Sevgi içimizdeki potansiyel güçtür, Delhi 2002

Jawaharlal Nehru Stadium, New Delhi (India)


Transcript PDF (Hindi Transcript, Hindi Translation from English)
Send Feedback
Share

Halka Açık Program, Yeni Delhi , (Hindistan), 24 Mart 2002

Sevgi içimizdeki potansiyel güçtür, Delhi 2002

Bugün burada toplanmış olan bütün gerçeği arayanlara saygılarımı sunuyorum.

Her yerde temelde eksik olan şey Sevgidir. Herkes onu sadece bir sözcük ya da bir ifade olarak kabul eder. Sevgi aslında içimizdeki potansiyel güçtür. Annelerimize baktığımız zaman Sevgiyi hisseder yada deneyimleriz. Anlatmaya çalıştığım şey şu ki, Sevgi kişinin içindeki Ruh aydınlanmasıdır. Ayrım yoktur. Hayvanlar veya insanlar arasında fark gözetmez veya ayrım yapmaz. Ben bazen hayvanların sevgiyi daha iyi anladığı hissederim. Aslında nefret unsuru insanoğlunda tamamen bitmelidir. Sevgi içimizdeki bir okyanustur ve onun dalgalarını içimizde buluruz. O aslında içimizdeki güçtür. Güçten söz ettiğim zaman, bu hemen yok edici bir konum (Pralaya) olarak algılanmaktadır ama gerçekte o bize iç huzuru verir. O içimizde gizlidir. İçimizde saklı durur. İçimizdeki Sevginin gücü bizi temizleyen, içimize mutluluk ve neşe getirendir. Eğer görürsek…

İçimizde ikamet etmekte olan alkol tüketimi veya kadınlar için para harcamak gibi zevkler ve ihtiraslar şeklinde, Rakshasa formundaki düşmanlarımız var. Bu para her zaman günahkar bir hayat tarzı için harcanır ama siz ara ara onu başkalarına vererek büyük bir neşe elde edebilirsiniz.

Sonra, Ben insanları güç ve mevki peşinde koşarken görüyorum. Neden güç ve mevki peşindeler? İnsanlar, beni herkes saygıyla selamlamalı diye hissediyor. Neden? İnsanların önce alçalmasına ve sonra da yaptıklarından pişman olmasına neden olan bu güçtür. Bir zamanlar ben güç sahibiyken insanlar peşimden ayrılmazdı ama şimdi onlar yanıma bile gelmek istemiyorlar hissine kapılırlar. Bir keresinde, birisine neden güç ve mevki sahibi olmak istiyorsun diye sordum. O, Bana insanlara iyilik yapmak istediğini söyledi ama bilirsiniz güçlerini ve mevkilerini kaybetmiş insanlar kimsenin umurunda değildir. İnsanlar ömürleri boyunca güç ve mevkiye (hırsına) gömülürler. Ne elde ederler? Nasıl seveceğini bilen bir kişi, gerçek tanımaya ulaşır.

O, hayat tarzının getirdiği bütün bu yetersizliklere, iniş ve çıkışlara tanık olur ve bunlar onu etkilemez. Üçüncüsü ise, bir hırsız gibi çalan, çırpan veyahut sahtekar olup sanki zeki biriymiş gibi davranan insandır. Bu eylemi neden yapıyorsunuz? Size kim saygı gösterecek? Esasında bunlar içimizdeki açgözlülüktür ve sizi kendinizden uzaklaştırır. Herkese sevgi gösteren bir kişi her zaman hatırlanır. Belki para vermemiştir ama o hatırlanır. O Kuran’dan veya İncil’den ayetlerle konuşmaz belki, ama nasıl sevgi verileceğini bilir. Öyleyse savaşı sürdürmek için ortaya atılmak neden? Her yerde “o para aldı, (Hint dilinde yemek kelimesi kullanılır) “o para yemişti” diye duyuyorum. Eğer durum buysa neden sadece “para” yemiyorsunuz? Bir keresinde birisini yolda giderken görmüştüm ve etraftaki diğer herkes yüzlerini kapatıp, adamla karşı karşıya gelmekten kaçınıyorlardı. Birine ne olduğunu sordum. Bana “Anne, bu adam yanlış işler yaparak bir sürü para yedi ve o pis kokuyor” dediler. “Bu yüzden eğer örtünerek kendimizi korumazsak, onun kötülüğü bize de bulaşır.”

Bir başka şey de elbise giymekle ilgili ihtiras. Moda yüzünden yanlış kıyafetler giymek. Açıklamalar yapmaya da başlıyorsunuz. Siz böyle modaya uyar, sonra da Hamunanji’nin de üzerinde kıyafet yoktu dersiniz! Ama neden insansınız, siz neden Hanuman olmak istiyorsunuz? Bir keresinde Shri Krishna, Shri Mahavira meditasyon yaparken Onun yanına geldi. Onun giysileri istedi ve Mahavira`da cömertliğinden dolayı bütün kıyafetlerini Ona verdi. Ama şimdi bakın, insanlar bugünlerde Mahavira’yı çıplak gösteren heykellerini yapıp dikiyorlar. Başlangıçta Adem ve Havva’nın da üzerinde giysileri yoktu. Daha sonra aldıkları meyveden yılan çıktı. Bu yılan Kundaliniydi. Aydınlanmalarını aldıklarında, bilgiye sahip oldular ve bundan sonra çıplaklıklarını kapamak için kendilerini örttüler. Neden bu kadar çok utanmazlık olduğunu anlamıyorum. İnsan nedir? Onlar neden bu kadar şaşırmışlar? İnsanın Lajja`ya (utanma) sahip olması gerekir. Bu aslında insanların içindeki Devi Tattwa’dır, özellikle de bayanların.

Bu içten gelen bir ifadedir. İki omuzunuzda iki çakranız var. Bir tanesi sol taraftaki “Shri Lalit Çakra” ve biri de sağ taraftaki bir Shri “Shri Shrichakra”. Özellikle hanımlar, sizler bu çakraların üzerini örtmeli ve açıkta bırakmamalısınız. Hangi korkunç hastalığı çekebileceğinizi söylemek istemiyorum. Ancak bununla birlikte bu bayanlarda çok hassasken ve onların omuzlarını kapatmaları zorunluyken, erkeklerde bu gerekli değildir.

[Daha sonra saflık üzerine konuşarak Shri Mataji şöyle dedi:]

Bir keresinde 10 yaşındaki bir kız çocuğu, bir başkasından duyduğu zaman, bir insanın neden intihar ettiğini sordu. Olayın aslında kızın masumiyetinde gerçekten nasıl bir etki yarattığını görüyor musunuz? İçimizdeki masumiyetten daha önemli bir şey yoktur. Böylesi bir masumiyet neden içimizde yok? Bizler karanlığın aklıyız. Cahiliz. Sizin topluma neşe verebileceğinizi ve mutluluk getirebileceğinizi nasıl beklersiniz? Şimdi, eğer boynunuza bir garland geçirip etrafta dolaşırsanız, insanların sizin büyük bir kişi olduğunuzu düşünmesini sağlarsınız.

Başkalarına ne olacak? Hayatın birincil amacı ….

Dolayısıyla bugün buraya geldiniz. Ayrıca bağlantınızı da kurmuş durumdasınız. Siz mutlu olun. Içinizden biri çıkıp diyebilir ki, “Anne ben bunu deneyimledim ama yine de mutluluğu veya iç huzurumu bulamadım” veya bu mesele için Anne, ben bunu elde ettim ama henüz evimde para kazanamadım” diyebilir. Bütün bunları bırakmalısınız… ve bağlantınızı kurmalısınız!..

[Ego hakkında konuşurken Shri Mataji birinden bahseder..]

Bir keresinde Bana gelip “Lütfen beni kurtar” diyen bir beyefendi vardı. Ben bu hastalıklı insanı hiç fark etmemiştim. Ego ile o korkunçtu. O zaman egonuzun gafını neden aklıyorsunuz? Ego ile aslında yanlış bir yolda girersiniz…

[Daha sonra SM başka bir hikaye aktarır…]

Bir zamanlar Ben şimdi vefat etmiş olan eski bir siyasetçi tanırdım. Ölümünden sonra cesedini taşımak için etrafında dört kişi bile yoktu. Hayatının son döneminde ona geri dönmeyen bir köpeği vardı. Neden bu olsun? Bu sadece onda bir ego problemi olduğu için. Kişi egosunu terk etmelidir.

İngilizce yapılan Konuşma

Şu ana kadar sevgi hakkında zaten çok konuştum. Bahsettiğim şey Hindistan’daki sevebilme kapasitesidir. Bütün olarak, onlar sizi severler. Bir kere evlerine gittiniz mi, sizi tüm misafirperverlikleri ile ağırlarlar. Hindistan’da özellikle fakir bir adamın evine gittiğinizde, size yine de süt ikram ederler. Özellikle, kültürüne hala bağlı olan geleneksel insanlar son derece sevecen olurlar! Bu 300 yıllık İngiliz yönetiminden sonra bizim hala ayakta kalmamızı sağlayan şeydir.

Yabancılar konusunda Shri Mataji Hintlilerin aslen insanları seven bir halk olduğunu söylüyor.

Eğer size “yabancı” dersem, bu yanlış bir şeyi kast etmiyor. Size değer verilir ve Hintliler sevgilerini ifade ederler. Güvende ve korumadasınız. Fakat bu ülkenin dışındaki bir yerde yabancı olduğunuz söylense belki de siz rahatsız olabilirsiniz veya yanlış bir şey ifade edilmiştir. Tabii geçmişte meydana gelen bir şeyler vardır. Ama onlara söylediğim gibi. Fotoğraf makinalarını ve diğer şeyleri çalan çocuklar vardı ama onlara bu kişilerin yabancı olduğunu söylediğimde çaldıklarını hemen geri getirdiler.

Sizlerde müşfik ve sevecen olmalısınız. Tüm bunlar yayılmalıdır. Zengin olmayan veya ihtiyacı olanlar için bizler öne çıkmalıyız. Avusturyalı bir hanım Bana, Anne biz bir yetimhane açıyoruz dediğinde son derece mutlu oldum. Yani Ben dedim ki, arazi için destek olmak üzere sana para vermeliyim. Ama o Bana, Anne biz halihazırda aynı şey için Sahaja Yogilerden ve dışarıdan da seksen lakhs topladık. Yani bu kişinin içinde sahip olması gereken sevgidir ve anlayıştır. Tüm dünya problemleri sevgi sayesinde çözülmüş olabilir. İşte siz bu yüzden aydınlanmanızı aldınız. Hepiniz sevgi okyanusuna düşeceksiniz.