Easter Puja 2008 (India)

Easter Puja, “Affetmeniz Gerekli”. Hotel Pride, Nagpur (Hindistan), 23 Mart 2008. Hepinizin buraya benden önce geleceğini zannetmiyordum. Buraya gelebilmeyi nasıl becerdiniz bilemiyorum (kahkahalar, alkışlar). Bugün hepimiz için çok önemli bir gün çünkü İsa neden öldü hepiniz biliyorsunuz. Çarmıha gerildi. Haç üzerine konuldu ve sonra öldü. Sizlerle ilgili söyledikleri muhteşemdi. Tanrı’dan bağışlayıcı olmayı diledi. Onun hayatından öğrenmemiz gereken onun hepimizi nasıl bağışlamayı bildiğidir. Biz de insanları bağışlamalıyız. İnsanlar için bağışlamak oldukça zor görünüyor. Eğer birine kızmışlarsa, hep kızgınlar, bağışlayamıyorlar. Öyleyse, siz Sahaja Yogi değilsiniz. Sahaja Yogilerin bağışlayıcı olması gerekli. Bu çok önemli, çünkü bu gücü, bağışlamanın gücünü Isa’dan aldınız. İnsanlar hata yapar. Bu onların hayatının bir parçası, ama Sahaja Yogiler olarak gelişmeniz ve affedici olmanız gerek. Bu kızgın olmaktan daha önemli. Bu yüzden hatali davrananlar varsa, affetmeniz gerekir. Sonrasında siz de bağışlayıcılığın nasıl güzel bir erdem olduğunu anlayacak ve şaşıracaksınız. Affedebildiğinizde, tamamıyla temizleneceksiniz. Çünkü, içinizdeki kızgınlığın pisi ve kiri artik içinizden çıkıp gidecek ve sizi terkedecek. Bu yüzden affetmek insanoğlunun sahip olduğu en büyük  kutsamadır. İsa da aynı şeyi söyledi. Dedi ki, “Onları affedin çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar”. Eğer İsa böyle söyleyebildiyse, sizler söyleyemez misiniz? Bizler sıradan insanlarız ve hata yaptığımızda, insanlar kızabilir ve hayal kırıklığı yaşayabilir, ama yapılabilecek en iyi şey affetmektir. Yapılmaması gereken şeyler yapıldığında affetmek, İsa’nın en üstün niteliğidir. O, affetmeyi bilmiştir. Korkunç hatalar yapanları affetmiştir. O hepsini affetti, çünkü hepsini seviyordu. İşte sizin de yapmanız gereken bu. Bugün, bunu yapabilmek için özel bir gün. Affetmek için özel bir gün, bugün. İşte bu yüzden ne düşünüyor olursanız olun Read More …

Dassehra. Navaratri’nin 10. Gecesi, 2007 Sydney (Australia)

Dassehra. Navaratri’nin Onuncu Günü, Sydney (Avustralya), 21 Ekim 2007. (Anne yogilere bakar, gülümser ve der ki) Çok mutluyum. Lütfen rahat oturun. Bugün (tam anlaşılmıyor) büyük gün, değil mi, Dassera. (Yogiler Shri Mataji’ye bir mikrofon ayarlarlar.) Geliyor mu? Çalışıyor mu? Evet, bugün Dassera; Hindistan’da büyük bir gün. Bugün Ravana’nın öldürüldüğü söylenir. İnsanoğlunun en kötü düşmanıdır, öldürülmüştür. Ancak, o zaman her ne olmuşsa, o büyük insanın anısına, bugün Dassera olarak kutlanmaktadır. Bugünde, derler ki, dushta’lar, yani kötü insanlar, negatif insanlar, öldürüldü. Hayal edebiliyor musunuz? (alkışlar). O yüzden bugün Hindistan’da çok önemli bir gün olarak kabul edilir. Ravana’nın büyük bir heykelini yaparlar. Hepiniz Ravana’yı biliyorsunuz değil mi? (yogiler: “Evet, Shri Mataji!”). Hani şu Shri Rama’nın öldürdüğü. O korkunç bir adamdı. Shri Ram’ın karısı Sita’yı zorla kaçırdı. Ama o öylesine iffetli bir kadındı ki, Ravana ona dokunamadı. Uğraştı ama dokunamadı. Ona şiddet uygulayamadı.  Aksine Sita çok güçlüydü. O zaman Shri Rama’nın kayınvalidesi, yani Dasharata’nın karısı, büyük bir saadhuni gibiydi. Dedi ki: “bundan böyle çift evliliğe (iki eşliliğe) izin verilmeyecek. Sadece tek bir evliliğe (tek eşliliğe) izin verilecektir”. O yüzden bugün Hindular arasında tek eşlilik geçerlidir. İki kez evlenmezler. Karısının üstüne kuma getirmek Hindistan kültürüne göre büyük günahtır. Bunu yapan kimi insanlar var, ama bu yanlış. Bu Hint usulü değil. Kayınbabası kanunu geçirdi, çünkü iki karısı vardı, çok acı çekiyordu. Birini ormana, Shri Ram’ın yanına göndermek istedi.  Bu kadın çok gaddardı. Oğlunun kral olmasını istiyordu. Ancak bu babanın hatası olduğu için, ona bir lütufta bulunacağını söyledi. Çünkü kadın savaşta onun hayatını kurtarmıştı. O nedenle kocasından Read More …

6. Gece, Sashti, Navaratri Sydney (Australia)

Sashti. Navaratri`nin altıncı gecesi, Sidney (Avusturalya), 17 Ekim 2007. Shri Mataji konuşuyor: Burası çok küçük. (Hintçe konuşuyor) Burada iyi bir salonu çok kolay bulabilirdiniz. Ben aslında bir program olduğunu bilmiyordum, yoksa size söylerdim. Buraya da, yakına gelin, a bir oda varburad. Oradan Beni duyabiliyor musunuz? (Yogiler ‘Evet!’) Öne gelin, piyanoyu buraya koyun, köşede bu tarafa. Neden ağlıyor ? Ne istiyor, kek mi? (güler) Bu ne? Yogi: Bir hediye, Shri Mataji Shri Mataji: Ah. Oh! Çok güzel, (Anne,herkese dekore edilmiş büyük bir tabağı gösterdi) Kim yaptı bunu? Yogi: Maria ve Sue. Shri Mataji: Sen mi yaptın? Çok iyi, çok güzel, kesinlikle iyi.  Her şey. İsmi ne onun? Yogi: Sue Williams Shri Mataji: Çok teşekkür ederim, çok güzel yapılmış. Daha ileriye gelemezmisiniz? Burada lider kim? (güler) Lider o mu? Yani neden daha büyük bir yer bulamadınız? Yogi: Shri Mataji, daha büyük bir yer bulabiliriz ama sizi buradan başka bir yere götürmeyi istemedik – sizin için daha az yolculuk olsun.  Bizim tek arzumuz sizin rahatlığınız Shri Mataji, yani siz rahat olduğunuz sürece yogiler mutlular. Shri Mataji: Ha! (güler) Hepiniz Sahaja Yogilersiniz ve aranızda bir anlaşmazlık olmamalı. Hepiniz aynı şeyi düşünmelisiniz, değil mi? Çok fazla kişi dışarıda kaldığı için üzüldüm. Gelin. Gelin. Piyanoyu arkaya itebilir misiniz. Hepiniz Beni işitebiliyor musunuz? (Evet!) Como`dan gelenler burada mı? Como? Sir CP: Burada değiller. Shri Mataji: Burada değiller mi? Her ikisi de mi yok ? (Sir C.P. ile Hintçe konuşuyor) Yogi: Giovanni ve karısı burada. Shri Mataji: Sen Como`dan mısın? Giovanni: Evet. Shri Mataji: Bakın! Gelebildi! (Güler ve Read More …

Navaratri Pujanın 2. gecesi, Burwood, Avusturalya, 2007 Sydney (Australia)

Navaratri Puja`nın 2. Gecesi, Burwood, Avusturalya, 13 Ekim 2007 (Shri Mataji oturacak  yer açmak için  önerilerde bulunuyor ve herkesin odanın içine girmesini istiyor.) Oraya gidip herkesin içeride olup olmadığına bakarmısınınız? Üzgünüm, sizlerin burada olduğunuzu bilmiyordum. Bana Ancak şimdi söylediler, bunun üzerine Bende “Olur” dedim. Hepiniz oradan Beni beni işitebiliyor musunuz? Beni işitemeyenler ellerini kaldırsınlar. (Shri Mataji ve yogiler şakaya gülüyorlar.) Tamam, teşekkür ederim. Ne? Bir şey mi istiyorsun? Ön tarafa gel. Evet. Hepiniz iyimisiniz? (Shri Mataji Hintçe konuşuyor) Bir şarkı söylemeniz daha iyi. Üzgünüm, bekleyen insanlar olduğunu Bana şimdi söylediler. (The Music of Joy grubu, Ayi Singha Pe Sawar. Maiya şarkısını seslendiriyor) Hepinizi burada bu kadar mutlu görmek çok hoş. Bu gün ikinci gün ve evrim açısından çok önemli bir gün. Bildiğiniz gibi ikinci çakramız çok önemli. Bu gün bu yüzden çok önemli. İkinci çakra nedir? İkinci çakranın hangisi olduğunu biliyor musunuz? Ne dediler? Yüksek sesle  söylemelisiniz. Çakra swadistan, çok önemli çünkü Kali Yuga’da en fazla Swadishthan çalışır.  Onun çalışmasına ve çok yoğun çalışamasına neden olan pek çok etkenimiz var. İkinci çakranın ne olduğunu biliyorsunuz. İkinici çakrada ne olur,  tutkularımız tarafından ele geçiriliriz ve tutkularımız bizleri bir aşağı, bir yukarı koşturur.  Bir çok Sahaja Yoginin de kaybolduğunu gördüm, bu yüzden bu gün bizler için çok önemli bir gün. İkinci çakra bu modern zamanlarda, aktif olduğu kadar diğer taraftan da çok, çok kozmik olduğu için önemli. Bizler çok aktif oluyoruz, aşırı aktif ve ilgili olduğumuz her bir insan hakkında düşünmeye başlıyoruz ve kafamıza takıyoruz. Bugünün çakrası,  kafanızı meşgul ettiği, size çok Read More …

Guru Puja 2003 Campus, Cabella Ligure (Italy)

Guru Puja. Cabella Ligure (Italya), 13 Temmuz 2003. Bugünün pujasının benim için değeri çok büyük, çünkü birdenbire fark ettim ki, torunum kayıp ve bu beni çok endişelendirdi. Bana bakın, Ben Adi Shakti’yim, torunumun kaybolması Beni nasıl bu kadar telaşlandırıyor? İşte bu insan doğası ve fark ettim ki hepimiz buna sahibiz. Eğer bir sorumluluğumuz varsa ve yerine getiremezsek rahatsız oluruz. Allah’a şükür burada çok fazla çocuk yok, bir çoğu gitti, fakat endişelenme şeklimizle, tasalı olma biçimimizle aslında bizler hepimiz çocuğuz. Bugün size söylemek isterim ki, yeni bir yıl geldi, ve bu yeni yılda hepimizin kendimizle ilgili yeni planlarımız olmalı. Bu planda; hiç bir kimse için sorumlu olmadığımızı anlayabilmek çok zor. Kendi kendimizleyiz ve kendi kendimize yaşıyoruz. Bunu anlamak çok zor. Elbette ki, çocukları olmayanlar çok mutlu -bir şekilde- diğerleri belirli sorumlulukları olanlar, belirli bağlılıkları, hala havada sallanıyorlar ve söylemeliyim ki, Sahaja Yoganın yakınında değiller. Esas sorumluluğumuz kendimiziz, kendimizi bilmek ve kendimize güvenmek. Bu çok büyük bir sorumluluk, çünkü büyük işlerimiz olduğunda, onun içinde kaybolabiliriz. Lütfen kendinizi hatırlamak zorunda olduğunuzu hatırlamaya çalışın. Kendiniz olduğunu bilmelisiniz. Bugün size vermek istediğim mesaj bu. Umarım bunun üzerinde düşünürsünüz. Tanrı sizi kutsasın.

Adi Shakti Puja sonrası, 2003 Campus, Cabella Ligure (Italy)

Adi Shakti Puja sonrası, Cabella Ligure, 15 Haziran 2003. Kısa bir puja sonrasında büyük bir neşe ile “Gondari” bhajan söylendi.  Şarkının sonunda,  Shri Mataji: Hepinizin burada Gondari şarkısını söylüyor olmanızdan dolayı çok mutluyum.  Belki de anlamını bilmiyorsunuz.  Anlamı ‘Bizler Shri Mataji`nin şarkıcılarıyız’.  Ve bunlar köylüler tarafından söylenen şarkılar.  ‘Bizler, Annemizin şarkısını Ona olan tüm sevgimizle söylüyoruz’ şeklinde olan bu şarkıyı söylüyorlar. Tüm bu söylenen şarkılar size ulaştı – bu Benim için çok, çok mutluluk verici çünkü bu kişiler sadece sıradan köylüler ve sizler onlar için olan şarkıları ve bu kadar güzel ruh halini nasılda kabul ettiniz. Tanrı sizleri kutsasın. Çok teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim.

Birthday Puja 2003 New Delhi (India)

Birthday Puja, Nirmal Dham, Delhi (Hindistan), 21 Mart 2003. (Hintçeden tercüme) Tüm Sahaja Yogiler için Benden sonsuz kutsamalar. Hepiniz bugün burada, bu kadar çok sayıda kişi  doğum günümü kutlamak için bir araya geldiniz. Sizlere nasıl teşekkür edebilirim? Anlayamıyorum. Başka ülkelerden de bir çok kişi geldi ve hatta ülkemizden de bir çok kişi burada toplandı. Bunu  görünce kalbim neşeyle doluyor. Nasıl bir sıra dışı hizmetim oldu da hepiniz doğum günümü kutlamak için burada toplandınız anlamıyorum. Çok büyük bir yüreğiniz var ki, bugün hepiniz bu uzak yere geldiniz ve Beni onurlandırdınız. Sizlere bunun Beni nasıl neşeyle doldurduğunu anlatacak kelimelerim yok. (İngilizce Konuşma) Onlara söylediğim şey, doğum günümü kutlayış şeklinizin Beni çok neşelendirdiği ve gerçekten bu aşırı neşeyi nasıl ifade edeceğimi bilmediğimdir. Sizlerde böylesi bir coşkunun, böylesi bir sevginin doğması için ne yaptım gerçekten bilmiyorum. Benim alçakgönüllü işimi takdir eden sizin büyük kalbinizdir. Sahaja yoga dünyanın her yerinde yayıldı ve bir yangın gibi yayılmaya devam ediyor. Bu da dünyanın ihtiyacı olan şeyin bu olduğunu gösterdi. İnsanların ihtiyacı bu idi. Bu sebepten dolayı Sahaja Yoga’yı böylesi bir coşku ile kabul ettiler. Hindistan gibi, insanlara aydınlanmadan bahsedilmiş olan bir ülkede anlayabiliyorum fakat daha yüksek bir ruhani hayattan haberi olmayan bir ülkede, hepiniz Sahaja Yoga’yı tüm zamanların çok büyük bir kutsaması olarak özümsemeli ve neşe duymalısınız. Bunlar özel zamanlar. Sanıyorum sizler bu sevgi ve aydınlanma tuzağına düştünüz. Ben kişinin, kendi içinde bulunan sevgiden dolayı neşe duyabileceği bir sevgiyi takdir edebileceğinden emin değilim. Ruhani anlayış nedir? Kendinizden nasıl olup da neşe duyacağınızı ve bunu takdir edeceğinizi bilmiyordum. Read More …

Doğum Günü Kutlamaları 2003 New Delhi (India)

Birthday Kutlamaları. Nirmal Dham, Delhi (Hindistan), 20 March 2003. Bugün herkes sizinle İngilizce konuşmaya çalışıyor çünkü sanırım çoğunuzun İngilizce konuştuğunu düşünüyorlar. Umarım hayat hakkında size yeni bir şeyler söyleyebilirim. Hayat devam ediyor. İster sekseninizde ister doksanınızda olun hiç fark etmiyor. Tek konu, Sahaja Yoga’da aldığınız ışığın ne kadarını kullandığınızdır. Hepiniz Sahaja Yoga’da aydınlandınız. Hepinizin Kundalinisi yükselmiş ve sanırım bunu fazlasıyla biliyorsunuz. Buna rağmen, önemli olan insanoğlunun özgür kalması için, gelişmesine yardım etmek için zamanınızın ne kadarını vakfettiğinizdir. Onları eleştirmek, onları suçlamak yerine, göreviniz onları daha yüksek bir seviyeye yükseltmektir. Bu şekilde onlar hem kendilerine, hem de aydınlanmalarına saygı duyarlar. Bu çok önemli çünkü meslektaşlarını ve tüm diğer şeyleri eleştiren bir sürü Sahaja Yogi tanıdım. Fakat aydınlanmalarını almalarından bu yana, bunun onlar için bu bir görev haline geldiğini düşünüyorlar, buda şu ki, insanların özgür kılınmasına katılmaları  gerektiğini anladılar. Sonra hiçbir  problem olmayacak – ne politik, ne ekonomik, böyle bir şey olmayacak. Söylemem gerekiyor ki, bütün bu problemler tam olarak gelişmemiş olan zihnin  yarattıkları. Ve bir kere gelişti mi, artık sıkıntı yaşamazsınız. Başkaları için kaygılanırsınız. Başkalarının kurtuluşu için kaygılanırsınız. Bu otomatiktir. Söylememe bile gerek yok. Fakat  şimdiye dek kendi yaşamınızda, hayata dair bakışınızın nasıl değiştiğini gördünüz. İşte her şeyden daha önemli olan şey bu. Bazılarınız politikada, iş hayatında ve şunda bunda zaten başarılısınız. Fakat insanlara aydınlanma verene kadar, onları da tıpkı kendiniz gibi mükemmel bir hale getirene kadar tatmin olmazsınız. Bir çok insana Sahaja Yoga’nın yardımı olduğunu gördüğüm için çok mutluyum. Yaşamım süresince bunu görebileceğimi asla ummadım, ama sadece çalıştı, – harika Read More …

Vaitarna Müzik Akademisinin Açılış Töreni, 2003 (India)

Vaitarna  Müzik Akademisi Açılış Konuşması, 01.01.2003, Vaitarna, Hindistan (Sadece İngilizce olan kısmın tercümesi) Hintçe konuştuğum için özür dilerim, çünkü o çok okumuş da olsa ve İngilizce konusunda uzman da olsa babam hakkında başka bir dilde konuşmak çok zor. Kendisine ait, benim de İngilizce’yi orada öğrendiğim çok büyük bir kütüphanesi vardı. Çünkü benim orta öğrenim dilim Marathi idi. Hiç Hintçe ya da İngilizce çalışmadım. Onun bu kütüphanesi sayesinde, okumayı çok sevdiğimden dolayı; İngilizceyi kaptım, her ne ise, Hintçeyi de. Şimdi çok iyi İngilizce ve çok iyi Hintçe konuşuyorsun diyorlar. Buna çok şaşırıyorum, çünkü Benim için yabancı dil bunlar. Üniversitedeyken de küçük bir kitabım ingilizce vardı, fen bilimleri için de, küçük bir tane kitabım oldu. Tıp eğitimi kolejinde de, çok okuduğum için, herhangi bir dil problemi yoktu çünkü çok fazla olurdum. Bu yüzden hepinize tavsiyem okumanız, daha çok okuyun. Fakat saçmasapan kitapları okumayın, çok iyi, bilinen kitapları okumalısınız. İşte dilimi bu şekilde geliştirdim Ben. Tabiki, iyi olmasi gerekiyordu. Okuyarak, insanların zayıflıkları hakkında da bilgi edindim. İnsanların böyle zayıflıkları olduğunu bilmiyordum. Bilmiyordum. Bunların tamamen uzağındaydım. Her şeyi okuduktan sonra, zayıflığı, hataları olan bir çok insan olduğunu öğrendim. Belki egodan, belki de kötü eğitimden, belki anneleri yüzünden ya da babaları ya da belki aile tek neden. İşte insanları böyle anladim, yavaş yavaş. Sonraları Sahaja Yogaya geldikten sonra, bir çoğuyla karşılaştım, sadece biriyle değil, Hindistan’da ve yurt dışında bir çoğuyla karsılastım. Ama çoğu, %99’u gelişti. %1’i hala orada, orda duruyor. İnsanoğlunun en büyük sorunu ego. Eğer ego varsa, onunla ilgili hiç bir şey yapamazsınız, çünkü Read More …

Easter Puja 2002 (Turkey)

Easter Puja. Istanbul  (Türkiye), 21 Nisan 2002. Bugün,  Jesus Christ  ve  Annesine  ibadet etmek üzere buraya geldik. İsa’nın  Annesinin,   gelmesi  ve  Türkiye’ye kalması  da   öyle bir  rastlantı ki.  İsa’nın  çarmıha  gerilmesinden  sonra  Onun, buraya  gelip kalması  şaşırtıcı  değil  mi?  Acaba  O da (İsa),  annesiyle  ile birlikte daha  sonra (buraya)  geldi mi?  Fakat  Onun  o zamanlar, Kashmir’e  gittiğini  söylenir  ve  Annesi  de  oradaymış. Kesinlikle mümkün bu, yolda, oraya  gitmiş  olabilirler. Ona (İsa) ibadet etmek için  buradayız. Sahaja  Yoga’ya  göre O           (Meryem), Mahalaksmi’nin  enkarnasyonu  idi ve O  din  uğruna  kendi oğlunu  feda  eden kişi idi. Fakat  ne  yazık  ki, Onun  değerini hiç kimse  anlayamadı. Onun  çok  yüce  bir  ruhani  kişilik  olduğunu  hiç kimse  görmedi.  Ancak  Sahaja  Yoganın vasıtası ile  Onun İsa’yı doğuran çok  yüce bir kişi olduğunu  anlayabilirsiniz. Onun  saygı  görmemesi çok büyük  talihsizliktir, özellikle de İslam  dünyasında.  İşte   bu  yüzdende,  İslam  kültüründe  kadınların yeri  yoktur. Onlarla ilgili tecrübelerim  çok  üzücü.  Yoksul kadınların  rehabilitasyonu  için  bir  organizasyona  başlattık  ve  çok üzücü ki  başvuranların  hepsi  Müslüman  hanımlardı.  Halbuki,  Muhammed  Sahib  “Annenize  bakmalısınız“ demiştir. Buna  rağmen  bütün  bu kadınlar  yoksullar  evine  geldiler ve bazıları  sekiz – on  çocuklu. Tabii  ki,  bizler  onlara yer  vermeliyiz. Onlara  bakmalıyız çünkü din  hakkında  oluşmuş olan tüm bu  tür  küçük fikirlere  inanmıyoruz.  En önemli şey  “İnsanlık” dinidir“. Tüm  bu  dinleri  birleştirmek zorundayız.  Yaman bir  görev bu çünkü  Müslüman, Müslümana  saygı  duymaz; Hristiyanlar, Hristiyanlar Hindulara  saygı  duymaz. Komik bir şeyin devam ettiğini anlatmak  istiyorum.  Bunların hepsi Tanrı  için,  Tanrı’nın  işi için ve  onun  sevgisi  içindir.  Buna  rağmen  saygı  yok.  Sevgi  Read More …

Gudi Padwa Puja, 2002 (India)

Gudi Padwa Puja, Palam Vihar, Gurgaon (Hindistan), 13 Nisan 2002. Kutladığımız Gudi Padwa festivali, başka yerlerde de hatta güney  Hindistan’da da kutlanıyor. Bu festival her yerde kutlanıyor. “Samvat” senesi (Kral Vikramaditya ile) başladı ve “Samvat” yılı Shalivahanalar ile başladı, her ikisi de aynı gün başladılar. O gün bu gündür. Bütün ülkede bu gün (yeni yıl) kutlanıyor. Senenin bütün önemli günleri özellikle festivaller bu temele dayanır. Yabancılar güneş takvimini takip ederken biz Hintliler ay takvimini takip ediyoruz. İşte bu yüzden onların tarihleri (festivallerinin) hiç değişmiyor. Burada (Hindistan’da) her festivalde ayın durumu  temel alınmıştır. İşte bu yüzden günleri her zaman değişiyor ve bir festival farklı yıllarda farklı tarihlerde oluyor. Ay’a önem vermemizin ve  tüm günlerimizi onun pozisyonuna göre ayarlamamızın sebebi, ayın insanlar üzerindeki etkisinin güneşten daha fazla olmasıdır. Ay ile birlikte diğer gezegenlerinde bize etkileri vardır. İşte bu yüzden festivallerimizde ay takvimine uyuyoruz. Ama bir festivalimizin tarihi güneşin durumuna göredir. Güneş güney yarım küreden kuzey yarımküreye doğru harekete başladığı gün  Sankranti festivali olarak kutlanır. Baştan sona  tüm ülkede bu festival kutlandı. Ülkemizde astrolojide de ayın durumunu baz almıştır. Bu yüzden Shalivana Shaka adı verilen ilk takvimde, ayın durumu baz alınmıştır. Bütün tarihlerde ayın durumu esas alınmıştır. Hindistan’daki tarih sistemimizden haberi olmayanlar, festivallerin neden farklı yıllarda farklı tarihlerde olduğunu anlayamayabilirler. Her neyse,  neden aya bu kadar önem verdiğimizi düşünmemiz gerekir. Bunun sebebi ayın bizler üzerimizdeki etkileri konusunda tetikte olmamızdır. Ay’ın üzerimizdeki en büyük etkisinin sebebi sol kanalımızın onu esas almasıdır. Çok az sayıda insan bunu biliyordur. Ülkemizde tanınmış ve  kabul edilmiş olan vücudun Read More …

AIIMS de Doktorlar Konferansı New Delhi (India)

AIIMS’teki Doktorlar Konferansı. Yeni Delhi (Hindistan).  2 Nisan 2002   Tüm gerçeği arayanların önünde eğilirim. Doktorların önünde konuştuğum için üniversite günlerim aklıma geliyor. Ben de Lahore’da sizler gibi tıp öğrencisiyken –ya şanssızlık ya da şans eseri bizim üniversitemiz tamamen kapandı – eğitimimi bırakmak zorunda kalmıştım. Batı kaynaklı tıp eğitimine inancım olmadığımdan değil ama bu eğitimi buna bağlamam için ve batı kaynaklı tıp eğitiminde neyin eksik olduğunu anlamam için iyi bir fırsattı.   Eksik nokta şu ki, tıp bilimi içinde insanlar, bütünle bağlantısı olmayan çok bireysel bir unsur olarak ele alınıyorlar. Hepimiz bütünle bağlantıdayız. Ama insanları bütünle bağlantılı olduklarına ve ayırılmış olmadıklarına nasıl inandıracaksınız? Biz bütünle bağlantılı olduğumuz için, bütün problemlerimiz bütünle bağlantılıdır. Siz, bir kişiyi sadece tek bir şeyin hastası ve diğerini  başka bir şeyin hastası sayamazsınız. Şu olabilir ki, tek problemi olan kişi aslında bir sürü başka probleme daha sahip olabilir, batı tıbbında saptayamadığımız bir sürü başka bağlantıya sahip olabilir. Örneğin, bir kişiyi tıbben çok hasta görmek mümkündür, belki de,  ama onun mental durumunun ne olduğunu bilmiyorsunuz. Aklen o ne yapıyor? Aklen sağlıklı mı ya da sadece fiziksel olarak mı sorun yaşıyor? Şimdi, kesinlikle çok şey hakkında biliyoruz, yani tıbben bunun için bir tanımlamamız var; bu psikosomatik bir problem ya da somatik bir problem diyoruz ama bu ikisi arasındaki bağlantı nedir, onu bilmiyoruz.   Hastalıklarımızın çoğunun psikosomatik kaynaklı olduğu sizi şaşırtacaktır, çoğunlukla tedavisi mümkün olmayan kanser gibi, kanser ve AIDS diyebiliriz, bunun gibi tedavisinin kesinlikle mümkün olmadığı ve çok zor olduğu düşünülen benzeri tüm hastalıklar; tüm bunlar bizim bağlantımızla gelir, çok da Read More …

Doğum günü kutlamaları 2002 New Delhi (India)

Doğum Günü Kutlamaları Sırasındaki Konuşma. Delhi (Hindistan). 23 Mart 2002 Bu kutlama toplantısı Beni biraz utandırıyor çünkü Ben çok basit biri olarak doğdum ve son derece basit bir kişi oldum. Ben paradan anlamam. Ben öfkeden anlamam. Ben aç gözlülükten anlamam. Ben bunlar hakkında çok basitim. Buna rağmen sizler geldiniz ve aydınlanmanızı aldınız. Bu sizin kendi kendinize ulaştığınız bir şey. Buna ulaşmış olmanız sizin arzunuz. Bu günlerde aydınlanmış ruh olarak doğan pek çok çocuk olduğunu görüyorum. Bu yüzden sanırım, zaman da orada, Benim yaşamımda, Benim yaşamımın kendisinde, bunun olması gerekliydi. Bu herkesin hissesidir. Sanırım, Shri Rama gibi, sonrasında Shri Krishna geldi, sonra Jesus geldi, sonrada diğer insanlar. Bu onların zamanıydı. Ve Benim zamanım hepinize aydınlanma vermek. Ama söylemek zorundayım ki, hepiniz bunu çok kalpten, tatlı bir biçimde aldınız ve güçlerinizide başkalarına sevgi vermek ve diğerlerini transforme etmek için kullanıyorsunuz. Geçen gün, sevgi hakkında konuşuyordum. Şimdi, anlaşıldığı gibi sevgi, böyle kalbinizdedir ama sevgi okyanusunun kendi Sahasraranız olduğunu biliyormusunuz. Sahasraranız sevgi ile dolduğu zaman, yaşam değişti. Çok akıllı bir adam, çok dinamik bir kişilik olmadınız, sizler sevgiden başka bir şey değilsiniz ve bu sevgi kendi kendinize çok tatmin verir. Eğer başkaları size severlerse veya sevmezlerse, buna aldırmazsınız. Siz bu kısmı görmezsiniz. Gördüğünüz şey bu sevgiden duyulan neşedir. Bu sevginin muazzam bir okyanusudur. Hepiniz buna sahipsiniz. Ve Sahaja Yoganın içine bir kez girdiğiniz zaman, Sahasrara içine girdiğinizi bilirsiniz ve size anlatayım, Sahasrara tüm gerçeğin kaynağıdır. Gerçek oradadır –tam gerçek. Gerçek bilgidir ve gerçek aynı zamanda sevgidir. Eğer birisini severseniz, bu kişi hakkındaki gerçekleri bilirsiniz. Read More …

Birthday Puja 2002 New Delhi (India)

79° Doğum günü için Puja, Delhi (Hindistan), 21 Mart 2002. (Konuşma Hindi Dilinde başlar) Sevginin bu tüm yüceliği nasıl yayılabildiğini görebiliyorum… nereden nereye uzanabildiğini… kaç kişiye… bilmiyorum bile. Ama tüm edebiyatı anlaşılabilir. Hiç Sevgi Kitabı olabilir mi? Sevginin kitabı yoktur. Sevgi her yere yayılan Mahamandala (Yüce Organizasyon) gibidir… Onu fark etmiyoruz ve onun hakkında birşey bilmiyoruz ama Tanrı’nın sevgisi her yere yayılır, tüm yaradılışa. Tüm dünyaya ve her bir ülkeye. Ancak aydınlanmanızı aldıktan sonra onu hissedebilirsiniz, bilebilirsiniz… onun Sevgi olduğunu… Tanrı’nın Sevgisi olduğunu. Tanrı’nın Shakti’si sadece Sevgidir. Ve geliştiren sadece Sevginin gücüdür. Bunu anlayamayız. Birinden nefret etmek… birisi hakkında kötü düşünceler beslemek, biriyle tartışmak… bunlar çok dünyevi şeyler. Hepiniz Sahaja Yogilersiniz ve aklınızda sevgiden başka bir şey olmaması gerek. Bugünlerde ülkemizde bu kışkırtma var. Bunu gördüğümde, insanların din adına neden böyle bir kargaşa yaratmış olduklarını anlayamıyorum. Ne gerek var buna? Bir şey başlar ve sonra onun karşı hareketi geri gelir. Ve karşı hareket başlangıçtan çok daha büyük olur. Bu durumda Tanrı adına ne deneyiminiz varsa azalmaya başlar. Bugün anlamanız gereken şey, sevgiyi nasıl çoğaltacağınız… bu sevgiyi nasıl gösterebilir ve onu nasıl büyütebilirsiniz. Her şeyden önce çocuklarımıza bakmalıyız. Eğer birisi ona vurduysa, gidip de o kişiye vurmasını ona söyler miyiz? Bunun yerine şunu anlamasını sağlamalıyız: “önemli değil… eğer sana vurduysa o iyi değil demektir” bir süre sonra kendini iyi hissedecektir ve o kişiyle yeniden arkadaş olur… çünkü çocuk kalbi masum ve sadedir. Bir saniye içinde kendini iyi hissedecektir. Sonra. Onun bunu anlamasını sağladıktan sonra, “oğlum, gördün mü, o sana vuruyorsa bu Read More …

Yeni Yıl Arifesi, 2001 (India)

Yeni Yıl Arifesi Puja, Kalwe (Hindistan), 31 Aralık 2001. (Hintçeden tercüme) Bugün geç kaldım ve Beni buraya getiren sevginizin gücü oldu. Annenizin sağlığı biraz bozuldu ama arzu çok güçlü ve herşey bu yüzden çalışıyor. Ben arzu gücünüzünde kuvvetlenmesini istiyorum. Bu bakımdan ne yaptığınızı kendiniz için düşünmelisiniz. İç gözlem yapmalısınız ve onun için ne kadar zor bir iş yaptığınızı görmelisiniz. Meditasyon yapıyorsunuz. Meditasyonunuza derinlik katmalısınız. Bir aziz olduğunuzu düşünmelisiniz ve neler yapmanız gerektiğine bakın. Anne sizi bir aziz yaptı, peki siz ne yapmalısınız? Kendinizi düzeltmelisiniz, şüphesiz kendinizi düzeltmelisiniz, ama bu yapıldıktan sonra neyi yapmalısınız? Kollektiviteye gidiyorsunuz, programlara gidiyorsunuz ve bu kadarla sınırlı kalıyor. Bunun ötesinde ne yapıyorsunuz? Ruhunuz vasıtası ile bu kutsamayı aldınız. Ruhunuz size ikinci doğumunuzu verdi, şimdi daha fazla ne yapabileceğinizi görmelisiniz. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz veya bunu sadece kendiniz ve çocuklarınız için mi kullanıyorsunuz? Bu çok önemli çünkü aydınlanmalarını aldıktan sonra bile, kişilerin hala eksiklikleri olduğunu gördüm. Tamamen  temizlenmediler. Eğer diğerleriyle bir bütün olmaz ve Sahaja Yoga için çalışmazsanız, eksikliklerinizi ve içinizdeki negatif niteliklerin neler olduğunu asla bilemezsiniz. Hatta insanlar buraya gelip para kazanıyorlar. Sahaja Yogaya gelip para kazanan bir çok kişi var. Daha sonra onlar bir şekilde teşhir oluyorlar ama bu gereksiz biçimde sıkıntı yaratıyor. Bunun ne faydası var? Buraya para kazanmak için gelmediniz, buraya dharmanızı uyandırmak için geldiniz. Dharmanızı oturtmalısınız.  Duydum ki; Bombay’de son 25 yılda, daha öncesinde olmayan türlü türlü adharma işler başlamış. Özellikle de filmler. Onların içinde çok az saflık kalmış. Bu tür filmleri görmemelisiniz. Eğer sizler o filmlere gitmezseniz, onları bir daha gösteremezler. Hiç Read More …

Christmas Puja 2001 Ganapatipule (India)

Christmas Puja, Ganapatipule (Hindistan), 25 Aralık 2001. Christmas Puja sırasında bu kadar çok Sahaja Yogi’nin buraya geldiğini görmek güzel. Hıristiyanlık dünyanın her tarafında yayıldı ve İsa’yı izlediklerini söyleyen çok sayıda sözüm ona “Hıristiyanlar” var – O’nu hangi açıdan izlediklerini bilemiyorum! İsa, Param Chaitanya’nın bedenlenmiş haliydi, O Omkara’ydı. O Shri Ganesha’ydı. Ve O’nu izleyen insanlarında çok farklı insanlar olması gerekir ama bu her dinde daima olur, rastgele bir şekilde ters yönde gitmeye başlarlar, tamamen aksi yönde. İsa’nın yaşamının özü, bağımsızlık ve fedakarlıktı. Bağımlılığı olmayan bir kişi için fedakarlık diye bir şey yoktur. O, Kendi yaşamını sadece bir tiyatro oyunu gibi görür. Böylesi yüce bir kişilik bu dünyaya geldi ve bu savaşlara giren, her tür ikiyüzlü işlere giren, bu sözde “Hıristiyan” dinini yarattı ve şimdi insanlar Onu keşfediyorlar. O Gerçek’i temsil ediyordu ve Hıristiyanlar Gerçek’in ne olduğunu bilmiyorlar. Gerçek şu ki, siz Ruhsunuz ve sizler Ruh olmalısınız. O ikinci doğumdan, Aydınlanma’dan bahseden birisidir ama onlar O’nun ne dediğini, kendilerinin neye ulaşmaları gerektiğini unuttular. Bu o kadar komik bir şey ki, bütün bu yüce insanlar bu dünyaya geldiler ve bizim yükselişimiz için uygun olan bir din yarattılar ve insanlar sözde “efendileri”nin öğretileriyle nasıl bu kadar aptallaştılar bilemiyorum. Bu tamamen para odaklıdır. Buna ilaveten, bu şey Gerçeğin üzerinde durmuyor. Sanırım bu, bu dinin ikinci kez çarmıha gerilişi. Gerçekten de kendi prensiplerini nasıl tarif edilmişlerse, bu şekli ile takip eden hiçbir din yok. Gerçeği bu şekilde – yalnızca biraz para kazanmak veya bazı ıvır zıvırlar için – çarpıtmayı nasıl başarıyorlar bilemiyorum. İsa adına öylesine bir Read More …

Shri Krishna Puja, New York 2001 New York City (United States)

Shri Krishna Puja. Nirmal Nagari, Canajoharie, New York (ABD), 29 Temmuz 2001. Bugün Shri Krishna’ya ibadet etmek için burada toplandık, O arenaya girmeksizin her tür kötülükle savaşmış olan Virat’tı. Shri Krishna’nın hayatı, kendisi, çok güzel, yaratıcı ve sevecen bir şeydir ama Onu anlamak, işte bu kolay değildir. Örneğin savaşın devam ettiği Kurukshetra’da, Arjuna bunalıma girdi ve “Neden savaşamalıyız, konu komşumuzla, yakın akrabalarımızla, arkadaşlarımızla, kendi gurularımızla neden savaşmalıyız? Din bu mu? Dharma bu mu?” dedi. Bundan önce, Shri Krishna Gita’da bir bilgenin kişiliğini tarif etti. Biz ona bir aziz diyebiliriz veya Krishna buna Sthita PrAgnya adını verdi. Sthita PrAgnya’nın tanımının ne olduğu sorulduğunda, Onun bunun için verdiği tanım, kendi içinde mutlak barış halinde olan bir kişi ve kendi ortamı içinde huzurlu kişi şeklinde olmuştur. Çok şaşırtıcıdır. O tüm bu bilgiyi Gita’nın en başında veriyor. Bu, en iyi şeydir, bu Onun Gnyana Marga adını verdiği şeydir. Bu süptil bilgiyi elde ettiğiniz Sahaja Yoga’dır. Ama aynı zamanda,  Onu Arjuna’ya öğüt verirken gördüğünüz zaman, O burada sadece ruhaniyetten, tam bağımsızlıktan bahsederken, orada Arjuna’ya “git ve savaş. Onlar zaten ölü insanlar. Sen kiminle savaşıyorsun?” demesi çok şaşırtıcıdır. ‘Hepiniz Sthita PrAgnya olmalısınız’ diye vaaz veren aynı kişinin, Shri Krishna’nın, birdenbire Arjuna’ya ‘git ve şiddetle savaş’ demesinin yarattığı çelişkiyi anlamak kolay değildir. Bir yanda tam bağımsızlık, diğer yanda savaş. Bunu nasıl açıklayacaksınız? Kişi, bunlar Krishna’nın kendi sözleridir diyebilir, bir kez Aydınlanmış Ruh olduğunuz zaman ve farkındalığınızın en yüksek mertebesine eriştiğiniz zaman, sizin için her şey beyhudedir. Ama şimdi, yapmanız gereken şey Dharmayı korumaktır, insanların hakkında konuştukları Dharma`yı Read More …

Adi Shakti Puja 2001 Campus, Cabella Ligure (Italy)

Adi Shakti Puja, Cabella Ligure (İtalya), 3 Haziran 2001.   Bugün bizler Adi Shakti‘ye ibadet ediyoruz. Bence en önemli puja budur çünkü size aydınlanma veren, size gerçeği veren, size sevgi ve şefkat gücünü veren Adi Shakti‘nin gücüdür. Bu Sadashiva’dan ayrılan güçtür ve bu gücün kendisi kainatın tamamını yaratmak istedi. O (dişi) kainat üstüne kainat yaratır ve sever. Bu büyük yaradılışı yapan Odur, bu dünyanın yaratılışını da yapan Odur. Bu özellikle seçilmiş bir gezegendir, nihayetinde insanoğlunun yaratılması için güneşle ay arasında, çok güzel bir şekilde merkezlenmişti. Bu Onun öylesi bir sevgi ve şefkatle, kendi çocuklarının gerçeği bilecekleri, kendileri hakkındaki ve diğer her şey hakkındaki nihai bilgiye ulaşacaklarına dair büyük umutla (meydana getirilmiş) büyük işidir. Adi Shakti`nin bir yılan formunda nasıl geldiği ve insanoğluna, Adem ve Havva`ya, özellikle de Havva`ya, bilgiyi bilmeniz gerek dediğini İncil`de okudunuz. Ve onlar, bilgi meyvesini yemeyi kabul ettiler çünkü yaşamın süptilliğini bilmeksizin ancak hayvanların olduğu gibi olacaklardı, belki de biraz daha yüksek hayvanlar. Meyveyi bir kez yiyince, onlar giysileri olmaksızın bulundukları bu halde, bir şeylerin yanlış olduğunu hissetmeye başladılar. Bu yüzden ağacın bir kaç yaprağını aldılar ve kendilerini örttüler. Yani gelen ilk bilgi, iffetti çünkü Shri Ganesha yerleşmişti ve Onun etkisi, bu bedenlerimizi örtmeliyiz bilincini meydana getirdi. Bizler artık hayvan değiliz. Sadece hayvanlar, tabi ki onlar ayakta (dik şekilde) durmuyorlar, bu yüzden bunda sorun yok, onlar bunun farkında değiller. İffet bilgisi ile, insanoğlu yavaş yavaş güzel uluslar şeklinde büyümeye başladı ama hala bilmemiz gereken, farkında olmamız gereken pek çok şey var. Siz belki de pek çok şeyin Read More …

TV Röportajı Istanbul, Swiss Hotel (Turkey)

Swiss Otelde Ropörtaj, İstanbul (Türkiye), 24 Nisan 2001. Muhabir: Dünyanın her yerindeki bütün insanlara nasıl ulaşacaksınız? Shri Mataji: Bakın, dünyada, bu modern zamanlarda gerçeği arayan pek çok insan var. Bu yüzden, dünyada onlardan para kazanmak isteyen çok sayıda düzmece insan da var. Muhabir: Masumiyetiniz ve saflığınız yüzünden mi, insanlar  sizin yolunuzu tercih ediyorlar? Shri Mataji: Evet, sizler gerçeğe sahip olmalısınız, görüyorsunuz. Bu yüzden onlar gerçek olmayanı bir kenara atıp, Bana geliyorlar. Röportajcı: Türk insanı aydınlanma alma hususunda nasıl? Siz Türkiye’ye son 10 yıldır i geliyorsunuz. Shri Mataji: Harika insanlar. Gördüklerim içinde en iyilerden biri. Muhabir: Dünyadaki diğer ülkelerle karşılaştırdığınızda, Türkleri nasıl buluyorsunuz? Shri Mataji: Çok güzel. Mükemmel. Çok sade insanlar ve masumlar. Saçma sapan şeyleri fazla kabul etmiyorlar. Muhabir: Şu anda Türkiye’de bir ekonomik kriz var. Bu krizi aşabilir miyiz ve bu krizi nasıl aşabiliriz? Shri Mataji: Tanrı’nın lütfu sayesinde, her şey yoluna girebilir. Bu ülkede o kadar çok aydınlanmış ruh var ki, onlara çok yardım edilecektir. En önemli şey, sizin huzurlu, neşeli ve mutlu olmanızdır. Muhabir: Türkiye’nin maliyesinden sorumlu bakan, onu nasıl görüyorsunuz? Kemal Derviş, kendisinin adı Kemal Derviş. Shri Mataji: Evet, evet, onun fotoğrafını gördüm. İyi bir adam ama çok çalışıyor. Bu yüzden, bence biraz sakinleşmeli. Shri Mataji: Çünkü bakın, bu zor işler kalbinizi zayıflatabilir. Bu yüzdende, çok değerli bir adam, kendisine bakmalı. Muhabir: Bu gece … büyük bir semineriniz var. Oraya gelen insanlara ne olacak? Shri Mataji: Bence hepsi aydınlanmalarını alacaklar. Yogi: Aydınlanma alabilir miyim diye soruyor. Shri Mataji: Tabii ki. Tabii. Shri Mataji: Bu çok önemli Read More …

Swiss Hoteldeki Görüşme Istanbul, Swiss Hotel (Turkey)

Swiss Hotel’de Görüşme. İstanbul (Türkiye), 23 Nisan 2001. Görüşmeci: Bugün Türkiye’de Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. HSM: Biliyorum. Görüşmeci: Ve milli bir bayram. Bu günde, Türkiye’ye bir mesajınız var mı? HHSM: Aman Tanrım, buna çok sevindim. Bakın, onların anlamadıkları şey, bizim yaptıklarımızın çocuklarımız üzerinde bir etkisi olacağı, onlar için cehennem mi yaratıyoruz? Görüşmeci: Yaratmamalıydık Anne. HHSM:  İşte bu. Çocukların bakış açısıyla düşünmeliyiz. Onlara ne veriyoruz? Ve bugün harika bir gün, çünkü Ben gerçekten çocuklarımızı sömürdüğümüzü hissediyorum. Onları düşünmüyoruz ve kendi kendimize delirme şeklimiz, onlar manyak [ANLAŞILMIYOR], bunu söylemek zorundayım. Onların yapmaya devam ettikleri şey, ama sen bir çocuğa ne vereceksin? Onlara huzur vermelisiniz. Onlara neşe vermelisiniz. Bunu yapıyor musunuz? Bu bu yaşlı insanlar sadece, onlar herkesi önemseyen heyecanlarını kaybettiler. Siz çocuklarınızın sadece çok huzurlu, güzel, neşeli bir ülkeye sahip olmaları gerektiğini düşünüyorsunuz, öyle değil mi? Onların başına bu gelmeli. Görüşmeci: [ANLAŞILMIYOR] Anne, evet böyle olmalı. HHSM:  Tüm bu şeyler sonsuza kadar sürmeyecek Görüşmeci: Yok, bu çok doğru Anne. Anne, yanılmıyorsam BM barış madalyası da dahil olmak üzere barış üzerine birçok ödül aldınız. HSM: Barış mı? Görüşmeci: Barış madalyası. HHSM: Kaç tane aldım bilmiyorum, Tanrım. Bakın, Ben tüm bu ödülleri umursamıyorum. Ve geçenlerde bir tane de Hindistan’da verdiler. Ödül, İnsanlığın Mücevheri olarak adlandırılıyor. Onlara, bunu istemediğimi söyledim, Bombay’a gitmeyeceğim, bunun üzerine Bana vermek için onlar Pune’ye geldiler. Ama görüyorsunuz ki bu ödüllerin ve Benim için verilen şeylerin hiçbir değeri yok. Çünkü çok kişi alıyor, çok kişi alıyor. Ben ne, Ben hiç kimseden sertifika istemiyorum, dedim, buna ihtiyacım yok ama onlar vermek Read More …

Kuran üzerine Konuşma Istanbul, Swiss Hotel (Turkey)

Swiss Hotel’de konuşma. İstanbul (Türkiye), 23 Nisan 2001. Shri Mataji: Yani, Din içeride olmalıdır. Bu Sufizm’dir. “Sufi” kelimesi  “saf” kelimesinden gelir. Yogi: Anne, Emin Bey, Marmara Üniversitesinde ve Kuran Tefsiri öğretiyor. Shri Mataji: İyi. Yogi: Yes. SHRI MATAJI: ama, bakın, Kuran da çok yeni. Emin Bey:  Kuranda bir ayet var. O, halk diyor, Allahın yasaklarından çekinselerdi, yani Allahın emirlerini yerine getirselerdi, yasaklarından çekinselerdi yani yapmasalardı, gökten üzerlerine bereket yağdığını göreceklerdi. Yani kuralları çiğnemeselerdi ve Allahın emirlerini yapsalardı. SHRI MATAJI: Bu şekilde değil, biliyorsunuz. Emin Bey: Yani bilmiyorum, Evet inansalardı, inansalardı ve yasakları çiğnemeselerdi, Emin Bey: Gökteki bereket kapılarının üzerlerine açıldığını göreceklerdi. SHRI MATAJI: Kimin üzerine? Yogi: İnsanların. SHRI MATAJI: Buna hiç şüphe yok ama bütün bunlar hakkında Benim hissettiğim şey, Kuran’ın Muhammed Sahib’in ölümünden kırk yıl sonra yazıldığı. SHRI MATAJI: ve aynı zamanda- Emin Bey: Yok, hayır, hayatında yazdı bunu. SHRI MATAJI:  ve siz bunu hatırlayamazsınız ama buna rağmen, Ben Kuran’ı mükemmel buluyorum ama daha süptil olan birçok şey eksik. Şimdi, örneğin Muhammed Sahib, beyaz bir ata binip yedi cennete gittiğini söyledi. Şimdi, insanlar bunu anlamıyor.  Emin Bey: Anlamazlar SHRI MATAJI: Yani, O Kundalini yükseldiği zaman tam olarak ne olduğunu tarif etti. Emin Bey: Hiç giden gelen yok aslında. Bir yere gitmiş gelmiş değildir. SHRI MATAJI: Ne diyor? Yogi: Aslında Onun hiç bir yere seyahat etmediğini söylüyor. SHRI MATAJI: Hayır, hayır, hayır, bu sizin içinizdedir. Emin Bey: Kendi içindeki dünyaları fethederek SHRI MATAJI: Kendi içinizde, o bunları geçiyor. Emin Bey: O Miraç tamamen ruhani bir hadise.. SHRI MATAJI: Evet, ama Read More …

Afrika’dan gelen Sahaja Yogilerle Konuşma Istanbul, Swiss Hotel (Turkey)

Afrika’dan gelen Sahaja Yogilerle Konuşma, Swiss Hotel, İstanbul, 23.04.2001 Shri Mataji : Bu sizin başınıza gelmemeli çünkü siz doğanın içinde yaşıyorsunuz, tabiat böyle değildir, doğa asla yozlaşmaz.  Shri Mataji : Biliyorsunuz, her bir yaprak, buna hayret edersiniz, meydana getirilen her yaprak güneş ışığını alır Shri Mataji : Dünyadaki her yaprak farklıdır, her bir yaprak. Ve onların organize olma şekillleri de öyledir, hepsi  gün ışığını alırlar. Shri Mataji : Ancak yozlaşma olduğunda, kişi sahip olduğunuz her şeye sahip olmak ister. Shri Mataji : Ve o zaman da, Shri Mataji : başkalarına (bir şeyler) vermenin neşesini bilmiyorlar. Shri Mataji : Bakın, Sahaja Yoga içinde son derece cömert olmak işte böyle oluyor. Shri Mataji : Kocamdan örnek vereceğim yada Babam demeliyim. Shri Mataji : O çok, çok cömert birisiydi, çok. Shri Mataji : ve bize kapıyı kilitlememizi söylerdi, açık bırakın, eve hırsız girmeyecektir derdi. . Shri Mataji : Ama bir gece, eve hırsız girdi ve bu büyük borusu (hunisi) olan, eski bir büyük gramofonu alıp götürdü. Shri Mataji :  ve ertesi gün Babam üzgündü. Çok üzgündü. Shri Mataji : Bunun üzerine Annem: “Gramofon yüzünden mi?”, “Gramofon yüzünden mi üzgünsün?” dedi. Shri Mataji : O da, “Hayır, gramofon satın alabiliriz ama bu adamın plakları almamış olmasına ne demeli, neyi dinleyecek şimdi?” dedi. Shri Mataji : Annem de, “Tamam”, dedi. Ve Babam devam etti, “Gramafonu alıp götürmek için yanında başka birisini daha getirmeliydi.” Shri Mataji :  Bu durumda Annem “Peki, bu durumda gazetede nasıl bir duyuru yapmalıyız? Gramofonu çalan kişi, buraya gelip plakları da alabilir.” Shri Read More …

Easter Puja Istanbul (Turkey)

Easter Puja. Istanbul (Türkiye), 22 Nisan 2001. Bu gün Easter`ın pujasını yapmak için burada toplandık. Spiritüellik tarihi içinde, İsa’nın ölümden yükselişini fark ettiğimiz zaman, en önemli günlerden birisidir bu. Bu çok önemli ve semboliktir. Sahaja Yoga’da da yaptığımız şey nedir, bu ölümden yaşama yükselmektir. Yeniden dirilişin hepimiz için, tüm dünya için bir mesaj olduğu anlaşılmalıdır. Bizler kendimizi yeniden diriltmeliyiz. İsa`nın kendisi için, buna gerek yoktu ama O bir modeldi, bir azizin modeli idi, aydınlanmış bir ruhun modeli idi ve bizi kurtarmak için cennetlerden bunca yolu kat edip gelmiş bir kişinin modeli idi. Dolayısı ile bu yeniden diriliş, yaşamlarımızın da bir parçasıdır. Bu çok semboliktir, çok semboliktir, bizler kendi bilincimiz içinde kaybolmuş insanlardık. Kendi aklımızın bize gitmemizi söylediği yolu bilmek hususunda kendi üzerimizde kontrolümüz yoktu. Fiziksel varlığımız ile aklımız arasında dengemiz yoktu, yaşamda artık hiç bir türde denge yoktu ve kendimizce hangi yolun iyi olduğunu düşünürsek, rastgele bir şekilde buradan giderdik. Buna ilişkin bir bilgelik yoktu. İsa, Shri Ganesha’nın enkarnasyonuydu. Onun yerine getirdiği çok zor bir görevdi. Sadece para hakkında bilgisi olan ve başka hiç bir şey bilmeyen, sipiritüellik konusunda kesinlikle cahil olan insanları ikna ederdi. İsa, insanların hiç bir şekilde, hiç bir şekilde sipiritüellik hakkında fikirlerinin olmadığı o günlerde geldi. Fakat, bir şekilde tüm bunlar öyle güzel bir şekilde çalıştı ki Onun iletişimde olduğu insanlar, yeniden dirilişin önemli bir nokta olduğunu anlamaya başladılar. İsa, yeniden diriliş gerçekleştiği zaman Kundalininin yükselerek sizi, Her yeri saran Tanrısal güçle birleştirdiğini biliyordu. O zaman siz, yaşadığınız hayatın ötesinde bir hayatın var olduğunu anlarsınız. Sizi Read More …

CNN TURK TV Röportajı (Turkey)

CNN TURK TV Röportajı Türkiye de büyük bir kitlesi var Shri Mataji’nin. Sağlıklı Yaşam Derneği görevlileri Onun Türkiye’deki temsilcileri. Üç yıldır faaliyet gösteren dernek, Sahaja Yoga’yı Türkiye de yaymaya çalışıyor. Shri Mataji : Herkesin içinde gizli bir enerji var. Bu enerji üçgen bir kemiğin içinde bulunuyor. Enerji harekete geçtiğinde sinir sistemi üzerindeki altı merkezden geçerek başın tepesinden dışarıya çkar. Böylece kainatla ve Tanrıyla bağlantıya geçmeye başlar. Bizim amacımız bu enerjiyi harekete geçirebilmek işte. Sahaja Yoga Tanrının sevgisinin gücüyle birleşmek anlamına geliyor. Kundalini adı verilen enerjiyi açığa çıkarabilmek temel amaç. Shri Mataji’ye göre Türkler ruhsal aydınlanmaya çok yakınlar. Shri Mataji : Türkler sufilerden geliyor. Her şeyden önce aydınlanma almaları gerek. Aydınlanmayı alabilirlerse, her şeyin üstesinden gelebilirler. Sahaja Yoga’yı anlayabilmenin tek yolu meditasyonun içine girebilmek diyor Shri Mataji ve bizi karşısına alıyor. Meditasyon uzmanı evreni saran kutsal havanın, insanlarında etrafında olduğunu söylüyor. Esintiyi hissedebilmek Onun öğretisinde aydınlanmaya giden atılmış bir adım olarak değerlendiriliyor. Shri Mataji : İçinizde kendinizi huzurlu hissedersiniz, kesinlikle huzurlu. Sahaja Yoga öğretisinin sembolü olan Shri Mataji, Pazar günü İstanbul’dan ayrılıyor ancak Sağlıklı Yaşam derneği Shri Mataji’nin öğretisini İstanbul ve Ankara’daki merkezlerinde ücretsiz seanslar düzenleyerek yaymaya çalışıyor. Hintli Yoga ustası Shri Mataji bir seminer için İstanbul’a geldi. 78 yaşındaki Hintli Shri Mataji tarafından uygulanan insan enerjisini açığa vurma sistemi yani aydınlanında Türkiye’de hayli meraklısı var. Shri Mataji : Doğdunuz zaman içinizde bir enerji var. Bu enerji omuriliğin en altındaki  bir kemiğin içerisinde. Bu kemik binlerce yıldır biliniyor ve bu kemiğin içinde de bir enerji olduğu biliniyor. Bu enerji harekete geçtiğinde, Read More …

Mahashivaratri Puja, Shri Mahadeva’nın yok edici güçleri Pune (India)

Mahashivaratri Puja, Delhi (Hindistan), 25 Şubat 2001. Bugün Mahashivaratri’yi kutlamak için buradayız. Hepimiz için Shri Mahadeva’yı anlamak çok büyük bir ayrıcalıktır. Aydınlanmanızı almadığınız sürece, büyük bir şahsiyetin ne olduğunu, Shri Mahadeva’nın karakterini ve güçlerini anlayamazsınız. Alçakgönüllü olmadığımız sürece, O’nun büyüklüğünü tahayyül etmek ve aynı zamanda derinliklerine ulaşmak mümkün değildir. Shri Mahadeva’nın Lotus Ayaklarına ulaşmak için çok alçakgönüllü olmamız gerekiyor. Gördüğünüz gibi, bu büyük şahsiyetin Lotus Ayaklarına ulaşmak için, kişinin Sahasrara’yı bile aşması gerekir. O, bunun ötesindedir, bizim tüm kavrayışımızın ötesindedir. Ama O ruh olarak kalbimizde yer alır ve aydınlanmamızı aldığımız zaman çok iyi bir şekilde ifade edilir. Ama yine de, kişinin Shri Mahadeva’nın güçlerini anlaması gerekir. Bu büyük Tanrı’yı bir kaç kelime ile tarif etmek çok kolay değildir. O’nun kendisinin sahip olduğu ilk güç, çok bağışlayıcı bir Tanrı olmasıdır. O affeder! O bizim günahlarımızın pek çoğunu affeder, yıkıcı faaliyetlerimizin pek çoğunu, herkes için sorun yaratmaya çalışan korkunç akıllarımızı affeder –bir noktaya kadar. Ama en büyük yok etme gücü Onundur. O’nun yok ediciliği o kadar aniden gelir ki, çünkü O bütün elementlere hükmeder. Bütün elementlere O hükmeder, O Toprak Anayı yönetir ve O diğer tüm elementleri yönetir. Elementlerin temel özlerine rağmen, yöneten Odur ve eğer bir problem olduğunu görürse, isterse, her şeyi yok edebilir. Size söylemeliyim ki, depremleri O idare eder, Ben değil. Ben yok etmek için orada değilim. O, bu dünya üstünde neler oluyor, insanoğluna neler oluyor diye gören kişidir. Size Gujurat’dan bir örnek vereyim. Her şey bir yana, Gujuratlılar çok para odaklıdırlar, borsayı düşünürler, şunu, bunu, sürekli olarak para, Read More …

Diwali Puja Los Angeles (United States)

Diwali Puja. Piru Gölü, Los Angeles yakınları, California (USA) – 29 Ekim 2000. Bu Diwali Pujayı Amerika’da kutlamamız, tüm dünya için büyük bir gün. Bu çok önemlidir. İnsanlar burada para kazanabilirken, bazen de çok fazla para yüzünden tamamen mahvolmuş insanlar da var. Diwali’den bahsettiğimiz zaman şunu anlamalıyız, bütün bu ışıklar Diwali gününde neden varlar? Sudan doğmuş olan, suyun üzerinde duran Lakshmi ile bu ışıkların kombinasyonu nedir? Bu birleşim neden var? Lakshmi suyun üzerinde duruyordu, bildiğimiz üzere O bir refah sembolüdür ve bizim zenginleşebileceğimiz insan farkındalığı içine bina edilmiştir. Hayvanlar zenginleşmezler. Onların hepsinin kendi maryadaları (sınırları) vardır, ağaçların kendi maryadaları vardır. Sadece insanoğlu zenginleşebilir. Ancak onların kendi maryadalarına dair bir duyarlılıkları yoksa, o zaman yıkım vardır, tüm dünya için yıkım. Bu yüzden ışıklar vardır, Lakshmi’nin kutsamalarına sahip olan bütün insanlar kendilerini aydınlatmak zorundadırlar, onlar ışığa sahip olmak zorundalar ve onlar başkalarını da aydınlatmalıdırlar. Ama gerçekte, onlar sözüm ona Laksmi elde eder etmez, kesinlikle kör olurlar ve Laksmi’nin kutsamalarının arkasında neyin olduğunu unuturlar. Her şeyden önce, gördüğümüz gibi, Lakshminin sembolü neyi temsil eder, size bunu daha önce de anlattım, Lakshmi’si olan bir kişi çok cömert olmalıdır. O bir eli ile başkalarına verir. Lakshmi’si ile cimrilik yapan bir kişi kesinlikle Lakshmi prensibine karşıdır. Ve böylesi cimri olan bir kişi, asla kutsamalardan neşe duyamaz ve yavaş yavaş, daha ve daha da fakir olmaya başlar. Sol el ile vermeye başladığınız zaman, bu sizin Lakshmi’nizin size gelmesi için kapıyı açtığınız anlamına gelir. Arkasından Lakshmi’nin lütfu üzerinize gelir ve Lakshmi’nin bu lütfu, sizin koruma sağlamak zorunda olduğunuzu Read More …

Navaratri Puja 2000 Campus, Cabella Ligure (Italy)

Navaratri Puja. Cabella Ligure (İtalya), 8 Ekim  2000. Bugün Amba adı verilen ve daha bir çok başka isimle de anılan Devi’ye ibadet edeceğiz. O, son güçtür, “arta kalan güç” diyebiliriz. Herşeyi  yaptığı zaman O Kundalini olur ve üçgen şeklindeki kemiğinize yerleşir. Bu Mooladhara çakra’dır ama  gerçekte O kendisini daha çok sol kanalda ifade eder çünkü o zaman, O bütünüyle Amba’dır. Sol kanal tüm insanlar için çok ama çok önemlidir. Sol kanalınız yoksa, öncelikle kendinizi dengeleyemezsiniz. Ve Onun (Devi), size bir Sahaja Yoginin gerçek karakterini verdiği söylenir. Şayet sol kanalınız zayıf ise, o zaman Ona ibadet etmeli ve Ondan “Lütfen sol kanalımızı kuvvetlendir” diye ricada bulunmalısınız. Sol kanalınızı kuvvetlendirerek O ne yapar? O huzur verendir, o halde size ne verir? Her şeyden önce dinlenmenizi sağlar. Onun sizi dinlendirdiği söylenir, uyumanızı sağlar. Şayet gelecek hakkında çok fazla düşünüyorsanız ve gelecek için plan yapmaya kendinizi çok kaptırıyorsanız, kimi probleminiz vardır. Fakat en iyi şey, eğer uyuyabiliyorsanız, o zaman büyük bir rahatlıktır bu, uyuyabilmeniz, biraz dinlenebilmeniz, bu sizin için büyük bir rahatlıktır. Devi olmadan uyuyamazsınız, Onun yokluğunda, uyuyamazsınız. Uyku vücudun çok önemli bir işlevi ve sol kanalımız tarafından sağlanır. İşte bu yüzden biz Ona ibadet ederiz çünkü O bize rahatlık verir. O size huzur verendir, Bhranti adı verilen illüzyonları veren de Odur. O size tüm sanatsal yetenekleri verir. O sizi korur. Fakat bu kısım, Onun size illüzyonlar yarattığı kısımdır. Bu çok, çok önemli çünkü Tanrı’ya karşı gelenler, gerçek olandan uzak kalmaya çalışanlar için, O onlara illüzyonlar yaratır. Bu sayede O, sizi bu insanlardan ayırır. Read More …

Adi Shakti Puja, Duygusal Zeka, Canajoharie, 2000 (United States)

Adi Shakti Puja. (Duygusal Zeka) Nirmal Nagari, Canajoharie, NY (USA), 2 Temmuz 2000. Bu gün Adi Shakti Puja yapmak için buraya geldik. Adi Shakti’yi size zaten anlattım, Onun bu dünyada birçok şeyi nasıl halletmesi gerektiğini – ve bunların ilki de yaratmaktı ve sonra da evrim süreci vasıtası ile insanoğullarını yaratmaktı. Bundan sonra da, rahatlatmak, sonrasında da tavsiyeler vermek. Pek çok insan bu dünyaya, buraya, sadece öğüt vermek için geldiler. Onlar neyin yanlış olduğunu, neyin doğru olduğunu, ne yapmamız gerektiğini, neyi yapmamamız gerektiğini öz saygının ne olduğunu, en üstün yaratık olarak bir insanın görevinin ne olduğunu anlattılar. Pek çokları bu dünyaya geldi. Bir biri ardına, her ülkede. Geldiler ve onların nasihatleri dinleri biçimlendirdi. Tabii şimdi dinlerde olan kargaşaya bakın ve işte bu şekilde, bu kişilerin yaşamları boşa harcandı ve onlar sonunda, sadece insanların bölündüğü, birbirlerinden nefret etmeye varana dek bölündüler ve din üstüne din ortaya çıkardılar. Nefret dolu, birileri X dininde doğdu, o kişi,  Y dininden olan birisinden nefret eder. Öğüt vermek için gelmiş olanlar, tam bir birlikten, insan ırkının tam bir bütünlüğünden bahsetmişken, bütün bunlara rağmen, insan beyninin kendi özgürlüğü içinde, her tür yanlış şeyi yaptılar ve bir ülke yarattılar veya buna siz bütün dünya diyebilirsiniz, dinden kaynaklanan pek çok problemle dolu bir dünya.  Dinin sizi nasıl birilerinden nefret ettirebilir ki?  Din sevgiyi anlamak için oradadır, sevgi ve şefkati içinize çekmek için vardır. Bu yüzden üçüncü şey şu ki, kişi Adi Shakti’nin işini yapmalıdır ve bu içimizdeki Kundalinidir. Ve uyanışla birlikte, bizler saf bilgiyi elde ederiz, mutlak bilgiyi, meydan okunması Read More …

Shri Mataji, Star TV’de Istanbul, Swiss Hotel (Turkey)

TV Röportajı. İstanbul (Türkiye), 1 Nisan 2000 Sahaja Yoga adlı Hint öğretisinin 77 yaşındaki lideri  olan Shri Mataji Nirmala Devi, içindeki aydınlık ve mutluluğu dağıtmak üzere  Türkiye’ye geldi. Dünyanın dört bir yanında konferanslar veren Shri Mataji’nin çocuklarım dediği öğrencileri, öğretmenlerinin yanından bir an olsun ayrılmıyorlar. Shri Mataji’nin dünyanın dört bir yanında milyonlarca öğrencisi bulunuyor. Öğrenciler, sevgi ve mutluluğu hocalarının enerjisinde bulduğunu söylerken, onun peşinde ülkeden ülkeye dolaşmaktan hiç şikayetçi değiller. Adı “Kutsal Anne” anlamına gelen Shri Mataji’nin Swiss Otel’deki odası aydınlanma seansına rağbet eden meraklıların akınına uğradı. Shri Mataji sorunun, kundalini denilen içimizdeki bu ışığı yükseltmek olduğunu söylüyor Shri Mataji : Ve şu anda onun kundalinisini yükseltiyorum. Star muhabirini de, ışığından mahrum bırakmayan Shri Mataji, temel mesajın ise sevgi olduğunu ifade ediyor. Ben onlar için öğrenciler demezdim,  benim çocuklarım onlar. Böylesine bir ilişki daha yoktur. Ben onlara sadece Sevgi veriyorum. Hepsi bu, tıpkı bir Anne gibi. Muhabir: Sevgi ? Shri Mataji: Sevgi, şefkat ve sevgi. Muhabir hakkında Shri Mataji: Çok fazla düşünüyor. Hint ezgileri arasında Kutsal Annenin elleri ve derin bakışları sayesinde rahatlayan öğrenciler huzur ve minnet içinde oradan ayrıldılar. Shri Mataji: (Ellerinizi) Daha Yukarıya kaldırın.   

Public Program Washington D.C. (United States)

Public Program. Washington DC (USA), 24 Haziran 1999. Gerçeği arayan herkesi selamlıyorum. Her şeyden önce bizler gerçeğin ne olduğunu bilmeliyiz. İnsanlar her yerde arıyor, arıyor, arıyor ve arıyorlar. Ama onlar ne aradıklarını ve arayışlarının ardından ne elde etmeleri gerektiğini bilmiyorlar. Bu arayış sizi farklı yönlere yönlendirebilir. Bunların bazıları çok tehlikeli ve tamamıyla yanıltıcı olabilir. Ve birçoğu, bunu yaşamış ya da hissetmiş olmalıdır. Eminim bunu yaşamış olan birçok kişi vardır ama onlar geri dönebilecekleri bir yolun olmadığını düşünüyorlar. Arayışın anlaşılması çok kolaydır, bu kendinizi bilmek istemenizdir. Her zaman deriz ki: Ben bunu istiyorum, bunu beğendim, ben şu, ben bu. Ama bu “ben” kimdir? Nedir bu? Bu kendim dediğim kimdir? Ben neyim? Kendim hakkında bir şey biliyor muyum? Kendimize dair çok yüzeysel bir bilgimiz var. Herkes bunu söyledi, bütün dinler bunu söylediler: “Kendini bilmelisin.” Bununla ilgili olarak arada bir fark yoktur. Aslında eğer özüne inerseniz, bütün dinlerde, aralarında fark yoktur. Zaman içinde bazen bir yerde, bazen de başka bir yerde biraz bunun üzerinde durulmuştur. Ancak asıl mesele, sizin kendinizi tanımanızın gerekiyor olmasıdırr. Nasıl kendinizi bilirsiniz, mesele budur. İnsanlar size şunu söyleyecektir: şunu yap, her şeyi bırak, aileni bırak, her şeyi bırak. Bu tür bir elbise giy, saçını kes veya başını tıraş et ve tüm bu saçmalıkları yap. Bu çok dışsaldır. Biraz kafanızı çalıştırırsanız, her şeyin dışsal olduğunu görürsünüz. Bu çok yüzeyseldir, hiçbir anlamı yoktur. Peki, ne olmalı? Evrimdeki son atılımından bahsediyoruz. Bunu nasıl başarırsınız? İnsan konumuna gelene dek geliştiğiniz zaman, bir şeyi, içimizde eksik olan bir şey olduğunu kesin olarak bilmeliyiz. Aksi Read More …

Star TV Röportajı Istanbul, Ataköy Marina Hotel (Turkey)

Shri Mataji’nin Star TV Röportajı, Ataköy Marina Hotel, İstanbul, Türkiye, 01.04.1999 Muhabir : Bunlar bir bahçeden toplandılar, çiçekçiden alınmadılar.    Yogini: Onlar bahçeden Anne! Onlar bahçeden. Shri Mataji: Teşekkür ederim, çok naziksiniz. İsmi nedir? Bu çiçeklerin ismi ne? Yogini: Çiçeğin ismini soruyor? Muhabir : Bilmiyorum. Shri Mataji: Çok teşekkür ederim, teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim, teşekkür ederim. Lütfen oturun. Muhabir : Burada efsunlu bir hava var, sanki böyle bir fanusun içinde, belki psikolojik, belki  de ortamın yarattığı doğal havadan dolayı. İnsan burada değişik bir huzur duyar gibi hissediyor. Yogini : Burada kendisini farklı hissediyor, farklı bir atmosfer belki de mistik görünümü yüzünden,  kendisini çok rahat ve iyi hissediyor.      Shri Mataji: Çok iyi, kesinlikle iyi bir görüş.   Yogini. Bu çok iyi bir şey, bunu hissetmeniz! Muhabir : Merak ediyorum, kendisi Hint Okyanusunun derinliklerinden mi geliyor, yoksa Himalaya dağlarının zirvelerinden mi, geliyor. Yogini: Hint okyanusunun dibinden mi yoksa Himalaya’ların tepesinden mi geliyorsunuz, diye merak ediyor. Shri Mataji: (Gülerek) Hindistan’ın göbeğindenim, evet Oğlak’tan, bilirsiniz, Yengeç dönencesinden, Mekke’de Yengeç dönencesindedir.   Yogini: Yengeç dönencesi? Shri Mataji:  Evet, Yengeç, siz ne diyorsunuz ona? (Yengeç dönencesi, Kuzey yarım kürede ekvatorun 23° 27′ kuzeyinden geçtiği varsayılan enlemdir. Güney enleminde yer alan Oğlak dönencesinin simetriğidir.)  Yaklaşık 23 derece ve …    Yogini: Yengeç dönencesinin anlamı? Shri Mataji: Buna siz ne diyorsunuz, yaklaşık olarak, orada daha aşağıya gelir. Muhabir : Aslında bir espri yapmak istemiştim. Kendisi çok derin bir insan olduğu için ve çok zirvede bir insan olduğu için kadar, derinliklerden, iç dünyası gelişmiş ve o kadar büyük bir zirve de Read More …

Shri Hanumana Puja Pune (India)

Shri Hanuman Puja. Pune (Hindistan), 31 Mart 1999. Bugün Hanumanji’nin Jayanti’sini (Doğum Yıldönümü) kutluyoruz. Hanumanji için ne demeliyiz! O çok güçlü ve bilgeydi. Buna (bu özelliklerine) eş derecede kendini adamış ve kendini vermişti. Böylesine güçlü bir insan, genellikle sağ kanal olur. Kendisini öylesine asil biri olarak görür ki, kendisiyle mukayese ettiği zaman, hiç kimseye önem vermez. Fakat Hanumanji özel bir Deitydir. O kadar kuvvetli, o kadar adanmıştı ki, güçlü olduğu kadar kalitelerle dolu olan özel bir Deity idi. O dengeli gücün bedenlenmesiydi. Adanmışlığı kadar, güçlüydü de kendisi. Bu dengeyi nasıl korudu? Ve anlaşılmaya değer bir şekilde, kendi içinde istikrarlıydı. Sahaja Yogada, aydınlanma aldığımız zaman, aynı anda Sahaja Yoga’da birçok güç elde ederiz, denge kazanırız. Biz başkalarını seviyoruz. Sevgiyle ve sevginin gücünün yardımıyla, işimizle meşgul olur ve işimizi yapmaya devam ederiz. Bu şekilde Shri Hanumanji çok güçlüydü. Onun Tanrısal güçleri vardı, Onun Navadha (dokuz tane) gücü vardır, bunlara garima, (çok ağır olma yeteneği) ve laghuma (çok hafif olma yeteneği) denir. İstediği kadar büyük veya istediği kadar küçük, bir atom kadar küçük olabilir. Tüm bu güçleri adanmışlığı sayesinde elde etti. Bu, adanmışlığın ve gücün aynı şey olduğu anlamına gelir. Gücü olan ama adanmışlığı olmayan kişi, Rakshasa (Şeytan) olur. Adanmışlığı olan ancak gücü olmayan kişi ise, delirir. Bu her ikisi arasında, orta yolda olan bir kişi, güç veya adanmışlık diyebileceğiniz bu konuma  ulaşır. Vücudunun her parçası bundan oluşmuştur. Bugün Onun bu özel niteliğinden dolayı yabancı ülkelerde olduğu gibi anavatanımızda da Bajrang Bali’ye (Bajra veya Vajra- elmas, ang- beden, vücudu elmas kadar sert olan, Read More …

Diwali Puja öncesi, Jan Darc tiyatro oyunu üzerine konuşma Novi Ligure (Italy)

Diwali Puja öncesi konuşma ( Nova Ligure 24 Ekim 1998) Hepinize çok mutlu bir Diwali ve çok müreffeh bir yeni yıl diliyorum. Tüm gece nasıl tasvir edilir bilmiyorum neşe ile doluydu. Tüm etkinlik Fransızlar tarafından çok güzel bir şekilde hazırlanmış. Özellikle Güney Afrika’dan, Beninden, Fildişi Sahilinden, Kenya’dan değişik ülkelerden gelen birçoğu yeteneklerini, neşelerini ve mutluluklarını gösterdiler. En iyi kısmı onları deyti isimleri ve deytilerin nasıl övüleceği hakkında çok donanımlı buldum. Çok şaşırtıcı bu kısa zamanda Sahaja Yoga tüm bu ülkelere nasıl yayıldı. Fransızlar tarafından sunulan programdan bahsetmek gerekirse söylemeliyim ki dikkate değerdi. Geçen yıl Jnanadeva hakkında çok güzel bir drama sunmuşlardı ve bu yılda bir diğeri, gerçekten çok dikkate değer. Uzun bir zaman önce onlara Jan Darc’ın özel Tanrı tarafından kutsanmış biri olduğunu ve Fransa’ya ve onun bağımsızlığını koruyan bir Tanrıça ya da Deity olarak ona ibadet etmelerini söylemiştim. Fakat insanlar her yıl tekrarlamama rağmen onun hakkında hiçbir şey yapmadılar. Bu yüzden Jan Darc’ın burada temsil edilmesinden çok memnun oldum. Aslında kendi yaşamımda çok genç bir yaş olan 14 ve 18 yaşlarım arasında kendimde deneyimledim, ülkemin bağımsızlığı için mücadele ediyordum. Ve hocam kolejden müdürüm bana daha sonra “ senin Shakti olduğunu biliyordum çünkü sen tek başına tüm bu insanlarla mücadele ettin” dedi. Şimdilerde tüm bu saldırganlık oldukça görülesi bir durumda ve insanlar şimdi onlara karşı nasıl haşin olunduğunu görüyorlar. Şimdi Fransızlar tüm bu insanlara ülkelere zülüm ediyorlar. Onları bu zulmü yüzünden bir şekilde onlara Sahaja Yoga ya gelebiliyorlar çünkü Fransızlar sonra bu insanlarla ilgilendiler ve şimdi bazıları Müslüman ve farklı Read More …

Tanrıdan bir hediye Istanbul, Istanbul Military Museum (Turkey)

Harbiye Askeri Müzesi , Şişli-Istanbul (Türkiye) 20.04.1998 Gerçeği arayanların önünde eğiliyorum.  Öncelikle bizler gerçeğin ne olduğunu bilmeliyiz. Gerçek şudur , siz bu beden, bu akıl, bu duygular, şartlanmalar değil, saf ruhtunuz. Ruh, Yüce Tanrı’nın kalbinizdeki yansımasıdır. Bu yüzden  siz, kalbinizde bulunan bu ruhu aramalısınız. Ruh, huzurun, neşenin kaynağıdır, bunu başardığınız zaman ancak tüm bu fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal sorunlarınızdan kurtulursunuz. Özellikle de ülkeniz, sahip olduğunuz pek çok Sufi tarafından çok kutsanmıştır. Sufi kelimesinin kendisi saffadan, temizlikten, arınmadan gelir. Peki bu saffa nasıl ifade edecek?, Muhammed Peygamber, önce dua etmeniz ve kendinizi Tanrı’ya teslim etmek zorunda olduğunuzu söyledi. Dua ederek dikkatinizi Tanrıyı aramak üzerinde tutacaksınız ama bu, bu şekilde yürümez. İnsanoğlunun bir sürü zayıflığı vardı. Doğru yolu bilmiyorlar ve yoldan çıkıyorlar. İşte bu yüzdende Ruh konumuna ulaşmak için,  kendi yükselişinizi elde etmelisiniz.   Ruh konumuna ulaşmak için, size o büyük spiritüel konumu verebilecek bir güç içimizde vardır, bu zaten hepiniz içinde vardır. Hangi dini takip ederseniz edin, o oradadır. Kuran’da miraç olarak adlandırılan bu yükselişinizi elde edebilmeniz, Tanrı’nın size bir armağanıdır. Bu miraç, ancak eğer siz isterseniz, eğer siz bunu talep ederseniz mümkündür. Bu zorlanamaz. Bu onun içinize itilemez. Bu öz varlığınızın, doğal bir filizlenmesidir. Sanki bir tohum gibi,  onu kıramazsınız. Onu Toprak Ana’nın bağrına bırakmalısınız. Bu doğal bir evrimsel süreçtir. Ruh olmayı bilmeliyiz ve modern zamanlar için vaat edilen şey budur. Şu anda da olduğu gibi, bu modern zamanlar,  içte ve dışta her tür negatif güçle doludur. Ve insanoğlu huzursuz. O halde, insanoğlu dönüştürülmelidir. Sahip olduğumuz bu insan tipiyle, Read More …

ATV Röportajı (Turkey)

ATV Interview, Istanbul, Turkey, 18.04.1998 Muhabir: Sahaja Yoga, Kurucusu artık Türkiye’de ve sadece bizimle konuşuyor. O kim? Shri Mataji. Ne dediğini dinleyin. Shri Mataji: Beni izleyen herkes, eğer arzu ederlerse, ellerini bu şekilde açmalılar. Sağ elinizi kalbinize koyun ve içinizden “Anne, ben bu zihin, bu beden, bu duygular, bu şartlanmalar değilim” deyin. Ben saf ruhum. İçimizde bir suçluluk duygusu taşıyoruz ama bu durum buradaki merkeze zarar veriyor. Şimdi sağ elinizi bu şekilde Bana doğru uzatın ve sol elinizi de başınızın üzerine koyun. Serin veya sıcak bir esinti hissedip hissetmediğinize dikkatlice bakın. İsterseniz gözlerinizi kapatabilirsiniz. Şimdi sol elinizi Bana doğru uzatın ve sağ elinizle başınızın üzerini kontrol edin. Soğuk mu, yoksa sıcak bir esinti mi hissediyorsunuz? Elinizi yavaşça yukarı veya aşağı doğru hareket ettirebilirsiniz. Şimdi her iki elinizi de havaya kaldırın. Ve bu sorulardan birini kalbinizden sorun. Anne, Kutsal Ruh’un serin esintisi bu hissettiğim şey mi? Veya Anne, bu Ruh mu? Veya Anne, İlahi Sevginin her yeri kaplayan gücü bu mu? Şimdi Bana bakın ama düşünmeyin. Ve ellerinizde serin veya sıcak bir esinti hissedeceksiniz. ayrıca bıngıldak kemiği bölgenizin üzerinde de hissedebilirsiniz. Ruhunuzun büyümeye başladığı an budur. Muhabir: Türkiye’de Ne Kadar Kalacaksınız? Shri Mataji: Pazartesi gidiyorum. Muhabir: Türkiye’yi beğendiniz mi? Shri Mataji: Tabii ki, çok. Muhabir: Çok kısa bir süre içinde sizi yine Türkiye’ye bekliyoruz. Shri Mataji: Ohh, sanırım bir dahaki sefere uzun bir süre kalacağım. Serin esintiyi hissedenler onları bilgilendirmek için mektubu yazmalılar, bu iyi bir fikir. Ama şimdi bahar dönemi, başının üstünde esinti hissetmeyen kimse yok. Genel olarak, dünyadaki insanlar hayatlarından Read More …

Shri Mataji, Star TV’de Istanbul, Swiss Hotel (Turkey)

Star TV haberi  – Swiss Hotel, İstanbul (Türkiye) 18 Nisan 1998 Cumartesi Yoga öğretmek için İstanbul’a gelen Hintli Guru bir anda sosyetenin gözdesi oldu. Hintli Gurunun önünde diz çökerek derdine derman arayanların arasında bakın kimler vardı. Haberi Gamze Reisoğlu hazırladı. Hintli Guru Shri Mataji’nin ne kadar popüler olduğunu anlamak için, İstanbul’daki çiçekli ve şarkılı görkemli karşılama törenine bakmak bile yeterli. 75 yaşındaki Shri Mataji yorulmamak için tekerlekli sandalyede geldi. Hayranları Guruyu dizlerinin üzerinde selamladılar, kimi zaman göz yaşlarına boğuldular. Sahaja Yogayı anlatmak için İstanbulda düzenlenen konferansa ilgi gösteren sadece Türkler değildi. Gurunun müritleri otobüslerle Rusya’dan Malezya’dan kalkıp geldiler. Shri Mataji İstanbuldaki otel odasında sosyeteyi kabul etmeye devam ediyor. Kapının önüne yığılmış ayakkabılar ilginin somut örneği. Çiçeklere olan düşkünlüğünü bilen hayranları, Shri Mataji’nin otel odasını da çiçeklerle donatmışlar. Odada keskin bir çiçek ve tütsü kokusu var. Shri Mataji’nin bu günkü ziyaretçilerinden birisi Türkiye’nin köklü ailesi Eczacıbaşılardan. Nükhet Eczacıbaşı çiçeğini alıp, saygılarını sundu. Shri Mataji, dizleri üzerinde üzerinde oturan Nükhet Eczacıbaşı ile sohbet etti. Ailevi görevlerini yerine getirip getirmediğini sordu. Shri Mataji: Ama sen iyi bir evlat oldun ve anne, babana baktın, değil mi? Nükhet Eczacıbaşı: Elimden gelenin en iyisini yaptım. Yoga bana çok yardımcı oldu. Ardından Shri Mataji genç kadının yüzüne bakarak böbreklerinden hasta olduğunu söyledi. AIDS ve kanseri tedavi edebileceğini söyleyen Hintli Guru, avucunun içine bir kap kesme şeker aldı ve iyileşme gücünü şekere aktardı. Shri Mataji: Sağlığına dikkat et. Bunu al, seni serinletecektir. Daha iyi hissedeceksin. Şekeri alan Nükhet Eczacıbaşı odadan çıkarken, Shri Mataji konuğunu şeker kullanma konusunda bir Read More …

Shri Krishna Puja, Eğlenceli olmalısınız Campus, Cabella Ligure (Italy)

Shri Krishna Puja. Cabella Ligure (İtalya), 20 Ağustos 1995. Radha ve Krishna’ya ibadet edeceğiz. Bu çok eğlenceli  bir duygu çünkü Shri Krishna insanların din hususunda, maneviyat hususunda son derece ciddi  hale geldikleri bir zamanda dünyada geldi ve bu da dini, her bakımdan neşesi olmayan bir kazanım haline getirdi. İşte bu şekilde insanlar çok ciddileştiler; insanların dikkati de kendilerinin toplumdan uzaklaşmalarına yol açan bir tür dramaya doğru yönlendirildi. İnsanlar bireyci, ketum oldular ve böyle insanların çocukları da yine aynı tarzda insanlar haline geldiler çünkü din ve hakikat peşinde olan insanlar arasında, belki de bir tür korku gelişti. Şimdi, aile bir fark yaratıyor ve aile insanların kişiliği üzerinde büyük bir etkiye sahip. Bu şekilde çocuklarda bunu ebeveynlerinden aldılar ve sonrasında onların torunları da aynı türden bir hissiyatı benimsediler. Yani, Shri Rama’nın gitmesinden yıllar sonra, durum çok bireysel bir arayış haline geldi ve onlar ne bulduklarını birbirlerine de anlatmazlardı. Onlar ne aradıklarını – ne istediklerini, kendi ebeveynlerine bile söylemediler. Bu gizlilik içinde kayboldular ve işte bu yüzden ortalıkta çok sayıda sahte guru vardı ve sahte yollar keşfedildi. Yine de durum o kadar da kötü değildi ama bu uzaklaşma, toplumu çok parçalanmış gösteriyordu. Kolektivite, bu yüzden – ailede bile bu yoktu. Baba oğulla konuşmazdı, karısıyla konuşmazdı ya da belki de karısı çocuklarıyla konuşmayabilirdi. Onlar dindar bir şekilde bunu takip ettiler – özellikle Hindistan’da – onlar dharma kısmını takip ettiler. Ama sağ tarafa doğru gittiler – böyle diyebilirim. Böyle ciddi bir şekilde satırlarda, orada ne yazıldığını görmeden Gita’yı takip ettiler. Size birçok kez söylediğim gibi Read More …

Tanrının varlığını kanıtlamanın zamanı geldi Istanbul, Mövenpick Hotel Istanbul (Turkey)

Üçüncü Public Program, İstanbul, Türkiye, 1995-07-29 Tercüman: Shri Mataji’nin konuşmasını işitebiliyor musunuz? Seyirci:  Evet, Evet Shri Mataji: Beni duyabiliyor musunuz?Sahaja Yogiler: Evet. Shri Mataji: Gerçeği arayanların önünde eğiliyorum. Bilmeliyiz ki, gerçek her neyse odur.  Siz onu değiştiremezsiniz, dönüştüremezsiniz, onu tarif edemez ve onun için ödeme yapamazsınız.  Bütün dinlerde, kendinizi bulmalısınız denilmiştir, Bilhassa Kuran’da, eğer kendinizi bilmiyorsanız,  insan değilsiniz denilmiştir. Bütün bu namaz ve tüm bu dualar, sadece yükselmek için, kişinin kendisini bilmesi içindir. Bütün dinlerde bu böyle söylenmiştir ama bildiğiniz üzere bütün dinler güç odaklı, para odaklı oldular ve onlar Tanrı adına (birbirleriyle) savaşıyorlar. Bu yüzden insanlar Tanrıda gerçeklik yok diyorlar ama artık Tanrının varlığını ve birliğini, bütün dinlerin birliğini kanıtlamanın zamanı geldi. Tanrı adına savaşacak bir şey yok. Aslında onlar gerçek için savaşmıyorlar, para için, toprak için veya biraz güç (kazanmak) için savaşıyorlar.   Dr. Han zaten size, bizim içimizde neye sahip olduğumuzu anlattı veya Kuran’da Kundalini, Assas (Kaynak) olarak tarif edilmiştir ve Tanrının Sevgisinin her yeri kaplayan gücü ise  “Ruh” olarak tanımlanmıştır. İsimler değişik olabilir ama hepsi aynı şeyden bahsettiler. Hiç bir dini ayrıcalıklı din olarak adlandıramazsınız. Muhammed Sahib İbrahim’den, Musa’dan, İsa’dan ve Onun Annesinden bahsetmiş birisidir.  Özellikle de İsa’nın Annesi için, sizler asla Onun iffetine karşı çıkmamalısınız, dedi. İncil’de bile,  Muhammed Peygamberin Ona gösterdiği saygı, Meryem’e gösterilmemiştir. Bu bizim kadınlarımıza karşı saygılı olmak  zorunda olduğumuzu gösterir. Rahiplerin ve her şeyin olduğu veya seçkinlerin olduğu her din,  bir şekilde bozulma gösterdi ve tutucu bir hale geldi ve onlar birbirlerinden nefret ettiler.  Eğer Tanrı Rahim (Merhamet eden) ve Rahman (acıyan, Read More …

Christmas Puja, Tanımak Ganapatipule (India)

Christmas puja. Ganapatipule (Hindistan), 27 Aralık 1994. Mutlu Noeller ve önümüzdeki yıl için bütün kutsamalar. Bu gün çok uzun bir puja yapmayacağız ama İsa’nın yaşamından anlamamız gereken belli bazı şeyler var. İsa, sırf spiritüelliğin her şart altında ve her problemli durumda yaşayabileceğimi göstermek için çok fakir koşullar altında doğmuştu. Ve kendi aşiretinden çok fazla muhalefet gördü. O Yahudi bir ailede doğdu ve o zamanlar Yahudiler Onu kabul etmeyeceklerdi ama öldürmediler de. Herhangi bir yasa hükmü sayesinde çok sayıda kişi öldürülebilir. Yargıç, Onun öldürülmesini emreden kişi aslında Romalı bir yargıçtı. Onun hayatını takip etmek çok zordur, çünkü O kesinlikle Tanrısal bir kişiydi, kesinlikle. İşte bu yüzden O, kurallar ve düzenlemeler şeklinde Hıristiyanlara her ne aktardıysa, bunların takip etmesi gerçekten çok zor, çok zordur. Çok az sayıda kişinin bile Onun yaşamını hayatını takip edebileceğini sanmıyorum. Bu çok zordur çünkü herhangi bir şekilde eğer gözlerinizle zina yaparsanız, gözlerinizi oymanızın daha iyi olacağını söyledi. Eğer onlarla herhangi bir suç işlerseniz,  elinizi kesin. Onun için, suç dahi çok süptil bir şeydi. Eğer birisi sizin sağ yanağınızı tokatlarsa, siz sol yanağınızı çevirin. Bu türden zor bir şeyi takip etmek, çok, çok güç bir şeydi, imkânsızdı. Ve O ayrıca, başkalarının değil bunu sizin yapmanız gerektiğini söyledi. O kadar kısa bir süre yaşadı ki. Hindistan’ı ziyaret etti ve burada kaldı. Bununla ilgili bir kitap okudum ve Purana’larda, buna çok şaşırmıştım, belki de yazarın anlamadığı Sanskrit dilinde çok net bir şekilde yazılmıştı,  Shalivanha, Benim atalarım O’nunla tanıştılar ve O’na senin adın ne? dediler. O’da, “Benim adım İsa Mesih” dedi. Read More …

Diwali Puja 1992 Timisoara, Sala Olimpia (Romania)

Diwali Puja. Temisoara (Romanya), 25 Ekim 1992. Bugün Diwali Puja’yı kutluyoruz.  Bence hepiniz, İngilizce öğrenmeyi deneyebilirsiniz.  Çok basit bir dil ve daha iyi olur. Sadece hepinizin İngiliz dilini öğrenebileceğinizi söylemek istiyorum. Benim kasetlerimden bu zor değil. Tabii ki, sevginin dili evrenseldir, ona ait bir alfabe yoktur, sorun budur (Shri Mataji güler).  Kelimeler yok ve kelimeler yok. (Tercüman konuşur)  Shri Mataji, özür dilerim.  O kadar duygu yüklüyüm ki, fazlasıyla duygu yüklü.  Sözlerinizi takip edemiyorum gördüğünüz gibi. Her şey, tüm diller kafamda. Bir başkasının tercüme etmesini isteyebilir miyim? Sözlerinizi takip edemediğimi hissediyorum. Shri Mataji:  Hayır, iyi olacak. Yakına gel hadi (Kahkaha ve alkış).  Nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum.  Ben de çok fazla duygu yüklüyüm. Bu öyle güzel bir buluşma ki, tüm dünyadan hepimiz buradayız.    Hepimiz öyle bir saf bir sevgiyle sarmalandık ki ve Ruslar da geldiler. Şans eseri biraz tapasya yapmak zorunda kaldılar. Diwali’nin anlamı, yaklaşık beş güne yayılmıştır ve hepsi bir şekilde birliktedirler, bu beş günün hepsi bir araya getirilmiştir. Bu nedenle onların farklı görünümleri vardır fakat her bir görünümde ortak bir nokta vardır, bu da Tanrıça’nın başrolde olmasıdır. Şimdi, ilk gün evin hanımına ibadet edilen  gündür, bu gün mutfak için bir tür kap satın almalısınız veya ev hanımının kullanması için bir çeşit alet veya  evin hanımına bir hediye de olabilir. Bu kadına saygı gösterilmesi gerektiği söylenir fakat onlar da saygıdeğer insanlar olmalıdırlar. Eğer saygıdeğer değillerse onlara nasıl saygı gösterilebilir? Şimdi, hepinizi Batı etkisine karşı uyarmalıyım. Batı etkisinde para her şey demek olmuştur.  Ahlak, karakter, tüm değer sistemi bitmiştir, bu yüzden Sahaja Read More …

Diwali Puja, Derinliğinize Dokunun, Venedik, 1990 (Italy)

Diwali Puja. Chioggia, Venedik (İtalya), 21 Ekim 1990. Bu geçit töreninde hepinizi görmek öyle bir süprizdi ki. Aslında bekliyor ve bekliyordum.  “Bu insanlar neden Beni puja için çağırmaya gelmiyorlar?” diye düşündüm. Bu güzel bir süprizdi, çok neşe verici bu. Neşe gözlerinizde dans ediyordu. Işıkları gözlerinizde görebildim ve gerçek Diwali budur. Diwali kelimesi, iki sözcükten meydana gelir:  ‘Dipa’ ve ‘awali’. Dipa, bilirsiniz, ışıklar demektir ve awali ise diziler, sıralar, ışık dizileri anlamındadır. Bu çok, çok eski bir fikir gibi görünüyor ve tüm dünyada, bakın, her ne zaman bir şey kutlamaları gerektiğinde, onlar ışıkları koymuşlardır. Ve ışıklar, çünkü ışık neşe verir, mutluluk verir. Bu nedenle, cehaletin karanlığının üstesinden gelmek için, bizler de kendimizi aydınlatmalıyız ve işte bu yüzden herkesin kendi içindeki ışığı hissetmek için aydınlanmasını alması gereklidir ve bu önemlidir. Ve aydınlanmadan sonra gözlerin dahi ışıldadığını fark etmiş olmalısınız. Her Sahaja Yoginin gözlerinde ışık vardır. Bu gün bizim Lakshmi’ye, Nabhimizde bulunan Lakshmi prensinbine ibadet ettiğimiz zamandır. Lakshmi prensibi anlaşıldı, Ben pek çok kez size anlattım, Onun bir lotus üzerinde ayakta durduğu, ellerinde iki lotus tuttuğu şeklinde Lakshmi’yi size tarif ettim. Bunlar, Onun çok hayırlı olduğu, kimseye baskı yapmayacak kadar müşfik olduğu anlamına gelir ama normalde bunu pek görmezsiniz. Para sahibi olan herkes, sadece baskı yapmaya ve sizleri aşağıya itmeye çalışacaktır. Sahaja Yoga da bile Ben böyle insanlar gördüm. Eğer onlar daha iyi durumdaysalar, sanki bu durumun sahip oldukları paradan elde ettikleri bir güç olduğunu düşünerek, insanları itelemeye, organize etmeye, onları kontrol etmeye çalışırlar. Ama O, bir lotus üzerinde ayakta durur – bu Read More …

Shri Saraswati Puja, Vishnumaya çok öfkeli bir şahsiyettir Ashram in Lions Bay, Lions Bay (Canada)

Shri Saraswati Puja. Vancouver (Kanada), 11 Ağustos 1990 Bana  Vancouver’da hangi pujayı yapmalıyız diye sorduklarında, çok güzel bir tabiat tarafından çevrelenmiş bu ashramı duymuştum ve doğa Saraswati’nin gücü tarafından yaratıldığı için, burada Saraswati’nin Pujasını yapmanın en iyisi olacağını düşündüm. Başka bir şey ise, insanlar doğada yaşadıkları zaman, son derece yaratıcı olurlar, hassas duygular muhafaza edilir ve asla acele etmezler ya da onlar çok fazla modernleşmiş diyebileceğimiz bir halde değildirler, çünkü doğa onları sakinleştirir. Yani Saraswati’nin yaratıcılığı da sanatçıya katkıda bulunur ve bu ülkede çok eskiden beri  bir sürü sanatçı olması gerektiğini biliyorum. Kanada, Benim de hissettiğim gibi, Vishuddhi’nin Hamsa Çakrasıdır, ama Hiranyagarbha  (evrenin yaratılmasının kaynağı olan altın rahim) olarak adlandırılan Mahabrahmadeva tarafından tezahür ettirildiği zaman, Saraswati’nin gücü, Mahasaraswati olur. Bunun için O, Hamsa’nın içinden geçmelidir. Hamsa’nın içinden geçer ve Vishnumaya Shakti olur. Demek istediğim O, Vishnumaya Shakti’dir. Böylece Saraswati, Vishnumaya olur. Biri Hamsa’da ve diğeri Vishuddhi’de olmak üzere iki noktayı geçer, yani O Shri Krishna’nın kız kardeşidir. Saraswati, Shri Krishna’nın kız kardeşi olarak doğdu ve Krishna’nın maması, onun adı, onun amcası Kamsa (Shri Krishna’nın annesi olan Devaki’nin kardeşi)idi ve Kamsa, Shri Krishna’yı öldürmeye geldi, Vishnumaya gökyüzüne yükseldi ve şimşek olup, Shri Krishna’nın gelişini, Onun zaten orada var olduğunu duyurdu. Yani Shri Krishna ve Vishnumaya arasındaki ilişki, bir kız – erkek kardeş ilişkisidir ve şaşırtıcı biçimde biz geçen gün kız erkek kardeş ilişkisiyle aynı şey olan Rakhi Bandhan’ı, Raksha Bandhan’ı kutladık. Şimdi burada Shri Krishna’nın kız kardeşi olan Deity’yi kutluyoruz. O, daha sonra Draupadi olarak doğdu ve işte bu yüzden Shri Read More …

“Tanrısal Ayırt edicilik”, Hamsa Çakra Puja YMCA – Camp Marston, San Diego (United States)

“Tanrısal Ayırt edicilik,” Hamsa Çakra Puja, Camp Marston, San Diego (USA), 28 Mayıs 1990. Amerika’ya gelip, sizlerle burada buluşmak diğer bir büyük bir zevk. Burası, size söylediğim gibi, spiritüel alanda çok önemli bir ülkedir. Büyük bir ülke olduğu veya çok müreffeh bir ülke olduğu için değil, ama bildiğiniz gibi, Virata planında burası Vishuddhi’dir. Vishuddhi o kadar önemli bir çakradır ki; onun çok büyük bir tezahürü de vardır. Örneğin, onun Hamsa Çakra olarak adlandırdığımız diğer bir ikinci çakrası vardır.   Ve bu merkezi etkileyen yada bu merkezin üzerinde çalışan,  burada yerleşik olan yıldız Satürn’dür.  Ve bildiğiniz gibi Satürn ile birlikte hareket eden başka bir küçük Satürn var.  Aynı şekilde bu Vishuddhi Çakra ile birlikte, Hamsa çakra dediğimiz çok önemli başka bir çakra var. Almantya’da bir kez Hamsa Çakra puja yaptık ve bu harekete geçti sanırım çünkü  Almanlar, şu ana dek  yaptıkları her şeyin, insanlık dışı olduğunu fark ettiler. Ve Rusya’ya gittiğimde, Ruslara aydınlanma vermek üzere gelenlerin çoğunlukla Almanlar olduğunu görmekten dolayı çok mutlu oldum. Bu, Almanların önemli olduğunu hissettikleri her şey için sizi sevgi dolu hissettiriyor,  demek istiyorum ki, Ruslara aydınlanma vermek için Rusya’ya gelmek için cezp edilenler onlardı ve bu savaşta, Almanlar tarafından savaş sırasında öldürülen Rusların sayısının maksimum miktarda (27 milyon kişi)  olduğunu bilmek zorundasınız. Yani sağduyu, Hamsa Çakranız vasıtası ile tezahür eden Tanrısal sağduyu, ilk kez Almanya’da başladı. Ve şimdi, Doğu Almanya’nın Alman topraklarına, Batı Almanya topraklarına nasıl katıldığını (Berlin Duvarı 9 Kasım 1989’da yıkıldı) ve Batı Almanların onları nasıl karşıladığını, onlarla nasıl ilgilendiklerini görüyorsunuz. Ve bu kimdi, Read More …

Shri Jesus Christ Puja Bogota (Colombia)

Shri Jesus Christ Puja. Bogota (Colombiya), 26 Haziran 1989. Bugün size İsa ve Hristiyanlık’tan bahsetmek istiyorum çünkü bu çok önemli çünkü bu ülke çok Katolik ve eğer siz Protestan veya Katolik olsanız bile, kilisenin İsa’nın onlardan istediği şeyi yerine getirmediğini çok net bir şekilde görebilirsiniz.Eğer İncil’i okursanız, İsa’nın Günahsız Doğum (immaculate conception) (Meryem Ana’yı gebe kaldığı andan itibaren Tanrı’nın,  orjinal günah denilen, Adem ve Havva’nın Cennet Bahçesinde günah işlemesinden ve bu yüzden de tüm insanların doğuştan günahkar ve kusurlu olması lekesinden muaf tutmasıdır; bu 1854 yılında Roma Katolik Kilisesi’nin resmi dogması olarak tanımlanmıştır) sayesinde doğan Meryem Ana’nın oğlu olarak tarif edildiğini göreceksiniz ancak biz bunu gerçekte içtenlikle kabul edemedik. Onlar bu yüzeysel yolla  İsa’yı para kazanmak, mülk edinmek, kiliseler inşa etmek için kullanıyorlar. Ve  hiçbir şeyi açıklayamadıkları içinde, bunun her zaman için bir gizem olduğunu söylerler. İsa’nın, immaculate (lekesiz, kusursuz, saf) bir Anneden, “immaculate” olarak, Günahsız Doğum ile doğması  onlara göre bir gizemdir. İsa’nın su üzerinde nasıl yürüdüğünü de açıklayamazlar. Çünkü İsa’nın düşüncesi olan spiritüel yaşamı, onlar bulamamışlardır. Ve böylesi materyalist bir dünya yarattılar. Dahası, Vatikan’ın sahip olduğu para ve servete kıyasla, Katolik uluslar içinde yoksulluğun nasıl bu kadar fazla  olduğunu insan anlayamıyor. Hiçbir şekilde yoksulluk sorununu çözmeye çalışmadılar. Hindistan’da bir somun ekmek ya da bunun gibi bir şey vererek,  insanların dinini değiştirdiler ve çok düşük seviyeden,  ilkel diyebileceğimiz insanların dinini değiştirdiler.  Protestan veyahut Katolik olsalar dahi, onlar paranın iki yüzüdür. Çok geçici olan bir şeyi aramalarından dolayı da, Ebedi Hayatı aramıyorlar. Ve insanlar son derece donmuş halde, kılı kırk Read More …

Shri Vishnumaya Puja Pawling (United States)

Shri Vishnumaya Puja, New York (Amerika), 9 Ağustos 1987. Bugün Vishnumaya’nın Pujasını yapmak için burada bir araya geldik. Vishnumaya da, insan çabasıyla yaratılmıştır. Bulutlarda gördüğünüz gibi, onlar birbirlerine sürtündükleri zaman elektrik üretilir. Yani ilk önce bulutların yaratılması gerekiyordu. Güneş, deniz üzerinde etkide bulunur. Kaç çakranın devreye girdiğine bakın. Deniz Void’tur (Boşluk), güneş denize etki eder. Ay da denize etki eder. Bunun bir sonucu olarak, bulutlar meydana gelir. Elektrik okyanusun içinde yaratılmamıştır – bu durum bu problem yaratırdı. Elektrik gökyüzünde yaratılmıştır, böylece herkes onu görebilir, duyabilir. Önce görür, daha sonra duyarlar. Her şey iyi organize edilmiş, iyi hesaplanmıştır. Bu Vishnumaya’dır. Ama bu aynı zamanda, bu dünyada bulunan insanlar tarafından bir idrakle de yaratıldı. Onlar ilk önce iki bulutun birbirine sürtündüğünü gördüler. Bunun üzerine ilkel aşamada, elektrik üretmek için insanlar iki nesneyi ovalamaya çalıştılar. Yani iki maddi şeyi, yani nesnenin iki kısmını, ovuşturulduklarında bu elektrik meydana getirdi. Bunu görmek çok önemlidir: madde, elektrik üretmek için kullanılabilir. Elektriğin kıvılcımı maddeden gelir. Madde olmadan yemek pişirmeye başlayamazlardı. Öyleyse Void’a nasıl yardım etti bu. Bu ilk önce okyanustan gökyüzüne gitti ve elektriği yaratmak için insanlara mesaj verdi. Sevgiye bakın. Sonra insanlar, sindirimin insanoğlu için daha kolay olması için yiyecekleri nasıl pişireceklerini öğrendiler. Bu nasıl geri dönüyor! Doğadan, insanlar nasıl öğrenirler ve insanoğullarının iyiliği, gelişmesi, hitası (yarar, fayda)için bunu nasıl yaparlar. Bu iyiliksever enerji, ki bu insanoğullarının iyiliği anlamına geliyor, bu enerjiden istifade edildi. Gördüğünüz gibi, bu yaratılıştır, tüm bunlar Vishnumaya’dan gelir. İşte bu yüzden bu bir maya’dır. (İllüzyon) Elektrik ile siz bir maya yaratabilirsiniz, nasıl Read More …

Enerji merkezlerini nasıl aydınlatırsınız? Unity of Houston Church, Houston (United States)

Public Program, Unity Kilisesi. Houston (USA), 30 Mayıs 1986. Gerçeği arayan herkesi selamlıyorum. Kişi gerçeğin ne olduğunu anlamalıdır, biz onu kavrayamayız,  onu organize edemeyiz, onu yönetemeyiz ama  bilimsel (bakışlı) bir kişilik olarak, gerçeğin ne olduğunu görmek için açık fikirli olmalıyız. Herhangi bir üniversiteye veya herhangi bir koleje giderken, biz orada ne olduğunu bulmaya çalışırız, aynı şekilde gerçeği öğrenmemiz gerektiği zaman, çok açık fikirli olmamız gerekir. Ama sevgiden bahsettiğimizde, sevginin ve gerçeğin aynı şey olduğunu bilmeliyiz. Tanrı’nın sevgisi ile gerçeğin kendisi arasında hiçbir fark yoktur. Bu fark, biz Tanrı ile bir olmadığımız zaman var olur. Örneğin, eğer siz birisini çok sıradan bir seviyede seviyorsanız, bir kişiyi fiziksel olarak seviyorsanız, şöyle de diyebilirsiniz ya da cinsel bir şekilde, o kişi hakkında çok şey biliyorsunuzdur; sadece bunu biliyorsunuz ama gerçeği bildiğinizde, o zaman siz sevgi olursunuz. Ve size bahsettiğim sevgi, her yeri kaplayan, hareket eden, koordine eden ve gerçek olan sevgidir. Ama bunun için,  bizim mutlak olarak adlandırdığımız düzeyde olmadığımızın farkına varmalıyız. Göreceli bir dünyada yaşıyoruz. Ve göreceli olarak, bir şeyler görmeye başladığımız zaman, bu gerçek olamaz. Gerçek göreceli olamaz. O mutlak olmalıdır. Ve evrim sürecimizde, insan olduğumuz zaman,  gerçek diye her ne biliyorsak, … örneğin, eğer siz Benim bir sari giydiğimi biliyorsanız, gözleriniz vasıtasıyla kesinlikle Benim bir sari giydiğimi biliyorsunuz, bu sizin için bir gerçektir, bu herkes için gerçektir. Herkes aynı şeyi görür. Yani bu, merkezi sinir sisteminizle ilgilidir: bunu siz merkezi sinir sisteminiz üzerinde bilmelisiniz – gerçeği.  Bu herhangi bir imge olamaz. Herhangi bir zihinsel yansıtma olamaz ve bu kanıtlanamayacak bir Read More …

Shri Ekadasha Rudra Puja (Italy)

Shri Ekadasha Rudra Puja. Faggeto Lario, Como (İtalya), 16 Eylül 1984.   Bu gün Ekadasha Rudra’nın şerefine gerçekleştirilen özel tip bir puja yapıyoruz. Rudra, Shiva’nın, Ruhun yıkıcı gücüdür. Onun karakterinin bir gücü, affetmektir. O affeder çünkü bizler insanız, hatalar yaparız, yanlış şeyler yaparız, baştan çıkarız, dikkatimiz dağılır – bu yüzden de o bizi affeder. İffetimizi lekelediğimizde, ahlaksızca şeyler yaptığımızda, çaldığımızda ve Tanrıya karşı şeyler yaptığımızda, Ona karşı konuştuğumuzda bizi affeder. O bizim yapaylıklarımızı, kıskançlıklarımızı, şehvetimizi, öfkemizi de affeder. O bizim bağımlılıklarımızı, zavallı kıskançlıklarımızı, kibirimizi ve sahiplenmelerimizi de affeder. O bizim egoist davranışlarımızı ve yanlış şeylere olan bağlanmalarımızı da affeder. Ama her aksiyonun bir reaksiyonu vardır ve O affettiği zaman, kendisinin size büyük bir lütfun işareti verdiğini düşünür ve reaksiyon,  Onun içinde, bu affedilmiş olanların içinden daha büyük hatalar yapmaya çalışan insanlara karşı, bir gazap şeklinde ortaya çıkar.  Özellikle de aydınlanmadan sonra, çünkü aydınlanma öylesine büyük bir kutsamadır ki – ışığınız var ve bu ışık altında, eğer bir yılan tutuyorsanız, o zaman Onun gazabı yükselir çünkü sizin nasıl da aptal olduğunuzu görür. (Italyan tercüman tereddüt edince, bunun  üzerine Anne yeniden tekrarlıyor) Söylediğim şey özellikle aydınlanmadan sonrasıdır. O, affedilmiş olan ve kendisine aydınlanma gibi büyük bir şey verilen insanlara karşı daha duyarlıdır. Onlar hala yanlış şeyler yapıyorlar ve o zaman, O çok daha gazap doludur. Yani, denge içinde, affedicilik azalmaya ve hiddet artamaya başlar. Ama O affettiği zaman ve affedilmenin bir sonucu olarak, minnettarlık duyarsınız ve o zaman Onun kutsamaları size doğru akmaya başlar. O başkalarını affetmek için size inanılmaz bir kapasite verir. Read More …

Agnya Çakra, Cennetin Kapısı New Delhi (India)

Agnya Çakra. Delhi (Hindistan), 3 Şubat 1983. Bugün Agnya merkezini anlayacağız. Agnya Çakra, (anlımızda) ‘optik kiazma’nın kesiştiği noktada yer alır. Gözleri besleyen sinirler birbirlerinin aksi yönde geri giderler ve onların kesiştikleri yerde ise, bu süptil merkez bulunur. Onun ‘Medulla oblongata’ aracılığıyla, diğer merkezlerle sürekli bir bağlantısı vardır. Bu merkezin iki tane taç yaprağı vardır. Ve bu süptil merkez bir taraftan gözlerin içinden ve diğer taraftan başın biraz çıkıntılı olduğun arka kısmında çalışır. Bu durum, bu merkezin fiziksel yanıdır. Şimdi üçüncü gözden bahsedenler için, burası üçüncü gözdür. Yani görme işlevini gerçekleştirdiğimiz iki gözümüz var ve onun vasıtasıyla daha süptil görebildiğimiz bir göz olan, üçüncü bir gözümüz var. Eğer siz bu gözü görüyorsanız, ondan uzaktasınız demektir. Örneğin, gözlerinizi görebiliyorsanız, siz gerçeğini değil, onun kendi yansımanızı görüyorsunuz demektir. Eğer bir şeyi (doğrudan)görüyorsanız, bu siz ona bakıyorsunuz demektir. Yani bir göz gördüğünü söyleyen insanlar, örneğin LSD alan insanlar ve bunun gibi şeyleri alanlar, onlar başka bir göz görmeye başlarlar. Onlar sadece bu gözü görürler ve üçüncü gözlerinin açıldığını düşünürler.  Aslında siz gözden çok uzaktasınız, bu yüzden onu görebiliyorsunuz. Bu sağ tarafta bilinçüstü seviyeye, sol tarafta ise bilinçaltı seviyeye gider ve siz  gözü görebilirsiniz. Ama Sahaja Yoga’da bu göz ‘vasıtasıyla’ görmelisiniz. Bir pencere gibi, pencereye bakabilirsiniz ama eğer siz pencereden (dışarıya) bakarsanız, pencereye bakamazsınız. Yani insanların, biz bu üçüncü gözü görebiliriz dedikleri şey, bir ilüzyondur ve işte bu yüzden onlar Kundalinimiz uyanıyor diyorlar ama onlar ne yazık ki yanılıyorlar. Bu, dikkatin normalde geçemeyeceği kadar çok dar bir geçittir, bu imkansız bir şeydir. Burası ego ve Read More …

Public Program 2. Gün New York City (United States)

Public Program, 2. Gün, Aydınlanma, Newyork (Amerika), 28 Ekim 1982. Yarın gel ve Beni gör. Sana anlatacağım. Lösemi. Bu çok zor değil. Zor değil. Endişelenme. Görüyorsun, onlar acı çekmek istiyorlar. Onlar Yahudi. Ha, ha, ha, ha… Buna bakın şimdi. Bakın… Bu saçmalık. Saçmalık bu. Bakın. Siz bu bedeni yaratamazsınız. Bu insan bedenini yaratabilir misiniz? Neden acı çekmek istiyorsunuz? Saygınız yok sizin. Kesinlikle hiç bir anlamı yok bunun. Anlayamıyorum. Kendinize işkence etmek istiyorsunuz. Bu yanlış bir düşünce. Kesinlikle yanlış bir düşünce. Yarın gelip Beni görmen daha iyi olacak. Sana anlatacağım. Endişelenme, sana anlatacağım. Onların acı çekmek istemeleri yanlış bir fikir. Ne yapmalı? Tek bir şey yapın. İki tane sopa alın ve onlara verin. Onlar birbirlerine vurup acı çekerler. (İnsanlar, izleyici gülüyor) Böyle aptal insanlarla ne yapmalıyız? Acı çekmek istiyorlar. Benimle konuşan bir adam vardı, bir radyocu ve dedi ki, herkesin acı çekmeye hakkı vardır. Bende, “tamam, eğer acı çekmek istiyorsan, uzak bir yere git ve kendini öldür” dedim. Herkesi neden acı çekmenle meşgul ediyorsun? Bu bir sadism, değil mi? Ben acı çekiyorum, ben acı çekiyorum, ben acı çekiyorum… Kim senden acı çekmeni istedi ki? (Shri Mataji gülümsüyor ve biraz su içiyor) Böyle muhteşem insanlarla tanıştınız mı?  ?… hahhha… sizler Tanrının Krallığına girmelisiniz, buna söz verildi ve siz acı çekmek istiyorsunuz? Sizde/onlarda yanlış giden bir şeyler olmalı? Posses olmuş olmalılar., aksi takdirde bunu, yani acı çekmek istemenizi açıklayamam, neden? Bu zengin bir adamın, “fakir olmak ve kendimi Tanrı adına yeniden aç bırakmak istiyorum” demek istemesi gibi. Kimi insanlar Tanrı adına başkalarına işkence Read More …

Bhoomi Puja’dan sonra Havan ve Ajwan (England)

Bhoomi Puja’dan sonraki Havandan önce yapılan konuşma, Derby (İngiltere), 12 Temmuz 1982. [Konuşmanın muhtemelen bir parçası kayıp] Sahaja Yoga öyle bir ışıktır ki, sizler bir şeyleri açıkça görmeye başladınız. Siz bir kişinin kim olduğunu, pozitif olanın kim olduğunu, negatif olanın kim olduğunu anlarsınız. Geçen gün pozitif olduklarını hissedebildiğimiz kişiler, aydınlanmış ruh olan ve olmayan yazarlar hakkında ve bazı insanların bu kişilerden etkilendikleri hakkında tartışıyorduk. Biz onların kaç kitap basmış olduklarından, ne kadar popüler olduklarından, ne kadar para kazandıklarından veya bize ne kadar entelektüel akrobatlar vermi olduklarından etkilenmedik. Hissettiğimiz şey şu, vibrasyonlar olmaksızın bile, vibrasyon hissetmeden bile, bu ışık öyledir ki, o kişinin negatif olduğunu ve o her ne yazdıysa bunun negatif olduğunu veya bu kişinin saçma sapan bir şeyler yapmaya çalıştığını veya o kişinin bir başkasından etkilenip etkilenmediğini veya onun kendinin, çok kötü birisi olup olmadığını siz anlamaya başlarsınız. [Kendi kendisine konuşarak: Belki de başka bir zaman. Hepsi bu.]  Her şey çok net hale gelir. Her tür eylemi uygun bir ışık altında anlamaya başlarsınız ve bununla birlikte, onun  ne olduğunu, problemin ne olduğunu ve buna nasıl saldırılması gerektiğinide anlarsınız. Şimdi bakın, insanlar kendilerini nasıl da yanlış tipte olan diğer insanlarla tanımlandılar ve bu tanımlama ile de, onların nasıl hareket etmeye başlamış oldukları çok açık hale gelir. Örneğin diyelim ki, negatif bir kişi olan Bay X var. Şimdi kendisini o kişi ile özdeşleşmiş olan bazı insanlar da var. Kendilerini, kendi aydınlanmalarından, kendi özgürlüklerinden daha çok, bu negatif olan ile özdeşleştirirler. Yani eğer bu kişinin (kolektiviteye) gelmemesini isterseniz, aniden onlara saldıran insanların Read More …