Shri Ganesha Puja, Cabella 2002

Nirmal Temple, Cabella Ligure (Italy)


Feedback
Share

Shri Ganesha Puja. Cabella Ligure (Italya), 14 Eylül 2002.

Bugün  Shri Ganesha’ya ibadet etmek için burada toplandık. Shri Ganesha masumiyetin deitysidir. Bir çocuk olarak doğduğumuz zaman, görev yapan Shri Ganesha’dır. Bizler çok masumuz ve bu çok güçlü bir şeydir. Bu masumiyetle, meydana gelen bir çok şeye (kaza vb.) rağmen çocuklar hayatta kalırlar. Onları severiz, çünkü onlar masum. Onlardan neşe duyarız, çünkü masumlar.

Büyümeye başladığımız zaman Sahasraramız da kapanır ve içimize giren ve çıkmayan türlü komik şeyler geliştirmeye başlarız ve bunlar dışarıya çıkmazlar. O sadece oradadır, dışarı çıkmaz. Masumiyetin karakterimiz ve iffet hissimiz üzerinde büyük bir etkisi vardır. Aslında, masum olduğunuz zaman, iffetli olmamanın ne olduğunu, iffetsiz olmanın ne  olduğunu, kurnaz olmanın ne olduğunu bilmezsiniz. Masumsunuz ve Shri Ganesha’nın kendisi tarafından gözetilirsiniz. Masum birine zarar vermeye çalışan her hangi bir kimse (ye karşı), Shri Ganesha size bakar ve olayı idaresini ele alır. Bu dünya üzerinde masum olan bir çok insan – tabii ki sayıları çok az- ama şehvet ve açgözlülük gibi ve benzeri daha bir çoğundan, tüm dünyevi problemlerden bağımsız hale geldiler. Çünkü onlar çok saflar, hiçbir şey onları bozamaz ve kötülüğe sürükleyemez. Sahip olduğumuz öylesine büyük bir kutsama ki bu, masumiyet gerçekte içimizde yaratılmıştır ve (bizden) çok daha önce yaratılmıştır. Bütün masumiyet, herşey, yaratılmamızdan çok çok daha önce yaratılmıştır. Masum olmak, bizim için öyle büyük bir kalitedir ki.

Shri Ganesha’nın en büyük kalitesi neşedir. Size neşe verir, küçük çocuklarla beraberken olduğu gibi, henüz konuşamayabilirler bile ama  bize çok büyük neşe verirler. Bu neşe verme kalitesi Shri Ganesha’dan gelir. İnsanların, hatta Sahaja Yoga’ya geldikten sonra bile,  tam olarak neşeli olmadıklarını gördüm. Çok ciddiler, nasıl gülüneceğini bilmiyorlar, bir şeyden  nasıl neşe duyulacağını bilmiyorlar. Bu onlardaki masumiyet eksikliğinin bir işareti. Yani, eğer Sahaja Yogi iseniz, neşeli olmanız gerektiğini ve başkalarına neşe vermemiz gerektiğini anlamamız çok önemlidir. Aynı çocuklar gibi, ne kadar tatlılar onlar. Yeni doğmuş olabilirler ama size ne kadar neşe verirler. Diyelim ki çocukların masumiyetinden neşe duyma kapasitesine sahip değilsiniz, o zaman kimse size yardım edemez. Ganesha, size yardım edemez. Çünkü bu insanlara doğuştan gelen bir kalitedir ve eğer bu kaliteye sahip değilseniz, herhangi başka bir duyguya sahip olmanızın bir önemi yoktur. Bazı insanlar yemeği severler, renkleri severler, başka herşeyi severler ama eğer Shri Ganesh’iniz yoksa, hiç bir şeyden saf bir şekilde neşe duyamazsınız.

Sadece Shri Ganesha’nın kutsamaları ile gerçekten herşeyin tam ölçüsünde neşesi duyarsınız. Aksi taktirde, yargılamaya başlarız, eleştirmeye başlarız, insanlar bir çok şey, sorular meydana getirirler. Eğer bir şeyi görürseniz ve bu size neşe verirse, ardından bunun için bir açıklama yapmanız gerekir. Dünyada bir çok eleştirmenimiz  olduğu için,  her zaman birbiri ardına eleştiriyorlar. Şimdi eleştirmenler, eleştirmenleri eleştiriyorlar, en büyük problem bu. Bu onların işi. Çünkü Ganesha yok orada. Başkalarını eleştirmeye devam ederler ama kendilerini asla eleştirmezler ve  kendi sonlarını hiç düşünmezler. Ve bununla, çok kötü türde bir toplum meydana getirirler, aslında çok zararlı olan bir toplum, bu çok tehlikeli. Bu, bir çeşit çıbana sahip olmak gibi bir şey veya vücudunda, kendi varlığında mikroplu bir şeye sahip olmak gibi. Yani eğer onu takdir edemiyorsan ve ondan neşe duyamıyorsan, o zaman sizde Shri Ganesha eksiktir.

Herşeyden neşe duyabilmelisiniz. Kendi çocuklarınızdan neşe duyun, başkalarının çocuklarından neşe duyun. Bu benliğinizin tamamen Shri Ganesha tarafından kutsandığının işaretidir.

Shri Ganesha’nın güzelliği budur, Kundalinize bakar. Kundalinizi korur, Kundalinize rehberlik eder ve bütün çakralarınız boyunca sizi kutsamıştır. Eğer Shri Ganesha’nın kutsamalarına sahip değilseniz, bir Sahaja Yogi olarak tamamen işe yaramaz birisiniz, çünkü her zaman başkalarındaki kötü yanları görüyorsunuz, her zaman bölüyorsunuz, söylemeliyim ki, hiç bir şeyden neşe duyamayacağınız bir problemin içine giriyorsunuz. Mizacınızın ciddi, çok olgun, gelişmiş olduğunuzu düşünüyorsunuz ama  masum değilsiniz. Böyle insanlar, herkese bu şekilde baş ağrısı verirler ve eğer ailede böyle birisi varsa, insanlar ondan kurtulmak isterler. Bu yüzden  Shri Ganesha’nın başkalarına neşe verme kalitesine sahip olmanız gerekir.

Bu, başkalarına ne kadar neşe verebildiğinize bağlıdır. Başka bir şey gerekmez. Böyle bir insan “Bunu almam lazım, bu poziyonu elde etmem lazım, lider olmam lazım, böyle ve şöyle olmam lazım” demez. Hayır.  O sadece neşe vermekten neşe duyar, başkalarına neşe vermek. Nükteli ve naziktir ve asla, asla birini aşağılamaya ve incitmeye çalışmaz. Eğer böyle bir insan birisini incitirse, yanlışlıkla bile olsa, tövbe etmeye devam eder. Ve sizi kırdığı için yüz kere özür diler. Böyle mutlu bir insan gerçek Sahaja Yogidir. Her yerde olmasını istediğimiz kişi budur. Kimse için kin beslemeyen, kimse için kötülük düşünmeyen ve başkalarının hatalarını bulmak yerine o kişinin iyi yönünü bulmaya çalışan, bu kişide bu kadar özel olan şeyin ne olduğunu bulmaya çalışanlardır. Sizin hangi renk olduğunuzla, siyahmı, beyazmı olduğunuzla ilgilenmezler, kısa veya uzun olmanızla ilgilenmezler, hiç fark etmez bu. Çünkü bu mutlak, mutlak neşedir. Ve bu mutlak neşe için eleştirmezsiniz ve başkalarında hata bulmaya çalışmazsınız.

Şimdi, problem insanların bu modern çağda çok fazla gelişmeleri, çok ilerlemeleri ve düşünüyorum ki başkalarını eleştirmekte çok ilerlemeleri. Sanırım sahip olduklarının maksimumu bu, başkalarını eleştirmek. Ve tabi ki, başka kötü kaliteleri de var, bu da içinde bulundukları aile veya yaşadıkları ülke ile kendilerini özleştirmeleri.  Bunun çok sorun yaratığını gördüm. Bir de kendilerini izledikleri farklı dinlerle özdeşleştiriyorlar. Veya düşünün, bundan dolayı ne kadar problem meydana geldi -birinizi diğerinizden farklılaştırmaya başlıyorsunuz. Örneğin, farz edelim ki birisi,   deyin ki bir yerde doğdu  ve en  iyi olanın kendisi olduğunu söylüyor, onun ülkesi en iyisi,  en iyi olan kendi insanları  ve o insanların hiç bir hataları yok.  Tam tersi, eğer bir insan içinde Ganesha bulunan gerçek bir Sahaja Yogi ise,  aydınlanmış biri, o zaman bunu görür ve arkasındaki komik olan şeyden neşe duyar. Bütün bu insanların komikliklerinden, ne için delirdiklerinden, nasıl davrandıklarından, demek istiyorum ki onun arkasındaki şakayı anlama şekli, gerçeklikten kaçınan şakayı anlama şekli. Ve gerçek, ancak neşenin  krallığında iseniz mümkündür. Aksi taktirde, her zaman bir hata bulursunuz, üzücü olan bir şey, o yüzden bir şey sizi rahatsız eder. Ama her şeyin arkasındaki komik tarafı görürseniz, o zaman muhteşem bir şekilde iyisinizdir.

Örneğin, böyle bir çok deneyimim oldu. İnsanlar bana “Anne, şu şu adam bu şekilde, bu bu adam da şu şekilde” diyorlardı. Bunun üzerine o insana “Sen bu şekilde birisi misin?” diye  soruyordum. Doğrudan. O da “ Hayır, ben öyle birisi değilim” diyordu. “Ama, diyordum, “Neden herkes sende bunu görüyor?”.  “Onlar hatalı olmalılar!”.  “Hepsi mi hatalı yoksa sen mi hatalısın?” derdim. Bunun üzerine “Belki de (hatalı olan) benim” derdi. İşte nasıl gördüğünüz bu, böyle insanları da şekillendirebilirsiniz, kendilerinin doğru olduğunu düşünen ve geri kalan tüm dünyanın kötü olduğunu düşünen ve onlardan nefret etmek için, yanlış yönde düşünmek için her tür hakka sahip olanları. Bununla olan şu, siz neşenin özünü kaybedersiniz. Neşenin özü her şeyin içindekini görmek, her şeyde neşenin kaynağını görmektir. Farz edin ki burada bir şey gördünüz: eğer tuhaf ise bile, bu size büyük bir espri duygusu vermeli, eğer güzel ise size başka bir taktir duygusu  vermeli. Ama bazı tür şeyler etrafında durmadan dönen insanları anlamıyorum, bunun ne onların hayatında, ne de bir başkasının hayatında bir anlamı yok.

Babamın  bunu  yapmak için büyük bir kapasitesi olduğunu söylebilirim. Bir keresinde, eve gittim, bunu söyledim… kardeşim, bu adamı yaptığı müzik nedeni ile övüyordu, “Ne düşünüyorsun” dedim.  “O bir müzisyen, buna hiç şüphe yok, ama çok cesaretli” dedi. Bende “Neden?” dedim. “Çünkü işittin, herhangi bir şarkıyı çalmaya devam edebilir ve asla bu nedenle kendini  kötü hissetmiyor. Herkes ona sinirlenebilir veya herkes gülebilir ama o hiç aldırmıyor, kendi bildiği gibi şarkı söylemeye devam ediyor.” Anlayışın güzelliği bu, bir insandaki her kusurdan neşe duyulabilir. Bu daha çok bir duygu, söylemeliyim ki çok süptil bir duygu, bununla her insandan neşe duyabilirsiniz. Eğer kusurları varsa,  o zaman komik bir şey olarak bundan neşe duyarbilirsiniz. O zaman neden insanlardan kaçınıyorsunuz, neden insanlardan uzak duruyorsunuz, değmeyecek şeyler için onları eleştiriyorsunuz?

Şimdi, bunun altında, insanlar büyük organizasyonlar kurdular, gördünüz. Örneğin,  Katolikler Protestanlara yardım (nefret) edecekler, Protestanlarda onlara yardım (nefret) edecekler, “yardım” demek istemiyorum, diyorum ki,  onlar da Katoliklerden bir tür nefret edecekler. Bunun faydası ne? Bu bakış açısıyla birisi Protestan ve diğeri Katoliktir, birbirinizden nefret etmenin ne faydası var? Sadece kendinizi görün,  kendinizde neyin yanlış olduğunu görün! Neden bu şekilde düşünüyorsunuz? Bu şeylere neden böyle bakıyorsunuz ve herzaman başka birinde bir hata olduğunu düşünürsünüz. Sonra gruplar oluşturuyor ve kavga ediyorsunuz. Sizin tamamen mükemmel olduğunuz ve diğer kişinin doğru olmadığı şeklindeki bir fikir ile,  savaş bile çıkarabilirsiniz.

Bu aynı zaman da ülke ile de ilgili, gördüm Ben. Örneğin, hatta  Sahaja Yoga’da bile gördüm: eğer birisi bir yerden geliyorsa, diyelim, Hindistan veya herhangi başka bir ülkeden, lider, kendi adayını öne geçirmek için  hevesli olacaktır. Bu öyle bir özdeşleşme ki, hala bunun bilincinde değiller. Ama sonra Ben oyunlarımı yaparım görürsünüz: onlar böyle şeyler yaptıklarında, bir tarafı desteklediklerinde, bir tür insanı, birinden…, şimdi din demeyeceğiz ama ülkeleri. Keza, bu ülke özdeşleştirmesi Sahaja Yoga’da da hala var – bir ülkeden geldiniz, sonra bu ülkedeki mantaliteyi desteklemeyi istiyorsunuz. Siz, o kadar iyi olsa da, başka ülkeden gelirse, asla takdir etmiyorsunuz, o bir Sahaja Yogi. Biz global bir topluluğuz. Bizler tek bir ülke ile özdeşleşmeyiz – bizim insanlarımız evlensin, biz bizim insanlarımızı alacağız. Fark ettiğim bütün bu şeyler, Sahaja Yoga’nın doğasını sizler anlamadığınız için çok üzülüyorum.

Sahaja Yoga global bir şeydir. Kesinlikle global. Bunun tek bir ülke veya tek bir insanla ilgisi yok. Bu öyle global bir şey ki, eğer süptil tarafını görürseniz, çok neşe vericidir bu. Her şeye kadir Tanrı bu  dünyayı bir  bütün olarak yarattı. Onların  Birleşmiş Milletleri olabilir, onların busu, şusu olabilir ama hala kendi ülkeleriyle çok fazla özdeşleşiyorlar. Böylece bu ülkeyi de düzeltemiyorlar. Şimdi, örneğin, diyelim ülkenizle ilgili bir sorun var, düzeltemezler. En başta, herşeyden önce onların gözü ile, herşey iyi durumda. Çünkü onlar belli bir ülkede doğdular veya başka bir ülkeye minnet duyuyorlar, o zaman da bu ülkeyi meth etmeye devam edeceklerdir. Bir noktaya kadar bunlar yok edildiler ve onların idealleri dahi insanları yok ediyor.

Bu yüzden, en iyisi bir ülke ile özdeşleşmenin arkasındaki espriyi  görmek. Bununla ilgili büyük bir espri var. Ben bundan çok hoşlandım: Sahaja Yogiler arasında da bunun çok yaygın olduğunu gördüm, onlar bir ülkeyle özdeşleşmişler.

Eğer özdeşleşmişseniz, o zaman bu ülkeyi düzeltmeye çalışmalısınız. Belli tipteki ideolojileri izleyen bu vatandaşları düzeltmeye çalışmalısınız. Onlar bunu asla görmezler çünkü onlarla o kadar fazla ilgililer ki,  yanlış olanın ne olduğunu görmezler. Her zaman başkalarında neyin yanlış olduğunu görürler.

Ama gerçek Sahaja Yogi olanların çok iyi olduklarını gördüm. Bana kendi ülkelerinde neyin yanlış olduğunu söylerler. Kendi ülkelerinde neyin yanlış gittiğini. Kendi ülkelerinde sorunun ne olduğunu. Vatandaşları nasıllar. Görüyorsunuz, bu çok şaşırtıcı!  Ben, insanlar  bana,   kendi ülkelerindeki bazı insanların nasıl yanlış bir şekilde özdeşleştiklerine ve onların Sahaja Yoga’ya süptil anlamda nasıl karşı olduklarını anlattıklarında şaşırdım.  Nasıl bu şekilde hissettiklerine  şaşırdım. “Anne, bakın, onlar hiç bir şekilde global değil” diyorlar.  Bir kere global oldunuz mu, tüm yetki alanı problemleriniz ve bu şeyler biter. Ama bu onların kafalarına girmiyor: bizlerin  global olmamız gerekir, bizler Sahaja Yogileriz,  kendimizi bir ülke veya başka bir ülkeyle özdeşleştiremeyiz. Eğer bunu yapacak olursanız, demek ki hala bizlerin evrensel kişiliği konusunda zayıfsınız. Ve bu  evrensel kişilik Shri Ganesha’dan gelir. O Hindistan’da da olsa, O İtalya veya İngiltere’de olsa, evrensel bir şahsiyettir. Bu şahsiyet nedir: bu masumiyettir. Çok masum, çok fazla masum ve sadece bu da değil aynı zamanda neşe veren bir kişilik.

Neşe veren böylesi bütün insanlar fark edilirler. Bu dünyanın fark etmemesi değil. Onlar global olduklarını bilmiyor olabilirler ama global olan insanlar, global yollar üzerine kitap yazıyorlar, global şeyler hakkında düşünüyorlar. Ve kendi ülkelerinin insanlarını bile eleştirebilirler, kendi klanlarından insanları eleştirebilirler, bu şekilde devam edebilirler.

Ama başka ülkelerin taklitçisi de olabilirler ve onları çok fazla övmeye çalışabilirler. Ama sizler taklitçi olmayacaksınız. Sizler bunlarla özdeşleşmemeli, kendi özünüzle özdeşleşmelisiniz. Ve Kendi özünüzün neşe duyduğu şey her ne ise, bu ifade edilmelidir. Bu Ganesha’nızın orada olduğunun ve Ganesha’nın çalışmaya devam ediğinin işaretidir.

Liderlerin bunu anlaması çok önemli. Çünkü kendi vatandaşlarıyla nasıl özdeşleşmiş olduklarını görmek Beni şoke ediyor.  Ben, gerçekten şoke oldum, nasıl böyle olabilirler!

Onlar herhangi bir ülkeye ait değiller, artık değiller. Onlar Shri Ganesha’nın ülkesindeler, ki bu Sevginin ve Neşenin ülkesidir. Eğer siz neşe ve sevgi veremiyorsanız, o zaman sizinle ilgili yanlış bir şey var.  Sadece bununla – onun kalitesiyle – insanlar iffetli olurlar. Çünkü iffet çok neşe veren bir şey, çok neşe veren bir şeydir.

Bu birine söylemek zorunda olduğunuz bir şey değil veya birini zorlayacağınız veya  bundan neşe duymak için birini kısıtlayacağınız bir şey değil. Kendinizden neşe duymak ve başka birisinin iffetinden neşe duymak içindir bu.  Bu Shri Ganesha’nın öyle büyük  kutsamasıdır ki, kendi iffetinizden neşe duyduğunuz büyük bir kutsamadır. Başka bir insanla alakalı olarak canınızı sıkmazsınız: iffetlidir veya değildir, eğer kötü şeyler yapıyorsa, eğer insanlara hükmediyorsa, önemli değil. Siz bundan rahatsız olamazsınız: sizin kendi iffetiniz var, çok iffetli anları olan kendi hayatınız.

Şimdilerdeki modern düşünce tarzı öyle ki, bir kapı açma var, iffetsiz  yaşam ve namus hakkındaki her türlü yanlış fikir. Eğer biri kalkıp şimdi iffetten bahsetse, insanlar bu kişi çıldırmış olmalı diye düşünüyor: nasıl olabilir bu? Bu günlerde her şey yapılıyor, bakarsanız, bütün modalar orada. Şimdi, moda bir başladığı zaman, yayılmaya devam eder. Sonra da, herkes aynı şekilde giyiniyor, kendilerine ait bir kişilikleri yok. Herkes etrafta aynı şekilde dolaşmaya başlıyor, özellikle kadınlar iffet duygularını kaybettiler. Namus duygularını kaybettiler. Çünkü, bazen giyinme biçimleri şoke edici. Bu şekilde giyinmenin ne gereği var? Neden uygun bir şekilde giyinemiyorsunuz? Ama bu sadece, sadece… kendilerine ait bir karakterleri olmadığını gösterir. Aslında, diyebilirler ki: “ben böyleyim, ben şöyleyim” ama öyle değiller, onlar hiçbir şey değiller. Çünkü onlar etraftaki her türlü baskıyı alıyorlar.

Ama çocuklara bakın! Çocuklar böyle değiller. Onların insanları bu şekilde, kendi ahlaksız hayatlarıyla etkilemek gibi  komik düşünceleri yok. Hiçbirinin. Tam aksine, çocuklar çok bilinçliler ve çok iffetli insanlar olmak istiyorlar.

Bunun söylemeliyim ki, bunun gözler üzerinde bir etkisi var. Shri Ganesha gözleriniz vasıtası ile hareket eder: insanlara nasıl baktığınız çok önemlidir.

Gözleri üzerindeki kontrolu tamamen kaybeden insanlar gördüm. Onlar bir bu kişiye bakmaya, bir diğerine bakmaya devam edeceklerdir. Sebepsiz yere, ama bu Ganesha kontrolünün olmaması meselesi. Ve gözler bununla bozulur.  Bu bozulma,  hiçbir şeye  dikakatle bakamazsınız demektir. O zaman herhangi birşeyin içine  nasıl nufüz edebilirsiniz?  Herhangi bir yolla bir şeye nufüz etme ancak gözlerinizi gerçekten  bu anlamda düzeltirseniz  mümkün olur, bir şeyi o anda, o zaman görür ve gözlerinizi orada burada gezdirmeye devam etmezsiniz. Bu herşey demek olabilir, her şeyden gelebilir.

Bu, Ganesha yanlışlarımızı bulan kişi demektir. Örneğin, insanlar aç gözlüler. Bu nedenle de durumu, kim ne giyiyor, hangi giysileri giymeleri gerek gibi görmeye başlayacaklardır. Eğer aç gözlü iseler, birisinin güzel bir evi olduğunu gördüklerinde, “Benim de güzel bir evim olmalı” diyeceklerdir ama  bu evin  güzelliğini asla görmezler. Onlar asla evin gerçek özünü görmezler.  Sadece “Bu eve sahip olmalıyım, bu tür bir şeye, şöyle bir şeye sahip olmalıyım” demeye devam ederler. Onlarda güzellik duygusu yoktur, söylemeliyim ki, sadece sahip olma duyguları vardır. Ve bu söylenecek öyle kötü bir şeydir ki, çünkü güzellik duygusu çok derin bir şey ve sahip olma duygusu da çok değersiz ve çok saldırgancadır. Bu yüzden, her şeye Ganesha’nın bakış açısından bakılmalıdır, “O bunu nasıl yapardı, O bunu nasıl kullanırdı? gibi bakılmalıdır.

Biz çocuklardan öğreneceğiz. Bir şeylere nasıl bakıyorlar ve nasıl çözüyorlar, nasıl düşünüyorlar. Şaşıracaksınız, ne kadar mantıklılar ve çok  mantıklı şeylerden bahsediyorlar. Bir çocukla karşılaştım, bu çocuk Bana “Ben ay dedeyi seviyorum” dedi. Ben, “Tamam. Şimdi, ayda yanlış olan şey  ne?” dedim. “Hiç ama o kendini her zaman bulutların arkasına saklıyor.”  Bunun üzerine “O neden böyle bir şey yapıyor?” dedim.  “Çünkü o çok fazla yürüyor, yani yorgun ve dinlenmesi gerekiyor. İşte bu yüzden böyle yapıyor. Eğer çok fazla yürümezse, eğer bulunduğu yerde kalırsa, bunu yapmasına gerek yok.” Şimdi düşünün! Küçük bir çocuk tüm bunları gözlemliyor! Demek istiyorum ki, bu küçük çocuğun neyin doğru neyin yanlış olduğu bilmesine veya nasıl davranılması gerektiğini bilmesine, bir şeyleri yapmanın uygun yollarını nasıl anladığını gördüğümde şaşırdım.

Hiçbir şey düşünmediler, şartlanmadılar, hiçbir şey ama nasıl davranmaları  gerektiğini biliyorlar. Ve çocuklar her zaman Divine tarafından gözetildiler. Çok yüksek yerlerden düşmüş çocuklar gördüm. Onlara hiç bir şey olmadı! Ve hatta, yılanlar ve bu tür şeyler çocukları ısırmazlar.

Hatta derler ki, kaplanlar asla çocukları yemeye çalışmazlar. Bu nedir? Bununla ilgili bu kadar güçlü olan şey nedir ki, çocuklar bu kadar  güvendeler ve büyümelerine izin verilir? Ama sonrasında iffetsiz korkunç yaratıklar haline gelecek şekilde büyürler! Kadınların peşinde koşanlar veya erkek peşinde koşan kadınlar bu günlerde çok sıradan bir oyun bu. İnsanların nasıl olupda bunu yapabildikleri ve hatta  Sahaja Yogilerin bile bunu yapmaları inanılmaz bir şey. Tabi ki yapmaz onlar ama bazıları hala  bu tür pisliğin içindeler.

Bu yüzden, Ganesha’nız hali hazırda oturtulduğu zaman… Tüm kainatı yaratmadan hemen önce, Anne Shri Ganesha’yı yarattı. Eğer O oradaysa, o zaman hayat çok kolaydır. Böyle bir toplumun yaşaması çok kolaydır.  Böyle bir arkadaşlık da çok kolaydır. Çünkü, sahiplenici hiçbir şey yok, veya  diyebilirsiniz ki hiç bir türde ahlaksızlık yok. Kadınlara kötü bakan gözleriniz olduğunda, paraya kötü bakan gözler, sahiplenmek için kötü bakan gözleriniz olduğunda, Ganesha düşmüştür.

O sadece nasıl neşe duyulacağını bilir. Herşeyden neşe duyun! Eğer bu Ona aitse, sorun yok. Bana aitse de sorun yok ama bunu güzelliğinden nasıl neşe duyacağınızı bilmelisiniz. Ve kendi içinizde buna sahip olduğunuzda neşe budur, yaşlanmazsınız çünkü her zaman neşe duyuyorsunuzdur!

Yaşlanacak ne var? Ama normalde bu olmaz. Sizler çok fazla eleştirelsiniz, siz çok fazla, söylemeliyim ki, bencil ve bazan aptal, çok fazla aptalsınız.

Özünüz üstünde bütün bu kaybettiğiniz şeyler, bütün bu elde ettiğiniz şeyler, hepsi  neşedir… Sizin özünüz nedir? Özünüz neşeden başka birşey değildir! Neşeli bir insan, kesinlikle kendi özünü neşesi vasıtası ile ifade edebilen biridir. Böyle birisi çok neşe vericidir, çok şakacı. Ve asla kimsenin onurunu kırmaz. Her küçük şeyin içindeki güzelliği görür. Ve bütün yaratılmış olanların tabiatı çok güzeldir! Ben gerçekten çok şaşırdım –nasıl olurda, şiir çok az sayıda insana ulaşır…

Çünkü onlar aşk meselelerini anlatmaya devam ediyorlar, bunu, şunu, tüm saçma sapan şeyleri ve sizi mutsuz eden şeyleri. Mutsuzluk aydınlanmış bir insanın işareti değildir. Eğer bu  sorununuz varsa ve mutsuzsanız, sadece seyredin ve görün: neden, neden herşeye karşı böylesi komik bir davranış geliştirdiniz? Herşeyden neden neşe duymuyorsunuz?

Bu kişiyi gözlemeye devam edin, bu insanı gözleyin, asla neşe duymayacaksınız. Eğer çocukları izlerseniz, çok ilginçtir bu. Onlar bakarlar… sanki bir espri görmüşüm gibi. Çocuklara dair bir espri var. Evde yemeğe misafirleri vardı ve adam yemek yiyordu, çocuk onu yemek yerken gördü. “Anne, o at gibi yemiyor, sen o at gibi yiyor demiştin bana”  (Gülüşmeler) Onlar işte böyleler: çok sade, çok sade kalpli ve işte insanları bu şekilde düzeltir, düzeltirler.

Çocuklarla ne konuşacağınız, onlara ne söyleyeceğiniz çok önemlidir. Çünkü eğer onlara “Bunu yapma!”  gibi bir şey söylerseniz, bunu  öyle bir şekilde yapacaklardır, bu çok komik bir şekilde olacaktır, kesinlikle komik  bir şekilde. Bir kere çok itaatkardır onlar. “Biz çocuğuz, bizler itaat etmeliyiz” diye düşünürler.  Ve bu itaat onların basit tabiatlarından gelir. Ama onlara çok fazla şey söylememeye çalışmalıyız. Ve onları “böyle yapma, şöyle yapma!” diyerek kontrol etmeye çalışmamalıyız. Sürekli  böyle davranırsanız, çocuklar anlamazlar. Onlara bir şey söylemeniz gerekmez. Ama ancak eğer iffetli çocuklarsa, eğer iffetli bir toplumda büyüdülerse… İşte bu yüzden Ben her zaman söylüyorum: “Baba, (kardeşim) çocuklarını bizim okula gönder.” Çünkü iffetli olmalılar. İffetin değerini anlamalılar. Ve batıdaki bu modern toplumlar, özellikle çocuklarımızın masumiyeti için çok yok ediciler.

Biz çocuklardan çok şey öğrenmeliyiz: nasıl masumlar, nasıl sadeler. Onların yöntemi çok cömert ve çocuklar ellerindeki herşeyi verebilirler, herşeyi. Onlar bir şeylerin sahiplenilmesini anlamazlar. Sadece düşünün. Eğer biri bir şeyi beğenirse, tamam, bunu al. Ve birisi bir şeyden hoşlandıysa, ona vermek için bu şeyi muhafaza edeceklerdir, bilirsiniz. Onlar muhteşem kişilerdir.

Çocuklardan çok şey öğrenmeliyiz. Gülen yüzleri ve neşeleri, nasıl davranacağımızı bize öğretmeli. Çünkü Ganesha onların vasıtası ile çok açık şekilde parlar. Bütün zekaları, söyledikleri bütün güzel şeyler, söylemeliyim ki, hepiniz bunları yazmalısınız – çocuklarınız ne söylüyor, ne konuşuyor. Çünkü bu  ilginç epizodlardan oluşan bir kitap olurdu, savaşlar hakkında ve bu dünyada yapılan korkunç şeyler hakkında yazmaktansa, çocukların size söyleyebileceği iyi şeyleri yazın,.

Çocuklar bütün bu çeşit kitlesel moda  saçmalığına inanmazlar. İnanmazlar. Bakın, her zaman uygun şekilde giyinirler, böyle kitlesel şekilde davranmakla ilgilenmezler. Bu kendilerinin çok bağımsız olmaları anlamına gelir. Hiç bir topluluğun kölesi değillerdir. Ve hiçbir şeyin,  sadece genel olarak  takip edildiği için  peşi sıra gitmek istemezler, hayır. Onlar kendi modellerini takip ederler ve çok asil bir şekilde yaşarlar, tamamen asil bir şekilde. İffet duyguları çok iyi gelişmiştir. Kendi vücutlarını gösteren bir şeyi yada kendilerinde bir şeylerin yanlış olduğunu gösterecek bir şeyi giymezler.

Bazen çocuklarımızı ihmal ederiz, çok fazla. Para problemleri yüzünden, belki de veyahut hangi karı-koca sorunları var bilmiyorum ve çocuklar ihmal edilirler. Ve bir kere ihmal edildiler mi, onların başlarına herşey gelebilir ve bence çocuk yapıp, sonrada onları ihmal etmek çok büyük bir günah.

Çocuklara öncelik verilmeli ev halkı içinde, ailede ilk sıra onlara verilmeli ve onlar herkes tarafından bakılmalıdırlar. En önemli şey onlardır. Birileri değil, o kişi ailenin başı, çocuklara bağırabilir, böyle bir şey değil. Dahası, Ben eski kötü şeyleri ve  kötü alışkanlıkları nasıl benimsediğimizi gördüm, çocuklar hiç benimsemezler. Onlar bunun kötü olduğunu, yapılmaması gerektiğini bilirler. Yapılmaması gerektiğini masumiyetleriyle bilirler.

Onlar bazen, bilirsiniz, ateşle oynayabilirler, böyle şeyler yapabilirler ama bundan bir kere zarar gördüler mi, bir daha hiç dokunmazlar. Öğrenmek konusunda çok hızlıdırlar çünkü içinde bulundukları dönem bu, büyüyor onlar. Ama aslında, şimdi ihtiyacımız nedir, büyüklerin büyümesidir.

Çocuklar büyüyorlar, öğreniyorlar. Ama ya büyükler? Onlar da herkese karşı nasıl iyi ve kibar olunacağını öğrenmeliler. Ve geri kalan herkese karşı şefkatli olmayı. Bu eleştiri düşüncesi nereden geliyor, bilmiyorum. Ama sanki herhangi bir yere varacakmış gibi eleştirmeye başlıyorlar. Çocuklar asla eleştirmezler. Onlar asla böyle şeyleri görmezler, asla.  Onlar sadece o eve veya herhangi bir yere girerler ve sadece neşe duyarlar ve evin sadece iyi taraflarını göreceklerdir. Her zaman böyle yorumladıklarını görüyorum: “Bakın, çok hoş bir Ganeshaları var, bu gibi şeyler.” Ev kirli olabilir, koku bulunabilir, herhangi bir şey, hiç fark  etmez. Bakın, onların gözleri, güzel olan ve iyi olan şeylere doğru yönelmiş. Onlar bir şekilde bütün bunlara kapılmıyorlar.

Sonra, bir de, modern hayattan dolayı çocuklar komik bir karakter geliştirdiler, büyüdükleri zaman “ben bunu sevmedim, ben şunu sevmedim” diyorlar. Söylemeliyim ki, onları bunlardan korumamız gereken yaşama dair komik komik  fikirlerin içine düşüyorlar, çünkü bu günlerde toplum çok hızlı büyüyor. Televizyonlar var, bir çok şey var, söylemeliyim ki, çocuklar için iyi olmayan şeyler yayıyorlar.  Ve onlar bunları da görmemeliler. Eğer çocuklar aydınlanmış ruhlarsa, bunları görmek istemiyorlar. Şiddet görmekten hoşlanmıyorlar. Saçma sapan şeyler görmekten hoşlanmıyorlar, Ben gördüm. Hoşlanmıyorlar ama ebeveynleri oturuyor ve şaçmalıklardan neşe duyuyorlar, bu yüzden onlar da oturuyorlar. Gitgide bu onların kafalarında yer edebilir. Ama normalde, çocuklar hiç bir şiddetten ve kavgadan hoşlanmazlar, bu tür herhangi bir şeyden hoşlanmazlar.

Bu nedenle, onlardan çok şey öğrenmemiz lazım çünkü onlar masumlar, çünkü onlarda masumiyet kalitesi var, bu yüzden onlar saygı görmeliler.

Ben çocuklarını döven veya vuran ve kendi ihtiraslarını çocukları vasıtası ile gideren insanlardan hoşlanmam. Bu çok, çok yanlış. Onları kendi haline  bırakmalısınız , onlar mükemmeller. Tek  şey şu ki, gerektiğinde onlara uygun fikirler verilmeli, kendi iffetleri ve iyi davranışları takdir edilmelidir. Bu yapılmalıdır ama içinde yaşadıkları toplumda çocukların şımartıldığı  şeklinde bir çeşit yargı verilmemelidir. Geçen gün bir çocukla karşılaştığımda şaşırdım. Çocuk, “Bir arabam olsun istiyorum” dedi. “Hangi araba”. “Mercedes”. Ben de, “Neden bir Ferrari istemiyorsun” dedim. (gülüşmeler) Böyle, görüyorsunuz, bu para merkezcilik de çocukluktan itibaren gelir. Eğer çocukluktan başlayarak bütün bu para odaklı konular hakkında konuşursanız, çocuklar da bunu öğrenir ve onlarda böyle konuşurlar. Çocuklar için sakınmanız gereken bir çok başka şey vardır. Onların para odaklı olmaya yol açan bu tür şeylere yaklaşmalarına izin vermeyin.

Çünkü bu,  günümüzün problemi. Her yerde kanunsuz olarak para kazanan insanlar görüyorsunuz.  Çok fazla para yapıldı ve bunun yapılmasına gerek yok. Ama hala, görüyorsunuz, buna devam ediyorlar, bu para odaklı olmak komik bir şey.  Bu açgözlülük, bu çılgınlık, söylüyorum bu gerçek delilik. Bir adam, 25 araba istiyor. 25 arabanın içinde mi oturacak? 25 tane uçak istiyor. Bununla ne yapacak? Bunun için, herkesi kandırıyor, herkesi rahatsız ediyor, başkalarının paralarını alıyor. Böyle olmaktansa yoksul olmak daha iyidir.

İşte, bu gün olan bu. izledikleri yol yanlış. Sağ kanalın yolundalar, sağ kanal yol.

Şunu söylemeliyim ki bizler Sahaj Yogamıza, sol tarafta olan Shri Ganesha’dan başlarız. Sağ taraftan değil. En başta, sol kanalınızı geliştirirsiniz, sonrada sağa gelirsiniz ve iyisinizdir. Işte bu yüzden Sahaja Yogamız tamamen Shri Ganesha üzerine kuruludur. O bir kez orada ise, sizler tamamen iyisinizdir ve problem yoktur, bilgelik de bir eksiklik yoktur. Bir kere Shri Ganesha ile birlikte iseniz, önemli olan noktayı tamamen ve açıkça görürsünüz. Nasıl davranmalısınız, nasıl yaşamalısınız. Şehvet, açgözlülük, saçmalık gibi aptallıklara kapılmazsınız.

Ama insanlar çıldırmış, biliyorsunuz, büyüdüklerinde her tür şeyi alıyorlar.

Ama çocuklar, eğer bir etki altında kalmışlarsa, üzerlerinde uygun aile hayatının güzel etkileri varsa,  uygun okul hayatının, uygun rehberliğin, uygun sevginin etkileri varsa ve büyümeleri  sırasında her şekilde yardım almışlarsa, o zaman çocuk son derece, son derece iyi ve güzel oluyor. Ve Ben bütün Sahaj Yogileri, bu tabiatta çocuklarının olması ile ve sizi de çocuklarınıza bakmanız için kutsuyorum. Bu çok önemli, çünkü onlar yarının Sahaja Yogileri. Ve onların daha iyi kaliteleri olmalıdır. Çünkü siz başka bir Lot`tan (bir parti üretim) geliyorsunuz.  (gülüşmeler)

Onlar masumiyetten geliyorlar yani onlar çok saflar. Onların saflığına saygı gösterilmeli ve korunmalıdır. Belki bizlerın çocukların ve onların içinde Shri Ganesha’nın kalitelerini geliştirmenin önemini anlarız.

Çok teşekkür ederim!