Shri Vishnumaya Puja Southlands College, London (England)

Shri Vishnumaya Puja. Wimbledon, Londra (İngiltere), 1 Eylül 1985. Shri Krishna’nın kız kardeşi olan Vishnumaya’nın bugünkü Pujası, yaptığımız diğer uluslararası pujalar gibi planlanmadı. Ama, tüm müritler Tanrı sevgisi için bir araya geldiği zaman, Tanrı’nın da birçok kuralı çiğnemesi gerektiğini söylenir ve bu pujanın yapılması da, işte bu şekilde kabul edildi. Bu pujanın en azından bir kere yapılması gerekiyor, bence iyi bir fikirdi bu. Sevginiz ve adanmışlığınız ile bu arzu edildi ve bu yüzden de, bu puja gerçekleştirilecek. Bu aralar İngiltere’de olduğum için bu kendiliğinden oldu, çünkü eğer daha önce olacak olsaydı, bu puja Hindistan’da gerçekleşecekti. Çünkü bu puja, tohumlarının Batı ülkelerinde ekilmesi kolay olmayan bir dietynin pujası, Vishnumaya. Şimdi, tüm Shakti programlaması, Shakti olarak ilk önce Anne’nin, Ezeli Anne’nin Shakti olacağı şekilde yapıldı. Ve sonrasında, bildiğiniz gibi, O’ndan çıkan üç shaktimiz var – Mahakali, Mahalakshmi, Mahasaraswati. Sonra onlardan olan çocuklarımız var: erkek ve kız kardeşler. Yani bizim onun karısı veya eşi dediğimiz gücün yaratılmasından önce, kız kardeş gücü yaratılmıştır. Bu nedenle, bildiğiniz gibi bu üç Shakti’den Brahma, Vishnu ve Mahesha’nın doğdu ve hepsinin de kız kardeşleri vardı.  Ve bu kız kardeşler evliydi – Vishnu’nun kız kardeşi Parvati’dir ve O da Shiva ile evlenmişti. Bu üç tipteki gücün, her zaman çakralarda rol oynadıklarını anlamak çok önemlidir. Ve eğer bu üç gücü ve onların nasıl hareket ettiklerini anlarsanız, Vishnumaya’nın öneminin ne olduğunu o zaman anlayacaksınız. Vishnumaya, bir ailedeki kız kardeş gücüdür. Yani o dişi güçtür, erkek ise, kendisini çevreleyen bu üç gücün güçlerini belirleyen kinetik güçtür. Böylece erkek güç iktidar geldiği zaman, Read More …

Adanma ve Bağlılığın Önemi, Londra London (England)

Adanma ve Bağlılığın Önemi, Nirmala Palace, Nightingale Lane Ashram, Londra (İngiltere), 6 Ağustos 1982. Geçen gün sizlere, Sahaja Yoga’da adamanın ve kişinin sahip olması gereken bağlılığın öneminden bahsettim. Gerçekte ne zaman bir dağa yakın olsak, onun büyük kısmını göremeyiz ve bu nedenle bize çok yakın olanın değerini, yüz yüze geldiğimiz şeyin büyüklüğünü fark etmeyiz. Ne için var olduklarını, nerede olduklarını, ne olacaklarını, ne bulduklarını, aydınlanmanın ne olduğunu, onun öneminin ne olduğunu, ne kadar ileri gitmeleri gerektiğini, neden onların seçildiğini, hayatlarının gayesinin ne olduğunu, ne kadar yükseldiklerini, ne kadar anlayabileceklerini aklen anlamayan insanlar için çalışan ilüzyonlardan birisidir bu. Bütün bunlar idrakin çok ötesindedir ve insan afallar. İnsanlar aslında aydınlanma aldığı zaman kendisine ne olduğunu hiç bilmez. İşte bu yüzden ancak eğer kendinizi nasıl adayacağınızı ve nasıl buna vakfedeceğinizi anlayabilirseniz, size olanı anlamak mümkün olur. Eğer onu mantığınız çerçevesinde analiz etmek isterseniz çok afallarsınız çünkü o sizin çok ötenizdedir, bu inanılmazdır, çok fazladır. Gerçekten sizin çok ötenizdedir. Şimdi şunu düşünün: “Siz Aydınlanma aldınız”, buna inanabiliyor musunuz? Bu hayatınız sırasında bunu yapabilirsiniz… Eğer size birisi bunu söyleseydi “bu dünyada nasıl olupda aydınlanma alabileceğinize asla inanmayacaktınız. Şüphesiz arıyordunuz çünkü birileri size aramanız gerektiğini söylüyordu, siz de aramanız gerektiğini hissettiniz ama asla bunun böyle gerçekleşeceğini, aydınlanmanızı alacağınızı asla düşünmediniz. Aydınlanma aldıktan sonra, bunun ne olduğunu hissedemediniz. Sanki damla olarak okyanusa düştünüz ve bu okyanusun boyutunun ne olduğunu bilmiyorsunuz. Onun içinde ne kadar ilerlediniz? Bu ne? Biz neredeyiz? Bizim amacımız ne?” Tüm bu karışıklığı toparlayabilmek için, düşüncesiz kaldık. Yani bunun ne olduğunu aklen bile bulamazsınız. Yani Read More …

Guru Puja 1982 London (England)

Shri Adi Guru Puja, “Guru Prensibini Yerleştirmek”. Nightingale Lane, Londra (UK), 4 Temmuz 1982. Beni kim tercüme edecek? … Bunlardan birini neden almıyorsun, Gregoire? Yogi: Anne, bu public  konuşması mikrofonu – Onlar Sizi işitemeyecekler. Bu teybe kaydetmek için. O zaman bunu nasıl işitecekler? … evet. O zaman  – sen nasıl tercüme edeceksin? Yogi: Fransızca … Ama yüksek sesle. Sanırım, neden sen ayakta durup oradan bakmıyorsun – orada durabilirsin. Evet, orada. Ve yüksek sesle konuşabilirmisin, bu daha iyi bir yol. Bunlara dikkat et …. Tanrı sizleri kutsasın. Merhaba – evet, evet! Teşekkür ederim, teşekkür ederim. Aradhana geldi. Git ve onlara bak. Orada, orada! Krita Yuga denilen bu en kutlu dönemde,Guru Prensibimizi içimizde yerleştirmenin yol ve yöntemlerini anlamak için hepimiz burada toplandık. Krita Yuga. “Krita Yuga” bir şeyler yapmanız gereken bir zaman, çağ anlamına gelir – “krita: bunun yapılmış olmasıdır.” Ve sizler bu yapımın, Tanrı’nın işinin gerçekleştirilmesinin kanallarısınız.Siz Kadir-i Mutlak Tanrı’nın ve O’nun Gücü’nün kanallarısınız. Bir yandan bu itibarı, görkemi taşımalı ve bir guru olduğunuz varsayımını üstlenmelisiniz. Diğer yandan Kadir-i Mutlak Tanrı’nıza tamamıyla teslim olmalısınız. Sizin tüm saygınlığınız, otoriteniz O’ndan gelir. Ve üçüncü nokta da; O’nun bu evreni ve sizi,  bir oyun tarzında yaratmış olduğudur ki,O’nun oyununu görmeniz gerekir.Dolayısıyla, neşe hali içinizden gerçekten kabararak dışarıya taşıyor olmalı.Şimdiye dek guru ile ilgili kanı şuydu;böyle birisi asla gülmez, gülümsemez,daima kızgın bir haldedir. Bu durum, halkla hiç ilişkisi olmayan,onun yerine Himalayalar’da bir yerde kendini baş aşağı sarkıtmış halde yaşayan gurular için kabul edilen bir şeydi.Ama bizler işte burada,sevgi kabarcıklarınızın akıntısını alacak olan tüm evrenle yüz Read More …

Tanrının Sevgisini Anlamak Caxton Hall, London (England)

“Tanrının Sevgisini Anlamak”, Caxton Hall, Londra (İngiltere), 11 Mayıs 1982. Son yaptığımız bir çok konuşmada Tanrı’nın Sevgisinin bedelini ödeyemeyeceğinizi söylüyoruz. Bu bazen Beni güldürür. İnsanlar O’nu asla anlayamazlar çünkü çok onlar sınırlı bir alanda yaşarlar. Onun sevgisi sınırsızdır. Bağışlaması sınırsızdır. Bu “sınırsız” ve “sonsuz” kelimelerini dahi anlamıyoruz çünkü böyle bir şeyi bilmiyorduk. Ve bir şeyin gerçek olduğunu söylemek, aynı zamanda gerçek olan bir şeyi onaylamak gibidir. Sizin bir sertifikaya ihtiyacınız yok. O insanlar bile anlamıyor. Yapaylıkla yaşıyoruz, gerçeği bulmaya çalışıyoruz, yine de yapaylığı gerçek olarak kabul ediyoruz. Yine savaşmaya devam ediyoruz, sonra da bunun gerçek olduğunu düşünüyoruz. Tekrar, bu bir şeye, yapay bir şeye ya da bir tür zihinsel projeksiyona dönüşüyor. İnsanların tüm bu sınırlı çabaları ve deneyimleri, onları çok şartlanmış bir hale getirdi, Tanrı’yı ​​anlamak kolay değildir. O tüm bu evreni şefkati ve sevgisiyle yarattı. Sizi de insan olarak, şefkati ve sevgisi içinde yarattı. Onun hiçbir şeye ihtiyacı yok ama O sever. Ve tüm bu şeylerin ötesinde seven birini, herhangi bir ödül olmadan, sadece sevgi adına sevmeyi sizler anlayamazsınız. Sadece sevgi adına sevebilen tek bir insan dahi düşünemeyiz. Ancak aydınlanmadan sonra, siz giderek büyüdükçe, sevmenin en büyük neşe olduğunu anlarsınız. Ve sonra bununla bağlantılı olarak parayı düşünemezsiniz. Bu bir şeydir, söyleyeceksiniz ama bence, “paraya ihtiyacımız yok veya para almayız” demek bile, oldukça düşük bir düzeydir. Bu çok, çok kabadır. Çünkü para ve tüm bu kavramlar çok düşük seviyededir. O bu dünyayı ondan herhangi bir meyve elde etmek üzere yaratmadı. Hiçbir şey beklemedi, bunu sadece sevdiği için yaptı. Sevgisini ifade Read More …

Easter Puja ve Havan, Lord Jesus’un yaradılışı London (England)

Easter Puja, “Lord Jesus’un (İsa’nın) Yaratılışı”. Nightingale Lane Ashram, Londra (İngiltere), 11 Nisan 1982. Bu gün, çok, çok önemli bir meselenin meydana geldiği günü kutluyoruz, kesinlikle en önemli konu diyebiliriz buna, bu gün böylesine büyük bir olayın gerçekleştiği gündür. Bu, bu şekilde gerçekleşmeliydi çünkü her şey bir bakıma bu kadar müsamahasızdı. Son konuşmalarımda, İsa’nın cennetlerde ilk yaratılan olduğunu söylemiştim. Devi Bhagvat’da (Büyük Tanrıça’ya (Devī) tapınılan ve Hinduizm’in, Śāktizm mezhebinin kutsal metni) eğer okuduysanız, İsa, Mahavishnu olarak yaratılmıştı ve çok açık bir şekilde, Onun ilk olarak bir yumurta şeklinde yaratıldığı belirtilmiştir.  Bu, belki de 14,000 yıl önce yazılmış olan bu kitapta yazılmıştır. İsa’yı kehanet eden bir kitaptır ve işte bu yüzden Batı’da, özellikle Easter’da (Paskalya’da), arkadaşlar birbirlerine bir yumurta verirler. Yani, ilk varlık bu dünyaya bir yumurta olarak geldi ve bu İsa idi ve yumurtanın bir kısmı bu halde bırakıldı ve geri kalanı ise Kutsal Ruh tarafından, Mahalaksmi tarafından, kendisinden İsa’yı yaratmak için kullanıldı. Bu eski kitapta, İsa’ya, Mahavishnu adı verilmişti ve bu isim Vishnu’nun daha yüce olan formu anlamına gelir. Fakat aslında Vishnu Babadır ve İsa, Kutsal Ruh tarafından yaratılmış olan Oğul’dur. Konuşmamdan sonra, eğer sizde kitap varsa, Onun ne zaman yaratıldığına ve nasıl yaratıldığına dair olan metni okumak isterim. O Babası için ağladı ve bir keresinde çarmıh üzerinde de ağladı, yıllarca ağladı ve sonra İsa, Mahavishnu konumunda, “senin pozisyonun benimkinden daha yüksek olacak ve sen, evrenin desteği anlamına gelen “adhara” olacaksın” diyen babası tarafından kutsanmıştı. İşte O bu şekilde mooladhara’dan, adhara oldu. Bu göksel ‘vaikuntha’ konumunda yapıldı. Sonra, diyebilirsiniz Read More …

Christmas Puja Chelsham Road Ashram, London (England)

Christmas puja. Chelsham Road Ashram, Londra (İngiltere), 25 Aralık 1981. [Video Teyp yogiler tarafından söylenen Christmas İlahileri ile başlıyor] Konuşma videonun  33:53 dakikasında başlıyor Bir Christmas günü sizlere beraber olmayı diledim ama bu daha önce hiç gerçekleşmedi. Yeni yılda ve bu gün, sizlerle birlikte burada bulunmam büyük bir şanstı. İyi bir şeyler olmalıydı, umarım önümüzdeki yıl daha hayırlı olur. İsa’nın yaptığı şey eşsizdi. Her şey emsalsizdi, bu şekilde planlanmıştı çünkü İsa çok mütevazı bir yerde doğmalıydı, çok alçakgönüllü bir yerde. Çünkü O bizlere alçakgönüllülüğü öğretmek üzere geldi. Öğretmek kelimesi İngilizcede, o şeyden bahsetmek, onun hakkında konuşmak anlamına gelir ama Ben “öğretmek” dediğim zaman bu, alçak gönüllüğü yaratmayı, yeniden harekete geçirmeyi kastediyorum. Aslında O her şeyden önce, egonun engellerini, egonun engellerini kaldırarak da, içimizde Agnya çakrada bir boşluk yaratmak üzere dünyaya geldi. O zamanlar kendisi alçak gönüllülükten  bahsetmeliydi çünkü Romalılar yönetiyordu ve onlar çok kibirli, çok kaba, görgüsüz, az gelişmiş insanlardı, hiç bir şekilde evrimleşmemişlerdi, diyebiliriz. Sanki diyebilirsiniz ki, ortaya çıkmış hayvanların bazıları daha sonraları evrimsel sürecin dışına çıkarıldılar çünkü onlar işe yaramazdılar, çok saldırgandılar veya boyut olarak çok büyüktüler veya bunun gibi bir şeydiler. Romalılarda böyleydi. Onların bedenlerine bakarsanız, şimdilerde bile bazen onların resimleri yapıldı, bedenlerinin insan bedeni gibi olmadığını fark edersiniz, hayvan gibiydiler, bakın, kaslar ve bütün bu şeyler groteskti (garip şekilli). Yüzlerinde yumuşaklık, bir yuvarlaklık yoktu. Yani, Romalıların egosu, yönettikleri herkesi etkiledi çünkü önünüzde idealiniz olarak duran birisi olduğunda, insanlar her zaman kendilerine baskı yapanları görürler, bu kişiler daha iyi birileri olarak, onların ideali haline gelir. Bu nedenle Read More …

Diwali Mektubu, Londra (İngiltere), 27 Ekim 1981 London (England)

Diwali Mektubu, Londra (İngiltere), 27 Ekim 1981 Sevgili Sahaja Yogiler, Sevgili Çocuklarım, Bu Diwali hepinizin içindeki sevgi lambasını yaksın. Sizler, ışığı her yere yayılan lambalar gibisiniz ve bu parlaklık, onu örtmeye çalışmakla azaltılamaz. Aslında onları gizlemeye çalışmak bu lambaları daha da güçlü kılıyor. Bu, bu lambaların doğal zenginliğidir. Ancak bazen negativite bu lambaların sallanmasına ve dalgalanmasına neden olur. Bu lambaların sallanıp dalgalanmasının nedeni nedir? Lütfen hepiniz bunu düşünün. Seni titremekten ve sendelemekten koruyacak bir kavachın (korunman) yok mu? Annenin sevgisini unuttun mu, bu yüzden mi titriyorsun ve tereddüt ediyorsun? Cam kaplamanın lambayı koruduğu gibi Benim sevgimde sizi her zaman koruyacaktır. Ancak camın temiz tutulması gerekiyor. Bunu sana hangi kelimelerle açıklayabilirim? Shri Krishna’nın dediği gibi “Diğer tüm görevleri bırakın ve yalnızca bana teslim olun” mu, yoksa İsa Mesih’in dediği gibi “Yol benim ve girişim” mi demem gerekecek? Size söylemek istediğim şey şu: “Ben sizin nihai hedefinizim”. Ama hepiniz bunu kabul edecek misiniz? Bu mesajım kalplerinize girecek mi? Bazen söylediklerim bozuluyor  ve çarpıtılıyor. Ama gerçek gerçektir. Gerçeği değiştiremezsiniz. Gerçeği değiştirmeye kalkarsanız cahil ve geri kalırsınız. Mutsuzluğumun sebebi bu. Diwali saf arzuların günüdür. Lütfen tüm evreni hoş karşılayın Pek çok lamba yandı ve bu lambaların korunması gerekiyor. Bu lambalara sevgi yağını dökün, Kundalini’yi fitil yapın ve içinizdeki Atma’yı alev yapın ve bu alevin ışıltısının başkalarının Kundalini’sini yükseltmesine izin verin. Kundalini’nin alevi daha da parlayacak ve içinizdeki küçük alev büyüyecek. Bu devasa alev asla sönmeyecek. O zaman sevgimin saf korumasını alacaksın. Bu sevgi sınırsız ve sonsuzdur. Her zaman sizlerle ilgileneceğim. Sevgim her zaman size Read More …

Ekadasha Rudra üzerine Tavsiye Bramham Gardens, London (England)

Ekadasha Rudra üzerine tavsiye. Bramham Gardens, Londra (İngiltere), 4 Eylül 1981. [Ses kaydının ilk 50 dakikalık bölümü tam olarak yazıya geçirilmemiştir. İlk 4-5 dakikalık kısmı, konuşma çok belirsiz olduğu için yazılı hale getirilememiştir ve devamında sonraki 25 dakikalık bölüm yazılı hale getirilmiş ve 29. dakikadan sonrası yine yazıya dökülememiştir.] Şimdi, eğer sizde sol Agnya (problemi) varsa, bu onda posess (sahiplenme)var demektir. Bu durum, hepinizde bu tür bir şey olduğu anlamına gelir, hali hazırda ele geçirilmişsiniz demektir, temiz değilsiniz. Bunun için (kullanılan) mantra nedir, Gavin? Arka Agnya için, Mahaganesh. Mahaganesh, Mahabhairava, doğru. Şimdi bakın, beyinde Tanrıların tüm bu tohumlarına sahipsiniz ve bunlar tohumdur çünkü bunların sebebi, onlardır. Yani, önce “sebep” yaratıldı ve daha sonrada  Deityler yaratıldı. Yani, örnek olarak, Toprak Ana’nın nedeni kokudur, tamam mı? Yani Toprak Ana, kokudan gelir. Aynı şekilde Brahmadeva’nın da nedeni de, Hiranyagarbha’dır, (Altın rahim, Altın yumurta veya Evrensel rahim olarak adlandırılır. Kozmosun yaratılışının kaynağıdır.) tamam mı? Ona Hiranyagarbha denir, O, Brahmadeva’nın sebebidir. Beyinde, Brahmadeva nerededir? Virata’nın beyninde hangi deityler yaşıyorsa, onlar sebeptirler ve bizimkiler de, çünkü onlar (bizde)yansımışlardır. Yani neden olanlar, burada bizim beynimizdedir, beynimizde, beynimizdedir. Burada arkada, Agnya civarında, şimdi size Onun ismini söyledim, hayır, Agnya çevresinde. Agnya, Mahaganesha ve Mahabhairava’dır, Agnya, arkada. Ve önde… Arkada, aslında Mahaganesha vardır, tam ortada. Tam orta merkezde bulunan en küçük nokta Mahaganesha’dır. Mahabhairava,  Mahaganesha’nın etrafında hareket eder, tamam mı? Ve bunun etrafında, hareket edenin geri kalanı ise, Hiranyagarbha’dır, tamam mı? Şimdi bunu takip ettiniz mi? Yani, düşündüğünüz zaman ya da süper ego vasıtasıyla siz her ne düşünürseniz, süper Read More …

Kundalini’nin Gücü Chelsham Road Ashram, London (England)

Kundalini’nin Gücü, Sahaja Yogilerle Konuşma, Chelsham Road Ashramı, Londra (Birleşik Krallık), 17 Mayıs 1981 Bugün size Kundaliniden bahsettim ve Kundalini içimizdeki Saf Arzudur, o aydınlanmamızı vermek için tezahür eder veya uyanır. Yani bu durum arzunun, ancak aydınlanmanızı aldığınız zaman yerine getirileceği anlamına gelir, aksi takdirde o kendisini ifade etmez – sadece uykudadır; o hala (yaratımdan) geriye kalan enerjidir.  Tüm evreni o yaratmıştır, ama siz aydınlanmanızı elde edene kadar, siz Ruhunuzla bir olana kadar, sizi koşturmaya ve  koşturmaya ve koşturmaya, bu gücün tezahürüne henüz ulaşmadığınızı veya kendi anlamınızı bulamadığınızı size düşündürmeye devam edecektir.  Her zaman orada olacaktır, uyuyor olacaktır ama size bir boşluk hissi verir, anlıyorsunuz. Yani bu gücün tezahür etmesi gerekir, ama tezahür ettiğinde… [ Shri Mataji bir çocuğu rahatlatmak için duraklar: “Bu ne? Ne oldu? Olsun, bırakın otursun, gel. Ne oldu? Gelin. Neler oluyor? Ha? Sorun değil.” (Shri Mataji çocuğu öper) “Tamam. Tamam mı?” (Çocuk: “Evet”) “Güzel. Şimdi susmak gerekiyor, tamam mı?” (Shri Mataji çocuğu öper.)] Sonra, bu gücün belirli nitelikleri vardır. Sahip olduğu ilk nitelik, bu ungrahavati’dir, bu onun yerçekimine karşı çalıştığı anlamına gelir. O yerçekimine karşı çalışır. Görüyorsunuz, bir şey yükseliyor, o aşağı inmez Yani doğası gereği bunu talep etmesi gereken bir insan, eğer bunu istemeyen bir tipte bir insansa, Kundalini yükselmez çünkü görüyorsunuz ki, yemek midemizden geçtiğinde bağırsakların çeperlerine baskı yapar. Bu sayede aşağı doğru inme hareketleri gerçekleşir. Benim bakış açımı görebiliyor musunuz? Kundalini çalışmaya başladığı zaman ve çakraların kenarlarına baskı yapmaya başladığında, bu onu daha yükseğe doğru fırlatma hissi yaratır, bu sayede çakralar onu yukarı Read More …

Mektup, 2 Eylül 1980 London (England)

Mektup, 2 Eylül 1980 Sevgili Sahaja Yogilerim, Baneshwar’da düzenlediğiniz programlar kesinlikle çok başarılı olacak. Dikkatimiz orada. Tanrı’nın tüm işleri artık yeni bir dinamizme sahip olacak. Pune’li Sahaja Yogiler Pune’nin ‘Punya’sının gerçekleşmesini sağladılar. Bunda bana özel bir şey yok. Yanınızda her ne varsa, sizin tarafınızdan keşfedilmiş ve kabul edilmiştir. Bu sevincin kaynağıdır. Sahaja Yoga, Maha Yoga olarak gelişiyor. Baneshwar semineri bunu ortaya koyacaktır. Artık Avrupa’da da çok geniş çaplı çalışmalar başladı. Bu yıl kutsal topraklarımıza çok sayıda insan gelecek. Ben Kasım ayında geleceğim. O zamana kadar Sahaja Yoga’nın mesajı her köye ulaşacaktır, Benim sevgi dolu kutsamalarım herkes için. Daima Sizin olan, Anneniz Nirmala

Londra’dan Mektup (Marathi’den çeviri) (MAHA AVATAR, SAYI 2, SAYFA 5) 22.08.1980 London (England)

Londra’dan Mektup (Marathi’den çeviri) (MAHA AVATAR, SAYI 2, SAYFA 5) 22.08.1980 Sevgili Sahaja Yogi, Petkar ve diğer Sahaja Yogiler, Uzun zamandır sana yazmaya fırsatım olmadı. Bu günlerde sadece Bombay’da bazı işler ortaya çıktığı zaman yazıyorum, çünkü İngiltere’deki çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Ancak buradaki insanlar bağımlılar ve her yerde tembellik, olumsuzluk hakimdir. İngiltere Evrenin kalbidir ama o kadar ihmal edilmiştir ki, gecikmeden düzene konulmalıdır. Hepiniz kutsal bir yerde doğduğunuz için çok şanslısınız, özellikle de Shri Ganesha’nın yeri olan Pune. Sadece önceki doğumlarınızda yaptığınız birçok iyilik (Shukriti) sayesinde Tanrı’dan bu kadar büyük kutsamalar almaya hak kazandığınızı anlamaya çalışın. Ben, bana ait olanı değil, sana yalnızca zaten senin olanı verdim. Çok daha fazlası ise size bağlı ve onu alacaksınız. Dikkatim engellere ve tuzaklara çekiliyor. Pune ve Rahuri  halkıyla ilgili hiçbir sorun yok. Lütfen şunu anlayın, (bu atmosferde) sizin mutluluk okyanusu içinde eğlendiğinizi görünce rahatladım, o yüzden böyle devam edin. Biz burada sizin kadar şanslı değiliz. Çalışmalar aralıksız sürüyor. Benim için değil ama bu aptal insanlar için pek çok zorluk var. Bunlar nasıl doğru şekilde ayarlanabilir? Bunun gibi pek çok sorun var. İlgilenmeli ve siz bunları çözmelisiniz çünkü Ben hiçbir şey istemiyorum ve bu nedenle dileğimin gerçekleşmesi sorunu ortaya çıkmıyor. Bu nedenle hepiniz aklınızda bir arzu tutmalı ve İngiliz kardeşlerinize yardım etmek için dua etmelisiniz. Sizin ilerlemeniz, Sahaja Yogayı kalbimde canlı tutuyor. Ne zaman canım sıkkın olsa, tatmin olmak için mektuplarını okurum. Bu nedenle lütfen yazmaya devam edin. Herkes düzenli olarak mektup yazmalıdır. Daima sizin olan, Anneniz Nirmala

Mektup, 11 Temmuz 1980 London (England)

Mektup, 11 Temmuz 1980 Sahaja Yogilere, Telgrafınız Gura Purnima arifesinde alındı. Çok güzel sözlerle dile getirdiğiniz bu duygular yüreğime işledi. Londra’da,  Guru Purnima günü kutlamaları vesilesiyle, aydınlanmanın ne olduğunu ve buna sahip olup olmadığınızı anlattım. Bu konuşmanın bant kaydını postayla göndermek yerine,  bir kişiye göndereceğim. Daha önceki mektuplarımda “Atma tattwa”yı düşünmeyi önermiştim. Siz “Atma Swaroop”  (Ruhun Gerçeği, güzelliği) olduğunuz için zihniniz, zekanız ve egonuz “atma jyoti” (Ruhun Işığı) tarafından aydınlatılmalıdır. Bilgeliğin ışığı zihinde ancak Atma jyoti bütünüyle yandığı zaman parlar. O zaman zihin sevgi kokusu yayar ve ego büyük ve asil işler yapar, tüm iç varlığınız tamamen aydınlanır. Atma tattwa’ya güvenebilmeli, diğerlerini de buna dahil edebilmeli, ancak önce onu sabitleyebilmelisiniz. Sahaja Yogilerin çoğu, bir dizi hastalığı tedavi etti. Bana ve başkalarına karşı büyük bir sevgileri var. Bu insanlar tüm bunları yapabildiler çünkü onlar “Poorva-Sampada”ları sayesinde uzman oldular. Ancak aramızda bilgisinin ve bilgeliğinin gücüyle çok ileri gidememiş pek çok aydınlanmış var. Sahaja Yoga kitaplarda eksiktir. Her dilde kitap yazmamız gerekecek. Ayrıca Sahaja Yogiler farklı şehirlere gitmeli ve ders vermelidir. Birçok kişi şiirlerini Bana gönderiyor. Bunların hepsini toplamamız lazım. Benzer şekilde mektuplarım da basılabilir. Böyle bir tanıtım gerekli. Kali-yuga’da dünyayı kurtarmanın tek yolunun Sahaja Yoga olduğu tüm dünyada bilinsin. Bir kitap yazıyorum ama şu anda herkese faydası yok. Herkesin benim önerdiğim şey üzerinde düşünmesi gerekiyor. Her merkeze de buna göre tavsiyede bulunulabilir. Annenizden tüm Sahaja Yogilere birçok kutsama. Her zaman sizleri anıyorum Anneniz NIRMALA

Diğer Lokalarda neler oluyor? Caxton Hall, London (England)

Diğer Loka’larda (Dünyalarda) ne oluyor? Caxton Hall, Londra, İngiltere. 30 Haziran 1980. Görmediğimiz, farkında olmadığımız diğer Loka’larda (dünyalarda) ne olduğunu sizlere söyleyemem. Birazcık korkutucu olabilir ama Bütünle nasıl bir ilişki içinde konumlandırıldığımızı, Divine’in planlarının neler olduğunu ve bizim bunları nasıl gerçekleştireceğimizi anlamamızın zamanı geldi. Şimdi, burada pek çoğunuz aydınlamış ruhlarsınız. Bazılarınız ilk kez geldi, sizlerde aydınlanmanızı alacaksınız. Ama ortak olan nokta şu ki, hepiniz arayış içinde olanlarsınız, Tanrıyı arayanlarsınız, barışı arayanlarsınız, sevgiyi arayanlarsınız, ortak olan nokta budur ancak bu arayış sizlerde, kendi iyiliğiniz için, bireysel bir yükseliş için veya dönüşü olamayan bir yer için olan kazanımlar için değildir. Bu, bütün insanların yüzleşmesi gereken Son Yargı içindir. Bu yargıdan geçmeleri ve kendi sonlarına, Tanrının Krallığında bulunan kendi yerlerine ulaşmaları gerekiyor. Bu gün Benim önümde oturuyorsunuz, daha önceden, çok daha önceden de Benimle beraber oldunuz. Ama bu gün, özellikle Benimle birlikte olduğunuz bu zamanda, bununla yüzleşmek için buraya geldiniz ve Gerçeği, Sevgiyi ve Tanrının Kutsamalarını taşıyabileceğinizi kendiniz için görmeye geldiniz. Tanrının Krallığına girip, burada kalabileceğinizi, Onun tüm güçleri size doğru akarken, Onun hükümdarlığına girebileceğinizi görmek için. Bu sizlere daha önceden söz verilmişti. Tüm sözler tutulacak.  Bütün Kutsal metinler desteklenecek ve kanıtlanacaktır. Ama bilmek zorundayız ki, Tanrısal güçlerle, şeytani güçler arasında büyük bir savaş devam ediyor ve iblisler olarak sembolize edilen bütün bu şeytani güçlere, Sanskrit dilinde rakshasalar,  asuralar  adı verilir ve bu iblislerin hepsi, Tanrının Krallığını yıkmak üzere bu Dünya üzerinde doğdular.  Düşünün! Ne hırs ama! Ama onlar, Tanrının bu krallığını kalplerinizde yıkmak istiyorlar. Tanrının Krallığı vardır, var olacaktır, o ezelidir. Tanrı evren Read More …

Dikkat London (England)

Dikkat. Dollis Hill, Londra (İngiltere), 26 Mayıs 1980. Bugün sizinle dikkat hakkında konuşacağım. Dikkat nedir, dikkatin hareketi nedir ve dikkatimizi toplamanın yol ve yöntemleri nelerdir? Buna geniş anlamda bakın. Tamam mı? Ama Ben tüm bunları söylerken, sizin  şahsınızla konuştuğumu bilmelisiniz – bu başkalarıyla ilgili değil. Her zaman insanların yaptığı ilk şey, Ben sizinle konuşurken, siz Mataji’nin kimden bahsettiğini bulmaya çalışıyorsunuz! Bu, dikkatinizi başka bir şeye vermenin en iyi yoludur. Dikkatinizi kendinize verirseniz, “Bu benim için, bu benim için ve sadece benim için” şeklinde dikkatinizi buna verirseniz, o zaman bunun bir etkisi olacaktır, çünkü bunlar [Benim sözlerim] mantradır. Ve bu yüzden ziyan ediliyor çünkü size verilen şey bir başkasının üzerine atılıyor. Yani sahip olduğunuz dikkat, gerçeği bilmenin tek yoludur. Kendi dikkatiniz önemlidir, başkalarının dikkati veya sizin başkalarının üzerindeki dikkatiniz değil! Bu açıkça anlaşılmalıdır. Kendinizi daha yüksek bir duruma yükseltmek için dikkatiniz aracılığıyla, her şeyin sizin tarafınızdan tüketilmesi gerektiğine dair, bu hususu anlarsanız, bu işe yarayacaktır. Aksi halde bu, size yemek yedirmek ve siz hiçbir şey alamadan, yemeğin bundan beslenen bir başkasına gitmesi gibidir. Ve o kişi de beslenemeyebilir çünkü o da sizin bunu bu kişiye attığınızı bilmiyordur. Yani sizinle bugün dikkat hakkında konuşacağım için, dikkatinizin tüm söylediklerimi özümsemesi gerektiğini bilmelisiniz. Bu bir başkası için değil. Düşüncesiz farkındalık içinde otursanız iyi olur, en iyi yol budur, böylece bu sizin içinize girer. Aksi takdirde, bu sadece bir konuşma gibidir, bilirsiniz. Beni dinlemenizin bir etkisi yoktur. Her konuşma sizi değiştirecektir çünkü sonuçta Ben konuşuyorum ama siz her zaman başkalarını düşündüğünüz için, her zaman kendi Read More …

Easter Puja, Easter`in Anlamı London (England)

Easter Puja,  Easter’in Anlamı, Dollis Hill Ashramı, Londra (İngiltere). 6 Nisan 1980 Bu gün olduğu gibi, Müslüman bir çocukla konuşuyordum ve Bana “Muhammed Sahib bir enkarnasyon değildi”, dedi. “Öyleyse neydi O?” dedim. “O bir insandı ama Tanrı Ona özel güçler verdi” dedi. “Bu iyi bir şey çünkü eğer sen Onun bir insan olduğunu söylersen, – insanlar için çok iyi bu” dedim. O bir insandı, dünyaya geldi ve biz Onunla eşitiz (enkarnasyonlarla siz eşit değilsiniz). Yani sizin verdiğiniz isimle, huşu ve bu inanç onun içine girmemiş. Biri kalkıp sizin İsa ile eşit olduğunuzu, Muhammed Sahip ile eşit olduğunuzu, bütün bu Deitylerle eşit olduğunuzu düşünmeye başlar. Burada olduğu gibi, insanlar İsa’nın yaşamı etrafında nasılda oynuyorlar. Kendilerine Hıristiyan diyorlar ve hiç bir şekilde Onun yaşamına saygıları yok çünkü bu Onun bahsettiği hale geliyor. O tüm bu saçmalıklardan bahsetmedi. İkinci olarak da, biz saygı göstermiyoruz, kalplerimizde huşu yok, O evren üstüne evren yaratmış birisidir. Ve Onunla karşılaştırılınca biz neyiz ki! Onun üzerine oturuyoruz, sanki… İnsanlardaki ego nedir, ego baloncuklar gibidir. Tabii ki O, Brahma Tattwa’nın kendisinden, Tanrısal sevginin kendisinden, yapılmıştı, O öldürülemezdi. Üstelik O, Krishna’dan sonra doğmalıydı çünkü Krishna “Tanrının bu ilahi gücü ölmez. Bu öldürülmedi”, demişti. O sadece bunu kanıtlamak için, bu formu aldı, İsa ‘nın bu tam olan formu dünyaya geldi. Ama insanları bilirsiniz, onların hiç bir şeyi görecek gözleri yoktur. Onlar bir mücevherin ne olduğunu bilirler, kıymetli bir elbisenin ne olduğunu bilirler ama Onun bu dünyaya gelmesinin ne kadar değerli bir şey olduğunu bilemezler. Şimdi şunu düşünün. Durum korkunçtu. Hiç kimse Read More …

Guru Puja: Shri Mataji’nin Deklarasyonu London (England)

Guru Puja, “Shri Mataji’nin Deklarasyonu”. Dollis Hill ashram, Londra, İngiltere. 2 Aralık 1979. Bir ay önce, Rustom’a, bu Pazar günü bir Puja ayarlaması gerektiğini söyledim. Bugün dolunay ve o Bana bu pujaya ne isim vermeniz gerektiğini sordu, bir Guru Puja mı, yoksa Mahalaxmi için bir puja mı, yoksa Ganesha’nın Pujası mı? Ben de ona, bunun bir Guru Puja olacağını söyledim. Ve daha sonra Bana, çok daha sonra – Ben Hindistan’a giderken – neden Christmas Pujayı burada da yapmadığımızı sordu. Bugün çok önemli bir gün. Çünkü uzun zaman önce, İsa sadece  henüz bir çocukken, Kutsal Yazıları okudu ve kalabalıklara Kendisinin Advent (Geliş-İsa’nın Gelişi)olduğunu – kendisinin enkarnasyon, Kurtarıcı olduğunu ilan etti. Onlar bir Kurtarıcı’nın geleceğine inanıyorlardı. Bugün, uzun zaman önce bir Pazar günü, O dedi ki, Kendisinin “Kurtarıcı” olduğunu ilan etti. İşte Advent Pazarının sebebi budur. (Christmas Günü gelmeden bir ay önceki 4. Pazar günü) İsa’nın çok, çok, çok kısa bir süre yaşaması gerekiyordu. Bu yüzden çok genç yaşta Kendisinin Advent olduğunu ilan etmesi gerekiyordu. Şimdi, bundan önce hiçbir enkarnasyonun halka açık bir şekilde kendilerinin enkarnasyon olduklarını söylememeleri dikkat çekicidir. Elbette ki Rama, kendisinin bir enkarnasyon olduğunu unutmuştu. Bir bakıma, Kendisine bunu unutturdu, tam bir insan olmak için Kendi üzerinde kendi Mayasını oynadı – Maryada Purushottama (Mükemmel İnsan) ve Shri Krishna da sadece tek bir kişiye, Arjuna’ya, savaş başlamadan hemen önce söyledi. İbrahim, Ezeli Üstadın bir enkarnasyonu olmasına rağmen, Kendisinin enkarnasyon olduğunu asla söylemedi. Dattatreya’nın Kendisi, Ezeli Üstadın enkarnasyonu olduğunu asla söylemedi. Masumiyet vasıtasıyla hareket eden bütün bu üç adet güç, rehberlik Read More …

Evrimin Üç Yolu Caxton Hall, London (England)

Evrimin Üç Yolu, Public program, Caxton Hall, Londra (Birleşik Krallık). 30 Mayıs 1979. Sizinle, bildiğimizden daha yüksek bir yaşam hakkında, diğer tüm güçleri kapsayan, nüfuz eden bir güç hakkında, mutluluk ve neşe dünyası olarak adlandırılan bu dünya hakkında konuşmak için buradayım. Tüm bu sözleri daha önce de duymuş olmalısınız ama Ben size içimizde bulunan, hepsi varlığımızın içine güzel bir şekilde yerleştirilmiş olan, resimde gördüğünüz kadar net ve yaşayan bir enstrüman olan Kundalini adındaki bu sarmal enerji yükseldiği zaman, aslında onun bir nabız gibi attığını kendi gözlerinizle görebileceğiniz bu enstrümanı, sizlere anlatmak üzere buradayım. Kendi varlığımız içinde bu yükselişe sahip olmakla, bilinçaltındaki bu atılımla, tüm mutlak sorularınıza gerçekten cevap bulabileceğimiz farkındalığımızla, başka bir yeni boyuta hep birlikte girmemizle, zaten kutsanmış durumdayız. Şimdiye dek, eski Hindistan’da bizim üç tür hareketimiz vardı. Hepsinden haberiniz var mı bilmiyorum ama bizde üç tür hareket vardı. Ve bunun yansımaları o ülkede, diğer ülkelerde kendini gösteriyordu. İngiltere’de bile birçok temel soruların, mutlak soruların yanıtlarını bulmakla çok meşgul olan insanlarımız oldu. Yani arayış dünyanın her yerinde var olmuştur. Ama daha önce de söylediğim gibi, iklim koşulları ve insanların arayışlarına cevap bulmak için, tenha yerlere gidebilecekleri çok fazla alan olduğu için Hindistan belki de bunun için en iyi ülkeydi. Bugün sizlere aradığımız üç yöntemi veya üç yolu ve bunların sonuçlarını anlatmak istiyorum. Birincisi sol taraftadır: onların Tanrı’ya adanma gösterdikleri, bhakti dedikleri yoldur. O’nu aramadan, Tanrı’ya ilahiler söylediler. Ona seslendiler, Ondan yardım istediler. Başlangıçta en büyük zorluğun elementlerden kaynaklandığını düşündüler; bu yüzden elementlerin üstesinden gelmeye çalıştılar. Ve elementlerin üstesinden gelme Read More …

Sahasrara Puja Konuşması: Shri Mataji, Sahastraranın açılışını nasıl deneyimledi. London (England)

Sahasrara Puja. Dollis Hill, Londra (Birleşik Krallık), 5 Mayıs 1979. Yani bugün çok, çok önemli bir gün, biliyorsunuz; çünkü yaratılış tarihinde, İsa’nın zamanına dek, insan bilinci içinde, sadece yeniden dirilme hissiyatı yaratıldı – siz diriltilebilir ya da yeniden doğabilirsiniz. Bu hissiyat onlarla birlikte çöktü. İnsanlar bunun bir ara hepimizin başına gelebileceğini anladılar ama bu olmadı. Bu hiç bir zaman gerçekleşmedi. Bu bir sorundu. Ve siz Gerçekğin içine girmeden, onun hakkında her ne konuşulursa konuşulsun, bu kulağa bir hayal ürünü gibi geliyor. Bu yüzden kişi Gerçeğin içine, Hakikatin içine  atlamalıdır. Bu daha önce hiç olmamıştı ve size söylediğim gibi, bu bir ya da iki kişinin başına gelmiş olsa dahi, kitleler için fark etmez ve hiç kimse bunu kabul etmez. Ve çölde akmakta olan ufak, küçük nehir gibi, o bir anda kaybolur gider. Gerçeğin de, her ne bulunmuş olursa olsun, onun hiçbir zaman kökleri olmadı. Ve insanların vaaz ettiği bu gerçekle, her türden garip şeyler başladı. Yani, kişinin Tanrısal  olanla bir olması, insan bilincinde bir doruk noktası olacaktı, bu kişinin kendisiyle bir olmasıydı. Ve bu da, en müsait zamanda, en iyi zamanda gerçekleşmeliydi. Çünkü, insan arzusu çok kuvvetli olmadığı sürece, insan iradesi çok kuvvetli olmadıkça ve onlar hakikati istemedikçe, Gerçek harekete geçmez. Elbette, yaratılış söz konusu olduğunda, diğer şeyler, hayvanların ve tüm ağaçların, meyvelerin ve çiçeklerin yaratılması, tüm bunlar yapıldı. Ama insan evrimi daha erken bir zamanda olgunlaşamazdı çünkü çok fazla arayış yoktu. Bu yüzden zamanı geldiğinde, bu zorunluluk o kadar büyüktü ki, bu zorunluluğun kendisi Sahaja Yoga’yı ortaya çıkardı. Ve bu Read More …

Mektup,   1 Ocak 1979. London (England)

Mektup,  Marathi’den tercüme edilmiştir. Londra 1 Ocak 1979. Sevgili Sahaja Yogilerim, Sevgi dolu ve güzel mektuplarınızı, selam mesajlarınızı aldım. Burada Londra’daki işlerle meşgulüm ve yazamadım. Bir keresinde size Sahaja Yoga’nın bu yıl Navaratri’den başlayacağını söylemiştim. Yani şu ana kadar hazırlığını yaptığınız Satya Yuga şimdi görülecek. Bir ağacın önce toprakta filizlenmesi ve sonra fidanının dışarı ekilmesinin gerekmesi gibi, aynı şekilde Navaratri’nin ilk gününde, yani 8 Nisan’da Satya Yuga’nın fidanı görülecektir. Bu büyük bir sevincin günüdür. Artık tüm Doğa yeni bir hayata sahip olacak. Bugünün öneminin ancak, tüm insanlığın sevgi titreşimleriyle aydınlanmasıyla anlaşılacağını anlamalısınız. Bu dünyada Brahma Shakti, Benim doğduğum günden itibaren uyandı. Onu bir dereceye kadar aldınız ve onu birçok şekilde kullanıyorsunuz. Sevginin o büyük gücünün ışığının tüm dünyaya yayılacağını anlatıyordum. O gün ilk lamba yanacaktır ama Diwali gecesi kördür. Lambaları göremez.  Kali-Yuga’daki bu çalışma, ancak birçok lambanın yanması durumunda yapılacaktır. Tanrının işi her ne ise, bu bitecektir. Bu nedenle herkes uyanık ve tetikte olmalı, aynı zamanda başkalarını da uyandırmalıdır. Hayatım size adanmıştır. O her an çalışıyor. Tek isteğim saf altının Kali Yuga’nın cehenneminde ısınırken insanlık tarihine ışık tutmasıdır. Kutsamalarım şunlardır: Bu lamba her evde yakılsın, neşesi topluma yayılsın, zaferinin tezahüratı tüm ülkelerde yankılansın ve Brahman’ın bu gücü evrenin her molekülünü doldursun. Sizlerden çok uzun bir süre uzak kalmam gerekiyor ama kardeşleriniz burada ve başka ülkelerde yaşıyor. Zamanla birbirinizle tanışacaksınız. Ama çoğu zaman hayatımızda böylesine büyük bir sevginin sevincinin doğacağını hissediyorum. Arzu ettiğiniz her şey gerçekleşecek. Bu nedenle dikkatiniz tamamen Sahaja Yoga üzerinde olmalıdır. Bedenimi, aklımı, zenginliğimi, her şeyimi sundum. Siz Read More …

Agnya Çakranın anlamı, emretmektir. Caxton Hall, London (England)

“Agnya chakra”, Caxton Hall, Londra (İngiltere), 18 Aralık 1978. Bugün Agnya Çakra olarak adlandırılan altıncı çakradan bahsediyoruz. ‘Gya’, ‘gnya’ kelimesi ‘bilmek’ anlamına gelir, gnya bilmektir. Ve ‘A’, ‘bütün’ anlamına gelir. Agnya çakranın başka bir anlamı daha vardır. A-gya, agnya ‘itaat etmek’ veya ’emir vermek’ anlamına gelir. Bu her iki anlama da gelebilir. Eğer birisine emrederseniz o bir agnyadır ve emire uyan kişi de bir agnyakaridir. Agnya yapan kişidir. Bu altıncı çakra, insan düşünmeye başladığında yaratılmıştır. Düşünmek, ifade edilen lisandır. Eğer lisanımız olmazsa düşünemeyiz. Ama bu, bize hiçbir düşüncenin gelmediği anlamına gelmez. Eğer bunu ifade edemiyorsak, bu içimizde işleyen bir düşünce sürecinin olmadığı anlamına gelmez. Ancak bu süptil aşamada, düşünceler bize geldiği zaman, onlar dilde değildirler, bu yüzden bize iletilmezler ve bu yüzden eğer bir lisanımız yoksa ne düşündüğümüzü anlayamayız. Bu yüzden çocukların ne istediklerini bize iletemediklerini, çünkü ne istediklerini bize söyleyemediklerini görmüşsünüzdür. Midelerinde bir baskı hissederler ve su falan isterler, bunu isterler ama bize söyleyemezler ve bu yüzden söyleyecekleri şeyi düşünemezler. Ama daha sonra düşünmeye ve bunu lisana dökmeye başladığınız zaman, o lisan resimde görüldüğü gibi beynimizde o sarı ve siyahın sol tarafında ve sağ tarafında depolanır, daha sonra düşünce dalgaları olarak bize geri gelir. Sanki birisi bizimle konuşuyordur. Ancak dil başlamadan önce, buna bir ilham veya düşünce süreci diyebiliriz, çok erken aşamada bu bize belirli formlarda gelir ve bu formlar ışık ve gölgededir. Onlar dilde değil, ışıkta ve gölgededirler. Ve Sahaja Yoga’ya geldikten sonra eğer düşüncelerinizin derinliklerine inerseniz onların Agnya çakramızı kaplayan ışık ve gölgeden başka bir şey olmadığını Read More …

Sahaja Yogilerle Konuşma: Dharma London (England)

Dharma, Sahaja Yogilerle Konuşma, Londra (İngiltere), 5 Ekim 1978 Bu, ortada duran, sürdüren/destekleyen güçtür, bu sayesinde evrimleştiğimiz güçtür, bu da biz besinimizi olduğu gibi buradan alırız anlamına gelir.  İnsan olarak sahip olduğumuz bu besinin, içimizde bulunan beş element üzerinden tezahür etmesi gerektiği zaman, kaynak oradadır ama bizim ona, onun kendi farklı elementleri üzerinden ulaşmamız gerekir. Bu değişim gerçekleştiğinde veya buna şöyle diyebiliriz, bu gücü dışarıya çıkarmak zorunda kaldığımızda, bu şey Dharma’nın bunlar üzerinde oturtulması yoluyla yapılmalıdır. Buna, bir üst üste binme veya bağlantı diyebilirsiniz. Güneş var diyebilmeniz gibi.  Güneş ışığın kaynağıdır ve ışığın kaynağı, beş elementten yaratılan bu dünyaya gelmelidir. Yani güneş ışınlarının gelmesi gerekiyor ama içeri girince, bu hareket içinde onlar ne yapıyorlar? Bu dünyayı aydınlatıyorlar ama bu ancak Dharma varsa mümkündür, yani ışık oradadır, ışınlar oradadır. Işınlar birçok şey tarafından engellenebilirler. Eğer ışınlar engellenirse, o zaman a-dharma vardır. Yani Dharma’nın kaynağı, Dharma’nın yayılması ve sonuçta onun beş element üzerindeki tezahürü, Void olan  -eksiksiz/tam bir şeydir. Bu oyun içimizde sürüyor. Madde halinden itibaren işleyen evrimsel gücümüz, madde düzenli hale gelince, biz o zaman dört değerlikli karbona sahip olduk, sonra karbondan hayat başladı, bütün bunlar destekleyen gücün işidir ve sonrasında da  biz insan olduk. Artık içimizde iyi bir halde tutmamız gereken on tane dharma var. Bunlar esas olan on tane emirdir.  Bu on emre dikkat etmemiz gerekiyor. Ve bunlarla, sizin “enkarnasyonlar” dediğiniz, Ezeli üstat  olan insanlar ilgileniyorlar… (bir gürültü sesi kaplıyor) Raja Janaka gibi, Musa gibi, Sokrates gibi, Nanaka gibi, sonuncusu ise Shirdi Sai Nath’ti. Oradaki prensip şudur, Ezeli Üstad. Read More …

Navaratri için Mektup, 3 Ekim 1978 London (England)

Navaratri için  Mektup, Londra (Birleşik Krallık), 3 Ekim 1978, (Marathi’den Çeviri) Tüm Sahaja Yogilere, Hepinize kutsamalar Bugün Navaratri’nin ilk günü. Bugün dikkatiniz Shri Ganesha’nın üzerinde olmalı. Onun bağlılığı sonsuzdur. O, Annesinden başka hiç kimseye ibadet etmedi. Bu nedenle O çok büyüktür. Diğer tüm Tanrılar çok güçlü görünüyor. Herkesin bir uzmanlığı vardır. Annenin uzmanlığı nedir? Onun egosu (aham) başkaları tarafından hiçbir yerde hissedilmez. Dolayısıyla böyle bir Anneye teslim olan Shri Ganesha o kadar bilge ve saygıdeğerdir ki, Annenin Onun yanında hiçbir şeyi yoktur. Adı ‘Ni’ ile başlar; ‘Nishakanchan’ -hiç zenginliği olmayan, ‘Nirlepa’- etkilenmemiş; ‘Nirvichara’ – düşüncesiz; ‘Nishprayojana’ – hiçbir amacı olmayan, ‘Nigarvita’ – egosuz, ‘Niriccha’ – arzusuz vb. Bu nedenle, Kendisinde hiçbir şey olmayan böyle bir Anneye teslim olmak, bir tür süptil düşünceyi gerektirir, yani Annenin Onunla (Dişi olan) hiçbir şeyi yoktur ve bu nedenle Ondan (Dişi olan) hiçbir şey istenemez. Bu, Shri Ganesha’nın tek başına nasıl tamamen tatmin olduğunu gösteriyor. Shri Ganesha’nın bu memnuniyeti nereden geliyor? Bu Onun kendi gücüdür. Benliğin kapısı açıldığında başka hiçbir şeye gerek kalmaz. Bu kapıyı açan Anne’dir ve bu nedenle O, Shri Ganesha için çok değerlidir. Tam Aydınlanma, başka hiçbir şeyin gerekli olmadığı hale ulaşılan bir aşamadır. Bundan sonra, siz mutluluğun ve doyumun tatmininin tadını çıkarın. Siz, Shri Ganesha model alınarak yaratıldınız. Bu nedenle, gücünüz eşsizdir, ancak bunun için Shri Ganesha’nınki gibi bir adanmışlığa masumiyete sahip olmalısınız. O zaman Anne, size hayran olacaktır ve bu güzel manzaraya bütün dünya şahit olacak. Operasyonda çalıştım ve İda Nadi çok daha hafifledi. İda,  geçmiş, tüm iyi ve kötü Read More …

Guru Puja: Kendi saygınlığınız ve ağırlığınız Finchley Ashram, London (England)

Guru Puja, “Kendi saygınlığınız ve ağırlığınız”,  Finchley Ashram, Londra (Birleşik Krallık), 21.07.1978 …Guru’nuza ibadet etmeniz, Annenize değil Guru’nuza ibadet etmektir. Guru, müritlerinde Dharma’yı, Dharmanın onlarda sürdürülebilir olmasını tesis eder. O öğrencileri için, onları besleyen gücün ne olduğuna dair tüm net fikirleri sunar. Guru, tüm dünya için vaaz verebilir ama öğrencileri içinse, çok net talimatlar verir. Gurular’ın çoğu, bunu yaptıkları zaman, aslında her bir öğrenciyi yontarlar. İlk olarak, onlar bir müridin dürtüsünün ne olduğunu tartarlar. Bir müridin gerçekten ne kadar alabileceğini ve sonra müridin dharma hakkındaki talimatları gerçekten alabilecek kapasitede olup olmadığını doğruladıktan sonra, tek bir kişiyi mürit olarak kabul ederler ama Sahaja Yoga’da bu böyle değildir çünkü sizin Gurunuz bir Anne. Yani O, dürtünüzün ne olduğunu, yeteneğinizin ne olduğunu ve nasıl bir kişilik kalitesine sahip olduğunuzu öğrenmeksizin, sizi kabul eder. Bu, sizin sahip olduğunuzla ilgilenen, sizin bedeninizle ilgilenen, zihninizle ilgilenen ve sorunlarınızla ilgilenen ve sonrasında da size, Kundalini uyanışının kutsamalarını bahşeden çok farklı bir Guru’luk tarzıdır ama normalde Gurular bunu yapmazlar; bunun nedeni onların sadece Guru olmaları ve Anne olmamalarıdır. Guru Puja yaptığınız zaman, gerçekte ne yaptığınızı  anlamak zorundasınız. Bu, Bana ibadet ederek, sizin kendi içinizdeki Guru prensibine ibadet etmeniz anlamına gelir. Uyandırılacak olan, çiçek açacak olan, sizlerin Gurular haline geleceğiniz prensip, kendinizin içindedir. Ve bu ilke, Dharma’dır. Yani, siz pujamı yaptığınız zaman, bu sefer, Benim gerçekten de varlığınızın içinde, sizi Dharma ile kokulandıran bu çiçeklenmeyi size vermek istediğimi, kişinin bilmesi gerekir ama gördüğünüz gibi, aydınlanmadan sonra çok dikkatli olmanız gerekir, aynı şekilde Guru olduktan sonra, daha da dikkatli olmak Read More …

Akılcılık, Duygusallık ve Bilgelik Caxton Hall, London (England)

Akılcılık, Duygusallık ve Bilgelik, Caxton Hall, Londra (İngiltere), 12 Haziran 1978 …O halde rasyonellik/akılcılık ne yapabilir? İçimizde akıl olmasının bir nedeni olmalı, Tanrı bize neden akıl vermiş, O elmaslarını bu şekilde israf etmez! Akılcılık bize, oraya akıl yoluyla ulaşamayacağımızı anlama duygusunu verir. Çünkü bu şey başınıza gelmedikçe, siz buna inanmayacaksınız. Bağlı olduğumuz, desteğimiz olan, biz olan bu rasyonelliğin; biz her zaman özdeşleşmemizin rasyonellikle tamamlandığını düşünürüz. Bizler çok rasyoneliz (akılcı) ve aynı zamanda rasyonelliğimizle gurur da duyuyoruz. O zaman rasyonellik yoluyla/sayesinde, artık işe yarayacak olanın bu at olmadığını anladığınız bir noktaya ulaşırsınız. Bu akılcılığın kullanılmasıdır! Bir şekilde o, onun bir kenara atılması gerektiğini veya ona güvenilemeyeceğini düşündüğünüz bir doruk noktasına sizi götürür. Öte yandan rasyonellik size bir bakış açısı kazandırır. Daha sonra ise, deneyim kazandığınız zaman ilişkilendirilebilecek bir görünüm. Akılcı olmanın  sizi neden başarısızlığa uğrattığını anlamaya başlarsınız. Yani bu olumsuz yönde (çalışan) bir öğretmendir. Olumsuz yönde bir öğretmen ama bu çok önemli çünkü insana özgürlük verildi ve o da, kendi özgürlüğünü kullanmaya başladı, aklını kullanmaya başladı. O noktaya ulaştığı zaman, bilgeliğine güvenmeye başlar. Ve bilgelik, insanın duygusallığı ile rasyonelliği arasındaki, bunun merkezinde, yani onun kalbi ile aklı arasındaki dengedir. Oralarda bir yerde, merkezde, ya da siz buna dayanak noktasında diyorsunuz, bu bir merkezdir. Yani eğer siz duygusallığa çok fazla takılırsanız ya da rasyonelliğe çok fazla takılırsanız, merkeze doğru ilerlemeniz ve onu bir noktada dengelemeniz gerekir, yalnız o zaman bilgelik içinde olursunuz ve işte bu şekilde kendi içinizde yükselirsiniz. Soldaki veya sağdaki herhangi bir aşırı davranışın veya bağımlılığın, size faydası olmayacaktır. Bunu Read More …

Delhi Sahaja Yogilerine mektup, 1 Mayıs 1978 London (England)

Delhi Sahaja Yogilerine mektup, Londra, 1 Mayıs 1978. Sevgili Delhili Sahaja Yogiler Sevgi dolu mektuplarınız sanki Beni ibadetten sonraki halime soktu; Bedenimin her gözeneği, chaitanya sızdırıyor. Hepinizin Sadhananıza (İstenilen bilgi veya hedefe ulaşmak için metodik disiplin) dalmış olduğunuzu öğrenmek Bana büyük mutluluk veriyor. Bir annenin tek dileği, sevgili çocuklarının kendi ayakları üzerinde durabilmeleri ve kendi zenginliklerine sahip olabilmeleridir. Bu olmadığı sürece, tüm başarılara rağmen hayatımızda tatmin olmayacaktır. Hiçbir Sadhana, kişi içe dönmeden mümkün olmaz; yalnızca nihai refahımızın ve dindarlığımızın yattığı şeyden söz etmeliyiz.  hayatında Tanrı’dan başka ulaşılacak ne var? Sahaja Yoga eşsiz bir keşiftir. Bilimsel bir buluşun herkese duyurulması gibi, tüm insanlığın da Sahaja Yoga ile tanışması gerekecektir, sadece bir kişi çıkıp bir icat yapar ve icadın faydalarını tüm insanlığa yayar. Bu, insanın yoludur. Başka bir şey de, bir mucidin yalnızca geçmişte biriken bilgi temelinde çalışabilmesidir. Benzer şekilde, geçmişteki birçok vahyin ardından, insanın hedefinin ufkuna getirildiği gün geldi. Ancak bu güzel türbeye girdiğimizde bizi oraya götüren adımları unutmamalıyız. Bizi bu noktaya getiren adımların yaratıcısını.  O merdivenleri yapan da, bu türbeyi de yapan birdir. Tanrı’nın tek olduğunu söylediğimizde, bu onun Govardhan dağı gibi cansız, yekpare bir şey olduğu anlamına gelmez. Hayatın kaynağı olan, cansız olamaz. İnsan anne, kız kardeş, erkek kardeş, baba gibi farklı işlevler için çeşitli roller üstlendiğinde, Tanrı sayısız tezahürler yaşıyor olmalı. Allah bize her şeyi ibadet etmemiz ve meditasyon yapmamız için vahiy etti. Batıda insanların bol bol boş vakti var. Bu aşırı boş zaman nedeniyle, insanlar boş hayatlarından tamamen sıkılıyor ve intihar ediyorlar. Bugünlerde pek çok insan kendini Read More …

Hepimiz arayıştayız. Caxton Hall, London (England)

Halka açık program, “Hepimiz Arayıştayız”, Caxton Hall, Londra, 20 Mart 1978. Gregoire, o kadar çok şey söyledi ki, bunun üzerine Ben ne söyleyeceğimi gerçekten bilemiyorum. Gerçekten şaşkınım. Bunun bir gerçek olduğunu biliyorum ve her ne kadar bu konuda biraz utangaç olsam da, sizler bununla yüzleşmek zorundasınız. Hepiniz arayış içindeydiniz ve sanıyorum ki, hatırladığım kadarıyla, Ben arayış içinde olmayan bir kişiyle karşılaşmadım. Onlar para ya da güç arayışında olabilirler ama birçoğu gerçekten de daha ötede olan bir şeyi arıyordu. Her zaman şunu hissettim, eski ve kadim zamanların Tanrı’yı arayan tüm büyük bilgeleri Batı’da doğdular. Materyalizmden nefret etme şeklinizi; yaşam için bir tür anlayışa ulaşma şeklinizi, Ben görebildim …. (bu) yeni bir şey. İsa’nın zamanında kimi cüzamlılar ve bazı hastalar dışında böyle insanlara rastlamak mümkün değildi. O’na bakmayı isteyen başkada kimse yoktu. Şüphesiz zaman değişti ancak pek çok insan bu arayış sırasında bir sürü hata yapmıştır. Hatalar her zaman affedilebilir. Onların düzeltilmeleri gerekir. Ben bununla birlikte doğdum. Bunu yapmam gerektiğini biliyordum ve bir gün Londra’da olmam gerektiğini de biliyordum. Çok yüksek, evrimleşmiş bir statüde olan tüm bu insanlar, diyebilirim ki, hayatın tekdüzeliği içinde yaşamayan, ortada guru olarak dolanıp para kazanmayan, alim olduklarını iddia etmeyen, tapınakların ve rahiplerin insanları, hepinizden uzakta yaşayanlar, kendilerini ormanlarda saklayanlar, onlar bunun olacağını biliyorlardı. Bunu biliyorlardı ama Batı’da arayış başladığı zaman, bir talep olması gibi, arz da (meydana) geldi. Burada oturan bir sürü Sahaja Yogi var. Ben onların gerçekten arayış içinde olanlar olduklarını söyleyebilirim çünkü onlar savaşmak için bir araya geliyorlar. (net değil) – “reddedildi” Birkaç şey var, Read More …

Daha Derin Meditasyon London (England)

“Daha Derin Meditasyon”, Londra, 20.02.1978 Cooly (Tony Paniotou) yazdın mı? Shri Mataji: Merhaba, nasılsınız? Yogi: Çok iyiyim, teşekkür ederim. Shri Mataji: Tanrı sizi korusun! Sandalyeye oturabilirsiniz. Rahat olun. Yogi: Oh, bu çok naziksiniz! Shri Mataji: Cooly’den bunu, onun için yazmasını isteyin. (Yazıyor.) Merhaba! Nasılsın Douglas? Sen nasılsın? Douglas Fry: Çok iyiyim! Shri Mataji: Çok iyi görünüyorsun! Tıpkı bir çiçek gibi güzel! Bakın ne kadar güzel çocuklarım var, tıpkı şuradaki yapraklar gibi. Bir süre için şu pencereyi açabilir misin? Sadece beş dakika için pencereyi açın. Rahat bir şekilde oturun. Bu şekilde rahat edin. Demek istiyorum ki, Evet, çok rahat olun. Kişi çok, çok rahat olmalıdır, çok rahat. Bu hanım daha Beni görmeden aldı! Çünkü bu onun havada hızlıca gezindiğini gösteriyor, çünkü, Bugün size daha ileri bir meditasyondan bahsetmek istiyorum: nasıl gitmemiz gerektiğini ve kendimizi nasıl anlamamız gerektiği üzerine. Bakın, sizin şimdiye dek olaylarla başa çıkmaya dair alışkanlıklarınız ve uygulamalarınız vardı. Dünyevi sorunlarla, kişisel sorunlarınızla, fiziksel sorunlarınızla, bedensel sorunlarınızla nasıl başa çıktığınızı biliyordunuz ama şimdi Tanrı’nın Krallığına girdiğiniz ve Tanrı’nın gücü içinizden aktığı için, çözümleriniz ve tarzlarınızın artık farklı olması gerektiğini bilmelisiniz. Yani… siz dikkatinizi Tanrı’nın emrine vermelisiniz. Aslında O’nun ışığı sizin dikkatinize doluyor. Bunu açıklamaya çalışacağım, çünkü bu şimdiye kadar bildiklerinizin tam tersi. Her zaman dikkatinizi bir noktaya vermeniz gerektiğini ve sonra hareket etmeniz gerektiğini, sonra bu konuya saldırmanız veya soruna saldırmanız gerektiğini, tüm enerjinizi ona yönlendirmeniz gerektiğini düşündünüz ve… Merhaba, nasılsınız? ve… sonrasında da tüm işin tekniğini, nasıl çözüleceğini ve… sorumluluğunu üzerinize almalısınız. Bu sizin için bir tür hayat deneyimiydi. Read More …

Tantrizm’in Tarihi Caxton Hall, London (England)

Tantrizm, Public program, Caxton Hall, Londra (İngiltere), 21 Kasım 1977. Sevgili arayış içindekiler, daha önce söylediğim bazı şeyleri özetleyebildiği için Gavin Brown’a müteşekkirim ve geçen sefer size anlattıklarımın tüm detaylarına tekrar girmeme gerek yok. Bazılarınız buraya ilk kez geldiniz. (Kaset kesintiye uğradı). Tantra’nın teknik olduğunu söylemesi gibi. Bu bir tekniktir ve Sanskrit dilinde Yantra, mekanizma anlamına gelir. Yani mekanizmanın tekniği. Şimdi bahsettiğimiz bu mekanizma nedir? İçimizde veya dışımızda herhangi bir mekanizma var mı? Yoksa bu süptil bir yöntemle mi çalıştı? Eğer düşünüyorsanız ve eğer siz gerçekseniz, tüm bu sorular aklımıza gelmeli ama görüyorum ki Batı’da insanlar maddi olarak çok gelişmiş olsalar da, çok maddi olan sorunları ve problemleri çözmüşler, çok donanımlılar ama spiritüel yaşam söz konusu olduğunda, çok naifler. Örnek bir form olarak takip edecekleri İsa gibi büyük bir kişiliğe sahip olmalarına rağmen, belki de bu örgütlü bir dinden dolayı, belki de bu böyle oldu, gerçekten arayış içindeki insanların meditatif yöntemlerle bunun içine girmeleri mümkün olmamıştır. Yani bu Tantra ya da Aydınlanmamızı çalıştıran bu teknik bilinmeli, tam olarak anlaşılmalıdır ve çalışan bu Yantra sizde zaten var ve içinizdeki bu Yantra’nın güzel bir taslağını buraya çizen Patrick’e teşekkürler, bu içinizdeki enstrümandır. Ancak insan aklımızla biz bir enstrüman düşündüğümüz zaman, yaşayan bir alet olan bir enstrüman düşünemeyiz. Yaşayan bir makineyi anlamak, anlayışımızın ötesindedir. Bu, içinizde yaşayan bir enstrümandır. Küçük bir tohumdan filizlenen ve çiçek açmaya çalışan bir ağacı gördüğünüzde, kişinin bu güzel ağacın büyümesi için çalışan mekanizmanın bir tekniği olması gerektiğini bilmesi gerekir. Ve biz amipten bu aşamaya evrimleştiğimizde, bunu düşünen, anlayan, Read More …

Mektup, 16 Ekim 1977 London (England)

Mektup, 16 Ekim 1977  Kitap yazma fikrine yüksek sesle gülüyorum! Tanrı okuyucuyu korusun! Tüm Sahaja Yogiler için harika bir haber. İlk halka açık konferans bu ayın 24’ünde Caxton Hall’da yapılacak. Reklam verdik ve birçok kişiyi davet ettik. Bakalım nasıl olacak? Tehlikelere atılma şeklinle, gerçekten kendine çok fazla zarar verdin. Londra’daki diğer Sahaja Yogiler de aynı türde. Çok çalışmam gerekiyor biliyorum. http://www.sakshi.org/River/kathman.htm

Mektup, 9 Eylül 1977 London (England)

Mektup, 56 Ashley Gardens, Londra (Büyük Britanya), 9 Eylül 1977 Mektup, 56 Ashley Gardens, Londra (Büyük Britanya), 9 Eylül 1977 Sevgili oğlum Anıl, (Anil Sharma) Mektubunuzu aldım ve Sahaja Yoga’yı Abu Dhabi’ye götürdüğünüzü okuduğum zaman,  çok sevindim. Evet, sorduğunuz sorunun cevabı Sahaja Yoga’nın gerçek adının “Antar yoga” (Sizi içten dönüştüren yoga) olduğudur. Bu Yoga’da insanın dönüşümü bir anda gerçekleşir ve ancak dönüşümle bu (yoga) fayda sağlamaya başlar. Ve ancak o zaman yogi ilerleyebilir. Bir insanın hayatı dharma temeline dayanır. Birisi bize çamurlu temel üzerine sağlam/kalıcı bir ev inşa etmemizi söylüyorsa, o kişiye ne diyebiliriz? Anlayabileceğiniz gibi bu, sağduyudur. Sahaja Yoganın avantajı şudur: Ev inşa edildikten sonra bile temel ne durumda olursa olsun,  temel düzeltilebilir. Gerekli olan tek şey bunu yapma isteğidir. Sahaja Yoga çok güçlü ve aynı zamanda aynı derecede sevgi doludur. Bu nedenle onu kullanarak veya uygulayarak yalnızca fayda görürüz, (Sahaja Yoga) ondan değil Nikkoo’ya bir mektup göndermiştim ama muhtemelen Pramila evinden ayrıldığından (evinden taşındığı için) mektubu alamayacaktı. Adresine göndermiştim. Umarım Annenizin sizi sevdiği kadar ve size saygı duyduğu kadar, siz de kendinize o kadar değer verirsiniz. Meşgulüm,  bu yüzden mektubunun cevabı gecikti. [Posted by: Anil Sharma]

Shri Mataji’nin Mektubu, 2 Eylül 1977 London (England)

Shri Mataji’nin Mektubu, 2 Eylül 1977 Kundalini, birçok iplikçiğe sahip olan bir ip gibidir. O, her bir çakrayı delip geçip, sarmallarını açarak yükselir. Eğer daha yüksekte olan çakralar açık değilse veya bu çakralardaki delinecek olan noktalar daralmışsa,  yükseldikçe Kundalini’nin kalınlığı  veya iplikçik sayısı azalmaya başlar. Eğer alt çakralar açıksa Kundalini bir bütün olarak yükselir, ancak üst çakralar açık değilse daralma, sadece birkaç iplikçiğin geçmesine izin verir. Bu yüzden en azından,  alt çakraların temizlenmesi çok gereklidir. Batılı zihinde yüksek çakralar daha iyidir ancak onların Mooladhara çakraları tehlikede olduğu için, (itici) güç çok zayıftır ve onların kendi hassasiyetleri de çok zayıftır. Kundalini hiçbir engel olmadan yükseldiği zaman, Agnya’ya ulaşır ve alt beyin plakasına bir bulut gibi yayılır, bu yüzden bir ağırlık veya uyku hissi yayılır. Anne sizi önce uyutur, diyorum.    İkinci hissedilen, Kundalini’nin yaşam gücünün İda ve Pingala üzerinde erimesidir. Sanki bir yaşam gücü bulutu, mutluluk yağdırmaya başlar. Yavaş yavaş kafa, sanki içinden kurşun çıkarılıyormuş gibi hisseder. İnsan kendini rahatlamış hisseder. Şimdi, yine bu iki kanal onu Nabhi’ye taşır ve şimdi Kundalini’den yeni bir güç ona katılır. …Sonra Agnya’yı açan üçlü kuvvet yükselir. Bu sırada kişinin gözleri kapanır. Gözbebekleri genişlemeye başlar. Artık kafa daha netleşir ama bazıları Sahasrara’da hafif bir baskı veya zonklama hisseder. Agnya geçişi, düşüncesiz farkındalığı yaratır. Sahasrara’nın sessizliğini hissediyorsunuz. Sahasrara’da Kundalini birikir. Brahmarandra’nın (bıngıldak kemiği) açılmasıyla bir nevi salınım başlar. Bazılarında bu yavaş yavaş çalışır ama çoğunda fışkırarak çalışır. O anda sadhaka (arayan kişi) vibrasyonların serin esintisini hisseder. Bu “Aydınlanma” dır. “Jagruti”ye (uyanışa) sahip olan, iyileştirme gücüne sahip Read More …

Guru Puja, “Vermeniz gereken Sözler” London (England)

Guru Puja, “Vermeniz gereken Sözler” , 01.07.1977, Londra Bugün sizin Anneniz de olan Gurunuza ibadet etme günüdür. Ve size söylediğim gibi, Annenin Kendisinin, sizin Gurunuz olması çok eşsiz bir olay. Ayrıca biliyorsunuz ki, bir Anne için guru olmak çok zor bir görev çünkü Onun sevgisi o kadar taşkındır ki, Onun çocuklarını herhangi bir şekilde disipline etmesi zordur. O Kendi sevgisini disipline edemez ki, çocuklarını nasıl disipline etsin? Hal böyle olunca Onun müritlerinin, kendi kendileri üzerindeki sorumlulukları çok daha fazladır. Eğer guru sizi, kendi kendine hiç zarar gelmeden disipline edebilecek bir kişiyse, o kişi çok daha yeteneklidir ve bu durumda kişi bunu yapabilir. Ama bir Anne için guru olmak çok, çok, çok zor, söylemeliyim ki bu çok zor bir iştir. O nasıl denge kuracağını bilmez ve O son derece bağışlayıcıdır çünkü O Anne’dir. Guru ise, en başından itibaren olanı affetmez ama anne, sonuna kadar, o sonuna kadar gidecektir. Çocuk onu terk etmiş olsa bile, onu dövmüş olsa bile, onu öldürmek istese bile, yine de ona “Çocuğum benim, sen incindin mi?” diyecektir. O zamanda, Onun müritlerinin sorumluluğu çok daha fazladır, onların Annelerini incitmediklerini ve Benim sevgimi hafife almadıklarını görmeleri gerek. Onlar kendilerini kanıtlamaları gerektiğini ve kendilerini geliştirmeleri gerektiğini bilmek zorundadırlar. İşte bu nedenle bugün, Benim içimden taşan bu muazzam sevginin ve aynı zamanda buna Tanrısal ilham diyebileceğim ve Bana sizin disiplinli olmanız gerektiğini söyleyen düşüncenin, çok eşsiz bir bileşimi diyebilirim buna. Siz başka bir kişi tarafından değil, Sahaja tarafından disipline edilmelisiniz. Bu böyle olmalı çünkü eğer bir gemi düzgün bir şekilde bağlanmamış Read More …

Mektup, 27 Nisan 1977 London (England)

Mektup, 27 Nisan 1977 Bazen hafızamızda geçmişimizin bazı güzel anlarını yeniden yaşadığımız ve aynı neşeyi hissettiğimiz gibi, aydınlanmış bir ruhun her fikri de somutlaşabilir (sakar). Bilinmeyen bir resmi çizerken,  bunu bilinçsizce birçok kez yaparız. Hayal ederiz ve hayal gücümüzün tadını çıkarırız, sonra yeniden yaratırız ve daha çok keyif alırız. Ancak bir Sahaja Yogi, kendine neşeli, güzel fikirler önererek, güzel bir neşe modeli örebilir. http://www.sakshi.org/River/kathman.htm

Nabhi Çakra London (England)

Nabhi Çakra. Şubat 1977.   (Ocak -Mart 1977). Bu konuşma Hindistan’da Batılı Yogilerin ilk Hindistan turu sırasında yapılmıştır. Nerede yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Nabhi çakra, her insanın ağırlık merkezindedir. Eğer orada değilse, bu onda biraz problem olacağı anlamına gelir, sizler için bu, onu doğru yere getirmektir. Pek çoğunuzun bundan dolayı sıkıntı çektiği bir tür problem var, belki de ilaçlar nedeni ile veya belki de sinir problemleri, savaş nedeni ile veya belki de beslenmenizdeki bir tür bir şok. Örneğin savaş sırasında, insanlar değerlerini kaybettiler çünkü onlar Tanrıya olan inançlarını kaybettiler. İffete inanan kadınlar, acımasızca saldırıya uğradılar. Çok dindar insanlar zulüm gördüler, aileler parçalandı, pek çok adam öldürüldü ve çocuklar, kadınlar ve yaşlı insanlar dağıldılar. Çok korkunç bir güvensizlik atmosferi bütün uluslara boyun eğdirdi. Sonra da,  insanların paramparça edildiği bu toplama kampları geldi çünkü insanoğulları çok hassas enstrümanlardır.  Onlar imrenilesi yaratıklardır, en yüksek olanlardır ve madde olan bombalarla onlara hükmedildi. Böylece, insandaki Ruh,yavaş yavaş yok oldu.   İnsanlar sevgiye, doğruluğa olan inançlarını kaybettiler. Sonra da güvenliğin yeni bir modeli inşa edildi. Bir sonuç olarak bunu endüstri devrimi izledi ve yapay bir neşe duygusu, güvenlik duygusu, sevgi duygusu toplum tarafında kabul edildi. İnsanoğlunun özgürlüğü ile yaptığı şey, işte budur çünkü savaş insan tarafından yaratıldı, bu Tanrının yaptığı şey değildir. Ancak bununla birlikte, arayışta olan çok büyük ruhlar, bu dünya üzerinde doğdular. Onlar, materyalizm gibi bu tür yapay güvenliklerin ötesini aramaya başladılar. Arayanların, onları organize edecek ve onları doğru yola sevk edecek uygun liderleri olmadı. Bu yüzden de hatalar yaptılar ve bir engel oluşturdular. Yani, Read More …

Dharma üzerine Mektup London (England)

Dharma (ayrıca Piramitler ve Tac Mahal) üzerine mektup. Londra, 12 Ekim 1976. Tarih öncesi çağlarda,  bazı insanların çok bilge ve dinamik olduğu çok doğrudur. Belki aydınlanma aldılar ama bu tür insanlar, eski uygarlıklarda, daha yüksek insanlar olarak kabul edilmiş olmalılar. Yoksa Mısır’da içi tamamen vibre edilmiş bir piramit inşa edilmesini nasıl açıklayabilirsiniz? (İnsan beyni de “piramit benzeridir” ama henüz mükemmelleşmemiştir. Piramidin oranları Tanrısaldır. (Tüm bunlar bir bilim adamının “süper doğa” hakkındaki kitabında, piramitlerde ölü bedenlerin çürümediğini bulması ile desteklenmektedir) . Bunun gibi pek çok örnek var. Özellikle farkındalığı yüksek olan (aydınlanmış ruhlar) sanatçılar, kabul edildiler ve Tac Mahal işte bu şekilde çalışıyor (kubbe rezonans veriyor ve kubbenin özel bir şekli olduğu için, onun çok fazla vibrasyonu var). Yani bunlar artık inandırıcı değiller. Bunların hepsi modern insanın bile anlayışının ötesindedir. Bu kabulün nedeni, o dönemde genel olarak insanoğlunun, erdemi (Dharma’nın ifadesini) yaşam  modeli olarak kabul etmelerinden kaynaklanmaktadır. Erdemden sosyal ya da politik olarak onlar bir “kurtuluş” elde edemediler. Dharma, uyulması gereken bir şey olarak kabul edildi. “Tanrı’dan bahseden” insanların benimsedikleri resmi dinler konusunda net fikirlerinin olması gerekir. O kişiler aydınlanma almamışlardır ve aydınlanma alanlar da  kendilerinin tam olarak farkında değildirler. Tanrı hakkında konuşmak resmi dinlerin rasyonelleştirilmesine yol açmaktadır. Efsanevi örgütlü dinler, insanoğlunu bir şaka gibi algılayacak kadar aptallaştırmış ve bu durum soğukkanlı bir cinayete dönüşmüştür. Gülsem mi kızsam mı yoksa acıdan ağlasam mı bilemiyorum. İşte Dharma’yı kısaca Ben şöyle tanımlıyorum. Dharma, doğan veya yaratılan her şeyin sürekliliğidir. O bir elementin atomlarına değerliliğini veren doğaüstü güçtür. Bu unsurların kalitesi olarak ifade edilen Read More …

Mektup, 22 Eylül 1976 London (England)

Mektup, 22 Eylül 1976 Hakikaten “Gerçeği” arayanlar, gerçeği hayal kırıklığına uğratarak arayışlarından vazgeçmezler. Plastik çiçekler var ama bu, gerçek çiçekler olmadığı anlamına gelmez. Dinler, din ağacının üzerinde açan gerçek çiçekler olarak tecelli etmiştir ancak insanlar bu çiçekleri ağaçtan kopararak, kendi malları gibi ölü çiçekler haline getirmişlerdir. Gerçeği öğrendiğinizde,  Tanrısal tezahürün tüm enkarnasyonlarını ve onların işlevlerini bilebilirsiniz. Gerçeği bilmek için yeniden doğmak gerekir. Bilinçdışını bilmek zorundasınız. Dikkatinizin bilinçdışına sıçraması gerekiyor. İnsan halindeyken bilinçdışını bilemezsiniz. Bu nedenle o göz ardı edilmemeli, onun bilinmediği kabul edilmelidir. Gördüğünüz üzere, bilinçdışınıza atladığınız zaman, kolektif bilinçte olursunuz. Sizler “oldunuz”! Ama düşündüğünüz ya da hissettiğiniz gibi değil, size bu farkındalık bahşedilmiştir. O diğer insanların Kundalinisini ve parmaklarınızdaki çakraları kendiliğinden bilir. Kalbinizden hafif bir elektrik akımı gibi Tanrısal  Güç (Shakti) akmaya başlar. Onlar Tanrısal vibrasyonlardır [Chaitanya Lahari]. http://www.sakshi.org/River/kathman.html

Mektup, 6 Eylül 1976 London (England)

Mektup, 6 Eylül 1976 Çevre, bir kişinin tepkisi üzerinde büyük rol oynar. Çakraların hassasiyeti,  onlara verilen ilk birkaç şoktan sonra donuklaşır. O zaman insanoğlu, tüm bu şok edici alışkanlıklarla,  çok kolay bir şekilde yaşamaya başlıyor. O kişi var olur ama çok yüzeyseldir ve içinde depolanan şoklarla yüzleşemediği için, kendi derinliği içine inmek istemez. Bu durum, onun var olmasına yardım ettiği için onları unutmaya çalışır. Ama salt varoluş, sizin gibi olanlar ve kendisiyle yüzleşen birçok insan tarafından kabul edilmiyor. Onlar Benim cesur ve yiğit çocuklarım. Sahaja Yoga yalnızca bunlara yardımcı olabilir. Başkaları için endişe ediyorsunuz. Onların özgürleşmesini istediğiniz ölçüde, Ben buna katılmaya hazırım. Bu ancak eğer siz özgürleşmenin amacını görebilirseniz mümkündür. Amaç onların farkındalığına Tanrı’nın Krallığını, O’nun yasalarını ve Yüceliğini tanıtmaktır. Bir enstrüman olarak her bireyin sorumluluğu, O’nu tam bir özgürlük içinde kabul etmektir. Sahaja Yoga’nın amacı tam bir özgürleşmedir ve dolayısıyla Adi Shakti tarafından hiçbir şey keyfi olarak yapılamaz. Yapabileceğim tek şey, sizin Tanrısallığınızı tam özgürlük içinde uyandırmanız için, size rehberlik etmek ve öncülük etmektir. …… A cat has to change seven places to save her children. ……

Mektup, 8 Kasım London (England)

Mektup, 8 Kasım Diwali’yi,  Vishnu’nun 1000 ismi ile yapılan ‘Yagnya’ ile kutladık. Hayatımda bunu ilk defa yaptım. Kendimi şaşırtacak şekilde, Sanskritçe olan zor sözcüklerde çok iyiydim. Bunun bu ülkeye ve dünyaya çok faydası olacak. Bu batı yaşamının birçok asırlık adharmasını yok ederek evrim sürecini hızlandıracak. Keşke annenizle tanışabilseydim. Ona neşenin kaynağının dışarıdan değil içeriden geldiğini yazabilirsiniz. Kimse bunu size veremez, öyleyse neden çevreniz için endişe edesiniz ki? Eğer uyanır ve ayağa kalkarsanız, etrafınızdaki karanlığı aydınlatabilir ve başkalarına Varlığınızın sevincini verebilirsiniz. http://www.sakshi.org/River/kathman.htm

Londra’dan Mektup (THE LIFE ETERNAL, 1980 Sayısı, Sayfalar 17-18) London (England)

Mektup Sevgili Doktor Raul, size zaten bir mektup yazdım. Bu yazıda size makinede neden elektromanyetik titreşimler oluşmadığını açıklayacağım. Açıklama daha çok bir bilim insanının anlamasını sağlamaya yöneliktir. Chaitanya fiziksel, zihinsel, duygusal ve dini benliğinizin bütünleşmiş gücüdür. Bilim bu sentezin analizidir. Eğer herhangi bir maddenin elektromanyetik vibrasyonlarını / titreşimlerini kaydetmemiz gerekiyorsa, onu azaltmamız veya elektromanyetik titreşimleri sentezin esaretinden kurtaracak şekilde analiz etmemiz gerekir. İnsan vücudunda elektromanyetik titreşimler vardır ancak bunlar canlı bir vücutta sentezlendiği için kaydedilemez. Ama herhangi bir yöntemle, bir insandan elektromanyetik titreşimleri serbest bırakabilir veya ayırabilirseniz, bunları kaydedebilirsiniz. Chaitanya’nın sentezlenmiş canlı titreşimlerini kaydedebilecek bir makineyi ve hatta Maddelerin estetiğini kaydedebilecek bir makineyi nerede bulabiliriz? Bilim, maddenin yalnızca kuru olan tarafını kaydedebilmektedir. Sempatik sinir sisteminin çalışması,  insan aşamasına kadar üç Boyutumuzun sentezini ifade eder ancak dördüncüsü (Din) var olmasına rağmen o içimizde anlaşılmaz ve hissedilmez. Din insanı ayakta tutar. Nabhi Çakra aracılığıyla etki eder. Yaratılıştaki her şeyin Dharma sı vardır. Bu nedenle insanoğlu Dharma yasasını bilmek zorundadır. İncil’deki On Emir, kısaca insan Dharma’sının tanımıdır. Ancak Hint Felsefesi bunu çok daha ayrıntılı ve net bir şekilde ele almıştır. Dharma’nın zıttı günahtır. En büyük günah Anneye karşı günah işlemektir (cinsel sapkınlıklar). Bilimsel açıdan gelişmiş tüm ülkelerde bu günah, kutsal cinsiyet özgürlüğü adı altında insanoğlunun zihnini ele geçirmektedir. Az gelişmiş ülkelerde gelişen günah Allah’a karşı işlenen günahtır. Yani bizi gözeten babamız olan Allah’ın var olduğunu unutmalı ve iyiliğimiz için endişelenmemeliyiz. Gelişmiş ülkeler düşüşe# ikinci günahı işleyerek başladılar. Durumlarını iyileştirmek için Güneş hattında çalıştılar ama tamamen bitkin düştüler. Artık parayla ilgilenmeyecek hale geldiler. Ama Read More …