Sahasrara Puja, Bu Sahaj konuma ulaşın

Nirmal Temple, Cabella Ligure (Italy)

2000-05-07 Sahasrara Puja Talk: Attain That Sahaja State, Cabella, Italy, DP, 51' Download subtitles: EN,IT,PT,RO,TR,ZH-HANSView subtitles: Add subtitles:
Download video (standard quality): Download video (full quality): View and download on Vimeo: View on Youku: Transcribe/Translate oTranscribe


Sahasrara Puja. “Bu Sahaj konuma ulaşın”, Cabella Ligure (İtalya), 7 Mayıs 2000.

Otuz yıl önce Sahasrara açıldığı zaman, her yeri karanlıklar içinde buldum. İnsanlar son derece cahildiler. Neyi bulmaları gerektiğine dair bir farkındalıkları yoktu. Ben elbette,   onların bilinmeyen bir şeyleri bulmak istediklerini fark ettim ama bilinmeyenin ne olduğunu ve kendilerinin neyi bulmasının gerektiğini bilmiyorlardı. Onlar, kendileri hakkında, çevreleri hakkında ve yaşamlarının amacı hakkında son derece bilgisizdiler. Onlarla bu meseleye nasıl başlayacağımı bilmiyordum.

Sahasrara açıldığı zaman, sadece tek bir bayan üzerinde aydınlanma vermeyi denemeyi düşündüm. Yaşlı bir kadındı kendisi ve gelmeye devam eden, diğer bir kadın daha vardı. Yaşlı kadın aydınlanmasını aldı ve sonradan, daha genç olan diğer bayan, kendisi buna müsait olduğunu için sahiplenildiğini (posses olduğunu) söyledi. Ben, “Aman Tanrım, ona nasıl aydınlanma vereceğim” dedim fakat çok hızlı bir şekilde iyileşti ve o da aydınlanmasını aldı. Bu çok bilinmeyen bir bilgi ve diğer yandan insanoğlu egosu içinde, henüz kendilerinin tam olmağını, kendilerinin aydınlanma almalarının gerektiğini kabul etmek istemiyorlar. Aynı zamanda da, kendilerine zaman ayıramayacak bir yaşam şekilleri var. “Aydınlanmaları almak zorunda oldukları” hususunda insanları ikna etmenin çok zor olduğunu gördüm çünkü onlar bunun hayali bir şey olduğunu düşündüler. Bu biraz zorlama ve onlar sadece “bu ritüellerin çoğunu yapın, sizler karamkandlar yapın” diyen gurulara inanırlar. (Karamkand, dindar Brahminler tarafından yapılan ritüellerdir). Hepsi bu sadece ve bütün enkarnasyonlar, bütün bu azizler tarafından açıkça söylendiği gibi, ilk olarak kendilerini bilmelerinin gerektiğinin farkında olmaksızın, kendi gurularının şefkatli rehberliği altında onlar her tür ritüeli yapıyorlardı.

İnsanların aydınlanma almaları gerektiği sadece Benim fikrim değildi, bütün bu insanların fikriydi. Onlar asırlar boyunca birbiri ardına “kendini ara” dediler. Hatta İsa bile “Kendini tanı!” demiştir. Muhammed Sahip aynı şeyi söyledi. Nanak Sahip de aynı şeyi söylemiştir fakat hiç kimse bu dini törenlerin yaşamda son nokta olmadığını anlamaya çalışmadı. Bu ritüeller, bu amaca hizmet etmeyeceklerdir, insanların aydınlanma almaları gerekir. Bu şekilde, sadece iki bayan aydınlanma aldı ve bundan sonra, “haydi deniz kıyısına gidelim” diye düşündüm. Otuz kadar kişi Benimle birlikte oraya geldi ve onlar çok komik bir şekilde, nasıl aydınlanma alabileceklerini konuşuyorlardı. Onlar bunu hak etmediler. Onlar iyi insanlar olmadılar. Her şeyden, kendilerinden şikâyet ediyorlardı ve (daha önce) aydınlanmasını alan iki kadın da dâhil olmak üzere, toplamda 12 kişi buldum.

Bu durum kendini bilme eyleminin çok ama çok yavaş olduğunun bir işaretidir ve insanlar neden kendilerini tanımaları gerektiğini anlamıyorlar. Ben tamamen hayal kırıklığına uğramıştım çünkü hiç kimse Beni anlamamıştı. Fakat bir gün programlardan birinde öyle bir şey oldu ki; bir kadın geldi. O posses edilmişti ve aniden Sanskrit dilinde konuşmaya başladı. O sadece bir hizmetçiydi! Herkes buna çok şaşırdı ve insanlara “siz Onun kim olduğunu bilmiyorsunuz” dedi. Ve “Saundarya Lahari’den” (Hindistan’da Aziz Shankaracharya tarafından yazılmış olan ve Adi Shakti’yi anlatan bir kitap) hareket ederek Beni tarif etmeye başladı. Ben, bu kadına ne olduğunu merak ediyordum. Bir erkek gibi konuşuyordu, sesi de bir erkek gibiydi. İnsanlar inanabilir veya inanmazlar ama çok fazla posses olmuştu ve sonra insanlar Bana geldiler ve “Anne, bu kadın neler söylüyor, gerçek mi bunlar?” diye sordular. Ben de onlara, “bunu siz kendiniz bulmalısınız” dedim.

Çünkü o günlerde eğer insanlara bunun gibi bir şey söyleseydiniz, sizden yüz çevirirlerdi. Sahte gurular onlara sadece, “tamam, şimdi bana beş rupi ver!” derlerdi. Onlar guruyu satın aldıkları için çok mutlu olurlar ve hiç bir şey için canlarını sıkmaya gerek yoktur! Sizin hiç bir şey yapmanıza gerek yoktur. Yani bu olayla birlikte bir şeyler yavaş yavaş çalışmaya başladı bu ve aydınlanma alan bu insanların Bana, “Anne, size Durga Puja yapmamıza izin verin“ dediklerini hatırlıyorum. Durga Puja yapmak çok zor bir şey sayılırdı ve Brahminler, normalde bunu yapmaya hazır değillerdi çünkü aydınlanmış ruh değildiler. Yani onların hazırlanmaları gerekirdi ve (normalde) onlar alışkanlıklarını takip etmeye ve (sonunda da) her tür problemle karşılaşmaya alışkındırlar.

Bunun üzerine onlar Brahminleri davet ettiler, onlardan yedi kişiyi ve Brahminlere “sadece endişe etmeyin” dediler. Hiç bir şey olmayacak çünkü şimdi siz, gerçekle yüzleşiyorsunuz, bir tür Murti Puja veya buna benzer bir şey değil bu. (Murti = cisimleşme, form alma. Murti adı verilen heykel vesaire gibi bir forma, Devata olarak ibadet etmek.) Bu bir insan. Onlar kesinlikle korkmuşlardı ve aşağıya geldiler ama (aniden) onlara bir şey oldu ve büyük bir güven içinde mantraları söylemeye ve her şeyi yapmaya başladılar. Vibrasyonlar her yere akmaya başladı. Deniz, kıyısına çok yakındık ve denizin kükrediğini fark ettim ama insanlar bunu anlamadılar. Bu yedi kişi (Brahminler) dışında kalanlar, bize hiçbir şey olmadı dediler! Her şeyi çok doğru yaptık: Bunun Sahaja Yoganın ilk mucizesi olduğunu düşünüyorum.

Bu seviyede insan aklında olan soruna bakın veya bu zamanda, onların kendilerini beğenmişlikleri çok fazla ve kendi sonlarını düşünmüyorlar. Bu yüzden de zaten onlar “Biz muhteşemiz. Kendimizi bilmekte ne var ki? Biz kendimizi biliyoruz!” diye düşünürler. Dolayısıyla esas arayış gücü, alçakgönüllü olmaktır. Eğer her şeyi bildiğinizi düşünüyorsanız, alçakgönüllü olamaz ve arayamazsınız. Arasanız bile, onlar hiç kimsenin yolunu izlemek istemezler. “Bizim kendi yolumuz var” , biz kendi yolumuzu takip edeceğiz, derler. Biz her ne yapmak istersek, onu yaparız derler. Farklı ülkelerde, sadece konuşmamı dinlemeye gelen pek çok insanla karşılaştım, bu onların hepsinde. Aydınlanma almayacaklardı, onların bazıları aydınlanmalarını aldılar. Aldılar ama onu (aydınlanmalarını) kaybettiler. Onlara aydınlanma veriyor olmam, Benim için bir anlamda komik bir öykü idi.  Onlara aydınlanma veriyorum, Ben bunun için para almıyorum, hiç bir şey almıyorum. Kendi kendime seyahat ederdim. Fakat buna rağmen, insanlar neden aydınlanmanın değerinin farkına varmıyorlar?

Sonra ilk grupta aydınlanma alan bir adam Bana, “onların da dediği gibi, bir tüketim toplumu bu gün bu”, dedi. Her ne ise, Siz aydınlanma için onlardan para almadığınız sürece, asla buna değer vermeyeceklerdir. Bırakın onlar “aydınlanmamız için, onu almak için, ödeme yaptık” diye hissetsinler. Yani siz sadece kapıda para alacak birisini bulundurmalısınız, aksi takdirde onlar (aydınlama) almazlar, dedi. Ben ona, “Fakat bunu satamazsınız, bu gerçek dışı, insanlara aydınlanma satamazsınız” dedim. O da Bana, “o zaman başarılı olmayacaksınız” dedi. Diğer gurular için esas konu, onların sadece para kabul etmeleridir ve onlar insanlara, “çok para getir, bunu çok yap, bunun ücreti bu kadar” derler ve işte bu şekilde sadece Ego içinde tatmin olursunuz ve insanları bir yalana getirirsiniz.

Daha sonra bu yalanı anlayabilirler çünkü her tür fiziksel ve zihinsel problemden dolayı çok acı çekerler ama o zamana dek zarar görürler. Şimdi, kitapların hiç birinde Sahasrara tarif edilmemiştir. Bizim Hindistan`daki eski kitaplarda bunun hakkında konuşmuş olsalar da ve onlar Sahasraradan bahsetmiş olsalar da, kimse onun bin adet taç yaprağı olmasından başka bir şey anlatmadı. En azından Sahasrara hakkında bir şeylerden bahsetmiş olsaydılar, “bakın, bu kitapta da böyle yazıyor” şeklinde bunu onlara göstermek, Benim için çok daha kolay olacaktı.

Çünkü insanlar böyleler! Bu şey bazı kitaplarda yazılmış olmalı ki, ancak öyle kabul etsinler. Bu çok zor bir durum çünkü hiç kimse bu güne dek kolektif şekilde bir aydınlanma vermemişti. Yani, Kundalini hakkında açıkça yazan bir kaç kişi dışında, hiç kimse bu derece net şekilde yazmamıştır. Fakat yazılanlar da çok açıktı diyemeyeceğim çünkü bunların hepsi şiirseldi. Yani insanlar şarkılar söylemişler ama onlar şarkıda anlatılanları anlamayacaklardır. Fakat Ben bir tür arayış içinde bulunanların orada, burada nasıl kaybolduklarını, ileride onlara ne olacağını ve Benim onlara nasıl aydınlanma verebileceğimi düşünüyordum. Deneyimlerim çok korkunçtu fakat önemli değil bu. Ben devam ettim, ettim, ettim ve bunu başardım. Elbette siz Beni rahatsız eden, Sahaja Yogileri rahatsız eden, çok acımasız ve iğrenç insanlarla karşılaştınız. Gerçekte tüm bunlar hevesimi kaçırmalıydı ama Ben aksine “neden, bu insanlar neden böyleler?” diye düşünmeye başladım.

Sonra, bir şeyi anladım ki, biz tüm dünyanın aydınlanma almasını sağlayamayız. Bu son yargıdır.  Bu dönemde, insanlar en önemli olanın ne olduğuna karar vermeliler. Kendilerini bilmeliler ve ne yaptıklarını anlamalılar. Bize yardım edecek olan şey, büyük bir sayıya sahip olmak değil, gerçekten sağlam Yogilere sahip olmaktır. Sonraları orada birçok hastalığı iyileşmiş olan insanlar buldum fakat birçoğu kaybolmuştu. Uyuşturucu bağımlısı olan bazıları, içki içenler içmeyi bıraktılar, sigara içmeyi bıraktılar. Ben asla onlara şunu bırak veya bunu bırak diye tek kelime etmedim. Biliyordum ki Kundalini yükseldiği zaman, onlar otomatikman bunları bırakacaklar ve bu oldu, işte bu şekilde insanlar temiz, bu kadar güzel oldular ve yaşamlarından keyif almaya başladılar. Fakat onlara kimse inanmayacaktı. Dışarıya çıktıkları ve insanlarla konuştukları zaman, onlar bu kişilere “sen delirmişsin” dediler. İçki içmeyi nasıl bıraktıklarına inanamadılar. Nasıl olup da, sigara içmediklerine inanamadılar.  “Biz içmek istiyoruz! Ve nedir bu? diyorlardı. Bu kişilerde Benim fark ettiğim özdeşleşme, onların çok kaba bir şekilde neşe duymaları idi. Onlar ruh ile alakası olmayan, çok kaba bir şekilde neşe duyuyorlardı.

Elbette bu yavaş yavaş hallolmaya başladı fakat hala söylemeliyim ki, Benim arzum bu olsa da, sizin arzunuz bu olsa da ve birçok iyi şeyin olabilmesi için siz onların aydınlanmalarını almalarını isteseniz de, bu Kali Yuga’da milyarlarca ve milyarlarca insanın Sahaja Yoga’da olmasını bekleyemeyiz. Birçok iyi şey olabilir. İlk önce fiziksel benliğiniz gelişir durumunuz düzelir. Birçok insan tedavi edildi. İsa, sadece yirmi bir insanı tedavi etmiştir. Ben kaç bin kişinin Sahaja Yoga ile tedavi edildiğini bilmiyorum?

Aynı zamanda insanoğlunda çok büyük başka bir problem var ki, o da onların her tür kitabı okumaları ve onların neyi bulmaları gerektiğine dair net bir fikirleri yok.Arayışları ne? Bu çok büyük bir problem ve kitapta her ne varsa, bunu takip etmeye çalışırlar. Demek istiyorum ki, onlar değişken tipte insanlar. Birinden öbürüne kayarlar ve Sahaja Yogada onların gelişmesi çok daha zordur. Çok zordur. Çünkü eğer siz bir yolda ilerliyor ve bir diğerine kaymaya başlıyorsanız, bu durumda geriye gidebilirsiniz. Fakat onlar bunda, kendi özgürlüklerini bulurlar. Aslında aydınlanma olmaksızın, özgürlüğünüz yoktur, hiç bir şeyde. Özgürlük; ne olduğunuzu bilmektedir. Ne yapabileceğinizi bilirsiniz. Özgürlük içinde, bütün kutsamaları alacak olan sizsiniz. Eğer orada bu kutsamalar yoksa o zaman özgür değilsiniz. Yaşamınızda bir yerlerde yanlış olan bir şeyler vardır çünkü bir kez aydınlanmanı aldığınızda, tamamen özgür insanlar olursunuz. Özgürlük, kendi ruhunuzun size rehberlik etmesi demektir. Bildiğiniz gibi Ruh, İlahi olanın, “Kadiri Mutlak Tanrı’nın yansımasıdır. Eğer herkes aynı yansımaya sahip ise ve bu herkes de uyanmışsa, o zaman farkındalık içinde, onlar neyin yanlış, neyin doğru olduğunu, neyin yapıcı neyin yıkıcı olduğunu sanki bilirlermiş gibi çalışır. Bu sahip olduğunuz bir tür sahte bir tatmin değildir, ama gerçekte, siz busunuz. Siz gerçeği hissedersiniz ve olması gereken de budur.

Sahaja Yoga’da elde ettiğiniz ilk şey deneyimdir. Parmaklarınızın ucunda esinti deneyimi spandadır, hissetmektir, spanda, parmak uçlarınızdaki serin esintidir. Deneyim olmaksızın, buna inanmamalısınız. Bu sizin sinirlerinize yeni bir boyut açıldığı anlamına gelir. Sizin tarafınızdan bilinmeyen bir sistemi hissedebilirsiniz. Sempatik sinir sistemi orada vardı ama bunun nasıl çalıştığını siz hiç bilmediniz. Kendinize dair bilginiz çok azdı ama aydınlanmadan sonra, her şey aniden aydınlandı. Aniden kendinizdeki yeniliği hissetmeye başladınız. Bazen egonuz ile hala savaşmanız gerekir. Şeyler hakkındaki cehaletinizin üstesinden gelmelisiniz çünkü Aydınlanma size mutlak bilgiyi verir, mutlak bilgi. İtiraz edilemez. Buna meydan okunamaz. Bu sadece sinyaldir, dedikleri gibi Ekmava Satya’dır (sadece gerçek) ve o bilgiyi aldığınız zaman, onun çetelesini de tutabilirsiniz. Onun doğru ya da yanlış olup olmadığını bulabilirsiniz. Bu hepinize olan bir şeydir ve siz hissedebileceğiniz bu vibrasyonları zaten aldınız.

Örneğin, Sahaja Yoga ile tatmin olmamış olan bazı ruhlar olabilir fakat sizler onların kimler olduğunu, onların ne yaptıklarını vibrasyonlar ile bulabilirsiniz. Onların gerçeğin düzeyine ulaşıp ulaşmadıklarını, vibrasyonlar ile bulabilirsiniz. Eğer bu insanlar size karşı olmaya çalışırlarsa veya size başka bir şeyler anlatmaya çalışıyorlarsa, onların ne kadar uzak olduklarını bulabilirsiniz. Parmak uçlarınızda bunu bilirsiniz. Hz. Muhammed’in bahsettiği “Kıyam” budur.

Geçen gün yaşadığım bir tecrübeyi anlatmalıyım. Televizyondan gelen, yıldız olarak tanınan bir adam vardı ve Bana alakasız, çok komik sorular sormaya başladı. Onun adı Abbas idi. Bu yüzden Ben ona, “Abbas, Miyan (Hintçe yeter anlamına gelir) dedim, Benim zamanımı ve kendi zamanını boşa harcıyorsun. Doğru sorulara gelir misin” dedim. O da Bana, “ Ben her türlü köktenciliğe karşıyım“ dedi. Bende ona “Fakat köktenci değilim ki Ben, Benim öyle birisi olup olmadığımı sen nasıl biliyorsun?” dedim. O da Bana, “Ben, bunu bulmaya çalışıyorum” dedi. “Pekâlâ, o zaman, ellerini Bana doğru tut. Muhammed Sahibin dediği gibi, Kıyam zamanı elleriniz konuşacak“ dedim ona. Ve şaşıracaksınız ki, serin esintiyi ellerinde hemen hissetmeye başladı. “Bana ne oluyor?” dedi. Ben de, “İşte olan şey bu!” dedim. (Shri Mataji güler). “Tartışmanın bir faydası yoktur, bunun hakkında konuşmanın bir faydası yoktur, soruşturmanın faydası yoktur, sadece kendin gör ve bunu deneyimle”. O dondu kaldı sadece ve bundan sonra da, Benimle ne konuştuysa, bunu asla yayınlamadı. Dolayısıyla söylediğim şey şu ki, eğer insanlar gerçeğe ulaşırlarsa, bunun gerçek olduğunu bilirler ve hiç bir şey bunu değiştiremez, eğer buna ulaşırlarsa. Bütün büyük insanların yaşamlarında, onların bu gerçek dedikleri şeyin, sadece okuma yolu ile sadece inanmakla olmadığını, bunun bir deneyim olduğunu görürsünüz. Eğer kendi merkezi sinir sistemleri üzerinde gerçeği hissedebilirlerse, o zaman onları değiştirmek imkânsızdır. Bir tohumun ağaç olduğunu gördüğünüzde olduğu gibi, o zaman ağacı bir tohumla değiştiremezsiniz. Tohum, tohumdur. Tohum ağaca dönüştüğünde, onu tekrar tohum haline getiremezsiniz,  bu farklıdır. Aynı şekilde, bir kez aydınlanma aldığınızda ve Divine ile bir kez bir olduğunuz zaman, aşağıya dönme meselesi yoktur. Kendiniz aşağı inmek istemediğiniz sürece. Bu özelliği nasıl elde ettiğiniz, bu beceriyi ve bu yeteneği nasıl elde ettiğiniz çok dikkat çekicidir,  bundan sonra da bunu kaybetmezsiniz!

Ama tabii siz bunu başkalarına vermek istiyorsunuz çünkü bundan büyük keyif alıyorsunuz. Bu sanki caddede açlıktan ölen birini bulmanız ve sizin yiyeceğinizin varken, bu kişiye de yiyecek vermeyi istemeniz gibidir. Aynı şekilde, insanlar bu dünyada yukarı aşağıya koşuşturarak, delice arıyor ve her şeyi yapıyorlar. Siz onlara anlatmak istiyorsunuz. Onlar inanabilirler veya inanmayabilirler. Onlar deneyebilirler, bir şekilde sizi kesinlikle inkâr edebilirler, size meydan okuyabilirler. Her tür şeyi yapabilirler ama siz kesinlikle doğru yolda olduğunuzu, Sahaj bir konum olan, aklın doğru konumunda olduğunuzu bilirsiniz. Buna Sanskritçe “Sahajavasta” adı verilir. Sahajavasta! (avasta – durum, konum)

Sahajavasta’da reaksiyon göstermezsiniz, sadece görür ve anlarsınız. Simdi, bakın, Ben geldim, Ben bu güzel Sahasrara fikrini gördüm, tüm çakraları, onlar aşıldılar, oraya gittiler ve oradan da sonra, çok iyi anlatım. Fakat başka herhangi bir kişi, “ Oh, bu renk kombinasyonu iyi değil“ diyebilir. Neden? (Shri Mataji güler). Neden bunu kullanmışlar? Neden başka bir şey kullanmamışlar?” Bunun gibi, başkalarının hatalarını bulmalar! Bu hata bulmalar aslında, sizin henüz aydınlanmamış olan beyninizden gelir. Hiç bir şeyden neşe duyamazsınız çünkü reaksiyon gösterirsiniz, sürekli olarak reaksiyon göstermeye devam ediyorsunuz. Eğer birisi size güzel bir şey söylerse, siz hala reaksiyon gösteriyorsunuz. Eğer birisi size kötü bir şey söylediğinde, tabii ki reaksiyon gösteriyorsunuz. Buna şüphe yok! Dolayısıyla, şu anlaşılmalıdır ki, biz reaksiyon göstermek konusunda özgür değiliz. Biz reaksiyon gösterecek kadar ucuz değiliz. Bizler çok yüksek bir kaidenin üzerindeyiz. Sizin göreviniz nedir? Her şeyden, neşe duymaktır. Ve bu neşe, İlahi Olan’ın kutsamasıdır.

Hatta karışıklıktan, eziyetten bile neşe duyarsınız. Gerçek ışık olan ruhunuza, hiç bir şey olmayacağı noktasını görebilirseniz, her şeyden neşe duyarsınız. Her ne sebeple acı çekiyorsanız, her nerede bir şeyin sizi rahatsız ettiğini düşünüyorsanız, ruhun bu sessiz ışığı gerçekte sizi mutlak şekilde, mükemmel biçimde neşelendirir ve siz başkalarına neşe verirsiniz. Nasıl neşe vereceğinizi tasarlamazsınız, bunu planlamazsınız. Bu otomatik olarak neşe verir ve bu çaba göstermeksizin meydana gelir, Sahaja, çünkü siz Sahaja konumundasınız. Sahaja konumda şeyleri sadece görürsünüz. Bunun bir oyun olduğunu hissedersiniz, bu farklı stillerdir, farklı tiplerdir, siz sadece görür, izler ve bundan neşe duyarsınız. “Ben bundan hoşlanıyorum, ben şundan hoşlanıyorum”, demek önemli değildir, hayır! Hoşlanmakta olan şey, “Ben”, egodan başka bir şey değildir. Bu sizi gerçek olan, gerçeklik olan neşeden uzak tutar. Siz bu dünyada bulunan her şeyi sıkıcı bulursunuz, eğer başka bir açıdan bakarsanız, eğer Sahaja sthiti`den (Bu kelime temel olarak, herhangi bir yerdeki kalıcı olan ya da devam eden mevcudiyeti, pozisyonu ifade eder) görürseniz, sıkıntıları hissetmezsiniz.  Bu yüksek standart içinizde yerleşmiş olmalıdır.

Geçen gün bürokratlarla bir toplantım vardı ve Ben onlara, ücretlerin düşük olduğunu biliyorum, dedim. Siz başkalarının daha fazla ücret aldığını, onların daha fazla olanakları olduğunu düşünebilirsiniz ama sizin işlerinizden gerçekten neşe duyabilmenizin bir yolu var. Eğer sizde vatanseverlik varsa, Desh bhakti varsa, eğer ülkeniz için bir vatansever iseniz, gösterdiğiniz fedakârlık miktarı sizi tatmin etmeyecektir. Her şeyi vermek istersiniz ve her tür sözde sıkıntılı ve depresif durumu hiç bir şey hissetmeden atlatabilirsiniz ve aynı zamanda duygularınızda çok derin olur. Örneğin seyahat ediyorsunuz ve aniden birisinin hasta olduğunu fark ediyorsunuz. Bu kişinin hasta olduğunu vibrasyonlarınız ile hissedebilirsiniz ve şefkatiniz, sevginiz derhal o kişiye doğru akar. Bu kişiye yardım etmeye çalışırsınız. Hatta eğer mümkünse o kişiyi tedavi etmeye çalışırsınız. Bunda olduğu gibi, sizin tüm varlığınız, bütün ırmakları ve her tür su içeren şeyi kendi içine çeken bir okyanus gibi olur. Onun içinde her ne varsa, bu onun karnıdır. Demeliyim ki o, sadece orada olan her şeyi alır. Bu acıtmaz, bu birilerine sıkıntı vermez. Bu bir kişiyi kendi sevgisi ile aşırı kuvvetlendirmek gibidir. O, kendi gücünü göstermez. O kendi önemine aldırmaz.

Eğer birisi sizi aşağılamaya çalışırsa, bu tamam. Orada ne var, hakaret kısmı mı? Ve  Sahajavastha`ya ulaşmış böyle insanlar müziğin, sanatın, büyük düşüncelerin en büyük yaratıcılarıdır ve işte bu yüzden bunlar varlığını devam ettirir. Pek çok insan yazıyor ama uçup gidiyor. Pek çok insan bir şeyler yaratır ama hiç kimse umursamaz. Ama bu aydınlanmış ruhlar, için, onlar her ne yaratırlarsa yaratsınlar, bunların sonsuz nitelikte bir tabiatı vardır. Çünkü onlar şimdi Sonsuzluğun Okyanusundalar.  Onlar hiç bir şekilde bir kişiye sıkıntı vermek veya bir kişiye zarar vermek gibi bir düşüncenin olmadığı, saflık okyanusu içindedirler. Böylesi bir koruma, onlar için oradadır. Onlara zarar verilemez çünkü sonuçta siz Tanrı’nın Krallığına girdiniz, dolayısıyla kim sizi incitebilir veya kim sizi rahatsız etmeye cüret edebilir? Böylesi bir refahı Sahaja Yogilerde gördüm ve öyle bir cömertliğe ve bu şeyler hakkında öyle bir anlayışa sahipler ki. Ben şimdi bunu yapmayın, şunu yapmayın şeklinde konuşmalar yapmak zorunda değilim. Hayır, buna gerek yok. Ve Sahaja Yogada henüz olgunlaşmamış olanlar, olgunlaşmaya çalışmalılar. Siz, olgunlaşmamış olanlar ve sorun çıkartanlar için endişe etmeyin. Onlara acımalısınız, olgunlaşmamış olanlar için acıma duyun.

Bugün, bu çok büyük bir şey, bunu hissediyorum çünkü 30 yıldır Ben her yere, orada burada koşuşturdum ve birçoğunuzu bir araya getirebildim. Dünyanın her tarafında bir sürü Sahaja Yogi var. Bunlar, onların sadece küçücük bir kısmı. Yani bu olması beklenen bir şeydi, bu tasvir edilmişti, insanlar aydınlanmalarını alacaklar diye, şöyle şöyle şeyler olacak diye, bu insanlar tarafından önceden haber verilmişti. İnanılmaz, ama şimdi gördüğünüz gibi buna şüphe yok. Ama şimdilerde olduğu gibi, kavga yok, tartışma yok, kötü fikirler yok, hepimizin bir olduğunu görmek çok hoş bir duygu ve hiç kimse ucuz şeyleri sevmiyor. Onlar memnun edici şeylere ve bir anlayış kalitesi olan şeylere sahip olmayı istiyorlar. İnsanların şairler haline geldiklerini, onların güzel şiirler yazdıklarını gördüm. İnsanların hatipler haline geldiklerini gördüm. İnsanların çok iyi organizatörler haline geldiklerini de gördüm. Fakat bir şey çok önemli ki, o da alçak gönüllüktür. Size başta söyledim ve tekrar söylemek isterim ki; insanlara cazip gelen şey sizin alçak gönüllüğünüzdür. Siz mütevazı bir kişi olmalısınız.

Kendinizin özel bir şey veya bir tür şey, söylemeliyim ki, siz kendinizin önem arz eden birisi olduğunuzu düşünmeyin. Bir kez kendinizin önemli olduğunu düşündüğünüzde, artık bütünün bir parçası değilsiniz! Eğer ellerimden birisi “Ben önemliyim” diye düşünmeye başlarsa, bu aptallıktır. Bir el nasıl önemli olabilir ki? Bütün ellere ihtiyaç var, her şeye ihtiyaç var, bacaklara ihtiyaç var. Bir parça nasıl bu kadar önemli olabilir? Eğer Sahaja Yoga yolculuğunuzun her hangi bir yerinde bu şekilde düşünmeye başlarsanız, o zaman söylemek zorundayım ki siz Sahajavastha içinde değilsiniz. Yani Benim tüm çabam, sizleri kendiniz ile mutlak olarak bir olacağınız, etrafınızdaki insanlarla, kendi ülkenizdekilerle ve diğer ülkelerdekilerle, her yer ile bütün atmosfer ile bir olacağınız Sahaja’nın güzel alanı içine almaktır. Her yerde, bütün atmosfer, söyledikleri gibi bütün Brahmand (evren) sizin parçanız olur ve siz ondan ayrı değilsinizdir. O zaman bu yankılanır. Siz buna “Naad” (ses) diyebilirsiniz. Varlığınızın, yaşamınızın yankıları kolayca görülür, materyal veya başka tür bir gelişme içinde değil ama en yüksek alan olan spritüel alan içinde görülür. Her yerde, her ülkede, bu kalitede olan insanlar oldu ve bugüne dek onlar hatırlandılar. Aynı şekilde sizler de gerçeğe dair çok büyük bir bilgiyi yaşamınızda, yaratıcılığınızda veya çalışmanızda temsil edeceksiniz. Her şekilde bunu yapabilirsiniz. Tek şey şu ki, şimdi bizler kaç kişiye aydınlanma vereceğimize karar vermeliyiz. Aydınlanma için ne yapabiliriz? Ne yapmalıyız? Tek şey bu, eğer siz tüm özgürlüğünüzle buna devam ederseniz, şaşıracaksınız ki, bu büyük bir dağa tırmanmak gibidir. Ama zirveye ulaştığınız zaman, her şeyi çok net görebilir ve zirvede olmanızın getirdiği tatminini hissedersiniz. Bazılarınızın bu tırmanma kısmını yapması gerekir. Bu tamam, problem yok. Bunu yapabilirsiniz. Kendinize saygı duymak zorundasınız, kendinizi sevmelisiniz ve şunu anlamalısınız, siz dağın zirvesine ulaşmalısınız ve dağın zirvesine bir kez ulaştığınızda, orada olduğunuzu bilirsiniz. Ve o zamanda bütün sevginizi, şefkatinizi yağdırmaya başlarsınız ve her şey dağdan aşağıya doğru akar.

Eğer yaşam sizin için bu ise, en yüce yaşam şekli budur. Diğer tüm insanları, politikacıları, büyük oldukları farz edilen diğer tüm insanları unutun. Unutun onları! Siz onlardan çok daha yüksektesiniz çünkü sizler çok tatmin edici ve aynı zamanda mutlak huzur veren Sahaja stil yaşamınızla, zaten şekil verilmiş bir elmas gibisiniz. Bu size neşe verir, bu size huzur verir, bu size güç verir, bu size kabiliyet verir, bu size aydınlanmış Sahasraranızın bin taç yaprağı gibi, sayamayacağınız kadar çok sayıda şey verir. Bununla hepinizin nelere sahip olabileceğinizi Tanrı bilir. İçinde olduğunuz bin taç yaprak öyle muhteşem bir bölgedir ki. İnsanlar buradan bilime dair tüm bilgiyi elde ettiler, tüm büyük keşiflere dair bilgiyi buradan elde ettiler.

Yani işte bu, kişinin kendisine olan saygısının farkına varmasıdır. Kendine saygı, kendini beğenmekten farklıdır. Kendinize saygı göstermelisiniz. Bununla beraber alçak gönüllü olursunuz. Sizler çok sevecen olacaksınız çünkü sevmeye muktedirsiniz ve bu sizde zorla olan bir şey değildir. Bulutların okyanustan yükselmesi ve yağmuru yağdırması gibi, tüm bu şeylerde hem fikirim ama bunlar kendileri yaşam döngüsü içindedirler. Onlar bunun bilincinde değildirler. Onlar kendilerinin büyük bir şey yaptıklarını düşünmezler çünkü kendileri döngünün içindedirler. Sizler ise döngünün dışındasınız ve hala kendini beğenmişlik hissetmeksizin bu işi yapıyorsunuz. Yapıyorsunuz çünkü bunu yapmalısınız.

Diğer döngü; yani doğal döngü değil de farkındalığın diğer döngüsü, sizin ne yaptığınızın farkında olduğunuz döngüdür. Aynı anda çok alçakgönüllüsünüzdür, çok sevecensinizdir, çok müşfiksinizdir. Bağırmazsınız, kimseye vurmazsınız. Hiç kimseye, onu incitecek bir şey söylemezsiniz ve en zor kişileri idare edebilirsiniz. Eğer bir kişi tuhaf davranmaya çalışıyorsa, her zaman Kundaliniyi yükseltebilir ve ondan memnun olursunuz. Eğer gizlice Kundaliniyi yükseltirseniz, diğer kişi bitmiştir, eğer yükseltemezseniz, o zaman da unutun gitsin! Unutun onu, o zor bir insan, belki de o bir taştır. Ne yapabilirsiniz ki? Sevginin, asaletin ve bu kalitelerin akmasını sağlayamazsın. Taş kalpli bir insanda bu mümkün değildir, unutun onu. Bu sizin işiniz değil. Bu hiç bir şekilde sizin işiniz değildir. Şunu rica edeceğim, her şeyden önce siz, kendinizin ne kadar alçak gönüllü olduğunuzu görmelisiniz. Çok mütevazı olmalısınız ve bu sizin süsünüzdür, bu sizin güzelliğinizdir. Yani sizler herhangi bir şehvet ve açgözlülük içermeyen, saf olan sevginize sahipsiniz. Başkalarını, sadece seversiniz çünkü sizler sevgi içindesiniz ve sonra ikinci bir şey olarak, sizler huzurla kutsandınız. Kesinlikle kendinizle barışıksınız ve şaşıracaksınız ki, bu huzurla birlikte, size bilgelik gelecektir. Sizlere bilge adam, bilge kadın olarak saygı duyulacaktır çünkü sizler kendi içinizde huzurlusunuz. Sadece huzur içinde gerçeği keşfedebilirsiniz, istediğiniz her çözümü keşfedebilirsiniz. Çok bilge ve mantıklı bir kişi olursunuz – diğerlerine nazaran çarpıcı bir şekilde. ¬Sıradan insanlar gibi değilsiniz. O zaman neşeye sahipsiniz. Neşe kelimelerle tarif edilemeyen bir şeydir ama yine de Benim sizlere pek çok kez anlattığım gibi, neşe hala benzer şekildedir. Bu mutluluk veya mutsuzluk değildir. Bu sadece neşedir. Siz sadece neşe duyarsınız. Her şeyden neşe duyarsınız, her topluluktan, her olaydan, her olaydan, sahneden,  yaşamınızda olan her şeyden neşe duyarsınız. Nasıl neşe duyacağınızı bilirsiniz. Bakın, sadece neşe büyük bir kapasiteye sahiptir.

Bir keresinde damadım ve kızımla birlikte bazı tarihi yerleri görmeye gittiğimizi ve çok fazla tırmanmak zorunda kaldığımızı hatırlıyorum. Üç saat kadar tırmandık. Doğal olarak hepimiz yorulduk ve orada mermerden yapılmış küçük bir dinlenme yeri vardı. “Haydi, burada uzanalım” dedik. Uzandığımızda onlar isteksizce, “neden buraya geldik gibi bir sürü şey, onu bunu söylediler. Sonra aniden bir neşe noktası ortaya çıktı. Ben aniden fil oymalarını gördüm. Bunun üzerine onlara, “Şu filleri görebiliyor musunuz? Her birinin kuyruğu farklı farklı şekillerde yapılmış“ dedim. Onlar da Bana, “Anne siz nasıl fillerin kuyruklarını görebiliyorsunuz? Çok yorgunuz biz!” dediler. Ben de onlara, “Siz bakın, sadece görün” dedim. “Çünkü aklınızı saçmalıklardan uzaklaştıran şey, neşedir.” Siz sadece bunların hepsi saçmalık dersiniz, sadece aklınızı uzaklaştırın. Neşe duymanızın yolu budur ve aklınızın neşe veren şeye gidecektir.

Farz edelim ki, kesinlikle sıkıcı bir kişi var. O zaman ne olur? Siz sadece bunun arkasındaki mizahı görürsünüz, birisi nasıl sizin canınızı sıkar? (Shri Mataji güler) işte sizin bundan öğrendiğiniz şey, asla hiç kimsenin canını sıkmamanızdır. (Herkes güler) Yani bu neşenin, her şeyin içinde bulunan neşenin özünü sizlere öğreten bir özelliği vardır. Eğer o kötü bir film ise, yine de bundan neşe duyarsınız çünkü filmin ne kadar kötü olduğunu görürsünüz. . Varsayalım ki, elbette o eğer iyi bir film ise, o zaman siz onları her zaman görebilirsiniz ama siz onu nasıl eleştireceğini bilen bir akılla gitmezsiniz. Bu eleştirme işi saklınızın dışına gider. Yani ne olur, aklınız aynı şeyin içinde, derhal anlamsız olandan ilginç olan bir şeylere kayar. Yani siz eleştirmezsiniz ve bu konuda kötü hissetmezsiniz. Bazen şu da olur, insanlar sizin böyle insanları nasıl tolere ettiğinizi görerek şaşırırlar. Ben tolere etmem. Kişi ne yapıyorsa yapsın, Ben buna hiç dikkat etmem. Eğer siz bu tabiatta iseniz, siz buna bir durum diyebilirsiniz, onun için Kabira`nın “Jab Mast hue phir kya Bolen”, yani neşe konumuna girdiğim zaman, neden bir şeyler söyleyeyim ki, dediği tamamen ‘Turya’ konumunda olursunuz. Bu sizin anlamanız ve saygı göstermeniz gereken bir davranış şekli gibidir. Bu sizin içinizdedir ve siz buna saygı gösterin. Bunu başkaları ile karşılaştırmayın. Başkaları sizin seviyenizde değiller. Yani sizler farklı bir seviyedesiniz ve sadece neşe duymaya çalışın. Asla sizin daha büyük veya daha yüce olduğunuz hissine kapılmayın. Hayır, asla böyle hissetmeyin. Hissetmeniz gereken şey, sizin “ben bunu sevmem, bu iyi değil”   şeklinde eleştirmeye devam ettiğiniz, bütün bu komik fikirlere ve komik yaşam tarzlarına kapılmadığınıza dair şükretmenizdir. Bundan hoşlanmıyorum, bundan hoşlanmıyorum” Siz kimsiniz? Siz kendinizi bilmiyorsunuz. Ben bundan hoşlanmıyorum dediğiniz zaman, siz kendinizi bilmiyorsunuz. Neyi sevmediğinizi nasıl biliyorsunuz? Orada burada olur da “ben bunu sevmem” dersiniz. Çok az şey bilen,  ama başkalarına karşı eleştirel olan zayıf insanlar gördüm. Nedenini bilmiyorum, neden böyle bu? Ama belki de kendilerinin hadsiz olduğunu düşünüyorlar ama çok yaygın olan bir şey bu. Eğer mutlak bilgiyi biliyorsanız, o zaman gerçekten mütevazı olursunuz. Kesinlikle mütevazı, tatlı, hassas ve müşfik.

Yani bugün, büyük bir gün, Benim için de böyle. Bu güzel günü görmek için bunca yıl boyunca hayatta kalacağımı bilmiyordum. Çünkü sonuçta, diğer standartlara kıyasla çok zor bir yaşamdı bu. Fakat Bana en çok neşe veren şey Sahaja Yogiler yaratmak ve onları dinlemek ve onlarla konuşmaktı. Onların çok tatlı, çok sevimli ve çok saygılı olmalarıdır! Bütün bunlar Bana çok yardımcı oldu ve bunun için sizlere teşekkür etmeliyim. Sizin desteğinizle, sizin yardımınızla, sizin anlayışınızla Ben buna erişebildim. Eğer buna tek başıma erişebilseydim, bunun için asla sizin bu yardımınızı istemezdim.

Fakat siz, sadece Benim Ellerim gibisiniz, sizler sadece Benim Gözlerim gibisiniz ve size çok ihtiyacım var çünkü siz olmadan Ben bunu yapamam. Bu kanallardan akıtmak gibidir. Kanallarınız olmadığı sürece, Adi Shakti olmanın veya herhangi bir şey olmanın ne yararı var? Bunu nasıl kanalize edersiniz? Eğer elektriksel bir hareket varsa, onun kanallara ihtiyacı vardır. Aksi halde bu statik (durağan) bir şeydir. Aynı şekilde, Ben her zaman daha ve daha fazla kanala ihtiyacım olduğunu hissettim. Ve bu çalışmaya başladığı zaman Ben gerçekten de, çok çok yüce bir ruh hali içindeydim. Aynı şekilde, her zaman, daha fazla kanala ihtiyacım olduğunu hissettim ve işe yaradığı zaman, gerçekten, gerçekten çok büyük bir Ruh içindeydim. Dolayısıyla, Ben gelmiş olan bu gün için size tekrar çok teşekkür ederim ve şimdi üstlendiğiniz daha fazla sorumluluk için sizi bütün kalbimle kutsuyorum.

Siz bir Sahaja Yogisiniz, yani başkalarına aydınlanma vermek gibi bir sorumluluğunuzda var. Bunu kendinize saklamayın! Bu diğerlerine verilmelidir ve siz açıklayabilirsiniz, siz onlarla konuşabilirsiniz, onları gerçekten çok iyi anlayabilirsiniz. Onları anlamaya çalışın ve konuşun. Ve başkalarına aydınlanma vermek zorundasınız, aksi takdirde tam hissetmeyeceksiniz. Kendinizi tam hissetmek için, bunu yapmalısınız.

Tanrı sizi kutsasın!