Navaratri Puja 2001

Loutraki, Sportcamp (Greece)

2001-10-21 Navaratri Puja Talk: Overcome Hatred With Love, Loutraki, Greece, DP-RAW, 50' Download subtitles: CS,EN,ES,FI,FR,HU,NL,PL,PT,TRView subtitles:
Download video (standard quality): Download video (full quality): View and download on Vimeo: View on Youku: Listen on Soundcloud: Transcribe/Translate oTranscribe


Navaratri Puja. Loutraki-Delphi (Yunanistan), 21 Ekim 2001.

Bugün Devi Puja yapmak için burada toplandık. Bu Puja pek çok kere gerçekleştirildi ve Devalar tarafından Devi’nin, onları şeytani insanların zulmünden kurtarmasını istenmişti. Bugün Ben aynı şekilde hissediyorum, bizler tuhaf bir konumun kıskacı içindeyiz; sanırım asla yapmamaları gereken bir şeyleri yapmaya çalışan ve kendileri şeytan olan insanlar var. Onlar tarafından hipnotize edilmiş insanlar da var. Ama onlar her şeyin bir doruk noktası olduğunu bilmiyorlar. Ve tüm iyi insanların, özellikle de Sahaja Yogilerin, Mahishasura gibi tüm bu korkunç kişilerin yok edilmesi için tüm akıllarını ortaya koymaları gereken bu nokta gelinmiştir.

O günlerde bu çok kolaydı çünkü şeytanlar dünyaya şeytan olarak gelirlerdi. Siz onların şeytan olduklarını görebilirdiniz ve tüm davranışları da onların şeytan olduklarını doğrulardı. Neden bunu yaptılar? Neden zalimdiler? Çünkü, sözüm ona ‘insan’ olanlar, insan değiller- bu kişiler tabiatları itibari ile şeytaniler ve insanları, iyi insanları yok edebilecekleri bir şeyler yapmak istiyorlar. Onların yok edilme vaktinin geldiği çok açık.

Hiç bir şekilde Ben İslam’a karşı olamam veya asla Muhammed Saabı eleştiremem. O Tanrısaldı, buna şüphe yok ve Tanrısal işi yapmaya çalıştı ama bu Tanrısal işten, bu şeytani insanları kabul eden bu aptal insanlar türediler. İslam’da 74 grup olduğunu bilmek sizi şaşırtacaktır! Onlar “biz tek dini takip ediyoruz” diyorlar – ama etmiyorlar. Bundan ayrı olarak onların bazıları gerçekten kötü insanlar ve kendilerini Devbandhiler olarak adlandırıyorlar çünkü burası Hindistan’da bir yer ve onlara Vahabiler de denir.

Ben onları uzun zamandan beri tanıyorum çünkü evimizin halkı içinde, babamın evindeki insanlar içinde, aşçı, şoför veya diğer hizmetçiler olarak çalışan bir çok Müslüman vardı. Ve bu Vahabiler çok ilginç insanlardı,çünkü onlar Muhammed Saab’a bile inanmazlar. Dolayısıyla onlara Muhammed Saab böyle böyle bir şey demiştir derseniz, onlar size “hayır, biz Muhammed Saab’a inanmıyoruz” derler. “Öyleyse kime inanıyorsunuz?” “Biz Allah’a inanıyoruz” “Allah’la karşılaştınız mı? Onu gördünüz mü ki Ona inanıyorsunuz?” ama onların tüm davranışlarında doğuştan sahip oldukları bir zalimlik var, çok zalimler ve babam onları ne zaman görse çıkıp gitmelerini söylerdi. Çünkü onlar sürekli olarak başkalarına karşı muamele etmeye alışık oldukları fesat uygulamalar yaparlardı.

Bu konuma geleceğini asla düşünmemiştim. Ve çoğunlukla onlar Afganistan’dandılar, düşünebiliyor musunuz, çoğunlukla. Elbette ki onlar diğer Afganlılara da eziyet ettiler ve gittikleri her yerde çok zalim olabilme gibi bir özelliğe sahip olmuşlardı. Tüm Afganlar değil, hayır, hiç değil ama bazıları. Ve onlar Afganistan’dan Hindistan’a geldiler ve bizde değişik tipte Afganlar var. İçlerinden bazıları çok sevecen, nazik, yardımsever, çok hoş insanlardı. Ve bazıları da çok zalimdi. Önceleri biz bunun ne olduğunu anlamadık. Ama babam bir alim ve İslam alimi olduğu için bize, “Bunlar İslami değiller. Kendilerine Vahabi diyorlar ama onlar İslam değiller” diye anlatmıştı. Bunu çok net bir şekilde şimdi görebiliyorum.

Bu, diğer dinlerdekiler veya başka gruplardakiler kötü insanlar değiller demek değildir ama bu Vahabiler gizlice değişik gruplarda çalışıyorlar. Çok fazla değiller. Ama babamın Bana söylemiş olduğu şey şu, “bir gün onlar çok patlayıcı hale gelecekler ve onlar bütün dünyayı tamamen mahvetmeyi deneyebilirler.” Başta anlayamadım çünkü her şeyden önce onlar sadece insan gibi görünüyorlardı ama babam derdi ki, o Bana anlattı “Onlar tamamen kamufle oldular ve bir kere zalimliklerine başladılar mı ne yapacağınızı bilemeyeceksiniz.”

Ülkemizde Ahmet Şah Abdali adında bir istilacımız (Müslüman bir istilacı) oldu. Çok, çok zalim bir adamdı, çok zalim ve Müslümanları bile öldürürdü çünkü onun fikri, sizin Muhammed Saab’a ibadet etmemeniz gerektiği idi çünkü Muhammed Saab “Ben Divine değilim” demişti. Aptal insanlardan korunmak için Bende aynısını söylüyorum. Yıllar boyunca Ben, “Ben Divine değilim” derdim ama onlar Benim vibrasyonlarımı ve tüm bunları hissettikleri zaman inandılar. Ama Muhammed Saab’a inananlar, bu insanlar tarafından asla anlaşılmadılar. Çok, çok zalimler ve çünkü onlar Muhammed Saab’a bile inanmadılar, onlarla hiçbir nokta üzerine tartışamazsınız; Kuran’da ne yazıldığı hakkında onlarla tartışamazsınız çünkü Kuran’a inanmıyorlar, siz Muhammed Saab’a inanmazsınız, siz Allah’a inanırsınız. Tanrı bilir nereyle bağlantıları var!

Ama yavaş yavaş, şaşırtıcıdır ama onlar hipnotize edebiliyorlar – bizde guru olarak gelen korkunç gurularımız olması gibi ve onlar büyülüyorlar. Onları gördünüz, insanlar büyüleniyorlar. Pek çoğu açığa çıktı ve pek çoğuda açığa çıkacak. Ama genelde, onlar paraya ilgi duyan, bir şekilde, din adına bir sürü para kazanan insanlardı. Ama o zamanlar insanlar onların zalim metodlarını ve zalimliklerini görmediler.

Bu zalimlik büyümeye başladı ve biliyorsunuz biz Nizameddin Aulia’da bulunduk. Bu yerde sadece Ben bir Medrese olduğunu keşfettim – ‘Medrese’ okul demektir. O okula küçük çocukları kabul ederler. Ve bu öylesini iyi planlanmış ki, Tanrı bilmez, demek istiyorum ki, sadece Delhi de 120 Medrese olduğunu Ben söyleyemem. Şimdi, orada neler öğrettiklerini, ne ile büyülediklerini, bunu nasıl yaptıklarını kimse bilmez. Öyle oldu ki, bir keresinde o yere, Nizameddin’e gittim ve orada şarkı söyleyen insanlarla karşılaştım. Onlarda sevgi için gerçek bir duygu olduğunu gördüm. Benim sevgimi hissettiler, çok fazla, hepsi ve onlar Sahaja Yoga’ya gelmeye başladılar ama Ben bu yerde bir Medrese olduğunu bilmiyordum. Onlara “neden bu, işte vibrasyonlar, Nizamudhin bir aulia (aziz) idi. Ve bu yerde nasıl iyi vibrasyonlar olmaz?” Arasında Ben çok kötü vibrasyonlar alıyordum. Bunun üzerine Bana “Anne, bir Medrese var burada” dediler.

Şimdi, kötülüğe bakın , nasıl çalışıyor. Normalde, kötülük bunun gibi çalışır, gider ve gruplar oluşturup, savaşlar meydana getirir ve insanları öldürür. Onlar az sayıdaki insan ama dinleri gibi onlarda da zalimlik var. Ne şekilde yaşadılarsa, onlar zalim olmak istediler. Bu medreselerde sadece nasıl zalim olunacağını, nasıl nefret edileceğini öğreten adamları var. Böylece ‘nefret üzerine eğitim’ başladı. Ve bu Medreseler aracılığı ile nefret eğitimi tüm dünyada çok sıkı bir şekilde örüldü.

Şimdi, bildiğiniz gibi, Pakistan ve Hindistan sürekli savaşıyordu ama bu kez Pakistanlılar şunu anladılar ki, “eğer Hindistan’la bu şekilde savaşırsak biz terörist olarak anılacağız.” Bu nedenle “hayır, ülkemizde terörizm olmayacak” dediler. Ama onlar aptal olan kişiler – bu yeni adam (Başkan Müşerref) – yaklaşık 65 alimi, büyükelçileri, nasıl zalim olunur diye bu medreselerde eğitim almak üzere Afganistan’a yolladı, düşünebiliyor musunuz? Nefreti öğretmek için! Tabii ki böyle olmayan pek çok Müslüman var ama eğer Muhammed Saab’a saygı duymazsanız ve sizin bir Müslüman olduğunuz varsayılırsa, sizden ne ortaya çıkar?

Bu şekilde tüm bu yanlış fikirler büyüdüler ve İslam pek çok gruba bölündü. Tamam, ama bütün insanlığa karşı olan böyle bir gruba sahip olmak en tehlikeli plandı. Kaç Müslümanın bundan haberi olduğunu da bilmiyorum. Bu Medrese şeyini dünyanın her yerine yaydılar ve bu kurumlardan yetişen insanlar çok, çok zalim kişiler haline geldiler. İlk zalimlik kadınlara yönelikti. Kadınları öylesine bir aşağılama ile muamele ettiler ki ve onlara kesinlikle hiçbir şekilde saygı gösterilmedi. Bu bile onları kontrol eden hiç kimse olmadığını gösterir. Bu Kuran’da yazılı değildir, bunu Muhammed Saab tarafından tarif edilmedi. O “Tanrı merhametlidir; O huzur verendir” der. O ne yaptıysa kesinlikle Tanrısaldı, şüphesiz. Ama bu insanların bazıları, onların şeytani güçleri elde ediş şekilleri, insanlar İslam’ı yanlış anlamaya başladılar.

İslam ‘teslimiyet’ demektir. Teslim olmuş olanlar sizlersiniz. Teslimiyet şehvetlerini, hırslarını tüm bu düşmalarını terk etmiş olan ve normal insanların ötesinde olan demektir. Başka bir şey de, Muhammed Saab’ın “Diriliş zamanı elleriniz konuşacak” dediğini fark etmek ilginçtir. Bunu O açıkça söyledi. Doğal olarak, tamamen şiirsel bir dille yazılmış olduğu için, eğer yapmak isterlerse onu saptırabilirler, insanlar bunu yapabilirler. Ama Muhammed Saab asla, asla diyemezdi… (kısa bir duraklama)…

Bu modern zamanlarda, insanların böylesi deforme olmuş / hilekarca fikirleri kabul etmesi çok şok edici . Ama bunun için, bunun sebebi şu ki, insanlar aynı zamanda onlar için bir direnç geliştirdiler. Yahudiler – onlar için bir direnç geliştirdiler. Bundan nefret sorumludur ve iki taraf arasındaki bu nefret, artık söylemeliyim ki, iki değişik … (kısa bir duraklama) … bu son derece aşikar.

Şimdi, Sahaja Yoga’da, sizler mutlak masumiyete, basitçe birlikte varoluşa inanıyorsunuz. Ve bu insanlar, kesinlikle farklı insan toplulukları olduğuna inanırlar. (kısa bir duraklama) Şimdi, sizin göreviniz ne? Bizim ne yapmamız gerekiyor? Her şeyden önce, bizler iç gözlem yapmalıyız. Diyelim bir Hindu’sunuz, doğuştan, siz oturmalı ve Müslüman olduğu için herhangi bir kişiden, nefret edip etmediğinizi bulmalısınız. Nefret edemezsiniz! Bir kişi Müslüman olduğu için ondan nefret edemezsiniz. Çünkü siz bir Müslümansanız, çünkü siz teslim olmuşsunuz, bu yüzden de, herhangi biri kişiden nasıl nefret edebilirsiniz ki? Eğer teslim olmuşsanız, siz Divine`a teslim oldunuz ve o zaman siz nasıl Divine`a karşı olabilirsiniz? Bu yüzden bu yanlış yönlendiren düşünceler ve fikirler terk edilmelidir. Diyelim ki bir Hindu’sunuz – o zaman hiç kimseden nefret etmekle bir işiniz yok! Bu kesindir. Hindu kelimesi de, Sindhu Nehrinden gelir, çünkü Büyük İskender ‘Sindhu’ diyemedi, bu yüzden ‘Hindu’ dedi. Ve bu noktada Hindistan’da pek çok kişi bu korkunç nefreti inşa etti. Ama zalimlik onların teması değildi. Kurtaran nokta budur. Bu onların insanlara işkence etmek istememeleridir.

Dolayısıyla bu eziyet etme veya insanlardan nefret etme yeteneği başka kaynaklardan geliyor. Ve kaynak, sizin de açıkça görebileceğiniz gibi, onların açıkça nefret etmesidir. Nefret etmek çok kötü bir kalitedir. En tehlikeli şeylerden biri nefret etmektir. Ve bu yüzden hepiniz bilmelisiniz ki … (kısa bir duraklama) … tamam. Şimdi bizler bir … (uzun bir duraklama)…

Benim için, sizler sevginin ne kadar baskın, güzel bir duygu olduğunu bildiğiniz zaman, bizler insanız, bizler başkalarından nefret ederiz diye düşünmek çok acı vericidir ama neden o zaman sizler nefret etmeyi kabul ettiniz? Çünkü insanlar sizi etkilediler, size yalanlar söylediler, işte bu yüzden nefret ediyorsunuz. Ne başarı! Önce bir insan olmak ve sonra nefret dolu bir kişi olmak! Sıradaki ne olacak, bilmiyorum!

O günlerde Tanrıça için öldürmek doğruydu. Tanrıça bu tür insanların hepsini öldürürdü… (uzun bir duraklama)… , Çok üzücü bir duygu bu, Tanrı’nın insanoğlunu amipten bu mertebeye yaratmış olması ve şimdi bizler başkasından nasıl nefret edebiliriz – ve olmuş olan işte bu!

Şimdi, tabii ki Sahaj farklı. Sahajiler sevgiden nasıl neşe duyulduğunu biliyorlar. Onlar bunun seviyorlar. Bundan zevk alıyorlar. Bunun görebilirsiniz. Ve eğer bir şekilde, sizler bu nefreti ortadan kaldırmayı becerebilirseniz – bir şekilde, bir şekilde – sizin kendi arzu gücünüzle – insanoğluna anlatılmış olan her şeyi inkar ederek ve başkaldırarak, eminim … (uzun bir duraklama) … Bu çok zor bir dünya, dünyaya gelmiş olan bu insanlar her tür eğitimden geçerek, şartları düzeltmek istediler ve ilişkiler, arkadaşlıklar nefretin derinliklerine düştüler. … (uzun bir duraklama) …

Kalbim sadece göz yaşı döküyor. İnsanların birbirinden nefret ettiklerini görmek zorunda olduğum nasıl bir zamanda bu dünyaya geldim. Onlar sevgiden ve nefretten konuşurlar. Bu çok ciddi bir şey, sizler ki çocuklarısınız …(kısa bir duraklama) … onların sonu böyle gelecek … (uzun bir duraklama) … demek istediğim, anlatırsam şoke olacağınız deneyimlerim oldu. İnsanlar kötü mizacın derinliklerine nasıl düştüler.

Kendimiz hakkında anlayışa sahip olmak, bu sahip olduğumuz bir anlayıştır: Kimseden nefret ediyor muyuz? Sahip olmamamız gereken fikirler ediniyor muyuz veya böyle şeyler yapıyormuyuz? … (kısa bir duraklama) … içinizde böyle şeyler var mı? Sadece bulun! Başka insanlardan nefret ediyor musunuz?

İnsan aklı için, bu fikirler tamamen kokuşmuştur. Tamamen hayvanların iç güdüleri gibi olan fikirler insanoğlu için kesinlikle iyi değil ama olmakta olan budur ve ilerlemektedir … (kısa bir duraklama) … Eğer fakirseniz, tamam, ama nefret ederek zengin olmazsınız, hayır. Eğer herhangi bir zorluk içindeyseniz o zaman sizin göreviniz bu zorlukları ortadan kaldırmaktır, onlar üstünden başarı elde etmek değil. Tüm bunlar sona ermeli. Ne yapmakta olduğumuzun bizi hiç rahatsız etmemesi çok şaşırtıcı. Evet, doğru bir anlayış duyusuna sahip olmalıyız: nereye gidiyoruz? Eğer birisi ile ilgili yanlış anlamaya sahipsek, en iyisi ondan kurtulun, tamamen. Sizi rahatsız etmek istiyorlar, tamam. Ama o kişi için kötü bir anlayışa sahip olmayın. Tüm bu şeyleri, ne kadar çirkin ve ne kadar garip olduklarını, kişiliklerimizi nasıl yıktıklarını asla görmüyor olmamız çok şaşırtıcı.

Siz bazı insanları belki düzeltebilirsiniz … (uzun bir duraklama) … Sahaja Yogiler olarak tüm faaliyetlerimizin bu kadar önemli olduğunu hiç fark etmemiştim. O kadar çok zaman harcamalıyız ki. Anlamsız, havai şeyler canınızı sıkmamalı ama içimizdeki veya dışımızdaki bazı ciddi şeylerden kurtulmalıyız. Eğer size sorarsam “kaç kişiden nefret ediyorsunuz?” siz “20 kişi” diyebilirsiniz ve … (uzun bir duraklama) … görüyorsunuz, tüm bunlardaki bütün atmosfer Beni öylesine bir pişmanlıkla dolduruyor ki, hiç bilmiyorum, Sahaja Yogiler, biz ne yapacağız. Onların planları ne? Lütfen kendi içinize bakar mısınız ve ne tür bir yapıcı iş yaptığımızı ve eskiden ne tür yıkıcı işler yapmıştık düşünür müsünüz.

Bunun anlamak için büyük bir şoka ihtiyacınız var.

Programlarımızın ve Pujalarımızın ve tüm bu şeylerin yapma şeklimizi beğeniyorum ama Benim içsel varlığıma sorarsanız, biliyorum o çok, çok mutsuz, çok hasta. Bu zamanda, Sahaja Yogiler olarak ne yapmanız gerekiyor … (kısa bir duraklama) …Sahaja Yogiler olarak minimumun minimum olarak, tüm dikkatinizi koymalısınız. Ve sonra herkese anlatmalısınız … (kısa bir duraklama) … Bakın, Sahaja Yoga’daki sıkıntı şu ki, hepiniz kendinizden neşe duymaya başlıyorsunuz ve sonra da etrafınızda olanları görmüyorsunuz.

Şimdi, size söylemek zorundayım, Ben şimdi efsane ile … arasındaki savaşın ortasındayım … (kısa bir duraklama) … bu bir bölge mi, bu bir – ne söylemeliyim bilmiyorum – içimizde hala pusuya yatmış bir çeşit zayıflık var, bizler kendi zayıflıklarımızla savaşmaya çalışmıyoruz … (kısa bir duraklama) … Ben şimdi hepinizden kendiniz üzerine meditasyon yapmanızı ve kendiniz için neyin yanlış olduğunu görmenizi istiyorum … (kısa bir duraklama) …

Bu büyük bir şok ve bu şoku azaltmak için Sahaja Yogiler ne yapabilirler? İnsan hayatının bu korkunç yollarını tahrip etmek için neyi çalıştırmalılar? Bu Sevginin Gücü ile mümkün – bunu yapabilirsiniz. Ama bu gücü kalplerimizde geliştirmeliyiz. Bunu düşünün. Bu hepimiz için büyük bir ders, kendimizi görmek için – bizler tamam mıyız? Veya başkalarından nefret etmeye devam mı ediyoruz? Aklımızın fonksiyonu nedir, nefret etmek mi, sevmek mi? Ve bu sevgi, eğer bu sizi aydınlatırsa, inanamayacaksınız, Benim için öyle büyük bir güç haline geleceksiniz ki! Bütün her şeyle tek başına savaşamam. Benim kendi sevgilerini gerçekten geliştirmiş insanlara sahip olmam gerek, başka bir şeye değil. Bu hepimiz için, dünyadaki tüm Sahaja Yogiler için, başa çıkılması gereken meselelerden birisidir. Bu sadece inananlar ve inanmayanlar arasındaki savaş değil, bu sadece Sahaja Yogiler ve Sahaja Yogi olmayanlar arasındaki bir savaş değildir, ama bu hepimizin bir olduğu bir savaştır ve bizler bununla savaşacağız. Her bir aşamada bizler çok daha fazla süptil olmalıyız.

Bugün bu noktayı görmek çok, çok önemlidir – bizlerde çalışmakta olan bu kötü şeyin parçası mıyız? Yoksa ondan bağımsızmıyız ve savaşmaya hazırlandık mı? Bu büyük bir savaş ve umarım kati bir savaştır! Bundan sonra artık insanlara karşı zalimlikler, başka savaşlar olmayacak çünkü bu rakshasalar ile kendimiz arasındaki bir savaştır. Bu ‘sıradan’ değildir. Ve bu açıklanmalı, aynı zamanda kötü güçleri destekleyenlere de açıklanmalıdır. Tek şey, ‘Anne, biz kimin karşı olduğunu, kimin karşı olmadığını nasıl bileceğiz?’ diyebilirsiniz. Sizler bilgilisiniz; Sahaja Yogilersiniz, kimin yanlış tarafta olduğunu biliyorsunuz. Sahaja Yogilerin kurtarabileceğini, sizlerin onları bilginin ve sevginin doğru yoluna getirebileceğinizi biliyorum. Ama – devam etmekte olan kötünün propagandasına çok dikkat edin.

Ben uzlaştırılması gereken kalplerinizin en derin yerine dokunmak istiyorum. … (kısa bir duraklama) …

Eminim ki beklemekte olan tehlikenin büyüklüğünü hepiniz anlayacaksınız. Belki de kalan hiçbir insanolmayacak, belki kalan hiçbir çocuk olmayacak. Çünkü eğer böyle bir şey çalışıyorsa, bu çok zor, çok zor … (uzun bir duraklama) … tüm varlığım sallantıda, sarsılıyor. Hepiniz hayatın her kuytu yerine ve köşesine bakmalısınız: Bu konuşma nereye gidiyor? Zalimlikten bahseden insanlar neredeler? Ne oluyor? … (uzun bir duraklama) … Ben her ne düşünüyorsam … (kısa bir duraklama) … bu bir değil, iki değil, bu hepimiz. … (uzun bir duraklama) …

Benim sahip olduğum savaş çok ciddi bir tabiatta, şüphesiz. Ama hepiniz kolektif olarak savaşabilirseniz, ne kadar başarabiliriz! … (uzun bir duraklama) … Benim tüm çabalarım, anlayışım, güçlerim, her şey artık sizin ellerinizde ve hazırlanmanız gereken şey budur. Sadece bir şeyler okuyarak veya bunun hakkında konuşarak değil, sizler kendi içinizde sevginin gücünü oluşturmalısınıız.

Eminim ki Sahasrara’nın açılışıyla yapacaksınız ama sevginin gücüyle bir şeyler okumaya ve bir şeyler anlamaya çalışın. Bu çok derin bir konu ve bunun hakkında konuştuğunuz zaman, Ben yarı içindeyim yarı dışında. Ama sizlere söylemeliyim ki, hepiniz bunu geliştirin ve sadece bu (sevginin gücü) o ‘kötülük yapanlara’ karşı güçlü bir karşıtlık oluşturacaktır. … (kısa bir duraklama) …

Benim bütün kutsamalarım sizin üzerinizde ve Ben hepinizin bireysel olarak bunu başarmasını istiyorum. Kaç kişiyi sevdiğinizi, kaç kişiyi … (kısa bir duraklama) … bunu bulmalısınız.

Umarım sizler, Benim ne istediğimi anladınız. … (kısa bir duraklama) …

Yeni bir nesil geliyor … (uzun bir duraklama) …

Hepiniz, hepiniz Benim kalbimdesiniz ve Ben sizleri çok seviyorum ve Ben sizlerin Benimle birlikte savaşacak askerler olarak gelmenizi istiyorum. Bana gruplar oluşturan bazı insanlar olduğu da söylendi – son derece negatif bir davranış! Bugün bizim ihtiyacımız olan şey mutlak birliktir. Dolayısıyla, gördüğünüz tüm bu tür kişilere kendilerine gelmelerini söyleyin! Onları Sahaja Yogi yapmaya gerek yok.

Eminim – bu gerçekten kalpten hissedilen bir şey – Benim arzum sizlerin gerçekten sevgi ve barış askerleri haline gelmenizdir. Çünkü sizler bunun için buradasınız, bunun için doğdunuz. Öyleyse kendinizden neşe duyun.

(Shri Mataji Namaste yapar)