Navaratri Puja 2003 (United States)

Navaratri Puja, Shri Gauri’nin Doğum Günü, Ellenville, New York (USA), 12 Ekim 2003. Bugün, Gauri’nin  Pujasını kutlayacağız. O bu dünyaya bir çok kez geldi, yanlış şeyler yapanları, iyi insanları öldürmeye çalışanları öldürmek üzere geldi. Bunu gerçekleştirmek için üstüne düşenin en iyisini yaptı ve biz de bugün Onun doğum gününü kutluyoruz. Hepiniz bununla ilgili çok şey biliyorsunuz, bunları anlatmam gerekmiyor. Ama bilmeniz gereken şey, O’nun bu dünyaya sizi her türlü sıkıntıdan korumak için geldiği. Onun için siz çok önemliydiniz, çok önemli. Çünkü Devi puja yapıyordunuz ve işte biz de bugün bu Devi pujayı kutluyoruz. Bütün kalbimizle kutluyoruz çünkü kötü insanlar size her ne yaptılarsa, O hepsini yok etmek için geldi. Bu yüzden, bugün O’na teşekkür etmeniz için çok önemli bir gün. Size yapılan her türlü eziyete karşı, tüm koruması ve anlayışından dolayı Ona teşekkür etmek için çok önemli bir gün. Çok mutluyum. O’nun doğum gününü kutlamak ve Ona teslim olmak için hepiniz buradasınız. Böylece O her zaman, her zaman sizi koruyabilir ve size kutsamalarını verebilir. Tanrı hepinizi, çocuklarınızı, ailelerinizi kutsasın ve bu size büyük bir neşe ve koruma getirsin. Çok uzaklardan bugün buraya gelme nezaketinde bulundunuz. Sizi burada görmekten dolayı çok mutluyum. Yarın da kutlamalara devam edebilirsiniz. Bugün, hiçbir sorumuz ve çözümümüz olmayacak. Sadece Tanrıça ibadet edeceğiz, hepsi bu. Ve karşılaştığımız her türlü soruna karşı bizi korumasını isteyeceğiz. Çok teşekkür ederim.

Christmas Puja Ganapatipule (India)

Christmas Puja, Ganapatipule, Hindistan, 25 Aralık 1999 Bu gün Jesus Christ’in doğumunu kutlayacağız. O bu dünyaya çok özel bir şekilde geldi, bir bakireden doğdu. Ve bildiğiniz gibi, Shri Ganesha da aynı şekilde doğmuştu ve İsa, Shri Ganesha’nın bir enkarnasyonu olduğu için, bunu anlayabiliriz. O doğduğu zaman bütün güçlerine sahipti, Hangi güçlere sahip olduğunu göstermek için, herhangi bir dışsal silah getirmesi gerekmedi. Kendisinde tüm güçlere sahipti ancak yine de hoşgörü ve anlayış göstermeye çalıştı, çünkü o sırada uğraşması gereken insanlar, spiritüellikten kesinlikle habersizdiler. O insanlar aslında Yahudiydiler ve Musa, İbrahim ve bütün bu insanlar tarafından bilgilendirilmişlerdi. Fakat kendilerini demirledikleri yeri kaybettiler ve neyi arayacaklarını, nasıl arayacaklarını bilmiyorlardı ve arayış içinde değildiler. Bizimde diğer dinlerde aynısını yaptığımız üzere, onlar sahip oldukları bütün bu Yahudi ritüelizminden oldukça memnunlar. Yüce olan herhangi bir şey için arayış yoktu. Ve bu yüzden İsa’nın çok zor bir hayatı oldu, son derece zor bir hayat. O doğduğunda, üç adamın gördüğü bir işaret vardı, bir yıldız vardı. Onlar bunu izlediler ve Onun bir yemlikte doğduğunu gördüklere o yere ulaştılar, çok basit, doğmanın mümkün olduğu en basit yere. O büyük zorluklar içinde doğmuştu, ama bir yıldız vasıtası ile O’nun harika bir şey olduğu açıkça gösterilmiştir. Geçen gün birisi Bana, “Siz Ganapatipule’i nasıl keşfettiniz?” diye soruyordu. Aslında orayı bilmiyordum ve burası Maharashtra’da çok iyi bilinen bir yer değildir. Onlar Mahaganapati’ye değil de, Ashtavinayaka’lara gidiyorlar. Hiçbir fikirleri yoktu. Ben Ratnagiri’den dönüyordum ve bu tapınağın tepesinde gerçektende çok büyük bir yıldız gördüm ama hiç kimse onu göremedi, sorunda buydu. O zamanlar Sahaja Yogiler Read More …

Girvins Ashramında çocuklar hakkındaki konuşma, İsviçre 1990 (Switzerland)

Arzier Konuşması, Girvins Ashramında Çocuklar üzerine konuşma (İsviçre), 21 Eylül 1990. Yani bu castoriyi, bu misk`i bulmaya çalışan pek çok avcı var ve arıyorlar, onlar geyiği arıyorlar. Bu yüzden, lütfen kendi geyiğinizi koruyun, bu masumiyettir, bunu görün. Şimdi, çocukların masumiyetine saldırıldı, masumiyetleri saldırı altında ve masumiyete öyle bir saldırı geliyor ki, sizler endişe etmelisiniz, çocuklarınız için dikkatli olun. Harane, bu geyik anlamına gelir çünkü geyik küçük bir şeydir, yani o geyiğe dikkat edin, onlara bakın. Tam ifade onları temiz tutun, onları güvende tutun şeklindedir. Kendi nefesimizi yabancı bir şeymişcesine hissedeceğimiz bir zaman gelir ki, sanki onlar bizim değiller gibidir, işte bu yüzden ellerinizi birbiri içinde tutun çünkü bu çok karanlık. Tüm Sahaja Yogiler için çok hoş bir mesaj bu. Sizler liderinizi anlamak zorundasınız, işte kişinin anlaması gereken şey budur. Bu gün İsviçre`de neler olduğuna dair kolektivite ile burada, konuşmak istedim, bunu da. Orada Arneau vardı ve Arneau çok sağ kanal oldu ve şu, bu. Yani bir sonuç olarak, İsviçreliler sanırım bunun tersi oldular. Arneau`un kapıldığı bir tür duygu, sanırım kendisi çok iyi bir adam olan yeni lider üzerinde bir baskı var ve o çok iyi birisi. Yani eğer baskı yaparsanız, o zaman hiç bir şey çalışmayacaktır. Yani lütfen Ben bu konuda bir şeyler yapana kadar, liderlerinizi dinlemeniz gerektiğini hatırlayın. Arneau hakkında bile, Ben onun tarafında durdum ve durdum ve o yanlış olduğu zaman onu uzaklaştırdık. Yani hiç kimse lidere meydan okumamalıdır, aksi takdirde onların hiç biri Benim otoritelerimden biri olamazlar- hiç bir şey akamaz. Bu sanki Kundalinin akışını tamamen durdurmak Read More …

Devi Puja, Kendine Saygının Özü Istanbul (Turkey)

Devi Puja, “Özsaygının Özü”. İstanbul (Türkiye), 27 Mayıs 1989 İslam dünyasına giriş olabilecek yerler olan Türkiye veya Tunus’a gitmeyi her zaman arzu etmekteydim çünkü yeniden dirilecekleri onlara vaat edilmişti ve bu yeniden diriliş gerçekleşmelidir. Ben bunun için girişimde bulunmalı ve Muhammed Sahib tarafından vaat edilen yeniden dirilişlerini onlara vermeliyim; demek istediğim şu ki, Benim görevim bu ve bu sadece görevde değil, yeniden dirilişlerini onlara anlatmaya ve ve onları korumaya mecburum. Şüphesiz bunu hak ediyorlar. Tüm dinler ne zaman komik bir tarzda başarılı olmaya başladılar, söylemeliyim ki, herkes ayrı ayrı en iyi olanın kendilerinin olduğunu, seçilmiş olduklarını, en yüksek olan olduklarını ve en büyük olduklarını düşünüyorlar, kendi kendilerine inanarak, aşağıya, aşağıya ve aşağıya doğru gitmeye başladılar. Bunun sebebi birbirlerine karşı hiç saygılarının olmaması ve orada saygı yok çünkü onların kendilerine saygıları yok. Eğer kendinize saygı duyarsanız, başkalarına da saygı duyarsınız ama kendinize saygınız yoksa, başkalarına da saygı gösteremezsiz ve abartılı şekilde “Ben buyum, ben şuyum, ben şöyleyim” dersiniz – her dinde, o zaman egonuz çalışır ve ego sizi kendisini bilmeyen birisi yapar. Eğer kişinin kendisine saygısı varsa, o kişi hiçbir zaman kendini göstermeyecek, hiçbir zaman öne çıkmaya çalışmayacaktır. Hiçbir zaman gösteriş yapmaya çalışmayacaktır, böyle bir insan tam tersine acayip bir şey, keyfi bir şey, şatafatlı bir şey yapmak konusunda tereddüt eder çünkü bu saçma ve aptalcadır. Öyleyse aptalca birşey yapmak egonun göstergesidir, ego sizi kesinlikle aptallaştırır ve en sonunda bir ahmak haline gelirsiniz. Yani kişinin kendisine olan saygısı gelişmeli ve Sahaja Yogiler olarak sizler kendinize saygı göstermelisiniz. Biz Sahaja Yogileriz, öyleyse Read More …

Yaklaşmakta olan Hindistan Turu hakkında Shudy Camps Park, Shudy Camps (England)

Yaklaşan Hindistan Turu hakkında konuşma. Shudy Camps (İngiltere), 13 Kasım 1988.   Bu kutlu günde, hepimizin bir arada olması hoş bir fırsat ve aslında bu gün, kız ve erkek kardeşler günü. Hepinizin kız ve erkek kardeşleri ile burada toplanmış olmanız ve bu Diwali etkinliğinden keyif almanız da, çok güzel. Hindistan’da çok güzel bir etkinliğimiz oldu ve Bombay’da kutlandı. Onlar Mutlu Diwali temennilerini ve iyi dileklerini size gönderdiler. Hepsi sizleri bolca hatırladılar. Bu gün sizlere bir konuşma yapmayacağım ama gideceğimiz Hindistan turu hakkında bazı şeyleri sizlere söylemeliyim çünkü daha sonra, bunun hakkında konuşabileceğimizi sanmıyorum. Bu yüzden ilk olarak, Hindistan’da nişanlanmış olan kızları bilmek istiyorum. Ayağa kalabilir misiniz, onlardan burada olan var mı? Hindistan’da nişanlanmış olan kızlar, burada değiller, hiç birisi yok mu? Umarım liderler kendi bölgelerindeki nişanlanmış olan kızları biliyorlardır, değil mi? Nişanlanmış kızları ve oğlanları görmelisiniz. Bölgenizde nişanlanan oğlanlar var mı? Sahaja Yogi: Evet. Shri Mataji: Hiç kimse? Graz’dan ? Sahaja Yogi: Thomas [Voltrum]. Shri Mataji: Graz’dan iki oğlan. Sahaja Yogi: Evet ve Thomas Voltrum da, o Tumal’ın kızı ile nişanlandı. ve. Shri Mataji: Ah, ama o bu sene evlenmiyor. Sahaja Yogi: Ha. Shri Mataji: Ne? Hayır, hayır, Graz’dan. Sahaja Yogi: Bilmiyorum, Shri Mataji. [ Onun evliliği garanti değil veya vazgeçti.] Diğeri de Martin, Shri Mataji. Her ikisi de turdalar. Shri Mataji: Her ikisi de turdalar. Aynı şekilde şu bilinmeli ki, bir yerlerde nişanlanan kızlar veya bir yerlerde nişanlanan oğlanlar bu tura gelmek zorundalar. Bana danışmalısınız, hepiniz, bütün liderler, bir ara, yarın, kimin geldiğini, kimin gelmediğini netleştirmek için ve onların Read More …

Navaratri’nin 9. Günü, Agnya üzerine Pune (India)

Navaratri’nin 9. günü. (NAVMI). Pune (Hindistan), 19 Ekim 1988. AGNYA Bugün Navaratri’nin son günü. Bu hepimiz için bir sonuç noktası olmalı. Gördüğünüz gibi, içimizde, yükselişiniz için yedi çakra ve onların üstünde de iki tane çakra olduğunu biliyorsunuz. Tüm bu dokuz çakra da yaşamınız boyunca geçmeniz gereken çakralardır. Bu sizin kaderiniz olmalıdır. Ama sizler sadece agnya’ya gider ve agnya’da hareket ederseniz, daha yükseğe çıkamazsınız. İnsanlar bu çakrada kayboluyorlar. O nedenle çok önemli bir çakradır bu. Tanrıça’nın altıncı ‘Sashti’ günü çok önemlidir ve derler ki, Tanrıça bir ‘naav’ın, bir geminin üstünde gelir, Kalküta’da insanlar buna inanırlar çünkü altıncı gün çok büyük bir haçtır.İşte bu nedenle bugün hepimiz için bir sorundur çünkü bu altıncı gün bizim kafalarımızda hala oturmaktadır ve bizler onun dışına çıkamamaktayız. Dokuzuncu konuma gelmek için, puja bile yapsak, herşeyi de yapsak, hala altıncıdayızdır. Öyleyse bizler pujayı görünüşte yapıyoruz demektir. Yedinci gün, Benim orada olduğum gündür. Ama 7., 8. Ve 9.’ya ancak 6. Aşarak ulaşılabilir. Bugün ben size 6.dan bahsedeceğim çünkü bu hepimizin bilmesi çok önemli olan bir konudur, neden Tanrıça altıncı gün gelmiştir? Mahalaxmi Meryem olarak enkarne olmuş, oğlunu İsa Mesih olarak doğurmuş ve herkes için oğlunun altıncı merkezi geçmesini istemiştir ve işte böyle İsa ‘Chaitanya’nın hassas formu haline gelmiştir. O Chaitanya’nın hassas formuydu. Onun suyun üzerinde yürümesi, birçok şey yapması onun Chaitanya olduğunu göstermiştir. Ama sonuçta, O Chaitanya olmuştur ve bedenini hassas bir şekilde terkederek diğer tarafa geçmiştir. Şimdi, bu kavram bir gerçektir. Ama daha aydınlanmış bir ruh olmamış olan, daha vibrasyonları hissetmemiş olan başka bir kişi bunu tasavvur Read More …

Navaratri’nin 6. Günü Pune (India)

Navaratri’nin 6. günü. (SASHTI). Pune (Hindistan), 16 Ekim 1988. Bu Shakti’ye bir ibadettir. Şimdiye kadar birçok aziz, bilge bu Shakti hakkında biliyor Onu gösteriyorlardı. Düz yazıda anlatamadıkları ne varsa, şiir aracılığı ile iletmeye çalıştılar. Kelimelere dökülmesi mümkün olmayan ne kadar tanım varsa – Devi’ye değişik isimler koyarak tarif ettiler. Biz tüm bunları biliyoruz ve birçok kişi de bunun anlamını biliyor. Ama belki onların bilmediği bir şey var ki o da her insanda tüm bu Shakti güçlerinin uyur durumda bulunduğudur ve insanlar onları uyandırabilirler. Bu uyuyan güçler sonsuzdur ve sınırsızdır. Devaların otuzüç milyonuna kıyasla, bir çok Shakti vardır. Ama diyebiliriz ki, bugün elde ettiğimiz bu “Aydınlanma”ya kimi Shakti’lerin uğraşları sayesinde ulaştık. Bu olmadan “Aydınlanma”yı elde edemezdiniz. Aydınlanmanızı Sahaja bir yoldan aldınız. Sahaja’nın iki anlamı vardır. Bir anlamı kolayca elde edilen demektir. Diğer anlamı ise – yaşayan her süreçte bunun kendiliğinden meydana gelmesi gibi – kendiliğinden çalışan demektir. Siz onu kendi başınıza elde ettiniz. Ama, bu yaşayan süreci düşünmeye başladığınız zaman, şaşırırsınız – beyniniz çalışmayı durdurur. Diyelim ki bir ağaca bakıyorsunuz, onu belli bir yüksekliğe doğru büyüten güç nedir? Hangi güç bunu böyle yapmıştır ki onun belli bir görünüşü olabilmiştir. En şaşırtıcı şey de – özel bir biçimle, özel bir bilgiyle, özel bir görünüşle yaratılmış olan insanoğlu – bu insanoğlunun amacına ulaşılınabilinmesidir. Bunun için ilk adım aydınlanmadır. Tıpkı, eğer yanacak bir lambanız varsa, önce onun içine ışık koymalısınız, aynı şekilde gücünüz bir kere uyandığı zaman, onu yeniden aydınlatabilirsiniz veya onu çoğaltabilirsiniz.. Ama ilk adım gücü uyandırmaktır ve bunun için aydınlanma almak başlıca Read More …

Navaratri’nin 5. Günü, Kaderiniz nedir ? Pune (India)

Navaratri’nin 5. günü. (PANCHAMI).Pune Hindistan), 15 Ekim 1988. “Kaderiniz Nedir?” Sizler Sahaja Yogilersiniz. Sizin kaderiniz nedir? Sizin kaderiniz ruhani başarıya (ruhani yükseliş) ulaşmaktır. Devi, “Chanda ve Munda’yı yok etti, bu yüzden Ona “Chamunda” deniyor. Bu Kaliyuga’da onlar geri döndüler, hepsi geri döndüler.   Devi’ye Dua “O Devi, lütfen bize ruhani bir kişilik, zafer, şeref ver ve düşmanlarımızı yok et.”   Shri Mataji “Jogava”yı Anlatıyor ve Tercüme Ediyor : Aziz Eknath, “Paithan” diye adlandırılan “Pratishthana”dandı ve anlamı Yoga olan bu ”Jogava”yı yazan odur ve aynı zamanda bu şarkıyı tam bir köylü diliyle söylemiştir ve bu şarkı Maharashtra’nın dört bir yanında birçok insan tarafından da söylenmiştir. Bu şarkının çok zaman önce yazılmış olduğunu hayalinizde canlandırabilirsiniz ve bugün bu şarkıyı Sahaja Yoga için değiştirdiler, ama bu şarkı gerçekten de o zamanlarda insanların ne istediklerini son derece açıkça anlatmaktadır. Şimdi, başlangıçta diyor ki- Maharashtra’nın Tanrıçası “Baya” olarak çağrılırdı. Şaşıracaksınız ama çocukluğumda benim ismim Baya idi. Ailemde beni baya olarak çağırmaya alışmışlardı. Diyor ki, Anne’den bana Yoga’yı vermesini isteyeceğim. Köylerde ona “Jogava” denirdi – yeniden diyor ki – “Bayecha Jogava” anlamı Tanrıça Baya’dan Jogava demektir. Benden “Jogava” istenecek. Şimdi “ANADI NIRGUNI” sonsuz olan- “ADI” sonsuzun ötesi, Gunaları olmayan yeryüzünde “Bhawani”yi ortaya çıkarmıştır, ve O Mahishasura’yı öldürmek için gelmiştir.  O aynı zamanda ‘RIVIDH TAPANCHI KARAVAYA JHADANI”, bizim ısı veren üç tür ağrımızı ortadan kaldırmak için geldi ve şimdi bizim “Nirvana”mız için geliyor, o dönemde Eknath söyledi, O benim “Nirvana-Dwaitya”m için geldiğinde ben ne yapacağım dedi. Bende bu var, yani ben kendimi Tanrı’dan ayrı olarak düşünüyorum. “Dwaita”, Read More …

Shri Vishnumaya Puja, Sol Vishuddhi’yi tedavi edin. Shudy Camps Park, Shudy Camps (England)

“Sol Vishuddhi’yi tedavi edin” Shri Vishnumaya puja. Shudy Camps (İngiltere), 20 Ağustos 1988. Burada bir Puja yapmamız ya da bu türden herhangi bir program yapmamız en beklenmedik şeydi. Ama sanırım böylesi hızlı bir programdan sonra, geriye böyle bir şey kalmıştı, bildiğiniz üzere gitmem lazımdı, Londra’dan Frankfurt’a,  Amerika’ya, Bogota’ya,  geri döneceğim, sonrada Andora ve hala bütün buralara gitmem lazım, düşündüm ki, bu bitti şimdi. Ve Londra’da buraya geldim, yapılmamış bir Puja olduğunu öğrendim ki, sol Vishuddhi ve bu Raksha Bandhan’la çakışıyor çünkü bu bir kız kardeş ve erkek kardeş ilişkisidir. Yani tarihte, eğer tarihe bakarsanız, Shri Krishna, kendi kız kardeşinin doğduğu gün doğdu ve demeliyim ki, daha sonra Vishnumaya bir şimşek haline dönüştü ama o zaman Shri Krishna’nın varlığını ilan eden oydu – Onun doğduğunu ve Onun yaşadığını, Onun şu anda var olduğunu. Bu, sol Vishuddhi’nin işidir, şimşeklerin işidir ve her ne zaman Ben bir yere gidiyor olsam, bir program ya da bir şey yapıyor olsam, hemen bunun öncesinde bu duyuruyu yapmak için şimşeğin, gök gürültüsünün gökyüzünde belirdiğini gördünüz. Yani bu, duyuru için kullanılan şeylerden birisidir. Bunu daha pratik ve anlaşılır hale getirmek için, duyurularımız için televizyonlarımızı, büyük önemi olan bir şeye dair mesajları insanlara vermek için elektriği kullanıyoruz. Bunu yaparlar mı bilmiyorum, olmayabilir de. Aynı şekilde, Adi Shakti’nin gelişini duyurmak için sol Vishuddhimizi kullanmalıyız. Fakat aksine, insanlar onu ekstra  egomuzun doldurulması için muhafaza ettikleri bir cep olarak kullanmaya başladılar. Kendimizi suçlu hissettiğimizde, öncelikle ilişkilerimiz iyi olmadığı zaman suçluluk hissediyoruz. Örneğin, çok saf olan ve her türlü kirlenmenin üzerinde olan kız Read More …

Yeni yıl günü yapılan konuşma, Günahsız bir yaşam Ganapatipule (India)

Yeni yıl günü yapılan konuşma, Ganapatipule (Hindistan), 1 Ocak 1988. Hepinize mutlu bir yeni yıl dilerim! Tanrı bu yıl hepinizi tüm Tanrısal güçleri ile kutsasın. Bütün seçilmiş neşe çiçekleri ve mutluluk üzerinize dökülsün. Tanrı, büyük Sahaja Yogiler olmanız için size bilgelik versin ve yeni bir dünya sizlerle güzelce yaratılabilsin. Bu gün hepinizle, burada biraya gelmekten dolayı çok  mutluyum. İlk gün eminim pek çok rahatsızlık olmuş olmalı ama Sahaja Yogiler hiç bir rahatsızlık hissetmezler. Hepinizin burada olması, birbirinizle biraraya gelebilmeniz, birbirinizle Sahaja Yoga hakkında konuşmanız, önemlidir. Dünyanın diğer kısımlarında neler olduğunu anlamaya çalışın. Beni dinlemediğiniz zamanlarda, bazen ortaya çıkan belli bazı problemler var. Bu yüzden yüzmek hakkında, zamanlama hakkında ne söylediysem lütfen buna uyun. Eski şartlanmalarınızı bırakmalısınız, demek istiyorum ki, bilgeliğin ve anlayışın yeni bir yaşamına başlamalıyız. Bu gün bizlerin, geleceğimiz için, Sahaja Yoga için, yaşamlarımızı inşa etmek için  kimi kararlar vermemiz gereken, kalplerimizde yeminler etmemiz gereken gün. Bütün programlarımızı biliyorsunuz. Yarın evlenecek olanların son listesini size vereceğiz. Aynı zamanda, evleneceğiniz kişilerle de biraraya gelmelisiniz. Onlarla konuşun ve onlar hakkında bilgi edinin. Bu gün çok fazla şey söylemek istemiyorum. Yeni yılda ilk ne yaparsanız, bütün yıl boyunca başınıza o gelir derler ve Ben her zaman böyle konuşmak istemiyorum. Çünkü çok fazla konuşuyorum.  Yeni yılın keyfini çıkarmanın en iyi yolu, şimdi, bundan böyle ne yapacağımıza  karar vermektir. Önümüzdeki yıl neye ulaşacağız ve bu sayede biz geriye bakıp, bir yılda bu işi yaptık diyebiliriz. Bu yüzden geçmişi unutun ve önemli bir tarih olan bugünü düşünün, buradayız. Kendimiz hakkında karar vermeliyiz. Günahsız bir yaşam Read More …

Shri Rama Puja, Les Avants 1987 (Switzerland)

Shri Rama Puja. Les Avants (İsviçre), 4 Ekim 1987. Bu gün Dassera gününde, İsviçre`de bizler Shri Rama’nın taç giymesini kutluyoruz. Pek çok şey bu Dasshera gününde oldu. En önemlisi de Shri Rama’nın bu gün kral olarak taç giymesiydi. O Ravana’yı da yine bu gün öldürdü. Bir çok kişi onun nasıl aynı gün hem Ravana’yı öldürüp hem de taç giydiğini sorabilir. O günlerde Hindistan’da bizim süpersonik uçaklarımız oldu ve bu gerçektir, bu uçakların ismi Pushpak`tı, anlamı çiçektir, muhteşem bir hızı vardır. Yani O, Ravanayı öldürdükten sonra karısı ile birlikte Ayodhya’ya geldi ve işte taç giydiği gün de bu gündür. Dokuzuncu gün, O güç elde etmek için, silahlarına Shakti elde etmek için Tanrıça’ya ibadet etti ve onuncu gün Ravana’yı öldürdü. Shri Rama ve Onun krallığı döneminde ne kadar gelişmiş insanların orada bulunduğunu gözünüzün önüne getirebilirsiniz. Bunun nedeni kralın bir enkarnasyon olmasıydı, Sokrates tarafından anlatıldığı gibi aynı zamanda hayırsever bir kraldı O. Shri Rama’nın öyküsü, başından sonuna dek çok ilginçtir ve şimdi Hindistan`da televizyonumuz tarafından yapılmış ve çok iyi bir fiyattan satılan güzel bir dizimiz var. Belki de oraya geldiğiniz zaman, her birinize birer tane hediye edebiliriz. Ancak Shri Rama’nın öyküsü O daha doğmadan önce yazıldı. Hatta bundan önce, bunun bazı işaretleri vardı ve geleceği gören Valmiki, Shri Rama’nın bütün öyküsünü yazdı. Shri Rama’nın doğumu ve tüm bu şeyler Agni, yani Ateş tarafından gerçekleştirildi. O Surya hanedanında, Güneş hanedanında doğdu. Bütün bu şeylerle birlikte, ateş olan Agni’nin kutsamaları ile doğmuştu ve aynı zamanda Surya hanedanında doğmuştu. Sizin şimdiye dek sahip olduklarınız içinde, en Read More …

Sahaja Yogilerle konuşma: Can ve Ruh Volterra (Italy)

CAN VE RUH, 25.07.1986, Volterra, İtalya Bu kitabın kapağında bulunan fotoğraf, bu konuşma yapıldığı sırada Volterra’daki restorantda çekilmiştir. Çakralar Shri Mataji’nin bardağında yansıdılar. Bu konuşmanın başı kaydedilmemiştir, Shri Mataji Can ve Ruhun arasındaki ilişkiyi belirlemektedir. Kendisi ışık, su ve bardak benzetmesini kullanmaktadır. Görüşme ilerledikçe, ışığın Ruh, bardağın vücut, ışığı aksettiren suyun da Can olduğunu anlıyoruz. Shri Mataji:..  Sonra ışık onun üzerine düşer. Bu, (bardak) vücuttur. Bütün 5 Kosha, 5 auradır ve vardırlar. Bu 5 Kosha, 5 element tarafından yönetilirler, onların da aslı ana, asli elementlerdir… Gregoire:… Beş elementin aslı Sanskritçe de Atma olarak bildiğimiz, Can ve Ruhun birleşimimidir, yoksa yalnızca Ruh mu? Shri Mataji: Jivatma Can, Atma ise Ruh anlamındadır. Gregoire: O zaman Jivatma bireyselleşmiş, bir kişiye özgü Ruh mu oluyor? Shri Mataji:Hayır, hayır! Jivatma bu beş elementi içeren Candır. Bu beş element sana kendi kimliğini , karakterini, kendi özelliklerini verir. Bu, asli elementlerin içinizdeki yerleşme şekillerine göre olur. İşte bu asli sebepler çakraları etkilerler ve çakralar kanalı ile de birbirlerini, kütlesel boyutta etkilerler. Böylece gittikçe daha saydam bir ortama geçilir. En saydamı Ruh ise, daha az saydamı Can, en az saydam olanı çakralar, kütlesel olanı da vücuttur. Gregoire: O zaman İngiltere, İtalya üzerine mi yansıyor? (Anne daha önce bir seferinde, İngiltere’nin bu dünyanın Ruhu, İtalya’nın ise Canı olduğunu anlatmıştı.) Shri Mataji:Evet Can.. Bunun için bütün sanat dalları İtalya’dan gelişmiştir. Böylece Can Avrupa’daki bütün elementlerin aslıdır. Ve İngiltere yansımadır. Ve İngiltere, İtalya üzerine yansıma durumundadır. Warren: Bakın, bardağın içindeki su ışığı yansıtıyor. İngiltere ışık olup, su durumunda olan İtalya üzerine Read More …

Bayanlarla Konuşma Pimpri, Pune (India)

Bayanlarla konuşma, Pimpri, Pune (Hindistan), 10 Şubat 1984. [Shri Mataji, Marathi konuşma] İyi şans için, demelisiniz ki, talihli olmanız için, haydi saubhāgya (iyi şans) diyelim,  bu hanımlara verilir, hep hanımlara verilir. Çünkü Hindistan’da kadınlar Shakti olarak kabul edilir ve yaşamını evli olarak sürdüren, anne olan, kız çocukları olan, bir eş olan kadınlara ve bunun gibi şeylere çok saygı duyulur, çünkü herhangi bir ülkede,  kadınlar ancak saygıdeğer oldukları zaman, Tanrı orada ikamet eder. Kadınlar eğer saygıdeğer değillerse, Tanrılar orada oturmazlar. Bakın, cazibe Hindistan’da pek saygı görmez. Göz alıcı bir tabiatta olmak, sofistike bir fuhuş gibi bir şey olarak kabul edilir Hindistan’da cazibe, bir kadının üzerindeki  etkinin veya bir tür aşağılık kompleksinin bir işaretidir veya belki de cazibeli olmak sergilenen bir kurnazlığın işaretidir. Bakın, yani bu ülkede, buna pek de saygı duyulmaz. Eğer onlar herhangi bir kadını çok çekici bulurlarsa, o zaman bu kadın toplumda biraz aşağı itilir ve insanlar onun hakkında yorum yapmaya ve onunla dalga geçmeye çalışırlar ya da bir tür aşağılanma gibi. Bu çok iyi bir şey olarak değerlendirilmez,  geleneksel bir, bir kadın geleneksel şekilde giyinmelidir. Evli bir kadın olarak o belli bazı takılar takmak zorundadır. Evli bir kadın olarak, belli bazı şeyler giymelidir. Evli bir kadın olarak belli elbiseler giymelidir ve biraz sapmış dahi olsa, geleneksel bir kadın olarak ona saygı duyulur. Yani kişinin yapması gereken şey, çekici olmak değil, geleneksel olmaktır çünkü bu çok yapay ve geçicidir, kadınların standartlarına göre bu çok aşağılayıcıdır, bilirsiniz. Ve sizin standartlarınız nedir bilmiyorum ama mesela bir fahişe hiçbir eve giremez ve Read More …

Gazete Röportajı (England)

Gazete Röportajı, Wellington,  İngiltere,  8 Ekim 1982 Nasılsınız? Buyrun lütfen, İsminiz nedir. MUHABİR: İsmim, David [Cooper?], Ben … [söylediği anlaşılmıyor]. Neden bu hafta buraya, Northampton`a geldiğinizi bana söyleyebilir misiniz? SHRI MATAJİ: Neden buraya geldim? MUHABİR: Siz bir … tarafından davet edilmişken, buraya kadar geldiniz. SHRI MATAJİ: Bu bir tür … mesaj, bir metod keşfedildi. MUHABİR: Northampton`a ilk gelişiniz mi? SHRI MATAJİ: Hayır, daha önce de buraya geldim. MUHABİR: O zaman ne tür bir tepki aldınız? SHRI MATAJİ: Tepki, çok iyi olduğunu söyleyemeyeceğim. Hiç bir gazete gelmedi. Dün de, hiç kimse yoktu, çok şaşırtıcı idi bu. MUHABİR: Pek çok kişinin kuşkulu olduğunu gördünüz, değil mi? SHRI MATAJİ: Neye benzediklerini bilmiyorum çünkü hiç kimse gelmedi, gördünüz. MUHABİR: O da Guild Hall`da idi? SHRI MATAJİ: Hayır, dün Guild Hall`da pek çok kişi vardı ama bildiğim kadarı ile gazeteler ilgiliydiler, orada bazı insanlarla tanıştık ama ilk kez buraya geldiğim zaman, pek çoğu Beni görmeye geldi. Onlar işçi sınıfından insanlardılar. Posses gibi her tür illet nedeni ile acı çekiyorlardı ve bir centilmen ayağa kalkıp her tarafta yürümeye başladı ve şey gibi konuşuyordu… bu biraz komikti. MUHABİR: Aslında, geçen gece Bedford`daydınız, değil mi? SHRI MATAJİ: Evet, oradaydım. MUHABİR: Ve nasıl gitti? SHRI MATAJİ: Çok iyi, çok güzel. MUHABİR: İyi gitti. Geçmişte, anlıyorum ki siz, um, olduukça büyük sayıda insanın iyileşmesine yardım ettiniz? SHRI MATAJİ: Evet. MUHABİR: Bana birkaç örnek verebilir misiniz, sizin gerçekleştirdiğiniz iyileştirmelerden biraz daha sıradışı olanları? SHRI MATAJİ: Her şeyi, bakın, kanser gibi. Sonra diyebiliriz ki, özellikle de kan kanseri. Bir Sahaja Yogini,  birisinin Read More …

Ekadasha Rudra üzerine Tavsiye Bramham Gardens, London (England)

Ekadasha Rudra üzerine tavsiye. Bramham Gardens, Londra (İngiltere), 4 Eylül 1981. [Ses kaydının ilk 50 dakikalık bölümü tam olarak yazıya geçirilmemiştir. İlk 4-5 dakikalık kısmı, konuşma çok belirsiz olduğu için yazılı hale getirilememiştir ve devamında sonraki 25 dakikalık bölüm yazılı hale getirilmiş ve 29. dakikadan sonrası yine yazıya dökülememiştir.] Şimdi, eğer sizde sol Agnya (problemi) varsa, bu onda posess (sahiplenme)var demektir. Bu durum, hepinizde bu tür bir şey olduğu anlamına gelir, hali hazırda ele geçirilmişsiniz demektir, temiz değilsiniz. Bunun için (kullanılan) mantra nedir, Gavin? Arka Agnya için, Mahaganesh. Mahaganesh, Mahabhairava, doğru. Şimdi bakın, beyinde Tanrıların tüm bu tohumlarına sahipsiniz ve bunlar tohumdur çünkü bunların sebebi, onlardır. Yani, önce “sebep” yaratıldı ve daha sonrada  Deityler yaratıldı. Yani, örnek olarak, Toprak Ana’nın nedeni kokudur, tamam mı? Yani Toprak Ana, kokudan gelir. Aynı şekilde Brahmadeva’nın da nedeni de, Hiranyagarbha’dır, (Altın rahim, Altın yumurta veya Evrensel rahim olarak adlandırılır. Kozmosun yaratılışının kaynağıdır.) tamam mı? Ona Hiranyagarbha denir, O, Brahmadeva’nın sebebidir. Beyinde, Brahmadeva nerededir? Virata’nın beyninde hangi deityler yaşıyorsa, onlar sebeptirler ve bizimkiler de, çünkü onlar (bizde)yansımışlardır. Yani neden olanlar, burada bizim beynimizdedir, beynimizde, beynimizdedir. Burada arkada, Agnya civarında, şimdi size Onun ismini söyledim, hayır, Agnya çevresinde. Agnya, Mahaganesha ve Mahabhairava’dır, Agnya, arkada. Ve önde… Arkada, aslında Mahaganesha vardır, tam ortada. Tam orta merkezde bulunan en küçük nokta Mahaganesha’dır. Mahabhairava,  Mahaganesha’nın etrafında hareket eder, tamam mı? Ve bunun etrafında, hareket edenin geri kalanı ise, Hiranyagarbha’dır, tamam mı? Şimdi bunu takip ettiniz mi? Yani, düşündüğünüz zaman ya da süper ego vasıtasıyla siz her ne düşünürseniz, süper Read More …

Shri Krishna Puja: Artan Kolektivite Gillian’s House, Brighton (England)

Shri Krishna Puja. Artan Kolektivite,  Gillian’ın Evi, 11 Vallance Road Hove (Brighton),  İngiltere, 12 TEmmuz 1981. Dikkat edin ve durumda böyle zaten, Sahaja Yogiler için çok önemli olan iki merkez, biri sol Vishuddhi, diğeri ise kalbin kendisidir. Tam şimdi buraya gelirken, her yerde bir sürü sol Vishuddhi olduğunu biliyordum ve aynı şeyi arabada da hissettim. Ne yapacağımı bilemiyordum. Çünkü “Keşke şunu şunu yapsaydık” diye düşünen insanlar vardı ve Ben bunu kırmak için sadece bir fırsat bekliyordum, bunu anlıyorsunuz. Sonra aniden bir şansım oldu ve her şeyle dalga geçtim. Sol Vishuddhi ve neşe arasındaki kombinasyon oldukça fazladır. Sol Vishuddhi, iki tiptedir. Biri, insanların kendilerini suçlu hissetmedikleri yerdir. Hintliler kendilerini asla suçlu hissetmeyeceklerdir. Nadiren, suçluluk hisseden bir Hintli görürsünüz. Nadiren, bu onların karakterinde yoktur. Yani, onlar kendilerini kesinlikle suçlu hissetmezler. Buna inanabiliyor musunuz! Yanlış yapsalar bile, utanç duymadan buna devam edeceklerdir. Onlara söyleyeceksiniz, o zaman da onlar başka bir yöne gideceklerdir. Onlara o zaman bir şey söylersiniz, daha başka bir yöne giderler ama asla değişmeyeceklerdir. Onlar çok kararlıdır, son derece kararlı insanlardır. Tek şey şu ki, eğer bir şekilde siz onların bu katı doğasını kırmayı başarırsanız, o zaman bu onlarda ortaya çıkacaktır. Aksi takdirde buna devam ederler. Diğeri ise batı sol Vishuddhi’si. Her ne denerseniz deneyin, onlar suçluluk duyacaklar. Onları güldürürsünüz, gıdıklarsınız, şaka yaparsınız, kendilerini iyi hissettirirsiniz, [ama yine de] onlar küçük, küçük şeyler için kendilerini suçlu hissetmeye başlarlar. Demek istediğim, bu da başka bir kararlılıktır! Bunu, nasıl suçluluk hissedebileceğimizi anlamaya çalışın. İlk olarak, yani Hintliler olarak, onlar asla hata yapmazlar. Yani, Read More …

Kundalini’nin Gücü Chelsham Road Ashram, London (England)

Kundalini’nin Gücü, Sahaja Yogilerle Konuşma, Chelsham Road Ashramı, Londra (Birleşik Krallık), 17 Mayıs 1981 Bugün size Kundaliniden bahsettim ve Kundalini içimizdeki Saf Arzudur, o aydınlanmamızı vermek için tezahür eder veya uyanır. Yani bu durum arzunun, ancak aydınlanmanızı aldığınız zaman yerine getirileceği anlamına gelir, aksi takdirde o kendisini ifade etmez – sadece uykudadır; o hala (yaratımdan) geriye kalan enerjidir.  Tüm evreni o yaratmıştır, ama siz aydınlanmanızı elde edene kadar, siz Ruhunuzla bir olana kadar, sizi koşturmaya ve  koşturmaya ve koşturmaya, bu gücün tezahürüne henüz ulaşmadığınızı veya kendi anlamınızı bulamadığınızı size düşündürmeye devam edecektir.  Her zaman orada olacaktır, uyuyor olacaktır ama size bir boşluk hissi verir, anlıyorsunuz. Yani bu gücün tezahür etmesi gerekir, ama tezahür ettiğinde… [ Shri Mataji bir çocuğu rahatlatmak için duraklar: “Bu ne? Ne oldu? Olsun, bırakın otursun, gel. Ne oldu? Gelin. Neler oluyor? Ha? Sorun değil.” (Shri Mataji çocuğu öper) “Tamam. Tamam mı?” (Çocuk: “Evet”) “Güzel. Şimdi susmak gerekiyor, tamam mı?” (Shri Mataji çocuğu öper.)] Sonra, bu gücün belirli nitelikleri vardır. Sahip olduğu ilk nitelik, bu ungrahavati’dir, bu onun yerçekimine karşı çalıştığı anlamına gelir. O yerçekimine karşı çalışır. Görüyorsunuz, bir şey yükseliyor, o aşağı inmez Yani doğası gereği bunu talep etmesi gereken bir insan, eğer bunu istemeyen bir tipte bir insansa, Kundalini yükselmez çünkü görüyorsunuz ki, yemek midemizden geçtiğinde bağırsakların çeperlerine baskı yapar. Bu sayede aşağı doğru inme hareketleri gerçekleşir. Benim bakış açımı görebiliyor musunuz? Kundalini çalışmaya başladığı zaman ve çakraların kenarlarına baskı yapmaya başladığında, bu onu daha yükseğe doğru fırlatma hissi yaratır, bu sayede çakralar onu yukarı Read More …

Public Program, Vishuddhi ve Agnya Çakra Maccabean Hall, Sydney (Australia)

Vishuddhi ve Agnya Çakralar, Dördüncü Publik Program. Maccabean Hall, Sydney (Avustralya), 31 Mart 1981.  Bu gün önümüzde çok ilginç bir konu var, bu da on altı taç yaprağı bulunan ve boynunuzun kök kısmının arkasına yerleştirilmiş olan Vishuddhi çakrayı tartışmak. Vishuddhi çakra, kendisini fiziksel aktivite olarak veya maddi düzeyde servik pleksusun dışında gösterir. Bildiğiniz gibi salgı bezleriniz var ve troid de burada bulunan salgı bezidir. İnsanoğlu için bu merkez, evrim içinde en büyük öneme sahip olan merkezdir çünkü insanoğulları, hayvan konumundan insan olmak üzere ellerini ve başlarını yukarıya kaldırdıkları zaman bu merkez maksimum büyüklüğüne ulaşacak şekilde gelişti. Hayvanların başları yere doğru bir açı yapacak şekilde duruyordu, ilk önce sadece dokunuyordu, paralel şekilde ve sonra, ta ki nispeten biraz daha yüksekte olduğu maymun konumuna gelene dek, daha ve daha yükseğe yükseldi ve ancak insan konumunda eller ve baş aynı seviyeye yükseldi. Düz bir seviyeye gelmesi tamamdı, düz seviye de olduğunda süper ego ve ego arasında denge vardı. İlk önceleri, insanlar tarafından bakıldıkları zaman, hayvanlarda süper ego vardır. Hayvanlar, insanlardan hareketle bazı şartlanmalar geliştirdiler. Köpekte olduğu gibi, köpeğin insanlar tarafından bakılması gerekir. Sonra, köpeğe şunu ya da bunu yap dendi ve şartlanma başladı. Bu şartlanma bir köpekte başladığı zaman, köpek insani bir şekilde süper ego geliştirmeye başlar.  Ama bir şempanze başını kaldırdığı zaman, o bir insan olmaya çalıştı. İlk orijinal insanın kafası bu şekilde eğikti. Ramayana’da böyle bir ırktan bahsedilir, insanların, yarı maymun yarı insan oldukları kayıp bir ırk. Bu yaklaşık sekiz bin yıl önceydi. Bu merkez gerçekten de, Dwapara adı verilen çağda Read More …

Public Program Maccabean Hall, Sydney (Australia)

Avusturalya’da Public Program,  Maccabean Hall, Sydney , (Avusturalya) , 22 Mart 1981 Gerçeği arayan herkese. Çok sayıda arayış içinde olan insanların bulunduğu bu büyük ülkeye gelmek bir zevktir. Pek çok arayış içindeki bu modern çağda doğdu. Daha önce hiç bu kadar çok doğmamışlardı. Örneğin, İsa’nın zamanında, O büyük kalabalılar topladı ama o insanlar arayış içinde değildiler. Onu sadece dinlediler, çünkü yeni bir şey bu gibi hissettiler. Bugün, arayış içindeki pek çok kişinin, dünyanın her yerinde yeniden doğdukları zaman geldi ve onlar arayış içindeler. Bu kişinin kabul etmesi gereken bir gerçektir, bu konuda bir riya yoktur. Kimi insanlar bu arayışın orada olduğunu biliyorlar ve her ne yapıyorlarsa, doğru veya yanlış, aslında onlar kendi içlerinde arıyorlar. Bugün, başta size, “Tanrı ile birleşme”, “içimizde kendiliğinden gerçekleşen” anlamına gelen Sahaja Yoga’nın, genel özelliklerinden bahsedeceğim. Onun hakkında konuşmak kolaydır, herhangi birisi, onun hakkında konuşabilir. İlk seferinde, Amerika’ya gittiğim zaman,  insanlar Bana “Anne konferansların için patent almalısın” dediler. Onlara sadece gülümsedim. “Mesele nedir?”, dedim. Bana, “diğerleri sizin sözlerini kullanabilirler, aynı şeyi kendi amaçları için kullanabilirler, belki de size zarar verecek pek çok şey yapabilirler” dediler. Ben de, “hayır, bu iyi, bırakın konuşsunlar çünkü olması gereken şey bu,  insanlar bunu öğrenmeliler, bunun için patent alacak ne var”, dedim. Yıldızların güzelliği, güneş ışığı için patent almayız. Bu herkes için. Esas husus şu ki, hadise gerçekleşmediği sürece bu konuşmaların ve girişimlerin bir yararı yoktur. Bu sizde meydana gelmelidir, bu bir gerçekleşmedir, bu önemli bir oluştur. Bu, bu konuda okumak değildir, bu, bizi daha yüksek bir kişilik, bir peygamber haline Read More …

Diğer Lokalarda neler oluyor? Caxton Hall, London (England)

Diğer Loka’larda (Dünyalarda) ne oluyor? Caxton Hall, Londra, İngiltere. 30 Haziran 1980. Görmediğimiz, farkında olmadığımız diğer Loka’larda (dünyalarda) ne olduğunu sizlere söyleyemem. Birazcık korkutucu olabilir ama Bütünle nasıl bir ilişki içinde konumlandırıldığımızı, Divine’in planlarının neler olduğunu ve bizim bunları nasıl gerçekleştireceğimizi anlamamızın zamanı geldi. Şimdi, burada pek çoğunuz aydınlamış ruhlarsınız. Bazılarınız ilk kez geldi, sizlerde aydınlanmanızı alacaksınız. Ama ortak olan nokta şu ki, hepiniz arayış içinde olanlarsınız, Tanrıyı arayanlarsınız, barışı arayanlarsınız, sevgiyi arayanlarsınız, ortak olan nokta budur ancak bu arayış sizlerde, kendi iyiliğiniz için, bireysel bir yükseliş için veya dönüşü olamayan bir yer için olan kazanımlar için değildir. Bu, bütün insanların yüzleşmesi gereken Son Yargı içindir. Bu yargıdan geçmeleri ve kendi sonlarına, Tanrının Krallığında bulunan kendi yerlerine ulaşmaları gerekiyor. Bu gün Benim önümde oturuyorsunuz, daha önceden, çok daha önceden de Benimle beraber oldunuz. Ama bu gün, özellikle Benimle birlikte olduğunuz bu zamanda, bununla yüzleşmek için buraya geldiniz ve Gerçeği, Sevgiyi ve Tanrının Kutsamalarını taşıyabileceğinizi kendiniz için görmeye geldiniz. Tanrının Krallığına girip, burada kalabileceğinizi, Onun tüm güçleri size doğru akarken, Onun hükümdarlığına girebileceğinizi görmek için. Bu sizlere daha önceden söz verilmişti. Tüm sözler tutulacak.  Bütün Kutsal metinler desteklenecek ve kanıtlanacaktır. Ama bilmek zorundayız ki, Tanrısal güçlerle, şeytani güçler arasında büyük bir savaş devam ediyor ve iblisler olarak sembolize edilen bütün bu şeytani güçlere, Sanskrit dilinde rakshasalar,  asuralar  adı verilir ve bu iblislerin hepsi, Tanrının Krallığını yıkmak üzere bu Dünya üzerinde doğdular.  Düşünün! Ne hırs ama! Ama onlar, Tanrının bu krallığını kalplerinizde yıkmak istiyorlar. Tanrının Krallığı vardır, var olacaktır, o ezelidir. Tanrı evren Read More …

Dikkat London (England)

Dikkat. Dollis Hill, Londra (İngiltere), 26 Mayıs 1980. Bugün sizinle dikkat hakkında konuşacağım. Dikkat nedir, dikkatin hareketi nedir ve dikkatimizi toplamanın yol ve yöntemleri nelerdir? Buna geniş anlamda bakın. Tamam mı? Ama Ben tüm bunları söylerken, sizin  şahsınızla konuştuğumu bilmelisiniz – bu başkalarıyla ilgili değil. Her zaman insanların yaptığı ilk şey, Ben sizinle konuşurken, siz Mataji’nin kimden bahsettiğini bulmaya çalışıyorsunuz! Bu, dikkatinizi başka bir şeye vermenin en iyi yoludur. Dikkatinizi kendinize verirseniz, “Bu benim için, bu benim için ve sadece benim için” şeklinde dikkatinizi buna verirseniz, o zaman bunun bir etkisi olacaktır, çünkü bunlar [Benim sözlerim] mantradır. Ve bu yüzden ziyan ediliyor çünkü size verilen şey bir başkasının üzerine atılıyor. Yani sahip olduğunuz dikkat, gerçeği bilmenin tek yoludur. Kendi dikkatiniz önemlidir, başkalarının dikkati veya sizin başkalarının üzerindeki dikkatiniz değil! Bu açıkça anlaşılmalıdır. Kendinizi daha yüksek bir duruma yükseltmek için dikkatiniz aracılığıyla, her şeyin sizin tarafınızdan tüketilmesi gerektiğine dair, bu hususu anlarsanız, bu işe yarayacaktır. Aksi halde bu, size yemek yedirmek ve siz hiçbir şey alamadan, yemeğin bundan beslenen bir başkasına gitmesi gibidir. Ve o kişi de beslenemeyebilir çünkü o da sizin bunu bu kişiye attığınızı bilmiyordur. Yani sizinle bugün dikkat hakkında konuşacağım için, dikkatinizin tüm söylediklerimi özümsemesi gerektiğini bilmelisiniz. Bu bir başkası için değil. Düşüncesiz farkındalık içinde otursanız iyi olur, en iyi yol budur, böylece bu sizin içinize girer. Aksi takdirde, bu sadece bir konuşma gibidir, bilirsiniz. Beni dinlemenizin bir etkisi yoktur. Her konuşma sizi değiştirecektir çünkü sonuçta Ben konuşuyorum ama siz her zaman başkalarını düşündüğünüz için, her zaman kendi Read More …

Easter Puja, Easter`in Anlamı London (England)

Easter Puja,  Easter’in Anlamı, Dollis Hill Ashramı, Londra (İngiltere). 6 Nisan 1980 Bu gün olduğu gibi, Müslüman bir çocukla konuşuyordum ve Bana “Muhammed Sahib bir enkarnasyon değildi”, dedi. “Öyleyse neydi O?” dedim. “O bir insandı ama Tanrı Ona özel güçler verdi” dedi. “Bu iyi bir şey çünkü eğer sen Onun bir insan olduğunu söylersen, – insanlar için çok iyi bu” dedim. O bir insandı, dünyaya geldi ve biz Onunla eşitiz (enkarnasyonlarla siz eşit değilsiniz). Yani sizin verdiğiniz isimle, huşu ve bu inanç onun içine girmemiş. Biri kalkıp sizin İsa ile eşit olduğunuzu, Muhammed Sahip ile eşit olduğunuzu, bütün bu Deitylerle eşit olduğunuzu düşünmeye başlar. Burada olduğu gibi, insanlar İsa’nın yaşamı etrafında nasılda oynuyorlar. Kendilerine Hıristiyan diyorlar ve hiç bir şekilde Onun yaşamına saygıları yok çünkü bu Onun bahsettiği hale geliyor. O tüm bu saçmalıklardan bahsetmedi. İkinci olarak da, biz saygı göstermiyoruz, kalplerimizde huşu yok, O evren üstüne evren yaratmış birisidir. Ve Onunla karşılaştırılınca biz neyiz ki! Onun üzerine oturuyoruz, sanki… İnsanlardaki ego nedir, ego baloncuklar gibidir. Tabii ki O, Brahma Tattwa’nın kendisinden, Tanrısal sevginin kendisinden, yapılmıştı, O öldürülemezdi. Üstelik O, Krishna’dan sonra doğmalıydı çünkü Krishna “Tanrının bu ilahi gücü ölmez. Bu öldürülmedi”, demişti. O sadece bunu kanıtlamak için, bu formu aldı, İsa ‘nın bu tam olan formu dünyaya geldi. Ama insanları bilirsiniz, onların hiç bir şeyi görecek gözleri yoktur. Onlar bir mücevherin ne olduğunu bilirler, kıymetli bir elbisenin ne olduğunu bilirler ama Onun bu dünyaya gelmesinin ne kadar değerli bir şey olduğunu bilemezler. Şimdi şunu düşünün. Durum korkunçtu. Hiç kimse Read More …

Guru Puja: Shri Mataji’nin Deklarasyonu London (England)

Guru Puja, “Shri Mataji’nin Deklarasyonu”. Dollis Hill ashram, Londra, İngiltere. 2 Aralık 1979. Bir ay önce, Rustom’a, bu Pazar günü bir Puja ayarlaması gerektiğini söyledim. Bugün dolunay ve o Bana bu pujaya ne isim vermeniz gerektiğini sordu, bir Guru Puja mı, yoksa Mahalaxmi için bir puja mı, yoksa Ganesha’nın Pujası mı? Ben de ona, bunun bir Guru Puja olacağını söyledim. Ve daha sonra Bana, çok daha sonra – Ben Hindistan’a giderken – neden Christmas Pujayı burada da yapmadığımızı sordu. Bugün çok önemli bir gün. Çünkü uzun zaman önce, İsa sadece  henüz bir çocukken, Kutsal Yazıları okudu ve kalabalıklara Kendisinin Advent (Geliş-İsa’nın Gelişi)olduğunu – kendisinin enkarnasyon, Kurtarıcı olduğunu ilan etti. Onlar bir Kurtarıcı’nın geleceğine inanıyorlardı. Bugün, uzun zaman önce bir Pazar günü, O dedi ki, Kendisinin “Kurtarıcı” olduğunu ilan etti. İşte Advent Pazarının sebebi budur. (Christmas Günü gelmeden bir ay önceki 4. Pazar günü) İsa’nın çok, çok, çok kısa bir süre yaşaması gerekiyordu. Bu yüzden çok genç yaşta Kendisinin Advent olduğunu ilan etmesi gerekiyordu. Şimdi, bundan önce hiçbir enkarnasyonun halka açık bir şekilde kendilerinin enkarnasyon olduklarını söylememeleri dikkat çekicidir. Elbette ki Rama, kendisinin bir enkarnasyon olduğunu unutmuştu. Bir bakıma, Kendisine bunu unutturdu, tam bir insan olmak için Kendi üzerinde kendi Mayasını oynadı – Maryada Purushottama (Mükemmel İnsan) ve Shri Krishna da sadece tek bir kişiye, Arjuna’ya, savaş başlamadan hemen önce söyledi. İbrahim, Ezeli Üstadın bir enkarnasyonu olmasına rağmen, Kendisinin enkarnasyon olduğunu asla söylemedi. Dattatreya’nın Kendisi, Ezeli Üstadın enkarnasyonu olduğunu asla söylemedi. Masumiyet vasıtasıyla hareket eden bütün bu üç adet güç, rehberlik Read More …

Navaratri’nin sekizinci günü kutlamaları, Yoksulluk Shree Sunderbhai Hall, Mumbai (India)

Sundrabai Salonunda  Yükseliş Semineri. Mumbai, Hindistan. 29 Eylül 1979. Shri Mataji: Shri Vijay Merchant (ünlü bir Hintli kriket oyuncusu),  Mr. Rakure, Bana sevgilerini ifade etmek için buraya gelen tüm Sahaja Yogiler ve gerçeğin arayışı içinde olan diğer bütün insanlar. Shri Merchant’ın gelip, bu kitabın tanıtımını yapması gerçekten çok zarif oldu. Çocukluğumdan beri onun kriket oyununu izliyordum. Benimde oldukça büyük bir kriket hayranı olduğumu söylemeliyim. Bence, futbolun aşırılığı ile diğer bir sıkıcı oyun olan golf arasında, kriket gerçekten Sahaj bir oyundur. Ve sizin ekiplerimizi yönetme şeklinizi ve ülkemiz için çok iyi şekilde kaptanlık yapmasınızı her zaman takdir ettim ve kriket alanındaki zaferi ile başa çıkma şeklinize hayranım. Bundan sonra bile, hayatta başarılı olmuş diğer insanların emekliliklerinde yaptıkları şekilde hayatını boşa harcamak yerine, kendisi çok iyi bir iş çıkarıyor ve bu ülkedeki bütün düşkünler ve fakirler için öyle bir duyarlılığı var ki, bu onun hassas bir kişiliği olduğunu gösteriyor.  Hepimize karşı nazik davrandığı, burada olduğu ve kendi çalışmalarından bahsettiği için çok teşekkür ediyorum. Düşkünlerin veya bizim kadar iyi durumda olmayanların veyahut o kadar da iyi bir vurucu olmayanların,  zayıf olana yardım etmesi ve güçlü biri tarafından desteklenmesi gerektiğine konusunda kendisine tamamen katılıyorum. Sahaja Yoga’da yaptığımız şeyde tam olarak budur. Sahaja Yoga’da yaptığımız şey, yoksulluğun köklerine ulaşmamızdır. Biz sadece bunu yapmaya çalışmıyoruz, insanların maddi koşullarını iyileştirmeleri için bir yama yapıyoruz. Çünkü dünyadaki insanları gördünüz, insanların çok zengin oldukları İsviçre gibi ülkelerde ve insanların çok varlıklı olduğu İsveç gibi ülkelerde, insanlar intihar ediyorlar.  Maksimum intihar sayısı, İsveç’ten geliyor. Geçen sefer bizde İsveç’ten gelen bazı Read More …

Navaratri Kutlamalarının 7. Günü, Kundalini ve Kalki Shakti Mumbai (India)

Navaratri Kutlamaları: “Kundalini ve Kalki Shakti”. Mumbai, Maharashtra, Hindistan. 28 Eylül 1979. Bu gün istediğiniz gibi İngiliz dilinde konuşacağım. Hatta belki yarın bile, bu yabancı dili kullanabiliriz. Bugünün konusu Kundalini ve Kalki arasındaki ilişkidir. Kalki kelimesi, aslında Nishkalank kelimesinin kısaltmasıdır. Nishkalank, Benim ismimle aynı anlama geliyor, yani Nirmala: bu lekesiz bir şekilde temiz demek, lekesi olmayan şekilde temiz olan bir şey Nishkalanka’dır, üstünde kir olmayan. Şimdi, bu enkarnasyon birçok Purana’da tarif edilmiştir  – dünyaya beyaz bir at üzerinde gelecek, Sambhaalpur köyünde, onlar buna Sambhaalpu0r diyorlar. İnsanların her şeyi nasıl da tam anlamı içinde ele almaları çok ilginç. “Sambhaala” kelimesi: “bhaala”, bu alın’dır, “sambhaal” ise, “o aşamada” anlamına gelir. Bu, Kalki’nin “bhaala” da yer aldığı anlamına gelir. Bhaal alındır. Ve O, burada doğacaktır, Sambhaalpur kelimesinin gerçek anlamı budur. Arada ise, İsa Mesih ve Kalki olarak adlandırılan, Onun Mahavishnu olarak yok edici enkarnasyonu arasında ise, insanlara kendilerini düzeltmeleri, İncil’de Son Yargılama olarak adlandırılan bu Tanrı’nın Krallığına girmeleri için, bir zaman verildi. Yargılanacaksınız, hepiniz bu dünyada yargılanacaksınız. Dünyanın nüfusu maksimumdadır, böyle söylerler, çünkü hepsi – pratikte onların hepsi, Tanrı’nın Krallığına girmek isteyenler, modern zamanlarda doğdular ve çok yakında doğacaklar. En önemli zaman budur, çünkü Sahaja Yoga Son Yargıdır. Bunu duymak fantastiktir ama bu bir gerçektir ve bu bir hakikattir. Her ne kadar Anne’nin sevgisinin, aydınlanma almanızı ve bu kadar korkunç bir deneyim gibi görünen Son Yargılama hikâyesi kolaylaştıracağını anlayabilseniz de, bu sizin için çok güzel, çok hassas ve narin hale getirildi ve sizi rahatsız etmez.  Ama size bahsettiğim Son Yargılamadır ve hepiniz Sahaja Read More …

Navaratri’nin altıncı günü kutlamaları, Shri Kundalini, Shakti ve Shri Jesus Hinduja Auditorium, Mumbai (India)

Tavsiye  (Hintçe) “Shri Kundalini Shakti ve Shri Jesus Christ”. Hinduja Oditoryumu, Bombay (Hindistan), 27 Eylül 1979. “Shri Kundalini Shakti ve Shri Jesus Christ” konusu çok çekici ve ilginçtir. Bu, sıradan insanlar arasında tamamen yeni bir konudur çünkü daha önce hiç kimse, Jesus Christ ve Shri Kundalini Shakti arasında herhangi bir bağlantı kurulmaya çalışılmamıştır. Virata’da, azizler çeşitli ülkelerde ve dillerde, din ağacında çiçek olarak açtılar. Bu güzel çiçekler arasındaki ilişkiyi bilen sadece Virata’dır. Gittikleri her yerde, bu çiçekler dinin tatlı kokusunu yayarlar. Ancak bu azizlerin çevresindeki insanlar bile, bu kokunun önemini kavramadılar. Bu nedenle, sıradan insanların, bir aziz ile Ezeli Anne olan Adi-Shakti arasındaki ilişkiyi anlamalarını beklemek beyhudedir. Sizinle konuştuğum uçağa gelebilseydiniz, Benim bakış açımı deneyimleyebilir veya anlayabilirdiniz. Çünkü şu anda, siz söylediklerimin gerçek olup olmadığını anlamak için gereken donanıma sahip değilsiniz. Başka bir deyişle, henüz gerçeğin ne olduğunu anlamak için donanımlı değilsiniz. Özün anlamını anlayana kadar, bu fiziksel beden kusurlu kalacak ve gerçeği doğrulayamayacaktı. Ama fiziksel enstrüman gerçeğe bağlandı zaman, siz Gerçeği doğrulayabilirsiniz. Bu nedenle de, sizin önce Sahaja Yoga’yı kabul etmeniz ve aydınlanma almanız gerekir. Aydınlanmadan sonra, Chaitanya’nın titreşimleri ellerinizden akmaya başlar. Belli bir konu eğer doğruysa, o zaman serin vibrasyon dalgaları avuç içlerine doğru akmaya başlar, fakat aynı şekilde, eğer doğru değilse o zaman sıcak vibrasyonlar hissedilir. Bu şekilde, siz herhangi belli bir konunun doğru olup olmadığını bileceksiniz. Hıristiyanlar, Lord Jesus Christ hakkında ne biliyorsa, bu İncil’e dayanır. Bu kitap çok esrarengizdir. İncil o kadar derin ve engindir ki, birçok insan orada somutlaşmış olan Hakikat’in gizli anlamını anlayamadı. Read More …

Evrimin Üç Yolu Caxton Hall, London (England)

Evrimin Üç Yolu, Public program, Caxton Hall, Londra (Birleşik Krallık). 30 Mayıs 1979. Sizinle, bildiğimizden daha yüksek bir yaşam hakkında, diğer tüm güçleri kapsayan, nüfuz eden bir güç hakkında, mutluluk ve neşe dünyası olarak adlandırılan bu dünya hakkında konuşmak için buradayım. Tüm bu sözleri daha önce de duymuş olmalısınız ama Ben size içimizde bulunan, hepsi varlığımızın içine güzel bir şekilde yerleştirilmiş olan, resimde gördüğünüz kadar net ve yaşayan bir enstrüman olan Kundalini adındaki bu sarmal enerji yükseldiği zaman, aslında onun bir nabız gibi attığını kendi gözlerinizle görebileceğiniz bu enstrümanı, sizlere anlatmak üzere buradayım. Kendi varlığımız içinde bu yükselişe sahip olmakla, bilinçaltındaki bu atılımla, tüm mutlak sorularınıza gerçekten cevap bulabileceğimiz farkındalığımızla, başka bir yeni boyuta hep birlikte girmemizle, zaten kutsanmış durumdayız. Şimdiye dek, eski Hindistan’da bizim üç tür hareketimiz vardı. Hepsinden haberiniz var mı bilmiyorum ama bizde üç tür hareket vardı. Ve bunun yansımaları o ülkede, diğer ülkelerde kendini gösteriyordu. İngiltere’de bile birçok temel soruların, mutlak soruların yanıtlarını bulmakla çok meşgul olan insanlarımız oldu. Yani arayış dünyanın her yerinde var olmuştur. Ama daha önce de söylediğim gibi, iklim koşulları ve insanların arayışlarına cevap bulmak için, tenha yerlere gidebilecekleri çok fazla alan olduğu için Hindistan belki de bunun için en iyi ülkeydi. Bugün sizlere aradığımız üç yöntemi veya üç yolu ve bunların sonuçlarını anlatmak istiyorum. Birincisi sol taraftadır: onların Tanrı’ya adanma gösterdikleri, bhakti dedikleri yoldur. O’nu aramadan, Tanrı’ya ilahiler söylediler. Ona seslendiler, Ondan yardım istediler. Başlangıçta en büyük zorluğun elementlerden kaynaklandığını düşündüler; bu yüzden elementlerin üstesinden gelmeye çalıştılar. Ve elementlerin üstesinden gelme Read More …

Sahasrara Puja Konuşması: Shri Mataji, Sahastraranın açılışını nasıl deneyimledi. London (England)

Sahasrara Puja. Dollis Hill, Londra (Birleşik Krallık), 5 Mayıs 1979. Yani bugün çok, çok önemli bir gün, biliyorsunuz; çünkü yaratılış tarihinde, İsa’nın zamanına dek, insan bilinci içinde, sadece yeniden dirilme hissiyatı yaratıldı – siz diriltilebilir ya da yeniden doğabilirsiniz. Bu hissiyat onlarla birlikte çöktü. İnsanlar bunun bir ara hepimizin başına gelebileceğini anladılar ama bu olmadı. Bu hiç bir zaman gerçekleşmedi. Bu bir sorundu. Ve siz Gerçekğin içine girmeden, onun hakkında her ne konuşulursa konuşulsun, bu kulağa bir hayal ürünü gibi geliyor. Bu yüzden kişi Gerçeğin içine, Hakikatin içine  atlamalıdır. Bu daha önce hiç olmamıştı ve size söylediğim gibi, bu bir ya da iki kişinin başına gelmiş olsa dahi, kitleler için fark etmez ve hiç kimse bunu kabul etmez. Ve çölde akmakta olan ufak, küçük nehir gibi, o bir anda kaybolur gider. Gerçeğin de, her ne bulunmuş olursa olsun, onun hiçbir zaman kökleri olmadı. Ve insanların vaaz ettiği bu gerçekle, her türden garip şeyler başladı. Yani, kişinin Tanrısal  olanla bir olması, insan bilincinde bir doruk noktası olacaktı, bu kişinin kendisiyle bir olmasıydı. Ve bu da, en müsait zamanda, en iyi zamanda gerçekleşmeliydi. Çünkü, insan arzusu çok kuvvetli olmadığı sürece, insan iradesi çok kuvvetli olmadıkça ve onlar hakikati istemedikçe, Gerçek harekete geçmez. Elbette, yaratılış söz konusu olduğunda, diğer şeyler, hayvanların ve tüm ağaçların, meyvelerin ve çiçeklerin yaratılması, tüm bunlar yapıldı. Ama insan evrimi daha erken bir zamanda olgunlaşamazdı çünkü çok fazla arayış yoktu. Bu yüzden zamanı geldiğinde, bu zorunluluk o kadar büyüktü ki, bu zorunluluğun kendisi Sahaja Yoga’yı ortaya çıkardı. Ve bu Read More …

Agnya Çakranın anlamı, emretmektir. Caxton Hall, London (England)

“Agnya chakra”, Caxton Hall, Londra (İngiltere), 18 Aralık 1978. Bugün Agnya Çakra olarak adlandırılan altıncı çakradan bahsediyoruz. ‘Gya’, ‘gnya’ kelimesi ‘bilmek’ anlamına gelir, gnya bilmektir. Ve ‘A’, ‘bütün’ anlamına gelir. Agnya çakranın başka bir anlamı daha vardır. A-gya, agnya ‘itaat etmek’ veya ’emir vermek’ anlamına gelir. Bu her iki anlama da gelebilir. Eğer birisine emrederseniz o bir agnyadır ve emire uyan kişi de bir agnyakaridir. Agnya yapan kişidir. Bu altıncı çakra, insan düşünmeye başladığında yaratılmıştır. Düşünmek, ifade edilen lisandır. Eğer lisanımız olmazsa düşünemeyiz. Ama bu, bize hiçbir düşüncenin gelmediği anlamına gelmez. Eğer bunu ifade edemiyorsak, bu içimizde işleyen bir düşünce sürecinin olmadığı anlamına gelmez. Ancak bu süptil aşamada, düşünceler bize geldiği zaman, onlar dilde değildirler, bu yüzden bize iletilmezler ve bu yüzden eğer bir lisanımız yoksa ne düşündüğümüzü anlayamayız. Bu yüzden çocukların ne istediklerini bize iletemediklerini, çünkü ne istediklerini bize söyleyemediklerini görmüşsünüzdür. Midelerinde bir baskı hissederler ve su falan isterler, bunu isterler ama bize söyleyemezler ve bu yüzden söyleyecekleri şeyi düşünemezler. Ama daha sonra düşünmeye ve bunu lisana dökmeye başladığınız zaman, o lisan resimde görüldüğü gibi beynimizde o sarı ve siyahın sol tarafında ve sağ tarafında depolanır, daha sonra düşünce dalgaları olarak bize geri gelir. Sanki birisi bizimle konuşuyordur. Ancak dil başlamadan önce, buna bir ilham veya düşünce süreci diyebiliriz, çok erken aşamada bu bize belirli formlarda gelir ve bu formlar ışık ve gölgededir. Onlar dilde değil, ışıkta ve gölgededirler. Ve Sahaja Yoga’ya geldikten sonra eğer düşüncelerinizin derinliklerine inerseniz onların Agnya çakramızı kaplayan ışık ve gölgeden başka bir şey olmadığını Read More …

Sahaja Yogilerle Konuşma: Dharma London (England)

Dharma, Sahaja Yogilerle Konuşma, Londra (İngiltere), 5 Ekim 1978 Bu, ortada duran, sürdüren/destekleyen güçtür, bu sayesinde evrimleştiğimiz güçtür, bu da biz besinimizi olduğu gibi buradan alırız anlamına gelir.  İnsan olarak sahip olduğumuz bu besinin, içimizde bulunan beş element üzerinden tezahür etmesi gerektiği zaman, kaynak oradadır ama bizim ona, onun kendi farklı elementleri üzerinden ulaşmamız gerekir. Bu değişim gerçekleştiğinde veya buna şöyle diyebiliriz, bu gücü dışarıya çıkarmak zorunda kaldığımızda, bu şey Dharma’nın bunlar üzerinde oturtulması yoluyla yapılmalıdır. Buna, bir üst üste binme veya bağlantı diyebilirsiniz. Güneş var diyebilmeniz gibi.  Güneş ışığın kaynağıdır ve ışığın kaynağı, beş elementten yaratılan bu dünyaya gelmelidir. Yani güneş ışınlarının gelmesi gerekiyor ama içeri girince, bu hareket içinde onlar ne yapıyorlar? Bu dünyayı aydınlatıyorlar ama bu ancak Dharma varsa mümkündür, yani ışık oradadır, ışınlar oradadır. Işınlar birçok şey tarafından engellenebilirler. Eğer ışınlar engellenirse, o zaman a-dharma vardır. Yani Dharma’nın kaynağı, Dharma’nın yayılması ve sonuçta onun beş element üzerindeki tezahürü, Void olan  -eksiksiz/tam bir şeydir. Bu oyun içimizde sürüyor. Madde halinden itibaren işleyen evrimsel gücümüz, madde düzenli hale gelince, biz o zaman dört değerlikli karbona sahip olduk, sonra karbondan hayat başladı, bütün bunlar destekleyen gücün işidir ve sonrasında da  biz insan olduk. Artık içimizde iyi bir halde tutmamız gereken on tane dharma var. Bunlar esas olan on tane emirdir.  Bu on emre dikkat etmemiz gerekiyor. Ve bunlarla, sizin “enkarnasyonlar” dediğiniz, Ezeli üstat  olan insanlar ilgileniyorlar… (bir gürültü sesi kaplıyor) Raja Janaka gibi, Musa gibi, Sokrates gibi, Nanaka gibi, sonuncusu ise Shirdi Sai Nath’ti. Oradaki prensip şudur, Ezeli Üstad. Read More …

Guru Puja: Kendi saygınlığınız ve ağırlığınız Finchley Ashram, London (England)

Guru Puja, “Kendi saygınlığınız ve ağırlığınız”,  Finchley Ashram, Londra (Birleşik Krallık), 21.07.1978 …Guru’nuza ibadet etmeniz, Annenize değil Guru’nuza ibadet etmektir. Guru, müritlerinde Dharma’yı, Dharmanın onlarda sürdürülebilir olmasını tesis eder. O öğrencileri için, onları besleyen gücün ne olduğuna dair tüm net fikirleri sunar. Guru, tüm dünya için vaaz verebilir ama öğrencileri içinse, çok net talimatlar verir. Gurular’ın çoğu, bunu yaptıkları zaman, aslında her bir öğrenciyi yontarlar. İlk olarak, onlar bir müridin dürtüsünün ne olduğunu tartarlar. Bir müridin gerçekten ne kadar alabileceğini ve sonra müridin dharma hakkındaki talimatları gerçekten alabilecek kapasitede olup olmadığını doğruladıktan sonra, tek bir kişiyi mürit olarak kabul ederler ama Sahaja Yoga’da bu böyle değildir çünkü sizin Gurunuz bir Anne. Yani O, dürtünüzün ne olduğunu, yeteneğinizin ne olduğunu ve nasıl bir kişilik kalitesine sahip olduğunuzu öğrenmeksizin, sizi kabul eder. Bu, sizin sahip olduğunuzla ilgilenen, sizin bedeninizle ilgilenen, zihninizle ilgilenen ve sorunlarınızla ilgilenen ve sonrasında da size, Kundalini uyanışının kutsamalarını bahşeden çok farklı bir Guru’luk tarzıdır ama normalde Gurular bunu yapmazlar; bunun nedeni onların sadece Guru olmaları ve Anne olmamalarıdır. Guru Puja yaptığınız zaman, gerçekte ne yaptığınızı  anlamak zorundasınız. Bu, Bana ibadet ederek, sizin kendi içinizdeki Guru prensibine ibadet etmeniz anlamına gelir. Uyandırılacak olan, çiçek açacak olan, sizlerin Gurular haline geleceğiniz prensip, kendinizin içindedir. Ve bu ilke, Dharma’dır. Yani, siz pujamı yaptığınız zaman, bu sefer, Benim gerçekten de varlığınızın içinde, sizi Dharma ile kokulandıran bu çiçeklenmeyi size vermek istediğimi, kişinin bilmesi gerekir ama gördüğünüz gibi, aydınlanmadan sonra çok dikkatli olmanız gerekir, aynı şekilde Guru olduktan sonra, daha da dikkatli olmak Read More …

Hepimiz arayıştayız. Caxton Hall, London (England)

Halka açık program, “Hepimiz Arayıştayız”, Caxton Hall, Londra, 20 Mart 1978. Gregoire, o kadar çok şey söyledi ki, bunun üzerine Ben ne söyleyeceğimi gerçekten bilemiyorum. Gerçekten şaşkınım. Bunun bir gerçek olduğunu biliyorum ve her ne kadar bu konuda biraz utangaç olsam da, sizler bununla yüzleşmek zorundasınız. Hepiniz arayış içindeydiniz ve sanıyorum ki, hatırladığım kadarıyla, Ben arayış içinde olmayan bir kişiyle karşılaşmadım. Onlar para ya da güç arayışında olabilirler ama birçoğu gerçekten de daha ötede olan bir şeyi arıyordu. Her zaman şunu hissettim, eski ve kadim zamanların Tanrı’yı arayan tüm büyük bilgeleri Batı’da doğdular. Materyalizmden nefret etme şeklinizi; yaşam için bir tür anlayışa ulaşma şeklinizi, Ben görebildim …. (bu) yeni bir şey. İsa’nın zamanında kimi cüzamlılar ve bazı hastalar dışında böyle insanlara rastlamak mümkün değildi. O’na bakmayı isteyen başkada kimse yoktu. Şüphesiz zaman değişti ancak pek çok insan bu arayış sırasında bir sürü hata yapmıştır. Hatalar her zaman affedilebilir. Onların düzeltilmeleri gerekir. Ben bununla birlikte doğdum. Bunu yapmam gerektiğini biliyordum ve bir gün Londra’da olmam gerektiğini de biliyordum. Çok yüksek, evrimleşmiş bir statüde olan tüm bu insanlar, diyebilirim ki, hayatın tekdüzeliği içinde yaşamayan, ortada guru olarak dolanıp para kazanmayan, alim olduklarını iddia etmeyen, tapınakların ve rahiplerin insanları, hepinizden uzakta yaşayanlar, kendilerini ormanlarda saklayanlar, onlar bunun olacağını biliyorlardı. Bunu biliyorlardı ama Batı’da arayış başladığı zaman, bir talep olması gibi, arz da (meydana) geldi. Burada oturan bir sürü Sahaja Yogi var. Ben onların gerçekten arayış içinde olanlar olduklarını söyleyebilirim çünkü onlar savaşmak için bir araya geliyorlar. (net değil) – “reddedildi” Birkaç şey var, Read More …

Tantrizm’in Tarihi Caxton Hall, London (England)

Tantrizm, Public program, Caxton Hall, Londra (İngiltere), 21 Kasım 1977. Sevgili arayış içindekiler, daha önce söylediğim bazı şeyleri özetleyebildiği için Gavin Brown’a müteşekkirim ve geçen sefer size anlattıklarımın tüm detaylarına tekrar girmeme gerek yok. Bazılarınız buraya ilk kez geldiniz. (Kaset kesintiye uğradı). Tantra’nın teknik olduğunu söylemesi gibi. Bu bir tekniktir ve Sanskrit dilinde Yantra, mekanizma anlamına gelir. Yani mekanizmanın tekniği. Şimdi bahsettiğimiz bu mekanizma nedir? İçimizde veya dışımızda herhangi bir mekanizma var mı? Yoksa bu süptil bir yöntemle mi çalıştı? Eğer düşünüyorsanız ve eğer siz gerçekseniz, tüm bu sorular aklımıza gelmeli ama görüyorum ki Batı’da insanlar maddi olarak çok gelişmiş olsalar da, çok maddi olan sorunları ve problemleri çözmüşler, çok donanımlılar ama spiritüel yaşam söz konusu olduğunda, çok naifler. Örnek bir form olarak takip edecekleri İsa gibi büyük bir kişiliğe sahip olmalarına rağmen, belki de bu örgütlü bir dinden dolayı, belki de bu böyle oldu, gerçekten arayış içindeki insanların meditatif yöntemlerle bunun içine girmeleri mümkün olmamıştır. Yani bu Tantra ya da Aydınlanmamızı çalıştıran bu teknik bilinmeli, tam olarak anlaşılmalıdır ve çalışan bu Yantra sizde zaten var ve içinizdeki bu Yantra’nın güzel bir taslağını buraya çizen Patrick’e teşekkürler, bu içinizdeki enstrümandır. Ancak insan aklımızla biz bir enstrüman düşündüğümüz zaman, yaşayan bir alet olan bir enstrüman düşünemeyiz. Yaşayan bir makineyi anlamak, anlayışımızın ötesindedir. Bu, içinizde yaşayan bir enstrümandır. Küçük bir tohumdan filizlenen ve çiçek açmaya çalışan bir ağacı gördüğünüzde, kişinin bu güzel ağacın büyümesi için çalışan mekanizmanın bir tekniği olması gerektiğini bilmesi gerekir. Ve biz amipten bu aşamaya evrimleştiğimizde, bunu düşünen, anlayan, Read More …

Birthday Puja: Sahaja Yoga’yı Kalp Sayesinde Anlamak Mumbai (India)

54. Doğum Günü için yapılan Puja, Sahaja Yoga’yı Kalp Yoluyla Anlamak, Mumbai (Hindistan), 21.03.1977 … en saygıdeğer Sahaja Yogi, Yargıç Vaidya ve onun sevgili eşi. Bay Bakshi, (…bantta kesinti…) Dhumal, arkeolog Bay Gavin Brown, Hint Dili Profesörü ve Kabira edebiyatının ustası olan Dr. Pramila Sharma ve jeolog Bayan Jane Brown, onlar Cambridge Üniversitesi’nden; ve bilge başkanımız Bay Zachre, ayrıca gelip şarkı söyleme nezaketini gösteren zarif şarkıcı Bayan Shobha Gotu ve kendisi Marathi dilinde Bana şöyle dedi: “Ben başka bir şey yapamıyorum, bu yüzden Anne, Sizin için sadece iki tane bhajan söyleyeceğim.” Buraya gelen tüm Sahaja Yogiler, burada bize katılan ve Benim bu dünyevi doğum günümü kutlayan diğer herkes… Çok müteşekkirim, çok minnettarım, büyük bir neşe ve mutlulukla doluyum. Ve bunu görmekten dolayı vibrasyonlarım gözlerimden yaş olarak akıyor, bu Kaliyuga’da da, sadece vibrasyon olarak bilinen bu soyut bir şeyi onlara veren bir Anne’ye minnettar olan insanlar var. Aslında size Ben vermiyorum… Ben veremem ya da alamam, buna şaşıracaksınız. Bu sadece Benim aracılığımla yayılır. Bu Benim ‘swabhava’mdır [doğuştan gelen tabiatım]. Bu şekilde olmak zorunda, bu Benim elimde değil. Bu var olan bir ‘varlıktır’. Bunu, siz başka bir şey haline getiremezsiniz. O kendi başına hareket eder; çalışmaya devam eder. Hepinizi sevmekten kendimi alıkoymam, Beni aşar. İnsanların nefret etmeyi nasıl öğrendiklerini bilmiyorum. İnsanları sevmek için bile Benim yeterli zamanım yok. Yirmi dört saati çok daha az buluyorum! İnsanların nasıl oturup manipüle ettiklerini ve buz gibi bir tavırla nasıl nefret dolu olabileceklerini düşündüklerini, bunun nasıl olduğunu bilemiyorum. Nefretin, kendinizi ve başkalarını yok etmekten başka bir Read More …

Farklı Çakralar ve Deityleri New Delhi (India)

Farklı Çakralar ve Deityleri Hakkında, Delhi, (Hindistan) , 22 Şubat 1977. … neşenin kaynağının Özbenliğinizde olduğunu. Özünüzü aramadığınız sürece, siz Tanrı’yı arayamazsınız. Onların hepsi ikinci doğumdan bahsettiler. Vaftiz dediğimiz şey, aynı zamanda bizim yeniden doğmak zorunda olduğunuz yerdir. Vaftiz, sadece yetkisiz kişiler tarafından yapılmakta olan resmi bir işlem değildir. “Müslüman” (teslim olan) kelimesi, Muhammed Sahib bile tekrar tekrar yeniden doğuştan söz etmiştir. Benliğinizi bulmalısınız. Sorun kendimizi nasıl bulacağımızdır. “Benlik” diye bir şey var mı? Gerçekten “Tanrı” diye bir şey var mı, yoksa bunların hepsi bir efsane mi? Dini kutsal bir hayatı takip ederek kendi kurtuluşunuza ulaşacağınıza dair, var olan bir gerçek var mı? Şu ana dek, buna dair bir kanıt elimizde yoktu. Doğal olarak, günümüz bilim dünyasında, insanları kendi Benliklerini aramaya ikna etmek için, onlara her şeyin kanıtını vermek zorundasınız. Ancak bilim bize küçük bir amipten insana doğru evrimleştiğimizi söylüyor. Neden? Tanrı neden bu kadar çok zahmete girdi? Eğer Tanrıya inanmıyorsanız, buna siz doğa diyebilirsiniz. Doğa, küçük bir amipten insan yaratmak için neden bu kadar çok çalıştı? Diyelim ki biz gidip birkaç vidayı birleştirdik ve bir şeyleri halletmeye çalıştık, yoldan geçen biri şunu soracaktır: “Neden? Bu enstrümanla sen ne yapacaksın? Ne yapıyorsun?” Bu kadar evrimden sonra insan olmamızın bir nedeni olmalı ama bilim “neden” diye düşünmez, o size sadece “Bu böyle” der. Ve orada olmayan her ne varsa bilim, biz bu “Açıklayamıyoruz”, der.  Enstrüman, yani o her ne ise, varsayalım ki bu şey elektrik enerjisiyle çalışmalıdır ya da o şey her ne ise, devreye girecek olan herhangi bir enerjidir veya Read More …

Yaradılış New Delhi (India)

Yaratılış, New Delhi (Hindistan), 20 Şubat 1977 Bu gece Yaratılış ‘tan bahsetmeye karar vermiştik ama yönetimimiz bana tebeşir ve kara tahta veremedi, bu yüzden bilemiyorum, bunu çizmeden açıklamaya çalışacağım. Çok zor bir konu bu ve bunu anlaşılır kılmaya çalışacağım ama Yaratılış gibi böylesine zor bir konuya, tüm dikkatinizi vermenizi rica ederim. Bugünün en büyük kutsaması, birçoğunuzun vibrasyonları hissedebilmesidir. Ve sadece bu da değil, siz onların düşünebildiğini, sevebildiğini de biliyor ve bunu anlıyorsunuz. Bu çok büyük bir kutsama. Elbette bazılarınız buna sahip değil ama sahip olanlar, bunu vibrasyonların organize ettiğini biliyorlar çünkü onlar Kundalini’yi yükseltiyorlar, onlar şefkat içinde buna ihtiyaç duyulan yere, oraya, yani eksiklik olan o kısma gidiyorlar. Onlar anlarlar, organize ederler, onlar doğada evrenseldirler ve severler. Sorularınıza cevap verirler, onlara kimi sorular sorduğunuz zaman- siz onlardan cevap alıyorsunuz. Onlar yaşayan/canlı vibrasyonlardır. Bu vibrasyonlar Tanrı’dan gelir. Bu Tanrı, Brahma, Brahma Tattwa, yani Tanrı Prensibi olarak adlandırılır. Biz, Yaratılış sürecinin sonsuz bir süreç olduğunu söyleyebiliriz. Yani bir tohum ağaç olur ve ağaç ise bir tohum olur ve tohum (yine) bir ağaç olur ve bu böyle devam eder – bu ebedidir. Dolayısıyla bunun bir başlangıç noktası olamaz ve bir bitiş noktası da olamaz. Bu devam ediyor, ediyor ve ediyor. Bu yüzden o, farklı varoluş konumlarına sahip olabilir, buna siz “var oluş” hali diyebilirsiniz. Yani, ilk önce, sadece varlık olan, hiçbir şeyin var olmadığı Brahma’dır. Biz ‘hiçbir şey yok’ diyoruz. Hiçbir şey dediğimiz zaman, bu göreceli bir kelimedir: çünkü biz mevcut değiliz, bu yüzden de buna “hiçbir şey yok” deriz – bu göreceli Read More …

3 günlük Seminerin 2. Günü, Dikkat ve Neşe Bordi (India)

Dikkat ve neşe, (3 günlük Seminerin 2. Günü), Bordi (Hindistan), 27 Ocak 1977. …çok fazla sallanma … ve dikkati nasıl düzeltiriz. Şimdi, dikkatin kalitesi sizin evriminizin durumuna göre değişir. Örneğin bir hayvanda… Peki insanda dikkat nereye yerleştirilir? Bu, sabit bir nokta değildir. Dikkatin yüzey ya da farkındalığın kenarı/kıyısı olduğunu söyleyebilirsiniz. Nerede farkındalık kazanırsak, dikkat o noktaya yönelir. Eğer bir benzetme yapacak olursanız, eğelenen demirin tümünün (talaşlarının) mıknatısa doğru çekilme gücü vardır. Bu gücün nerede olduğunu bulamazsınız – o her yerdedir. Mıknatıs nereye yerleştirilirse demir talaşları oraya doğru çekilir. Dikkatimiz de böyledir, biz nereye doğru çekilirsek dikkatimiz oraya gider. O tüm bedende mevcuttur, bu anlamda o herhangi bir yere yönlendirilebilir, bedenin dışına. Ayrıca bedenin içinde de, herhangi bir ağrı ya da sorun olduğu zaman, o sinirler üzerinde hareket eder, tüm sinir sistemi üzerinde akar ama beyinde bir kontrol merkezi vardır. Eğer bu merkez darbe alırsa, bilincimiz yerinde kalabilir ama dikkatimiz dağılır. Ayrıca, eğer birisi Vishuddhi Çakraya darbe vurursa, bu gerçekleşebilir. Birine vurulursa, bu daha alt çakralarda bile olabilir. O kısım dikkatini kaybedecektir çünkü siz bunu, o kısımda hissedemezsiniz. Aradaki fark şudur: eğer isterseniz, onlar uyuşmuş olsalar bile bu noktalara siz dikkat edebilirsiniz. Örneğin, eğer elim uyuşmuşsa, Ben buna dikkat koyabilirim, yani ona bakabilirim, onu düşünebilirim ama varlığımızda bir nokta vardır [ki], eğer o noktaya darbe gelirse düşünemeyiz bile, onlar bizim sadece bilinçsiz bir şekilde yattığımızı söylerler ama gözler açıktır, eller hareket eder, bacaklar hareket eder. O nokta burada bulunan Vishuddhi Çakra’dır. Ve eğer, Vishuddhi Çakranın peetha’sının içeride bulunduğu bu yerden, beynin Read More …

Seminer, 1. Gün, Sorular ve Cevaplar, Aydınlanmış Ruhlara Tavsiyeler Bordi (India)

Aydınlanmış Ruhlara Tavsiyeler, Bordi (Hindistan), 26 Ocak 1977. Sorduğunuz hususların çoğunu ele almaya çalışacağım ama bu soruların çoğunu duyduğuma çok sevindiğimi söylemeliyim çünkü bu, sorgulamalarınızın gittikçe daha süptil ve daha da süptil bir hal aldığını gösteriyor; çakraların kaba tarafını zaten biliyorsunuz ve şimdi ise, onların daha süptil formlarını öğrenmek istiyorsunuz. Şimdi, ilk olarak ele alınması gereken soru şu: “Çakralar insanoğlunda nasıl oluşur? Ne zaman? Yaşamın hangi evresinde?” çünkü ilk soru bu olmalı. Bu soru, eğer biz şunu sorarsak, “bu, bir tohumun varlığında bir primüle (baharda uyanan ilk kısım) ne zaman oluşur?” diye sormak gibi bir şey. Bir insan öldüğünde – size daha önce de söylediğim gibi, kişi tam olarak ölmez – onun sadece bir kısmı ölür ve bu çoğunlukla toprak elementidir ve geri kalan elementler ise, orada kalırlar. Bedenin geri kalanı kaybolur ve biz onu göremeyiz çünkü o (artık) tam bir insan formu değildir. O boyut olarak küçülmeye devam eder ve Kundalini bedeni terk eder ve dışarıda, bedenin dışında kalır. Ve Ruh dediğimiz Atma da bedeni terk eder ve geriye kalmış bedenin dışında kalır. Bu yeni bedenin yapısı, bizim yapımızdan farklıdır. Sönmüş bir ışığın, ışık dışında tüm bedene sahip olduğunu söyleyebiliriz ama ışık artık o bedenden çıkmıştır. Aynı şekilde, ölen bir insanda, Ruh ve Kundalini bedeni terk eder ama onlar bu bedenin etrafındadırlar. Ve bu süreci takip eden olağanüstü nitelikte, büyük bir prosedür vardır.   Bedenin farklı unsurlar içinde nasıl kaybolduğu da inanılmazdır ama her şeyden önce biz şunu görelim; bu şekilde kalmış olan bedenler Pretalok (ölüler diyarı) dediğiniz şeye Read More …

Ölülerin Ruhları Mumbai (India)

“Ölülerin Ruhları”. Bombay (Hindistan), 22 Aralık 1976 Şimdi, modern bir insan için soru, (ölü) ruhların var olup olmadığına inanmaktır. Çünkü hiç bilinmeyen bir alan bu ve bu bilinmeyen alan, tamamıyla keşfedilmeden her zaman için, bu sanki Tanrısal bir şeymiş gibi bir sanrı yaratmaktadır. Bu nedenle bizler ölü ruhları da  bilmeliyiz – onların kim olduğunu, nasıl hareket ettiklerini ve nasıl çalıştıklarını. Şimdi, birçok kişi “ruhlara inanmıyoruz”, diyebilir. Siz inansanız da, inanmasanız da onlar oradalar. İsa, bir yalancı değildi, ölü ruhları bir insandan çıkartıp, domuzun içine koydu ve şunu açıkça söyleyen kişi Oydu, “ruhlardan uzak durun.” Ruhlar insandır. Eğer istersek yarın ruh olabiliriz. Öldüğümüzde, aslında tamamen ölmüyoruz. Sadece, görünür olmamız için bizi yaratan toprak elementi, ya da o ki, ….. diyebiliriz ki, Jala Tattva (Su Prensibi) kaba bir formda, – sadece bu kısım ölür, gerisi kalır ve bu bizim Preta loka (Preta-ayrılmış, ölmüş   Loka- dünya, alem) dediğimiz alana gider ve orada bir fetüs (cenin) boyutuna gelene kadar ya da siz buna çok küçük bir fetüs da diyebilirsiniz, bu boyuta gelene dek küçülmeye ve küçülmeye başlar. Orada bekler. Fakat bazı insanlar öldükleri zaman, onlar tatmin olmamış ruhlardır. Sanskrit dilinde biz onlara Atrupta atma [her zaman bir şeyler isteyen, kolay tatmin olmayan ruh]  diyoruz. Bunun anlamı ise şudur, onlar yaşamlarında bir şeylere çok fazla takılmış durumdalar ve hedeflerine ulaşmadan öldüler. Örneğin, bir anne doğum sancısı sırasında ölür, çocuğu doğar, anne çocuğunu görür ve ölür. O kişi (anne) çocuğun bakımı için endişe duyar. Bir baba aniden bir kazada ölür. Çocukları geride kalmıştır ve çocuklarına bakılması Read More …

Public Program, Dhyan Kaise Karein, Nasıl Meditasyon Yapmalı Mumbai (India)

Halka Açık Program, Dhyan Kaise Karein, “Nasıl Meditasyon yapmalı”. (Hintçeden tercüme edilmiştir), Bombay (Hindistan), 29 Mayıs 1976. Sizlere Dadar`da bunun Sahaja Yoga`da nasıl olduğunu anlattım, sizler ilk önce Tadatmya (Divine ile bir olma) konumuna ulaşırsınız. Tadatmya`dan sonra kişi, Samipya (Tanrıya yakın olma) konumuna ulaşabilir ve bundan sonra da Salokya konumuna (Tanrıya eşlik etmek). Ancak tadatmya elde edildiğinde, kişinin ilgisinin kendisi değişir. Kişi deneyimlerine bağlı olarak Tadatmya konumuna ulaşınca, hemen Salokya ve Samipya konumunun derinlerine gitmeyi arzu etmez. Bu şu anlama gelir, vibrasyonlar ellerinizde akmaya başladığı zaman ve başkalarının Kundalinisini hissedip, onların Kundalinisini yükseltebildiğiniz zaman, chittanız (dikkatiniz) başkalarının Kundalinisini izlemeye ve kendinizi anlamaya yönelir. Kendi çakralarınızın durumunun farkında olmayı ve başkalarının çakralarını anlamayı istersiniz. Eğer gökyüzüne doğru bakarsanız, görebilirsiniz – bulutlar olsa bile –Kundalininin, bir çok şeklini göreceksiniz. Çünkü şimdi dikkatiniz Kundaliniye yöneldi. Kundalini hakkında her ne bilmek isterseniz, her ne görmek isterseniz, her ne arzunuz varsa, bunlar gözlerinizin önüne serilecektir. Kundaliniye olan ilginiz büyür ve bütün diğer ilgiler kendiliklerinden kaybolurlar. Şunu anlamaya çalışın: Yetişkinliğe kendi çocukluğunuzu arkanızda bırakarak girmeniz, sizler yetişkinler olarak yaşamınızda bazı ilgi alanlarına sahipsiniz, işiniz, mesleğiniz, karınız, aile. Sadece bunlarla ilgilenirsiniz ve çocukluğa ait diğer tüm alakalar geride kalırlar, eski deneyimler unutulup giderler ve dikkatiniz yeni deneyimlere yönelir veyahut bunu şöyle anlamaya çalışın, varsayalım müzikle ilgilenmeyen bir kişi var, o bir şekilde müzikle, klasik müzikle ilgilenen birisi olur ve sonra da klasik bir müzik konseri olmayan hiç bir şeyden hoşlanmaz. Sizin Sahaja Yogadaki durumunuzda buna benzer şekilde olmalıdır. Diğer alışkanlıklarınız ve ilgilerinizle alakalı olarak diyebiliriz ki, bunlar Read More …

Ruhsal Evrimde Dilin, Görmenin ve Ayakların Rolü New Delhi (India)

“ “Ruhsal Evrimde Dilin, Görmenin ve Ayakların Rolü”. Delhi (Hindistan), 2 Nisan 1976. Ben, bir Anne ve bir Guru olmanın ne kadar zor olduğunu anlatıyordum çünkü her ikisi de birbiri ile çokça çelişkili işlevlerdir ve özellikle de kurtuluşunuzdan sorumlu olmak isteyen bir kişi için, Moksha Dayini (Kurtuluş Bahşeden) olmak son derece zordur. Çünkü yol o kadar… , o kadar hassas ve o kadar tehlikeli ki, hepinizin kendi başınıza buna gelip,  karşıya sizin geçmeniz gerekiyor. Eğer şu tarafa veya bu tarafa düşerseniz, bu sizin için bir felaket olur. Tırmanışınızı izliyorum ve bir Annenin kalbi ve bir Gurunun eliyle, sizin yukarı çıktığınızı görüyorum ve sonrasında düşen insanları görüyorum. Onlara “Yukarı gelin” demeye çalışıyorum. Bazen bağırıyorum. Bazen onları yukarı çekiyorum. Bazen onları seviyorum ve okşuyorum. Sizin üzerinizde ne kadar çalıştığımı, sizleri ne kadar sevdiğimi, kendi içinizde yargılayabilirsiniz ama asıl önemli olan sizin kendinizi ne kadar sevdiğinizdir. Size bir Sahaja Yogi için, her şeye şahit olma gücü tarafından karar verilmesi gerektiğini söylemiştim. Artık şahit olma gücü susuyor, o konuşmuyor. Eğer siz çok konuşkan bir insansanız, bunun size pek bir faydası olmayacaktır. Dengeye gelmeniz gerekiyor. Ben bu enkarnasyonda ilk kez konuşmaya başladım ve bu tür konuşmaya alışkın olmadığım içinde çok rahatsız oluyorum. Bu nedenle sizlerin, konuştuğunuzu hissetmediğiniz sürece, konuşmamanız gerekir. Ve çok az cümle, sonuç. Daha önce de söylediğim gibi dil, tüm dikkat dağıtıcı organların efendisidir. Eğer dilinize hâkim olabilirseniz, bir bakıma hepsine hâkim olmuşsunuz demektir. Çünkü her şeyin latif olması gerekiyor. Mesela siz bir kadına bakıyorsunuz. Eğer o kişi latif değilse de, güzel olabilir Read More …

Gudi Padwa, Delhi 1976 New Delhi (India)

Gudi Padwa, ” Düşüncesiz farkındalık içinde Meditasyon”. Delhi ( Hindistan), 30 Mart 1976. Meditasyon yapamayız. Yalnızca meditasyon konumunda oluruz. Meditasyon yapacağız dediğimizde bunun bir anlamı yoktur. Bizim meditasyon konumunda olmamız gerekir. Ya evinizin içinde olursunuz ya da dışında. Evinizin içinde durup, ‘ben şimdi evimin dışındayim’ diyemezsiniz. Ya da evinizin dışında olup, ‘şimdi evimin içindeyim’ diyemezsiniz. Işte aynı şekilde, biz ….siz üç boyutlu (duygusal, fiziksel ve zihinsel) dünyanızın içinde hareket edip duruyorsunuz. Içinizde değilsiniz. İçinizde olmak düşüncesiz farkındalik konumunda olmanız demektir. Bu durumda artık yalnızca içinizde olmakla kalmayacak, yalnızca düşüncesiz farkındalık konumunu yaşamayacak, aynı zamanda da her yerde olacaksınız. İşte bu, öyle bir yer …… Çünkü bu artık sizin evrensel bir konumda olduğunuz yer. İşte oradan Yaradanla bağlantıya geçersiniz, işte oradan, her bir maddeye nüfuz eden güçle, hareket halindeki her planla, duyguyla ve düşünceyle bağlantıda olursunuz. Bu eşsiz dünyayı var eden her bir elemente nüfuz edersiniz. Bütün dünyaya, gökyüzüne, ışığa ve sese nüfuz edersiniz, bir olursunuz. Bütün bunlar çok yavaş olur. İşte o zaman ‘ben meditasyon yapıyorum’ dersiniz. İşte bu evrensel bir varlık olma halidir. Burada kendini hareket ettirme hali yoktur. Bu artık kendi yükünüzden kurtulma halidir: şimdiye kadar hareket etmenize engel olan şeylerin ağırlığından kurtulma ve kendinizi bütün bunlardan özgürleştirme halidir. Meditasyonda, düşüncesiz farkındalık konumunda olmak için kendinize izin vermeniz gerek. Orada bilinçsiz olma durumu (unconscious, Achetana) devreye girecek ve her şeyin idaresini ve kontrolünü alacaktır.  Ve siz artık her şeyin üzerinde bir konumda olacaksınız. Achetana yapacak bunu. Nereye gitmenizi istiyorsa, sizi oraya götürecektir. Her zaman düşüncesiz farkındalık konumunda olmamız gerekir. Mümkün olduğunca çok Read More …

Mahashivaratri Puja: Utpatti – Adi Shakti aur Shiva ka Swaroop Mumbai (India)

Mahashivaratri Puja, Utpatti – Adi Shakti aur Shiva ka Swaroop, Mumbai, 29.02.1976 Daha önceleri size kökenden bahsetmiştim. Çünkü bu Maha-Shivratri gününde Shivji hakkında konuşmak istediğimiz zaman, bu Onun başlangıcı, Onun kökeni ile başlar. O nasıl bir kökendir ki, bu Tanrı’nın ilk formu anlamına gelir. O, Bramha tarafından aydınlatıldığı zaman, tezahür eder. O zaman O’na “Sada (Ebedi olan) Shiva” denir. Bu yüzden Shivji (Formsuz halini düşünün), başlangıç olarak bilinir. Bunu şöyle anlamaya çalışın, bir ağaç, tam olarak tezahür etmeden önce, onun tohumu incelenir ve aynı nedenden dolayı, ona “bija-swaroop” (tohumun şekli) denmelidir. İşte bu yüzden Shivji’nin büyük bir önemi vardır. Bundan sonra, O’nun kendi içindeki tezahüründen sonra, Shakti kendi formu içinde gelir ve O Adi Shakti olarak bilinir. Aynı Adi Shakti, adı Bramha, Vishnu ve Mahesh olan, yani Shiv (kelime anlamı hayırlı, lütufkar, iyi huylu, nazik) Shankar (Yok edici, Rudra formuna gönderme) olduğunu bildiğiniz Tanrı’nın bu üç formunu tek tek aydınlatır. Bu durum, tek bir elmasın bu üç niteliğini, Adi Shakti’nin filtre ettiği anlamına gelir ve Kıyamet Gününde tüm yaratılış, tüm bu tezahür etmiş dünya, aynı Bramha ile birleştiği zaman dahi, Sadashiva orada bulunur ve O’nun bağlantısı, Tanrı’nın bu asla tezahür etmeyen kısmıyla, yani var olmayan kısmı ile birlikte devam eder. Tanrı’nın tezahür eden güçleri, O’nun Varlığından çıkar ve bu tezahür etmeyenler ise, her zaman var olmuş olarak kalırlar. Sadashiva’nın bu yeri, kırılabilir, parçalanabilir bir elmas gibidir, bu küçük parçacıklara ayrılabilir ama yine de parlamaya devam eder. Onun parıltısı asla yok olmaz. İşte Sada Shiv’in durumu budur. Sada Shiva sayesinde bir Read More …

Dikkatinizi kendi üzerinizde tutun Mumbai (India)

Dikkatinizi kendi üzerinizde tutun, Bombay (Hindistan), 21.12.1975. [Hintçe’den İngilizceye yapılmış çeviri]. Sahaja Yogilerin sevgisi o kadar güçlü ki, konuşacağım şeye dair kelimeleri bulamıyorum… Bugün tüm dünyada, Sahaja Yogilerin kendi evrimlerine doğru ilerlediklerini biliyor olabilirsiniz. Birçok Sahaja Yogi çok yüksek bir konuma ulaştı, neşenin kaynağı onların içlerinde akıyor. Bazıları süptil bir hale geldiler ve onlar özel bir şekilde aktif hale geldiler ama şunu görüyorum, her ülkede onların kendilerine has bir tarzları yada şartlanmaları var… insanoğlu her yerde aynıdır… ve Sahaja Yoga, dışarıdan gelenle hiçbir bağlantısı olmayan bir şekilde, doğuştan gelen bir varoluş halidir. Yine de bizim Kundalini olarak bildiğimiz ve doğanın bir formu olan ‘Dikkat’, ….. bulunduğunuz tüm ülkelerin, aldığınız tüm doğumların, baştan sona dek geçtiğiniz yolların ve siz hangi konumları deneyimlediyseniz,  bunların teyp kayıtlarına Kundalini sahiptir …. her bir ülkenin insanlarının biraz farklı olduğunu görmemin nedeni budur. İnsanoğlunun ‘illüzyon’ olan her şeye bu kadar kapılması… ve gerçeği yakalayabilme hususunda, bu kadar kibirli olması çok şaşırtıcıdır. O kadar tembeldir ki… bunu o kadar zor bir şekilde kabul eder ki… ama o gerçek olmayana, çok kötü bir şekilde tutunmaya devam eder. Bu yüzden de, Benim için çok şaşırtıcı bu. Başlangıçta insanın adını, köyünü, konumunu ve tüm bu dereceleri önemli gördüğünü düşünürdüm ama bunun, onları bu kadar derinden etkilediğini görmek, insanı hayrete düşürüyor. Her şey yok olur olmaz…. tüm bu yanılsama/ilüzyon silinir silinmez… dikkatimizi daha hafif ve daha da hafif bir hale getiririz. Sahaja Yoga’da bu ‘dikkat’ gidip Tanrı ile birleşir. Bu ‘dikkat’ her yerde mevcut olan,  aydınlanmış Param Chaitanya’nın içinde çözünür. Doğanın Read More …

Meditasyon ve Dua, Tanrıya Dua, Dhyan Aur Prathna Mumbai (India)

1975-02-09, Meditation and Prayer, Mumbai Meditasyon ve Dua, Mumbai, 1975-02-09, The most important part of Sahaja Yoga is that, to progress in it, you have to meditate. Meditation is very important. Even if you don’t do anything else but meditate, you can progress in Sahaja Yoga. As I told you, this is a new path, a new dimension. A new thing. In which you have jumped in. In your mind, in that Sea you have gone in. But if you want to get inside of it, you have to meditate. Some people say, Mother I don’t get time to meditate. Modern man has clock now a days to save time. But he doesn’t know what is he saving time for? That he doesn’t know. The time is being saved for Sahaja Yoga. There was this gentleman who wanted to go to London. He was saying, Mother please get me the ticket, talk to someone in air India, please let me go there, I have to go through this plane only. Mother asked : «  what’s the matter, what is important ? » He said : « Mother I must go there I have to save time. » « What’s the matter, why are you saving time to go there? » « Mother because there is a special dinner and then there is a ballroom. » Just remember that the watch on your hands is just for Sahaja Yoga. For a person who spends his whole time in Sahaja Yoga, it Read More …

Sahaja Yogilerle konuşma: Sahaja Yoga’dan başka bir şey düşünemem. Mumbai (India)

Yogilerle konuşma. (Hintçe), Mumbai,(Hindistan), 25 Ocak 1975. Sahaja Yoga ortaya çıktı ama bir insanın Sahaja Yoga’yı anlaması o kadarda kolay değildir. Eğer Sahaja Yoga gibi harika bir şeyi siz bu kadar kolay elde ederseniz, onun büyüklüğü, onun değerlendirilmesi, Shakti’ye duyulan saygı, Shakti’ye olan bağlılık, onu zihnin tamamında ve kendi içinizde onu bütünüyle entegre etmek için gereken sıkı çalışma, tüm bunlar eksik olacaktır. Bu yüzden çoğunun çok sıradan olduğunu fark ediyorsunuz ama diğer swami-jilerin (Hindu din büyüğü) insanları nasıl değerlendirdiklerini ve onları nasıl sömürdüklerini bilirsiniz. Sizden para alıyorlar, size ağır işler yaptırıyorlar, sizi tepe üstü durduruyorlar, bedensel işler yaptırıyorlar, size şu ya da bu ağır işleri yaptırıyorlar ki egonuz biraz olsun tatmin olsun ve siz de bu şeye bağlı kalın. Ayrıca para vb. gibi sahip oldukları her şeyi bu swamijilere veren ve sonrada Swamiji’nin evini süpüren insanları da görmüş olabilirsiniz. Kişi Sahaja Yogayı o kadar kolay şekilde alır ki, onlar Sahaja’ya karşı kayıtsız kalırlar. Sanki gözlerini o kadar kolay almışlardır ki, gözler sıradan bir şeydir, onlar bu gözlerin kıymetini bilmiyorlar ama gözle ilgili bir sorun yaşadığımız gün, ‘Aman Tanrım’ diyeceğiz. İşte bu yüzden insanın zorluklar yaşaması gerekir. Eğer hiçbir zorlukla karşılaşmazsa, Sahaja Yogi bununla hiç ilgilenmeyecektir. Zorlukların ne kadar süreceği size bağlıdır, siz onlara tutunana kadar bu orada olacaktır, bu konuda ne yapılabilir? Bilirsiniz, kimi insanlar vardır, onlar bir kez farkına vardıklarında, farkına varırlar; bu onlara dokunmayacaktır. Onlar hiçbir zaman bir zorluk çekmeyeceklerdir; bu onların önceki hayatlarındaki Punya’lardan (iyi işler) kaynaklanmaktadır. Onlarında, tetikte kalmaları gerekir. `Biz hiçbir zorlukla karşılaşmadık, yani biz Read More …

Shri Dattatreya Jayanti üzerine Seminer, 3. Gün Birla Kreeda Kendra, Mumbai (India)

Shri Dattatreya Jayanti üzerine Seminer, 3. Gün, (Hindi), Mumbai, 09.12.1973 Bugün Shri Datta Jayanti (doğum günü) yüzüncü yıldönümü. Bugün çok harika bir gün. Bence bugüne sadece O’nun lütufları sayesinde gelindi, Sahaja Yoga, sizlerde çiçek açtı. Tüm Guruların Gurusu – Adi Guru Shri Datta Maharaja. Onun önünde eğiliyorum, O Benim de Guru’mdur. Birçok doğumum boyunca, Sahaja Yoga konusunda Bana yeterince şey öğretti. Ve sırf bu yüzden, Ben bu doğumda da bazı çalışmaları yapabildim, Gurur Brahma Gurur Vishnu Gurur devo Maheshwara, Guru sakshat Parabrahma Tasmai Guru dev namah, Ben bunu yapmaya devam ettim.’ Zamanla Adi Shakti tüm evreni yarattıktan sonra, evreni yarattı. Nasıl ki bir Kral kendi krallığını geniş bir bölgeye yayar ve ardından kılık değiştirerek dünyayı görmeye gelirse, Adi Shakti de birçok kez bu dünya üzerinde enkarne oldu ama Adi Shakti ne kadar üstün olursa olsun, Onun hâlâ bir insan Guru’ya ihtiyacı vardır. İnsanın yeri, hâlâ o güçten daha üstündür. Eğer Shakti bir insan formu almak zorundaysa, o zaman Onun, ancak babası, bazen erkek kardeşi, bazen de bir oğlu olduktan sonra bu dünyaya gelmesi gerekir. İlk olarak, tüm evrenin Brahma, Vishnu ve Mahesha tarafından yaratıldığını anlamaya çalışın. O sırada, içinde sıkışıp kalmış olan bu insanları dünyaya çıkarmak için Adi Shakti’nin aklına bir fikir geldi ve eğer bu üç prensip bir şekilde birleştirilirse ve Shri Ganesha’nın çocuksuluğu ve masumiyeti onun tarafından özümsenebilirse, o zaman onlardan büyük bir görev yapması gereken bir Guru oluşturmak mümkündür. O (Adi Shakti) Sati (Çileci) Anusuya (kıskançlıktan uzak olan) formunda enkarne oldu. O, tüm dünyada insanlığın kurtuluşunu düşünen Read More …

Öneminizi anlayın Mumbai (India)

Öneminizi anlayın, Mumbai (Hindistan), 3 Eylül 1973 (Hintçeden çeviri) İçinizde çok yakın bir süre önce aydınlanma almış pek çok kişi var. (Burada) Aydınlanmalarını daha birkaç gün önce almış olan bazı insanlar ve aydınlanmalarını uzun bir süre önce almış olanlar ve kişinin kendi bilincinin ne olduğunu ve bunun nasıl çalıştığını anlamış olanlar da var. Bu nasıl çalışır? Ve bizler bunu kabul etmeye nasıl devam edeceğiz? Burada üç türden insan birden bulunduğu için, bazı noktaları tekrarlamam ve bu sayede aydınlanma ne demektir, aydınlanmış bir kişinin nitelikleri nelerdir, bunları anlayabilmeniz için size anlatmam gerekecek. Geçen sefer de, aydınlanmış bir kişinin niteliklerinin neler olduğu hakkında pek çok şey anlatmıştım. Ve sırada olan, aydınlanmış halimiz içinde bizler nasıl olmalıyız? Bu şekilde size, bu üç kategoriden bahsedeceğim. En azından şu yapılmalıdır, şu ana dek her ne okuduysanız, burada da ne okuduysanız, şu anda bunları unutun. Her şeyden önce soru şudur: Aydınlanmanın anlamı nedir? Ayağıma kadar geldiğinizde pek çok kişiye, aydınlanmalarını almadıkları söylendi ve pek çok kişiye aydınlanmalarını aldıkları söylendi. Bu da her şeyden önce aydınlanmanın, dıştaki bedeniniz, zihniniz ya da aklınızla bir alakası olmadığı ve bazı insanların bağlantı kurduğu, bazılarının ise kuramadığı ve bunun sizin içsel varlınızla bir bağlantısı olduğu anlamına gelir. Aydınlanmanız sırasında, ayaklarımın dibinde olduğunuz sırada, o sırada elleri üzerinde bunu hissedenler, akışın ellerine daha büyük bir güçle geldiğini hissederler ve siz de ayaklarınızdan bir şeylerin girdiğini hissedersiniz. Tüm çevrenizde, insanın çevresinde ve dünyanın her yerinde “Chaitanya Shakti (bilincin gücü)” çalışıyor, içeride ve dışarıda. Örneğin, her ağacın içinde bir bilinç gücü vardır. Onun yaprakları Read More …

Shri Krishna Puja, En Dinamik Güç Sevgi’nin Gücüdür. Mumbai (India)

Shri Krishna Puja “Kendi içinizde büyümelisiniz” Bombay (Hindistan), 28 Ağustos 1973 ……..Tanrı tarafından. Örneğin, eğer ben sadece başımı biliyorsam, bu yeterli değildir. Eğer ben sadece boynumu biliyorsam, bu yeterli değildir. Eğer ben sadece bacağımı biliyorsam, bu yeterli değildir. Ancak, kendim hakkında ne kadar çok şey bilirsem, o kadar fazla dinamik olurum: Bir o kadar da engin. Ve bütün bu var olmuş yüceler, ya da yüce olarak adlandırılanlar, onlar yücedirler çünkü birçok insanda yaşadılar. Atmosferdeki sıcaklığı, içtenliği sizin hissettiğiniz gibi Bende hissediyorum, çünkü siz onların yabancı olmadıklarını biliyorsunuz, onlar sizin erkek ve kız kardeşleriniz. Puranalarda buna benzer çok hikâye var…  isim vermeyeceğim fakat bir gün, iki erkek kardeş ormanda karşılaşmışlar. Ancak onlar birbirinin düşmanı olduğunu düşünmüşler ve savaşmak istemişler  ve birbirine çok yaklaştıkları anda birbirine vuramamışlar. Sonra oklarını çıkartmışlar, oklar da işe yaramamış, bu duruma çok şaşırmışlar ve birbirine “Senin annen kim?” diye sormuşlar  ve annelerinin aynı kişi olduğunu öğrenmişler. Ve böylelikle onlar ne yabancı ne de birbirlerine karşı düşman olmadıklarını, aynı liften yapılmış olduklarını idrak etmişler. Bu ne tatlılık, bilginin onlara verdiği bu ne güzellik, dünyanın her yerinde kendi Tanrısallıklarında, kendi içsel varlıklarında, erkek kardeş ve kız kardeşlerin olduğunu anlamanın güveni  ve bu sevgiyle birbirimize nasıl da bağlıyız. Ben sevgiden bahsettiğim zaman, insanlar Benim sizleri zayıf kişiler haline getirmeye çalıştığımı düşünüyorlar  – çünkü insanlar, seven kişilerin zayıf olduklarını düşünürler. Ancak bu dünyadaki en dinamik güç, sevgi gücüdür. En saldırgan güçtür – sevginin gücü. Sevgiden dolayı acı çeksek dahi bu bizim zayıflığımızdan değil  aksine gücümüzden kaynaklanır. Örneğin, Çin’de horozlara dövüş öğreten Read More …

Guru Purnima, Sahaja Yoga – Yeni bir keşif Mumbai (India)

Guru Purnima Puja, Mumbai (Hindistan) 1 Haziran 1972 Saygıdeğer kişiler, Sahaja Yoga yeni bir keşiftir. Gerçekte olmuş bir şey, meydana gelmiş bir keşif, nasıl vuku bulur? Tıpkı Kolombus’un Hindistan’ı bulmak üzere başlattığı yolculuk gibi, ama Hindistan orada değildi? Peki, orada değilse o zaman o ne bulacaktı ki? Sahaja çok önceden oradaydı. Şimdi yeniden bulundu sadece. Sahaja Yoga, Yüce Özün kendi yoludur. Bu, tabiatın kendi yönteminin yoludur. Bu, insanoğlunun evrim sayesinde bu boyuta girebildiği, insanlığın bu bilinçle tanışabildiği, bu bilinç ile özümseyebildiği,  tüm yaratılışın ve insan kalbinin desteği ile, harekete geçtiği tek yol budur. Bunun hakkında çok şey yazıldı. Çok eski zamanlardan beri bunun arayışı devam etmektedir. İnsan her zaman bir şeyler aramaktadır; para peşinde olsun veya güç peşinde olsun ya da sevgiyi arıyor olsun; bir arayıştan diğerine koşar. Ama bu arayışın arkasındaki susuzluk nedir, belki o da bunu bilmiyor. Arayışın arkasındaki gerçek, sadece mutluluk arayışıdır. İnsan mutluluk peşindeki arayışı içerisinde, eğer büyük miktarda mal mülk toplarsa, mutlu olabileceğini zanneder. Ancak büyük zenginliğe ulaşmış ve bunu elde etmiş ülkeler var ve o ülkeler son derece mutsuzlar. Binlercesi kendini öldürmektedir. Bu arayışın arkasındaki olan şey,  sizi bilinmeze doğru sürükleyen neşeye duyulan susuzluktur. İnsan arayışları sonucunda mutluluğu bulamadığı zaman, Dharmaya yönelir. Dharmaya dönse dahi, yine de arayışa dışarıda devam eder. Bunun sebebi ise, kendisinin kaybolmuş olmasıdır. O cahildir ve bu sebepten dolayı da, insan kendisinden kaçar. Her an kendisinden kaçar. İki dakika için olsun, kendiyle baş başa kalıp oturamaz. İki dakika için kendi başına oturması gerektiği söylendiğinde “Tanrım, bu benim için nasıl bir Read More …