Shri Bhairava Puja, Garlate 1989 (Italy)

Shri Bhairavanath Puja. Garlate, Milano (İtalya), 6 Ağustos 1989. Bugün burada Bhairavanath’a puja yapmak için toplandık. Sanırım bizler, İda Nadi boyunca aşağı yukarı hareket eden Bhairavanath’in önemini anlamadık. İda Nadi Chandrama’nin Nadisidir, Ay’ın nadisidir. Bu nedenle, burası sakinleşmemiz için olan kanaldır. Demek ki, Bhairavanathji’nin görevi bizi sakinleştirmektir. Örneğin insanlar, egoları ile, karaciğerleri ile, artık her nedense öfkeliler. Eğer bir insan çok öfkeli ise o zaman Bhairavanath, onu sakinleştirmek için oyunlar oynar. Ganapati’nin yardımı ile, Gana’larında yardımı ile, ruh halinizi sakinleştirmek ve sizi dengeye getirmek için, her şeyi kendi kontrolu altında organize eder. Eğer kişi çok öfkeli bir insan ise ve ruh halinin tüm sınırlarını aşıyorsa, o zaman Hanumana’nın da yardımı ile Bhairavanath şu veya bu şekilde, bu öfkenin getirdiği aptallığın iyi olmadığını ona göstermek için durumu organize edecektir. Örneğin, depresif olan ya da sol kanala düşmüş insanlara buradan çıkmaları için Hanumana yardım etmeye çalışır, buna şüphe yok ama Bhairavanath, bundan kurtulmaları için onlara çok daha fazla yardım eder. Şimdi, sol kanal olan bir insan kolektif olamaz. Öfkeli bir insan, sağ kanal bir insan hiç bir kolektiviteden neşe duymazken, hiç kimsenin kolektiviteden neşe duymasına izin vermezken; çok fazla sol kanal olan, sürekli üzgün, mutsuz ve endişeli hisseden bir insan içinde bu çok zordur, oda kolektivitenin neşesinden keyif alamaz. Buna şüphe yok ama o (sağ kanal kişi) kolektif olmaya çalışır, bu sayede iddia edebilir ki, – çünkü bu tarz bir insan üstünlük sergilemeye çalışır, üstün biri olduğunu göstermeye- doğal olarak kolektiviteden neşe duyamaz. Bunun tersine, depresif olan insan, sürekli olarak, “Kimse beni Read More …

Shri Ekadasha Rudra Puja (Italy)

Shri Ekadasha Rudra Puja. Faggeto Lario, Como (İtalya), 16 Eylül 1984.   Bu gün Ekadasha Rudra’nın şerefine gerçekleştirilen özel tip bir puja yapıyoruz. Rudra, Shiva’nın, Ruhun yıkıcı gücüdür. Onun karakterinin bir gücü, affetmektir. O affeder çünkü bizler insanız, hatalar yaparız, yanlış şeyler yaparız, baştan çıkarız, dikkatimiz dağılır – bu yüzden de o bizi affeder. İffetimizi lekelediğimizde, ahlaksızca şeyler yaptığımızda, çaldığımızda ve Tanrıya karşı şeyler yaptığımızda, Ona karşı konuştuğumuzda bizi affeder. O bizim yapaylıklarımızı, kıskançlıklarımızı, şehvetimizi, öfkemizi de affeder. O bizim bağımlılıklarımızı, zavallı kıskançlıklarımızı, kibirimizi ve sahiplenmelerimizi de affeder. O bizim egoist davranışlarımızı ve yanlış şeylere olan bağlanmalarımızı da affeder. Ama her aksiyonun bir reaksiyonu vardır ve O affettiği zaman, kendisinin size büyük bir lütfun işareti verdiğini düşünür ve reaksiyon,  Onun içinde, bu affedilmiş olanların içinden daha büyük hatalar yapmaya çalışan insanlara karşı, bir gazap şeklinde ortaya çıkar.  Özellikle de aydınlanmadan sonra, çünkü aydınlanma öylesine büyük bir kutsamadır ki – ışığınız var ve bu ışık altında, eğer bir yılan tutuyorsanız, o zaman Onun gazabı yükselir çünkü sizin nasıl da aptal olduğunuzu görür. (Italyan tercüman tereddüt edince, bunun  üzerine Anne yeniden tekrarlıyor) Söylediğim şey özellikle aydınlanmadan sonrasıdır. O, affedilmiş olan ve kendisine aydınlanma gibi büyük bir şey verilen insanlara karşı daha duyarlıdır. Onlar hala yanlış şeyler yapıyorlar ve o zaman, O çok daha gazap doludur. Yani, denge içinde, affedicilik azalmaya ve hiddet artamaya başlar. Ama O affettiği zaman ve affedilmenin bir sonucu olarak, minnettarlık duyarsınız ve o zaman Onun kutsamaları size doğru akmaya başlar. O başkalarını affetmek için size inanılmaz bir kapasite verir. Read More …