumana Puja

Pune (India)

1999-03-31 Hanumana Puja Talk, Pune, India, 64' Download subtitles: EN,TRView subtitles:
Download video (standard quality): View and download on Vimeo: View on Youku: Transcribe/Translate oTranscribe


Shri Hanuman Puja. Pune (Hindistan), 31 Mart 1999.

Bugün Hanumanji’nin Jayanti’sini (Doğum Yıldönümü) kutluyoruz. Hanumanji için ne demeliyiz! O çok güçlü ve bilgeydi. Buna (bu özelliklerine) eş derecede kendini adamış ve kendini vermişti. Böylesine güçlü bir insan, genellikle sağ kanal olur. Kendisini öylesine asil biri olarak görür ki, kendisiyle mukayese ettiği zaman, hiç kimseye önem vermez. Fakat Hanumanji özel bir Deitydir. O kadar kuvvetli, o kadar adanmıştı ki, güçlü olduğu kadar kalitelerle dolu olan özel bir Deity idi. O dengeli gücün bedenlenmesiydi. Adanmışlığı kadar, güçlüydü de kendisi. Bu dengeyi nasıl korudu? Ve anlaşılmaya değer bir şekilde, kendi içinde istikrarlıydı. Sahaja Yogada, aydınlanma aldığımız zaman, aynı anda Sahaja Yoga’da birçok güç elde ederiz, denge kazanırız. Biz başkalarını seviyoruz. Sevgiyle ve sevginin gücünün yardımıyla, işimizle meşgul olur ve işimizi yapmaya devam ederiz. Bu şekilde Shri Hanumanji çok güçlüydü. Onun Tanrısal güçleri vardı, Onun Navadha (dokuz tane) gücü vardır, bunlara garima, (çok ağır olma yeteneği) ve laghuma (çok hafif olma yeteneği) denir. İstediği kadar büyük veya istediği kadar küçük, bir atom kadar küçük olabilir. Tüm bu güçleri adanmışlığı sayesinde elde etti. Bu, adanmışlığın ve gücün aynı şey olduğu anlamına gelir. Gücü olan ama adanmışlığı olmayan kişi, Rakshasa (Şeytan) olur. Adanmışlığı olan ancak gücü olmayan kişi ise, delirir. Bu her ikisi arasında, orta yolda olan bir kişi, güç veya adanmışlık diyebileceğiniz bu konuma  ulaşır. Vücudunun her parçası bundan oluşmuştur. Bugün Onun bu özel niteliğinden dolayı yabancı ülkelerde olduğu gibi anavatanımızda da Bajrang Bali’ye (Bajra veya Vajra- elmas, ang- beden, vücudu elmas kadar sert olan, Bali-güce sahip olan) –  (Bajrang Bali- Çok güçlü ve elmas kadar sert))ibadet ediyoruz. O kadar şaşırdım ki, genç oğlanlar, yabancı ülkelerin çocukları, herhangi bir resim çizdikleri zaman, her şeyden önce, Hanumanji’nin resmini çiziyorlar.

Onun özel kalitesi yarı insan, yarı maymun olmasıdır. Bunun anlamı Onun hayvan ve insanın mükemmel bir karşımı olmasıdır. Yani içimizde evrimimizde kaybettiğimiz her ne varsa ki, bunun içinde  sevgi ve bağlılık var, Onun bunları kendi üzerine  aldığıdır.

Örneğin, gurunun sevgi yolunda, gurunun seçtiği kişilerin, (genelde) bu kişilerin gurunun  yoldaş olarak değerlendirdiği varlıklar olduğuna inanıldığını görürsünüz. Bu yüzden onlar köpek (benzetmesi ile) değerlendirilirler. Bir köpek, gurunun öğrencisinde olduğu gibi kendisini tamamen gurusuna adanmış ve kendi gurusu dışında, başka bir efendisi ve başka bir düşüncesi olmaması niteliğine sahiptir. Her seferinde, efendisi için yaşamını feda eder. Aynı şekilde, evrimde büyüyen bir varlığın, bir insanla temas ettiği zaman öğrendiği şeyin, tam bir özveri olduğu anlaşılmalıdır. Bu da, adanmanın içimizde doğal olarak doğduğu anlamına gelir. Özveri tohumu içimizde peşinen tam olarak ekilidir. Bu konumda olmadığımız zaman, insan konumunda değiliz demektir, adanmanın ortaya çıkışı o zamanlar daha fazlaydı. Adanmışlık köklerini bizlerde derin şekilde atar. Herhangi bir hayvanı bir örnek alın. Ondan birazcık sevgi alırsınız, ona biraz sevgi verin, ona biraz şefkat gösterin, size çok yaklaşır, size saygı gösterir ve bu şekilde sizi sever. Bir at için, bir atın binicisi yere düştüğünde veya binicisi ölmek üzere olduğu zaman, atın ona sadık kaldığını duymuş olmalısınız. Aynı şekilde, bu filler içinde söylenir. Fillerin kararlılığı da müthiştir. Efendilerinin başını asla bir belaya sokmazlar ve bir aslan veya başka bir hayvan efendisine saldırırsa, fil için saldıranla savaşmaya devam ederken ölse bile, bu daha iyidir ama o efendisine dokunulmasına izin vermeyecektir.

Bir usta ile, üstün kimse ve yüksek kalitedeki hayvanların bu ilişkisi, bu ilişki bizim içimize önceden yerleştirilmiştir. Ve bu ilişki ile birlikte, o gücü de elde ederiz. Örneğin, filin savaş alanında mücadele etmeye devam ederken öleceğini söyledim. Fil, sevgisi ve bağlılığı sayesinde de bu savaşma gücünü elde eder. Sahaja Yoganın sevgi işi olduğunu ve Tanrısal sevginin gerçek olduğunu söyleriz. Fakat bu işi yaparken, onun içinde bu güç de var. Bunu bilebilir ya da bilmeyebiliriz, bununla ilgili herhangi bir bilgiye sahip olabilir ya da olmayabiliriz ama onun özünde bu da vardır ve bu Tanrısal güçtür. İnsan, birisine saygı göstermek için onun önünde eğilir, bir kişiyi önemli saydığı için onun önünde eğilir, bütün nunlar onun göstergesidir. Ama efendisine saygı duyduğu zaman, onun içinde efendisine verdiği önem vardır, ancak bununla birlikte, onun gücüdür de bu. Yani, adanma ve güç iki farklı şey değildir. Onlar sadece bir ve aynıdırlar. Sağ elinizde güç varsa, sol elinizde de adanmışlık vardır diyeceğiz. Güç ve adanmışlığın bu kaynaşması Shri Hanumanji’de güzel bir şekilde tanımlanmıştır. Bir yandan O, Ravana’nın (Şeytan Kral) Lanka’sını (Bu günkü Sri Lanka)yakmaya gitti ve orada sadece Sitaji’nin önünde secde etti. Ve Sitaji, ‘Hayır, sen Benim oğlumsun ve Ben oğlumun buyruğu üzerine buradan ayrılmayacağım. Kocam (Shri Rama)buraya gelmek ve bu adamı yok etmek zorunda kalacak. Onu yok edecek (Ravana’yı), O zaman da Ben Onunla birlikte buradan gideceğim” dedi. Hanumanji de, “Siz nasıl isterseniz!” dedi. Sita’yı sadece böyle tutup alabilirdi. Onun böyle güçleri vardı.

Ama O, “eğer Anne böyle söylüyorsa, o zaman tamam” dedi. Ve bundan sonrada, bu derece büyük olan bir savaş başladı. Buna gerek vardı. Şimdi, Shri Ram’ın özel nitelikleri vardı. Son derece güçlüydü! Ve amacından asla sapmazdı. Sita’nın Swayamvar’ında (Antik Hindistan’da, evlenme çağındaki kızın talipleri arasından kocasını seçmesi) ne yaptığını duymuş olmalısınız. Ama aynı Shri Ram, Ravana söz konusu olduğu zaman bundan vazgeçmedi. Onu öldürdü. Tulsidas’ji (Goswami Tulsidas bir aziz ve şair) bu sahnenin güzel bir tasvirini verdi. Sonra Shri Ram, Ravana’nın on tane olan kafalarını oklarla sürekli olarak vuruyordu. Kafalar tek tek düşüyor ama tekrar çıkıp, sonra yere düşüyor ve tekrar geri geliyordu. O zaman Lakshmana, “Ne yapıyorsun? Onu bir okla kalbinden vur, onu kalbinden bir okla vurduğun an, derhal ölecektir, aksi halde nasıl ölebilir ki? Ölmez” dedi. Ok onu kalbinden vurmalı. Orada Shri Ram’ın güzel bir betimlemesi var. O çok utangaç biriydi, çok utangaç. Shri Ram, çok güçlü, çok etkileyici olmasına rağmen, çok asil bir insan olmasına rağmen, “Bak, buradaki problem Ravana’nın kalbinde Benim Sita’mın oturuyor olması. Bu yüzden onu kalbinden vurmayacağım ama Ben tekrar tekrar onun başını kestiğim zaman, dikkati kesinlikle başına doğru kayacaktır. İşte o zaman bir okla onu öldüreceğim”, dedi. Normalde Onun için denir ki, yani Shri Rama’nın bir kişiyi sadece tek bir okla öldüreceği söylenirdi. Ama şimdi sorunun ne kadar hassas olduğunu görüyorsunuz. Bu basit şekliyle, bir kocanın karısına duyduğu sevgisidir.

Kendisi bir güç okyanusu olsa da, ne kadar da çok sevgisi vardı! Hanumanji’nin, kendisinin sevgi okyanusu olduğunu kanıtlayan örnekler varsa da, aynı zamanda O art niyetli, başkalarını rahatsız eden, başkalarını yok edenleri öldürmek içinde hiçbir şekilde tereddüt etmez. Tüm bunlar Hanuman’ın bağlılığıyla ilgili bir gerçek olduğu kadar, aynı şey onun dayanma gücü hakkında da dikkate değerdir. Ravana’nın yanlızca ateşten korktuğunu biliyordu. Bu yüzden Lanka’ya gitti ve orayı ateşe verdi. Lanka’yı ateşe veren Onun gücüydü. Ve bu ateşle hiç kimseyi öldürmedi, kimseyi yakmadı. Ravana da yanmadı, hiç kimse yanmadı ama Ravana korktu. İnsanlarda, acaba Ravana nasıl bir suç işliyor diye korktular. İnsanlar Ravana’nın yaptığı işlere  tam bir rıza göstermişlerdi. “O Ravana, bu onun iradesi. O ne yapmak isterse, bırakın yapsın. Biz kimiz ki, onu sorgulayacağız? Sonuçta Ravana, Ravana’dır”, dediler ama Lanka yandığı zaman, Lanka tamamen yandığında, insanlar bunun tehlikeli bir durum olduğunu anladılar, çünkü Lanka ateşe verilmişti ve bizde yanabilirdik. Ateşin kalitesi, yukarı doğru gitmesidir, o aşağıya inmez. Yanarken, herkes yukarıya doğru bakıyordu. Bütün Lanka yandı ama orada hiç kimse yanmadı. Hanumana bunu onları korkutmak için, Ravana’nın büyük bir günah işlemekte olduğunu anlamalarını sağlamak için yaptı. Bajrang Bali’nin ne kadar anlayışlı ve dengeli olduğu dikkate alınmalıdır.

Aynı şeyi tarihte de görüyoruz. Çok güçlü olmuş herkesin, muazzam bir sevgisi vardı. Bir örneğe göz atarsanız, Shivaji Maharaj örneği vardır. O güçlü olduğu kadar iyi huylu, çok disiplinli ve çok dengeliydi. Bu dengeyi elde ettiğinizde, o zaman siz bir Sahaja Yogisiniz. Eğer gücü elde ederseniz, bu sizin sevginizde ve ilişkilerinizde, sizin bir şekilde bunlardan vazgeçtiğiniz anlamına gelmez. Ama siz güçlüsünüz ve onun güzelliği şudur ki, Dokunulmazlar kastından (Hindular arasında en aşağıdaki kast)olanlar, fakir ve mutsuz, mağdur olanlar, felaketle karşı karşıya olanlar, güvendedirler ……… Ve onları rahatsız edenler, yok edenler, insanlara rahat vermeyenler, böylesi insanlara için, hiçbir şey yapmaya gerek yoktur. Onları sadece bandhanların yardımıyla düzeltebilirsiniz. Varlığınızın içine aldığınız güçler, kötülüğün yok edilmesi için, tam olarak bu amaç için kullanılmalıdır. Ama sizin gücünüzde Hanumanji gibi elinizde bir kılıç ya da gürz yok. Gürz dışta değildir ama içinizdedir. Deneyinizi izlersiniz, kim musallat oluyor yada rahatsız ediyor, o kişiye topuzla saldırılır, elinize bir topuz alır yada almazsınız. Bu şekilde, gıyaben güvendesiniz, güvenliğiniz garanti altındadır, ancak bununla birlikte, sizin diğer Sahaja Yogileriniz de güvendedir. Şimdi, Shri Bajrangbali’nin oynayacağı büyük bir rol var. Siz Onun arkanızda olduğunu kadar, önünüzde de durduğunu bilmiyorsunuz. Onun doğası tıpkı çocuklar gibidir. Çok saf ve çok sade ama böylesi bir bilgeliği ve her türlü erdemi bilir.

Bu, O’nun gücünün yanı sıra, çok fazla miktarda bir mutlak ayırt ediciliğe sahip olduğu anlamına gelir – çok bilgedir. Şimdinin bilgeliği bir işe yaramaz ama her şeyi sevgiyle inceleyip anlayacak olan bu bilgelik, bilgeliğin bu özel bir formu Shri Ganesha ve Shri Hanumana’dır. Her ikisinin de özelliği şudur, Hanumanji çok güçlü, çok hızlı bir deitydir ve Shri Ganesha çok sakindir ama ihtiyaç anında her ikisi de büyük yok edicilerdir. Sahaja Yogiler için yok edici olmaya gerek yoktur. Hiç kimseyi yok etmeye gerek yok. Siz sadece her ikisinin de, her an yanınızda olduğunu düşünürsünüz. Gerçekte, herhangi bir kişi sizi rahatsız ettiği zaman, koruyucularınız yanınızda duruyor. Çoğu zaman, bakanların veya herhangi birisi, bir yeri ziyaret ettiğinde, bir güvenlik gücünün onlara eşlik ettiğini fark etmiş olmalısınız. Sahaja Yogilerin güvenlik güçleri, her zaman onlara eşlik eder. Onlar da olan diğer güvenlik ise, Ganaların sağladığı güvenliktir. Onların işleri artık çok farklı alanlara yönlendirilmiş çeşitli işlerdir ve aynı zamanda çokta az bir iş. Ve bu işler, sadece sizin hakkınızda neler olup bittiğine dair, kendisi Ganapati olan (Ganaların kumandanı) Shri Ganesha’ya bir mesaj vermektir? Nerede, ne yanlış gidiyor? Nereden saldırıya uğruyorsunuz? Ve nereden rahatsız ediliyorsunuz? Belki de bilmiyorsunuz bile. Birisi size bilinmeyen bir şekilde saldırmaktan hoşlanabilir, o zaman bile, bu deitylerin her ikisi de yanınızda durur ve Ganapati, Shri Hanuman’a hazır olmasını söylediğinde, Sahaja Yogilerin hiçbir şeyden korkmasına gerek yoktur. Hiçbir şeyden korkmaya gerek yok Şimdi size bir hikaye anlatacağım. Bu çok şaşırtıcı. Teröristlerin bazı ayarlamalar yaparak, Amerika’nın her yerinde çok sayıda bomba patlattığını duymuş olmalısınız. Size anlatacağım hikaye, Afrika’daki bir yer hakkında. Burada bazı Sahaja Yogiler vardı ve orada bir bomba patladı.

Bubombanın patlaması yüzünden herkes öldü ve Sahaja Yogiler hiç zarar görmediler. Hepsi çok şaşırmışlardı. Onlara toz bile değmedi, Cabella’ya hiç gelmemişlerdi. Cabella’ya geleceklerini dahi hiç düşünmemişlerdi. Ama bu olay gerçekleştiği zaman Cabella’ya geldiler. Ve geldikten sonra, “Anne, bizi kimin koruduğunu, bizi kimin kurtardığını bilmiyoruz”, dediler ama bütün Sahaja Yogiler kurtulmuştu ve diğer insanlar öldüler… Şimdi bu bir hadisedir, bu gerçektir. Ve bunun nedeni, sizin şimdi Tanrı’yı ​​tanımış olmanızdır. Ruhunuzu Sahaja Marga’da (kurtuluşa, aydınlanmaya giden üç  yoldan her birisi, bhakti-marga, jnana-marga, karma-marga) aydınlattınız. Bu yeni dönüşümle birlikte siz adanmış büyük birisi ve güçlü bir insan oldunuz. Artık kimsenin size dokunması mümkün değildir. Size bunun gibi yüzlerce örnek verebilirim, Sahaja’da aydınlanmanızı aldığınız zaman, size kimse dokunamaz. Daha önce de azizler vardı. Onların hepsi işkence gördü, mağdur edildiler, her tür şey oldu. Ancak mağdur edilmelerine veya işkence görmelerine rağmen pes etmediler ve sadece bu da değil, her zaman korundular. Ve onlar insanları çok kızdıracak şeyler hakkında konuşurlardı. Onlar krallara, imparatorlara ve herkese karşı, ne konuştuklarını düşünürlerdi. İnsanları korkutacak bu tür şeyler hakkında konuşurlardı ama Hanumanji’nin güçleri yüzünden onlara kimse dokunamazdı. Kimse onlara vurmadı.

Khwaja (Üstad) Nizzamudin Saheb (Evliya Muhammed Nizamettin, 1238 – 1325, Mahbûb – e ilahi – Tanrının sevdiği olarak da bilinir) hakkında güzel bir hikaye var. Bölgenin kralının ona, gelip huzurunda  eğilmesini söylediği .. [anlaşılmıyor] .. O eğilmedi. “Hayır, senin önünde eğilmeyeceğim. Sen kimsin ki?” dedi. Kral Çok kızmıştı ve eğer üç gün içinde gelip, önümde eğilmezsen boynunu keseceğim, dedi. O da, “Tamam, kes boynumu! Bunu yapmayacağım çünkü sen benim önünde eğileceğim büyük bir aziz değilsin”, dedi. Sonrada geldi ve büyük bir isyan başlattı, üç gün sonra kralın boynu vuruldu. Azizin boynunun vurulacağı gece, bu kralın boynu vuruldu, bunun nasıl olduğunu kimse bilmiyor? Eğer tarihte olmasaydı, bu büyük azizler, Dharma’nın büyük takipçileri artık var olmayacaktı. Çünkü Rakshasaların yöntemleri o kadar güçlü, zalim ve o kadar kapsamlı ki, onlar kesinlikle buna bir son verebilirlerdi. Ama onların arkasında duran Tanrı’dır. Ve Tanrı, bir tarafta Hanuman ve diğer tarafta ise Ganesha’dır. O bu iki gücün bir araya getirilmesinden meydana gelmiştir. O bir koruyucudur, O ilgilenir. Mewar’dan Rana Pratap’a ait bir öykü var.(Rajastan’ın Mewar bölgesinde 1545 -1597 yılları arasında yaşamış ve Moğolları direnmiş, kahraman bir Maharaja) Kral çarpışmak için bir savaşa  gittiğinde, askerleri onun yenileceğini düşündü. Bu yüzden de ona, “Geri dönün çünkü Mewar’in iyiliği için biz, hayatta kalmanızı istiyoruz”, dediler. O dinlemedi, “Hepiniz geri dönseniz daha iyi. Ben burada kalacağım çünkü Ganalar benimle birlikte duruyorlar”, dedi.

O da bir Sahaja Yogi idi. “Gitmek istiyorsanız gidin. Ben bu şekilde burada duracağım, çünkü Ganalar benimle birlikteler”, dedi. Önünüzde ve arkanızda, her tür korumaya sahip olduğunuzu sadece anlayın. Ama bu korumayı alırken bir adamın  sahip olması gereken şey nedir? Bir Sahaja Yogi neye sahip olmalıdır? Çok ciddi ve kararlı bir insan olmalı ve hiç kimseden korkmayan biri. O hiç kimseden kaçmaz. Oraya yapışıp kalır ve şeytani insanlar onun önündedirler. Hiçbir şey yapmasına gerek yoktur. O dönem bitti. Şimdi, siz bir yerde durursunuz, diğer kişi ise kaçacaktır. Ne olduğunu anlamayacaktır. Sahaja Yogiler, buna benzer birçok tecrübelerini yazıp gönderiyorlar. Aksi takdirde, bu yabancılar önünde Sahaja Yogayı yaymak, o kadar da kolay değildir. Ve Sahaja Yoga, Müslümanlar arasında da yayılmaya başladığından beri, sevginin gücü olan bu Tanrısal gücün kendi içinde ne kadar gücü olduğunu ve onun yardımıyla ne kadar iş yapılabileceğini anlayabilirsiniz. Ancak bu sizin, Hanumanji adına herhangi bir tacizde bulunmanız anlamına gelmez. Bu hiç de öyle demek değildir. Örneğin günümüzde Hanumanji adını alan, Ganeshji veya Mahadevji adını alan ve bu tür organizasyonlar yapan bu şekilde kuruluşlar var. Herhangi bir organizasyon yapmaya gerek yoktur. Siz kendiniz bir organizasyonsunuz.

Ne kimse size dokunabilir, ne de sizi yok edebilir. İlk olarak, bu kişinin kendi benliğini anlama meselesidir, tüm kutsal kitaplarda Atmasakhshatkar’ın (Ruhun deneyimlenmesi, Aydınlanma) kendini tanımak anlamına geldiği söylenmiştir. Kendini tanımak ne demektir? Bilmek, yani kimin önünüzde ve kimin arkanızda olduğunu bilmek demektir. Koruyucunuz kim? Ve sizin insanlar için hissettiğiniz sevgi ve şefkat ve her zaman başkalarını nasıl memnun edeceklerini düşünenler, örneğin (anlaşılmıyor) ben bütün dünyayı mutlu edeceğim. Herkesin kalbini neşeyle dolduracağım. Aklınıza gelen bu düşünce ile, size zarar verebilecek kimsenin olmadığını anlamalısınız. Cesur olun! Kimse size zarar vermeyecek. Ve bunun için sizin hiçbir şey yapmanıza gerek yok. Bunun için kılıç tutmanıza gerek yok, gürz bulundurmanıza gerek yok Onlar zaten oradalar. Onlar zaten geldiler, iyice hazırlanmışlar. Ve sizde yerleştiler. Kendinizi kuvvetlendirmenize gerek yok. Siz zaten öylesiniz. Bir Çin hikayesi var, çok ilginç! Ülkelerinde horoz dövüşleri düzenlendi. Horoz dövüşü sürerken, birden öyle oldu ki, bir kral bir azize gitmesi gerektiğini hissetti. Şimdi, horozlar bu azizden, dünya ile nasıl savaşılacağını öğrensinler diye çünkü bu aziz ne kimseyle kavga eder, nede kimse ona dokunurdu. İnsanlar ondan kaçar ve onu selamlarlardı. Öyleyse, bu aziz için bu kadar özel olan şey, onun bu kötü dünyada yaşıyor olması olmalı. Aziz ona, “Tamam! horozu buraya bırakın”, dedi.

Bunun üzerine, kral bir horozu onun yanında bırakarak geri döndü. Bir ay sonra, horozu geri aldı ve onu horoz dövüşünün sürmekte olduğu yere bıraktı. Bir sürü horoz  vardı. Onu, böyle bir avluya koydu. Ama bu büyük horoz ayakta durmaya devam etti. Şimdi bütün horozlar kendi aralarında kavga ediyorlardı. Birbiri ardına horozlar, onun yanına gittiler. Bu horoz sadece ayakta durmaya devam etti. Hepsi ondan korkmaya başladı ve horoz hiç tepki vermiyordu. O oldukça özel miydi? Ve sonunda, zarafet içinde ayakta durmaya devam eden bu horoz kurtuldu. Yani bugün biz burada Hanumanji’nin pujasını yaparken, Hanumanji’nin gerçekte içimize yerleştiğini düşünmek zorundayız. O bizim sağ tarafımızdadır. Buda, Onun Pingala Nadimiz üzerinde çalıştığı anlamına gelir. Pingala Nadimiz üzerinde çalışır ve içimizde coşku yaratır ve bedenimizde savaş yolunu (warpath- Kızılderililerin savaşa giderken izledikleri yol) yaratır. Ama onun yolu öyledir ki, bu savaş yoluyla birlikte, içinizde bağlılık hissedersiniz. Yani, gelen savaş yolu, onun yarattığı coşku, içimizde sağ kanalımızda çalışır ve Hanumanji’nin dengeli gücünü absorbe etmediğimiz zaman, birçok hastalığa yakalanırız. Örneğin karaciğer problemi, astım ve onun sıcaklığı düştüğünde, Hanumanji bu ısıyı kontrol eder. Ama ısı kontrol altına alınmadığı zaman, tedavisi mümkün olmayan bu tür hastalıklar saldırırlar. Kan kanserine neden olabilir ve bağırsak sorunları olabilir, bu da dünyadaki tüm sorunların sadece karaciğerin bozulmasından kaynaklandığını ve Hanumanji’yi takip etmediğimiz için, karaciğerin bozulduğu anlamına gelir. Öfkelenmeye gerek yoktur.

Ama sinirlenmek ve vurmaya başlamak, bunu yapmak ve panik yaratmak için o kişiyi, şu kişiyi dövmek, Hanumanji’nin gücü bu değildir. Öfkelenmek söz konusu değildir. Kimseye kızmak söz konusu değildir. Eğer siz Hanumanji’ye saygı duyarsanız, hiç bir şekilde buna gerek yoktur. O hiç kimseye kızgın değildir ama insan her şeye kızar. Ego kapar. Hanumanji’nin hiçbir şekilde egosu yoktu. Sağ kanal bir insan çok egoisttir. İnsanın çok fazla egosu vardır! Ne kadar egoist olduklarını görünce, Ben huzursuz oluyorum. Egonun bir anlamı yoktur, “Ben” ne demektir? Sıradan bir insan bile, egoist olur. Ve birçok kral ve imparator da, egoist değildir. Bunun nedeni, varlıklarının içinde Hanumanji’yi tanımayacakları şeklinde bir şartlanma olmasıdır. Hanumanji’yi tanır tanımaz, Shri Ram’ı tanırsınız. Şimdi, Bana eğer sağ kanalsanız, astım olmamanız gerektiğini söyleyin çünkü Sahaja Yogaya göre Shri Ram sağ kalbimizde yerleşmiştir. Hanumanji’yi tanımadığınız için, davranışlarınız ve dengeniz Onunki gibi değil, işte bu yüzden de Astım hastası oluyorsunuz. Shivaji’nin yeri kalbinizdedir, aynı kargaşa var ve kalp krizi geçirebilir veyahut başka hastalıklara yakalanabilirsiniz. Sahaja Yoga’ya geldikten sonra Hanumanji’nin önünüzde duran bir ideal olduğunu anlamalısınız.

Ganeshji zaten oradadır. O, tıpkı küçük çocuklar gibi masumiyetin enkarnasyonudur, çok masum ama çok bilgedir. Ve Hanumanji’nin sevgi dolu mutluluğunun mükemmel dengesi ve bu deneyimle birlikte, Tanrısal güç de. Bunu akılda tutarak, bir Sahaja Yoginin karakteri veya yaşamı, dengeli olacak bir şekilde olmalıdır. Kızgın olsanız bile, sessizliği gözlemleyin. Asla öfkelenmediğimi hissediyorum ya da belki sinirleniyorum ama Ben farkında değilim. Ve sorun öfkelenmeden çözülür. Evet Ben size, “sen ne yapıyorsun?” diyebilirim. Bunun ötesinde pek bir şey yok. İnsanlar suiistimal eder ve kötü sözler kullanırlar ama bu kendi sınırlarını aştığı zaman ve bu öfkelenme alışkanlığı sınırlarını aştığında ve kişi  ….. Adam çok öfkeli bir şekilde, sinirli bir havada orada oturuyor. Öfkesini gösteriyor. İnsanlar böyle oldukları zaman, ciddi bir sorun ortaya çıkar ve onlar, Alzheimer denen ciddi bir hastalığa yakalanırlar. Öfke, Alzheimer’e neden olur. Gereksiz yere kapıldığımız öfke. Şimdi anlamaya çalışın, birisi oğlunuzu  tokatladı ve siz sinirleniyorsunuz. Kızmakla hiçbir şey kazanılmaz. Aksine, acaba bu sizin oğlumuzun hatası mı diye düşünmelisiniz? Ya da o çocuğu biz, gereksiz yere sevgimizi bahane ederek şımartıyor muyuz? Çocuk bu şekilde, asla denge sahibi olmayacaktır. Alzheimer çok ciddi bir hastalıktır. İnsan çıldırır, ölmez bile, ne de kimsenin ölmesine izin verir, onlar istismar eder, bağırıp çağırmaya devam ederler. Sol kanalı çok fazla catch eder, beyninde kendi şahsiyeti çok tuhaflaşır.

Tedavisi Sahaja Yoga’dadır ama çok zordur çünkü onlar suiistimal etmeye devam ederler. Onları düzeltmeye gidecek ve bunu kabul edecek kişiyi, onlar suiistimal edeceklerdir. Bu kişi doktorsa, eğer tacize uğrarsa, bırakında cehenneme gitsin diyecektir. Ne yapacağım ki, onunla ben? Onlara olan şey budur, istemiyorlar. Anne biz onları düzeltmeyeceğiz, bırakın gitsinler. Ne şekilde yaşamak istiyorlarsa, bırakın öyle yaşasınlar. Şimdi, Hanumanjinin bir sonraki büyük düşmanları ise, sarhoşlardır. İçki içenler, Lanka gibi alevler içinde kalırlar. Deyin ki, siz içki içenleri görürsünüz, hiç kimse onlarla konuşmaz, başka bir şey de yapmaz. O kişi gidip, on tane ayyaş toplayıp, içecektir. Ve şimdi, hepsi içki içerken, kendi evlerinde yiyecek ve içecek bir şeyleri de yok. Deliler gibi içiyorlar. Hanumanjiye saygı duyanlar, içki içemezler, içemezler çünkü bir yandan siz O’na saygı duyacaksınız ve diğer yandan da bunun tersini yapacaksınız, bu mümkün değildir. Bugünlerde içki içmenin yükselişte olduğunu görüyorum. Ve Ben buna çok şaşırdım, kıdemli bir memur vardı, bir keresinde biz evine gittik, çünkü her ikisi de kocamın arkadaşlarıydı. Ve karı koca, her ikisi de içerdi. Hava çok soğuktu. Bana “Gece burada kalın” dediler. Bende “Tamam, kalacağız” dedim. Bütün evde sadece tek bir battaniye vardı. “Aman Tanrım!” dedim. Böylesine kıdemli bir memurun evinde, sadece tek bir battaniye var.

“Benim için önemli değil, Ben uyurum” dedim. O zamanda tek bir battaniyeyle, kocamı nasıl idare edebileceklerini düşünüp, endişe ettiler. “Merak etmeyin. Ben ayarlayacağım” dedim. Kendileriyle ve kızlarıyla ilgili olarak çok büyük bir sorunları vardı ama kızlarının herhangi bir sorunu olduğu konusunda hemfikir olmak istemiyorlardı. İçki içer içmez, bizim kızımız en iyisi demeye başlayacaklardır, sen hiçbir şey söyleme onlara. O kızda, tam bir yıkım içindeydi, çünkü ana baba sarhoşluğun etkisi altındaydı. Sarhoş olduklarında mantıklı değildiler. Kız tamamen mahvolmuştu. Sonunda ağlayarak Bana geldi. Tamamen mahvolmuştu. Yani bu öyledir ki, içki içmekten kaynaklanan sarhoşluk, sersemlemeyi daha da arttırır ve bunda kendini en fazla kaybettiren şey, bir insanın sevgiden yoksun olmasıdır. O kişi kimseyi sevmez. Bu yüzden de, bütün dinler  içki içmeyi yasaklamıştır. Ama bir örnek olarak, Hıristiyanlık dininde olduğu gibi, herkes bunu bir şekilde hallediyor. Onlar bunun, Hindu dharam’da (dharam- dürüst ve dindar kişi), Hıristiyanlarda ve Muhammedilerde de bunun böyle olduğunu söylüyorlar. Yani, onlar şunu söylüyorlar, İsa, bir düğüne gittiği sırada, burada düğün içkisi hazırlanmıştı. Bu kesinlikle uydurma! İşte biz bu yüzden içiyoruz, derler. İngiltere’de, eğer biri ölürse, onlar içerler, eğer biri ölürse, o zaman bile içerler, buna şaşırdım. Eğer biri doğarsa, o zaman dahi  içerler. Ne anlama geliyor bu, Ben anlayamıyorum.

İçme alışkanlıkları, bir kültür gibi oldu. Hangi içki içilmelidir, ne zaman içilmemelidir, şudur, budur, hangi tip bardağın kullanılması gerekir şeklinde, içkiler hakkında kitaplar yazmaları gerekiyor. Şimdi bu ayyaşların Benim gördüğüm durumu şu, sanıyorum ki onlar yarı insan ve kesinlikle yarı deliler. Onlar deli! Ama orada bu kutsallaşıyor. Fransa’da bu en zirvede. Bu Fransa’nın kültürü oldu. Onlardan hiçbir şey öğrenmemize gerek yok. Şimdi içkiler hakkında neler konuşurlar; İsa, o zamanlar oraya gittiği zaman, Ben bunu HEBRU’da (İbranice ?)okudum ki, insanlar eskiden Draksha’nın suyunu içiyorlardı, yani bu onlar üzüm suyu içiyorlardı demektir. Yani İsa elini suya soktu ve sudan, üzüm suyu yaptı. Hiç meyve suyu çürüyüp, yumuşamadan içki olur mu? Sahaj’da iki dakika içinde  içki yapılabilir mi? Siz içkiyi çokça  çürütmedikçe, içki daha fazla çürüdükçe, o kadar daha pahalı olur. Son elli yıl boyunca çürümüşse, daha da iyidir. Ve eğer içki yüz yaşındaysa, nadir bir içkidir. İçkilerle ilgili bu kavramlar sarhoşlar, ayyaş yazarlar ve içkici palavracılar tarafından yaratıldı. Sarhoşların bu konferanslarıyla kaç kişinin aptallaştığını bilmiyorum ama herhangi bir ayyaşın dikilmiş bir heykelini hiçbir ülkede görmedim. Yani, tüm bu insanlar sadece Shri Hanuman’a karşıda değiller, O’na saldırıyorlarda. Sonrasında da O, bu kişinin midesinde böyle bir ısıya neden olarak, gücünü gösterir. Daha sonraysa kansere ve tüm bu hastalıklara neden olur. Daha ve daha fazla içki için! Bu içki içme ve başkalarına içki ikram etmek, başlamış olan bir içki içme geleneğidir. Ben bundan korkuyorum. Hanumanji’yi halledin, Onun ne yapacağını bilmiyorum.

Onun hangi felakete yol açacağı tahmin edilemez. Korkarım ki bir gün bütün ayyaşları denize atabilir, çünkü O, merhamet ve adanma sahibidir, her şeye sahiptir, ancak bu O’na karşı olanlar için sözkonusu değildir. Örneğin, Shri Ganesha, eğer bir kişi kötü bir karaktere sahipse, birisi kötü davranırsa, o kişinin Mooladhara Çakrasına saldırılır. Ama Hanumana’nın durumu farklıdır. İçki içerek kişinin kendi bilinciyle oyun oynadığını gördüğünde – bilinç kaybolur – o zaman Hanumana onun peşine düşer. Evlerde anlaşmazlıklar, kavgalar ve çatışmalar olacaktır ve görüyorsunuz, yollarda kavgalar olacaktır eğer siz  .. (anlaşılmıyor) .. İki sarhoş birbirine vuracaklartır ve sonra bu, daha da yayılacaktır. Bu yüzden Sahaja Yogiler, kutsal olmayan bir yer olan herhangi bir sarhoşun evini ziyaret etmemeli ve herhangi bir ayyaşla ilişki kurmamalıdır. Bu aynı zamanda Sahaja Yogiler için de ölümcüldür çünkü siz bir yandan Hanumanji’ye saygı duyuyorsunuz ve diğer yandan gidip sarhoşlara katılıyorsunuz. Özellikle Pune’de, kaç çeşit Hanumanjinin buraya geldiğini bilmiyorum, Pune’de yaşayan insanlar çok uyanık olmalılar. Bir keresinde, bir Hanumanji grubu gelip Benden bir konferans vermemizi istediği zaman, Ben onlara “gelmeyeceğim” dedim. Onlar “Neden Anne?” diye Bana sordular. Bende onlara, içki içtikten sonra saçma sapan film şarkıları söylediklerini söyledim. Siz bu Maruti’nin (Rüzgar Tanrısı Vayu’nun, Vayudeva’nın oğlu olan Hanuman’a atıfta bulunan Sanskritçe bir kelime) kim olduğunu biliyor musun? Ne zaman ki O hepinizin boğazını sıkacak, ancak o zaman öğreneceksiniz. Ganapati programlarında, hiç kimsenin içki içmesine izin vermediklerini duydum. İçenleri uzaklaştırıyorlar. Bunu düşünün sadece, cesaretlerine bakın! Hanumanji’nin önünde, bütün bu işleri Hanumanji’nin önünde yapıyorlar!

Nasıl bir cesaret bu ve her şeyi yaparak insanlar para kazandıklarını düşünüyorlar. Bununla uğraşanlar ve içenler, onun müşterisidir ve herkes bir şekilde kesin biçimde işe yaramaz, batmış, tek bir kuruşu bile olmayan kişilerdir. İçki içmenin bu kadar çok neyi var yani çünkü Shri Hanumanji’nin durumu budur. Hanumanji’ye karşı gelmenizin nedeni nedir? Onun gücü sağ kanalınız vasıtasıyla akar. Bunu dengeli kullanın. Karaciğerinizi bozmak yerine, git onu boz, bunu boz. Hanumana kesinlikle üzülecektir. Bu durum, süptilde bunun Hanumanji’nin işi olduğu anlamına gelir. Gerçekte insanlar bunu anlamıyorlar. Gerçekte bu öyledir ki, eğer siz içki aleyhinde bir şey söylerseniz, insanlar sizi öldürmek için koşarlar. Eğer içki içmezseniz, içmediğiniz için sizin aptal olduğunu söyleyeceklerdir. Oh! onun arkasında böyle büyük bir Hanumanji duruyor. Eğer sen ona saldırırsan, artık var olmayacaksın, yaşamını yitireceksin. Bence insanlar eğer önceden vurmaya başlarlarsa ….. İnsanlar nasıl bu kadar saçma sapan bir şekilde konuşuyorlar? Aynı şeyi defalarca tekrar edeceklerdir. Hemen hemen tamamen delirmiş haldeler, hepsi bir aradalar, parti veriyorlar ve hepsi kaçık. Bunun yaygın olduğu her yerde, bu bir düğün veya düğün alayı olabilir. Şimdi, geleceği düşünen çalışan, düşünceli fakat herkes için sevgiden yoksun bir kişide, onda sevgi duygusu yok, onun da başı derttedir. Çünkü Rama’nın müridinin, Hanumanji’nin olduğu yerde, bunun yeri yoktur. Eğer siz harika bir çalışansanız, iyi iş çıkaran bir insansınız, hoş bir insansanız ama hiç kimseyi sevmiyorsanız, bu yürümeyecektir.

Herkesi sevmelisiniz ve işte bu yüzden İsa “Herkesi bağışlayın” demiştir. Siz kimsiniz ki, affetmeyeceksiniz? Siz Hanumanji değilsiniz. Evet, Hanumanji sizinle birlikte ve O adanmışlığı esası içinde bu yüksek mevkiye ulaştığı için, sizin için bir ideal teşkil eder. Her nerede ısı varsa, orada insanların beyni altüst olur ve sevgi bağı parçalanır. Herkes böylesi bir Hanuman adanmışlığını, Shri Bajrangbali’yi selamlamalı ve Sahaja Yoga’dan aldığımız güçler her ne olursa olsun, bunu dengede tutmamız gerektiğini anlamalıdır. Sevgi öyle bir şeydir ki, siz sevgi bağıyla büyük şahsiyetlerin dostluğunu kazanabilirsiniz. Ben aynı şeyi yapmaya devam ediyorum çünkü garip insanlarla yüz yüze gelmek zorundayım. Şimdi, siz onları öyle bir sevgi numarasıyla halledersiniz ki, o kişiler  iyi olacaklardır.

Bir keresinde bir yere gittim. Çok ünlü ama çok çabuk sinirlenen bir aziz vardı; Onların hepsi çok kolay sinirlenirler, o zamanlar Ben tırmanıp, oraya gittim. Öfkeyle kafasını sallıyordu, kendisi yağmuru kontrol edebildiği için egoistti. Ve Ben tırmanıp, oraya ulaştığımda, yağmurda sırılsıklam olmuştum. Şimdi, büyük bir öfke içinde orada oturuyordu. Ben mağarasında oturdum. Gelip, oturdu. Çok kızgındı.

“Islanmışsam bile, ne oldu ki?” diye sordum. “Egomu indirmek için, yağmuru durdurmama izin vermediniz, çünkü ben onu durdurabilirim. Bende bu ego var”, dedi. Bende ona “öyle bir şey yok”, dedim. “Sen bir azizsin ve Benim için bir sari satın aldın. Ben ise, bir azizden hiçbir şey alamam. Ve sende, Bana hiçbir şey veremezsin. O zamanda Ben, ıslanmanın daha iyi olacağını düşündüm ve şimdi sariyi kabul etmem gerekecek”, dedim. Bunun üzerine gözlerinden yaşlar geldi ve ayaklarıma kapandı. ‘Ne yapmalıydım yani?’ dedim. Sadece ıslanmam gerekiyordu. Aksi takdirde bunu Ben kabul etmezdim. Biraz ıslanmanın daha iyi olduğunu, o zamanda sariyi kabul etmem gerektiğini söyledim.’ O zaman, “Öyle mi?” dedi. Benim için sen şeftali renginde ve nauvari (dokuz yarda uzunluğunda demektir, yaklaşık 8,3 metre) bir sari satın aldığını söyledim. Sen iyi bir şey yaptın çünkü Benim iç eteğimde ıslandı, bu yüzden Ben bu nauvar’ı giyebilirim. Çok mutluydu. Yani, sevgi öyle bir şeydir ki, öfkeyle burnundan soluyan büyük insanları bile yere  indirir. Bunun çok daha eski örnekleri var. Size, “Basu” (Otur) dedikleri zaman, sizin bütün geceniz böyle geçecektir. Ve şimdi bile, bu her gün bu şekilde olur. Sevgiyle konuşun. Ne önemi var? Eğer siz başkalarını severseniz, onların iyi nitelikleri size aktarılır ve eğer birisinden nefret ederseniz, onun kötü nitelikleri size aktarılır. Bu, tamamen vermek ve almaktır. Bu kişi böyle, şu kişi şöyle, kimi görürseniz, o kişi sizin için doğru değildir. Bu, pek çok insan için bir gelenektir. Bu onların kültürüdür, eğer bir kişi onun evine gelirse, orada kalır, yemeğini yer, eğlenir ve her şey biter.

O kişi oradan ayrılır ayrılmaz, o öyle kötü bir adam ki diye arkadan yorumlar gelir, bir sonra gelir ve oturur, özellikle kadınlar arasında bu çok yaygındır. O kişi gelip, oturur. Çok hoşsunuz, çok iyisiniz ve şimdi, gidebilirsiniz, derler. Evet, bu kişi  şöyle! Oh! bu dışsal sevgi işe yaramayacaktır. Eğer siz yapay sevgi yağdırırsanız, o kişi bunu anlamıyor mu? Bir Sahaja Yogi olduğunuz için, kalpten sevme gücüne sahipsiniz. Ve bunu içinize çektiğiniz zaman, sevgi ağacı kendi kendine çiçek açtığı zaman, başkalarına neşe vereceksiniz ve siz de bunun kokusundan neşe duyacaksınız. Sevgi okyanusu dışında hiçbir şeyden hoşlanmayacaksınız. Öyleyse, Bajrangbali’den öğrenmeniz gereken şey, O’nun adanmışlığıdır ve size verilen güç, eğer adanmışlığınız safsa, bu kimsenin size dokunamayacağı demektir. Hiç kimse size dokunamaz. Sahaja Yoga’da bu türden binlerce örnek vardır. İnsanlar bunlara mucize diyorlar ama Ben bunun Shri Hanumanji’nin lütfu olduğunu söylüyorum. Bu yüzden, Ben şimdi hepinize, kutsamalarımı ve sevgimi sunuyorum. Önce kendinizi sevin ve sonra da başkalarını. Bu durum, benim oğlum, benim şuyum, benim buyum (sadece bu kişileri sevin) anlamına gelmez, Hayır! Hayır! Hayır! Bu özverili sevgi demektir. Geri dönüş beklemeyen, bağlantısı olmayan sevgidir, sınırsızdır. Böyle bir sevgi gücü sizde var, onu kullanın.

Kucak dolusu kutsamalar!

Anant Aashirvad (Sınırsız kutsamalar).

Tanrı sizi kutsasın.

H.H. Shri Mataji Nirmala Devi