Adi Shakti Puja 2007

Campus, Cabella Ligure (Italy)

2007-06-24 Adi Shakti Puja Talk: You Have To Become Fragrant, Cabella, Italy, DP, 34' Download subtitles: BG,CS,DE,EL,EN,ES,FA,FI,FR,HU,IT,LT,NL,PL,PT,RO,RU,TR,ZH-HANSView subtitles:
Download video (standard quality): View and download on Vimeo: View on Youku: Listen on Soundcloud: Transcribe/Translate oTranscribe


Adi Shakti Puja, Cabella Ligure, 24 Haziran 2007.

Hepinizi tekrar burada görmek çok güzel. Sanırım bu, burada yaptığımız ilk puja ve umarım hepiniz rahatsınız ve buraya gelmek sizler için uygundu.

Bu gün gerçekten çok büyük bir gün. Bu bir Adi Shakti, Adi Shakti kutlaması, Adi Shakti’nın nereden gelir. Bunun hakkında hiç konuşmadım. Bunu sizlere ilk kez anlatacağım, Adi Shakti Ezeli Annedir,  güçtür, bu dünyayı yaratmak istemiş olan Tanrının gücüdür, Ve O  (Adi Shakti), bu büyük dünyayı yaratma işini bizzat kendisi yönetmiştir.

Hepiniz oturamıyor musunuz ?  Onlar için yer yok mu, ne oluyor?  Lütfen oturun. Neden ayakta duruyorlar? Arkanızda sandalyeler var. Tamam, sandalyelerde oturabilirsiniz.

Bu durmadan düşüp duruyor. (Mikrofonu işaret ederek).

Mümkün olabildiğince rahat olun. Kendinizi gereksiz yere zorlamayın. Umarım hepiniz rahatça oturabileceğiniz bir yer buldunuz.

Bu gün sizlere çok, çok kadim bir konu olan Adi Shakti’den bahsedeceğim.  Adi Shakti, Tanrının kendisinin gücüdür ve O, Tanrının krallığını dünyaya getirmek için bu cihanı yarattı.

Nasıl olduğunu gözünüzde canlandırabilirsiniz, karanlıktan başka hiç bir şey yoktu ve O, bu karanlıktan, tüm bu güzel ağaçları ve tüm bu bitkileri yaratmalıydı. Bunu O yarattı. Ama konuşamayan, anlamayan tüm bu şeylerin ne faydası var ki? Onlarda bir tezahür yok. Tabi ki bazı ağaçlar ve bazı çiçekler güzel vibrasyonları alırlar ve çok hoş biçimde büyürler ama bazıları, hepsi değil.

Örneğin, burada çiçeklerin kokularının olmadığını söylemem gerek, bütün çiçekler kokusuz. Kokuları olup olmadığını anlamak için etrafa bakıyorum ama tek yaptıkları şey kocaman bir  şekilde büyümeleri. Çok büyükler, bir yerlerde rastlayabileceğinizden çok daha büyükler ama kokuları yok.  Hindistan gibi fakir bir ülkedeki çiçeklerin inanılmaz bir konusu var. Küçük çiçeklerin bile inanılmaz bir kokusu var.  Hindistandaki bu kokunun ne özelliği var ve niye başka bir yerde bulunmaz. Hiçbir yerde.

Bazı çiçeklerin azıcık kokusu olabilir ama sevgi dolu ve bakım ile, çok güzel büyüyen çiçeklerde koku yok. Ama Hindistan da, pek çok yabani çiçeğin bile kokusu var. Bunun sebebi ne?  Hindistan’ın toprağında koku var, derler. Toprağın kokusu nasıl olabilir? Ama bu bir gerçek.

Sizlere her ne anlatıyorsam sadece bir hikaye değil, bu Hindistan’daki bir gerçek, yetiştirdiğiniz herhangi bir çiçeğin genelde, genelde kokusu vardır.  Buradaki durum ise böyle değil, nede herhangi bir başka ülkede böyle, Norveç’e gidin veya Almanya’ya gidin, herhangi bir başka ülkeye gidin, çiçeklerde koku bulamayacaksınız. Çiçeklerde neden koku bulunmadığı çok şok edici.

Dünya yaratıldığı zaman koku yoktu ama bazı bölgelerde vardı, özellikle de  Hindistan veya başka isim verebileceğimiz bölgelerde.  Bulunduğumuz yerde veya dışardaki herhangi bir yerde kokulu çiçek bulunmaması inanılmaz bir şey.

Sizler burada doğdunuz, sizler kokuyu getirdiniz, sizler aydınlanmış ruhlarsınız ve sizlerin yayacağınız bir kokunuz var, bu yüzden sanırım sizlerin sorumluluğu iki kat –kokuyu sizler yaymalısınız. Koku yaradılıştan gelen bir şey, hatta koku olmadığını söyleyeceğimiz bu toprak bile, insanların karakterlerinde, davranışlarında, anlayışlarında kokuları var ve onların neden olduğu huzur var.

Onların huzurlu olduklarını söylemiyorum ama onlar huzurlu olmaya istekliler. Bu özlem , sadece onların koku sahibi insanlar olduklarına işaret eder, çok güzel kokuları var.  İnsanoğlunda bulunan bu koku nedir, bu onun tabiatıdır, davranışıdır, onun nasıl biri olduğu ve başkalarına karşı nasıl davrandığıdır.

Tüm ülkeler, her yerde sizlerin koku olmanız gerektiğinin hala farkında değiller.  Eğer farkında olsalardı o zaman tüm savaşlar biter, her şey bitecektir ve onlar hepimizin bir bütün olduğumuzu bilecekler.

Bizler farklı ülkelerden gelmiyoruz veya yapıldığımız şeyler farklı değil. Fransa’yı Tanrı meydana getirmedi. Bu senin ülken, bu da onları ülkesi haline biz getirdik ve ülke çapında savaşıyoruz. Bu ülke hiç kimseye ait değil. Burası Tanrı’ya ait.  Ama insanlar burası bizim ülkemiz, burası bizim ülkemiz diye aptalca savaşıyorlar.

Ben dünyanın her yerine seyahat ettim, herhangi bir ülkenin onlara ait olduğunu söylemem, eğer bir ülkeye sahipsen senin kokun olacak, başka insanlarında senin koku ülkesinden geldiğini hissetmelerini sağlayacak şekilde bir davranış içinde olman gerek. Tartışmayacağız. Ama bir ülke bir diğeri ile savaşıyor. Her yerde bu sürüyor, sürekli gazetelerde okuyorsunuz, bu saçmalık, bu ülkeler savaşıyorlar ve daha fazla geliştikçe de daha da iyiler bu konuda. Onların  gelişmeleri içinde umarım yükselecekler, spiritüel olacaklar ve  koku geliştirecekler.

Ama bu insanoğlunun savaşçı ruhu, sanıyorum Şeytan’dan geldi. Kendi kendilerini öldürüyorlar, başkalarını öldürüyorlar, tüm dünyayı yok ediyorlar. Gazeteleri okuyorsunuz, insanoğlunun gidişatını görünce çok utanıyorsunuz. Bu yüzden tüm Sahaja Yogiler olarak sizler hiç bir kavgayı desteklemeyeceksiniz. Onlar değiller, onlar insanlara kavga getirmek için değil, koku getirmek için, mutluluk getirmek için, neşe getirmek için buradalar.  Sahaja Yogilerin ilk görevlerinden biri problem çıkaran, kavga eden, nefret eden hiçbir şeye katılmamaktır. Bu kavgacı ruhlar toprağın kokusunu yok ettiler. Eğer insanlar sevecen ve sıcak kanlı kişiler olurlarsa, bu toprağın kendisi kokulu olacaktır.

Öğrenmemiz gereken ilk şey birbirimizi sevmemiz ve hiç kimseden nefret etmemizdir. Nefret etmenin pek çok yolu var ve bu da bir insan özelliği. Hayvanlar nefret ederler çünkü onlar hayvan. İnsan, hayvan olamaz.  Bizler insanız ve insan olarak yapmamız gereken şey sevmektir, sevecenliktir ve hiçbir şekilde nefret etmemektir. Sahaja Yogiler olarak sizlere diyeceğim şu ki, başkalarını eleştirmek veya kavga etme kapasiteniz yerine sevme kapasitenizi geliştireceksiniz. Eleştirmek çok kolay ama şunu anlamaya çalışın ki, toprağımızın kendisinde koku yok.

Bu toprağa nasıl koku kazandıracağız? Bu ancak burada yaşayan insanlar birbirleri için sevgi ve muhabbet duyarlarsa mümkün olur. En önemli şey budur. Yaratılışın gerçekleşmesi sadece şefkat sayesinde oldu, aksi takdirde doğa için tüm bu şeyleri yaratmaya ne gerek vardı, tüm bunlar ne için?

Bunlar, sizin güzel hissetmenizi sağlamak için, tüm bu ağaçlar size kendinizi iyi hissettirmek için güzeller, doğa ile bir olduğunuzu hissetmek içinler.   Biz insanlar bu şekilde katkıda bulunmadık. Şimdi Sahaja Yogilere söylemiyorum, onlar çok az bulunuyorlar ve muhteşemler ve sevgiyi en yüksek şey saydıkları için çok iyi bir iş yaptılar. Ama onlarda birbirini seveceği için, sizlerin onları sevmeyi istediğinizi başkalarına göstermelisiniz.

Bütün dünya sevgi adına yaratıldı, aksi halde bu kıtalar için ve tüm bu farklı ülkeler için enerjiyi ziyan etmenin ne gereği vardı? Savaşmak değildi, birbirinden nefret etmek değildi veya kendinizin çok önemli olduğunu düşünmeniz değildi. Birbirinizi sevmeniz, daha fazla kız ve erkek kardeş sahibi olmanız için, Sahaja Yoga da her yerde kız ve erkek kardeşleriniz olduğunu hissedersiniz. Bu gün gelirken, Avrupa’nın her yerinden ve Hindistan’dan bile insanların burada olduğunu gördüğüm için çok mutlu oldum. Bu nasıl mümkün olur? Çünkü sizler bu sevgiyi geliştirdiniz, çünkü sizler doğuştan gelen bir sevgiye sahipsiniz, bu yüzden her nereye giderseniz, her kim ile tanışırsanız, o kişiler, biz Sahaja Yogileri gördük ve onlar sadece sevgi, başka bir şey değiller diyecekler.

Onlar sizin ne olduğunuzla, nasıl bir mevkiniz olduğunuzla veya başka bir şey ile ilgilenmezler. Onlar sadece sizin bir Sahaja Yogi olduğunuzu bilirler ve bir Sahaja Yogi bir diğerini sever. Bu büyük bir  başarı, toprakta koku olmaması, insanoğlunda koku olmaması asla yoktu.

Şimdi bu geldi, Şimdi sizler, birbirinizi sevme, birbirinize yardım etme ve birbirini anlama  kapasitesine sahipsiniz. Eleşetirmek değil, aşağılama değil veya herhangi bir şekilde kötülemek değil.  Bunu Ben söylüyorum çünkü siz Sahaja Yogiler, hepiniz nadir bulunan kişilersiniz. Bakın, kaç tane Sahaja Yogi var, çok az. Sevginin ülkesi olan, tek bir ülkenin parçası olduklarını anlamış olan daha çok sayıda Sahaja Yogi olması gerek.  Bu gerçekleştiği  zaman,  bizler Sahaja Yoga işe yaradı diyeceğiz. Orada, birbirimize yardım etme, birbirimizi anlama olacak ve sanıyorum ki Sahaj Yogiler birbirlerini anlıyorlar ve birbirlerini seviyorlar ama bu hala onların kendi limitlerinin ötesine gitmeli.

Bir çok kimse, Sahaja Yoga’nın sadece kendileri için olmadığını anlamıyor, Sahaja Yoga tüm dünya için. Sizler onu başkalarına vermelisiniz ve sevgi birliği diyebileceğiniz şeyi ileri götürmelisiniz. Sevgide, yanlış olan şeyleri görmezsiniz. Sadece sevgiden neşe duyarsınız ve bu günkü puja da görmeniz gereken şey bu.  Bizler her hangi bir kimse için, herhangi bir nefret besliyor muyuz, hiç kimse için veya herhangi bir ülke için kötü duygularımız var mı?

Kendimizi sınamaya çalışacağız. Eğer gerçek bir Sahaja Yogi isen, hiçkimse den nefret etmeyecek, seveceksin ve kendinmiş gibi seveceksin. Sevgi Tanrı’nın insanoğluna verdiği en büyük şey ve işte kişinin geliştirmeye çalışması gereken şey de bu.

Çok mutluyum, hepiniz bunca yolu kat ederek bu ilk günü kutlamak için geldiniz, Sahaja Yoga olarak, Sahaja Yogiler olarak büyümenizin ilk gününü. Eğer Sahaja Yogiler yayılırlarsa, Sahaja Yogiler ve Sahaja Yogiler olursa, o zaman işiniz tamamlanmıştır çünkü sizler bir olmanın neşesinin keyfini sürüyorsunuzdur, bu yüzden kişi hepimizin bir bütün olmasını  bir şekilde gerçekleştirmelidir.

Hiç kimseyi eleştirecek veya hiç kimseden nefret etmeyi gerektirecek bir şey yoktur  ama esas konu birbirimizi sevmemizdir ve bu noktada Ben, bu sevme seviyesine erişmiş  çok sayıda Sahaja Yogi olduğunu görüyorum. Bazıları var hala mücadele ediyorlar, onlar henüz bu seviyeye ulaşmadılar, bazıları, çok fazla sayıda değil.  Sahaja Yoga hepimiz biriz demektir, hepimiz Sahaja Yogileriz ama ayrı ayrı değil, birlikte. Eğer kişi bu gerçeği anlarsa,  Adi Shakti’nin bu büyük gününü kutladınız demektir.

Adi Shakti bu dünyayı neden yarattı? Bunların tümü neden oldu, neden düşünmüyoruz ki niye bu kadar çok sevgi, bu kadar refah bizlere verildi? Bizler asla nerede olduğumuzu ve ne kadar çok şeye sahip olduğumuzu anlamıyoruz. Bu para değil sadece sevgi ve ne zamanki anlayacaksınız, gerçekten birbirinizi seveceksiniz ve nefret yok, intikam yok, hiçbirşey yok sadece sevgi ve sevgi ve sevgi var. Bu günün mesajı bu. Hepimiz birbirimizi sevmeliyiz.

Her tür ritüelimiz olmalı ama bu sadece sevgimizin ifadesidir. Bu sadece bir ritüel değil, bu sevgidir. Annenin sevgisine sahip olduğunuz zaman, bunu nasıl gösterirsiniz?Aynı şekilde bilmeliyiz ki, bizler için en önemli şeyin sevgi olduğuna dair bu gün bir söz vermeliyiz.  Bizler seveceğiz. İnsanlar ailelerini dahi sevmiyorlar.  Böyle insanlarla konuşmuyorum, biliyorum, her yerde kendi ailelerini severler, kendi köylerini severler, kendilerinin etrafındakileri severler.  Ama halen dünya savaşlarla, kavgalarla ve her tür bela ile gitmeye devam ediyor. Tüm dünya birbirini seveceği bir noktaya gelmeli. Sevgiden başka bir çözüm yok ve bu sevgide bencillik yok ama neşe var. Sizler bu neşeyi hissedeceksiniz ve başkalarına vereceksiniz.

Eminim ki siz tüm Sahaja Yogiler bunu yapıyorlar ve başkalarının hatalarını görüyorsunuz ve kimse sıkıntıya düşmüyor.  Adi Shakti’nin mesajı Sevgidir.  Şimdi bunun hakkında düşünün. Bir;  Adi Shakti tüm dünyayı yarattı, bunu nasıl yapmak zorundaydı O, neyi planlamak zorundaydı, nasıl organize etmek zorundaydı. Kolay bir şey değil bu. Sadece sevdiği için. Onun sevgisi, hepinizin orada bulunmasının ifadesi ve işte bu yüzden kişi Onunla bir bütün olmalı ve sevmeyi öğrenmeli.  Şüphesiz ki, bunun için affetmeniz gerektiğini de bileceksiniz. Eğer başkalarının hataları buluyor ve nasıl affedeceğinizi bilmiyorsanız, bu size yardım etmeyecektir.

Göreviniz, sevdiğinizi görmeniz, kimseden nefret etmediğinizi görmeniz, kimseden nefret etmeyi veya kimseye saldırmayı düşünmediğinizi görmenizdir. Bu işe yaramalı. Ben bunun işe yarayacağından eminim.

Tüm Avrupa ülkelerinde ve Hint karasalında gelişmiş olanlar (devletler) savaşıyorlar,  gelişmemiş olanlar savaşıyorlar, savaşmak için kendine özgü yöntemleri var. Tek farkları sadece bu ama sevgi yok.  Eğer sevgi istiyorsanız o zaman üzüleceksiniz.

Varsayalım ki şunu görüyorum, bazı ülkeler (diğer) ülkeden nefret ediyorlar, o zaman bu ülke çok kötü, insanlar kötü, şu kötü, bu kötü diye eleştirmek Benim için kolay ama Ben potansiyel olarak onların tümünün iyi olduklarını, çok iyi insanlar olduklarını, şöyle veya böyle olduklarını düşünüyorum. Onların bunu anlamalarını sağlayabilirim. Eğer Sevginin ne olduğunu anlarlarsa ve sevgiden neşe duyarlarsa, hiçbir problem olmayacaktır.

Sadece insanoğlu nasıl sevileceğini bilir. Başkası bilmez. Hayvanlarında sevgisi var ama onların sevgisi çok sınırlı.  Ama insanoğlu, onların sevgisi çok güzel, ancak sevdikleri zaman çok güzel bakarlar. Bu yüzden size ucuz bir sevgi değil de, neşe duyacağınız ve diğer kişininde neşe duyacağı bir sevgi yaratmanızı söylemem gerek.  Bu anlaşılması gereken bir şey,  insanları sevgiyi anlama biçimleri bazen çok saçma, bu nedenle de kişi sevginin ne demek olduğunu anlamalı, buna ilaveten sevip sevmediğinizi de anlamalısınız.  Eğer dünyayı gerçekten severseniz, eğer gerçekten Tanrı’nın bu yarattığını severseniz, o zaman nefret olmayacak, savaşlar olmayacak ve sadece iyi olan noktaları göreceksiniz. Bir annenin çocuğunu gördüğü gibi, sizde tüm dünyayı Tanrı’nın sizler için yarattığı güzel bir resim olarak göreceksiniz.

Bu mesele sizlerle saatler boyunca konuşabileceğim kadar uzun ama söyleyebileceğim sadece şu ki, bunu biraz olsun anlayabilirseniz hepiniz birbirinizi seveceksiniz ve bizlerin anlayışı bu olacaktır.  Küçük çocuklara bakın. Birbirlerini severler. Henüz nefret etmeyi öğrenmediler ama eğer iyi yetiştirilmezlerse birbirlerinden nefret edebilirler. Saçmasapan bir şekilde komik olabilirler ve pek çok ülke bu gün bu durumda. Sadece savaşıyorlar çünkü sevmiyorlar.

Sahaja Yogilerin, sevginin çok yüce bir şey olduğunu göstermek zorunda oldukları, çok daha büyük bir işleri, çok daha büyük bir yaşamları var. Hindu, Hristiyan, şu veya bu saçmalık olmanız önemli değil, sizler insansınız ve bizlerin sevme hakkımız var. Size diyorum ki, eğer sizler bir şekilde sevmenin yolunu bulabilirseniz, Sahaja Yoga temelli olarak yerleşecektir. Sahaja Yoga su olarak sevgi isteyen bir ağaç gibidir.

Bunu deneyin, yaşamınızda deneyin ve sevginin kendisinin nasıl karşılık verdiğini bulacaksınız.  Ne kadar harcadığınız veya ne yaptığınız görülmemeli. Sizin hesaplayacağınız şeyler bunlar değil. Bu okyanusun çevredeki herşeyin etrafında dalgalanması gibi, sizlerde öyle olacaksınız, bu tipik bir Sahaja Yoga kişiliği.

Bu yüzden tüm Sahaja Yogiler bu gün, nefret ettiğimiz tüm insanları affedeceğiz, onların hepsini seveceğiz diye karar vermek zorundalar. Bunun işe yarayıp yaramayacağını görelim. Eminim ki işe yarayacaktır çünkü her şeyden önce hepiniz aydınlanmış ruhlarsınız ve ikinci olarak da sevgi en büyük şeydir, insanoğula sunulmuş en büyük lütuftur ki eğer kullanacak olursanız. Hiç bir problem olmayacak.

Hepinize çok teşekkür ederim.